Connect with us

Daily Agenda

12. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

Published

on


Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen bir miktar para ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlar, idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.

Hükmedilen tutarın ödenmesine ilişkin alacaklı veya vekilinin idareye yazılı şekilde banka hesap numarasını bildirerek yapacağı başvuru tarihinden itibaren en geç 1 ay içinde ilamda belirtilen alacağın ilamda belirtildiği şekilde varsa ödeme tarihine kadar işleyecek faizi ve diğer ferileriyle birlikte ödenmediği takdirde ilamlı icra takibi yapılabilecek. Bu başvuru yapılmaksızın doğrudan doğruya ilamlı icra yoluna başvurulamayacak.

Kanun’daki diğer bir değişiklikle, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak.

Elektronik satış portalında yapılacak ilanda da düzenlemelere gidilecek. Buna göre, elektronik satış portalında yapılacak ilanda satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi halinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazine’nin teminat göstermekten muaf olduğu belirtilecek.

Ayrıca söz konusu ilanda elektronik satış portalında verilecek tekliflerin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50’si, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde birinci artırmanın sadece malik olan mirasçılar arasında yapıldığı durumlarda muhammen kıymetin yüzde 100’ü, ikinci artırmada ise muhammen kıymetin yüzde 50’si ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi gerektiği yer alacak.

İlanda, ihale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması halinde, alınan teminatın iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından mahsup edileceği, kalan miktarın icra dosyaları bakımından alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısının satış isteyen alacaklı olması durumunda, muhammen bedelin yüzde 10’unun kendi alacağından mahsup edileceği ve bu satış için yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılarak borçluya yüklenmeyeceği, ortaklığın satış suretiyle giderilmesinde en yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısından alınan teminatın kendisine iade edilmeyerek satış masrafları mahsup edildikten sonra paydaşlara payları oranında ödeneceği, süresi içinde ihale bedelini yatırmayanın paydaş olması durumunda ise alınan teminatın tamamının diğer pay sahiplerine payları oranında ödeneceği, ayrıca en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmayan ihale alıcısına teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında satışı yapan icra dairesince veya satış memurunca idari para cezası verileceği, verilen bu cezanın Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için tahsil dairesine bildirileceği de bulunacak.

Noterlik Kanunu’ndaki değişiklikle, noterlik evrak ve defterleri, mahkeme, sulh ceza hakimliği ve cumhuriyet başsavcılıklarınca veya resmi daireler tarafından yahut konusu da belirtilmek suretiyle noterlikte soruşturmaya yetkili kılınan kimselerce incelenebilecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı tarafından noterlik evrakının aslının istenmesi halinde ilgili noter, evrakın bir örneğini çıkarıp aslına uygunluğunu onaylayacak. Noter, onayladığı örneği yerinde saklayacak ve evrakın aslını ilgili merciye gönderecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği, cumhuriyet başsavcılığı veya soruşturmaya yetkili kılınan resmi daire tarafından noterlik evrakının onaylı bir örneğinin istendiği durumlarda, noter istenilen evrakın aslını elektronik ortamda taramak ve güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle oluşturduğu onaylı örneği ilgili merciye elektronik ortamda iletecek. Elektronik ortamda gönderme imkanı bulunmayan durumlarda evrakın aslına uygunluğunu onaylayarak onaylı örneği ilgili merciye gönderecek. Yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek, posta masrafı ve yol masrafı hariç olmak üzere harç, vergi, değerli kağıt ücreti dahil herhangi bir ücret alınmayacak.

Danıştay Kanunu’ndaki değişiklikle, 2016’dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026’da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak. Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması dolayısıyla boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilecek.

İDARE MAHKEMELERİNDE TEK HAKİMLE ÇÖZÜMLENECEK DAVALAR

Teklifle, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek.

Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda, kararı hukuka uygun bulursa, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek.

Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin verilen diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulması, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması, dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken bu karar verilmeksizin dava hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilerek karar verilmesi, talep hakkında karar verilmemesi yahut eksik hükümle karar verilmesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği halde yaptırılmadan karar verilmesi, duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verecek.

Ancak bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılması ile duruşma yapılması gerektiği halde duruşma yapılmadan karar verilmesi hallerinde eksikliği kendisi gidererek karar verebilecek. Bu düzenlemeler dışında kararın kaldırılarak dosyanın, kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyecek.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki diğer bir düzenlemeyle, temyizle ilgili belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecek. Ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak.

Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’daki değişiklikle, adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şartı aranacak. Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam edecek.

HAKİM VE SAVCI YARDIMCILARININ EĞİTİM SÜREÇLERİ

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle, adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına, ilgisine göre, Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanları ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konularında eğitim verilecek. Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan soru sorulacak ve 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulunca tutanağa bağlanacak ve Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.

Sözlü sınavda hakim ve savcı yardımcısının, eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği, özgüveni, temsil kabiliyeti ve davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin bir şekilde kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek.

Hakimler ve Savcılar Kanunu’ndaki diğer bir düzenlemeyle, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası verilecek.

TAŞINMAZLARIN SATILMASINI İÇEREN HÜKÜM

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda, Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un “Kanuni Faiz”e ilişkin maddesi yeniden düzenleniyor. Buna göre, Türk Borçlar Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu’na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden yapılacak. Söz konusu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80’i geçerli olacak.

Düzenlemeyle, Türk Medeni Kanunu’nun taşınırların satılmasını içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, vesayet altındaki kişinin menfaati gerektirirse değerli şeylerin dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimat uyarınca, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında açık artırma ile satılacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Kanun’un taşınmazların satılmasını içeren hükmünde yapılan değişikliğe göre, satış, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla yapılacak ve ihale, vesayet makamının onamasıyla tamam olacak. Onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak 10 gün içinde verilmesi gerekecek. Bu hüküm de düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “genetik inceleme sonuçlarının gizliliği”ni içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek.

Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek.

Bu hüküm uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.

Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek. Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.

İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

ÇÖZÜMÜ YAPILAN METİNLER DERHAL İMHA EDİLECEK

Teklifle, Kanun’un “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma” hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkanının bulunmaması halinde, hakim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin haline getirilmesine karar verilecek.

Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar, 24 saat içinde hakim onayına sunulacak. Hakim, kararını en geç 24 saat içinde verecek. Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilecek.

Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bu araç ve gereçlere el konulabilecek.

Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, el konulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilecek. Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılacak.

Alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya müdafiye verilecek ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınacak.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine el koymaksızın da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilecek. Kopyası alınan veriler kağıda yazdırılarak bu husus, tutanağa kaydedilecek ve ilgililer tarafından imza altına alınacak.

Bu tedbirin uygulanması suretiyle elde edilen veriler, adli emanette saklanacak ve korunması için gerekli tedbirler alınacak. Bu veriler, kovuşturmaya yer olmadığı kararı veya mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 15 yıl sonunda cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus, dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek. İlgililer, bu süre içinde verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden verilerin silinmesini talep edebilecek.

HÜKMÜN AÇIKLANMASI VE HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesinde yapılan değişikliğe göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek.

Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak, bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine karar verilebilecek. Denetim süresi içinde dava zaman aşımı duracak.

Belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecek.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesi kararı verilecek.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacak. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecek. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilecek. İtiraz mercisi ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilecek.

Kanun’da yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecek.

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında kanunda yer alan temyize ilişkin hükümler uygulanacak.

Kanun’da yer alan istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna gidilebilecek. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde bu hükümde belirtilen amaç için kullanılabilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmayacak.

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİĞE GİDİLİYOR

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen teklifle, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyecek. Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep edebilecek.

Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, resen veya istem üzerine, dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Sanığın lehine itirazda süre aranmayacak. İstem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılacak.

Teklifle, Türk Borçlar Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar nedeniyle, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarının toplamına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek.

Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplara bağlı tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NA YÖNELİK DEĞİŞİKLİKLER

Teklif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki “Belirsiz alacak davası” başlıklı hükmü yürürlükten kaldırıyor.

Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilecek. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde, hakim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecek.

Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma halleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun’un “Davaların birleştirilmesi” başlıklı hükmünde yapılan değişikliğe göre, ilk davanın açıldığı mahkeme birleştirme kararının kesinleşmesinden itibaren bununla bağlı olacak.

Teklife göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilecek. İlk derece mahkemelerince verilen ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararları hakkında ise temyiz yoluna, ancak hükümle birlikte gidilebilecek. Bu husus tek başına, bölge adliye mahkemesinde hükmün kaldırılarak esastan incelenme, Yargıtay’da ise bozma sebebi teşkil etmeyecek.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanun’da yapılan değişiklikle, bölge adliye mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edilerek yeniden esas hakkında verilen karar, miktar veya değeri itibarıyla ilgili hükümde belirtilen parasal sınırın üzerinde olması halinde temyiz edilebilecek. Bu kararın, miktar veya değerinin belirtilen parasal sınırı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak.

GEÇİŞ HÜKÜMLERİ

Kanun teklifiyle geçiş hükümleri de düzenleniyor. Buna göre, İcra ve İflas Kanunu’nda yer alan ve düzenlemeyle belirtilen taşınmazlara yönelik hükümdeki değişiklikler, teklifin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’daki idare mahkemeleri hakimlerine yönelik hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davalar bakımından uygulanacak.

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda değişikliğe gidilen Danıştay’a temyiz başvurusuna ilişkin hüküm, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak. Bu tarihten önce bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında, bu düzenlemeyle yapılan değişikliklerden önceki hükümler geçerli olacak.

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’daki değişiklikle adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için gereken şartların düzenlenmesine ilişkin hükümde, görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 4 yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erecek, 4 yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlayacak. Bu hüküm kapsamında görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevine devam edecek.

Türk Medeni Kanunu’nda vasinin görevleri arasında yer alan taşınırların ve taşınmazların satışına yönelik hükümler, açık artırma suretiyle satışına karar verilip de bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce ilanı yapılmış açık artırmalar hakkında uygulanmayacak. Bu açık artırmalar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itiraz yetkisine yönelik düzenleme, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanacak, yürürlüğe girdiği tarihten önce teslim edilmiş olan dosyalar hakkında önceki hükümlerin uygulanması sürdürülecek.

Türk Borçlar Kanunu’nda tazminata yönelik düzenleme, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanacak. Bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecek.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirsiz alacak davasına ilişkin yürürlükten kaldırılan hüküm, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanacak.

“IBAN DÜZENLEMESİ” İHDAS EDİLDİ

Komisyonda AK Parti ve MHP’nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili yeni madde ihdas edildi. Buna göre, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra eklenecek.

Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK’nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK’nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki “Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir” hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.

AK Parti’nin kabul edilen önergesiyle, bölge adliye mahkemelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararlar hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin sadece görevsiz veya yetkisiz olduğu gerekçesiyle bozma kararı verilemeyeceğine yönelik düzenleme tekliften çıkarıldı.

“ORGANİZE DOLANDIRICILIKLA MÜCADELEMİZDE EN KÜÇÜK BİR GERİ ADIM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”

Teklife ihdas edilen maddeyle ilgili açıklamalarda bulunan TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, sosyal medya ve dijital platformlarda “hesabını kirala, IBAN’ını paylaş, komisyon kazan” gibi vaatlerle vatandaşların banka hesaplarının suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılabildiğini ifade etti.

Bu yöntemlerden en fazla etkilenen kesimlerin başında gençlerin geldiğini vurgulayan Yüksel, kolay kazanç vaadi veya hukuki sonuçların yeterince öngörülememesi nedeniyle bazı gençlerin banka hesaplarını suç örgütlerinin kullanımına açabildiğini, bunun sonucunda eğitim ve meslek hayatlarını etkileyebilen ağır hukuki sonuçlarla karşılaşabildiklerini belirtti.

Hiç kimsenin “Ben bilmiyordum” diyerek sorumluluktan tamamen kurtulmasının söz konusu olamayacağını dile getiren Yüksel, şöyle konuştu:

“Burada özellikle ifade etmek isterim ki hazırlanan düzenleme, dolandırıcılık suçunu planlayan, organize eden, yöneten, vatandaşları aldatan veya suçtan esas menfaati sağlayan kişiler bakımından herhangi bir değişiklik öngörmemektedir. Bu kişiler hakkında mevcut cezai yaptırımlar aynen uygulanmaya devam edecektir. Organize dolandırıcılıkla mücadelemizde en küçük bir geri adım söz konusu değildir. Düzenleme yalnızca, suça katkısı, banka hesabını veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları vermekle sınırlı kalan kişiler bakımından daha ölçülü bir değerlendirme yapılmasını amaçlamaktadır.”

Düzenlemeyle yeni bir suç ihdas edilmediğini aktaran Yüksel, ayrıca herhangi bir fiili suç olmaktan çıkarmadığını, dolandırıcılık suçunun faillerine cezasızlık getirilmediğini kaydetti.

Yüksel, düzenlemenin, gerçek mağdurların zararlarının giderilmesine katkı sağlayacağını vurguladı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Public Opinion – YAVUZ DONAT

Published

on


Vegetables, fruits… Cheese, olives… Shoes, bags… Home textiles… T-shirts, shirts, towels, sheets… Whatever comes to your mind.
Laleli District Market… It’s quite crowded.
– Hey market tradesmen… Your fellow countryman Özgür Özel left CHP… He founded a party… New Party… What do you say?

Cenk Gülçimen… He sells peaches and lemons… He said:
– A good opposition is always needed.
A customer… A retired teacher… He said, “That’s right.”
– It will not constantly fight and insult… It will call what is right right, it will criticize what is wrong… It will tell the truth… An opposition that will give confidence is truly Türkiye’s most important need.

***

HERE IS THE OPPOSITION

When I listened to the marketer Cenk Gülçimen and the customer, the retired teacher… I said, “The late Professor Turan Güneş also said that.”
The friends next to me… Ertuğrul Aytaç… Tarkan Kayhan… And the marketers… Those who came to shop… They asked:

– What did Turan Güneş say?
Legendary Minister of Foreign Affairs… Turan Güneş, a politician and statesman who was on duty during the 1974 Cyprus Peace Operation, said:
“In our country, opposition is divided into two as constructive and destructive… The opposition that says everything is right is constructive… The opposition that says everything is wrong is destructive.”

“He was right,” said someone in the crowd. The other said, “Where did he say it?” he asked. I explained… Prof. Güneş’s book… Analysis of Turkish Democracy.
Turan Güneş’s words are written in this book. This time everyone started asking me for this book… Maybe 10 people.
“Look at the bookstores,” I said:
– If you can’t find it, call Professor Hurşit Güneş… Have him send you his father’s book if he has extra.

***

NOTES FROM THE MARKET

Keep wandering… The market is clean… Prices are cheaper than Istanbul… Bodrum.
– Hey market tradesmen… More… What else do you say?

A bunch of the answers we received:

Mr. Özgür did the right thing by establishing a new party… Congratulations.

Its name is the New Party, but… Those with it are old… Some of them have been members of parliament for three or five terms.

If I were Özgür Özel, I would not establish the party with 90 MPs… Tomorrow, they will all want to be MPs.

Özgür Bey is loyal… That’s why he took 90 MPs with him.

***

CHAT WITH ÖZGÜR ÖZEL

It’s around 11:00… Continue chatting with the marketers.
And the phone… In front of us is Özgür Özel.

– Mr. Özgür… I’m in Manisa… I’m at the neighborhood market… With your permission, I’ll turn up the phone… Hear what the market vendors say.
Özgür Özel, “Hello friends, how are you?” he said.
Marketers… Some thanked… Some wished success… Meanwhile… Customers in the market also joined the conversation. Özgür Özel and the people in the market liked the phone call.

***

ENGINEER SAID…

After the phone was hung up… An engineer… He came to market with his wife… He said:
– I wish you hadn’t hung up the phone… I was going to say a few words to Mr. Özgür.
– What were you going to say?
– I was going to say the following… Don’t speak for those who remain in the CHP… Don’t say hurtful words… Don’t insult… Conditions may change tomorrow… You may need to see them face to face again.
The engineer’s words… found a response in the crowd.
Ertuğrul Aytaç handed over a pen and paper:
– Write these down too… Write them in the newspaper… True words.

***

COMMON SENSE

Interestingly… We heard similar words from the engineer from Manisa from CHP Istanbul Deputy Oğuz Kaan Salicı a few days ago:

What happened went beyond division… The pomegranate peel cracked.

While some of the social media are shouting cheerful slogans, we are heartbroken.

The MPs who left are sad, and so are those who remain.

Let’s not break each other’s hearts.

Yesterday we were seeing each other face to face… We will greet each other again tomorrow.

***

WRITING IS A MUST

There are also retirees in the market.
No… We are not talking about retirees who come to market. Retired marketers… BAĞ-KUR retirees… SGK retirees… Civil servant retirees… EYT retirees.
I congratulated… There is no shame in marketing… They do it well… It’s their bread and butter. But I also have to write this… Retirees are in trouble… I listened to retirees in Manisa the other day… They are in trouble.

***

NEW PARTY’S ‘LUGGAGE’ PROBLEM

Market shopkeeper… He refers to Özgür Özel as “Brother”… He says his name but does not want it to be written:
– Abi Özgür would have done better if he had not taken some MPs with him when establishing the New Party.
– For example, who?
– They have heavy baggage… When the election comes up tomorrow, they will all be a burden on Özgür Abi… Is the Chairman obliged to carry these on his back?
– Who?
The marketer starts laughing… And other marketers. Just marketers? Both the friends we went to the market with… And the customers.

***

‘GAS’ CASE

It’s past 12:00… And our phone is ringing.
The caller is İbrahim Onaylı… Kebab shop.
“I’m waiting” he says:
– Manisa kebab is ready… And your dessert… Also, there are customers who want to talk to you.
– Thank you, İbrahim… All of them are prohibited… We will stop by to drink tea another time.
Marketers… They are glad we didn’t go to dinner. But… They don’t want us to go hungry either. Some want to offer peaches… Some want to offer cherries.
And… The conversation goes on and on. This time the speaker is a businessman… His business is olives and olive oil:
– Mr. Özgür should not listen to the words of the trolls… He should not get angry… He should not act with someone else’s mind.

***

TOMORROW… ‘LIKE A MOVIE’

Party provincial-district chairmanship… It’s me… No, it’s me… Get out… I won’t go out… You will… I’m not going out, the police will take it out.
The problem experienced in many provinces of Türkiye… It’s like a movie… There is both fighting and laughter.
We will tell you tomorrow…



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

AK Party Eskişehir Provincial Minister Gürhan Albayrak: We will not let Eskişehir residents lose their rights! Public receivables of 550 thousand liras must be accounted for

Published

on


AK Party Eskişehir Provincial Chairman Gürhan Albayrak made remarkable statements about the three political programs held at the Atatürk Culture Art and Congress Center (AKM) belonging to Eskişehir Metropolitan Municipality, during the term of former CHP Eskişehir Provincial Chairman Talat Yalaz. Albayrak stated that the CHP Provincial Congress held on October 19, 2025, the program held on March 8, 2026 with the participation of CHP Chairman Özgür Özel, and the local organization of the group meeting held in the past weeks were carried out by the then CHP Provincial Chairman Talat Yalaz and his team.

NO PRICE HAS BEEN PAID

Reminding that according to the fee tariffs published by Eskişehir Metropolitan Municipality, AKM’s rental fee for 2025 is 150 thousand TL and the rental fee for 2026 is 200 thousand TL per program, Albayrak stated that a total of 550 thousand TL rental fee should be collected for the three programs in question. Albayrak claimed that, according to the information they obtained, none of these fees were paid, and also said that there were claims that there was no previously prepared request letter, contract or protocol regarding the allocation of the halls.

IF PAYMENT HAS BEEN MADE, SHARE THE DOCUMENTS

Albayrak called on both Talat Yalaz and Eskişehir Metropolitan Municipality Mayor Ayşe Ünlüce on the issue and asked the following questions: “Who applied to the Metropolitan Municipality for these three programs? Have the rental fees of the halls been paid? If so, will the invoices and payment receipts be shared with the public?” Addressing the municipal administration, Albayrak said, “With what written request, decision and legal basis was the AKM allocated? Has a total of 550 thousand TL been accrued and collected? If not, why was this fee not collected? Who gave the instruction for free use?” he said.

ESKİŞEHİR PEOPLE’S RIGHTS WILL NOT BE Abolished

Arguing that Talat Yalaz’s expulsion from CHP or turning to a new political formation will not eliminate his financial and political responsibility for the programs carried out in the past, Albayrak said, “Parties may change, signs may change; the rights of Eskişehir residents will not be eliminated.” he said.

WE WILL BRING THE ISSUE TO THE ASSEMBLY AGENDA

In his statement, Albayrak also stated that they will bring the issue to the agenda of Eskişehir Metropolitan Municipality Council and stated that they will demand official and written answers to all questions. Gürhan Albayrak said, “Our expectation is clear. If payment has been made, disclose the documents to the public. If not, hold the people of Eskişehir accountable for why the public receivable of 550 thousand liras has not been collected.” He completed his statement by saying.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

The Iraqi Minister first insisted and then signed! Who did the Development Road Project disturb? Here’s what’s behind the scenes

Published

on


After President Recep Tayyip Erdoğan and Iraqi Prime Minister Ali al-Zaydi had a one-on-one meeting at the Presidential Complex and chaired the meeting between delegations, agreements were signed between the two countries.

“Education and Academic Cooperation Memorandum of Understanding” was signed by Police Academy President Murat Balcı and Iraqi Prime Minister and Armed Forces Commander’s Private Secretary General Abdulemir Shammari. The “Memorandum of Understanding in the Fields of Youth and Sports” was signed by Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak and Iraqi Minister of Foreign Affairs Fuad Hüseyin. The “Memorandum of Understanding on Cooperation in the Field of Industrial Property” was signed by the Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır and the Iraqi Minister of Finance Falih Sari. The “Memorandum of Understanding on Railway and Road Transport through the Fishhabur-Ovaköy Border Gate” and the “Framework Memorandum of Understanding on the Development of Transportation Infrastructure within the Republic of Iraq in Exchange for Natural Resources” were also signed by Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed.

The agreement ceremony was marked by Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed’s insistence on signing the Memorandum of Understanding regarding the Development Road Project. Following the intervention and instruction of Iraqi Prime Minister Ali Zaydi, the relevant agreements were signed.

(Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed signing the agreement)

It was noteworthy that President Recep Tayyip Erdoğan also warned about what happened during the signing ceremony and asked for additional information from the Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan.

After the images attracted the attention of the world media; SETA Foreign Policy Researcher Can Acun gave striking answers to Sabah.com.tr’s questions about the Development Path Project, the changing balances in the Middle East and President Erdoğan’s determined diplomatic moves.

SETA Foreign Policy Researcher Can Acun

WHAT LIES BEHIND THE SCENES?

Can Acun emphasized the importance of the Development Road Project in terms of the national security and commercial interests of both Iraq and Türkiye. He pointed out that the project is at a critical angle for the continuity of global logistics lines. Can Acun said, “A while ago, I carried out various field studies in Iraq in the context of the Development Road Project. I had the chance to meet with many main actors there. I also met with the officials of the Bedir organization and political structure, to which the Minister of Transport is affiliated. All of them stated that they definitely supported the project in these meetings and that it was seriously important for the future of Iraq.” he said.

Can Acun said, “There is a new government in Iraq, a new Prime Minister, a cabinet formed by him and a certain struggle within the framework of internal political balances.” he said.

Stating that highways, train lines, various industrial zones and new agricultural areas will be created with the Development Road Project, Can Acun said, “We see that it is a project exceeding 20 billion dollars.” he said.

Drawing attention to the closure of the Strait of Hormuz and the events in Babülmendep, Can Acun said, “In this sense, we can talk about an equation in which the Development Road Project has become much more important. Apart from the highway and train line, it is also very possible to transport oil here.” he used his words.

THE AXIS OF THE DISCUSSIONS IN IRAQ

Emphasizing the size of the economic volume that will be created with the Development Road Project, Acun pointed to Iraq’s internal balance. He stated that there are discussions between different political groups in the country on many issues, from how the process will work to the routes to be used, whether Hashd al-Shaabi elements will play a role in security or not, to the sharing of the financial share and revenue that will arise.

Can Acun said, “This signature issue in Türkiye should be evaluated in this context. We should not read it as a party against the project, but on the contrary, we can read it as a manifestation of Iraq’s internal balances in the context of sharing the new wealth that may occur here.” He included his statements.

HOW DOES IRAN APPROACH THE PROJECT?

While many evaluations were made on social media about its closeness to Iran after Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed resisted signing, Can Acun touched on Tehran’s approach. Acun noted that Iran has an ambivalent position. Can Acun said, “Although Iran seems to support the project from the outside, it may have an impact in terms of breaking the blockade it has currently created in the context of the Strait of Hormuz. It can also be seen as a project that can reduce Iran’s strategic importance in the connectivity corridors. In this context, it may try to use various influence forces within Iraq. However, almost all the actors within Iraq, that is, even the groups working closely with Iran, have to officially support the project. Because I think this project is really critical for the future of Iraq.”

The multilateral diplomacy traffic that President Recep Tayyip Erdoğan has recently established with Iraq, Gulf countries (UAE, Qatar) and regional actors plays an important role in creating both peace and economic prosperity in the Middle East. While Türkiye’s role in the international arena becomes stronger day by day, the Development Path Project will make a significant contribution to these steps.

Can Acun opened a separate parenthesis to the developments in the Middle East and said, “There is currently chaos in the Middle East in the context of the aggressive policies of the United States and Israel. We see that Iran has responded to this and closed the Strait of Hormuz, which is the biggest trump card it has, and the conflicts have even deepened, and in the context of Yemen, the Houthis have started to cut off the Bab al-Mandeb, and ships belonging to various countries, especially Saudi Arabia, have begun to blockade.” he said.

“THE ALTERNATIVES PUT OUT BY Türkiye ARE CRITICALLY IMPORTANT”

Noting that America’s blockade against Tehran has created a very serious global energy crisis in the region and the world, Can Acun said, “We see that 20% of the world’s oil and petrochemical industry is produced in the region and exported to the world through these straits. But now there is a serious interruption and there is uncertainty about the future. Therefore, I think the new global logistics lines put forward by Türkiye and new alternatives in terms of new energy supply security are of critical importance for the world and the region.” he said.

President Erdoğan emphasized the Development Road Project at the joint press conference with Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi:

The war environment drives us to deepen our cooperation not only in defense but also in the fields of energy and transportation. The Development Road Project has become more important than ever in the face of current developments.

Can Acun noted that President Recep Tayyip Erdoğan demonstrated the geographical and strategic importance of Türkiye with the diplomatic steps he took. Acun said that Türkiye has emerged as a country that can protect these lines with both its political will and military deterrent power.

Can Acun said:

Zangezur Corridor seriously manifests itself as the Middle Corridor. At the same time, Türkiye attaches strategic value, attaches importance and seriously supports the Development Road Project. However, there are alternative corridors. The Hejaz Line from Saudi Arabia to Türkiye again passing through Syria; Again, transportation of oil and energy resources in Kirkuk to the world via Türkiye and Ceyhan; In fact, Türkiye has serious proposals and efforts to open the oil produced on a scale that can include Kuwait in the Persian Gulf with the Development Path to the world from here via the Iraq-Türkiye line.

PRESIDENT ERDOĞAN’S REGIONAL ADOPTION POLICY…

Now we see that the world attaches great importance to this. Because the current situation does not seem sustainable in any way. There is an outage that could cause a global energy crisis. Therefore, the security of the region and these straits and the possibility of supply shortages for the future will always be on the table, and investment in alternative corridors will increase. In this sense, I think the strong political will and strong military deterrent power of Türkiye, which President Erdoğan has included with his regional ownership policy, will enable alternative corridors to be implemented in this sense.

1 million barrels of oil per day will flow to Türkiye

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Tekin evaluated the international reflections of Türkiye’s new practices in education

Published

on


The new curriculum, digitalization steps and the rise in international student success research that the Ministry of National Education has implemented in education in recent years are reflected in the reports of international organizations and attract the attention of education circles. Türkiye’s rising graph, revealed by the new curriculum within the scope of the Turkey Century Education Model, the steps taken in the field of digitalization, and research such as the Program for International Student Assessment (PISA) and the International Mathematics and Science Trends Survey (TIMSS) conducted by the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD), are among the headlines that attract attention in the international arena. The Turkey Century Education Model, which emerged as the product of a ten-year long-term study by the Ministry and started to be gradually implemented in the 2024-2025 academic year, centers on skill-based learning, values ​​education and the holistic development of students as well as knowledge transfer. In various international meetings and diplomatic contacts between countries, Türkiye’s new curriculum approach is followed by many countries, especially OECD member countries, and evaluations are made that the skill-oriented structure of the model is compatible with global education trends.

At the G20 Education Ministers Meeting held in the Republic of South Africa in November last year, the Ministry of National Education’s breakthroughs and outstanding practices in the field of education were cited as an example to the world by UNICEF. UNICEF Global Education and Adolescent Development Director Pia Britto stated that the “value and skill-based” Türkiye Century Education Model has been appreciated internationally. Pointing out that face-to-face training for teachers to prepare for the new curriculum stands out as exemplary practices, Britto stated that Türkiye is among the countries that successfully implement national standards in early childhood education with its centralized education system. In the news made by an agency from Azerbaijan, it was stated that the Turkish Century Education Model deals with value education, character development and national spiritual identity together with academic development, thus Türkiye has achieved a comprehensive transformation not only in infrastructure but also with an education model that overlaps with its own values.

“WE EXPECT Türkiye’S SUPPORT ON THE USE OF TECHNOLOGY IN THE FIELD OF EDUCATION”

While positive opinions about Türkiye’s progress in the field of digitalization in education were included in some reports, it was stated that Türkiye’s experiences in this regard were appreciated in the meetings held at the ministerial level. While the United Nations Development Program (UNDP) reports draw attention to Türkiye’s global leadership in educational technologies, the report emphasizes that Turkey is the only country in the world with interactive whiteboards and internet infrastructure in almost all of its classrooms. In her meeting with Minister of National Education Yusuf Tekin, Kyrgyzstan Minister of Education Dogdurkul Kendirbaeva stated that they watched Türkiye’s use of artificial intelligence and technology in education with appreciation and said, “We expect Türkiye’s support in the use of technology in the field of education.” he said. Former Head of the European Union Delegation to Türkiye, Ambassador Thomas Ossowski, also stated that they are proud of the successful projects carried out with the Ministry of Education and that Türkiye can be a role model for other countries in many areas, especially digitalization in education. In the “Education at a Glance 2025 Report” published by the OECD and presenting comparative data on education systems, it was emphasized that Türkiye showed a strong increase in education. The report revealed that Türkiye stands out among OECD countries in increasing inclusiveness in education and bringing the young population into education.

“NOT BECAUSE THEY FOUND A MAGIC WAND, BUT BECAUSE THEY BUILT CONSISTENT SYSTEMS”

Türkiye’s ranking in the latest application of TIMSS, conducted by OECD as well as PISA, attracted the attention of representatives of many countries and institutions. The Japanese education delegation visited the Ministry and examined Türkiye’s rising success in PISA research and its practices in the field of measurement and evaluation. In his meeting with Minister Tekin, OECD Secretary General Mathias Cormann stated that Türkiye is one of the few countries showing a trend in the right direction in the last 10 years of PISA results. OECD Director of Education Andreas Schleicher pointed out that Türkiye’s moves in the field of education show that it can turn things around in crises, and said, “Not because they found a magic wand, but because they built consistent systems, mobilized local resources to make education sustainable, and invested in workforce policies where better skills translate into better jobs and better lives…” UNESCO Deputy Director-General for Education and former Italian Minister of Education Stefania Giannini also emphasized that Turkey is one of the bright examples of countries that come from different perspectives and challenges, produce solutions and make progress.

STUDENTS WERE MONITORED WITH THE MONUMENT RESEARCH IN THE YEARS WHEN PISA AND TIMSS WERE NOT APPLIED

Minister of National Education Tekin made statements about the practices implemented by Türkiye in education and their reflections in the international arena. Tekin explained that they have improved the education and training system since the 2010s, both with the monitoring and evaluation units they established within the Ministry and in terms of international indicators. Stating that they have established a system within the Ministry that analyzes, monitors, evaluates and reports physical infrastructure, academic success and human resources practices through artificial intelligence, Tekin said, “Where, which of our schools needs what, all our general manager friends and friends in relevant units can see it electronically. This is about physical infrastructure and technological infrastructure.” made his assessment. Reminding that they started the Monitoring and Evaluation of Academic Skills (ABIDE) research, which is one of the national monitoring research of the Ministry, regarding their academic achievements, Tekin stated that they monitored the academic achievements of students by conducting this research in the years when PISA and TIMSS were not implemented.

Reminding that organizations such as OECD and UNESCO publish reports on education and training processes at routine intervals, Tekin said, “These organizations publish reports with names such as ‘Education Outlook’ and implement cycles to monitor academic skills, as in the PISA and TIMSS examples. In these two evaluations, we were determining and implementing our policies based on both internal and external evaluations.” shared his knowledge.

“THE POINT WE HAVE REACHED IN TERMS OF INDICATORS IS IMPORTANT”

Tekin said, “Especially during the July 15 period, with the tutelage structures and practices over the Ministry blocked, Türkiye’s achievements in international reports began to gain upward momentum.” he said. Referring to the international reports published on education in Türkiye, Tekin continued his words as follows: “It is clearly stated that Türkiye exceeds the international averages in issues such as the schooling rate, the number of students per classroom, the number of students per teacher, the use of technology in education. This is important for us and we continue to take steps to ensure its continuation and not fall behind in this sense. This will continue as education and training has been given first priority in all our budgets since the date our President became prime minister. Therefore, physical and technological infrastructure and similar financial resources.” “The problems related to these issues have been largely solved. I say largely because we live in an earthquake zone. Such needs will arise as earthquake strengthening, earthquake controls and analyzes are carried out. We have schools that have completed their economic life, the process of demolishing and rebuilding them will continue, but the point we have reached in terms of indicators is important.”

“WHEN OUR CURRICULUM BECAME SKILL-FOCUSED, THESE ACHIEVEMENTS STARTED TO INCREASE”

Minister Tekin told them in international environments in 2013-2014, “Since your programs are still focused on providing information to children, there is no possibility of your children being successful in international exams.” He reminded me that it was said. Stating that when they wanted to make a skill-oriented program, they encountered obstacles from the tutelage forces whose interests were harmed, Tekin said, “When those structures were closed and our education programs and curriculum became skill-oriented, these successes began to increase.” expressed his opinion. Türkiye Century Education Model regarding Türkiye’s education system: “You do not have a skill-oriented structure.” Emphasizing that they prepared it to eliminate criticism, Tekin said that the new curriculum was prepared by taking the opinions of international structures, teachers and academics.

Reminding that the 59th PISA Board of Directors Meeting was held in Türkiye in May last year, Tekin continued his words as follows: “After the presentation we made to them there, it was decided that these program changes should be translated into different languages ​​and explained to different countries. Delegations from many countries started to be requested from us to explain these, and our friends are telling this. This has started to be reflected in the scores.” Tekin stated that Türkiye achieved great success in terms of international indicators in the recently announced TIMSS scores and emphasized that it ranked 4th in 4th grade science, 7th in 8th grade science, 8th in 4th grade mathematics and 10th among OECD countries in 8th grade mathematics.

“WE WANT OUR CHILDREN TO BE STRONG WHILE COMPETING IN THE INTERNATIONAL ARENA”

Reminding that PISA 2025 results will be announced in Bratislava, the capital of Slovakia, on September 8, Tekin stated that OECD has high expectations from Türkiye. Minister Tekin said, “We want our children to be strong while competing in the international arena, but on the other hand, we do not want them to move away from the values ​​that make us who we are. Therefore, we look at the issue in this way. While talking to the officials of other countries, we share that these should be included in education programs in order for that country’s own future to be embraced by its children, for children to internalize world peace, and for ending human rights violations and wars in the world.” he said.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Clear statement from the Ministry of Foreign Affairs: We confirm our full support to the Turkish Cypriot people.

Published

on


In his statement on his social media account, Ministry of Foreign Affairs Spokesperson Öncü Keçeli said, “We appreciate the efforts made by UN Secretary General Antonio Guterres regarding the Cyprus issue since the beginning of his duty. In this period when there is still no common ground for a solution between the two parties on the island, we believe that focusing on progress in important areas of cooperation within the scope of the process initiated by Secretary General Guterres in 2025 will serve to build trust.” he said.

Öncü Keçeli said:

On the other hand, we emphasize once again that the solution perspective will not materialize unless the uncompromising attitude of the Greek Cypriot side changes and its actions that negatively affect regional security are stopped. We hereby draw attention once again that solution models that have been tried and exhausted over decades are a thing of the past. As the homeland and guarantor state, we reiterate that a fair, comprehensive and sustainable solution to the Cyprus issue can be reached on the basis of the realities on the Island, the sovereign equality and equal international status of the Turkish Cypriot people. As always, we confirm our full support for the Turkish Republic of Northern Cyprus and the Turkish Cypriot people.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

President of Religious Affairs Safi Arpaguş: We must be able to introduce our children to our own civilization values

Published

on


According to the statement made by the Diyanet, Arpaguş spoke at the Childhood Quran Teaching Workshop themed “Educational Activities for Children in Quran Courses: Evaluation and Future Perspective” organized by the General Directorate of Educational Services.

Stating that early childhood is the most critical phase in which a person’s identity, personality and character are shaped, Arpaguş said, “In this respect, we see Quran courses for ages 4-6 as not only a teaching process in which the skill of reading the Quran is acquired, but also as a strategic education area that aims to protect the child’s nature, support his spiritual and moral development, and contribute to the construction of a solid identity and personality.” made his assessment.

Drawing attention to the importance and sensitivity of childhood, Arpaguş continued as follows:

“We should measure our success in teaching the Quran not by how much students memorize, but by their ability to establish a relationship of love and trust with the Quran that will last a lifetime. What is more important than a child of four or five years old knowing all the letters is that he comes running to the Quran lesson. What is more valuable than memorizing long surahs for a child at that age is that he can learn the love of Allah in a compassion-centered way. Therefore, we measure our success criteria not only on the amount of memorization, recognition of letters or the level of applying the rules of tajwid, but also on participation in the lesson, desire to learn, social “We have to read through multidimensional indicators such as interaction and positive attitudes towards the Quran.”

Arpaguş stated that they aim to develop a Quran education model that brings together knowledge and wisdom and transforms it into morality, and said, “In order to bring our children together with our own civilization values, we have to develop a strong pedagogical approach centered on wisdom, as in the Islamic education tradition. When we can do this, we will achieve great success in Quran education and we will have come a long way towards raising faithful, knowledgeable, moral and personality generations.” he said.

Emphasizing that they are trying to make the most of the realities revealed by science and the possibilities and opportunities of the age in terms of preparing children for the future in the best possible way, Arpaguş said, “We are constantly trying to update our educational programs and course materials with the contributions of child psychologists, child development experts, pedagogues, academics and educators in the field. Our workshop held here today is a manifestation of this sensitivity.” made his assessment.

Deputy President of Religious Affairs Hüseyin Harikalar, Chairman of the Mushaf Examination and Reading Board Osman İyişenyürek and General Director of Educational Services Sedide Akbulut also attended the workshop.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending