Connect with us

Daily Agenda

Son dakika haberi | Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: Muhalefette kaos ve kargaşa hakim

Published

on


Son dakika! Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz.” dedi. Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa’da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

“Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum.” diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

“PARTİMİZİ YENİ KATILIMLARLA BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

“Bugün bir kez daha AK Parti’nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah’a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye’ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.”

“CESUR VE KARARLI ADIMLARLA HEDEFLERİMİZE İLERLEYECEĞİZ”

Başkan Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye siyasetine kazandırdıkları seviyenin böyle zamanlarda kendini daha fazla hissettirdiğini dile getirdi.

İç politikadan dış politikaya her alanda partileri ve ittifakları ile muhalefet arasındaki ufuk ve anlayış farkının giderek daha fazla berraklaştığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde ittifak olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz. Dikkat ederseniz, gereksiz polemiklerin içine girmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz. Vakar içinde, nezaket içinde, demokratik bir olgunluk içinde, millete hizmet yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürüyoruz. Hangi siyasi görüşten, kökenden olursa olsun, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu ülkenin bütün vatandaşlarını samimiyetle bağrına basan bir tasavvurla yolumuza devam ediyoruz. Bunu da dostlar alışverişte görsün anlayışıyla değil, tüm kalbimizle, buna yüreğimizi koyduğumuz için yapıyoruz. Engellere takılmadan, zorluklar karşısında pes etmeden, çirkin oyunlara, kirli senaryolara boyun eğmeden, cesur ve kararlı adımlarla belirlediğimiz hedeflerimize doğru inşallah hep birlikte ilerleyeceğiz.”

“BU KUTLU HAREKET, YILMADAN, SARSILMADAN YOLUNA DEVAM EDECEKTİR”

İstiklal Marşı Şairi merhum Mehmet Akif’in “Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz. Bu yol ki hakk yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz. Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz. Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz.” dizelerini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Evet, ilhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket, Allah’ın izniyle yılmadan, yıkılmadan, sarsılmadan yoluna devam edecektir. Cumhur İttifakı, büyük ve güçlü Türkiye’yi, çocuklarımızın kıvanç duyduğu, geleceğine umutla, heyecanla baktığı müreffeh Türkiye’yi, aziz milletimizin de desteğiyle inşallah kısa zamanda inşa edecektir. Rabb’im dayanışmamızı daim eylesin, son nefesimize kadar bizi bu aziz millete hizmetkarlık yapmaktan alıkoymasın, diyorum.”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, CHP’de yaşananlara ilişkin, “Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor.” dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İstiklal Harbi’ni sevk ve idare eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, “millete hizmet mücadelesinin kurmay aklı, merkez üssü, lokomotifi” şeklinde nitelendirdi.

TBMM’nin, bu misyonunu etkin yerine getirdiğinde bunun kazananının, sorunlarına çözüm bekleyen 86 milyon ve halkın umut kapısı siyaset kurumu olacağını ifade eden Erdoğan, bu mesuliyet bilinciyle parlamento çatısı altındaki yasama görevlerini en iyi şekilde ifa etmenin çabası içerisinde bulunduklarını vurguladı.

Erdoğan, yakın dönemde şikayetlere konu fahiş site aidatlarından, Türkiye’nin yatırım cazibesini artıracak çeşitli teşviklere, tarım arazilerinin korunmasından, iklim kriziyle mücadeleye kadar farklı başlıklarda çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiklerini aktardı.

Milletvekillerini fedakar gayretlerinden dolayı tebrik eden Erdoğan, şöyle konuştu:

“12. Yargı Paketimizin yasalaşması sürecinde de sizlerden aynı kararlı tutumu sürdürmenizi bekliyorum. Hatırlatmak isterim ki Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Her bir milletvekilimizin enerjisine, çalışkanlığına, üretkenliğine ihtiyacımız var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçirmenin gayretinde olacağız.”

Başkan Erdoğan, millete karşı görevlerini yerine getirmek için samimiyetle çalışırken muhalefetin Meclis çalışmalarını tıkamaktan vazgeçmediğini söyledi.

“YÜCE MECLİS, HAK ETMEDİĞİ GÖRÜNTÜLERLE GÜNDEME GELMEYE BAŞLAMIŞTIR”

“İş yapmak, milletin derdine derman olmak varken, ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Üzülerek görüyoruz ki şimdi bunlara bir de şahsi kavgalarını Gazi Meclis’e taşıyanlar eklenmiştir. Yüce Meclis, siyaseti kariyer ve kazanç kapısı olarak görenlerin sorumsuz eylemleri sebebiyle son günlerde hiç hak etmediği görüntülerle gündeme gelmeye başlamıştır. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarlarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Sabahın 9’unda gelip salon işgal edeni mi ararsın, birbirlerine çelme takmak için türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın, dün avuçları çatlayıncaya kadar alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın, dün ‘halkın kahramanı’ ilan edip adına şarkı bestelediklerini bugün ‘halk düşmanı’ diyerek linç etmeye çalışanları mı ararsın, tekmili birden mevcut. Çerçici dükkanı gibi yok yok. Entrika, skandal, ayak oyunu, ihanet, ne ararsan hepsi var. İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş. Karşımızdaki manzara tam olarak bu.”

Erdoğan, her siyasi partinin kendisinden sorumlu olduğunu, başka siyasi partilerin ne yaptığıyla, neleri tartıştığıyla ilgilenmediklerini ifade etti.

Rakiplerinin kendi içinde ne yaptıklarının, birbirlerine ne dediklerinin, partilerini neye çevirdiklerinin, kendilerini alakadar etmediğine dikkati çeken Erdoğan, “Tartışmayı sokaklara ve Meclis koridorlarına taşımadıkları sürece biz, bu yaşananları sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir partinin iç meselesinin, TBMM çatısının ve demokrasinin meselesi haline getirilmeye çalışıldığında buna kayıtsız kalamayacaklarını belirten Erdoğan, şunları ifade etti:

“Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin saygınlığına gölge düşürülmekte, siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince ‘Cumhuriyet’i biz kurduk’, Atatürk’ün partisi olmakla övünen bir siyasi oluşumun böyle bir noktaya savrulması kaygı vericidir. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Çok başlılık, muhalefetle birlikte demokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim, biz, bu durumun sürdürebilir olmadığına inanıyoruz. Bizim duruşumuz ilk günden beri bellidir, iktidarı denetleme görevini layıkıyla ifa eden güçlü bir muhalefet, güçlü bir demokrasinin mütemmim cüzüdür.”

Vesayet altındaki bir muhalefet, demokrasi için ne kadar tehlikeliyse toplumdan kopuk, tamamen kendi iç gündemine sıkışmış, politika ve değer üretemeyen bir muhalefetin de aynı ölçüde riskli olduğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye’nin selameti açısından muhalefetin de iktidar kadar dinamik, hızlı, üretken, çalışkan olması gerektiğini dile getirdi.

“MECLİS’İ ÇALIŞTIRMA GÖREVİ ÖNCELİKLE BİZİM OMUZLARIMIZDADIR”

“Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır.” ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye siyasetinde yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istediklerini söyledi.

Erdoğan, muhalefet partilerinin özellikle gelecekteki 1,5-2 senelik zaman diliminde Meclis gündemine gelen konularda çözümsüzlüğü savunmak yerine, Türkiye’nin ve Türk milletinin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemesi gerektiğini dile getirdi.

Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sırf iktidara yarayacak diye ülkenin hayrına olacak işlere takoz koymak doğru bir yöntem olmaz. Şunu ifade etmek isterim ki, ister iktidar ister muhalefet sıralarında olalım, hepimiz, ifadesini ve iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Hepimiz, milletin vazife yüklediği, milletin emanetini omuzlamış insanlarız. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmettir. Hiçbirimizin bundan daha büyük bir işi yoktur ve olamaz. İktidar partisi olarak şüphesiz bizim sorumluluğumuz daha fazladır. Meclis’i çalıştırma görevi öncelikle bizim omuzlarımızdadır. Meclis’in mesaisinin biraz daha artacağı önümüzdeki dönemde sizlerden bu yüce çatı altında milletin dertlerinin, ihtiyaçlarının, umutlarının ve hayallerinin çözüm adresi olma noktasında daha fazla gayret bekliyorum. Bir sonraki sandık imtihanımıza kadar tek bir dakikamızı dahi heba etme lüksümüzün olmadığını, bugün bir kez daha dikkatinize getiriyorum.”

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar: “Muhalefette kaos ve kargaşa hakim” | Video

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır.” dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü, 103 yıllık Cumhuriyet tarihinde ve 76 yıllık demokrasi mücadelesinde taşıdığı öneme en uygun şekilde kutlamak amacıyla çalışmaları yoğun bir şekilde sürdürdüklerini söyledi.

“İnşallah 25. yılımızı hem kendi tarihimize hem de Türk siyasi tarihine geçecek zengin bir içerikle idrak edeceğiz.” diyen Erdoğan, AK Parti’yle özdeşleşen İstişare ve Değerlendirme Toplantılarından 33’üncüsünü Sakarya’nın Sapanca ilçesinde yapılacağını anımsattı.

Erdoğan, “Kampımızda, bir taraftan son bir yılın muhasebesini yaparken, diğer taraftan da gelecek seneye ilişkin yol haritamıza şekil vereceğiz. Ardından 15 Temmuz ihanetinin 10. yıl dönümünde hem şehitlerimizi şükranla yad edecek, hem de milli irade destanımızı hatırlayacağız.” ifadelerini kullandı.

AK Parti’yi tanımlayan en iyi kavramlardan birinin “mücadele” olduğunu vurgulayan Erdoğan, partinin kuruluşundan itibaren hep bir mücadele içinde olduklarını kaydetti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ’ından FETÖ’süne eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın baş örtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşından rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik. Milletin kesesinden beslenen hortumcularla, halkın malını ganimet bilen yağmacılarla mücadele ettik. Eser ve hizmet namına ne yapılırsa, engellemeyi marifet zanneden ‘takoz zihniyetle’ mücadele ettik. AK Parti için mücadele kavramı hiçbir zaman koltuk kapmak, kişisel ikbal kazanmak, iktidara gelerek birilerine imtiyaz dağıtmak anlamı taşımadı. İktidara gelmeyi tek başına bir hedef olarak değil, ülkeye hizmet etmek, milletin dertlerine derman olmak için bir fırsat olarak gördük.”

“VERDİĞİMİZ MÜCADELENİN, ÇEKTİĞİMİZ ÇİLENİN, ÖDEDİĞİMİZ BEDELİN KARŞILIĞINI ALMAYA BAŞLADIĞIMIZ BİR DÖNEMDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimdi isterseniz kimlerle hangi mücadeleleri vererek bugünlere geldiğimizi şöyle bir hatırlayalım” sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu’nda video izletildi.

Videonun ardından konuşmasına devam eden Erdoğan, 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu vatanın istisnasız bütün evlatlarını kucaklayan bir kadro olduklarını, bu şekilde de yola devam ettiklerini söyledi.

Sadece AK Parti’ye oy verenlerin değil, her vatandaşın yüzünü güldürmek, refahını artırmak için çalıştıklarını, bugün de aynı halisane niyetlerle çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Şunu tüm samimiyetimle dile getirmek arzusundayım, verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek, bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir. İmkanlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde, Türkiye’nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail’in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik. Şu bir gerçek ki, İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyeti’nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye’nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin, kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır.”

“ŞİMDİ DAHA HASSAS YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN BİR SÜRECİN İÇİNDEYİZ”

Erdoğan, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en riskli çatışmalardan birinin, partisinin ve ittifaklarının basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare edildiğini vurgulayarak, bu zor süreçte başta dışişleri ve güvenlik bürokrasisi olmak üzere tüm kurumların büyük bir gayret ve emek ortaya koyduklarını dile getirdi.

Kimi zaman arka kapı diplomasisiyle, kimi zaman doğrudan tavır alarak, kimi zaman anlaşmazlıklar büyümeden müdahale ederek, çok dikkatli bir şekilde müzakere sürecine katkı sunduklarını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz. İsrail’in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade, çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki, herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören, terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir.

Bölgemizde barış eğer gelecekse, İsrail’e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail’in fitnelerine rağmen olacak. Katliam şebekesi ne yaparsa yapsın, bölgemizde sulhu sükunun, adaletin, istikrarın, refahın egemen olmasını, Allah’ın izniyle, engelleyemeyecek. Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, “Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra fazla da uzatmadan söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclis’in takdirine sunacağız.” dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Cumhur İttifakı ortakları MHP ile birlikte başlattıkları, akabinde devlet politikasına dönüştürerek bugünlere getirdikleri Terörsüz Türkiye sürecinde önemli merhaleler katettiklerini belirtti.

23 Ekim 2024 tarihinde yaşanan TUSAŞ saldırısı başta olmak üzere, süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla çalışmaları yönettiklerini ifade eden Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecinde geride bırakılan zamanda ciddi direnç testlerinden başarıyla geçtiklerini vurguladı.

Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Sürecin önündeki en önemli engellerden biri olan Suriye’nin kuzeyindeki sorun, Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Şara’nın kuşatıcı yaklaşımıyla büyük ölçüde çözüme kavuştu. Entegrasyon süreci çeşitli güçlerle karşılaşmasına rağmen, hamdolsun, başarıyla hayata geçiriliyor. Biz de süreci yakından takip ediyor, gerekli katkıyı sunuyoruz. 13,5 yıllık iç savaşın ardından Suriyeli kardeşlerimizin ülkelerine yeniden sahip çıkmalarını memnuniyetle karşılıyoruz. Bunun korunarak devam ettirilmesi samimi temennimizdir. İran krizi, sürecin, sadece ülkemiz ve bölgemiz için değil, Kürt kardeşlerimiz için de hayati önemde olduğunu tescil etmiştir. Sürecin sağladığı müspet atmosfer ve diyalog kanalları sayesinde, Kürt kardeşlerimizin de zarar göreceği daha büyük fitnelerin önüne geçilmiştir. Burada sadece şunu söylemekle iktifa ediyorum: Türkler, Kürtler, Araplar, Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ilerde daha net görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kıyısından döndüğü daha iyi anlaşılacak. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur.”

“ÜZERİMİZE DÜŞENLERİ FAZLASIYLA YAPTIK, YAPIYORUZ, BUNDAN SONRA DA YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Başkan Erdoğan, terörün her türlü gelişmenin, ekonomik kalkınmanın, refahın, siyasi ve demokratik atılımın önündeki en büyük engel olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“Terörün gölgesi çekildikçe, turizmden istihdama, güvenlikten tarıma her alanda nasıl bir bahar havasının estiğini hep birlikte görüyoruz ve göreceğiz. Diyarbakır’ın sokakları, kahvehaneleri bugün cıvıl cıvıl. Hakkari’nin dağlarında ülkemizin dört bir yanından turistler geziyor. Dicle’nin kenarında serinlemek için herkes sıraya giriyor. Kars’tan Van’a, Batman’dan Ağrı’ya, Mardin’den Şırnak’a her tarafta esnafımızın yüzü gülüyor, bölgeye gelen yeni yatırımlarla özellikle gençlerimizin umudu güçleniyor. İnşallah çok daha iyi olacak. Terör defteri tamamen kapanınca, 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Terörle mücadele için ayrılan kaynaklar yatırıma harcandıkça, milletimizin her bir ferdinin refahı artacak. Türkiye, artık yeni bir kulvarda ilerlemeye başlayacak.”

Milletin artık bu sorundan kalıcı biçimde kurtulma isteğinin ortada olduğunu kaydeden Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak milletin bu beklentisini karşılamak istediklerini dile getirdi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gönül ister ki, 50 yıllık bu sorunu süratle çözelim ve geride bırakalım. Maalesef bölgemizin içinden geçtiği dinamik jeopolitik, hem aynı anda pek çok krize vaziyet etmemizi hem de çok hassas olmamızı elzem kılıyor. Gelinen noktada, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak bir yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra, fazla da uzatmadan, söz konusu düzenlemeyi sorunların çözüm adresi olan Meclis’in takdirine sunacağız.

Devletimizin niteliklerinden, milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye ziyadesiyle sahip olduğumuza inanıyorum. Cumhur İttifakı olarak Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir ‘Yenikapı Ruhu’ aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu, tıpkı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarında olduğu gibi farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır. Biz, İttifak ve iktidar olarak, iradeyse irade, kararlılıksa kararlılık, uzlaşıysa uzlaşı, cesaretse cesaret, üzerimize düşenleri fazlasıyla yaptık, yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.”

Başkan Erdoğan, konuşmasının ardından, geçen hafta CHP’den istifa eden Bağımsız İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir’e AK Parti rozeti taktı.

“YETİŞTİREBİLDİĞİMİZ KADAR İNŞALLAH YETİŞTİRECEĞİZ”

Başkan Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, “Terörsüz Türkiye’ye ilişkin yasal düzenlemeler Meclis kapanmadan gelir mi?” sorusu üzerine, “Yetiştirebildiğimiz kadar inşallah yetiştireceğiz.” dedi.

“NATO Liderler Zirvesi’nde, ABD Başkanı Donald Trump ile özel bir görüşmeniz olacak mı?” sorusuna Erdoğan, “Büyük ihtimalle olur.” yanıtını verdi.

Erdoğan, daha önce sigarayı bırakması tavsiyesinde bulunduğu İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin sigarayı bırakmasına ilişkin değerlendirilmesinin sorulmasına karşılık, “Ne kadar güzel. Keşke ülkemdekilere de sigarayı bıraktırsam.” ifadesini kullandı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Will the exam system change? Minister of National Education Yusuf Tekin put the final point

Published

on


Minister of National Education Yusuf Tekin made statements regarding the agenda in a TV program he attended. Minister Tekin stated that the central exam questions within the scope of LGS, which was held on June 13 and applied by 1 million 22 thousand 8th grade students, were prepared from the curriculum.

Highlights from Minister Tekin’s statements are as follows:

“We are trying to create an educational environment where children will not need anything additional than the textbooks and MEBI applications we distribute. In other words, it was the source curriculum in LGS as well. Our teachers and students’ parents express their satisfaction with our publications. Our General Directorate of Measurement, Evaluation and Examination Services prepares all materials. Some people say ‘There was a discrepancy between MEBİ and exam questions’, but they should not believe it. These statements are made to direct parents to other places. Our parents, please trust only our teachers and follow them.” let him listen.

NO CHANGE IN THE EXAM SYSTEM

We did not say that the examination system would change after 2 years. On the contrary, we said that we did not have an agenda for change. Currently, 5th and 6th graders, and starting from September, 7th graders will be educated with the Türkiye Century Education Model. At this point, some subjects in the exam may go out of the curriculum or their places may change. Therefore, due to the new curriculum, the old questions and new questions will no longer overlap in the LGS exam to be implemented in 2028. Since we already said that the new curriculum is skill-oriented, the questions will logically change. However, there is no change in the exam system. New questions will only come with the new curriculum. There will be no change in the university exam. We carry out all processes together with ÖSYM and YÖK. There, under the instructions of the President of YÖK, together with ÖSYM, our friends create new questions in accordance with the new curriculum.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.


News Entry
Uğur Birdal – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Provocation with art mask! Disgraceful show by Barış Atay and Bülent Emrah Parlak: They targeted national and moral values

Published

on


News Agenda News
Provocation with art mask! Disgraceful show by Barış Atay and Bülent Emrah Parlak: They targeted national and spiritual values



A new one has been added to the scandals targeting social sensitivities and national values ​​under the name of humor and art. The so-called “Sabotage” show staged by former TİP Deputy Barış Atay and actor Bülent Emrah Parlak at Munzur University in Tunceli turned into a hate show. In the infamous show; Many national and spiritual values ​​were targeted, from the top of the state to the Gazi Parliament, from sacred values ​​to the national press.





Provocation with art mask! Disgraceful show by Barış Atay and Bülent Emrah Parlak: They targeted national and moral values









The play called “Sabotage” staged at Tunceli Munzur University Congress and Culture Center went beyond the limits of humor and turned into an open provocation. Barış Atay and Bülent Emrah Parlak sarcastically targeted the country’s common values ​​and political figures. The outrageous tone and scandalous statements displayed by the duo caused great outrage among the citizens as well as those in the hall.

Disgraceful show from Barış Atay and Bülent Emrah Parlak!

HUMBLE WORDS TO GOVERNMENT EDITORS

The duo lowered their standards throughout the show and made vile statements, targeting President Recep Tayyip Erdoğan and MHP Leader Devlet Bahçeli based on their ages.

Provocation with art mask! Disgraceful show by Barış Atay and Bülent Emrah Parlak: They targeted national and moral values

THEY MOCKED THE RABIA SIGN!

The Rabia sign, which symbolizes the principles of “One nation, one state, one homeland, one flag” that President Erdoğan expresses at every opportunity, was also the target of ugly attacks by the duo. Speaking on stage without even blushing, the duo said, “As you can see, 4 is evil, 4 is cruelty, 4 is trouble, 4 is trouble!” He made scandalous statements.

Provocation with art mask! Disgraceful show by Barış Atay and Bülent Emrah Parlak: They targeted national and spiritual values

PLACE OF WORSHIP DISTURBANCE IN GAZI ASSEMBLY!

The final straw was when former MP Barış Atay targeted the Grand National Assembly of Türkiye and the mosque on the Parliament campus.

Atay, who said, “Türkiye’s funniest institution may be the Turkish Grand National Assembly,” did not hide his discomfort with the place of worship in the Parliament campus. He attempted to mock religious values ​​with the words “The mosque minaret is 50 meters outside, 150 meters in the Parliament”.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.











Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Çiftçi: 1.4 million people returned voluntarily

Published

on


Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi attended the Consultation and Evaluation Meeting of Members of Parliament at Gölbaşı Gölbaşı Provincial House. Minister Çiftçi, in his statement about the program on his virtual media account, said, “At the Parliamentary Consultation and Evaluation Meeting held at the Gölbaşı Provincial House with our AK Party Group Deputy Chairman Mr. Abdulhamit Gül and our esteemed MPs, we comprehensively shared the work carried out by our Directorate of Migration Management and AFAD Presidency. There are 3 million 632 thousand 64 foreigners with the right to legal stay in our country. 2 million 264 thousand 983 of them are Syrians under temporary protection.” “Between 2016 and 2026, 1 million 425 thousand people returned to their country voluntarily, safely and with dignity,” he said.

‘WE COMPLETED THE 1329 KILOMETER FIREWALL’

Stating that the fight against irregular migration and immigrant smuggling continues with determination at the borders, cities and seas, Çiftçi said, “To date, we have completed the 1329 kilometer security wall to protect our borders, and we continue our work on the 110 kilometer section. We protect our borders day and night with electro-optical towers, thermal cameras, watchtowers, surveillance vehicles and unmanned aerial vehicles. Our Coast Guard Command also has 323 floating elements and 323 floating elements on our 4,500 kilometer coastline. “It ensures our coastal and border security with 23 aircraft,” he said.

‘175 BILLION LIRA RESOURCES WERE TRANSFERRED TO OUR DISASTER SUFFERED BROTHERS’

Regarding social aid and donation campaigns, Çiftçi said, “Approximately 147 billion 735 million liras of donations were collected in the campaigns organized after the February 6, 2023 Kahramanmaraş-centered earthquakes, and 137 billion liras of this resource was used. Approximately 175 billion liras of resources were transferred to our disaster-affected brothers and sisters, including rental support payments, support payments, moving aid and aid to family relatives due to death. Our AFAD Presidency is not only in our country but all around the world.” We continue to support the oppressed and the victims. To date, we have delivered humanitarian aid to 84 countries and communities on 5 continents. We have sent a total of 109 thousand 332 tons of humanitarian aid to our Palestinian brothers. We will never leave Gaza and our Palestinian brothers alone, despite the Zionist Israeli administration’s blocking of humanitarian aid. Under the leadership of our esteemed President Recep Tayyip Erdoğan, we continue to protect the security of our borders, fight against irregular migration, and heal the wounds of disasters. “If there is an oppressed person, we will continue to extend the hand of mercy of our state there,” he said.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Breaking news | Important messages from President Erdoğan at the Provincial Heads Meeting: We will win new hearts with our work and service policy

Published

on


President Recep Tayyip Erdoğan said, “We will continue to recruit those who embrace our principles and want to do a good job for their country and nation in a peaceful and respectful atmosphere.” he said.

In his speech at his party’s Extended Provincial Heads Meeting held at the AK Party Conference Hall, Erdoğan prayed to God that the Day of Ashura and the month of Muharram, which both Turkey and the Islamic world understand today, will be auspicious.

Erdoğan expressed his best wishes to the friendly people and government of Venezuela, who were shaken by the two major earthquakes that occurred this morning, and stated that Türkiye was with them in these difficult days.

“IN OUR CONSIDERATION, MEMBERSHIP IS NOT JUST A REGISTRATION PROCESS”

Stating that, as the AK Party, they have a unique organizational power in the world today and that they are one of the largest and most widespread political movements not only in Türkiye but also in the world, with more than 11 million 500 thousand members, Erdoğan continued his words as follows:

“I would like to say this clearly once: In our vision, membership is not just a registration process. In our country, being a member means enlisting in the struggle to serve the nation. It means going through all kinds of sacrifices when necessary. It means taking the risk of all kinds of sacrifices. It means carrying the responsibility of this nation, this ummah in one’s heart. Devoting one’s heart to our ideals means giving life to our cause. The steel core of the AK Party has attached its destiny to our destiny, its people to our people, its heart to our hearts. All of our million and 500 thousand brothers are one. For this reason, we say this at every opportunity: We are not just a political party. We are a movement of people who believe in the same ideals and march towards the same future. I would especially like you to know that in our organizational understanding, the struggle to serve the nation begins. While we strengthen our relations with our members with this understanding, we also keep our bond with our people in their homes and workplaces. “We are the guests of our members from all over Türkiye. We consult with them about our struggle, our dreams for our country, and our goals for the Turkish Century.”

“THE APPROVAL TOWARDS OUR AK PARTY IS INCREASING DOUBLY AT EVERY LEVEL”

President Erdoğan said that they declared 2026 as the “year of neighborhood work” after breaking the record in the number of members.

Stating that they are working hard to reach more people and further strengthen their presence in the neighborhoods, Erdoğan stated that, with the efforts of the entire organization, they have turned 2026 into an opportunity to expand the AK Party family in terms of both the number of members and depth.

“I would like to thank our brothers who served our cause with love and shouldered our struggle in neighborhoods where the opposition did not even know their names, let alone their roads, and I wholeheartedly congratulate our neighborhood leaders.” Erdoğan said:

“Here, I would like to express this with great pleasure: The interest in our AK Party, which is the representative of the politics of work, service and brotherhood, is increasing exponentially at every level. Almost everyone who is looking for peace, looking for brotherhood and solidarity, and who wants to serve their city, district or town, wishes to do politics under this roof as a member of this family. We included a district mayor into our ranks on Monday and a member of parliament yesterday. Today, we will embrace our new mayors. Soon, we will join the AK Party family. ‘Welcome to us, you have brought joy to all our friends who will join us.’ I say. Hopefully, we will be in full solidarity from now on in the journey of serving the nation and the country, and we will not disappoint our people’s trust. “We will continue to recruit people who embrace our principles and want to do a good job for their country and nation in a peaceful and respectful atmosphere.”

“WE BECAME THE SERVANTS OF 86 MILLION”

Erdoğan stated that, in their opinion, politics is not a field of activity that looks down on the nation.

On the contrary, pointing out that society is the essential element, owner and founding subject of politics, Erdoğan emphasized that human beings and respect for people are the basis of political philosophies, whether at the local level or throughout the country.

Pointing out that every individual of the nation is equal and has the same value, Erdoğan said:

“Whether they vote or not, whether they support us or not, they are equally worthy of service and respect, without any discrimination. We have always acted with this understanding, whether in politics or in service. We have always respected whoever we are dealing with. We have never engaged in any behavior that would offend, hurt, or break the heart of our interlocutor. Hazrat Mevlana’s age-old motto ‘Be like the sun in love. Flows in friendship and brotherhood. Be like the night in covering up mistakes, be like the earth in humility, be like the dead in anger, whatever you are, either be as you are or be as you appear. We took their advice as our guide. With this understanding and within the framework of these principles, we became the servants of not only those who voted for us but also 86 million people. It is these qualities that make the AK Party indestructible in the hearts of the nation, despite all the attacks it has been subjected to. It is our primary duty to protect and protect them. “A compassionate, modest and respectful attitude when asking for votes from the voters, but an arrogant, patronizing and hurtful attitude after receiving the authority from the nation is not our attitude.”

Breaking news | Important messages from President Erdoğan at the Provincial Heads Meeting: We will win new hearts with our work and service policy

President Recep Tayyip Erdoğan said, “An approach that breaks the hearts of citizens, treats tradesmen rudely, and pursues show rather than action may be the political style of the opposition, but it is impossible for us to approve of this.” he said.

In his speech at his party’s Extended Provincial Heads Meeting held at the AK Party Conference Hall, Erdoğan said that, with the influence of social media, it has been seen that a disease called “interaction hunting” has spread both in society, in the public sector and in local governments.

Stating that while privacy is ignored in social media, the concept of private space has lost its meaning, being visible, coming to the agenda, being discussed, all kinds of values, including human dignity, have taken precedence over all kinds of sensitivity, Erdoğan said, “The anxiety of being on the agenda and staying on the agenda at all costs turns into a big trap after a while. To be honest, politicians also fall into this trap. Unfortunately, we witness some of our own friends being caught in this reverse current, knowingly or unknowingly.” he said.

Emphasizing that one should be careful against such mistakes, which do not benefit them politically or in terms of communication, but, on the contrary, harm the AK Party, Erdoğan continued as follows:

“An approach that breaks the hearts of the citizens, treats the tradesmen rudely, and pursues show rather than action may perhaps be the political style of the opposition, but it is impossible for us to approve of this. No friend of mine, regardless of his duty, title or position, should not forget that we all came to our seats with the approval and approval of the nation. Our nation has entrusted us with the trust to serve it, produce works and increase its welfare. Places to serve the nation are not places of demonstration, They are responsible authorities. When we appear before our citizens, when we knock on the doors of our tradesmen, we have to act in accordance with our duty and with the weight of the trust we carry when we use public power.

As I always say, the point is to win hearts and conquer hearts. No digital platform or application can replace ruberu communication, face-to-face interaction, and a warm and level-headed conversation. If that were the case, the situation in politics today would be very different. If that were the case, this nation would not have contradicted those know-it-alls who gave us a political life before every election. If it were so, politics and social engineers would have achieved their goals. If the election had been won with the wind of social media, there would be others in power and in the presidency today. Of course, we will not ignore new media tools and the asymmetric opportunities provided by technology. We will share what we do, our services and our actions in the best possible way with our people, especially with new generations, by using these channels. But we won’t be trapped in echo chambers on social media.”

“WE CAME TO SERVE THE NATION, BUT TO BE SERVANTS”

Stating that they will continue to serve the public with dignity, courtesy and a democratic culture since he served as the Mayor of Istanbul Metropolitan Municipality, Erdoğan said that he expects all his companions and companions, from organization managers to MPs, from ministers to mayors, to act with these principles and principles.

Erdoğan said, “We have come to serve the nation, to be servants, not to act like lords.” he said.

Emphasizing that, on the one hand, they work hard to bring cities to life, on the other hand, they stay away from unnecessary polemics with their political rivals, Erdoğan said, “Slandering, vilifying the interlocutor, and trying to profit from the impotence of the interlocutor is not our style of politics. Those who expect us to be a part of the boatmen’s fights will wait in vain.” he said.

Erdoğan said that they are concerned with doing business and completing the work, adding:

“We are seeking to win new hearts with our policy of work and service. Of course, I find it useful to express this clearly here; avoiding tension and polarization does not mean that we will remain indifferent to the violation of the rights and laws of our people. We did not receive permission from the nation only for service. We also received it to defend the dignity, dignity and freedom of our brothers who have been postponed, damaged and pushed here and there in their own homeland for years. During the February 28 period, we received the permission of the coup plotters. We received authority from our nation to ensure that our people who were victimized will not be subjected to the same tyranny again.

We have shown great sensitivity on this issue for 23 years. We neither intervened in someone else’s lifestyle, nor did we allow the arrogant minority that sees itself as the owner of this country to impose its lifestyle. We neither interfered with someone else’s faith, nor did we tolerate the current representatives of the Jacobin mentality interfering with our people’s beliefs. Despite this, although not as much as before, we are witnessing attempts by the very vocal monuments of arrogance to silence, intimidate, discipline and threaten the silent majority. We continue our fight against them on the basis of law and democracy. “I want it to be known that, as the government, we will not allow the revival of the oppressive mentality that sees this country, which still longs for the February 28 period in the Turkey of 2026, as its title deed property.”

“A SMALL, NARROW CLINIC CANNOT DICTATE THE LIFESTYLE OF THIS NATION BY ABUSED OF THE CONCEPT OF SECULARISM”

Stating that their principle is freedom of belief, Erdoğan said, “It is guaranteed by our Constitution. Moreover, the lifestyle of 86 million people is under our guarantee. No one can impose or put pressure on another. A small, narrow group cannot dictate the lifestyle of this nation by exploiting the concept of secularism. I express this clearly here. As in the past, Anatolia was a country where a handful of arrogant people pointed their fingers at society and scolded them and discriminated women according to their attire.” “The days when people were insulted by calling them reactionaries, reactionaries and bigots are now over.” he said.

Stating that those who miss their old privileges and old nobility will not remain idle, those dark times will never return as long as they are in office, Erdoğan said: “We will definitely not tolerate anyone in this country being humiliated, insulted, feeling left out or alienated because of their hair, beard, linen, robe or headscarf. We will continue to grow Türkiye, to grow our Republic, to expand the rights and freedoms for each of our citizens, “We will continue to see all 86 million people as one, together and equal.” he said.

Notes

After his speech, Mayor Erdoğan pinned the badges on the mayors who joined the AK Party.

Nevşehir Mayor Rasim Arı, Ankara Keçiören Mayor Mesut Özarslan and Edirne Keşan Mayor Mehmet Özcan joined the AK Party.

Some Keçiören Municipal Council members also joined the AK Party with Özarslan.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Kemal Kılıçdaroğlu: We will not be a part of this shame and this plague

Published

on


CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu’s statement is as follows:

I have never considered it right to use any belief as a material for politics and propaganda at any time in my life. It will not allow the month of Muharram and the day of Ashura, which are the most exceptional times of the Islamic faith, to be subject to political polemics, tensions, fights, propaganda accounts and abuse; At least we will not be a part of this shame and this plague.

In our opinion, social and spiritual values; It is much more valuable than political fortune calculations and daily political gains. The care that must be shown towards these values ​​is above all political calculations and expectations. With this understanding, we came to the conclusion that it would be more correct, more meaningful and more accurate not to physically participate in the Ashura event, even though it is included in our program, due to the atmosphere created in it. Because sometimes the best stance is not to appear in the crowd; Not to be a part of using faith as a material for politics. I share with you my message for the Ashura event as a sign of our unity and love; I greet all our souls, whom I believe will understand us most accurately, with my most heartfelt feelings, and I hope that the climate of unity, brotherhood and truth of the month of Muharram and Ashura will bring goodness to all of us.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister of Justice Akın Gürlek announced! ‘We helped solve 19 unsolved murders’

Published

on


BREAKING NEWS | Minister of Justice Akın Gürlek, in his statement on social media, said, “Under the leadership of our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, we are waging an uncompromising struggle for the manifestation of justice and the peace of our nation. We see it as our highest priority to solve the unsolved murders and missing persons cases, which deeply hurt the public conscience, and to comfort the hearts of our grieving families.

With this determination, we are examining past files one by one through the Unsolved Crimes Investigation Department, which we established within our Ministry. As a result of the comprehensive work carried out since the day our Department started operating, we have been able to bring to light 19 unsolved murders in 16 files.

This success achieved in a short time is a result of the close coordination and unshakable harmony between the institutions of our state under the strong leadership of our President. On this occasion, I would like to express my gratitude to all relevant institutions and organizations, especially our Minister of Internal Affairs, Mr. Mustafa Çiftçi, with whom we work shoulder to shoulder.

“In the ongoing studies under the coordination of our Presidency, 638 files in 75 provinces are being re-evaluated, 141 files with 147 victims in 52 provinces are being examined, and “Special Working Teams” are working in 44 files with 47 victims by our Chief Public Prosecutor’s Office and law enforcement units.”

I would like to wholeheartedly thank our Chief Public Prosecutor’s Offices, who shed light on unsolved investigations by collecting evidence like digging a well with a needle, our heroic police and gendarmerie organizations who selflessly serve day and night in the field, and all our public officials who contributed to the process.

No unsolved murder will remain in the dark; Justice will definitely be manifested sooner or later.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.


News Entry
Serenay Korkusuz – Editor



Source link

Continue Reading

Trending