Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan ‘uluslararası sistem’ mesajı: 1 numaralı küresel ödevlerin başında geliyor!
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binasında (Kurtuluş Savaş Müzesi’nde) düzenlenen “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nın açılış dersinde konuştu.
Tarihi ve manevi değeri yüksek bir çatı altında gençlerle beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, TBMM’nin ilk binasında bulunduklarını, bu binada sadece bir Meclisin kurulmadığını, aynı zamanda binanın Milli Mücadele’nin harekat merkezi olduğunu söyledi.
Bu yıl 10’uncusunu gerçekleştirdikleri “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nı değerli bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, Anadolu’nun yedi bölgesinden ve çeşitli şehirlerinden gelen gençlerin geleceğe hazırlanması için düzenlenen bu programın önemini vurguladı.
Programın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Kurtulmuş, “Ben de bu programa katılmayı kendime bir vazife olarak telakki ediyorum. Burada hem tecrübelerimizi paylaşmak, hem Türkiye’nin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerimizi mütalaa etmek bakımından bunun önemli bir imkan ve fırsat olduğunun farkındayım.” dedi.
Dünyanın zor dönemlerden geçtiğini, her alanda tahmin edilemez büyük değişimlerin, dönüşümlerin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, ekonomide, siyasette, uluslararası ilişkilerde başka bir safhaya geçildiğini anlattı.
Önceden 20, 30 yılda gerçekleşen olayların şimdilerde birkaç ay gibi kısa bir sürede yaşandığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, önemli ve yeni gelişmelere şahit olunacak bir döneme girildiğini dile getirdi.
Her zaman yeni, adil bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu söylediklerini belirten Kurtulmuş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek BM’de ilk söylediği andan bu yana bu konu dünya gündemine hızlı bir şekilde taşındı. ‘Dün ne söylüyorlar acaba bunlar’ diye bakanlar bugün ne kadar haklı tezleri dile getirdiğimizi anlamaya başladılar. BM kağıt üzerinde bir kuruluştan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiştir.”
Gazze’deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiğini, toplanan BM Güvenlik Konseyi’nin, ABD’nin vetosu nedeniyle İsrail’e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren Kurtulmuş, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir şekilde çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak, barışı tesis edecek bir halde değildir. Bu mekanizma iflas etmiştir. Sadece o değil, başta UNHCR olmak üzere, bugün yeni seçilen değerli Başkanı Barham Salih’i ağırlayacağız Ankara’da, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olmak üzere, BM’nin neredeyse bütün kuruluşları da fonksiyonlarını icra edemez bir hale gelmiştir. Dolayısıyla karşımızda hiçbir şekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiş konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistem mutlaka yeni, adil, hakkaniyetli bir halde değiştirilmesi, dönüştürülmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir ve inşallah sizler, genç Türk diplomatları olarak önümüzdeki dönemde bu süreçte çok büyük katkılarınız olacak, bu insani ödevin en önemli taşıyıcıları olacaksınız.”
“ULUSLARARASI SİSTEMİN KURUMLARININ VE KURALLARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKİYOR”
Uluslararası sözleşmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediğini vurgulayan Kurtulmuş, “insanların eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği” prensibini esas alan uluslararası bir sözleşme olmasına rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin de asla uygulanamadığını söyledi.
Kurtulmuş, “Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz.” dedi.
“Her gün gözümüze sokulurcasına net bir şekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var.” ifadesini kullanan Kurtulmuş, Gazze’de yaşananları anımsattı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Üç yıla yaklaşan bir sürede 75 bin kişinin öldüğü, hayattan koparıldığı, insanlık tarihinin gördüğü en önemli soykırımlardan, en ağır insani suçların işlendiği soykırımlardan birisine şahidiz ve maalesef insanlık bir şey yapamıyor. Şartları her gün ağırlaşan Gazze’deki masum ve mazlum halkın üzerine her gün kabus gibi İsrail’in saldırıları yoğunlaştırılıyor. Bir barış süreci olduğu iddia edilmesine rağmen maalesef soykırım bir şekilde devam ediyor ve bunun yanında şartların iyileştirilmemesi dolayısıyla da soğuktan, açlıktan çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Böylesine ağır bir insani tabloya karşı da insanlık neredeyse kulaklarını, gözlerini kapatmış vaziyette bunu seyrediyor. Devletlerin, hükümetlerin büyük oranda sessizliğine rağmen bir taraftan da dünyada bizim insanlık cephesi dediğimiz buna seyirci kalmayacak ahlak ve hakikate bağlılık içerisinde olan milyonlarca insan İsrail’e karşı reaksiyonunu ortaya koyuyor.”
Dünyanın yeni bir döneme doğru girdiğinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet Başkanı’nın bir gece yarısı eşiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek başka bir ülkeye götürülmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “ülkelerin egemenliği, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve şeffaf bir şekilde olması” gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.
Tüm dünyada birkaç günlük magazin haber mahiyeti taşıyan bu önemli olayın maalesef dünyanın gündeminden de kalktığını dile getiren Kurtulmuş, “Artık bundan sonra dünyada kurala bağlı bir uluslararası sistem değil güce bağlı bir uluslararası sistem icra edilecek demektir. Yani kuralların, hukukun yerine orman kanunun geçerli olduğu bir döneme girilmekte olduğunun çok vahim bir uyarısıdır. Yine ABD’nin Grönland’ı tehdit etmesi ve başka bir egemen ülkenin topraklarında hak talebinde bulunması da aynı şekilde uluslararası sistemin ağır bir ihlalidir. Buna karşılık bu olayın sadece Birleşmiş Milletler sistemini zedelemenin ötesinde, bizim de içinde olduğumuz fevkalade önemli bir güvenlik ittifakı olan NATO’nun da temellerini çatırdatmakta olduğu aşikardır. Muhatabın da NATO üyesi olduğu bir ülkeye karşı böylesine bir tavrın ortaya konulması anlaşılmazdır.” değerlendirmesini yaptı.
Bütün bu gelişmelerden, bundan sonraki süreçte gücün esas olduğu, güçlünün dediğinin geçerli olabileceği bir döneme girildiğinin anlaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yaşanan güç mücadelelerine dikkati çekti.
Kurtulmuş, “Türkiye’nin çok güçlü olmaktan başka bir çaresi yoktur. Bu bölgede başkalarının insafına, başkalarının tezlerinin parantezi olmaya Türkiye kendisini terk edemez. Güçlü bir şekilde kendi yönünü kendi belirleyen ve kendi kurallarını kendi koymaya çalışan bir ülke olmak mecburiyetindeyiz.” dedi.
Bu alanda atılan adımları iftiharla takip ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin güçlü olmasından kastının sadece askeri ve ekonomik güç olmadığını, en büyük gücünün bunlarla birlikte toplumsal gücü, toplumsal bütünlüğü, birlik ve beraberliği, kendi kültürel değerleri üzerinde kendi ayakları üzerinde yükselebilme kabiliyeti olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.” dedi.
Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binası’nda (Kurtuluş Savaş Müzesi’nde) düzenlenen “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nın açılış dersinde konuştu.
Türkiye’nin özellikle son yıllarda dış politikada da önemli açılımlar yaptığını belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin dostlarının iftihar edeceği, düşmanlarının çekineceği ve rakiplerinin de mücadele etmeyi bir kere daha düşünebileceği yeni bir döneme girdiğini ifade etti.
Diplomasinin sadece kağıt üzerinde bir çaba olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, diplomasinin çok yönlü bilginin, disiplinli çabanın ve büyük beceri gerektiren sanatın da adı olduğunu belirtti.
Güçlü diplomasiye sahip olmanın önemine değinen Kurtulmuş, “Diplomasiyi sadece büyükelçilik ya da dış politikayla ilgili kurumlarımızın binalarında yapılan bir bürokrasi faaliyeti olarak asla görmeyin, asla görülmemeli. Diplomasi, sahada dostlarımızla hep birlikte gönül bağlarımızı kuvvetlendireceğimiz ve bizim kültürel mirasımızın üzerine her gün daha fazla koyacağımız bir çabayı, çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin en önemli tezlerinden birisi de geniş coğrafyalardaki gönül dostlarımızla irtibatımızı artırmaktır.” sözlerini sarf etti.
Kurtulmuş, diplomasinin devletler arasında bir ilişki olarak değil, halkların arasındaki bir ilişki olarak görülmesi gerektiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Çok şükür biz başka milletlere benzemiyoruz. Dünyanın her yerinde dostlarımız var, dünyanın her yerinde ay yıldızı gördükleri zaman gözleri parıldayan, Türkiye’nin ismini duyduğu zaman yüreklerine ferahlık taşınan yüz milyonlarca insan var. Dolayısıyla biz bu irtibatlarımızı kuvvetlendireceğiz. Halkın arasında çok daha güçlü şekilde bunları artırmaya gayret edeceğiz. Herhangi bir Balkan şehrine girsek, sokaklarında dolaşmaya başlasak, oradaki hiç tanımadığımız insanlarla birkaç dakika içerisinde çok sağlam bir gönül köprüsü kurabiliriz. Aynı şekilde Orta Asya’ya, Maveraünnehir ülkelerine gitsek, oradaki ülkelerin sokaklarında dolaştığımız zaman insanlarla birkaç dakika içerisinde çok rahat ahbaplık kurabiliriz. Afrika’da, Türkiye’den selam gönderdiğiniz zaman insanların kapılarının size açıldığını rahatlıkla görürsünüz.”
Dünyada Türkiye’den başka büyük kültürel bağlara, medeniyet birikimine sahip başka bir ülkenin olmadığını ifade eden Kurtulmuş, bunun kıymetini çok iyi bilmek, anlamak ve bunu büyük dostluk köprüleri kurarak kazanıma çevirmek zorunda olduklarını söyledi.
Türkiye tarihinin bir süreklilik arz ettiğini kaydeden Kurtulmuş, “‘Selçuklu bitti, battı, o başka devletti, Osmanlı geldi, bitti, o bir başka devletti. Türkiye Cumhuriyeti başka bir devlettir.’ diyemeyiz. Bütün bunların hepsi tarihsel süreklilik içerisinde birbirinin devamıdır. Onun için diplomaside bizim elimizdeki en önemli hususiyetlerden birisi bizim diplomaside kurduğumuz bu sağlam köprülerin, diplomaside ilerlediğimiz yolun sürekliliğidir.” dedi.
Zamanın şartlarının değişebileceğini, önceliklerin de değişebileceğini vurgulayan Kurtulmuş, “Yolumuz bir, istikametimiz bir, tarihten gelen o çizgimiz birdir ve geleceğe doğru da aynı yol üzerinde yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.
Kurtulmuş, “Dün başka bir şey söyleyip bugün başka bir şey söyleyen bir Türkiye olmaz. Temel tezlerimizi dün de aynı şekilde savunuyorduk, bugün de savunuyoruz ama temel tezlerimizi savunurken dünün şartları bize başka imkanlar sağlıyordu, bugünün şartları ise başka imkanlar sağlıyor.” diye konuştu.
“GAZZE DİPLOMASİSİ KONUSUNDA BİR NUMARALI ÜLKE TÜRKİYE”
Dış politikayı çok taraflı, birçok alanda faaliyet gösterilmesi gereken bir alan olarak gördüklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin birçok kültürel diplomasi kurumunun, dünyanın dört bir tarafında ay yıldızın değerini daha da yükselttiğini dile getirdi.
Kurtulmuş, her alanda Türkiye’nin diplomasisini güçlendirdiklerini, bunlardan birinin de parlamenter diplomasi alanı olduğunu ifade ederek, “Bugün parlamenter diplomasi, dünyanın en etkili dış politika kartlarından birisi haline gelmiştir.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyanın birçok yerinden misafiri ağırlamasının, kendisinin de her hafta bir Meclis Başkanı’nı ağırlamasının, Meclis çatısı altındaki komisyonların Türkiye’yi anlatıp tezler ortaya koymasının parlamenter diplomasi bakımından çok etkin çalıştıklarının önemli göstergesi olduğunu anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye’dir. Allah’a çok şükür, bu süre içerisinde ilk andan itibaren, 8 Ekim sabahından itibaren, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere her birimiz nerede, ne fırsat bulursak bulalım, Gazze’nin masum halkının davasını savunmayı kendimize önemli bir sorumluluk olarak atfettik. Örneğin, bu süre içerisinde çevre tahribatının önlenmesiyle ilgili bir uluslararası toplantıya dahi katılsak, orada konuyu sağdan aldık, soldan aldık, Gazze’deki soykırıma getirdik. Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.”
Türklerin kendini sadece obasından sorumlu hissetmediğini, dünyadaki haksızlıkları ortadan kaldırmayı ve zorluklara karşı mücadele etmeyi de görev bildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Bu sorumluluk duygusu Türkiye’yi biricik bir ülke haline getiriyor. Bu sorumluluk duygusu Türkiye’nin dostlarına güven veriyor. Dünyanın her yerindeki dostlarımız ‘Nasılsa bizim meselimize Türkiye sahip çıkacaktır.’ diyerek güven içerisinde hareket ediyor. Allah bu çerçevede hem sözümüzün kuvvetini artırsın hem dünyanın her yerindeki mazlum ve mağdur milletlere karşı uzattığımız yardım elini, uzatacağımız yardım elini çok daha güçlü kılsın.” ifadelerini kullandı.
Kurtulmuş, gidecekleri yolun belli olduğunun altını çizerek, “Gideceğimiz yol güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması, yeryüzünde adil ve hakkaniyetli bir küresel sistemin tesis edilmesidir. Bunun için mücadele ediyoruz. Yol belli olduktan sonra o yolda nasıl gideceğimizi de gayet rahatlıkla bilir ve o şekilde mücadele ederiz. İşte bütün bunların olabilmesi için her şeyden önce en önemli gücümüz olan genç ve nitelikli insan gücümüzü, potansiyelimizi artırmamız lazım. Bütün bu çalışmalar, bu toplanmalar, bu kamplar, bu eğitimler, okullarda aldığınız eğitimler, okuduğunuz kitaplar, yaptığınız tartışmalar aslında bir şey inşa etmek içindir.” diye konuştu.
Dünyada en zor şeyin insan inşa etmek olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “İnşallah kendinizi çok güçlü insanlar olarak inşa edeceksiniz. Türkiye sizin büyüklerinizin yaşadığı dönemin Türkiye’si değil. İmkanlarımız, gücümüz çok daha fazla. Karşılaştığımız tehditler, sınamalar çok daha büyük ama Türkiye’nin hedefleri çok daha açık ve güçlüdür.” değerlendirmesinde bulundu.
Konuşmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Ankara Diplomat Akademi Kampı’na katılanlara başarılar dileyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.
Üniversite öğrencisi Semanur Güney, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a tablo hediye etti.
Daily Agenda
2025 data in mediation: 54 percent of disputes ended in agreement
Making evaluations about alternative dispute resolution methods, Minister of Justice Akın Gürlek stated that the mediation system allows disputes to be resolved through compromise without going to judicial processes. Gürlek emphasized that these practices produce both fast and effective results.
“A AGREEMENT WAS ACHIEVED IN 54 PERCENT OF DISPUTES IN 2025
Minister Gürlek stated that an agreement was reached in 54 percent of the disputes in 2025 through the mediation method, thus significantly reducing the intensity in the judicial system.
NOTABLE DECLINE IN THE WORKLOAD OF COURTS
Gürlek also touched upon the impact of mediation practices on the courts and explained that the workload in different judicial units has decreased significantly. Accordingly; There was a decrease of 25.4 percent in civil courts, 77.5 percent in labor courts, 46.1 percent in consumer courts and 32.9 percent in commercial courts of first instance.
“FASTER AND EFFECTIVE JUSTICE GOAL”
Stating that they aim to increase citizens’ satisfaction with justice services, Minister Gürlek stated that they will continue to expand the scope of alternative solution methods with determination.
Daily Agenda
Can’t get enough of sales – Last Minute News
Another new sales news came from CHP’s Dikili Municipality, which has sold many real estate owned by the municipality so far. With the instructions of Mayor Adil Kırgöz, 18 more properties located in different parts of the district were put up for sale. One detail in the tender attracted attention. While 17 of the 18 immovable properties offered for sale will be realized by open tender method, the announcement that the tender of a field property will be made by sealed envelope method caused question marks to arise in people’s minds. According to the tender announcement published by Dikili Municipality; Land, masonry buildings and field properties will be offered for sale through tenders to be held on April 30, 2026. While 17 immovable properties located in İsmetpaşa, İslamlar, Çandarlı and Kızılçukur neighborhoods will be put up for sale by auction, the sealed envelope method will be applied for the field in Kızılçukur Neighborhood, which is the highest priced real estate.

120 MILLION WILL ENTER THE CASHBOARD
If the sales are realized, 120 million TL will enter the municipality’s coffers. The estimated prices of 6 plots of land ranging from 405 to 438 square meters in İsmetpaşa District were determined between 4 million 950 thousand TL and 5 million 250 thousand TL. Prices for the 7 parcels offered for sale in İslamlar District range from 3 million 500 thousand TL to 5 million 300 thousand TL. Two plots of land measuring 274 to 338 square meters located in Çandarlı District will be put out to tender with prices ranging from 4 million 500 thousand TL to 8 million TL. The estimated price for the 46 square meter masonry building in the same neighborhood was 5 million 750 thousand TL. The 53.7-decare field located in Kızılçukur District was put up for sale with an estimated price of 40 million 500 thousand TL.
Daily Agenda
‘Our nation will never turn its back on the Palestinian cause’
The group art exhibition “In the Light of the Crescent”, “Give voice to the world with art for Gaza mothers and their children”, organized under the auspices of the Ministry of Culture and Tourism and in cooperation with the Turkish Red Crescent Women Istanbul, met with art lovers at the Atatürk Cultural Center. The exhibition met with art lovers with the motto “Speak to the world with your art for the mothers and children of Gaza”. The exhibition, which included the works of 300 artists from different branches of art and all ages, also included a banner with the names of 20 thousand women murdered in Palestine. The exhibition at the Atatürk Cultural Center was opened by the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Prof. Dr. It was opened with a ceremony by Numan Kurtulmuş. Speaking at the ceremony, Kurtulmuş said, “The Palestinian cause is one of the most important national issues of our nation. Palestine is our national cause not only because of the holy place Masjid al-Aqsa, which is our first qibla, but also because there are footprints of our ancestors in every inch of it. Our nation will never turn its back on the Palestinian cause, never leave it alone. Defending Palestine is like defending Istanbul. One day, a free Palestine will definitely be established. We will work for this cause.”
REVENUES TO GAZA
The income from the exhibition, which will continue for 1 week, will be donated to Gaza. The exhibition also included 3 works made by Hande Çelik, mother of Istanbul Deputy Sena Nur Çelik Kanat.
Daily Agenda
Golden advice from Karıyerküre to young people: Competencies will determine the future
Kariyerküre Zirve 2026 hosted by Hasan Kalyoncu University (HKU) brought young people together with the education and business world. Students, parents and academicians showed great interest in the summit held the previous day at HKU Congress and Culture Center. At the all-day summit, all the details that young people should pay attention to in their career plans were discussed. The changing career approach under the influence of artificial intelligence, digitalization and new generation professions was discussed at the summit. It was pointed out that instead of choosing a single profession, individuals who improve their skills and know themselves come to the fore. Speaking at the summit, Deputy Minister of National Education Bilal Macit stated that a diploma alone is not enough in your career journey and said, “The real determining factor is which competencies you have gained. Universities are now centers that not only provide information but also teach learning.”

LISTEN TO YOUR OWN VOICE
Drawing attention to the importance of extracurricular activities and teamwork, Macit called for versatile development of young people. Careerkure Founder Esra Kalyoncu Değerli also stated that young people should choose paths that suit their potential and pointed out the importance of families being supportive. Değerli said, “The most valuable path is the one where you hear your own voice.” HKU Deputy Rector Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan emphasized that career is not just a choice of profession and said, “The real question should not be ‘which profession’, but ‘who am I’. Young people’s self-knowledge is critical for the right choice.”

INSPIRING MEETING
Young people were both inspired and gained practical experience through panels and workshops attended by experts from different fields. The summit became an important meeting point that helped young people shape their careers consciously.
Daily Agenda
There is no similar brand in Türkiye
A panel titled “Türkiye Brand from an Interdisciplinary Perspective” was held within the scope of Ibn Haldun Academy, organized for the 4th time this year by Ibn Haldun University (IHU). IHU Rector Prof. Dr. It was hosted by Atilla Arkan and moderated by THY Chairman of the Board and Executive Committee Prof. Dr. The first guests of the panel held by Murat Şeker were IHU Deputy Chairman of the Board of Trustees Necmeddin Bilal Erdoğan, Central Bank President Dr. Fatih Karahan and President of the National Intelligence Academy Prof. Dr. He became Talha Köse. Speaking at the panel, Bilal Erdoğan said, “Our aim at Ibn Haldun Academy is to ensure that its contributions to the enrichment of academic studies in social sciences are widely recognized.”

Explaining his experiences in Italy and the USA and the cultural differences he saw, Erdoğan stated that many immigrant cultures in the USA melted and formed a mixed culture, that Italy has a more ancient culture than the USA, that a difference is felt between the south and north, that the south of the country is a little warmer, natural and sincere because it is close to the Mediterranean and is influenced by Muslim culture, while the north is more dull. Stating that Türkiye has differences due to being in a geography that hosts many civilizations, Erdogan continued as follows: “You see that there are differences between Türkiye’s regions in many aspects due to its history, geography, and the fact that it is the transit route of different societies. That is why you cannot see the cultural richness of Türkiye in America or Italy. This is an advantage, a richness. It is a type of richness that is very rare in other countries of the world. If we are talking about making the Turkish brand unique here, we realize that we actually have a unique brand.” “When we realize that this multi-layered, very rich structure of our brand is unique, it will become clear how we will highlight and frame them.”

THE RICHEST EXPERIENCE
Stating that Türkiye is one of the countries at the center of the world with the richest knowledge and heritage, Bilal Erdoğan said, “We are in the most beautiful city in the world.” Stating that every society should be able to live its own culture with self-confidence and comfort, Erdoğan said, “We are in a much better place in this regard than we were 25 or 50 years ago, we are much more self-confident, we can express ourselves more easily. We can establish a relationship with our own culture much more easily.”
Daily Agenda
Call from Erdoğan and Macron to ‘observe the ceasefire’
President Recep Tayyip Erdoğan spoke on the phone with French President Emmanuel Macron. During the meeting, Türkiye-France bilateral relations as well as regional and global issues were discussed. Stating that the diplomatic efforts supported by Türkiye together with the relevant countries (USA/Israel-Iran War) played an important role in the ceasefire process, Erdoğan stated that attempts that could sabotage the ceasefire process in the attacks against Lebanon should not be given an opportunity and that Türkiye would continue to contribute to the process. Erdoğan stated that it is important to initiate the second phase of the peace plan in Gaza and that the momentum gained in this regard should not be lost. During the meeting, Erdoğan and Macron also discussed in detail the provision of freedom of navigation in Hormuz on the basis of international law and the developments in Syria.

TURKISH MESSAGE FROM MACRON
French President Emmanuel Macron also wrote about the meeting in the message he published in Turkish on his account “We also discussed the joint work we have carried out within the framework of this agreement. I emphasized that this peace must be in line with the principles of the United Nations Charter and be based on strong security guarantees for Ukraine. I reiterated France’s support for the peace process that will lead to a new era in the South Caucasus, based on open borders and strengthened regional cooperation, especially in the perspective of the European Political Community Summit to be held in Yerevan on May 4. Finally, we agreed on the importance of continuing to further deepen our dialogue and bilateral cooperation.”
-
Daily Agenda3 days agoDMM denied the claim that ‘chemical spraying was carried out by planes’
-
Daily Agenda3 days agoBy-election message from Deputy Speaker of the Grand National Assembly of Turkey Bekir Bozdağ: Turkish people do not have such an agenda
-
Sports2 days agoUS investigates NFL over potential antitrust violations
-
Politics1 day agoTurkish FM, EU’s Kallas discuss US-Iran cease-fire in phone call
-
Politics2 days agoTürkiye urges regional coordination, warns against Israeli sabotage
-
Economy2 days agoTürkiye’s industrial production sees fastest growth in 9 months
-
Daily Agenda3 days agoScientific touch to historical artifacts in museums
-
Politics2 days agoDozens more detained in corruption probes into CHP-run city halls
