Daily Agenda
They grow up with compassion under state protection – Last Minute News
The Ministry of FAMILY and Social Services continues its “foster family” and “adoption” services with the understanding that the most suitable environment for the psychosocial development of children is the family. With the “foster family service” carried out in this context, children who cannot be cared for by their biological families are matched with suitable families and continue their development in a safe, loving and family environment. To date, 10 thousand 918 children are growing up with family compassion in 9 thousand 173 foster families. Within the scope of “adoption”, children who no longer have the opportunity to live with their biological family are provided with a permanent family environment. This year, 681 children under state protection were reunited with their new families, while 21 thousand 31 children have benefited from the service so far. On the other hand, “temporary foster family service” was launched within the scope of the “Strengthening the Foster Family System in Türkiye Project” carried out with the financial support of the European Union Delegation and in cooperation with the ministry and UNICEF. Children who cannot return to their families at the first stage or who are taken under state protection for various reasons are cared for by temporary foster families. To date, 246 children have benefited from this application.
Daily Agenda
SON DAKİKA | Başkan Erdoğan’dan Kazakistan dönüşü flaş mesajlar: CHP içindeki savaşlar bizi ilgilendirmiyor
6 Şubat depremleri sonrası Türkiye’ye desteğe koşan ilk ülkelerin Orta Asya ülkeleri olduğunu hatırlatan Başkan Erdoğan, Kazakistan’ın Gaziantep’te inşa ettiği ve Hoca Ahmet Yesevi isminin verildiği okulun açılış törenini de bu vesileyle Astana’da gerçekleştirdiklerini belirtti.
“TİCARET HACMİMİZİ 15 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”
Tokayev ile birlikte İş Forumu’na katılarak Türk ve Kazak iş insanlarına hitap ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin son yıllardaki itici gücünü ticaret, yatırımlar ve enerjinin oluşturduğuna dikkati çekti.
Erdoğan, Kazakistan ekonomisine ve Türkiye’nin ülkedeki yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı:
“Son 5 yılda ortalama yüzde 5’in üzerinde büyüyen bir Kazak ekonomisinden bahsediyoruz. Keza toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan, Orta Asya’nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. 5 bin 500’e yakın şirketimizin inşaattan finansa, turizmden bilişime, 6 milyar dolara ulaşan yatırımları mevcut. Müteahhitlerimizin üstlendikleri projelerin değeri ise 30 milyar dolara varıyor. 10 milyar dolar ticaret hacmimizi, 15 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz.”
ENERJİ ALANINDA YENİ ADIMLAR
Enerji iş birliğine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazak petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Hattı üzerinden aktarımı konusunda Kazakistan’ın Azerbaycan ile vardığı mutabakatı önemli gördüklerini ifade etti. Ziyaret sırasında Türkiye Petrolleri ile Kazak muadili arasında petrol ve gaz sahalarının işletilmesine dair belgeler imzalandığını belirten Erdoğan, gelecekte enerji iş birliğinin daha da güçleneceğine inandığını vurguladı.
“Türkistan Bildirisi’ni, Türk devletleri liderleriyle birlikte imzaladık”
Ziyaretin ikinci ayağında Türk dünyasının manevi başkentlerinden Türkistan şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmi Zirvesi’ne iştirak ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Mevcut iş birliğimizi dijitalleşme ve yapay zeka imkanlarıyla daha etkin bir yapıya kavuşturmayı hedefleyen ‘Türkistan Bildirisi’ni, Türk devletleri liderleriyle birlikte imzaladık. Bildiriyle ayrıca Türk devletleri arasındaki kurumsal bütünleşme süreçlerinin, dijital çağın gerekleri doğrultusunda tahkim edilmesi gereğine iştirak ettik.”
“TÜRK DÜNYASI KIBRIS TÜRK HALKINI BAĞRINA BASIYOR”
Zirvenin Türkiye açısından bir diğer öneminin de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın zirveye katılımı olduğunu belirten Erdoğan, “Türk dünyasının ayrılmaz parçası olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Teşkilat’ın faaliyetlerine katılımına büyük önem veriyoruz. Türk dünyası da üzerine düşeni yaparak, Kıbrıs Türk halkını bağrına basıyor.” dedi.
Başkan Erdoğan, önümüzdeki sonbaharda Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 13. Zirve ile devralınacak dönem başkanlığı süresince teşkilatı daha ileri seviyelere taşıyacaklarını sözlerine ekledi.
Erdoğan, genel değerlendirmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
SORU: Bugüne kadar Türk dünyası konusunda en fazla çalışmalar yapan ve somut sonuçlar elde eden lidersiniz. Önümüzdeki dönemi “Türk Yüzyılı” olarak tanımladınız. Bu kapsamda bundan sonraki süreçte, Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediğiniz en önemli vizyonunuz, hedefiniz nedir?
Öncelikle biz, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman biliyorsunuz önem veren bir iktidar olduk. Türk Devletleri Teşkilatı ile de bunu taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. “Aile meclisimiz” olarak gördüğümüz teşkilatımız bünyesinde her türlü iş birliğini ele alıyor, bütün fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz. Hep birlikte ilerleme ve hep birlikte kalkınmaya inanıyoruz. Tüm platformlarda Türk dünyasının, bölgemizin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin bir rol alabileceğini söylüyoruz. Ayrıca biz, Türk dünyası çalışmalarına verdiğimiz öneme binaen, partimizde Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduk ve Türkiye’de ilk “Türk Dünyası Vizyon Belgesi”ni hazırladık. Herkes biliyor ki; Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyeli çok yüksektir. Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere, her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk’ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlenmişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum.
SORU: Önümüzde “Körfez Krizi” olarak tabir edilen, Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları ve Körfez’in ateşe atıldığı bir süreç söz konusu. Gerek Amerika Birleşik Devletleri nezdinde gerek İran nezdinde güçlü bir ülkeyiz. Siz de güçlü bir lidersiniz ve bu ülkelerle iyi ilişkileriniz var. Bu kriz neden çözülemiyor efendim? Ne yapılmadı da bu hale geldi ya da sizin bakış açınızla bu saatten sonra neler yapılmalı ki; biz ve dünya aynı zamanda bu sorunun üstesinden gelsin?
“KRİZİ DOĞURAN İSRAİL’İN KIŞKIRTMALARI”
Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır.
SORU: Türkiye yakın bir zamanda Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve NATO’nun tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Bu zirvede gündemde daha çok savunma harcamalarının karara bağlanması var ama daha önemlisi NATO’nun geleceği belki burada konuşulacak. Bizim Türkiye olarak NATO’nun geleceğine dair perspektifimiz nedir?
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında tertipleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde kritik bir öneme sahip. Gerek bölgemizdeki gerek dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırmıştır. Ankara’da İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız.
SORU: Türkiye her fırsatta Avrupa Birliği’ne tam üye olma vizyonunu ve talebini ortaya koyuyor. Bununla beraber temel konulardan biri olan gümrük birliği ve vize konusunda henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bu konularda bir yapısal iyileşme, olumlu yönde bir gelişme beklenebilir mi? Diğer taraftan bütün bu süreçlerin sürüncemede kalması, üyelik konusu dahil olmak üzere, Avrupa Birliği içinde bazı ülkelerin Türkiye’yi kendilerine rakip olarak görmesinden mi kaynaklanıyor?
O da var. Ancak biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadık. Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği’nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir.
SORU: Türkiye’nin F-35 programına geri dönüşü konusunda yeni bir gelişme var mı? Bununla birlikte milli ve yerli savaş uçağımız KAAN’a da ilginin yoğun olduğunu görüyoruz. En son İspanya’nın da KAAN ile ilgilendiğine yönelik haberler çıkmıştı. Üretim ve ihracat konusunda hangi aşamadayız?
F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul’da düzenlenen SAHA-2026’da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor.
SORU: Terörsüz Türkiye bağlamında bir soru soracağım. Ağustos 2024’te Ahlat’ta iç cepheyi tahkim etme noktasında mesajınızla başlayan ve farklı merhalelerden geçip Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de ezici sonuçla kabul edilen bir raporla, epeyce umut var eden bir aşamaya geldik. Bundan sonraki aşama bağlamında sürecin seyri özellikle çıkarılabilecek şartlı ve süreli bir çerçeve yasanın zamanlaması, örneğin meclis tatile girmeden bu mümkün olabilir mi? Silah bırakma sürecindeki gelgitler, bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde önümüzde nasıl bir yol haritası var? Bizi neler bekliyor?
“Terörsüz Türkiye” 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır. Cumhur İttifakı olarak, hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar atıyoruz. Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, “Terörsüz Türkiye”yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah’ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz.
SORU: Sayın Cumhurbaşkanım, CHP bugünlerde yolsuzluk davalarının yanı sıra ihanet suçlamaları, koltuk kavgaları ve iç hesaplaşmalarla da gündemde. 17 belediye başkanı doğrudan AK Parti’ye katıldı, bu kaostan kaçarak. Bu belediye başkanları güvenli bir şekilde siyaset yapabilecekleri ortamın, zeminin AK Parti’de olduğunu, geleceğin, istikbalin AK Parti’de olduğunu, düşündüklerini söylüyorlar. Gerekçelerini bu şekilde açıklıyorlar. Siz, CHP içerisinde yaşanan ve tabana da yayılan bu kaosu, krizi nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir güven krizi midir? Güvenlik krizi midir? Size göre nedir?
CHP İÇİNDE KOLTUK SAVAŞLARI…
Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti’de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP’yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti’ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları “Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP’de mümkün değil. CHP’nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik” yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir.
SORU: Önümüz yaz ayları, gurbetçi vatandaşlarımızın Türkiye’ye tatil için gelecekleri zamanlar yaklaşıyor. Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye’ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum.
Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki; ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz, bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz.
SORU: Sanal medya bugünlerde en önemli gündem maddelerinin başında geliyor belki de. Adeta dipsiz bir okyanus gibi buradaki tehlikeler. Çocuklarımız sanal oyunlardan dijital platformlara algoritmaların yönlendirdiği içeriklerde kötü niyetli kişilerin etkisi altına girme tehlikesiyle, riskiyle karşı karşıya. 15 yaş altına yönelik yasal bir düzenleme yapıldı. Peki çocuklarımızı dijital dünyanın görünmeyen tehlikelerinden korumak için başka hangi tedbirler planlanıyor?
BİZ ÇOCUKLARIMIZI ALGORİTMALARIN İNSAFINA TERK ETMİYORUZ
Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz.
SORU: Mayıs’ın son haftası malum aile haftası. Aile destek paketleri gençlerin evlenmesi için teşvik ve krediler ortada. Yeni müjdeler gelir mi efendim?
Aile Haftası vesilesiyle bir kez daha “biz bu kaleyi yıktırmayacağız” diyoruz. Nüfus meselesi Türkiye için hayati bir konu. Nüfusumuzun özellikle kendini yenileme oranındaki düşüş alarm veriyor. Bunu artırmak, geleceğimiz için çok çok önemli. Dijital teknolojilerin olumsuz sonuçlarından biri de malum bireyselleşme ve yalnızlaşmanın yaygın hale gelmesi. Bu durum, toplumda ailenin ve aile değerlerinin hak ettiği ilgiyi görmemesi riskini beraberinde getiriyor. Bunlarla mücadele etmek, nüfusumuzu korumak için çeşitli önlemler almak, devlet olarak bizim asli vazifemiz. Bütün bunlarla beraber, yıllardır bu tehlikeye dikkat çeken bir siyasetçi olarak, haksız eleştirilere maruz kaldık. 3 çocuk ikazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduk. Mevcut tabloda haklılığımız ortaya çıktı. Aile ve Gençlik Fonu bu amaçla kuruldu ve bugüne kadar 205 binin üzerinde gencimiz bundan yararlanmaya hak kazandı. 140 binin üzerinde gencimize toplam 11,6 milyar lira ödeme yaptık. Aile danışmanlığı, aile indirim anlaşmaları çocuk sayısına göre desteklerle gençlerin bundan sonra da yanındayız. Bizim derdimiz bu ülkede evlenmedik genç, inşallah tütmedik ocak bırakmamaktır.
SORU: Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu her fırsatta vurguluyorsunuz. Bu dönem değil belki ama önümüzdeki dönemde bu anlamda yeni adımlara şahitlik edebilecek miyiz?
Yeni anayasa konusunu her zaman gündemde tutacak ve milletimize verdiğimiz bu sözü mutlaka yerine getireceğiz. Biz, bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık ve milletimizin ihtiyaç duyduğu, talep ettiği hususları belirledik. Sivil siyasetten bahsediyorsak, çağın gerekliliklerine uygun mevzuat düzenlemelerinden bahsediyorsak, bunu gerçekleştirmek için atılacak bütün adımları, yeni anayasa ihtiyacıyla birlikte karşılamayı hedef olarak görürüz. Millet, inşallah darbe lekesi taşıyan bir anayasadan kurtulup, yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasaya kavuşmak istiyor. Siyaset, milletin taleplerine kulak tıkayamaz. Bu hasreti sonlandırmak siyaset kurumunun elindedir ve yapması gereken en önemli konudur. Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin “işte benim anayasam” diyebileceği metni birlikte inşa edelim.
Daily Agenda
To a prosperous future with stronger families
With the decision taken by the United Nations General Assembly, May 15 of each year has been celebrated as Family Day since 1994. President Erdoğan noted the following in his post on his social media account on the occasion of May 15 International Family Day, which is celebrated to draw attention to the families that keep society alive and to protect and strengthen the family:

“I congratulate May 15 International Family Day to all our families, who have a sacred place in our faith, tradition and history and form the basis of our society. By supporting our families and strengthening the family institution, I hope we will reach a more prosperous future together.”

NATIONAL FAMILY WEEK
Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş shared, “Under the leadership of our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, in line with our vision of the Decade of Family and Population, we are launching a mobilization to protect and strengthen this sacred structure by declaring the last week of May as National Family Week. Because a strong family is the basis of a strong society, and a strong society is the basis of a strong Türkiye.”
Daily Agenda
The Turkish world became a strategic power
President Recep Tayyip Erdoğan spoke at the Unofficial Summit of the Organization of Turkic States (TDT) held with the theme “Artificial Intelligence and Digital Development” in Turkestan, Kazakhstan:
The crises experienced in our immediate surroundings have once again demonstrated the strategic value of the Turkish world acting in solidarity. We must further strengthen our consultation mechanisms and coordination in the face of geopolitical challenges. We see benefit in implementing the TDT Plus format as soon as possible. The increasing contacts of us and our ministers confirm that the Turkish states have now gained high-level reflexes on common issues. As today’s crisis centered on the Strait of Hormuz shows, transportation projects connecting the Turkish world, especially the Central Corridor, will continue to be our priority for many years to come.

THE REPRESENTATION OF TRNC IS SATISFIING
One of the things that makes the summit meaningful for us is the representation of the Turkish Cypriot people, an integral part of the Turkish world. I am pleased to see the President of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) Tufan Erhürman at the Turkestan summit. I hope that the Turkish world will continue to strengthen its political, economic and cultural relations with the Turkish Republic of Northern Cyprus.

VISIT TO HOCA AHMET YESEVI TOMB
President Erdoğan participated in a cultural tour in Turkestan before the summit. Erdoğan visited the museum and Hoca Ahmet Yesevi Tomb and prayed there with other leaders.

CYBER SECURITY IS A NECESSITY
In order to have more say and influence in the world of the future, we have to maximize cooperation, especially in technology. In this respect, I find it very appropriate that our summit is held with the theme of ‘Artificial Intelligence and Digital Development’. In terms of shaping the future, it is of great importance that we adopt the vision of the Turkish world developing through digitalization. After 115 years, it is time for us to add the phrase ‘Unity in digital vision’ to Gaspirali’s motto ‘Unity in language, idea and work’. We are aware that falling behind in the digital transformation process will also threaten our independence. In order for artificial intelligence not to turn into a tool of domination, we must approach this theme from the perspective of opportunity with the right approach. Cyber security is vital and essential, just like security on land, air and sea. During our next term presidency, we aim to further advance coordination and cooperation in cyber security within the Organization of Turkish States.

Türkiye INVITATION TO MİRZİYOYEV
President Recep Tayyip Erdoğan met with Uzbekistan President Shavket Mirziyoyev. During the meeting, Erdoğan stated that they will continue to work to develop cooperation between Türkiye and Uzbekistan in all fields, especially in the defense industry and trade. Erdoğan invited Mirziyoyev to the Organization of Turkic States Summit and COP31 to be held in Türkiye.

PRESIDENT ERDOĞAN WILL MEET 100 THOUSAND YOUTH TONIGHT
“A Youth Festival”, organized by AK Party Youth Branches, will be held this evening with the participation of 100 thousand young people. AK Party Chairman and President Recep Tayyip Erdoğan is also expected to attend the big youth festival to be held at Turka Kocaeli Stadium. AK Party Youth Branch Chairman Yusuf İbiş shared the message, “Young people, are we ready? This festival is not to be missed.” Muhammed UZUN/SABAH

GIANT CHOREOGRAPHY FOR TURKISH LANGUAGE FESTIVAL
“Our Walking Dictionary, Idioms and Proverbs” program was organized in Karaman within the scope of the 749th Turkish Language Festival and Yunus Emre Commemoration Events. Students gathered in front of Kemal Kaynaş Stadium and walked to Aktekke 15 July Democracy Square. Students participating in the march performed Türkiye map choreography here. AA

OUR CANDIDATE FOR UN FOOD AND AGRICULTURE ORGANIZATION MEHDI EKER
We are in a technological transformation in agricultural production. We have announced our candidacy for the Director General election of the United Nations Food and Agriculture Organization to be held in July 2027. I believe that you will see Dr. as the common candidate of all Turkish states for this important task. We are waiting for your valuable support to Mehdi Eker.
WE ARE READY TO SHARE OUR EXPERIENCE IN DEFENSE
Palestine, Lebanon, Iran, Ukraine and many other crises point to the need to strengthen our defense and increase our industrial cooperation. As Türkiye, we are ready to share the experience we have gained in the defense industry, which we have shaped with high technology, with the members of our organization. We attach importance to defense industry institutions holding meetings within our organization.

MAY HIS LEGACY FULL OF WISDOM LIVE FOR GENERATIONS
President Erdoğan’s wife, Emine Erdoğan, used the following statements in her social media post regarding her visit to the Tomb of Hodja Ahmet Yesevi: “I commemorate Hodja Ahmet Yesevi, who has been a light to hearts for centuries, with mercy and respect; I hope that his legacy full of wisdom will continue to live on for generations.”
Daily Agenda
Last Minute | Request for new investigation permission to Mansur Yavaş: A series of scandals in Ankara Metropolitan Municipality! – Gallery
THE “TRANSPARENT MANAGEMENT” DISCOURSE HAS COLLAPSED!
One of the most striking investigation files was the claim that the data collected by the municipality was not shared with the public. According to the file, it was claimed that some data collected by Ankara Metropolitan Municipality since 2019 were not published in accordance with the principles of “transparency”, “accountability” and “open management”.
However, in his previous statements, Mansur Yavaş said; “There is now a transparent administration in Ankara. We share all the expenses we make with our citizens,” he said. However, in the investigation file, it was stated that the data collected by the municipality on behalf of the public was not published in an open and accessible manner, and therefore an investigation was initiated within the scope of accusations of “abuse of office” and “public official not reporting the crime”. It was noted that an investigation permit was requested on February 6, 2025, the Chief Public Prosecutor’s Office sent a letter to the Ministry of Internal Affairs on September 10, 2025, and the Ministry stated in its response dated September 17, 2025 that the preliminary examination process was continuing.
YAVAŞ’S “NO INVESTIGATION” DEFENSE WAS A SUBJECT OF DISCUSSION
The resulting files brought Mansur Yavaş’s frequent public statements, “There is not even a single investigation against me,” back to the agenda.
It is noteworthy that ABB management, which has been at the center of criticism recently due to water outages, transportation problems, price increases and service disruptions in the capital, is now on the agenda with successive investigation files.
The audit reports, tender discussions and investigation processes that emerged in Ankara Metropolitan Municipality, which the opposition has cited as an example of “transparent municipality” for years, have further increased criticism against the municipal administration.
Daily Agenda
The Eyes of the World will be on INRES 2026: 2nd Istanbul Natural Resources Summit on May 22! President Erdoğan will also attend
The Istanbul Natural Resources Summit, which had a great impact on an international scale last year with the participation of 10 ministers from 9 countries, will be an important platform where critical messages will be given in terms of energy security, investment and global cooperation this year.
ON MAY 22
The Second Istanbul Natural Resources Summit (İNRES 2026) will be held on May 22 at Lütfi Kırdar Congress Center. President Recep Tayyip Erdoğan is expected to open the summit. Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar will also address the participants at the opening ceremony.

HIGH-LEVEL PARTICIPATION FROM MANY COUNTRIES
The summit will be hosted by the Ministry of Energy and Natural Resources; It will bring together decision makers, investors, public representatives and international organizations in the field of energy and natural resources in Istanbul. Ministers and deputy ministers from many countries from Europe, Asia and Africa are expected to attend.

MAIN AGENDA ENERGY SECURITY
Energy security will be the main agenda item at the Ministerial Session, which will be attended by the Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar. In addition to global developments such as the Hormuz crisis, the latest situation in the field of oil, natural gas, mining and critical minerals will be evaluated. Ministers attending the summit will share their predictions regarding global energy markets.

THE ROLE OF STATES IN ENERGY POLICIES WILL BE DISCUSSED
In the session attended by guest deputy ministers, the roles that states should undertake in energy and investment policies will be discussed. Participants will discuss the importance of public policies in the energy transformation process and opportunities for cooperation between countries.

FINANCE AND INVESTMENT WILL BE ON THE TABLE
In the session where managers of public companies, CEOs of international energy companies and representatives of financial institutions will come together, investment opportunities, financing models and global economic developments in the energy and mining sector will be evaluated.
BILATERAL MEETINGS
Minister of Energy and Natural Resources Bayraktar will also hold bilateral meetings with the guest ministers participating in INRES 2026. In these meetings, current and potential cooperation issues between countries are planned to be on the table. It is expected that some agreements will be signed within the summit margin.
Daily Agenda
Minister Yumaklı: “We are working with all our strength to increase production”
Minister of Agriculture and Forestry İbrahim Yumaklı, in his post on his NSosyal account, said, “We support our producers and work with all our strength to increase production. We are transferring the agricultural support payment of 3 billion 755 million liras to the accounts of our farmers. May it be beneficial and fruitful.” he said.
According to the visual in the post, cattle breeding support (calf) is 2 billion 895 million 868 thousand 200 liras, solid organic organomineral fertilizer support is 330 million 131 thousand 500 liras, small-scale fishing support is 144 million 790 thousand 400 liras, planned production support is 130 million 977 thousand 800 liras, cattle husbandry support is (malak) 121 million 444 thousand 120 liras, plant production basic support 82 million 948 thousand 15 liras, rural development investment support 49 million 619 thousand 965 liras, a total of 3 billion 755 million 780 thousand liras will be paid. Payments for producers whose calf support payment ID number and tax ID number have the last digit of 0-2, and other support payments will be transferred to their accounts in one go after 18.00 today.
-
Daily Agenda2 days agoArticle titled “The Key to Peace in Eurasia: The Turkish World” by President Erdoğan
-
Daily Agenda13 hours agoVile slander about the son of AK Party member Seda Sarıbaş! The lie “He raided the school with a gun” collapsed!
-
Daily Agenda10 hours ago‘Terror-free Türkiye’ message from Turkish Grand National Assembly Speaker Kurtulmuş: They have no choice but to lay down their arms
-
Politics2 days agoTürkiye’s AK Party pushes ahead with new constitution plan
-
Daily Agenda16 hours agoPresident Recep Tayyip Erdoğan is in Turkestan
-
Daily Agenda14 hours agoSpecial law for the Red Crescent: The bill was submitted to the Presidency of the Turkish Grand National Assembly!
-
Daily Agenda12 hours agoJoint statement after the Unofficial Summit of the Organization of Turkic States! Emphasis on “Digital Turkish World”
-
Daily Agenda11 hours agoMinister Göktaş: “We are building the Türkiye Century as a period in which we are more firmly fortified”
