Connect with us

Daily Agenda

NATO Summit activity in Ankara! Turkish stars had their last rehearsal, public order inspections continue

Published

on



NATO Summit activity in Ankara! Turkish stars had their last rehearsal, public order inspections continue

NATO SUMMIT IS IN Türkiye AGAIN AFTER 22 YEARS

The 36th NATO Heads of State and Government Summit, hosted by the capital Ankara, is of critical importance for the future of the Alliance and the global security architecture.

The Ankara Summit, which is expected to make Türkiye’s diplomatic weight visible, is planned to host world leaders as well as be a diplomatic stage showing Türkiye’s rising weight within NATO.

The summit is expected to make Türkiye’s military contribution, defense industry, crisis management capacity and leading diplomacy visible at the same time.

Burden sharing is one of the main agenda items of the summit.

32 heads of state, especially US President Donald Trump, and foreign and defense ministers will meet in Ankara.

The summit, which will be attended by NATO member countries as well as AP4 (Australia, Japan, New Zealand and South Korea) countries, will bring together the Euro-Atlantic and Indo-Pacific security agendas at the same table.

NATO Summit activity in Ankara! Turkish stars had their last rehearsal, public order inspections continue

DEFENSE INDUSTRY FORUM

The Defense Industry Forum, which was designed as a side event of NATO in the last 3-4 years, will become part of the official program of the summit for the first time.

Within the scope of the Istanbul Cooperation Initiative, which was launched at the NATO Summit in Istanbul in 2004 and includes Qatar, Bahrain, Kuwait and the United Arab Emirates, a special session will be held at the level of foreign ministers and the NATO Istanbul Cooperation Initiative Foreign Ministers Meeting will be held.

Turkey will host 32 NATO member heads of state and government, as well as many invited leaders, approximately 100 ministers, many high-level diplomats, representatives of international organizations and thousands of foreign guests.

Nearly 3 thousand journalists, television crews, photojournalists, digital media representatives and international broadcasters from all over the world applied for accreditation to follow the summit.

A total of 56 thousand 288 security personnel will be assigned within the scope of the summit, of which 48 thousand 841 are police officers and 7 thousand 447 are gendarmerie.

In addition, 639 personnel will be assigned to virtual patrol activities in the cyber environment on a 24/7 basis in order to combat crime and criminals.

Within the scope of the summit, participants will be served at 3 airports: Ankara, Esenboğa and Mürted.

On the margins of the summit, there will be the NATO Parliamentary Summit at Dolmabahçe Palace in Istanbul on 28-29 June, an unofficial invitation for allied permanent representatives and ambassadors resident in Ankara who will attend the summit on 6 July, the SAM-Chatham House Workshop on 6 July, the panel series titled “NATO Ankara Summit Dialogues” on 7 July, the SETA-MSC event titled “Allies at Ankara” on 7-8 July and The “Transatlantic Political Planners Roundtable Meeting” will be held as side events on July 7-8.


NATO Summit activity in Ankara! Turkish stars had their last rehearsal, public order inspections continue

2004 ISTANBUL SUMMIT, AN IMPORTANT TURNING POINT OF THE TRANSFORMATION PROCESS

The Istanbul Summit, the 17th Summit of Heads of State and Government in NATO’s 55-year history, is considered an important turning point in the Alliance’s transformation process.

The summit was attended by the heads of state and government, foreign and defense ministers, and civil and military officials of the 26 NATO member countries at the time, as well as the 20 countries cooperating with the Alliance. The meetings, in which a total of 46 countries were represented, played an important role in shaping the international security agenda.

The Istanbul Summit attracted attention especially in terms of expanding NATO’s role in Afghanistan, providing training support to Iraqi security forces, and being the first summit of 7 new members (Bulgaria, Estonia, Latvia, Lithuania, Romania, Slovakia, Slovenia) within the Alliance.

These 7 countries officially became members on March 29, 2004, as part of NATO’s largest post-Cold War expansion wave.

Therefore, the Istanbul Summit was the first meeting in which the heads of state and government of these countries attended the NATO Summit as full members.

The summit consisted of 4 main meetings: the North Atlantic Council (NAC), the NATO-Russia Council, the NATO-Ukraine Commission, and the Euro-Atlantic Partnership Council (EAPC).

