Daily Agenda
Çevari structures will be scraped with a razor – Breaking News
President Recep Tayyip Erdogan, the AK Party Central Decision and Board of Directors (MKYK) after the party spokesman Omer Celik made statements:.
In order to complete the process of termination of the PKK by leaving arms, the commission in the Assembly started its work. The Assembly dominates the agenda and the commission is dominated by the agenda. We see that other than the purpose of the establishment of the commission, explanations are made. You shouldn’t lose the focus. The focus is to terminate the PKK and release weapons. From time to time, constitutional debates are held, it has nothing to do with this issue. It is our goal to bring a civil constitution to our country. We continue our work on this. The process is the goal of reaching Türkiye without terrorism. We always express how critical it is.
There is a crime network that tries to carry out these activities within the state on the fake diploma and driver’s licenses. This issue was identified by the State Institutions 1 year ago and these investigations were carried out by the Ankara Prosecutor’s Office. As of May 21, this year was converted into a case, evidence was collected. Everything has been followed and put in the file. There is a situation that state institutions noticed 1 year in advance. The relevant institutions were warned. We will go to the end. We will not give a premium to our friends. We will dismantle whatever is a forgery. Our institutions do their duty. It will be done and the çtevari structures will be engraved with a razor. Law does the safety duty. Disinformation emerged and all of them were denied. They’re trying to turn this into a discussion between parties. They’re trying to attack our party friends. These are nothing but sabotage attempt. There are detainees, those under judicial control and there are those who are done about it. It was made from the moment it was first noticed. The issue has become a judicial process. We will share all kinds of information reaching us.
Daily Agenda
BREAKING NEWS… Harsh reaction from Alevis to Garip Dede provocation! Great anger towards Özgür Özel and his supporters: You turned it into a rally area!
“YOU TURNED IT INTO A Rally!”
In the joint statement, the joint statement said, “During the recent events, the cemevi area has been turned into a political rally area by some political actors and their supporters. A hate crime that should never have happened in a cemevi was committed and ugly slogans were shouted against a politician. We saw with sadness that during all these events, neither the politicians present in the area nor the Garip Dede Dervish Lodge managers felt the need to intervene in the disrespect that included this hate crime.”
CONDEMNATION AND PROTEST
In the statement, it was emphasized that the resulting situation was unacceptable and said, “On a holy day like Muharram 10, we strongly condemn those who disregard our values and exploit our faith for their political gain. We protest the administrators of Garip Dede Dervish Lodge who turn a blind eye to this situation, especially the person who is both a member of parliament and continues to stubbornly continue to head a religious institution.”
WHO SIGNED?
The federations that signed the declaration are listed as follows: Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Cultural Associations Federation, Anatolian Abdallar Cemevi Federation, Anatolian Foundations Federation, Ehl-i Beyt Associations Federation, Khorasan Saints Associations Federation, Tahtacı Cultural Associations Federation.
Daily Agenda
Son dakika | Başkan Erdoğan’dan 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda tarihi mesaj: AK Parti bir Türkiye kitabıdır!
Son dakika haberi: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda, gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız.” dedi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti’nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi.
Erdoğan, “Yine burada şairin ‘Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33’sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan’dan 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda tarihi mesaj: “AK Parti bir Türkiye kitabıdır!” | Video
Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik, eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi hem de çok cesur biçimde, çok öz güvenli bir şekilde yaptık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda, gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız.”
Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek “Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız.” dedi.
Cenabıallah’tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, “Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti’mizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 14 Ağustos 2001’de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır önce Cenabıallah’ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye’ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.” diye konuştu.
“AYNI İSTİKAMETE İLERLEYEN, GÖNÜLLERİ AYNI, ÜLKÜDE KENETLENMİŞ BİR TOPLULUĞUZ”
Başkan Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz. Türkiye’nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber’in ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Mezheplerde, üslupta, yolda, yöntemde farklı kulvarlarda olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir, yaşam tarzları, hassasiyetler farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz.”
Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece üstenci bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır, Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir.” dedi.
Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi.
Başkan Erdoğan, “Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. Bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü ve düşüncesi ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır, o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın ve bu devletin sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir.” diye konuştu.
AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik.” dedi.
“BAŞÖRTÜSÜ BU TOPRAKLARIN NORMALİDİR”
Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi.
Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, “Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece üstenci bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye, bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Türkiye, bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Türkiye, bu meselede olması gereken ama on yıllar boyunca geciktirilen, on yıllar boyunca engellenen makul zemine ulaşmıştır. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Yaşmağı, yazması, tülbendi, çarşafı, özellikle örtmesi, ehramı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir. İnşallah ebediyen de normal olacaktır. Bakın, bu yeni normal de değildir, bu tüm zamanların normalidir, bin yıllık normalimizdir. Önümüze çıkan her meselede ilkemiz işte budur.”
Türkiye’deki 86 milyonun başka bir vatanı, başka bir yurdu ve mensubu olduğu başka bir milleti olmadığını belirten Erdoğan, herkesin bu topraklarda birlikte yaşadığını, birlik ve beraberlik içinde olduğunu ve son nefese kadar da birlikte olmaya devam edileceğini söyledi.
Erdoğan, “Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik. Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez. Geçmişte olduğu gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz, mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu hiç kimsenin haddi de değil, hakkı da değildir. Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa, bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir. Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır. AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz.” diye konuştu.
“FARKLILIKLARIMIZ BİZİ DÜŞMANLAŞTIRMAMALI, BİZİ BİRBİRİMİZE ASLA HASIM YAPMAMALI”
Siyasetin “aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde” anlayışıyla yapılmayacağını vurgulayan Erdoğan, siyasetin uzlaşma, konuşma, müzakere, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabası olduğunu ifade etti.
Erdoğan, “Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız.” dedi.
Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı’nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi.
Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, “Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Gündüz siyaset meydanlarında, kürsülerde birbirimize rakip olabiliriz fakat akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında, aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı.” ifadelerini kullandı.
Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
“Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. ‘Öyle düşünmeyeceksin’, ‘öyle giyinmeyeceksin’, ‘o kitabı okumayacaksın’, ‘öyle yazmayacaksın’ dediler. ‘O dili konuşmayacaksın’, ‘o türküyü dinlemeyeceksin’, ‘oraya gitmeyeceksin’, ‘onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin’ dediler. Bu milleti ayırdılar, ayrıştırdılar, kutuplaştırdılar. Siyasi rekabeti husumete, çatışmaya dönüştürdüler. İşte en son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar.”
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum, biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız.” dedi.
Başkan Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduklarını, normalleşmenin, kardeşlik ve milleti kucaklaştırmanın mücadelesini verdiklerini söyledi.
15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı’nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum, biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar.” diye konuştu.
Başkan Erdoğan, CHP’nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, “Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye’nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye’ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan, teşkilatlarının biri Şam’dan, biri şarktan çalan bir yapının Türkiye’ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur. Bizim bütün arzumuz Türkiye’nin normalleşmesidir. Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir.” ifadelerini kullandı.
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
“FETÖ, 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. Siyonizm adı verilen soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Biz de siyonizme karşı mücadele verirken, kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz. Bunu kendimizin, milletimizin topyekün bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, senden benden diye ayırmıyordu. Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirirken belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil, ülkemiz, vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, bu ülkemiz ve bütün evlatlarımız için, Türkiye’nin aydınlık yarınları için istiyoruz. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye’nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye’mizi düşünüyor, Türkiye’mizi dert ediniyoruz.”
“SANAL GERİLİMLERLE BU ÜLKENİN ENERJİSİNİN HEBA EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”
Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye’nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, “Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler, çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz. Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz. Raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye’ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır. Bunlar bizim zenginliğimizdir. Ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız.” şeklinde konuştu.
AK Parti’yi kurarken Türkiye’nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özen gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, “AK Parti’nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine, çatışma üzerine değil uzlaşma üzerine, kutuplaştırma üzerine değil birleştirme ve bütünleştirme üzerine inşa ettik. Biz Mevlana gibi ‘Her ne olursan ol, yine gel.’ dedik. Yunus gibi ‘Gelin, tanış olalım.’ dedik. Hacı Bektaş gibi ‘Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda.’ dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır. 25 yıldır soframız, Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir. Türkiye neyse, AK Parti tam olarak işte odur. Bunu kimse yanlış anlamasın. Bunu kimse yanlış yorumlamasın.” değerlendirmesinde bulundu.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var.” dedi.
Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, bir kitabın binlerce sayfasının, her sayfasının da farklı renkte olabileceğini, kitabın her sayfasında farklı bir hikaye, o hikayelerin de farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabileceğini söyledi.
Kitabın her sayfasının ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu olabileceğini ama her kitabın bir kapağının, kitabı bir arada tutan şirazesinin ve onu bütünleştiren cildi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, ön sözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana ‘uğurlar olsun’ dediğimiz gibi yolumuza girene de ‘hoş geldin’ der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız.” diye konuştu.
Erdoğan, partilerini kurarken ilkelerini, sınırlarını, çerçevelerini net bir şekilde çizdiklerini, o çizginin dışına çıkmayacaklarını, çıkılmasına da müsaade etmeyeceklerini ve AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacaklarını dile getirdi.
AK Parti’nin partilerden bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, “Biz bir dava hareketiyiz. Biz bir misyonun temsilcisiyiz. Biz mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran, zafere ulaşmak için her yolu mübah gören, ilke, hudut, kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah’ın takdirinden umarız.” dedi.
Erdoğan, AK Parti’nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini, 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendilerse bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirlerine yoldaşlık ettiklerini ifade etti.
“25 YILLIK DESTAN OLDUK AMA DAVAMIZI UNUTMADIK”
İstikametlerinin ve menzillerinin net olduğunun altını çizen Erdoğan, “Allah’a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık, başımız dönmedi, makamlarda eriyip gitmedik, tekebbüre kapılmadık, istikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Hamdolsun, büyüdük, güçlendik, dev olduk, 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık. Nereden geldiğimizi, neyi temsil ettiğimizi, nereye gittiğimizi aklımızdan bir an olsun çıkarmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz.” ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Yorulanlar soluklanmak için çekildiler. Öyle zamanlar oldu ki dostlarımızı kendi ellerimizle toprağa verdik, gözyaşlarıyla Rahmet-i Rahman’a uğurladık ama hiç boşluk çıkarmadık, bırakmadık. Gidenlerin yerine yenileri geldi. Gençler akın akın geldiler, partimize heyecan kattılar, renk kattılar, enerji kattılar. Her zaman söylüyorum, bu dava kadim bir davadır, bu dava kökü mazide, gözü atide mukaddes bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mücadele kişisel bir mücadele değildir. Bu mücadele millet mücadelesidir, memleket mücadelesidir. Bu mücadele ümmet mücadelesidir, insanlık mücadelesidir. Rabbim ömür verdikçe bu mücadeleyi şanla, şerefle yürüteceğiz. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin hayallerini suya düşürmedik, düşürmeyeceğiz. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz.”
Hep birlikte yazdıkları çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarına, partinin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşına teşekkür eden Erdoğan, AK Parti çatısı altında bulunan, bu harekete omuz veren, fakat bugün aralarında olmayan, Hakk’ın rahmetine kavuşmuş tüm kardeşlerine de Allah’tan rahmet dileyerek, kendilerini hasretle, minnetle yad ettiğini sözlerine ekledi.
Notlar
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, AK Parti için hazırlanan filmin gösterimi yapıldı.
Erdoğan’ın kürsüye çıktığı sırada “Efsane Büyük Başkan Recep Tayyip Erdoğan” adlı şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi.
Platformda, “Tarihe Mühür Asra Lider Milletin Bölünmez İradesi 25 Yaşında” sloganına yer verildi.
Başkan Erdoğan’ın konuşması sırasında söylediği “AK Parti bir Türkiye kitabıdır” ifadesi katılımcılarca ayakta alkışlandı.
Daily Agenda
Speaker of the Grand National Assembly of Turkey Kurtulmuş: Terrorism will be removed from Türkiye’s agenda
Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş, made important statements about the agenda in the live broadcast he attended. Referring to the terror-free Türkiye process, Kurtulmuş said, “In my opinion, most of the work is over. In the near future, terrorism will be completely removed from Türkiye’s agenda.”
The highlights of the statements of the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Kurtulmuş, are as follows:
For years, many countries have supported and armed PKK terrorism… Türkiye is starting a new era. Türkiye saw external factors. Terrorism will be completely removed from Türkiye’s agenda. 80 percent of the terrorist work is over. Türkiye’s regional power has increased. The inner castle, which we insistently stood on, was fortified. They saw that it is not possible to threaten Türkiye through Syria.
“NEXT NEXT WE SHOULD NOT HAVE PROBLEMS LIKE PKK”
There is a report published by the commission we created in the Parliament. This report is the road map. Regulations to be made upon the disarmament and dissolution of the terrorist organization. With the alliance of all parties, a law comes to the parliament and passes quickly. The visual in Sulaymaniyah was very important and meaningful. All parties have a constructive tendency. The possible law does not cover everyone. The laws passed will never be amnesty. It will be in the form of an execution arrangement. We shouldn’t have a problem like the PKK next year. I believe that internal and external conditions are suitable.
While the commission was carrying out its work, I considered it important that all parties contributed to the work. I find it important that the Republican People’s Party embraces and contributes to this issue in this commission. I expect the Republican People’s Party to maintain the same attitude. The cost of terrorism was 1.3 trillion dollars. This was the loss at that time, I think it was twice as much.
“CHP’S PROBLEM IS ITS OWN INTERNAL PROBLEM”
From the beginning of the process, no concessions were made anywhere in this process. Everyone in the parliament expressed their opinions and a common text was agreed upon. It is unthinkable otherwise. No concessions were made against terrorism. I am disturbed by the image of CHP. The Presidency of the Turkish Grand National Assembly is not a court. CHP’s problem is its own internal problem. Türkiye has always had big goals. Even further goals need to be set. It will become stronger with this positive atmosphere created. Maybe we won’t see it, I’m sure Türkiye will be the pioneer of a new world when it continues its course.
Daily Agenda
Simultaneous operation against street gangs – Breaking News
Minister of Justice Akın Gürlek announced that simultaneous operations were carried out across the country following the circular on “Fighting Against Organized Crime Organizations” sent to the Chief Public Prosecutor’s Office of 175 High Criminal Courts in 81 provinces within the scope of the fight against organized crime organizations and street gangs. In 48 operations carried out under the coordination of the chief public prosecutor’s offices, 549 of the 1037 suspects against whom it was decided to take legal action were detained. While 16 of the suspects were arrested, a judicial control order was issued for 13 suspects.

WITHIN THE SCOPE OF ORGANIZED CRIME
Legal proceedings were taken against 711 suspects in 35 operations against the crime of “establishing an organization to commit a crime”, carried out under the coordination of 53 Chief Public Prosecutor’s Offices across the country. Although not considered within the scope of organized crime, judicial proceedings were taken against 130 suspects in 13 operations organized in 10 provinces under the coordination of 10 Chief Public Prosecutor’s Offices for similar crimes. During the searches carried out within the scope of the operations, 4 Kalashnikov rifles, 42 rifles, 4 automatic, 167 pistols, 1 automatic, and thousands of bullets and cartridges were seized. Thousands of drug pills and substances used to make drugs, 125 promissory notes, 2 flat and vehicle sales contracts, 426 thousand TL, 1100 euros, 563 grams of gold and many jewelery items were also seized during the operations. Movable and immovable properties worth 28 million lira belonging to 6 suspects were seized.

‘NO BUILDING WILL BE ALLOWED’
Minister of JUSTICE Akın Gürlek stated that the results obtained during the operations are a clear indication of the state’s determination in its fight against criminal organizations. Emphasizing that no structure that tries to disrupt the peace of cities, drag young people into crime, or intimidate tradesmen through threats and extortion will be allowed, Gürlek noted that criminal organizations will continue to be targeted with all their elements, from their managers to their financial networks, from their hitmen to their digital propaganda channels.
THE PERSON OF THE MURDER IN ESENYURT WAS CAUGHT
In the Istanbul leg of the operations, the armed organized crime group calling themselves “Karaexecutors” was targeted. The organization; It was determined that he was the perpetrator of 48 separate actions related to various crimes such as drug dealing, intentional murder, extortion and plunder. It was learned that the murder of Şeyhmus Mert Korkmaz, who was killed in front of his house in Esenyurt on June 24, was carried out by two hitmen who were members of the Karacellatlar. 51 of the 87 suspects who were determined to be affiliated with the organization led by VA, who was in prison, and S.Ö., nicknamed “Yıldıray”, who escaped abroad, were caught. It was learned that there were also lawyers among the captured suspects. A red notice was issued for the leader of the organization who was determined to have fled abroad.
Kerim CENGİL – Batuhan ALTINBAŞ – Emir SOMER – Sema DEMİR – Huzeyfe ATICI – Nazrin MALİKOVA / SABAH
Daily Agenda
It will bring families together with nature – Last Minute News
Gazi Konut, which was established by Gaziantep Metropolitan Municipality and draws attention with the successful works it has implemented, is preparing to launch another affordable living project in order to meet the housing needs of the city with quality projects. Thanks to the New Bahçelievler Project, citizens will have a living space intertwined with soil and nature, where they can get away from the busy pace of the city. In the project that will rise in the Bedirköy and Suboğazı neighborhoods of Şehitkamil district, a total of 20 thousand garden houses will be built, consisting of 50 square meters of garden area, 14 square meters of veranda and 30 square meters of indoor usage area.
‘ALL WORK HAS BEEN DONE’
Making a statement on the subject, Gaziantep Metropolitan Municipality Mayor Fatma Şahin stated that people want to spend peaceful time with their families on weekends by meeting with the soil and said: “It is necessary to increase the number of places where grounding is done, where all the stress is taken away when walking on the soil. It is not easy to provide the concept we call urban bostan in big cities. That is why we did a very good work. The entire work of Bahçelievler, prepared by Gazi Konut, within 1 million square meters, was completed.” Mayor Fatma Şahin continued her words as follows: “In this, there is a kitchen at the bottom, a place where a family can come, eat their meal and have breakfast.
On top, there are bedrooms where the grandmother, grandfather and grandchild will sleep together. We also have a garden in front of this compact system. Our children need to see how tomatoes grow, what pepper seedlings look like, what the smell of a cucumber is like, what is the difference between Antep peppers, and how the seedling they planted comes to life and how it turns into a very nice-smelling tomato on the breakfast table. This is our aim in Bahçelievler. “We completed a project over the weekend where people will come together with the big family, meet the earth, rest and chat.”
BOUTIQUE AND ECONOMIC
Stating that the project will be shared with the public in JULY and that the project will be completed within a year in line with the demands, Mayor Şahin continued his words as follows: “It is boutique and at the same time economical. We worked on a model that will be purchased by a retiree or a middle-income person and will facilitate economic affordability. Congratulations to Bahçelievler, where a large family that is both economical, peaceful and happy comes together.”
Daily Agenda
Third wave operation against Şile Municipality
An operation was carried out at 21 addresses in Istanbul and Izmir within the scope of the investigation carried out by the Istanbul Anatolian Chief Public Prosecutor’s Office against the Şile Municipality, headed by Şile Mayor Özgür Kabadayı, for the crimes of “establishing and becoming a member of an organization for the purpose of committing a crime”, “bribery”, “extortion” and “tender rigging”. 17 suspects were detained during the operation.
ZONING IRREGULARITY
Here are those names: Ramada Hotel owner Altuğ Erim, Koşan Adam company employee Arif Sevik, businessman Berk Ulu, Koşan Adam company owner Haluk Levent’s brother Berkantaçık, Şile Deputy Mayor Berna Avcı, Mercan Köşk A.Ş. Company owner Engin Şenyurt, former municipality employee Ferhat Domurcuk, Mercan Köşk A.Ş. employee İlkay Çiftçi, Sur Music Organization owner Mehmet Sait Köse, businessman Mert Ulu, contractors Murat Delen and Murat Özdemir, Gönen Hotel owner Nazif Gönen, Şile Municipality Private Pen Driver Sercan Taşkaya and architects Yavuz Urkun and Yılmaz Urkun, owner of Urkun Architecture, Yeliz Kaya, accountant of Koşan Adam company. In this context, in which irregularities were made in direct procurement, zoning, license and settlement transactions in Şile Municipality and unfair benefits were obtained by taking bribes, it was determined that the organization, whose effective expressions of regret, documents, examination reports on the suspects’ mobile phones, HTS records and bank account movements were examined, committed crimes in 6 more separate actions.
-
Daily Agenda2 days agoEfficiency certificate for those who use water economically
-
Politics2 days agoTürkiye’s CHP launches election process as infighting mounts
-
Refugees3 days agoPulisic feels ‘great,’ hopes to play for US in final World Cup group game vs Turkey
-
Daily Agenda3 days agoSpeaker of the Grand National Assembly of Turkey Kurtulmuş met with Prime Minister of Azerbaijan Esedov
-
Politics3 days agoCHP lawmaker joins Türkiye’s ruling AK Party
-
Politics3 days agoNationwide raids against FETÖ net 237 suspects in Türkiye
-
Economy2 days agoClimate action key to protecting growth, prosperity: Turkish finance chief
-
Daily Agenda2 days agoTerror-free Türkiye message from AK Party General Secretary Eyyüp Kadir İnan: The legal framework will come to the Parliament in the process
