Connect with us

Daily Agenda

TBMM’de komisyonda kabul edildi! Trafik cezaları artırılıyor

Published

on


TBMM Adalet Komisyonunda kanun teklifi kabul edildi. Trafik cezaları artırılıyor.

Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu’nda değişikliklere gidiliyor. Buna göre, otoyollardan sorumlu birimlerde görevli trafik zabıtası, sorumluluk sahası ile sınırlı olmak üzere İçişleri Bakanının uygun görmesi halinde genel zabıta olarak da görevlendirilebilecek.

Trafik zabıtasının bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde sorumluluk bölgesine göre genel zabıta ilgili mevzuatta belirtilen esas ve usullere uygun olarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymaya görevli ve yetkili olacak.

Elektronik ortamda tescili mümkün olan araçlara satış tarihinden itibaren 3 iş günü içinde tescil edilme zorunluluğu getirilecek.

Araç sahiplerinin vefat etmesi halinde mirasçılar, gerekli bilgi ve belgeleri sağlayarak vefat tarihinden itibaren 90 gün içinde ilgili tescil kuruluşuna müracaat etmek ve adlarına tescil belgesi almak zorunda olacak.

Bu kapsamdaki tescil işlemlerinde, tescil vefat tarihi itibarıyla yapılacak. Bu araçların süresi sonunda mirasçılar adına tescil edilmeden kara yoluna çıkarıldığının tespiti halinde sürücüye 3 bin lira idari para cezası verilecek ve mirasçılar adına tescil ettirilinceye kadar araç trafikten menedilecek.

Araçları, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan kara yollarına çıkaran sürücülere verilen idari para cezası 46 bin liraya yükseltilecek. Hurdaya çıkarılmış araçların kullanılması halinde de sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek.

Aykırılığı tespit edilen araç trafikten çekili ise trafikten çekme tarihi itibarıyla trafik tescil kaydı açılacak ve ilgili vergi dairesine bildirilecek.

PLAKASIZ ARAÇ KULLANANLARA YÖNELİK CEZALAR

Yönetmelikte belirtilen nitelik veya ölçülere aykırı plaka takan, öngörülen sayıda plaka takmayan sürücülere 4 bin lira idari para cezası verilecek. Bu araçlar plakaları uygun duruma getirilene kadar trafikten menedilecek.

Tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücüler 140 bin lira idari para cezasına çarptırılacak, araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescil plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapan sürücülere her seferinde 280 bin lira idari para cezası verilecek ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

Tescilli aracı plakasız kullanan sürücülere 46 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla tescilli aracın plakasız kullanılması halinde sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

SAHTE PLAKA KULLANANLARA 140 BİN LİRA CEZA

Başka bir araca ait tescil plakasını veya geçici tescil plakasını, plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş tarafından verilmemiş plakayı, tescil kaydı bulunmayan plakayı veya sahte plakayı takan veya kullananlara 140 bin lira idari para cezası uygulanarak sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

Bu durumun, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla ihlal edilmesi halinde her seferinde 280 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Ayrıca bu kişiler, Türk Ceza Kanunu’ndaki “Resmi belgede sahtecilik” suçundan cezalandırılacak. Bu kapsamda menedilen araçların men süresi sonunda, tescil plakaları uygun duruma getirilmeden araç teslim edilmeyecek.

İşleteni veya sahibi, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın araç tescil belgesi ve tescil plakalarının, araç üzerinde uygun durumda bulundurulması ve aracın belirtilen hususlara uygun olarak kullanılması konusunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olacak.

Sürücü belgesi geri alma işlemleri Kanun’da belirlenen görevliler tarafından yapılacak. Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak.

Geçici trafik belgesi ve geçici tescil plakasını usulsüz kullanan sürücülere, 46 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, trafik zabıtasınca geçici belge ve plakalar iptal edilerek, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 1 yıl içinde iki veya daha fazla bu madde hükmüne uymayan sürücülere her seferinde 140 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

TAKOGRAF, TAKSİMETRE VE HIZ SINIRLAYICILARA MÜDAHALE YASAKLANACAK

Cinslerine, özelliklerine ve kullanım amaçlarına göre, araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçlerin, yük taşımada kullanılan ve azami yüklü ağırlığı 3 bin 500 kilogramdan fazla olan motorlu taşıtlar ile Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu veya Karayolu Taşıma Kanunu kapsamındaki yolcu taşımacılığı faaliyetlerinde kullanılan ve sürücüsü dahil oturma yeri 17’den fazla olan motorlu taşıtlarda takograf, taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre, özellikleri, model yılları ve cinsleri yönetmelikte belirtilen araçlarda hız sınırlayıcı bulundurulması, kullanılır durumda olması ve kullanılması zorunlu olacak.

Bu kapsama giren ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki yıllarda üretilen taşıtlar ile gördükleri hizmet bakımından yönetmelikle muafiyet tanınan taşıtlarda takograf bulundurma ve kullanma zorunluluğu aranmayacak.

Taşıtlarda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenenler dışındaki takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcıları kullanılmayacak. Takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcılara müdahalede bulunarak yanlış veri üretecek duruma getirmek veya bu durumdaki cihazları kullanmak yasaklanacak.

Takograf bulundurulması zorunlu olan araçların sürücülerinin takograf sürücü kartı kullanmaması ya da kendisine ait bozuk veya geçersiz bir takograf sürücü kartını veya başka bir sürücüye ait takograf sürücü kartını takograf cihazına takarak araç kullanması yasak olacak.

Takograf sürücü kartı sahipleri kendilerine ait takograf sürücü kartını başkalarının kullanmaması için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Araç işleteni, sürücüsünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın belirtilen gereçler ile takograf, taksimetre ve hız sınırlayıcının bulundurulması, kullanılır durumda olması ve sürücünün belirtilen kurallara uyması hususlarında gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmak zorunda olacak.

TAKOGRAF KULLANMAYANLARA 75 BİN LİRA CEZA VERİLECEK

Araçlarda nitelik ve nicelikleri yönetmelikte belirtilen gereçleri bulundurmayan sürücülere 1000 lira, takograf ve hız sınırlayıcı bulundurmayan ve kullanmayanlara da 75’er bin lira idari para cezası verilecek.

Taksi hizmeti veren otomobillerde taksimetre bulundurmayan ve kullanmayan sürücüler 46 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

Trafik zabıtası, taşıtlara ait takograf kayıtlarını bu kayıtların aktarılacağı veri tabanı üzerinden de denetleyebilecek ve tespit edilen ihlaller hakkında idari para cezası uygulayabilecek.

Takograf bulundurulması ve kullanımı, cihaz ayarları ve kalibrasyonu ile kayıtların saklanmasına ilişkin ihlaller, takograf kayıtlarını saklama, taşıt kullanma, mola ve dinlenme süreleri, sürücülerin ve işletenlerin sorumlulukları, hangi ihlaller nedeniyle geçici olarak trafiğe çıkışına izin verileceği ve/veya trafikten men işlemi uygulanacağına ilişkin hususlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşleri alınarak, İçişleri Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.

Usul ve esasları yönetmelikte düzenlenen takograf kullanımına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 3 bin lira, cihaz ayarları ve kalibrasyonuna ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 10 bin lira, kayıtların saklanmasına ilişkin belirlenen hususlara uymayanlara 20 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle, araçlar üzerindeki teknik değişikliklere ve bunların bildirilmesine yönelik de düzenlemelere gidiliyor.

Buna göre, araçlar üzerinde mevzuata uygun şekilde yapılan her türlü değişikliğin işleten tarafından 30 gün içinde araç tescil belgesine veya kayıtlarına işletilmesi zorunlu olacak. Buna uymayanlara verilen idari para cezası 108 liradan 1000 liraya çıkarılacak.

Üzerinde mevzuata uygun olarak teknik değişiklik yapılan araçlar, değişikliğin mevzuata uygun olarak yapıldığı belgelenip bu durum ilgili tescil kuruluşunda araç tescil belgesine veya kayıtlarına işletilinceye kadar trafikten menedilecek.

Araç üzerinde ilgili mevzuata aykırı şekilde değişiklik yapılması yasak olacak. Mevzuata aykırı şekilde değişiklik yapılması halinde işletene 5 bin lira idari para cezası uygulanacak ve araç mevzuata uygun duruma getirilinceye kadar trafikten menedilecek.

Araçlardaki değişikliğin çevredekileri rahatsız edecek derecede gürültü çıkaracak özellikte olması durumunda aracı kullanan sürücüye ayrıca 16 bin lira idari para cezası uygulanacak. Bu kapsamda işlem yapılan araç 30 gün süreyle trafikten menedilecek ve men süresi sonunda araç mevzuata uygun duruma getirilmeden teslim edilmeyecek.

İlgili mevzuatı gereğince arkadan çarpmaya karşı koruma çerçevesi veya yan koruma çerçevesi veya devrilmeye karşı koruyucu yapı bulunması zorunlu olan araçlarda bu teçhizatın bulunmaması veya teknik şartlara uygun olmaması halinde işletene 16 bin lira idari para cezası verilecek, araç mevzuata uygun duruma getirilinceye kadar trafikten menedilecek.

ÖZEL YÜKLERİN TAŞINMASINA YÖNELİK DÜZENLEMELER

Ağırlık ve boyutları bakımından özelliği olan, başka ulaşım sistemleri ile taşınması olmayan ve taşıma sınırını aşıp da taşınması zorunlu olan yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlar için Karayolları Genel Müdürlüğünden izin alınması zorunlu olacak.

Özel yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlardan yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu kurum veya kuruluşça karayolu kullanım bedeli alınacak.

Karayolu kullanım bedeli, dingil başına tonaj miktarı, dingil sayısı, taşıma mesafesi ve karayolunun proje ömrünün azaltılmasına karşılık olan bedel dikkate alınarak her takvim yılı için Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenerek ilan edilecek.

Özel yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlara verilecek iznin usul ve esasları İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yönetmelikle belirlenecek.

Özel yüklerin taşınmasında trafik zabıtası desteğinin alınması halinde destek verilecek her gün için 16 bin lira hizmet bedeli alınacak ve bu bedel her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesi uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak. Bu hizmet bedeli genel bütçeye gelir kaydedilecek.

EHLİYETSİZ ARAÇ KULLANANLARA YÖNELİK CEZALAR

Sürücü belgesi sahibi olmadan motorlu araçları kullananlara 40 bin lira, mahkemelerce veya cumhuriyet savcılıklarınca ya da kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınmasına rağmen motorlu araçları kullananlara 200 bin lira idari para cezası verilecek.

Sürücü belgesi iptal edildiği halde motorlu araçları kullananlara da 200 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, motorlu araçların sürülmesine izin veren işleten de tescil plakası üzerinden 40 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

Kara yollarında aksine bir işaret bulunmadıkça motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki kamyon ve çekici gibi araçların şerit izlem kurallarına yönelik düzenleme yapılacak. Bu çerçevede, Motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçları kullanırken sürücüler aynı yönde gitmek zorunda olacak.

Sürücüler, iki şeridi bulunan yollarda geçme ve dönme dışında soldaki şeridi kullanamayacak, ikiden fazla şeridi bulunan yollarda geçme dışında sağdan ikinci şeridi kullanamayacak, ikiden fazla şeridi bulunan yollarda sola dönme dışında en sağdaki iki şerit dışındaki şerit veya şeritleri kullanamayacak.

Ayrıca sürücüler, yerleşim yeri içerisinde bölünmüş kara yollarında araçlarını ters istikamette süremeyecek.

Sürücüler, otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yollarında araçlarını ters istikamette süremeyecek.

Yaya yollarında araç sürülmeyecek, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtlar sürülmeyecek. Sürücüler, taşıt trafiğine kapalı veya belirli taşıtlar için ayrılmış yollarda izin verilenler dışındaki araçları süremeyecek.

Öte yandan sürücüler, araçlarını, kol veya grup halinde, konvoy şeklinde veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını kara yolu üzerinde durduramayacak.

SALDIRGAN SÜRÜCÜLERE CEZA GELİYOR

Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirenlere, otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yollarında araçlarını ters istikamette sürenlere, araçlarını konvoy şeklinde veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını kara yolu üzerinde durduranlar 90’ar bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Ayrıca bu sürücülerin sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek.

Araçlarını ters istikamette sürdüğü ya da trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip ettiği, saldırı amacıyla araçtan indiği gerekçesiyle sürücü belgeleri geri alınan sürücülerin, ehliyetleri psikoteknik değerlendirmeden geçirilmesinin ardından iade edilecek.

Kara yollarında trafiğin akışına yönelik kurallara uymadığı için sürücü belgeleri geri alınan sürücülerden, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek. Sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek.

Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için sürücü belgesinin iptal edildiği tarihten itibaren iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması, kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı zorunlu olacak.

KIRMIZI IŞIK İHLALİNİN TEKRARINDA CEZALAR KADEMELİ ARTIRILACAK

Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymayanlara 3 bin lira idari para cezası verilecek. Trafik ışıklarına uymayan sürücüler 5 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlar ile trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymayanlara 1000’er lira idari para cezası uygulanacak.

Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere bu ihlalin tekrarı hallerinde verilecek cezalar kademeli olarak artırılacak. Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde ikinci defa ihlal edilmesi halinde 10 bin lira, üçüncü defa ihlal edilmesi halinde 15 bin lira, dördüncü defa ihlal edilmesi halinde 20 bin lira, beşinci defa ihlal edilmesi halinde 30 bin lira, altıncı defa ihlal edilmesi halinde 80 bin lira idari para cezası verilecek.

Sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde polislerin uyarı ve işaretlerine rağmen “dur” ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek.

Kırmızı ışık ihlali yaparak trafik kazasına sebebiyet veren sürücülerin sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralını 3 defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 30 gün, 4 defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 60 gün, 5 defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 90 gün süreyle geri alınacak. Bu kapsamda geri alınan sürücü belgeleri geri alma süresi sonunda sürücünün psikoteknik değerlendirmeden geçirilerek sürücü belgesi almasına mani hali olmadığının anlaşılması şartıyla iade edilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde ışıklı trafik işaretlerinden kırmızı renkli olanına uyma kuralını 6 defa ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri iptal edilecek. Bu madde kapsamında sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, sürücü belgesinin iptal tarihinden itibaren en az 1 yıl geçmiş olması ve tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı zorunlu olacak.

UYUŞTURUCU KULLANDIĞI TESPİT EDİLEN SÜRÜCÜLERİN EHLİYETLERİ İPTAL EDİLECEK

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar veya test kitleri kullanılacak.

Yapılan tespit sonucunda, 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülere verilen idari para cezası 700 liradan 25 bin liraya yükseltilecek.

Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlara ihlalin ikinci defa gerçekleşmesi halinde uygulanan idari para cezası 877 liradan 50 bin liraya çıkarılacak. Bu sürücüler, ihlalin üç veya daha fazla tekrarı halinde ise 150 bin lira idari para cezasına çarptırılacak.

Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülere 150 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgesi iptal edilecek. Bu kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu hükümleri uygulanacak.

Sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için belgenin iptal edildiği tarihten itibaren en az 5 yıl geçmiş olması, Kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, sürücülerin psikoteknik değerlendirmeden geçmesi ve resmi sağlık kurumlarından sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösteren sağlık kurulu raporunun sürücü kursuna ibrazı zorunlu olacak.

Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığının ya da alkolün kandaki miktarının kolluk tarafından tespit edilmesi için ölçüm yaptırmayan sürücülere 150 bin lira idari cezası verilecek ve sürücü belgesi 5 yıl süreyle geri alınacak.

Geçici olarak geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için ilgili kişi hakkında kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru 5 yıl içinde toplamda 3 defa alkollü veya uyuşturucu madde etkisiyle yük ve yolcu taşımacılığı yapan araçları kullananların ehliyetleri iptal edilecek. Sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek.

Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için belgenin iptal edildiği tarihten itibaren iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması, kanun kapsamında verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması, sürücülerin psikoteknik değerlendirmeden geçmesi ve resmi sağlık kurumlarından sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösteren sağlık kurulu raporunun sürücü kursuna ibrazı zorunlu olacak.

Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 30, 56-65 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 60, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin ise her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan taşıt kullanma sürelerine uyma zorunluluğuna yönelik hükümde değişikliğe gidiliyor.

Buna göre, takograf cihazı bulundurulması ve kullanılması zorunlu olan taşıtlar, taşıt kullanma sürelerine aykırı olarak kullanılamayacak ve kullandırılamayacak. İşleten, sürücünün kendisi olup olmadığına bakılmaksızın aracın söz konusu düzenlemede belirtilen hükümlere aykırı olarak kullanılmaması hususunda gerekli tedbirleri almak ve denetimini yapmakla yükümlü olacak.

Bu taşıtları kullanacakların taşıt kullanma, mola ve dinlenme süreleri ile taşıtta birden fazla sürücü görevlendirilmesi gereken haller, sürücülerin taşıtta bulunmaları gereken zaman aralığı, işletenlerin sorumlulukları ile denetimlerde uygulanacak usul ve esaslar yönetmelikte belirlenecek.

Sürücüye, belirtilen günlük sürekli taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 1000 lira, bu sürenin bir saatten fazla aşılması halinde 3 bin lira, günlük toplam taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 3 bin lira, bir saatten 3 saate kadar aşılması halinde 5 bin lira, 3 saat ve daha fazla süreyle aşılması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Sürücüye, haftalık veya birleşik iki haftalık taşıt kullanma süresinin 4 saate kadar aşılması halinde 10 bin lira, 4 saatten 15 saate kadar aşılması halinde 15 bin lira, 15 saat ve daha fazla aşılması halinde 20 bin lira, günlük dinlenme sürelerinin ihlal edilmesi halinde 3 bin lira, haftalık dinlenme sürelerinin ihlal edilmesi halinde ise 5 bin lira idari para cezası kesilecek.

Sürücünün aynı zamanda işleten olması durumunda idari para cezaları iki kat olarak uygulanacak. Sürücünün aynı zamanda işleten olmaması durumunda ise sorumluluklarını yerine getirmeyen işletene de idari para cezaları tescil plakası üzerinden iki kat olarak uygulanacak. Araç kullanmak üzere birden fazla sürücünün görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hallerde araçta bulunması gereken sürücülere ilişkin ilgili hususlara uymayan işletene 10 bin lira idari para cezası kesilecek.

HIZ SINIRI DÜZENLEMESİ

Teklifle, Karayolları Trafik Kanunu’nun hız sınırlarına uyma zorunluluğuna yönelik hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, sürücüler, aksine bir karar alınıp işaretlenmemişse yönetmelikte belirtilen hız sınırlarını aşmayacak.

Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını, yerleşim yeri içinde, 6-10 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 11-15 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 26-35 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 36-45 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 46-55 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 56-65 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 66 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası verilecek.

Söz konusu hız sınırlarını, yerleşim yeri dışında 11-15 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 26-30 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 31-40 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 41-50 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 51-60 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 61-70 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 71 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası uygulanacak.

Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 30 gün, 56-65 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 60 gün, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.

Yerleşim yeri dışında hız sınırını, 51-60 kilometre/saatle aşanların her seferinde 30 gün, 61-70 kilometre/saatle aşanların her seferinde 60 gün, 71 kilometre/saatten fazla aşanların her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.

Geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şart olacak. Ayrıca son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru bir yıl içerisinde 5’inci kez geri alınan sürücü belgeleri, geri alma süresi sonunda sürücünün psikoteknik değerlendirmeden ve psikiyatri uzmanının muayenesinden geçirilerek sürücü belgesi almasına mani hali olmadığının anlaşılması şartıyla iade edilecek.

Hız sınırlarının aşılıp aşılmadığını tespit etmekte kullanılan cihazların yerini tespit veya sürücüyü ikaz eden her türlü cihazın imalatı, ithali ve araçlarda bulundurulması yasak olacak. Bu cihazları imal ve ithal edenlere fiil başka bir suç oluştursa bile ayrıca 370 bin lira, cihazları araçlarında bulunduran işletene ise 185 bin lira idari para cezası uygulanacak. Ayrıca bu cihazlara mülki amir tarafından el konulacak ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek. Söz konusu hüküm 31 Aralık 2025’te yürürlüğe girecek.

GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜNE SAHİP ARAÇLAR

Teklifle, hükümlü veya sanığı takip eden veya emniyet ve asayişi korumak için acele olay yerine giden zabıta araçlarına, bir trafik suçu işleyerek kaçan aracı takip eden veya trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacıyla olay veya kaza yerine gitmekte olan görevlilere ait araçlara, afet ve acil durum hallerinde afet ve acil durum hizmetlerinde görevli bulunan araçlara, devletin yasama, yürütme ve yargı organlarının üst makamlarına ait araçlara, görev ve hizmet gerekleri veya güvenlik nedenleriyle geçiş üstünlüğüne sahip olduğu yönetmelikte belirlenen araçlara geçiş hakkı vermeyen sürücülere 15 bin lira idari para cezası verilecek.

Cankurtaran araçları, yaralı veya acil hasta taşıyan araçlar ile itfaiye ve orman yangınlarıyla mücadele eden araçlara, duyulur veya görülür işaretini alınca bu araçların kolayca ilerlemelerini sağlamak için taşıt yolu üzerinde yer açmayan ve gerekiyorsa durmayan sürücülere, 46 bin lira idari para cezası verilecek, sürücü belgeleri 30 gün süreyle geri alınacak ve araç 30 gün süreyle trafikten men edilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde bu hüküm kapsamında sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek. Sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek.

Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için sürücü belgesinin iptal edildiği tarihten itibaren iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması, verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması ve tabi tutulacakları psikoteknik değerlendirme sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı zorunlu olacak.

Araçlarda kış lastiği kullanımı, illerin hava ve iklim şartları ile araç cinslerine göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yılın belirli dönemi için zorunlu tutulacak.

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle, Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan “Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama” hükmünde değişikliğe gidiliyor.

Bu kapsamda araçlar arasındaki mesafe kuralına uymayan sürücüler 5 bin lira; hükmün diğer kurallarına uymayan sürücüler ise 1000 lira idari para cezasıyla cezalandırılacak.

Kavşaklarda geçiş hakkına yönelik hüküm kapsamında düzenlemelere uymayan sürücülere 1000 liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

Yüklü ve yüksüz araçlarda ağırlık ve boyutları bakımından taşınması özel izne bağlı olan yük, izin alınmadan ya da izin belgesinde belirtilen şartlar sağlanmadan yüklenemeyecek, taşınamayacak ve taşıttırılamayacak. Yükün uygun bağlama ve sabitleme yapılmayarak kara yoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak, devrilecek veya aracın dengesini bozacak şekilde yüklenmesi yasak olacak. Ağırlık ve boyutları bakımından kara yolunda sürülmesi özel izne bağlı olan araçlar, izin alınmadan ya da izin belgesinde belirtilen şartlar sağlanmadan kara yoluna çıkarılamayacak.

Araçların yüklenmesinde yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak taşıma sınırı üstünde yolcu alınması halinde 1000 lira, kara yolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli olabilecek tarzda yüklemesi; yükün kara yoluna değecek, düşecek, dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde yüklenmesi; yükün her çeşit yolda ve yolun her eğiminde dengeyi bozacak, yoldaki bir şeye takılacak ve sivri çıkıntılar hasıl edecek şekilde yüklenmesi, sürücünün görüşüne engel olacak, aracın sürme güvenliğini bozacak ve tescil plakaları, ayırım işaretleri, dur ve dönüş ışıkları ile yansıtıcıları örtecek şekilde yüklenmesi, çeken ve çekilen araçlarla ilgili şartlar ve tedbirler yerine getirilmeden araçların çekilmesi halinde 3 bin lira idari para cezası uygulanacak. Tehlikeli madde taşımacılığında kullanılan araçlar ile konteyner taşıyan araçlar tarafından ihlali halinde idari para cezası 20 bin lira olarak uygulanacak.

Tehlikeli ve zararlı maddeleri gerekli izin ve tedbirler almadan taşıyanlara 20 bin lira; taşınması özel izne bağlı olan eşyayı izin almadan yükleyen, taşıyan ve taşıttırana 60 bin lira, gabari dışı yük yükleyen ve taşınan yük üzerine veya araç dışına yolcu bindirenlere 20 bin lira idari para cezası verilecek.

Azami yüklü ağırlığın veya izin verilen azami yüklü ağırlığın yüzde 10 fazlasına kadar yüklemelerde 10 bin, yüzde 15 fazlasına kadar yüklemelerde 20 bin, yüzde 20 fazlasına kadar yüklemelerde 30 bin, yüzde 25 fazlasına kadar yüklemelerde 40 bin, yüzde 25’ten fazla yüklemelerde 60 bin lira işleten ve gönderene ayrı ayrı idari para cezası uygulanacak.

Ağırlık ve boyut denetimlerinin yapıldığı kontrol mahallerinde işaretlere uymadan veya işaret, ışık, ses veya görevlilerin “dur” ikazına rağmen tartı, ölçü veya belge kontrolüne girmeden seyrine devam eden araçlara tescil plakalarına göre, yetkililerce yapılacak ağırlık ve boyut denetimlerini engelleyen araçların sürücüsüne veya işletenine 60 bin lira idari para cezası kesilecek.

Milletlerarası taşımalarda yabancı plakalı araçlar, idari para cezaları tahsil olunmadan ülkeyi terk edemeyecek.

KIŞ LASTİĞİ

Araçlarda kış lastiği kullanımı, illerin hava ve iklim şartları ile araç cinslerine göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca yılın belirli dönemi için zorunlu tutulacak. Bakanlık, bu yetkisini valiliklere devredebilecek.

Araçları denetlemeye, Bakanlığın yetkilendirdiği Bakanlık personeli ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim birimleri yetkili olacak. Yükümlülüğe uymayan aracın işletenine, belirtilen görevlilerce 6 bin lira idari para cezası uygulanacak ve bu araçların lastiklerini uygun hale getirebilecekleri en yakın yerleşim birimine kadar gitmelerine denetimle görevli olanlar tarafından izin verilecek. İdari para cezasının tutarını azaltmaya ve iki katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

“DRİFT ATAN” SÜRÜCÜLERE YÖNELİK CEZALAR

Teklife göre, motorlu bisiklet ve motosiklet cinsi araçların izin alınarak yapılan gösteriler dışında tek tekerlek üzerinde, sele üzerine yatarak, sele üzerinde ayağa kalkarak, kendi etrafında döndürülerek, tekerleği kaydırılarak, sürüş güvenliğini olumsuz yönde etkileyecek benzeri akrobatik hareketler yapılarak sürülmesi yasak olacak. Bu hükme uymayan sürücülere 46 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Geri alınan sürücü belgeleri, süre sonunda sürücünün psikoteknik değerlendirmeden geçirilerek sürücü belgesi almasına engel hali olmadığının anlaşılması ve idari para cezasının tümünün tahsil edilmiş olması şartıyla iade edilecek.

Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek. Sürücü belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekecek.

Sürücü arkasında ayrı oturma yeri olan bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosikletlerle tescil kayıtlarında belirtilen kişiden fazlası taşınamayacak. Bütün sorumluluk ve giderler, araç sürücüsüne ait olmak üzere fazla yolcular en yakın yerleşim biriminde indirilecek.

Herhangi bir zorunluluk olmaksızın kara yollarında dönüş kuralları dışında bilerek ve isteyerek el freninin çekilmesi veya başka yöntemlerle aracın ani olarak yönünü değiştiren veya kendi etrafında döndürenlere 140 bin lira idari para cezası uygulanacak.

İzin alınmadan yapılan yarış ve koşuları düzenleyen ilgililer hakkında 16 bin lira idari para cezası uygulanacak. Yarış yapan motorlu araç sürücülerine 46 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgeleri 2 yıl süreyle geri alınacak; söz konusu araçlar 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde bu hüküm kapsamında sürücü belgesi iki defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek.

ARAÇLARDA CİHAZ VE CEP TELEFONU KULLANIMINA YÖNELİK DÜZENLEMELER

Zorunluluk olmadığı hallerde geçiş üstünlüğü hakkını kullanan sürücülere 46 bin lira idari para cezası kesilecek.

Araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarını, şartlara uygun, kamunun rahat ve huzurunu bozmayacak şekilde kullanmayanlara 3 bin lira idari para cezası uygulanacak. Araçlarda belirtilen şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan görüntü cihazları bulunduran ve kullananlara ise 21 bin lira idari para cezası verilecek ve bu araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek.

Seyir halinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası kesilecek. Son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde bu kuralın ikinci defa ihlal edilmesi halinde sürücülere 10 bin lira, bir yıl içinde bu kuralın 3 veya daha fazla ihlal edilmesi halinde sürücülere her seferinde 20 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgeleri her seferinde 30 gün süreyle geri alınacak.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Public Opinion – YAVUZ DONAT

Published

on


Vegetables, fruits… Cheese, olives… Shoes, bags… Home textiles… T-shirts, shirts, towels, sheets… Whatever comes to your mind.
Laleli District Market… It’s quite crowded.
– Hey market tradesmen… Your fellow countryman Özgür Özel left CHP… He founded a party… New Party… What do you say?

Cenk Gülçimen… He sells peaches and lemons… He said:
– A good opposition is always needed.
A customer… A retired teacher… He said, “That’s right.”
– It will not constantly fight and insult… It will call what is right right, it will criticize what is wrong… It will tell the truth… An opposition that will give confidence is truly Türkiye’s most important need.

***

HERE IS THE OPPOSITION

When I listened to the marketer Cenk Gülçimen and the customer, the retired teacher… I said, “The late Professor Turan Güneş also said that.”
The friends next to me… Ertuğrul Aytaç… Tarkan Kayhan… And the marketers… Those who came to shop… They asked:

– What did Turan Güneş say?
Legendary Minister of Foreign Affairs… Turan Güneş, a politician and statesman who was on duty during the 1974 Cyprus Peace Operation, said:
“In our country, opposition is divided into two as constructive and destructive… The opposition that says everything is right is constructive… The opposition that says everything is wrong is destructive.”

“He was right,” said someone in the crowd. The other said, “Where did he say it?” he asked. I explained… Prof. Güneş’s book… Analysis of Turkish Democracy.
Turan Güneş’s words are written in this book. This time everyone started asking me for this book… Maybe 10 people.
“Look at the bookstores,” I said:
– If you can’t find it, call Professor Hurşit Güneş… Have him send you his father’s book if he has extra.

***

NOTES FROM THE MARKET

Keep wandering… The market is clean… Prices are cheaper than Istanbul… Bodrum.
– Hey market tradesmen… More… What else do you say?

A bunch of the answers we received:

Mr. Özgür did the right thing by establishing a new party… Congratulations.

Its name is the New Party, but… Those with it are old… Some of them have been members of parliament for three or five terms.

If I were Özgür Özel, I would not establish the party with 90 MPs… Tomorrow, they will all want to be MPs.

Özgür Bey is loyal… That’s why he took 90 MPs with him.

***

CHAT WITH ÖZGÜR ÖZEL

It’s around 11:00… Continue chatting with the marketers.
And the phone… In front of us is Özgür Özel.

– Mr. Özgür… I’m in Manisa… I’m at the neighborhood market… With your permission, I’ll turn up the phone… Hear what the market vendors say.
Özgür Özel, “Hello friends, how are you?” he said.
Marketers… Some thanked… Some wished success… Meanwhile… Customers in the market also joined the conversation. Özgür Özel and the people in the market liked the phone call.

***

ENGINEER SAID…

After the phone was hung up… An engineer… He came to market with his wife… He said:
– I wish you hadn’t hung up the phone… I was going to say a few words to Mr. Özgür.
– What were you going to say?
– I was going to say the following… Don’t speak for those who remain in the CHP… Don’t say hurtful words… Don’t insult… Conditions may change tomorrow… You may need to see them face to face again.
The engineer’s words… found a response in the crowd.
Ertuğrul Aytaç handed over a pen and paper:
– Write these down too… Write them in the newspaper… True words.

***

COMMON SENSE

Interestingly… We heard similar words from the engineer from Manisa from CHP Istanbul Deputy Oğuz Kaan Salicı a few days ago:

What happened went beyond division… The pomegranate peel cracked.

While some of the social media are shouting cheerful slogans, we are heartbroken.

The MPs who left are sad, and so are those who remain.

Let’s not break each other’s hearts.

Yesterday we were seeing each other face to face… We will greet each other again tomorrow.

***

WRITING IS A MUST

There are also retirees in the market.
No… We are not talking about retirees who come to market. Retired marketers… BAĞ-KUR retirees… SGK retirees… Civil servant retirees… EYT retirees.
I congratulated… There is no shame in marketing… They do it well… It’s their bread and butter. But I also have to write this… Retirees are in trouble… I listened to retirees in Manisa the other day… They are in trouble.

***

NEW PARTY’S ‘LUGGAGE’ PROBLEM

Market shopkeeper… He refers to Özgür Özel as “Brother”… He says his name but does not want it to be written:
– Abi Özgür would have done better if he had not taken some MPs with him when establishing the New Party.
– For example, who?
– They have heavy baggage… When the election comes up tomorrow, they will all be a burden on Özgür Abi… Is the Chairman obliged to carry these on his back?
– Who?
The marketer starts laughing… And other marketers. Just marketers? Both the friends we went to the market with… And the customers.

***

‘GAS’ CASE

It’s past 12:00… And our phone is ringing.
The caller is İbrahim Onaylı… Kebab shop.
“I’m waiting” he says:
– Manisa kebab is ready… And your dessert… Also, there are customers who want to talk to you.
– Thank you, İbrahim… All of them are prohibited… We will stop by to drink tea another time.
Marketers… They are glad we didn’t go to dinner. But… They don’t want us to go hungry either. Some want to offer peaches… Some want to offer cherries.
And… The conversation goes on and on. This time the speaker is a businessman… His business is olives and olive oil:
– Mr. Özgür should not listen to the words of the trolls… He should not get angry… He should not act with someone else’s mind.

***

TOMORROW… ‘LIKE A MOVIE’

Party provincial-district chairmanship… It’s me… No, it’s me… Get out… I won’t go out… You will… I’m not going out, the police will take it out.
The problem experienced in many provinces of Türkiye… It’s like a movie… There is both fighting and laughter.
We will tell you tomorrow…



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

AK Party Eskişehir Provincial Minister Gürhan Albayrak: We will not let Eskişehir residents lose their rights! Public receivables of 550 thousand liras must be accounted for

Published

on


AK Party Eskişehir Provincial Chairman Gürhan Albayrak made remarkable statements about the three political programs held at the Atatürk Culture Art and Congress Center (AKM) belonging to Eskişehir Metropolitan Municipality, during the term of former CHP Eskişehir Provincial Chairman Talat Yalaz. Albayrak stated that the CHP Provincial Congress held on October 19, 2025, the program held on March 8, 2026 with the participation of CHP Chairman Özgür Özel, and the local organization of the group meeting held in the past weeks were carried out by the then CHP Provincial Chairman Talat Yalaz and his team.

NO PRICE HAS BEEN PAID

Reminding that according to the fee tariffs published by Eskişehir Metropolitan Municipality, AKM’s rental fee for 2025 is 150 thousand TL and the rental fee for 2026 is 200 thousand TL per program, Albayrak stated that a total of 550 thousand TL rental fee should be collected for the three programs in question. Albayrak claimed that, according to the information they obtained, none of these fees were paid, and also said that there were claims that there was no previously prepared request letter, contract or protocol regarding the allocation of the halls.

IF PAYMENT HAS BEEN MADE, SHARE THE DOCUMENTS

Albayrak called on both Talat Yalaz and Eskişehir Metropolitan Municipality Mayor Ayşe Ünlüce on the issue and asked the following questions: “Who applied to the Metropolitan Municipality for these three programs? Have the rental fees of the halls been paid? If so, will the invoices and payment receipts be shared with the public?” Addressing the municipal administration, Albayrak said, “With what written request, decision and legal basis was the AKM allocated? Has a total of 550 thousand TL been accrued and collected? If not, why was this fee not collected? Who gave the instruction for free use?” he said.

ESKİŞEHİR PEOPLE’S RIGHTS WILL NOT BE Abolished

Arguing that Talat Yalaz’s expulsion from CHP or turning to a new political formation will not eliminate his financial and political responsibility for the programs carried out in the past, Albayrak said, “Parties may change, signs may change; the rights of Eskişehir residents will not be eliminated.” he said.

WE WILL BRING THE ISSUE TO THE ASSEMBLY AGENDA

In his statement, Albayrak also stated that they will bring the issue to the agenda of Eskişehir Metropolitan Municipality Council and stated that they will demand official and written answers to all questions. Gürhan Albayrak said, “Our expectation is clear. If payment has been made, disclose the documents to the public. If not, hold the people of Eskişehir accountable for why the public receivable of 550 thousand liras has not been collected.” He completed his statement by saying.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

The Iraqi Minister first insisted and then signed! Who did the Development Road Project disturb? Here’s what’s behind the scenes

Published

on


After President Recep Tayyip Erdoğan and Iraqi Prime Minister Ali al-Zaydi had a one-on-one meeting at the Presidential Complex and chaired the meeting between delegations, agreements were signed between the two countries.

“Education and Academic Cooperation Memorandum of Understanding” was signed by Police Academy President Murat Balcı and Iraqi Prime Minister and Armed Forces Commander’s Private Secretary General Abdulemir Shammari. The “Memorandum of Understanding in the Fields of Youth and Sports” was signed by Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak and Iraqi Minister of Foreign Affairs Fuad Hüseyin. The “Memorandum of Understanding on Cooperation in the Field of Industrial Property” was signed by the Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır and the Iraqi Minister of Finance Falih Sari. The “Memorandum of Understanding on Railway and Road Transport through the Fishhabur-Ovaköy Border Gate” and the “Framework Memorandum of Understanding on the Development of Transportation Infrastructure within the Republic of Iraq in Exchange for Natural Resources” were also signed by Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed.

The agreement ceremony was marked by Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed’s insistence on signing the Memorandum of Understanding regarding the Development Road Project. Following the intervention and instruction of Iraqi Prime Minister Ali Zaydi, the relevant agreements were signed.

(Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed signing the agreement)

It was noteworthy that President Recep Tayyip Erdoğan also warned about what happened during the signing ceremony and asked for additional information from the Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan.

After the images attracted the attention of the world media; SETA Foreign Policy Researcher Can Acun gave striking answers to Sabah.com.tr’s questions about the Development Path Project, the changing balances in the Middle East and President Erdoğan’s determined diplomatic moves.

SETA Foreign Policy Researcher Can Acun

WHAT LIES BEHIND THE SCENES?

Can Acun emphasized the importance of the Development Road Project in terms of the national security and commercial interests of both Iraq and Türkiye. He pointed out that the project is at a critical angle for the continuity of global logistics lines. Can Acun said, “A while ago, I carried out various field studies in Iraq in the context of the Development Road Project. I had the chance to meet with many main actors there. I also met with the officials of the Bedir organization and political structure, to which the Minister of Transport is affiliated. All of them stated that they definitely supported the project in these meetings and that it was seriously important for the future of Iraq.” he said.

Can Acun said, “There is a new government in Iraq, a new Prime Minister, a cabinet formed by him and a certain struggle within the framework of internal political balances.” he said.

Stating that highways, train lines, various industrial zones and new agricultural areas will be created with the Development Road Project, Can Acun said, “We see that it is a project exceeding 20 billion dollars.” he said.

Drawing attention to the closure of the Strait of Hormuz and the events in Babülmendep, Can Acun said, “In this sense, we can talk about an equation in which the Development Road Project has become much more important. Apart from the highway and train line, it is also very possible to transport oil here.” he used his words.

THE AXIS OF THE DISCUSSIONS IN IRAQ

Emphasizing the size of the economic volume that will be created with the Development Road Project, Acun pointed to Iraq’s internal balance. He stated that there are discussions between different political groups in the country on many issues, from how the process will work to the routes to be used, whether Hashd al-Shaabi elements will play a role in security or not, to the sharing of the financial share and revenue that will arise.

Can Acun said, “This signature issue in Türkiye should be evaluated in this context. We should not read it as a party against the project, but on the contrary, we can read it as a manifestation of Iraq’s internal balances in the context of sharing the new wealth that may occur here.” He included his statements.

HOW DOES IRAN APPROACH THE PROJECT?

While many evaluations were made on social media about its closeness to Iran after Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed resisted signing, Can Acun touched on Tehran’s approach. Acun noted that Iran has an ambivalent position. Can Acun said, “Although Iran seems to support the project from the outside, it may have an impact in terms of breaking the blockade it has currently created in the context of the Strait of Hormuz. It can also be seen as a project that can reduce Iran’s strategic importance in the connectivity corridors. In this context, it may try to use various influence forces within Iraq. However, almost all the actors within Iraq, that is, even the groups working closely with Iran, have to officially support the project. Because I think this project is really critical for the future of Iraq.”

The multilateral diplomacy traffic that President Recep Tayyip Erdoğan has recently established with Iraq, Gulf countries (UAE, Qatar) and regional actors plays an important role in creating both peace and economic prosperity in the Middle East. While Türkiye’s role in the international arena becomes stronger day by day, the Development Path Project will make a significant contribution to these steps.

Can Acun opened a separate parenthesis to the developments in the Middle East and said, “There is currently chaos in the Middle East in the context of the aggressive policies of the United States and Israel. We see that Iran has responded to this and closed the Strait of Hormuz, which is the biggest trump card it has, and the conflicts have even deepened, and in the context of Yemen, the Houthis have started to cut off the Bab al-Mandeb, and ships belonging to various countries, especially Saudi Arabia, have begun to blockade.” he said.

“THE ALTERNATIVES PUT OUT BY Türkiye ARE CRITICALLY IMPORTANT”

Noting that America’s blockade against Tehran has created a very serious global energy crisis in the region and the world, Can Acun said, “We see that 20% of the world’s oil and petrochemical industry is produced in the region and exported to the world through these straits. But now there is a serious interruption and there is uncertainty about the future. Therefore, I think the new global logistics lines put forward by Türkiye and new alternatives in terms of new energy supply security are of critical importance for the world and the region.” he said.

President Erdoğan emphasized the Development Road Project at the joint press conference with Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi:

The war environment drives us to deepen our cooperation not only in defense but also in the fields of energy and transportation. The Development Road Project has become more important than ever in the face of current developments.

Can Acun noted that President Recep Tayyip Erdoğan demonstrated the geographical and strategic importance of Türkiye with the diplomatic steps he took. Acun said that Türkiye has emerged as a country that can protect these lines with both its political will and military deterrent power.

Can Acun said:

Zangezur Corridor seriously manifests itself as the Middle Corridor. At the same time, Türkiye attaches strategic value, attaches importance and seriously supports the Development Road Project. However, there are alternative corridors. The Hejaz Line from Saudi Arabia to Türkiye again passing through Syria; Again, transportation of oil and energy resources in Kirkuk to the world via Türkiye and Ceyhan; In fact, Türkiye has serious proposals and efforts to open the oil produced on a scale that can include Kuwait in the Persian Gulf with the Development Path to the world from here via the Iraq-Türkiye line.

PRESIDENT ERDOĞAN’S REGIONAL ADOPTION POLICY…

Now we see that the world attaches great importance to this. Because the current situation does not seem sustainable in any way. There is an outage that could cause a global energy crisis. Therefore, the security of the region and these straits and the possibility of supply shortages for the future will always be on the table, and investment in alternative corridors will increase. In this sense, I think the strong political will and strong military deterrent power of Türkiye, which President Erdoğan has included with his regional ownership policy, will enable alternative corridors to be implemented in this sense.

1 million barrels of oil per day will flow to Türkiye

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Tekin evaluated the international reflections of Türkiye’s new practices in education

Published

on


The new curriculum, digitalization steps and the rise in international student success research that the Ministry of National Education has implemented in education in recent years are reflected in the reports of international organizations and attract the attention of education circles. Türkiye’s rising graph, revealed by the new curriculum within the scope of the Turkey Century Education Model, the steps taken in the field of digitalization, and research such as the Program for International Student Assessment (PISA) and the International Mathematics and Science Trends Survey (TIMSS) conducted by the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD), are among the headlines that attract attention in the international arena. The Turkey Century Education Model, which emerged as the product of a ten-year long-term study by the Ministry and started to be gradually implemented in the 2024-2025 academic year, centers on skill-based learning, values ​​education and the holistic development of students as well as knowledge transfer. In various international meetings and diplomatic contacts between countries, Türkiye’s new curriculum approach is followed by many countries, especially OECD member countries, and evaluations are made that the skill-oriented structure of the model is compatible with global education trends.

At the G20 Education Ministers Meeting held in the Republic of South Africa in November last year, the Ministry of National Education’s breakthroughs and outstanding practices in the field of education were cited as an example to the world by UNICEF. UNICEF Global Education and Adolescent Development Director Pia Britto stated that the “value and skill-based” Türkiye Century Education Model has been appreciated internationally. Pointing out that face-to-face training for teachers to prepare for the new curriculum stands out as exemplary practices, Britto stated that Türkiye is among the countries that successfully implement national standards in early childhood education with its centralized education system. In the news made by an agency from Azerbaijan, it was stated that the Turkish Century Education Model deals with value education, character development and national spiritual identity together with academic development, thus Türkiye has achieved a comprehensive transformation not only in infrastructure but also with an education model that overlaps with its own values.

“WE EXPECT Türkiye’S SUPPORT ON THE USE OF TECHNOLOGY IN THE FIELD OF EDUCATION”

While positive opinions about Türkiye’s progress in the field of digitalization in education were included in some reports, it was stated that Türkiye’s experiences in this regard were appreciated in the meetings held at the ministerial level. While the United Nations Development Program (UNDP) reports draw attention to Türkiye’s global leadership in educational technologies, the report emphasizes that Turkey is the only country in the world with interactive whiteboards and internet infrastructure in almost all of its classrooms. In her meeting with Minister of National Education Yusuf Tekin, Kyrgyzstan Minister of Education Dogdurkul Kendirbaeva stated that they watched Türkiye’s use of artificial intelligence and technology in education with appreciation and said, “We expect Türkiye’s support in the use of technology in the field of education.” he said. Former Head of the European Union Delegation to Türkiye, Ambassador Thomas Ossowski, also stated that they are proud of the successful projects carried out with the Ministry of Education and that Türkiye can be a role model for other countries in many areas, especially digitalization in education. In the “Education at a Glance 2025 Report” published by the OECD and presenting comparative data on education systems, it was emphasized that Türkiye showed a strong increase in education. The report revealed that Türkiye stands out among OECD countries in increasing inclusiveness in education and bringing the young population into education.

“NOT BECAUSE THEY FOUND A MAGIC WAND, BUT BECAUSE THEY BUILT CONSISTENT SYSTEMS”

Türkiye’s ranking in the latest application of TIMSS, conducted by OECD as well as PISA, attracted the attention of representatives of many countries and institutions. The Japanese education delegation visited the Ministry and examined Türkiye’s rising success in PISA research and its practices in the field of measurement and evaluation. In his meeting with Minister Tekin, OECD Secretary General Mathias Cormann stated that Türkiye is one of the few countries showing a trend in the right direction in the last 10 years of PISA results. OECD Director of Education Andreas Schleicher pointed out that Türkiye’s moves in the field of education show that it can turn things around in crises, and said, “Not because they found a magic wand, but because they built consistent systems, mobilized local resources to make education sustainable, and invested in workforce policies where better skills translate into better jobs and better lives…” UNESCO Deputy Director-General for Education and former Italian Minister of Education Stefania Giannini also emphasized that Turkey is one of the bright examples of countries that come from different perspectives and challenges, produce solutions and make progress.

STUDENTS WERE MONITORED WITH THE MONUMENT RESEARCH IN THE YEARS WHEN PISA AND TIMSS WERE NOT APPLIED

Minister of National Education Tekin made statements about the practices implemented by Türkiye in education and their reflections in the international arena. Tekin explained that they have improved the education and training system since the 2010s, both with the monitoring and evaluation units they established within the Ministry and in terms of international indicators. Stating that they have established a system within the Ministry that analyzes, monitors, evaluates and reports physical infrastructure, academic success and human resources practices through artificial intelligence, Tekin said, “Where, which of our schools needs what, all our general manager friends and friends in relevant units can see it electronically. This is about physical infrastructure and technological infrastructure.” made his assessment. Reminding that they started the Monitoring and Evaluation of Academic Skills (ABIDE) research, which is one of the national monitoring research of the Ministry, regarding their academic achievements, Tekin stated that they monitored the academic achievements of students by conducting this research in the years when PISA and TIMSS were not implemented.

Reminding that organizations such as OECD and UNESCO publish reports on education and training processes at routine intervals, Tekin said, “These organizations publish reports with names such as ‘Education Outlook’ and implement cycles to monitor academic skills, as in the PISA and TIMSS examples. In these two evaluations, we were determining and implementing our policies based on both internal and external evaluations.” shared his knowledge.

“THE POINT WE HAVE REACHED IN TERMS OF INDICATORS IS IMPORTANT”

Tekin said, “Especially during the July 15 period, with the tutelage structures and practices over the Ministry blocked, Türkiye’s achievements in international reports began to gain upward momentum.” he said. Referring to the international reports published on education in Türkiye, Tekin continued his words as follows: “It is clearly stated that Türkiye exceeds the international averages in issues such as the schooling rate, the number of students per classroom, the number of students per teacher, the use of technology in education. This is important for us and we continue to take steps to ensure its continuation and not fall behind in this sense. This will continue as education and training has been given first priority in all our budgets since the date our President became prime minister. Therefore, physical and technological infrastructure and similar financial resources.” “The problems related to these issues have been largely solved. I say largely because we live in an earthquake zone. Such needs will arise as earthquake strengthening, earthquake controls and analyzes are carried out. We have schools that have completed their economic life, the process of demolishing and rebuilding them will continue, but the point we have reached in terms of indicators is important.”

“WHEN OUR CURRICULUM BECAME SKILL-FOCUSED, THESE ACHIEVEMENTS STARTED TO INCREASE”

Minister Tekin told them in international environments in 2013-2014, “Since your programs are still focused on providing information to children, there is no possibility of your children being successful in international exams.” He reminded me that it was said. Stating that when they wanted to make a skill-oriented program, they encountered obstacles from the tutelage forces whose interests were harmed, Tekin said, “When those structures were closed and our education programs and curriculum became skill-oriented, these successes began to increase.” expressed his opinion. Türkiye Century Education Model regarding Türkiye’s education system: “You do not have a skill-oriented structure.” Emphasizing that they prepared it to eliminate criticism, Tekin said that the new curriculum was prepared by taking the opinions of international structures, teachers and academics.

Reminding that the 59th PISA Board of Directors Meeting was held in Türkiye in May last year, Tekin continued his words as follows: “After the presentation we made to them there, it was decided that these program changes should be translated into different languages ​​and explained to different countries. Delegations from many countries started to be requested from us to explain these, and our friends are telling this. This has started to be reflected in the scores.” Tekin stated that Türkiye achieved great success in terms of international indicators in the recently announced TIMSS scores and emphasized that it ranked 4th in 4th grade science, 7th in 8th grade science, 8th in 4th grade mathematics and 10th among OECD countries in 8th grade mathematics.

“WE WANT OUR CHILDREN TO BE STRONG WHILE COMPETING IN THE INTERNATIONAL ARENA”

Reminding that PISA 2025 results will be announced in Bratislava, the capital of Slovakia, on September 8, Tekin stated that OECD has high expectations from Türkiye. Minister Tekin said, “We want our children to be strong while competing in the international arena, but on the other hand, we do not want them to move away from the values ​​that make us who we are. Therefore, we look at the issue in this way. While talking to the officials of other countries, we share that these should be included in education programs in order for that country’s own future to be embraced by its children, for children to internalize world peace, and for ending human rights violations and wars in the world.” he said.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Clear statement from the Ministry of Foreign Affairs: We confirm our full support to the Turkish Cypriot people.

Published

on


In his statement on his social media account, Ministry of Foreign Affairs Spokesperson Öncü Keçeli said, “We appreciate the efforts made by UN Secretary General Antonio Guterres regarding the Cyprus issue since the beginning of his duty. In this period when there is still no common ground for a solution between the two parties on the island, we believe that focusing on progress in important areas of cooperation within the scope of the process initiated by Secretary General Guterres in 2025 will serve to build trust.” he said.

Öncü Keçeli said:

On the other hand, we emphasize once again that the solution perspective will not materialize unless the uncompromising attitude of the Greek Cypriot side changes and its actions that negatively affect regional security are stopped. We hereby draw attention once again that solution models that have been tried and exhausted over decades are a thing of the past. As the homeland and guarantor state, we reiterate that a fair, comprehensive and sustainable solution to the Cyprus issue can be reached on the basis of the realities on the Island, the sovereign equality and equal international status of the Turkish Cypriot people. As always, we confirm our full support for the Turkish Republic of Northern Cyprus and the Turkish Cypriot people.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

President of Religious Affairs Safi Arpaguş: We must be able to introduce our children to our own civilization values

Published

on


According to the statement made by the Diyanet, Arpaguş spoke at the Childhood Quran Teaching Workshop themed “Educational Activities for Children in Quran Courses: Evaluation and Future Perspective” organized by the General Directorate of Educational Services.

Stating that early childhood is the most critical phase in which a person’s identity, personality and character are shaped, Arpaguş said, “In this respect, we see Quran courses for ages 4-6 as not only a teaching process in which the skill of reading the Quran is acquired, but also as a strategic education area that aims to protect the child’s nature, support his spiritual and moral development, and contribute to the construction of a solid identity and personality.” made his assessment.

Drawing attention to the importance and sensitivity of childhood, Arpaguş continued as follows:

“We should measure our success in teaching the Quran not by how much students memorize, but by their ability to establish a relationship of love and trust with the Quran that will last a lifetime. What is more important than a child of four or five years old knowing all the letters is that he comes running to the Quran lesson. What is more valuable than memorizing long surahs for a child at that age is that he can learn the love of Allah in a compassion-centered way. Therefore, we measure our success criteria not only on the amount of memorization, recognition of letters or the level of applying the rules of tajwid, but also on participation in the lesson, desire to learn, social “We have to read through multidimensional indicators such as interaction and positive attitudes towards the Quran.”

Arpaguş stated that they aim to develop a Quran education model that brings together knowledge and wisdom and transforms it into morality, and said, “In order to bring our children together with our own civilization values, we have to develop a strong pedagogical approach centered on wisdom, as in the Islamic education tradition. When we can do this, we will achieve great success in Quran education and we will have come a long way towards raising faithful, knowledgeable, moral and personality generations.” he said.

Emphasizing that they are trying to make the most of the realities revealed by science and the possibilities and opportunities of the age in terms of preparing children for the future in the best possible way, Arpaguş said, “We are constantly trying to update our educational programs and course materials with the contributions of child psychologists, child development experts, pedagogues, academics and educators in the field. Our workshop held here today is a manifestation of this sensitivity.” made his assessment.

Deputy President of Religious Affairs Hüseyin Harikalar, Chairman of the Mushaf Examination and Reading Board Osman İyişenyürek and General Director of Educational Services Sedide Akbulut also attended the workshop.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending