Connect with us

Daily Agenda

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan ‘uluslararası sistem’ mesajı: 1 numaralı küresel ödevlerin başında geliyor!

Published

on


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binasında (Kurtuluş Savaş Müzesi’nde) düzenlenen “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nın açılış dersinde konuştu.

Tarihi ve manevi değeri yüksek bir çatı altında gençlerle beraber olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, TBMM’nin ilk binasında bulunduklarını, bu binada sadece bir Meclisin kurulmadığını, aynı zamanda binanın Milli Mücadele’nin harekat merkezi olduğunu söyledi.

Bu yıl 10’uncusunu gerçekleştirdikleri “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nı değerli bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, Anadolu’nun yedi bölgesinden ve çeşitli şehirlerinden gelen gençlerin geleceğe hazırlanması için düzenlenen bu programın önemini vurguladı.

Programın düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik eden Kurtulmuş, “Ben de bu programa katılmayı kendime bir vazife olarak telakki ediyorum. Burada hem tecrübelerimizi paylaşmak, hem Türkiye’nin bugünü ve geleceğine ilişkin fikirlerimizi mütalaa etmek bakımından bunun önemli bir imkan ve fırsat olduğunun farkındayım.” dedi.

Dünyanın zor dönemlerden geçtiğini, her alanda tahmin edilemez büyük değişimlerin, dönüşümlerin yaşandığına dikkati çeken Kurtulmuş, ekonomide, siyasette, uluslararası ilişkilerde başka bir safhaya geçildiğini anlattı.

Önceden 20, 30 yılda gerçekleşen olayların şimdilerde birkaç ay gibi kısa bir sürede yaşandığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, önemli ve yeni gelişmelere şahit olunacak bir döneme girildiğini dile getirdi.

Her zaman yeni, adil bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu söylediklerini belirten Kurtulmuş, “Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ diyerek BM’de ilk söylediği andan bu yana bu konu dünya gündemine hızlı bir şekilde taşındı. ‘Dün ne söylüyorlar acaba bunlar’ diye bakanlar bugün ne kadar haklı tezleri dile getirdiğimizi anlamaya başladılar. BM kağıt üzerinde bir kuruluştan ibarettir, sadece bir binadan ibaret hale gelmiştir.”

Gazze’deki soykırıma karşı ülkelerin defalarca bir araya geldiğini, toplanan BM Güvenlik Konseyi’nin, ABD’nin vetosu nedeniyle İsrail’e karşı eylem planını ortaya koyamadığını dile getiren Kurtulmuş, aynı durumun Rusya-Ukrayna Savaşı için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yapısı itibarıyla dünyanın tamamını temsil etmeyen BM Güvenlik Konseyi aynı zamanda da artık hiçbir şekilde çatışmaları çözümleyecek, savaşları durduracak, barışı tesis edecek bir halde değildir. Bu mekanizma iflas etmiştir. Sadece o değil, başta UNHCR olmak üzere, bugün yeni seçilen değerli Başkanı Barham Salih’i ağırlayacağız Ankara’da, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olmak üzere, BM’nin neredeyse bütün kuruluşları da fonksiyonlarını icra edemez bir hale gelmiştir. Dolayısıyla karşımızda hiçbir şekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiş konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistem mutlaka yeni, adil, hakkaniyetli bir halde değiştirilmesi, dönüştürülmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir ve inşallah sizler, genç Türk diplomatları olarak önümüzdeki dönemde bu süreçte çok büyük katkılarınız olacak, bu insani ödevin en önemli taşıyıcıları olacaksınız.”

“ULUSLARARASI SİSTEMİN KURUMLARININ VE KURALLARININ GÖZDEN GEÇİRİLMESİ GEREKİYOR”

Uluslararası sözleşmelerin neredeyse hiçbirisinin icra edilemediğini vurgulayan Kurtulmuş, “insanların eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği” prensibini esas alan uluslararası bir sözleşme olmasına rağmen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin de asla uygulanamadığını söyledi.

Kurtulmuş, “Hem uluslararası metinlerin hem uluslararası sistemin kurumlarının ve kurallarının gözden geçirilmesi önümüzdeki dönemin diplomasi alanındaki bir numaralı küresel ödevlerinin başında geliyor. Bunun için gayret sarf edeceğiz, mücadele edeceğiz.” dedi.

“Her gün gözümüze sokulurcasına net bir şekilde ortaya konulan adaletsizlikler, hakkaniyetsizlikler var.” ifadesini kullanan Kurtulmuş, Gazze’de yaşananları anımsattı.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Üç yıla yaklaşan bir sürede 75 bin kişinin öldüğü, hayattan koparıldığı, insanlık tarihinin gördüğü en önemli soykırımlardan, en ağır insani suçların işlendiği soykırımlardan birisine şahidiz ve maalesef insanlık bir şey yapamıyor. Şartları her gün ağırlaşan Gazze’deki masum ve mazlum halkın üzerine her gün kabus gibi İsrail’in saldırıları yoğunlaştırılıyor. Bir barış süreci olduğu iddia edilmesine rağmen maalesef soykırım bir şekilde devam ediyor ve bunun yanında şartların iyileştirilmemesi dolayısıyla da soğuktan, açlıktan çocuklar ve yaşlılar ölüyor. Böylesine ağır bir insani tabloya karşı da insanlık neredeyse kulaklarını, gözlerini kapatmış vaziyette bunu seyrediyor. Devletlerin, hükümetlerin büyük oranda sessizliğine rağmen bir taraftan da dünyada bizim insanlık cephesi dediğimiz buna seyirci kalmayacak ahlak ve hakikate bağlılık içerisinde olan milyonlarca insan İsrail’e karşı reaksiyonunu ortaya koyuyor.”

Dünyanın yeni bir döneme doğru girdiğinin en hazin örneklerinden birisinin de Venezuela Devlet Başkanı’nın bir gece yarısı eşiyle birlikte yatağından alınıp derdest edilerek başka bir ülkeye götürülmesi olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “ülkelerin egemenliği, uluslararası hukukta yargılanmaların açık ve şeffaf bir şekilde olması” gibi temel hukukun ayaklar altına alındığını söyledi.

Tüm dünyada birkaç günlük magazin haber mahiyeti taşıyan bu önemli olayın maalesef dünyanın gündeminden de kalktığını dile getiren Kurtulmuş, “Artık bundan sonra dünyada kurala bağlı bir uluslararası sistem değil güce bağlı bir uluslararası sistem icra edilecek demektir. Yani kuralların, hukukun yerine orman kanunun geçerli olduğu bir döneme girilmekte olduğunun çok vahim bir uyarısıdır. Yine ABD’nin Grönland’ı tehdit etmesi ve başka bir egemen ülkenin topraklarında hak talebinde bulunması da aynı şekilde uluslararası sistemin ağır bir ihlalidir. Buna karşılık bu olayın sadece Birleşmiş Milletler sistemini zedelemenin ötesinde, bizim de içinde olduğumuz fevkalade önemli bir güvenlik ittifakı olan NATO’nun da temellerini çatırdatmakta olduğu aşikardır. Muhatabın da NATO üyesi olduğu bir ülkeye karşı böylesine bir tavrın ortaya konulması anlaşılmazdır.” değerlendirmesini yaptı.

Bütün bu gelişmelerden, bundan sonraki süreçte gücün esas olduğu, güçlünün dediğinin geçerli olabileceği bir döneme girildiğinin anlaşıldığını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede yaşanan güç mücadelelerine dikkati çekti.

Kurtulmuş, “Türkiye’nin çok güçlü olmaktan başka bir çaresi yoktur. Bu bölgede başkalarının insafına, başkalarının tezlerinin parantezi olmaya Türkiye kendisini terk edemez. Güçlü bir şekilde kendi yönünü kendi belirleyen ve kendi kurallarını kendi koymaya çalışan bir ülke olmak mecburiyetindeyiz.” dedi.

Bu alanda atılan adımları iftiharla takip ettiklerini dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’nin güçlü olmasından kastının sadece askeri ve ekonomik güç olmadığını, en büyük gücünün bunlarla birlikte toplumsal gücü, toplumsal bütünlüğü, birlik ve beraberliği, kendi kültürel değerleri üzerinde kendi ayakları üzerinde yükselebilme kabiliyeti olduğunu söyledi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.” dedi.

Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 1. TBMM Binası’nda (Kurtuluş Savaş Müzesi’nde) düzenlenen “Ankara Diplomat Akademi Kampı”nın açılış dersinde konuştu.

Türkiye’nin özellikle son yıllarda dış politikada da önemli açılımlar yaptığını belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin dostlarının iftihar edeceği, düşmanlarının çekineceği ve rakiplerinin de mücadele etmeyi bir kere daha düşünebileceği yeni bir döneme girdiğini ifade etti.

Diplomasinin sadece kağıt üzerinde bir çaba olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, diplomasinin çok yönlü bilginin, disiplinli çabanın ve büyük beceri gerektiren sanatın da adı olduğunu belirtti.

Güçlü diplomasiye sahip olmanın önemine değinen Kurtulmuş, “Diplomasiyi sadece büyükelçilik ya da dış politikayla ilgili kurumlarımızın binalarında yapılan bir bürokrasi faaliyeti olarak asla görmeyin, asla görülmemeli. Diplomasi, sahada dostlarımızla hep birlikte gönül bağlarımızı kuvvetlendireceğimiz ve bizim kültürel mirasımızın üzerine her gün daha fazla koyacağımız bir çabayı, çok yönlü bir çalışmayı gerektirmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin en önemli tezlerinden birisi de geniş coğrafyalardaki gönül dostlarımızla irtibatımızı artırmaktır.” sözlerini sarf etti.

Kurtulmuş, diplomasinin devletler arasında bir ilişki olarak değil, halkların arasındaki bir ilişki olarak görülmesi gerektiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Çok şükür biz başka milletlere benzemiyoruz. Dünyanın her yerinde dostlarımız var, dünyanın her yerinde ay yıldızı gördükleri zaman gözleri parıldayan, Türkiye’nin ismini duyduğu zaman yüreklerine ferahlık taşınan yüz milyonlarca insan var. Dolayısıyla biz bu irtibatlarımızı kuvvetlendireceğiz. Halkın arasında çok daha güçlü şekilde bunları artırmaya gayret edeceğiz. Herhangi bir Balkan şehrine girsek, sokaklarında dolaşmaya başlasak, oradaki hiç tanımadığımız insanlarla birkaç dakika içerisinde çok sağlam bir gönül köprüsü kurabiliriz. Aynı şekilde Orta Asya’ya, Maveraünnehir ülkelerine gitsek, oradaki ülkelerin sokaklarında dolaştığımız zaman insanlarla birkaç dakika içerisinde çok rahat ahbaplık kurabiliriz. Afrika’da, Türkiye’den selam gönderdiğiniz zaman insanların kapılarının size açıldığını rahatlıkla görürsünüz.”

Dünyada Türkiye’den başka büyük kültürel bağlara, medeniyet birikimine sahip başka bir ülkenin olmadığını ifade eden Kurtulmuş, bunun kıymetini çok iyi bilmek, anlamak ve bunu büyük dostluk köprüleri kurarak kazanıma çevirmek zorunda olduklarını söyledi.

Türkiye tarihinin bir süreklilik arz ettiğini kaydeden Kurtulmuş, “‘Selçuklu bitti, battı, o başka devletti, Osmanlı geldi, bitti, o bir başka devletti. Türkiye Cumhuriyeti başka bir devlettir.’ diyemeyiz. Bütün bunların hepsi tarihsel süreklilik içerisinde birbirinin devamıdır. Onun için diplomaside bizim elimizdeki en önemli hususiyetlerden birisi bizim diplomaside kurduğumuz bu sağlam köprülerin, diplomaside ilerlediğimiz yolun sürekliliğidir.” dedi.

Zamanın şartlarının değişebileceğini, önceliklerin de değişebileceğini vurgulayan Kurtulmuş, “Yolumuz bir, istikametimiz bir, tarihten gelen o çizgimiz birdir ve geleceğe doğru da aynı yol üzerinde yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.

Kurtulmuş, “Dün başka bir şey söyleyip bugün başka bir şey söyleyen bir Türkiye olmaz. Temel tezlerimizi dün de aynı şekilde savunuyorduk, bugün de savunuyoruz ama temel tezlerimizi savunurken dünün şartları bize başka imkanlar sağlıyordu, bugünün şartları ise başka imkanlar sağlıyor.” diye konuştu.

“GAZZE DİPLOMASİSİ KONUSUNDA BİR NUMARALI ÜLKE TÜRKİYE”

Dış politikayı çok taraflı, birçok alanda faaliyet gösterilmesi gereken bir alan olarak gördüklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin birçok kültürel diplomasi kurumunun, dünyanın dört bir tarafında ay yıldızın değerini daha da yükselttiğini dile getirdi.

Kurtulmuş, her alanda Türkiye’nin diplomasisini güçlendirdiklerini, bunlardan birinin de parlamenter diplomasi alanı olduğunu ifade ederek, “Bugün parlamenter diplomasi, dünyanın en etkili dış politika kartlarından birisi haline gelmiştir.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünyanın birçok yerinden misafiri ağırlamasının, kendisinin de her hafta bir Meclis Başkanı’nı ağırlamasının, Meclis çatısı altındaki komisyonların Türkiye’yi anlatıp tezler ortaya koymasının parlamenter diplomasi bakımından çok etkin çalıştıklarının önemli göstergesi olduğunu anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gazze diplomasisi konusunda bir numaralı ülke Türkiye’dir. Allah’a çok şükür, bu süre içerisinde ilk andan itibaren, 8 Ekim sabahından itibaren, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere her birimiz nerede, ne fırsat bulursak bulalım, Gazze’nin masum halkının davasını savunmayı kendimize önemli bir sorumluluk olarak atfettik. Örneğin, bu süre içerisinde çevre tahribatının önlenmesiyle ilgili bir uluslararası toplantıya dahi katılsak, orada konuyu sağdan aldık, soldan aldık, Gazze’deki soykırıma getirdik. Allah’ın izniyle Türkiye diplomasisi her platformda İsrail hükümetinin korkulu rüyası olmaya başladı. Bu bizim için tarihi bir sorumluluktur. Biz ‘Gazze’den bize ne.’ diyemeyiz. Biz Gazze’deki gelişmeleri göz ardı edemeyiz ya da Suriye’deki gelişmeleri dün de göz ardı edemezdik, bugün de göz ardı edemeyiz.”

Türklerin kendini sadece obasından sorumlu hissetmediğini, dünyadaki haksızlıkları ortadan kaldırmayı ve zorluklara karşı mücadele etmeyi de görev bildiğini vurgulayan Kurtulmuş, “Bu sorumluluk duygusu Türkiye’yi biricik bir ülke haline getiriyor. Bu sorumluluk duygusu Türkiye’nin dostlarına güven veriyor. Dünyanın her yerindeki dostlarımız ‘Nasılsa bizim meselimize Türkiye sahip çıkacaktır.’ diyerek güven içerisinde hareket ediyor. Allah bu çerçevede hem sözümüzün kuvvetini artırsın hem dünyanın her yerindeki mazlum ve mağdur milletlere karşı uzattığımız yardım elini, uzatacağımız yardım elini çok daha güçlü kılsın.” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, gidecekleri yolun belli olduğunun altını çizerek, “Gideceğimiz yol güçlü ve büyük Türkiye’nin kurulması, yeryüzünde adil ve hakkaniyetli bir küresel sistemin tesis edilmesidir. Bunun için mücadele ediyoruz. Yol belli olduktan sonra o yolda nasıl gideceğimizi de gayet rahatlıkla bilir ve o şekilde mücadele ederiz. İşte bütün bunların olabilmesi için her şeyden önce en önemli gücümüz olan genç ve nitelikli insan gücümüzü, potansiyelimizi artırmamız lazım. Bütün bu çalışmalar, bu toplanmalar, bu kamplar, bu eğitimler, okullarda aldığınız eğitimler, okuduğunuz kitaplar, yaptığınız tartışmalar aslında bir şey inşa etmek içindir.” diye konuştu.

Dünyada en zor şeyin insan inşa etmek olduğunu söyleyen Kurtulmuş, “İnşallah kendinizi çok güçlü insanlar olarak inşa edeceksiniz. Türkiye sizin büyüklerinizin yaşadığı dönemin Türkiye’si değil. İmkanlarımız, gücümüz çok daha fazla. Karşılaştığımız tehditler, sınamalar çok daha büyük ama Türkiye’nin hedefleri çok daha açık ve güçlüdür.” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasının ardından Gençlik ve Spor Bakanlığı Ankara Diplomat Akademi Kampı’na katılanlara başarılar dileyen TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve gençlerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Üniversite öğrencisi Semanur Güney, TBMM Başkanı Kurtulmuş’a tablo hediye etti.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Former Speaker of the Turkish Grand National Assembly Cindoruk was sent off on his last journey

Published

on


93-year-old former Speaker of the Turkish Grand National Assembly Hüsamettin Cindoruk, who died in the hospital where he was treated in Istanbul, was buried after the funeral ceremony. A funeral ceremony was held for Cindoruk at Teşvikiye Mosque after the noon prayer. The ceremony was attended by Cindoruk’s family and relatives, as well as the Speaker of the Turkish Grand National Assembly, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, CHP Chairman Özgür Özel, former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu, Democratic Party Chairman Gültekin Uysal, Key Party Chairman Yavuz Ağıralioğlu, former ministers Cavit Çağlar, former Chief of General Staff İlker Başbuğ, Gürsel Tekin, Bedrettin Dalan, as well as names from the political world and citizens also attended.

While Cindoruk’s wife, Dilek Cindoruk, prayed, her children hugged the coffin and shed tears. After the funeral prayer was performed, forgiveness was received from Cindoruk’s relatives and prayers were said. The coffin, supported by the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş, and the Chairman of the CHP, Özgür Özel, was put on the hearse accompanied by a ceremonial squad. Cindoruk’s body was buried in Zincirlikuyu Cemetery. On the other hand, it was noted that Cindoruk’s family will accept condolences at Taksim Divan Hotel after the funeral.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

First lesson of the Academy from Minister Tekin

Published

on


The National Education Academy opened its doors to teacher candidates as of yesterday. The preparatory training, which started with the first lesson given by the Minister of National Education Yusuf Tekin, was implemented simultaneously in 12 application centers in 7 provinces. Minister Tekin, who met with teacher candidates at the Sultanahmet Training and Application Center in Istanbul, also addressed other centers via live connection. Minister Tekin defined teaching as “a covenant established in conscience” and emphasized that the profession is not only limited to transferring knowledge, but also plays a decisive role in the construction of a generation. Stating that teacher candidates are on the verge of a great responsibility, Tekin stated that this process should not be seen as an ordinary educational phase. One of the most striking aspects of the National Education Academy will be its structure that aims to close the gap between theoretical knowledge and classroom practice. Explaining that the program is planned to include approximately 600 hours of practice and 480 hours of direct teaching experience, Tekin said that teacher candidates will be better equipped for the field. The academy program is not limited to field knowledge only. A wide range of content is offered, from democracy culture to guidance, from family communication to critical thinking, from artificial intelligence to data-based evaluation. Thus, it is aimed to train teacher candidates with a versatile perspective.

FROM ROOTS TO THE FUTURE
Tekin also touched upon the Türkiye Century Education Model in his speech and stated that the new approach is based on a structure that integrates knowledge with skill and skill with value. Emphasizing that education is not only limited to academic success, Tekin stated that it is also considered as a process that strengthens cultural continuity and social memory.

NEW THRESHOLD FOR TRANSITION TO THE PROFESSION
Emphasizing that the National Education Academy is not a structure that replaces universities, Tekin stated that the aim is to ensure that teachers who are new to the profession go through a stronger preparation process. The academy aims to establish a strong interaction basis between experienced teachers and new graduates. With the new model, the transition to teaching process is no longer just an appointment phase, but is transformed into a planned, practice-oriented and holistic preparation period.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Education by living in a ‘Language Village’ – Breaking News

Published

on


Ibn Haldun University, which provides quality education in 18 different languages ​​from Arabic to Chinese with its languages ​​school as well as many faculties such as Law, Communication and Islamic faculties in Türkiye, added Yalova to Türkiye’s first Language Village project chain. The opening was attended by Ibn Haldun University Board of Trustees Chairman Prof. Dr. İrfan Gündüz, Deputy Chairman of the Board of Trustees Necmeddin Bilal Erdoğan, University Rector Prof. Dr. Atilla Arkan, IHU Language Schools Director Dr. In addition to Furkan Alpat and the academic staff, students and many citizens attended. There are 88 bungalows and 230 rooms in the Language Village, along with 21 classrooms and conference halls.

ALTERNATIVE TO ABROAD
Speaking at the opening, Deputy Chairman of the Board of Trustees, Necmettin Bilal Erdoğan, stated that Language Village is one of the projects they have dreamed of since the establishment of the university. Pointing out that the most important element in language learning is need and the right environment, Erdoğan said, “Even if there are the best teachers and materials, success cannot be achieved if the person does not feel the need to learn that language. We have created an environment that meets this need here.” Stating that they aim to offer the opportunity to learn a language without going abroad with the Language Village, Erdoğan stated that the project will provide services in different languages ​​and with a wider capacity in the future.

‘THIS IS A BEGINNING’
Speaking at the program, Rector Atilla Arkan stated that the university attaches great importance to language education and said that the Language Village is an important part of this vision. Arkan stated that this model will be further expanded with language education centers established in different geographies.

LANGUAGE TRAINING BASED ON 24 HOURS
IHU Language Schools Director Dr. stated that the Language Village, where foreign languages ​​will be learned by experiencing them 24 hours a day, 7 days a week, will be open to everyone from 7 to 70, as well as primary, secondary, high school and university students. Furkan Alpat said, “The Language Village has a comprehensive structure that appeals to different age groups. Everyone can benefit from this experience. The aim here is for our students to learn the target language by experiencing it in a safe and protected environment, in accordance with our own cultural and moral values, without going to England or America.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS | Illegal betting network linked to Burak Başel was exposed: ‘Ihlamur’ spoke, ‘Dagur’ was solved! shocking details

Published

on


Erdem Murat Ünal, who was the head of the organization, provided the coordination, while his wife Pınar Ünal managed the financial traffic and their son Enes Ünal (26) managed the technical infrastructure of the system. Although Mother Pınar Ünal claimed in her statement that she had no connection with the company, gendarmerie teams determined that she had her own office in the company with the title of Chief Financial Officer ‘CFO’, which means a senior manager responsible for finance, and had the final say on all expenses. It has been proven that Enes Ünal, the technical brain of the system, accessed the servers with the highest level of authority and managed bots that processed 800 transactions per minute.

FOLLOWING FROM LONDON TO BURSA

Within the scope of the investigation, Burak Başel’s TRNC-based payment companies Basel Holding and Malta-based Paymix were put under the spotlight. Cooperation was made with British financial intelligence after it was determined that cryptocurrencies were transferred to exchanges based in the UK and the Virgin Islands. The information obtained was conveyed to the gendarmerie to Pentech Bilişim in Bursa. As a result of the operations, SDIF was appointed as trustee to two companies. WhatsApp correspondence between the suspects also revealed the inside of the criminal network. It was determined that Enes Ünal, the technical manager of the organization, tried to gain reputation in society and the state under the guise of helping women entrepreneurs by establishing a platform called ‘elemegi.com’ with the resources coming from illegal money.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Parliament heads of 157 countries meet in Istanbul

Published

on


While there is chaos all over the world due to the US and Israel’s attacks on Iran, the heart of world politics will beat in Istanbul. Parliament speakers and politicians from 157 countries will attend the 152nd General Assembly of the Inter-Parliamentary Union (IPU), which will be held in Istanbul on 15-19 April. Türkiye will host the IPU again, of which 183 countries are members, after 30 years. President Recep Tayyip Erdoğan will meet with parliamentary speakers and foreign delegation heads at a dinner at Dolmabahçe Palace on Thursday. Speaker of the Grand National Assembly of Türkiye (TBMM), Numan Kurtulmuş, spoke at the IPU Executive Committee meeting yesterday. Stating that the concepts of “nurturing hope, securing peace and ensuring justice for future generations” in the theme of the 152nd General Assembly are not just an aspiration, but a responsibility entrusted to parliaments, Kurtulmuş said, “Raising our voice against injustice and conflicts and developing new ideas for a better world is our responsibility to future generations.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Family is a matter of national security – Last Minute News

Published

on


President Recep Tayyip Erdoğan spoke at the final of the Ideathon Competition organized by the AK Party Central Women’s Branch Presidency:

The family, which has been targeted by certain groups around the world in recent years, is the center of action and strength of society. A small break in the rings of the chain extending from the individual to the family, from the family to the nation, will, God forbid, bring about problems that will take many years to repair and compensate.

For this reason, we must not forget that every attack against the family also targets the backbone of the nation and the state. In this respect, we see the preservation of the family institution and family values ​​as a matter of national security and survival.

Today, addiction in its different types is one of the top threats to the family. That’s why we attach great importance to the fight against the disease of addiction. We work hard to keep our families, especially our children and young people, away from addiction, from virtual betting and gambling to social media, from tobacco products to alcohol and drugs.

New addictions such as screen addiction and endless scrolling have devastating effects, especially on our young children.


ADDICTION IS AT A SERIOUS DIMENSION

The addiction problem is serious. According to the World Health Organization, 1.25 billion adults worldwide currently use tobacco products. Every year, more than 8 million people in the world die due to diseases related to tobacco use. Field studies show that, unfortunately, the age of starting smoking has decreased in Türkiye in recent years, thanks to the influence of electronic cigarettes. Children pay their school fees here. I regret to say that mothers and fathers invest their children’s livelihood in the disease called smoking. Our citizens benefit from their health, and our country benefits from a huge economic resource worth billions of lira.


WE WILL ACHIEVE IT WITH DETERMINATION

Virtual betting, games of chance and gambling addiction are serious problems. In November, we implemented the action plan to combat illegal betting, games of chance and gambling in the virtual environment. The data of the first 6 months indicate that the problem has begun to be brought under control thanks to the administrative, financial and legal measures we have taken. We see this as evidence that we are on the right track, and we continue to resolutely crack down on illegal betting, games of chance and gambling.

CHP IS UNDER THE GUIDANCE OF CRIMINAL ORGANIZATIONS

President Erdoğan reacted to CHP leader Özel’s statements with the statement he shared on social media:

If the CHP Chairman really wants to benefit the nation and women, he should stop bothering with the names of the ministries. Let him be busy with the corruption, bribery, extortion and harassment scandals that surround his party like a cancer cell.

If he wants to establish a structure, of course, if he can find enough staff, he should immediately establish a “presidency of purification from corruption” within his party. In this way, he would both follow the purification advice of his predecessor Kılıçdaroğlu and provide a service to the citizens.

But unfortunately, the main opposition party of this country cannot escape the control of criminal organizations established for profit purposes.

We, on behalf of our country’s politics, are saddened by the miserable situation in which the CHP, which boasts that “We are the party founded by Gazi Mustafa Kemal”, has been reduced to under the current administration. Resul Ekrem ŞAHAN / ANKARA



Source link

Continue Reading

Trending