Daily Agenda
DMM reported that the claim that “there is a fertilizer crisis in Türkiye” contains disinformation
In the post shared on DMM’s NSosyal account, it was stated that in the statements made by the Ministry of Agriculture and Forestry, it was clearly stated that there was no problem with fertilizer supply in Türkiye, that production processes continued uninterrupted and that existing stocks were sufficient.
In the statement, it was noted that Türkiye also has different supply channels and maintains its supply security in the relevant areas uninterruptedly, and it was emphasized that it is important for the public to be sensitive to posts that aim to create a perception of panic and chaos by distorting global developments and to only take into account the statements made by official sources.
The claim in some media outlets that “there is a fertilizer crisis in Turkey and the food supply is in danger due to the developments in the Strait of Hormuz” contains disinformation. In the statements made by our Ministry of Agriculture and Forestry, fertilizer supply in Türkiye… pic.twitter.com/siZDHHpUKz
— Center for Combating Disinformation (@dmmiletisim) March 24, 2026
Daily Agenda
SON DAKİKA! MHP lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir.” dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, ramazan ayı süresince tutulan oruçların, yapılan duaların, verilen sadaka, zekat ve fitrelerin kabul olması temennisinde bulundu.
Ramazan ayı boyunca, Türkiye’nin çevresinin savaşın ağırlığıyla kuşatıldığını anımsatan Bahçeli, “Siyonist, emperyalist cinayet şebekesi ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi.” ifadesini kullandı.
Ramazan Bayramı ile bahar bayramının bu yıl birbirini tamamladığını dile getiren Bahçeli, “Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden daha arzuluyuz.” diye konuştu.
Amaçlarının, “daha güçlü bir Türkiye” olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi, kalplerinde Allah aşkı bulunan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Milliyetçi Ülkücü Hareket olarak, katran dökmüş gecelerde ayazları yendik, gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik, ne olursa olsun Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihi bir fırsat kapısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı, kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla aynı kıbleye dönmelerinin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır.
Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu, bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrak jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara’dan bakarak gerçekleşecektir.”
Türk milletinin Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutlayan Bahçeli, Nevruz Bayramı’nın da yeni bir diriliş ruhuna kaynak olmasını temenni etti.
Katar’da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu hatırlatan Bahçeli, şehitlere Allah’tan rahmet, acılı ailelere, mesai arkadaşlarına, Türk milletine ve dost ve kardeş ülke Katar’a başsağlığı diledi.
İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR
Uluslararası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek, sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek amacıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın tarihinin en aciz ve perişan dönemine hapsolduğunu kaydeden Bahçeli, teşkilatın fiilen hukuksal işlevini ve bağlayıcı iradesini kaybettiğini vurguladı.
ABD ve İsrail’in, eş güdüm halinde İran’a gerçekleştirdiği haksız ve gerekçesiz saldırıların 25. gününde komşu coğrafyaların toz duman içinde olduğunu ifade eden Bahçeli, ABD, İsrail ve İran tarafından yapılan karşılıklı açıklamaların barış ümitlerini sekteye uğrattığını belirtti.
Dünya için stratejik öneme sahip İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası ile Natanz Nükleer Tesisinin vurulmasının, ardından da İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki petrol rafineleri ile İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunmasının tansiyonu zirveye çıkardığını aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:
“Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, 3. Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları, savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir. 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde yoğunlaşan, tahliye vanaları kapalı duran, jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı, belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir.
İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek ihtilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir. 28 Şubat’tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen, tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz.” dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” çağrılarına şaşı bakanların, suçlamalarda bulunanların, MHP’nin haklılığının berraklaşmasıyla “kamyon farı görmüş tavşan” gibi donakaldığını belirtti.
“Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”yi ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olarak nitelendirdi.
Devlet Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır: Birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız, acımız, amacımız, atimiz, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.” ifadesini kullandı.
Kimlik siyasetinin sonunun olmadığını, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananının bulunmadığını dile getiren Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım yerine getirileceğini söyledi.
Söz konusu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. ‘Terörsüz Türkiye’, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.” değerlendirmesinde bulundu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!”
Siyasi menfaatlerini değil vatan ve millet onurunun yarınlarını düşündüklerini aktaran Bahçeli, katlanılan her müessif olayın daha huzurlu ve daha güvenli bir geleceğin kefareti olduğunu belirtti.
Emaneti, büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımanın milli görevleri olduğunu dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnanıyorum ki bayramın ardından, dört başı mamur reformlar aşama aşama hayata geçecektir. Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik, esenlik, gelişmişlik, kuvvet, kudret, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır.
Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek, empatiyle ilerleyerek, temkinli iyimserliği de elden bırakmayarak, devletin ve milletin tartışılamaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız. Türkiye’miz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak.Türk milleti kardeşliğine ve kaderine ön şartsız sahip çıkacak.”
“CUMHURBAŞKANIMIZIN DİPLOMATİK TEMASLARI ARALIKSIZ SÜRMEKTEDİR”
“Terörsüz Türkiye”nin süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ tuluat tiyatrosu değildir, özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hakimdir. ‘Terörsüz Türkiye’ mevsimlik bir macera değildir, zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekun barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır.” diye konuştu.
“PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz” ifadesini kullanan Bahçeli, zamanın en büyük ilaç, sabrın ise en güçlü silah olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarına karşı barışçıl arayışları samimiyetle icra ve ifa ettiğine dikkati çeken Bahçeli, “Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları, görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır.” sözlerini sarf etti.
Uluslararası toplumun, sıcak savaş ortamını “tribünden izlemeyi terk etmesi” gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bazı İslam ülkeleri de dahil her ülkenin, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in “onurlu, ilkeli ve cesur” tavrından ilham alması gerektiğini aktardı.
Savaşın durması, silahların susması, diplomasinin öne çıkması gerektiğini belirten Bahçeli, “Masum insanların ölümü cinayettir. Kim veya kimler bu cinayette ortaksa insanlık karşısında suçludur. İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in, ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir.” görüşünü paylaştı.
Ramazan boyunca Mescid-i Aksa’nın abluka altına alındığını ve zor kullanılarak ibadete kapatıldığını hatırlatan Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam’dır, Mescid-i Aksa İslam’dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, Miraç mucizesinin ilk eşiğidir, siyonizmin oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz.” dedi.
“KAYBEDENLER, NEHİR GİBİ KANI DÖKÜLENLER YİNE MAZLUMLARDIR”
MHP ve Cumhur İttifakı’nın, milletin bekası ve ülkenin bağımsız geleceği için dünden daha önemli bir görevle karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, “Milli birliğimizi, güvenliğimizi, çıkarlarımızı, varlığımızı, milli gelecek projelerimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Sonuçları ne olursa olsun alttan almayacağız.” ifadesini kullandı.
“Buralarda petrol, gaz, su, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir” sözlerini sarf eden Bahçeli, kaybedenlerin her dönem olduğu gibi yine mazlumlar olduğunu söyledi.
Tarihin doğru yerinde durarak mazlumların güvencesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah etmeyeceğiz. Hakkımızı yere düşürmeyeceğiz, inancımızın, irademizin ve devlet olmaktan kaynaklanan iffetimizin karşısına kim çıkarsa çıksın hepsini ezip geçeceğiz.” diye konuştu.
Ziya Gökalp’i, doğumunun 150. yıl dönümünde rahmetle yad eden Bahçeli, sözlerini, Gökalp’in “Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan. Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan” dizeleriyle tamamladı.
Daily Agenda
AK Party in every corner of Ankara: 160 thousand households were reached, 518 thousand people were contacted
AK Party Ankara Provincial Organization completed Ramadan this year with an intensive field work. According to the data shared by the provincial directorate, approximately 518 thousand people were directly reached through activities carried out throughout Ankara. During Ramadan, the teams went out to the field in three separate groups in a different district every day and made household visits with a team of approximately 50 people. In the “Ankara from Heart to Heart” program, which was carried out simultaneously in 9 metropolitan districts with the participation of the provincial administration and district organizations, the demands of the citizens were listened to and bridges of love were built through one-to-one contacts.

DOOR TO DOOR ANKARA: NEARLY 160 THOUSAND HOUSEHOLDS WERE VISITED
The main field team of 2,172 people, consisting of Main Level, Women’s Branches, Youth Branches and commission members, was behind this huge operation carried out in districts all over Ankara. In addition, 1,772 neighborhood heads actively took part in neighborhood-level studies and ensured local coordination.
More than a thousand iftar programs were organized to strengthen social solidarity. While a total of 1,079 iftar programs were held; Thousands of people from the capital attended the special thematic iftars organized for orphans, relatives of martyrs, disabled people and teachers. Additionally, sahur blessings were shared with 2,032 people through sahur programs.
AK Party Youth Branches, on the other hand, offered treats to citizens, especially those accompanying them in hospitals, to employees on duty, and to those who could not make it to sahur, with their “5 Before Iftar” and “5 Before Sahur” programs. Recep Tayyip Erdoğan’s greetings were conveyed to the citizens during door-to-door visits in 25 districts of Ankara.

DIRECT REACH TO 518 THOUSAND PEOPLE
Within the scope of social policy activities during Ramadan:
• Approximately 518 thousand people were reached by visiting 160 thousand households
• Approximately 22 thousand people came together in 1079 separate iftar programs
• 2 thousand people were reached in 10 sahur programs
• Nearly 10 thousand hot meals were distributed
Within the scope of social aid, 70 thousand food parcels and 83 thousand 10 need checks were delivered to those in need. Cash support was provided to 6 thousand households.
PRIORITY WAS GIVEN TO RELATIVES OF MARTYRS, DISABLED PEOPLE AND ORPHANS
Disadvantaged groups and families of martyrs were at the top of the organization’s Ramadan agenda. In this context:
• 6,086 elderly visits,
• 3,447 visits to disabled people,
• 2,815 orphans and orphaned children were visited.
• 1,351 relatives of martyrs and veterans were visited in their homes and the message that the state and the organization was with them was given.
With this comprehensive picture, the AK Party Ankara Provincial Organization has proven once again that it not only provides aid during Ramadan, but also strengthens the bridges of social solidarity in every neighborhood of the capital.

INTERNATIONAL SOLIDARITY HAS BEEN STRENGTHENED
As part of its overseas activities, an example of international solidarity was demonstrated by reaching approximately 1,800 people at iftar tables set up in Gonder, Ethiopia.
THE JOY OF EID HAS NOT BEEN FORGOTTEN
At the end of Ramadan, holiday support was provided to 3 thousand 752 people so that children and those in need could welcome the holiday with a smiling face. In addition to social assistance, 689 medical supports were provided to citizens experiencing health problems.

ÖZCAN: “WE TRAVELED DOOR TO DOOR, HEART TO DOOR”
Hakan Han Özcan made the following statements in his statement regarding the work they carried out during the month of Ramadan:
“In this holy month of Ramadan, we stood by our nation by going door to door and heart to heart. We listened to the troubles of our citizens and tried to cure their problems. We worked with all our strength to convey the greetings of our President in each of our districts, in each household. I would like to thank all the members of our organization who worked hard and sweated for this cause. Because we do not only love this city; we are devoted to it wholeheartedly. We are the people of Ankara with our iftar programs, house visits and tradesmen meetings. We have built strong bridges of love with our fellow citizens. Today, the joy of Ramadan is experienced in the best way in our schools and on our streets. Of course, there will be people who will be disturbed by this, and we will continue to disturb them by continuing to keep our nation’s values alive.
We were subjected to severe insults while studying at imam hatip schools in the past. We fought against mentalities that went so far as to reach out even to our headscarved brothers. However, we have come a long way since those days. If we can live these values freely and loudly today, it is thanks to Recep Tayyip Erdoğan’s great efforts and determined stance. May God be pleased with him. In such a turbulent period of the world, when our environment is like a ring of fire; We are grateful to have a leader who is the guarantor of the peace and security of our country. At the same time, we are proud to walk behind a leader who is the hope of the world’s oppressed. We also strive to contribute, even if just a breath, to this sacred cause.
We will continue to work as ‘White Ambassadors’ in every household and on every street. We will build bridges from heart to heart and deliver our President’s greetings to every home. With God’s permission; “We will carry our President to victory again, much stronger, with the highest vote rates, in all our provinces from Ankara to Istanbul, from Edirne to Kars.”
Daily Agenda
He was martyred in the helicopter crash in Qatar: The body of the heroic major was brought to Isparta
The funeral of the martyr, who was brought to Süleyman Demirel Airport by military plane, was welcomed with a ceremony. Deputy Governor of Isparta Hamdullah Suphi Özgödek, Garrison Commander Brigadier General Merdin Kışkan, Mayor Şükrü Başdeğirmen, Deputy Hasan Basri Sönmez, Provincial Police Chief Erdem Doğruci, the family and relatives of the martyr and citizens attended the ceremony here. After the martyr’s body was taken off the plane, his mother Sezen Taştekin, his father Ali Taştekin and his wife Nergis Taştekin burst into tears.

‘I WOULD DO ANYTHING FOR MY SON’
Martyr Sinan Taştekin’s body was placed in the funeral transport vehicle belonging to Isparta Municipality. Meanwhile, the female commander on duty asked mother Sezen Taştekin, “Can you walk?” he asked. Taştekin said, “I will walk, I will do anything for my son.” The martyr’s body was taken to Isparta City Hospital and put in the morgue.

The funeral of Air Defense Major Sinan Taştekin will be sent to his final journey at the Isparta Garrison Martyrs’ Cemetery after the prayer to be performed in the 15 July Republic and Democracy Square in the afternoon today.

Daily Agenda
The Presidential Cabinet convened under the leadership of President Erdoğan: Here are the issues on the table
The Presidential Cabinet convened under the chairmanship of President Recep Tayyip Erdoğan.
The main agenda item of the meeting is the conflict process that started with the attacks of the USA and Israel against Iran. The speed of the war spreading to the region, Iran’s moves towards neighboring countries and the increasing tension will be evaluated comprehensively in the cabinet.
Ballistic missiles directed from Iran to Türkiye and destroyed by NATO elements will also be on the agenda. While air defense measures taken against possible threats will be reviewed, steps to increase security measures will also be discussed.
ECONOMIC IMPACTS AND MEASURES WILL BE DISCUSSED
The global and regional economic effects of the war will also be discussed in detail in the cabinet. The rise in oil prices following the developments in the Strait of Hormuz and its reflections on the Turkish economy will be evaluated.
The pressure of increasing costs on inflation and additional measures that can be taken to maintain price stability are also among the important topics of the meeting.
DEVELOPMENTS IN THE AEGEAN AND EASTERN MEDITERRANEAN ARE FOLLOWING
While it is stated that Türkiye is closely monitoring Greece’s military steps in the Aegean and Eastern Mediterranean, it is expected that the steps that can be taken against the arms shipment to the islands with non-military status will be discussed in the cabinet.
“TERRORISM-FREE Türkiye” PROCESS IS ALSO ON THE AGENDA
The meeting will also evaluate the work carried out within the scope of the “Terror-free Türkiye” target. It is expected that the legal steps that can be taken after the final report of the National Solidarity, Fraternity and Democracy Commission will be on the cabinet agenda.
Daily Agenda
AK Party Spokesperson Ömer Çelik: Özgür Özel uses the ugliest language in our political history
CHP Chairman Özgür Özel turned a deaf ear to the spiral of corruption and bribery in his party. He made scandalous statements towards President Recep Tayyip Erdoğan at his party’s group meeting.
AK Party Spokesperson Ömer Çelik harshly criticized CHP Chairman Özgür Özel in his post on his social media account. Çelik included the following statements in his message:
CHP Chairman Özgür Özel is making the most “shoddy” politics in our political history and using the most “ugly” language. He has repeatedly set a record of being in the wrong place on every issue regarding domestic and foreign policy for months. Özgür Özel has shown time and time again that he is only capable of poisoning politics. The language used by Özgür Özel towards our President is a new ugliness he has added to his own record.
“WE ARE RETURNING THIS UGLY TO ÖZEL”
We are returning this ugliness to Özgür Özel because it suits him. Özgür Özel represents a political fondness that attacks our defense capacity while the world is going through one of its most difficult times and there are multiple wars around our country. What foreigners aim for becomes Özgür Özel’s politics. The result of this alienated policy towards domestic politics is to attack our President in an ugly manner. They did this many times. And each time, they turned that ugly label into their own sign.
“WE WILL RESPOND WITH THE STRONGEST POLITICS”
The values represented by our President are a guarantee for our nation. It is not possible for those who attack our President with ugly language to harm these values. We will continue to respond to the attacks on our President with the strongest policy. In these difficult times of the world, we will not allow provocations coming from outside or the political discord that is tried to be produced within us.
CHP Chairman Özgür Özel is making the most “shoddy” politics in our political history and using the most “ugly” language. He has repeatedly set a record of being in the wrong place on every issue regarding domestic and foreign policy for months. Özgür Özel is only talented at poisoning politics…
— Ömer Çelik (@omerrcelik) March 24, 2026

BURHANETTİN DURAN: THE AGENDA IS THE MANIFESTATION OF A STYLE BASED ON DISTRACTION
Director of Communications Burhanettin Duran’s reaction to Özgür Özel was quick. Director of Communications Duran, in his statement on social media, said, “CHP Chairman Özgür Özel’s unfounded accusations against our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, are the manifestation of a style based on attracting attention and diverting the agenda, moving away from the constructive and rational ground of politics. This approach feeds social tension instead of strengthening democratic competition. Democratic politics requires responsibility, moderation and courtesy. It is clear that polarizing and accusatory language is incompatible with the common sense of the public. Political actors, It is essential for them to maintain moderation and seriousness while exercising their right to criticize. No one has the right to create politics based on unfounded and inappropriate expressions against those who work at the top levels of the state. The place of the allegations is the judicial authorities. As we have emphasized before, the priority of our President is the stability of our country, the prosperity of our nation and the strengthening of our social unity. “It serves the construction of our future,” he said.
CHP Chairman Özgür Özel’s unfounded accusations against our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, are the manifestation of a style based on attracting attention and diverting the agenda, moving away from the constructive and rational basis of politics. Rather than strengthening democratic competition, this approach…
— Burhanettin Duran (@burhanduran) March 24, 2026
Daily Agenda
6 names confirmed the claim that ‘He transferred money to the center for his candidacy’
New statements emerged within the scope of the Muhittin Böcek investigation carried out by the Antalya Chief Public Prosecutor’s Office. The statements of 6 different people revealed that the money received from tenders and money received from businessmen during Muhittin Böcek’s re-election process flowed to CHP. Gökhan Böcek’s friend, suspect Serkan Çavdar, stated in his statement that Muhittin Böcek’s candidacy was over and that he collected money from tenders and businessmen and sent million dollars to the CHP Headquarters. He said, “Gökhan said that the million dollars collected from tenders and businessmen for his father Muhittin Böcek’s candidacy was sent to the CHP Headquarters, but he did not mention how and in what way this money went.” Furkan Solak, a close friend of Muhittin Böcek’s son Gökhan Böcek, also admitted in his statement that Gökhan Böcek told him that he made a large payment to the CHP Headquarters under the name of donation so that his father could be a candidate again. Suspect Finike Döviz partner Ali Yılmaz, who testified within the scope of the file, said, “Gökhan Böcek said that his father took money to Ankara and Istanbul many times due to his political affairs.” Also testifying within the scope of the file, the suspect Municipality Deputy General Secretary Tuncay Sarıhan, Antalya Foreign Exchange and Finike Foreign Exchange partner Mustafa Atılgan, and auto dealer Emin Kemal H. also gave statements confirming the allegations.
-
Politics1 day agoConfidence in Türkiye rises for fair approach to ongoing war: Minister
-
Daily Agenda1 day agoCulture and tourism cooperation between Türkiye and North Macedonia is getting stronger
-
Economy1 day agoEU-Mercosur trade accord to apply provisionally from May 1
-
Politics1 day agoTürkiye maps social risks for preemptive action
-
Politics1 day agoFormer ministers injured in pileup in central Türkiye
-
Daily Agenda1 day agoA helicopter was destroyed in an accident in Qatar: Last farewell to heroic martyrs!
-
Politics1 day agoTurkish intel chief, Hamas delegation discuss Israeli truce violations
-
Sports1 day agoWorld No. 1 Alcaraz falls to Korda in Miami 2nd round upset