At the summit attended by important world leaders, then US President George Bush, British Prime Minister Tony Blair, French President Jacques Chirac, German Chancellor Gerhard Schröder, US Defense Secretary Donald Rumsfeld, Afghan President Hamid Karzai, Georgian President Mikhail Saakashvili, Iraqi Foreign Minister Hoshyar Zebari, Italian Foreign Minister Franco Frattini and high-level representatives of many countries came together in Istanbul.

The NATO-Russia Council Meeting was held within the scope of the summit, but Russian President Vladimir Putin did not come to Istanbul and this situation attracted attention at that time.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Terörsüz Türkiye” mesajı: Artık bu dağlarda ağıtların sesleri yükselmeyecek”

Published

on


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye mesajı: Artık bu dağlarda ağıtların sesleri yükselmeyecek

“TÜRKİYE KÜRESEL DİPLOMASİNİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİSİ HALİNE GELMİŞ OLDU”

Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Hatırlayabildiğim kadarıyla bu yıl 5 büyük zirveye ev sahipliği yapıyoruz. Bunlardan birisi bizim nisan ayında gerçekleştirdiğimiz Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’ydu. 80’i meclis başkanı 800’e yakın milletvekili olmak üzere 2 bin 400 kişiyi ağırladık. Dünyanın bütün ülkeleri neredeyse buradaydı. Muazzam bir organizasyondu. Aynı hafta sonunda Antalya’da Antalya Diploması Formunu gerçekleştirdik, binlerce insan katıldı. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da NATO Meclis Başkanları Toplantısı’nı gerçekleştirdik. Şimdi Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanımız NATO liderlerine ev sahipliği yapacak ve kasım ayında da COP31’in Antalya’daki zirvesine şahit olacağız. Sizi temin ederim ki herhangi bir Avrupa ülkesi bunlardan birisini ancak bir yıl içerisinde yapabilir. Bu Türkiye’nin hem organizasyon kabiliyetini gösteriyor hem de Türkiye’nin artık bir merkez haline dönmeye başladığını, bir çekim merkezi haline geldiğini ifade ediyor. Türkiye küresel diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline gelmiş oldu. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu lider diplomasisinin çok büyük bir katkısı var. Aynı şekilde Türkiye’nin hemen hemen dünyanın bütün sorunlarında ortaya koyduğu diplomasi masasının açık tutulması konusundaki kararlılığının çok büyük bir rolü var. Nihai sonuç elde etmemiş olabilir ama Dolmabahçe’de Ukrayna ve Rus tarafının bir masa etrafına gelip müzakere yapmış, hazırlık metnini imzalamış olmaları tarihi önemdedir. Onun sonucunda Rusya Ukrayna barışmadı belki ama mesela tahıl koridoru açık durdu. Çok sayıda esir takasları gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin çok büyük gücünü ve etkisini göreceğiz. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Kafkaslar’daki bu anlaşma zemini artık belli bir noktaya kadar geldi. İnşallah buraya Türkiye’nin de katılımıyla birlikte Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan burada bir merkez oluşturacak, bir güç oluşturacak. Bütün bunlarda Türkiye’nin yapıcı vizyonu büyük katkılar sağlıyor.”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Terörsüz Türkiye mesajı: Artık bu dağlarda ağıtların sesleri yükselmeyecek

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’ne ilişkin, “Yeniden NATO ittifakının geleceğine dair bağlılıklarını teyit etmek bakımından bu toplantının önemli olduğunu düşünüyoruz.” dedi. NATO’nun yeni bir döneme girmek mecburiyetinde olduğunu belirten Kurtulmuş, 2014’te Kırım’ın Ruslar tarafından ilhakıyla birlikte özellikle Avrupa kıtasında yeni bir dönemin başladığını, Avrupa Birliği’nin buna karşı fazla ses çıkaramadığını söyledi. Kurtulmuş, “Merkel’in bazı demeçleri dışında herhangi bir ortak tavır ortaya konulamadı. NATO hiçbir perspektif sunamadı. Dolayısıyla Avrupa kıtası Rusya karşısında özellikle güvenlik ihtiyaçları bakımından büyük bir zafiyet içerisinde oldu. Bunu biz Avrupalı mevkidaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde de çok açık görüyoruz. Gündeme onlar da getiriyor. Biz de söylediğimizde onaylıyorlar.” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın 10-12 yıldır ciddi bir güvenlik ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Üstüne üstlük Sayın Trump’ın ikinci dönem başkanlığı kazandıktan sonraki dönemde yeni bir boyut daha gelişti. Trump artık ‘Avrupa’nın yükünü sırtımda taşımayacağım.’ Amiyane tabiriyle söylüyorum. ‘Ne haliniz varsa görün’ demeye getirdi Avrupa’ya karşı. Bu da Avrupa-Atlantik bakışında ciddi farklılaşmaların ortaya çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla burada yeniden NATO ittifakının geleceğine dair bağlılıklarını teyit etmek bakımından bu toplantının önemli olduğunu düşünüyoruz. Yeni bir NATO kompleksi ortaya çıkması lazım. Yeni bir anlayışın, konseptin ortaya çıkması lazım. Ayrıca şunun da herhalde tartışılması gerekiyor. Sadece savaşları önlemek silahlarla, bombalarla olsaydı şimdiye kadar çıkan savaşların hepsi bir şekilde önlenebilirdi. NATO’nun savaşı önleme kabiliyetini artırabilmek için nasıl barış kurabileceğine ilişkin de görüşlerini bir şekilde olgunlaştırması lazım. Bundan uzak bir noktada olduğunu görüyorum NATO’nun. Ama eğer NATO gerçekten sağlıklı bir şekilde devam edecekse bunun da üzerinde de çalışmaları gerekir diye düşünüyorum.”

“TÜRKİYE ADINDAN SÖZ ETTİREN, DÜNYADA BİRÇOK ÜLKEYLE REKABET EDEBİLEN BİR ÜLKE HALİNE GELMİŞ DURUMDA”

Bir başka önemli meselenin savunma harcamalarıyla ilgili olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz sene Brüksel’de olan NATO toplantısında en temel meselelerden birisi savunmada NATO ülkelerinin gayri safi milli hasılalarının yüzde 5’ini savunma harcamalarına ayırmasıydı. Çoğu Avrupa ülkesi için bu çok uzak bir nokta… Çoğu Avrupa ülkesinde de özellikle savunma sanayinde son yıllarda ciddi bir yatırım eksikliğinin olduğunu görüyoruz. Kendi mühimmatlarını, savunma araç ve gereçlerini üretemediklerini görüyoruz. Tam burada Türkiye öne çıkıyor. Çok ciddi bir yıldız gibi parlıyor. Meclis başkanları heyet olarak Baykar’a ziyarete gittiler. Orada çok değerli bir sunum yapıldı Selçuk Bayraktar tarafından. Hepsi gayet büyük bir memnuniyetle izlediler ve şunu gördüler. Türkiye özellikle savunma sanayindeki yeni nesil savunma sanayi ürünlerinde önemli. Türkiye adından söz ettiren, dünyada birçok ülkeyle rekabet edebilen bir ülke haline gelmiş durumda. Bütün bunların hepsinin konuşulduğu, zaman zaman Avrupa’nın yeni güvenlik arayışları konusunda tartışmaların da geçmesi muhtemel bir zirveye gidiyoruz. Bu zirvenin tam da böyle bir dönemde, NATO içindeki ihtilafların da olduğu bir dönemde Türkiye’de yapılmış olması ayrıca önemlidir. Zaten Sayın Trump’ın da durduk yerde, ‘Sayın Erdoğan beni davet etmemiş olsaydı Türkiye’ye gelmezdim’ manasında gelecek sözler söylemesi de gerçekten dünyanın Türkiye’ye ne kadar önem verdiğini gösteriyor.” Avrupa’nın özellikle Kırım’ın ilhakı arkasından Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk gibi bölgelerinin ilhakıyla birlikte çok açık bir güvenlik açığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Güvenilir, istikrarlı, ikili ilişkilerimizi artırmamız lazım gibi bir fikrin Avrupa ülkelerinde artmakta olduğunu görüyoruz. İstikrarlı, güvenilir bir ülke dedikleri zaman hiç şüphesiz ilk başta akıllarından geçen ya da söyledikleri ülke Türkiye’dir. Avrupa’nın imkanları ve zaafları ortada. Avrupa-Amerika arasındaki ihtilaflar çok açık bir şekilde ortada. Burada yeni bir dünyanın kurulmakta olduğu çok açık. Hiçbir ülkenin, bölgenin, kıtanın tek başına dünyayı yönetmesi mümkün değil. Çin’i, Hindistan’ı, Rusya’sı, diğer büyük dünya güçleri, farklı bir sürü güç ortaya çıkıyor. Bu güçler çok taraflı, hatta daha doğru bir tabirle çok merkezli bir dünyanın kurulmasının da artık işaretini gösteriyorlar, ortaya koyuyorlar. Bu merkezlerden birisi de Türkiye’dir. Ben buna yürekten inanarak söylüyorum. Türkiye bu merkezlerden birisi olmaya çok kuvvetli adaydır. Dolayısıyla bütün bu diplomatik gelişmeler, toplantılar, temaslar, işte Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik diplomasisi ortaya koyduğu bütün bunlar, bütün arkadaşlarımızın, bakanlarımızın, bizlerin parlamenter diplomasi alanında yaptıklarımız hepsi bir şeye hizmet ediyor. Bu güçlenen Türkiye merkezini daha da etkin hale getirme amacına hizmet ediyor ve ümit ederim iyi yolda gidiyoruz.”

Türkiye’nin savunma sanayi ürünlerinin yüzde 80’ini üretebiliyor olmasının büyük bir merhale olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Ama yeterli değildir. Daha yüzde 20’lik bir alan var. Orada da özellikle çok stratejik ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için her türlü destek veriliyor. Her türlü imkan seferber ediliyor. Bu dışarıdan da görülüyor. Biz şuna da üzülüyoruz. NATO bir savunma ittifakı. Böylesine önemli bir savunma ittifakında en çok terörle mücadele eden, en çok ihtiyacı olan bir ülke olarak bize bazı savunma sanayi ürünlerinde ambargo uygulanmasını hem de yakın müttefikimiz olduğunu zannettiğimiz ülkelerce ambargo uygulanmasını asla kabul etmiyoruz, edemiyoruz. Yıllarca biz bunları söyledik. Çok şükür. Şimdi öyle bir noktaya geldik ki onlar bu ambargoları birer birer inşallah açacaklar.” ifadelerini kullandı.

“MECLİS BAŞKANLIĞI MAHKEME DEĞİLDİR”

CHP’de yaşanan tartışmalara ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Bütün samimiyetimle söylüyorum. CHP’nin böyle bir görüntü içerisinde olmasından asla razı değiliz. İçimiz sızlıyor. Yeri geldiği zaman Türkiye’nin kurucu partisi, en azından bütün partilerin ilki diyelim Türkiye Cumhuriyeti bakımından. Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir iç türbülansın içerisinde, iç karışıklığın içerisinde olması, zaman zaman bunların da böyle istemediğimiz boyutlarda olması, bizleri de üzüyor. Fevkalade ciddi şekilde üzüyor. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an evvel kendi iç huzursuzluğundan kurtulmasını ve Türkiye’nin şu anda meclisteki sayısal olarak ikinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin esas, başka meseleler gibi, yani Terörsüz Türkiye gibi olsun, Türkiye’nin dışarıdaki temsili olsun yani milli meselelerimizde çözüm üreten, kararlılık içerisinde olan, Türkiye’de hakikaten iktidar alternatifi olan bir parti görünümüne gelmesini temenni ederim. Bunun Türkiye’ye çok büyük kazancı olacağını da düşünüyorum. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin samimi temennim bu görüntüsünden bir an evvel uzaklaşmasıdır. Daha evvel de Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde bu tür şeyler olmuş, işte hem mesela 1993’te o zamanki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Murat Karayalçın’la Grup Başkanı Aydın Güven Gürkan arasında farklılıklar olmuş ama bildiğim kadarıyla aynı ortamda konuşabilmişler. Meselelerini bir şekilde kendi parti içerisindeki süreçlerde halledebilmişler. Cumhuriyet Halk Partisi arkadaşlarımıza bunu tavsiye ederim.”

Meclis Başkanlığının parlamento hukuku ile sorumlu olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Siyasi Partiler Yasası, Meclis İçtüzüğü, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi tüzüğü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup yönetmeliğiyle kayıtlıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kim kimi, ne oldu, nasıl seçti, biz bunu bilmeyiz. Bize gelecek olan yazılarla biz buna karar veririz. Dolayısıyla gerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’ndan gerek Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığından gelen yazıları muhatap alır ve bunu işleme koyarız. Şimdiye kadar da öyle yaptık. Ama aralarında herhangi bir konuda problem var. Bunun çözüm yeri Meclis Başkanlığı değildir. Meclis Başkanlığı mahkeme değildir. Meclis Başkanlığı Cumhuriyet Halk Partisi’nin vasisi de değildir. Yani sen onu öyle yaptın ama yanlış yaptın, sen de onu yanlış yaptın, hadi böylesi doğrusu diyecek konumda değiliz. Bütün partilere karşı eşit mesafedeyiz. Her parti kendi iç hukukuyla Mecliste var olur ve Meclis grubunu yönetir. Partinin kendi grubunun nasıl yönetileceği meselesi ise partinin kendisini nasıl yönetilecek? Tabi ki partinin genel başkanının ve ilgili kurullarının görevleri. Dolayısıyla parlamento hukuku bakımından hiç taviz vermeden birebir parlamento hukuku bize hangi alanlarda hareket etmemizi söylüyorsa o şekilde hareket ediyoruz. Ümit ederim ki bu ihtilaflar da kendi içlerinde bir an evvel biter.”

“Bu tartışmalar Meclis’in saygınlığına da bir zarar veriyor mu?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Hiç şüphesiz. Siyasi rekabet başka bir şey, siyasi rekabeti güç kullanarak çözmeye çalışmak başka bir şeydir. Şimdi o gün belki bazı arkadaşlar yadırgadılar ama sonuna kadar izledim. Meclis’in dışında her iki tarafın taraftarları bir araya geldiler, birbirlerine şişe attılar, terlik, sopa atanlar oldu. Yani siyaset bu değil. Eğer o görüntü Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup toplantısına yansımış olsaydı Allah muhafaza, etmemek için içeriye giriş yasağı koyduk ve çok da isabetli bir karar oldu. Onunla birlikte en azından tartışmalar o gün itibarıyla sona erdirilmiş oldu. Nihayetinde parti içi ihtilaf dediğimiz şey bir savaş değil. Birisi bir başkasını yok etmek üzerine orada var olmuyor. Ben partiyi daha iyi yönetirim, sen daha iyi yönetirsin tartışmasıdır. Kendi parti hukuklarının gereğini yerine getirmelerini tavsiye ederim, tavsiye edebilirim. Başka daha ileri bir şey söyleyemem.”

“ALLAH’A ÇOK ŞÜKÜR PABUÇ BIRAKMADIK”

FETÖ’nün darbe girişimine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Türkiye’de darbeler silsilesinin son halkası. İnşallah bundan sonra bir daha Türkiye’de darbe olmayacaktır. Türkiye, Osmanlı’nın son döneminden başlayıp, Cumhuriyet’in çok partili döneminde de devam eden bu darbeler geleneğini ümit ediyorum ki 15 Temmuz ile birlikte tarihe gömmüştür. 15 Temmuz’da bir şey ortaya çıktı, darbeci bir güruha karşı bu millet canını ortaya koyarak devletin, milletin, ülkenin, vatanın yanında yer aldı. Bu tarihi bir dönüm noktasıdır. Darbe yapmaya kalkacak içerideki bir takım maşa olarak kullanılan grupların yanında, bunları maşa olarak kullanan dış güçlere de bir şekilde ders vermiştir. Türkiye çok açık söyleyelim ki 1960 darbesinde yapamadığını, 12 Eylül darbesinde yapamadığını, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde yapmış ve darbeyi önlemiştir. Bu milletimizin cesaretidir, ferasetidir.” diye konuştu.

Kurtulmuş, o gecenin iki büyük dönüm noktası olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunlardan birisi uçaklar kalkıp Meclis’i bombalamaya doğru yöneldiğinde Meclis’in acilen toplantıya çağrılarak bütün partilerden milletvekilleri darbeye karşı direndiler. Biz yabancı misafirler geldiğinde o bombalanan yeri gösteriyoruz ve bunu anlatıyoruz. Eğer Meclis o saatte açılmasaydı, ‘Direniyoruz, milli iradesi buradadır ve bu darbeyi püskürteceğiz’ iradesi ortaya konulmasaydı başka bir sonuç ortaya çıkabilirdi. İkinci kırılma noktası ise Sayın Cumhurbaşkanımızın en zor saatlerde Sayın Hande Fırat’a bağlanarak, ‘Milletimizi sokaklara, meydanlara, havaalanlarına davet ediyorum. Ölümüne bu darbeyi önleyeceğiz.’ diyerek davet etmesidir. Böylece bu iki önemli gelişme darbecilerin psikolojisini yerle bir etti. Allah’a çok şükür pabuç bırakmadık. Mutlaka uyanık olmak mecburiyetimiz vardır. Türkiye’de maalesef kolayından milletin vermediği iktidarı almak isteyen birtakım gruplar hep var olmuştur. Şimdi artık kolay kolay niyetlenemezler o ayrı bir şey ama uyanık olmakta fayda vardır. Sağda solda pusuya yatmış olan, FETÖ’den arta kalan birtakım kriptoların olma ihtimali vardır. Bu arada da devletimiz büyük bir ferasette. İlgili arkadaşlar, ilgili birimler üzerine düşeni yerine getiriyorlar. Hiç fırsat vermeden, hiç rehavete kapılmadan bu tür gruplara karşı da tedbirlerimizi almamız lazım.” Bugün tarihi bir gün geçirdiklerini dile getiren Kurtulmuş, huzurlu bir ortamda bu yayının gerçekleştirildiğini ifade etti. Kurtulmuş, TRT’ye Türkiye’nin sorumlu kamu yayıncılığı anlayışıyla bu yayını yaptığı için teşekkür ettiğini belirtti.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Gürlek: The Seal of the Future is the name of our unshakable belief in our common future

Published

on


Minister Gürlek shared a post on his social media account about the “Seal of the Future” digital communication campaign.

Gürlek, who shared the video prepared by the Directorate of Communications with the title “Seal of the Future”, emphasized that under the strong leadership of President Recep Tayyip Erdoğan, with the inspiration they receive from the nation and in the light of ancient values, they are determinedly walking towards the goals of the Türkiye Century.

Gürlek said:

“We are working with determination to further strengthen the future of our country with our national defense industry, effective diplomacy and vision of justice-centered civilization. Our duty is to contribute to the great and powerful vision of Turkey put forward by our President, with effort, sincerity and awareness of responsibility in every field we are in. This blessed march, rising with the foresight of our beloved nation, the determination of our state and the leadership of our President, is the strongest sign of the work and service policy, national will and vision of the Turkey Century. The Seal of the Future, our nation’s “It is the name of our determination, the strength of our state, the hope of the oppressed and our unshakable belief in our common future.”

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.


News Entry
Halil İbrahim Ğlkü – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

CHP Manisa Deputy Özgür Özel visited the so-called comedian in Çorlu

Published

on


Deniz Göktaş was on the public agenda due to some of the expressions he used in his stage performances, and after the investigation launched against him, he was arrested and sent to the prison in Tekirdağ’s Çorlu district. The incident was discussed on social media and political circles for a long time. Making a statement after the visit in Çorlu, Özel argued that the arrest should be considered within the scope of freedom of expression, while many citizens reacted to the visit, claiming that the statements used by Göktaş targeted the religious and national sensitivities of the society.

Citizens expressed their opinion: “There is a difference between freedom of expression and insulting the sacred values ​​of society. It is unacceptable to defend statements that offend the nation’s beliefs.” After the visit, which had wide repercussions on social media, many users criticized Özel’s attitude, while some supported his emphasis on freedom of expression. Deniz Göktaş’s detention and Özel’s prison visit continue to be discussed on the political agenda.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Statement from RTÜK regarding the NATO Summit

Published

on


In the statement made on RTÜK’s NSosyal account, it was reminded that Ankara will host an important international diplomacy meeting on July 7-8, where the country will contribute to regional and global peace.

The statement pointed out that this summit, which will once again highlight Türkiye’s key role within NATO, its diplomatic effectiveness and regional deterrence, is an important process in which the dignity of the state and the hosting of the noble nation will be demonstrated internationally, and the following was noted:

“In this critical period when global security and diplomacy topics are intensified, it is of great importance that our broadcasting organizations take into consideration the public interest and our national security perspective in their news and discussion programs. It is our basic expectation that the broadcasts are based on confirmed information, measured, considerate of social sensitivities and free from disinformation. As the Radio and Television Supreme Council, we take the balance between freedom of expression and broadcasting responsibility as basis, and we strongly remind that all broadcast streams are followed by our Monitoring and Evaluation Experts with a meticulousness appropriate to the importance of the summit. “We believe that our broadcasting organizations will act with professional ethics befitting our country’s international position, and we wish all our media members success in their duties.”

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS… The eyes of the world are on Ankara! The countdown has begun for the 36th NATO Summit: A turning point for the alliance!

Published

on


BREAKING NEWS... The eyes of the world are on Ankara! The countdown has begun for the 36th NATO Summit: A turning point for the alliance!

DEFENSE INDUSTRY FORUM

The Defense Industry Forum, which was designed as a side event of NATO in the last 3-4 years, will become part of the official program of the summit for the first time. Within the scope of the Istanbul Cooperation Initiative, which was launched at the NATO Summit in Istanbul in 2004 and includes Qatar, Bahrain, Kuwait and the United Arab Emirates, a special session will be held at the level of foreign ministers and the NATO Istanbul Cooperation Initiative Foreign Ministers Meeting will be held.

BREAKING NEWS... The eyes of the world are on Ankara! The countdown has begun for the 36th NATO Summit: A turning point for the alliance!

Türkiye WILL HOST 32 HEADS OF STATE AND GOVERNMENT

Turkey will host 32 NATO member heads of state and government, as well as many invited leaders, approximately 100 ministers, many high-level diplomats, representatives of international organizations and thousands of foreign guests.

Nearly 3 thousand journalists, television crews, photojournalists, digital media representatives and international broadcasters from all over the world applied for accreditation to follow the summit.

A total of 56 thousand 288 security personnel will be assigned within the scope of the summit, of which 48 thousand 841 are police officers and 7 thousand 447 are gendarmerie. In addition, 639 personnel will be assigned to virtual patrol activities in the cyber environment on a 24/7 basis in order to combat crime and criminals.

BREAKING NEWS... The eyes of the world are on Ankara! The countdown has begun for the 36th NATO Summit: A turning point for the alliance!

3 AIRPORTS WILL SERVE PARTICIPANTS

Within the scope of the summit, participants will be served at 3 airports: Ankara, Esenboğa and Mürted.

On the margins of the summit, there will be the NATO Parliamentary Summit at Dolmabahçe Palace in Istanbul on 28-29 June, an unofficial invitation for allied permanent representatives and ambassadors resident in Ankara who will attend the summit on 6 July, the SAM-Chatham House Workshop on 6 July, the panel series titled “NATO Ankara Summit Dialogues” on 7 July, the SETA-MSC event titled “Allies at Ankara” on 7-8 July and The “Transatlantic Political Planners Roundtable Meeting” will be held as side events on July 7-8.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS… NATO Summit statement from Director of Communications Burhanettin Duran: The alliance’s efforts in the field of deterrence and defense will be evaluated

Published

on


BREAKING NEWS… Director of Communications Burhanettin Duran made a statement about the 36th NATO Summit to be held in Ankara on 7-8 July. Duran used the following statements in his statement on social media:

The 36th NATO Heads of State and Government Summit will be hosted by our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, at the Presidential Complex in Ankara on 7-8 July 2026. At the summit, the steps taken in the context of the decision to increase defense investments and the Alliance’s efforts in the field of deterrence and defense will be evaluated from a 360-degree perspective. On the other hand, the Leaders will exchange views at a strategic level on threats, risks and challenges to the Euro-Atlantic geography; The situation in Ukraine and recent developments in the south of the Alliance will be discussed. As part of the summit, our President and his companions, First Lady Emine Erdoğan, will host the guest Heads of State and Government and their spouses at a reception and dinner to be held at the Presidential Complex on July 7.

The North Atlantic Council will convene at the level of Allied Heads of State and Government on July 8, hosted by our President. It is also envisaged that our President will hold bilateral meetings with the participating Heads of State and Government on the margins of the Summit.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending