Daily Agenda
İklim Kanunu, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi
TBMM Genel Kurulunda 2 Temmuz’da kabul edilerek yasalaşan İklim Kanunu, Resmi Gazete’de yayımlandı.
Buna göre, yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadeleyi amaçlayan Kanun, iklim değişikliği ile mücadelede esas olan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerini, planlama ve uygulama araçlarını, gelirleri, izin ve denetim ile bunlara ilişkin yasal ve kurumsal çerçevenin usul ve esaslarını kapsıyor.
Kanunla, “Adil geçiş”, “Birincil piyasa”, “Denkleştirme”, “Emisyon Ticaret Sistemi (ETS)”, “Gömülü sera gazı emisyonları” ile “Gönüllü karbon piyasaları”, “İklim adaleti” gibi tanımlar yer alıyor.
İklim değişikliğiyle mücadelede genel ilkelerin belirlendiği Kanuna göre, iklim değişikliği ile mücadelede Türkiye’nin “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler” ilkesi dikkate alınarak, eşitlik, iklim adaleti, ihtiyatlılık, katılım, entegrasyon, sürdürülebilirlik, şeffaflık, adil geçiş ve ilerleme yaklaşımları esas alınacak.
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kamu yararı gözetilerek alınacak tedbirlere ve düzenlemelere süresinde uymakla ve bunları uygulamakla yükümlü olacak.
Ulusal Katkı Beyanında, net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda ülkenin kalkınma öncelikleri ve özel koşulları göz önünde bulundurulacak ve bu çerçevede önlemler alınacak.
Sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerine ilişkin ilerlemeler yıllık bazda İklim Değişikliği Başkanlığınca izlenecek.
Gerekli görülen tedbirlerin alınması amacıyla görev alanı dahilinde, kurumlar arası koordinasyonu sağlamak, faaliyetleri ve standartları belirlemek, gelişmeleri izlemek, karbon fiyatlandırmasına ilişkin piyasaya dayalı mekanizmaları düzenlemekle İklim Değişikliği Başkanlığı yetkili olacak.
Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kendi yetki ve sorumlulukları çerçevesinde plan ve projeler yapacak, yaptıracak, uygulayacak, destekleyecek ve işbirliği yapacak.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, İklim Değişikliği Başkanlığı, düzenlemenin uygulanmasına yönelik gerekli gördüğü bilgi, belge ve veriyi, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerden doğrudan istemeye yetkili olacak. Kendilerinden bilgi ve belge talebinde bulunulanlar, bunları istenilen sürede bedelsiz olarak Başkanlıkla paylaşacak.
Başkanlık, kendi iş ve işlemleri için ihtiyaç duyduğu verileri de öncelikli olarak Ulusal Coğrafi Bilgi Platformundan temin edecek. Temin ettiği veriler ile kendi ürettiği verileri de kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşılmak üzere Ulusal Coğrafi Bilgi Platformuna aktaracak.
İklim Değişikliği Başkanlığı, Ulusal Coğrafi Bilgi Platformunda bulunmayan verileri ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile protokol yaparak temin edebilecek. Milli savunma ve milli güvenliğe ilişkin bilgi ve belgelerin paylaşılmasına dair usul ve esaslar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve ilgili bakanlık tarafından müşterek belirlenecek.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, sınırlarını açıkça belirlemek ve yazılı olmak kaydıyla gerektiğinde yetkilerini Başkanlığa devredebilecek.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE FAALİYETLERİ BELİRLENİYOR
Kanunla iklim değişikliğiyle mücadele faaliyetleri belirleniyor. Buna göre, sera gazı emisyonları, Ulusal Katkı Beyanı, net sıfır emisyon hedefi ve İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanan veya güncellenen strateji ve eylem planları doğrultusunda azaltılacak.
Ulusal Katkı Beyanında sektörel bazda belirtilen sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetleri, ilgili kurum ve kuruluşlara mevzuatla verilen görev ve sorumluluklar dahilinde gerçekleştirilecek.
Ulusal Katkı Beyanında yer alan sektörel politikaların uygulanması ve hedeflere ulaşılması amacıyla ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların mevcut görev ve sorumlulukları gözden geçirilecek. Bu kapsamda Bakanlığın ve ilgili kurumların görüşü alınarak Ulusal Katkı Beyanı ve net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca düzenleme yapılabilecek.
İlgili kamu kurum ve kuruluşları, orta ve uzun dönemli hedeflerini içeren planlama araçlarını sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetleri çerçevesinde uyarlamak, hazırlamak, uygulamak, izlemek ve güncellemekle yükümlü olacak.
Kurum ve kuruluşlar, net sıfır emisyon hedefi ve döngüsel ekonomi yaklaşımı ile uyumlu olacak şekilde Ulusal Katkı Beyanında yer alan sektörlerde uygulanmak üzere, enerji, su ve hammadde verimliliği, kirliliğin kaynağında önlenmesi, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, ürünlerin, işletmelerin, kurum ve kuruluşların karbon ayak izinin azaltılması, alternatif temiz veya düşük karbonlu yakıtların ve ham maddelerin kullanımı, elektrifikasyonun yaygınlaştırılması, temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımının artırılması gibi azaltım önlemlerinin alınması, bu önlemlerin adil geçiş gereklilikleri gözetilerek uygulanması ile sıfır atık sisteminin kurulması, uygulanması ve izlenmesiyle yükümlü olacak.
Net sıfır emisyon hedefinin sağlanmasına yönelik emisyonların dengelenmesi için orman, tarım, mera ve sulak alanlarda karbon yutağı kayıplarını engellemek üzere ilgili kurum ve kuruluşlarca tedbirler alınacak, yutak alanların ve korunan alanların korunarak artırılması sağlanacak.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM FAALİYETLERİ GERÇEKLEŞTİRİLECEK
Ulusal Katkı Beyanı, net sıfır emisyon hedefi ve İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanan veya güncellenen strateji ve eylem planları doğrultusunda, ilgili kurum ve kuruluşlarca iklim değişikliği ile ilişkili mevcut veya olası kayıp ve zararları önlemeye, riskleri en aza indirmeye veya fırsatlardan yararlanmaya yönelik uyum faaliyetleri gerçekleştirilecek.
Ayrıca Ulusal Katkı Beyanında yer alan iklim değişikliğine uyum faaliyetleri, kurum ve kuruluşlara mevzuatla verilen görev ve sorumlulukları dahilinde gerçekleştirilecek.
Ulusal Katkı Beyanında yer alan sektörel politikaların uygulanması ve hedeflere ulaşılması amacıyla ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların mevcut görev ve sorumlulukları gözden geçirilecek. Bu kapsamda Bakanlığın ve ilgili kurumların görüşü alınarak Ulusal Katkı Beyanı ve net sıfır emisyon hedefi çerçevesinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarca düzenleme yapılabilecek.
İlgili kamu kurum ve kuruluşları, ulusal ve yerel ölçekte iklim değişikliğine uyumla ilgili planlama araçları ile etkilenebilirlik ve risk analizlerini hazırlamak, hazırlatmak, hazırlanan bu araçları ve analizleri yatırım ve planlama faaliyetlerinde göz önünde bulundurmak ve bunları uygulamakla yükümlü olacak.
İklim değişikliğinin etkilerine karşı su kaynaklarının etkin yönetimini sağlamak üzere planlama araçları, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak ve uygulanacak.
İlgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından iklim değişikliğinin ekosistemlere ve biyolojik çeşitliliğe etkilerinin azaltılması ve sürdürülebilir ekosistem yönetimi için tedbirler alınacak, denizel ve karasal korunan alanların muhafazası sağlanarak korunan alanların niteliği ve oranı yükseltilecek, iklim değişikliğinden etkilenen veya etkilenmesi muhtemel alanlarda arazi tahribatının dengelenmesi sağlanacak.
Çölleşme ve erozyonla mücadele ile ağaçlandırma ve toprak muhafaza kapsamında orman dışı alanlarda oluşturulan yutak alanların net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sürdürülebilir yönetimi sağlanacak.
İlgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından tarım sektörünün sürdürülebilirliğini temin için iklim değişikliğine dirençli ürün deseni ile gıda güvenliğinin sağlanması hedefleri doğrultusunda, doğal kaynakların, ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin koruma kullanma dengesinin gözetilmesi ile ihtiyaç duyulan tekniklerin ve teknolojilerin yaygınlaştırılmasıyla, tarım sektöründe ekosistem temelli uyum yaklaşımını, doğa temelli çözümleri ve su bütçesini dikkate alan planlama araçları geliştirilecek ve buna uygun iklim değişikliğine dirençli uygulamalar yaygınlaştırılacak.
İklim değişikliğine bağlı afetlerin neden olduğu kayıp ve zararların azaltılması amacıyla risk değerlendirme, izleme, bilgilendirme ve erken uyarı sistemleri bütünleşik afet yönetimi esas alınarak geliştirilecek.
PLAN, PROGRAM VE EYLEM PLANI
Kurum ve kuruluşlarca hazırlanan plan, program, strateji, eylem planı ve sair politika belgelerinde, yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi kapsamında iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanan strateji ve eylem planları ile belirlenen esaslar dikkate alınacak.
İklim değişikliği strateji ve eylem planları, sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla İklim Değişikliği Başkanlığı koordinasyonunda, ilgili kurum ve kuruluşların işbirliği ile dönemsel olarak ulusal ölçekte hazırlanacak, uygulanacak, uygulaması izlenecek, değerlendirilecek ve gerektiğinde ulusal veya bölgesel ölçekte güncellenecek.
İlin şartlarına uygun olarak strateji, eylem ve uygulama alanlarını belirlemek ve bunların uygulanmasını sağlamak üzere her ilde vali başkanlığında, ilgili kurum ve kuruluşların varsa il veya bölge teşkilat temsilcileri ile yerel yönetimlerin temsilcilerinden oluşan İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu kurulacak. Kurulun sekretaryasını Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı taşra teşkilatı yürütecek, Kurulun çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenecek.
Yerel iklim değişikliği eylem planları, sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum amacıyla adil geçiş gereklilikleri gözetilerek her ilin bütüncül bir planı olacak şekilde vali koordinasyonunda, büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi, diğer illerde il belediyesi ve il özel idaresi tarafından birlikte, ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanacak veya hazırlatılacak ve karara bağlanmak üzere İl İklim Değişikliği Koordinasyon Kuruluna sunulacak.
Yerel iklim değişikliği eylem planlarının hazırlanması veya izlenmesi süreçlerinde, ilgili kurum ve kuruluşlar kendilerinden talep edilen belge, bilgi ve veriyi ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde paylaşacak.
Sektörel etkilenebilirlik ve risk analizleri, strateji ve eylem planlarına esas teşkil etmek üzere iklim modelleri kullanılarak dönemsel olarak Başkanlık tarafından hazırlanacak ve güncellenecek.
DİĞER FİNANSMAN ARAÇLARININ TEŞVİK EDİLMESİ ESAS OLACAK
Kurum ve kuruluşlarca iklim değişikliği ile mücadele amacıyla yapılacak faaliyetler ve yatırımlar için iklim finansmanı ve iklim değişikliğiyle mücadele teşviki kaynaklarının geliştirilmesi, kullanılması, sigorta araçlarının geliştirilmesi, yeşil ve sürdürülebilir sermaye piyasası araçlarının, banka finansmanının ve diğer finansman araçlarının teşvik edilmesi esas olacak.
Döngüsel ekonomi hedefleri ve sıfır atık uygulamaları çerçevesinde ürünlerin yeniden kullanımı, atıkların yan ürün, alternatif hammadde olarak kullanılması ve geri dönüşüm, geri kazanım ile elde edilen ürünlerin zorunlu kullanım oranlarının belirlenmesine yönelik çalışmalar ilgili bakanlıklarla koordineli olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılacak ve buna dair destek mekanizmaları geliştirilecek.
İklim Değişikliği Başkanlığı, ulusal, sektörel ve tematik raporlar hazırlayacak; finansal kaynakları iklim değişikliği ile mücadele yatırımlarına yönlendirmeyi kolaylaştırmak üzere iklim değişikliği teşvik mekanizmaları geliştirecek, Türkiye Yeşil Taksonomisini kuracak ve yürütecek.
Türkiye Gümrük Bölgesinde ithal edilen malların gömülü sera gazı emisyonlarını ele almak için Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kurulabilecek. SKDM’ye ilişkin raporlama, kapsam, içerik, usul ve esaslar ilgili bakanlıklarla koordineli olarak Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek.
İlgili kurum ve kuruluşlarca hazırlanan planlama ve uygulama araçlarında teknolojik öz yeterlilik kapasitesinin artırılması öncelikli hedef olarak belirlenerek temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanımının yaygınlaştırılması esas olacak.
Başkanlık, karbon yakalama ve depolama teknolojileri, hidrojen teknolojisi gibi iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik yeni teknolojik gelişmelerin takibi ile bu alanlardaki projelerin geliştirilmesi için ilgili kurumlarla işbirliği yapmaya, kurumların bu alanlarda çalışmalar yapmasını yönlendirmeye ve ilgili kurumlarla koordinasyon yapmaya yetkili olacak.
Başkanlığa bağlı ilgili kurumlarla koordineli olarak enstitüler ile araştırma ve uygulama merkezleri kurulabilecek.
Kurum ve kuruluşlarca, kamuoyu farkındalığının artırılması ve toplumun iklim değişikliğinin etkileri konusunda duyarlı hale getirilmesi için eğitim, bilinçlendirme ve kapasite geliştirme faaliyetleri gerçekleştirilecek.
Tüm eğitim düzeylerinde müfredat ve öğretim programlarının güncellenmesi ve yeşil iş gücünün yetiştirilmesi için gerekli çalışmalar ilgili bakanlıklarla koordineli olarak Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca yapılacak.
Uygulamaların usul ve esasları, Bakanlık görüşü alınarak Ulusal Katkı Beyanı, uzun dönemli iklim değişikliği politika belgeleri ve belirlenen net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sorumlulukları dahilinde ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından belirlenecek.
Türkiye’nin ilk İklim Kanunu’na göre, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından ETS kurulacak, ulusal tahsisat planlaması hazırlanacak ve tahsisatların dağıtımı yapılacak. Bu kapsamda esneklik mekanizmaları ile piyasa istikrar mekanizmaları da geliştirilebilecek. Piyasa işletmecisi ETS piyasasını işletecek.
ETS kapsamında esasları yönetmelikle belirlenen doğrudan sera gazı emisyonlarına neden olan faaliyetleri yürüten işletmelerin, bu faaliyetleri gerçekleştirebilmesi için İklim Değişikliği Başkanlığından sera gazı emisyon izni alması zorunlu olacak.
Yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar kapsamında, sera gazı emisyon izninin geçerlilik süresi içerisinde tesisin niteliğinde veya işleyişinde gerçekleşen değişiklikler ile sera gazı emisyon izni sahibi gerçek veya tüzel kişilerde meydana gelecek değişiklikler neticesinde sera gazı emisyon izni Başkanlık tarafından güncellenecek veya iptal edilecek.
ETS kapsamına dahil olan işletmeler tarafından doğrulanmış yıllık sera gazı emisyon değerine karşılık gelecek şekilde yıllık tahsisat tesliminde bulunulması zorunlu olacak.
Tahsisat teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işletme, bir sonraki takvim yılına ilişkin tahsisatlarını teslim ederken belirlenen yaptırıma esas sera gazı emisyonlarına eşit miktarda tahsisatı da teslim etmekle yükümlü olacak.
ETS kapsamında ücretsiz tahsisatlar, tarihsel emisyon verileri veya kıyaslama değerleri nispetinde sağlanabilecek. Ulusal tahsisat planları Resmi Gazete’de yayımlanacak. ETS piyasasında işlem görecek tahsisatlara ilişkin iş ve işlemler Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmayacak.
Tahsisatlar, teminat sözleşmelerine konu edilemeyecek. Teslim yükümlülüğüne konu ücretsiz tahsisatlar ilk aktarıldığı işlem kayıt sistemindeki hesabından transfer edilmedikçe haczedilemeyecek. Tahsisatların elektronik ortamda kayden ihracı ve bunlara ilişkin hakların hak sahipleri bazında izlenmesi zorunlu olacak.
Teslim yükümlülüğünü yerine getirme zamanından önce tesislerin faaliyetine son vermesi, işletmenin tasfiyesi, konkordato kararı alınması teslim yükümlülüğünü yerine getirmesine engel teşkil etmeyecek.
Mali uzlaştırma ile diğer mali işlemlere konu teminatlar ile oluşturulan temerrüt garanti hesabındaki varlıklar, amaçları dışında kullanılamayacak, haczedilemeyecek, rehnedilemeyecek, idari mercilerin tasfiye kararlarından etkilenmeyecek, iflas masasına dahil edilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamayacak.
KARBON PİYASASI KURULU KİMLERDEN OLUŞACAK?
Karbon Piyasası Kurulu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı başkanlığında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığını, Hazine ve Maliye Bakanlığını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını, Ticaret Bakanlığını, Tarım ve Orman Bakanlığını, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını temsilen birer bakan yardımcısı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcısı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı ve İklim Değişikliği Başkanından oluşacak.
Kurulun sekretaryasını Başkanlık yapacak. Gerekli görüldüğü durumlarda, diğer kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, üniversite ve özel sektör temsilcileri toplantılara oy hakkı olmaksızın davet edilebilecek.
Kurul, ulusal tahsisat planını onaylayacak, ETS piyasasında ücretsiz tahsisatların dağılımına karar verecek, birincil piyasada satışa sunulacak tahsisat miktarını tespit edecek, ETS kapsamında hangi oranda denkleştirme işlemlerinin kullanılabileceğine karar verecek, ETS ile ilgili plan, politika, strateji ve eylemleri belirleyecek, uluslararası karbon piyasasına konu olacak sektör, proje ve faaliyetleri tespit edecek, ilgili sınırlamaları, ithal ve ihraca ilişkin temel politikayı belirleyecek.
Karbon Piyasası Kurulu, üye tamsayısının 3’te 2 çoğunluğuyla toplanacak. Toplantı kararları açık oylama ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınacak. Oyların eşit olması durumunda kurul başkanının kullandığı oy yönünde karar verilecek.
Danışma Kurulu ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı başkanlığında, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği, Uluslararası Yatırımcılar Derneği, Türkiye İhracatçılar Meclisi, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye Bankalar Birliği, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği, Finansal Kurumlar Birliği ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Çevre Mühendisleri Odasının karar alıcı düzeyde birer temsilcisi, Başkanlık temsilcisi ile gerektiğinde konusuna göre davet edilecek diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin birer temsilcisinden oluşacak.
Danışma Kurulunun sekretaryasını Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği yapacak. Danışma Kurulu, ETS ve uluslararası karbon piyasası ile ilgili strateji ve eylemlere ilişkin istişari nitelikte kararlar alacak. Bu kararları sekretarya, Karbon Piyasası Kuruluna sunulması amacıyla gerekçeleriyle Başkanlığa gönderecek.
Başkanlık, tahsisat süreçleri ile sera gazı emisyonlarının izleme, raporlama ve doğrulama sürecini yönetecek, denkleştirme faaliyetlerini düzenleyecek, karbon kredilerinin ETS kapsamında kullanımını belirleyecek, uluslararası düzeyde karbon kredisi ithal etme ve ihraç etme konularında politika geliştirmeye ve karar vermeye yönelik iş ve işlemi yapacak, diğer piyasalarla işbirliği yapacak, ETS kapsamında karşılıklı tanıma anlaşmaları yapılması için plan ve politikaların belirlenmesi amacıyla çalışmalar yürütecek.
GÖREVLERİN DAĞILIMI
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, ETS piyasası kapsamındaki piyasa bozucu davranışlara ilişkin piyasa gözetimi ve denetimine yönelik usul ve esasları Sermaye Piyasası Kurulunun görüşünü alarak belirleyecek.
Piyasa işletmecisi, piyasalara ilişkin mali uzlaştırma işlemleri ile diğer mali işlemleri yürütecek, piyasa bozucu davranışları Başkanlığa ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna bildirmekle yükümlü olacak.
Piyasa işletmecisi, tahsisatların ve emisyon ticaretine ilişkin Başkanlıkça ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca emisyon ticaretine ilişkin uygun görülen standartlaştırılmış diğer sözleşmelerin ETS piyasasında işlem görmesi için gerekli organizasyonu yapacak ve piyasa işletmecisi görevlerini yerine getirecek.
Ayrıca Piyasa işletmecisi, tahsisatların ihracı, elde bulundurulması, transferi, iptali, itfası işlemlerinin yürütülmesi amacıyla işlem kayıt sistemini kuracak, kaydi tahsisatları ve bunlara bağlı hakları elektronik ortamda hak sahipleri bazında kayden izleyecek ve saklamasını yapacak, kayıtların ilgili mevzuatta öngörülen çerçevede gizliliğini sağlayacak.
Merkezi uzlaştırma kuruluşu, ETS piyasasına ilişkin teminat yönetimi ve nakit takas faaliyetlerini yürütecek.
Piyasa şeffaflığını sağlamak amacıyla ücretsiz tahsisat verileri, doğrulanmış yıllık sera gazı emisyon değerleri ve tesislerin tahsisat teslimat yükümlülüklerine ilişkin bilgiler Karbon Piyasası Kurulu kararı doğrultusunda kamuoyuyla paylaşılabilecek. ETS piyasasında gerçekleştirilecek gözetim ve denetim faaliyetleri kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve piyasa işletmecisi tarafından talep edilecek bilgi ve belgeler bakımından Elektrik Piyasası Kanunu’nun ilgili hükümleri saklı olacak.
“Gönüllü karbon piyasaları ve denkleştirme” başlığı altında düzenlemelere yer verildi.
Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında tahsisat yükümlülüklerinin bir bölümünün eşdeğer miktarda karbon kredisi ile karşılanması amacıyla denkleştirme yapılmasına izin verilebilecek.
ETS ve gönüllü taahhütler kapsamında yapılacak denkleştirme işlemlerinde kullanılmak üzere, sera gazı emisyonlarının azaltımı veya giderim faaliyetleri ile yutak alanların artırılmasına yönelik faaliyetler aracılığıyla karbon kredisi üreten ulusal bir karbon kredilendirme ve denkleştirme sisteminin esasları İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenecek.
Bu denkleştirme projelerine dair sunulan bilgi, belge ve verilerin hatalı, hileli olduğunun tespiti halinde, söz konusu denkleştirme miktarı tahsisat teslim yükümlülüğü için kullanılamayacak ve tahsisat teslim yükümlülüğünün yerine getirmediği kabul edilecek. Bu durumda proje sahibine yaptırım uygulanacak.
Bu düzenleme kapsamında karbon kredilerinin kullanılması, üretimi ile ulusal karbon kredilendirme sisteminin kurulması ve uygulanmasına ilişkin esaslar İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenecek.
Ulusal standart ve metodolojilerin geliştirilmesi için ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılacak. Yurt içinde herhangi bir gönüllü karbon piyasasında ulusal veya uluslararası standartlarla karbon kredisi üretimine başlamış veya başlayacak yurt içinde gerçekleşen projelerin sahipleri, projelerini, İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenen sürede karbon kredisi kayıt sistemine kayıt ettirmekle yükümlü olacak.
İklim Değişikliği Başkanlığı bu kapsamda uluslararası standartları geliştiren kuruluşlarla işbirliği yapabilecek.
Kanunla, elde edilecek özel gelirlerin ve bu gelirlerin bütçeleştirilmesine ilişkin hükümler de düzenleniyor.
Buna göre belirlenen amaçlarda kullanılmak üzere, “sera gazı emisyon izni alınması kapsamında elde edilecek gelirler”, “ETS kapsamında birincil piyasadaki tahsisat satış gelirleri, piyasa istikrar mekanizması kaynaklı işlemlerden elde edilen gelirler”, “piyasa işletmecisinin ETS piyasasından elde ettiği gelirlerin yüzde 50’si”, “uluslararası karbon piyasalarında yetki verilen karbon kredileri için alınan katkı payları”, “Kanun kapsamında uygulanan idari para cezalarının yüzde 50’si” özel gelir olarak kaydedilecek.
Bu gelirler karşılığı tutarların tamamı İklim Değişikliği Başkanlığı bütçesinde özel ödenek olarak öngörülecek ve Başkanlık tarafından kullandırılacak.
Ödenek tutarını aşan gelir gerçekleşmeleri karşılığında ödenek eklemeye, ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımları ertesi yıl bütçelerine devren ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak.
Öte yandan bu gelirlerin tahsili ve bütçede tahsis edilen ödeneklerin kullanımı ile ilgili usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü üzerine İklim Değişikliği Başkanlığınca çıkarılacak yönetmelik ile belirlenecek.
SERMAYE MİKTARINI 5 KATINA KADAR ARTIRMAYA CUMHURBAŞKANI YETKİLİ OLACAK
İklim Değişikliği Başkanlığı, döner sermaye işletmesi kurmaya yetkili olacak. Döner sermaye işletmesinin kuruluş sermayesi 10 milyon Türk Lirası olacak. Anılan sermaye miktarını 5 katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.
Döner sermaye işletmesinin faaliyet alanları, görevleri, gelirleri, giderleri, işleyişi, denetimi ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşüyle İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenecek.
Bu gelirler, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğiyle mücadele amacı dışında kullanılamayacak. Bu gelirlerin yüzde 10’una kadar olan tutarı adil geçiş uygulamaları kapsamında yürütülecek faaliyetler için kullanılabilecek. Bu kapsamda Başkanlık bütçesine özel ödenek olarak tahsis edilen kaynaklar münhasıran adil geçiş uygulamalarında kullanılmak üzere genel bütçe kapsamındaki idarelere “özel ödenek” şeklinde, merkezi yönetim kapsamındaki diğer idarelere ise ilgili mevzuat çerçevesinde transfer edilebilecek. Bu düzenleme kapsamında diğer idarelere yapılan aktarmalar Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 21. maddesi ile ilgili yıl Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu’nda düzenlenen ödenek aktarmalarına ilişkin sınırlamalara tabi olmayacak. Düzenleme çerçevesinde genel bütçe kapsamındaki idarelere aktarılan tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımların ertesi yıl bütçelerine devredilerek kaydedilmesine Cumhurbaşkanı yetkili olacak.
Düzenlemeyle yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği ile mücadele desteklerinin kullanımı da hüküm altına alınıyor.
Buna göre, Türkiye’nin yeşil dönüşümünü ve iklim değişikliği ile mücadelesini desteklemek amacıyla sera gazı emisyonlarının azaltımı veya iklim değişikliğine uyum potansiyeli yüksek iklim dostu yatırımlar ile yeşil büyümenin gerektirdiği araştırma, geliştirme ve sektörel teknolojik dönüşüm ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayan faaliyetlerin ve bu kapsamda uygulamaya konulan mekanizmaların desteklenmesi esas alınacak.
Karbon Piyasası Kurulu kararları doğrultusunda, ETS kapsamındaki sektörler başta olmak üzere düzenlemede yer alan uygulamalara yönelik stratejik öncelikli sektörlerde faaliyet gösteren tüzel kişiler ile kamu kurum ve kuruluşlarının yeşil dönüşüm, iklim değişikliği ile mücadele ve adil geçiş desteklerini kullanması veya kullanımının teşvik edilmesi için uygun mekanizmalar oluşturulacak.
Kurum ve kuruluşların gelirleri, iklim yatırımlarını yapmak, yaptırmak veya teşvik etmek ile iklim yatırımlarının risk algısını ve borçlanma maliyetlerini azaltmaya yönelik sigortacılık araçlarının geliştirilmesini desteklemek, yeşil ve sürdürülebilir sermaye piyasası aracı ihraçlarını teşvik etmek, garanti temini ile hibe ve finansman maliyeti desteği de verebilecek şekilde finansal araçların geliştirilmesi ve bunların uygulanmasını desteklemek amacıyla ilgili kurum ve kuruluşların görevleri dahilinde kullanılacak.
Yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği ile mücadele desteklerinin kullanımında yıllara sari taahhütlerin stok tutarı, her yıl, bir önceki yıla ilişkin yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle hesaplanan kesinleşmiş son 4 yıl özel gelir gerçekleşme toplamının 2 katını geçemeyecek.
Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşların görüşü alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenecek.
İDARİ YAPTIRIMLAR DA BELİRLENDİ
Düzenlemede yer alan yükümlülüklere ilişkin idari yaptırımlar da belirlendi.
Buna göre, sera gazı emisyonlarının takibine ilişkin yasaklara veya sınırlamalara aykırı, doğrulanmış sera gazı emisyonu raporunu süresi içerisinde sunmayanlara, 500 bin Türk lirasından 5 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, tesislerin kurulu kapasitesine göre ihtiyatlı hesaplanan yıllık emisyonu göz önünde bulundurularak yönetmelikle belirlenecek. ETS kapsamındaki işletmelere bu cezalar 2 kat uygulanacak.
Ozon tabakasını incelten maddelere ilişkin mevzuatla belirlenen usul ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı ozon tabakasını incelten maddeleri kullanan, ithal eden, ticaretini yapan ve piyasaya arz edenlere 2,5 milyon Türk lirası, ozon tabakasını incelten maddeleri içeren ürünlere veya ekipmana bakım, onarım ve servis amaçlı hizmet veren gerçek ve tüzel kişilere 250 bin Türk lirası, ozon tabakasını incelten maddeleri içeren ürünlerin veya ekipmanın etiketlenmesi hükümlerine uymayanlara 120 bin Türk lirası idari para cezası verilecek.
Florlu sera gazlarına ilişkin usul ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak, florlu sera gazlarını kullanan, ticaretini yapan ve piyasaya arz edenlere 2,5 milyon Türk lirası idari para cezası verilecek ve 3 aydan 6 aya kadar Hidroflorokarbon Kontrol Belgesi verilmeyecek.
Hidroflorokarbonları kotasız ve kotayı aşan miktarlarda ithal edenlere 1 milyon Türk lirası idari para cezası verilecek ve takip eden yıl, kotayı aşan miktar oranında kotasında kesintiye gidilecek.
Florlu sera gazları içeren kapların, ürünlerin veya ekipmanların etiketlenmesi hükümlerine uymayanlara 120 bin Türk lirası idari para cezası verilecek.
Bildirim ve raporları veri tabanına süresi içerisinde girmeyen ya da verileri güncellemeyenlere 120 bin Türk lirası idari para cezası verilecek.
Florlu sera gazı içeren veya çalışması bu gazlara dayanan ekipmana müdahale eden gerçek ve tüzel kişilere 120 bin Türk lirası idari para cezası verilecek.
ETS’ye ilişkin usul ve esaslara, yasaklara veya sınırlamalara aykırı sera gazı emisyonlarının takibine ilişkin mevzuat kapsamında doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun zamanında sunulmaması durumunda, işlem kayıt sistemindeki hesaplarda yer alan tahsisatlar üzerinden teslim yükümlülüğünün ifası dışında işlem yapılması engellenecek.
Doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun sunulmasıyla hesaplardaki engel kaldırılacak. Raporun sunulması ile hesaplardaki engelin kaldırılması, idari para cezasının uygulanmasına engel teşkil etmeyecek.
ETS kapsamına dahil işletmelerden sera gazı emisyon izni almadan faaliyet gösteren veya süresi biten veya iptal edilen sera gazı emisyon izni ile faaliyetlerine devam edenlerden, doğrulanmış yıllık sera gazı emisyon raporu bulunan işletmelere, İklim Değişikliği Başkanlığına son 5 yıl içerisinde sunulan en yüksek emisyon değerine sahip raporda yer alan her bir ton karbondioksit eşdeğeri emisyon miktarı başına 5 Türk lirası, doğrulanmış yıllık sera gazı emisyon raporu bulunmayan işletmelere ise 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.
Doğrulanmış sera gazı emisyon raporu bulunmayan işletmelere uygulanacak cezalarda sektör ve kapasite olarak doğrulanmış sera gazı emisyon raporu bulunan eşdeğer işletmelere göre değerlendirme yapılması esas olacak. Bunun hangi hallerde ve hangi kapasitedeki tesise uygulanacağına ilişkin miktar ve esaslar, İklim Değişikliği Başkanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
ETS’ye ilişkin süresi içerisinde yükümlü olunan miktarda tahsisat tesliminde bulunmayanlara, teslim edilmeyen her bir tahsisat için doğrulanmış sera gazı emisyon raporunun ait olduğu yılın son 3 ayına ait birincil piyasa ağırlıklı ortalama tahsisat fiyatı ile son 3 ayına ait ikincil piyasa ağırlıklı ortalama tahsisat fiyatının yüksek olanının 2 katı karşılığına denk gelecek şekilde idari para cezası uygulanacak.
ETS kapsamındaki tahsisatlarını teslim etme yükümlülüklerini her yıl için en az yüzde 80 kadarını süresi içinde 3 yıl üst üste yerine getirmeyen işletmelerin sera gazı emisyon izni iptal edilecek ve yeni sera gazı emisyon izni 3 aydan 6 aya kadar verilmeyecek.
Projelerini, İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenen sürede karbon kredisi kayıt sistemine kayıt ettirmeyen proje sahiplerine 120 bin Türk lirası idari para cezası verilecek. İdari para cezası projenin kayıt yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak.
Düzenlemede öngörülen bilgi, belge ve veri verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen, yanıltıcı beyanda bulunan gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine 170 bin Türk lirası idari para cezası verilecek.
Bu düzenlemeye tabi faaliyetler kapsamında, elektrik piyasası mevzuatının ilgili maddelerinin ihlali halinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından idari yaptırım uygulanacak. Bu hükmün uygulanmasında Türk Ceza Kanunu ile diğer kanunların fiilin suç oluşturması haline ilişkin hükümleri saklı kalacak.
İDARİ PARA CEZALARI BİRİNCİ TEKRARINDA BİR KAT, İKİNCİ VE MÜTEAKİP TEKRARINDA 2 KAT ARTIRILARAK VERİLECEK
Kanunla belirtilen idari para cezaları, bu cezaların verilmesini gerektiren fiillerin söz konusu cezaların ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde birinci tekrarında bir kat, ikinci ve müteakip tekrarında 2 kat artırılarak verilecek.
Bu düzenleme ve yönetmeliklere aykırı davrananlara söz konusu aykırı faaliyeti düzeltmek için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca bir defaya mahsus olmak üzere ve bir yılı aşmamak koşuluyla süre verilebilecek. Verilen süre sonunda aykırılık düzeltilmezse faaliyet, aykırılık düzeltilene kadar Bakanlıkça kısmen veya tamamen durdurulacak. Süre verilmesi ve faaliyetin durdurulması, kanunda öngörülen idari para cezalarının uygulanmasına engel teşkil etmeyecek.
Kanun kapsamında her bir fiil için uygulanacak idari para cezası miktarı 50 milyon Türk lirasını geçemeyecek.
Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu düzenlemede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklı idari yaptırıma bağlanan fiillere ilişkin denetleme yetkisi İklim Değişikliği Başkanlığına ait olacak.
Yerinde inceleme ve denetim yapılması gereken durumlarda, gerekli görülmesi halinde denetleme, İklim Değişikliği Başkanlığının ilgili birimleri ile iş birliği içerisinde Başkanlık adına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı taşra teşkilatı tarafından yerine getirilecek.
İklim Değişikliği Başkanlığınca gerçekleştirilecek denetimlerde, denetim elemanlarının sıkıntı yaşamaması için gerekli kolaylığın sağlanması ve gerekli bilgi ve belgelerin verilmesinin zorunlu olduğu hüküm altına alınıyor.
Düzenlemede öngörülen idari yaptırım kararlarını verme yetkisi İklim Değişikliği Başkanlığına ait olacak.
BAŞKANLIK, TUTANAĞI DEĞERLENDİREREK GEREKLİ İDARİ YAPTIRIM KARARINI VERECEK
İdari yaptırımların uygulanmasını gerektiren fiillerle ilgili İklim Değişikliği Başkanlığı nitelikleri ve kapsamı yönetmelikle belirlenerek yetkilendirilen denetim elemanlarınca bir tutanak tanzim edilecek. Başkanlık, tutanağı değerlendirerek gerekli idari yaptırım kararını verecek.
İdari yaptırım kararı, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından ilgiliye tebliğ edilecek. İdari yaptırım kararları hakkında idari yargıda Başkanlığa karşı dava açılabilecek. Dava açılması, idarece verilen cezanın tahsilini durdurmayacak. İdari para cezalarının tahsil usulü hakkında Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanacak.
Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenecek.
Bu düzenlemede hüküm bulunmayan hallerde, Çevre Kanunu’nun, Kabahatler Kanunu’nun, Elektrik Piyasası Kanunu’nun ve diğer kanunların ilgili hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanacak.
İklim Değişikliği Başkanlığının görev tanımlamalarında yer alan hususlara ilişkin mükerrerlik olmaması ve Başkanlığa gerektiğinde yetki devri yapılabilmesi için Çevre Kanunu’nda düzenleme yapılıyor.
Buna göre, İklim Değişikliği Başkanlığına, Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi veriliyor.
Sera gazı emisyonlarının takibine ilişkin yasaklara veya sınırlamalara aykırı hareket edenlere verilen idari para cezalarını belirleyen Çevre Kanunu’ndaki hüküm yürürlükten kaldırılıyor.
ELEKTRİK PİYASASI KANUNU’NA YENİ HÜKÜM EKLENİYOR
Düzenlemeyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’da da değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), Emisyon Ticaret Sistemi’ne ilişkin olarak Elektrik Piyasası Kanunu ve diğer kanunlarla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmakla görevli olacak.
Elektrik Piyasası Kanunu’na yeni hüküm ekleniyor. Buna göre, EPİAŞ tarafından işletilen veya mali uzlaştırması gerçekleştirilen Emisyon Ticaret Sistemi piyasası da dahil tüm piyasalara ve ikili anlaşmalara ilişkin piyasa bozucu davranışta bulunulduğunun veya bu tür bozucu etkilere yol açabilecek girişimlerin saptanması halinde, ihlalin ağırlığına göre, EPDK tarafından gerçek kişilere 2 milyon Türk lirasına, tüzel kişilere ise 20 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilecek.
Ancak bu fiilin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi halinde verilecek idari para cezasının tutarı, bu menfaat veya zararın 2 katından az olamayacak.
Piyasa bozucu davranış türleri ile piyasa bozucu davranışların önlenmesi amacıyla ilgililer hakkında piyasada faaliyet gösterme yetkilerini, geçici olarak kısmen veya tamamen durdurmak dahil, piyasanın etkin ve sağlıklı işleyişini temin için gerekli her türlü tedbirin alınmasına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile idari para cezası tutarının tespitinde dikkate alınacak hususlar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun görüşü alınarak EPDK tarafından yönetmelikle düzenlenecek.
ETS tamamen uygulanmaya başlanmadan önce pilot dönem uygulaması yapılacak. Pilot uygulama döneminin kapsamı, süresi ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınarak Karbon Piyasası Kurulu’nca belirlenecek. Pilot uygulama döneminde, düzenlemede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle tesis edilen idari para cezaları yüzde 80 oranında indirilmek suretiyle uygulanacak.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl içinde ETS kapsamı dahilinde yer alacak işletmeler sera gazı emisyon izni almak zorunda olacak. Üç yıllık süre içerisinde işletmelerin, ETS kapsamında faaliyetlerine devam edebilmeleri için bir kereye mahsus olmak üzere sera gazı emisyon izinlerinin olduğu kabul edilecek. Gerekli görüldüğü takdirde Karbon Piyasası Kurulu kararı doğrultusunda İklim Değişikliği Başkanlığı, bu fıkrada yer alan süreyi, bitim tarihlerinden itibaren 2 yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.
Projelerini, İklim Değişikliği Başkanlığınca belirlenen sürede karbon kredisi kayıt sistemine kayıt ettirmeyen proje sahiplerine 120 bin Türk lirası idari para cezası verilmesine ilişkin hüküm, Başkanlıkça belirlenen sürenin resmi internet sitesinde duyurulmasıyla uygulanmaya başlayacak.
Kabul edilerek yasalaşan teklifte belirtilen mevzuata ve planlama araçlarına ilişkin hazırlama ve uyarlama yükümlülükleri ilgili kurum ve kuruluşlarca en geç 31 Aralık 2027 tarihine kadar yerine getirilecek. Cumhurbaşkanı, bu süreyi bir yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.
Yerel iklim değişikliği eylem planları, en geç 31 Aralık 2027 tarihine kadar hazırlanacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu süreyi, bir yıla kadar uzatmaya yetkili olacak.
Daily Agenda
Public Opinion – YAVUZ DONAT
Vegetables, fruits… Cheese, olives… Shoes, bags… Home textiles… T-shirts, shirts, towels, sheets… Whatever comes to your mind.
Laleli District Market… It’s quite crowded.
– Hey market tradesmen… Your fellow countryman Özgür Özel left CHP… He founded a party… New Party… What do you say?

Cenk Gülçimen… He sells peaches and lemons… He said:
– A good opposition is always needed.
A customer… A retired teacher… He said, “That’s right.”
– It will not constantly fight and insult… It will call what is right right, it will criticize what is wrong… It will tell the truth… An opposition that will give confidence is truly Türkiye’s most important need.
***
HERE IS THE OPPOSITION
When I listened to the marketer Cenk Gülçimen and the customer, the retired teacher… I said, “The late Professor Turan Güneş also said that.”
The friends next to me… Ertuğrul Aytaç… Tarkan Kayhan… And the marketers… Those who came to shop… They asked:

– What did Turan Güneş say?
Legendary Minister of Foreign Affairs… Turan Güneş, a politician and statesman who was on duty during the 1974 Cyprus Peace Operation, said:
“In our country, opposition is divided into two as constructive and destructive… The opposition that says everything is right is constructive… The opposition that says everything is wrong is destructive.”

“He was right,” said someone in the crowd. The other said, “Where did he say it?” he asked. I explained… Prof. Güneş’s book… Analysis of Turkish Democracy.
Turan Güneş’s words are written in this book. This time everyone started asking me for this book… Maybe 10 people.
“Look at the bookstores,” I said:
– If you can’t find it, call Professor Hurşit Güneş… Have him send you his father’s book if he has extra.
***
NOTES FROM THE MARKET
Keep wandering… The market is clean… Prices are cheaper than Istanbul… Bodrum.
– Hey market tradesmen… More… What else do you say?

A bunch of the answers we received:
Mr. Özgür did the right thing by establishing a new party… Congratulations.
Its name is the New Party, but… Those with it are old… Some of them have been members of parliament for three or five terms.
If I were Özgür Özel, I would not establish the party with 90 MPs… Tomorrow, they will all want to be MPs.
Özgür Bey is loyal… That’s why he took 90 MPs with him.
***
CHAT WITH ÖZGÜR ÖZEL
It’s around 11:00… Continue chatting with the marketers.
And the phone… In front of us is Özgür Özel.

– Mr. Özgür… I’m in Manisa… I’m at the neighborhood market… With your permission, I’ll turn up the phone… Hear what the market vendors say.
Özgür Özel, “Hello friends, how are you?” he said.
Marketers… Some thanked… Some wished success… Meanwhile… Customers in the market also joined the conversation. Özgür Özel and the people in the market liked the phone call.
***
ENGINEER SAID…
After the phone was hung up… An engineer… He came to market with his wife… He said:
– I wish you hadn’t hung up the phone… I was going to say a few words to Mr. Özgür.
– What were you going to say?
– I was going to say the following… Don’t speak for those who remain in the CHP… Don’t say hurtful words… Don’t insult… Conditions may change tomorrow… You may need to see them face to face again.
The engineer’s words… found a response in the crowd.
Ertuğrul Aytaç handed over a pen and paper:
– Write these down too… Write them in the newspaper… True words.
***
COMMON SENSE
Interestingly… We heard similar words from the engineer from Manisa from CHP Istanbul Deputy Oğuz Kaan Salicı a few days ago:
What happened went beyond division… The pomegranate peel cracked.

While some of the social media are shouting cheerful slogans, we are heartbroken.
The MPs who left are sad, and so are those who remain.
Let’s not break each other’s hearts.
Yesterday we were seeing each other face to face… We will greet each other again tomorrow.
***
WRITING IS A MUST
There are also retirees in the market.
No… We are not talking about retirees who come to market. Retired marketers… BAĞ-KUR retirees… SGK retirees… Civil servant retirees… EYT retirees.
I congratulated… There is no shame in marketing… They do it well… It’s their bread and butter. But I also have to write this… Retirees are in trouble… I listened to retirees in Manisa the other day… They are in trouble.
***
NEW PARTY’S ‘LUGGAGE’ PROBLEM
Market shopkeeper… He refers to Özgür Özel as “Brother”… He says his name but does not want it to be written:
– Abi Özgür would have done better if he had not taken some MPs with him when establishing the New Party.
– For example, who?
– They have heavy baggage… When the election comes up tomorrow, they will all be a burden on Özgür Abi… Is the Chairman obliged to carry these on his back?
– Who?
The marketer starts laughing… And other marketers. Just marketers? Both the friends we went to the market with… And the customers.
***
‘GAS’ CASE
It’s past 12:00… And our phone is ringing.
The caller is İbrahim Onaylı… Kebab shop.
“I’m waiting” he says:
– Manisa kebab is ready… And your dessert… Also, there are customers who want to talk to you.
– Thank you, İbrahim… All of them are prohibited… We will stop by to drink tea another time.
Marketers… They are glad we didn’t go to dinner. But… They don’t want us to go hungry either. Some want to offer peaches… Some want to offer cherries.
And… The conversation goes on and on. This time the speaker is a businessman… His business is olives and olive oil:
– Mr. Özgür should not listen to the words of the trolls… He should not get angry… He should not act with someone else’s mind.
***
TOMORROW… ‘LIKE A MOVIE’
Party provincial-district chairmanship… It’s me… No, it’s me… Get out… I won’t go out… You will… I’m not going out, the police will take it out.
The problem experienced in many provinces of Türkiye… It’s like a movie… There is both fighting and laughter.
We will tell you tomorrow…
Daily Agenda
AK Party Eskişehir Provincial Minister Gürhan Albayrak: We will not let Eskişehir residents lose their rights! Public receivables of 550 thousand liras must be accounted for
AK Party Eskişehir Provincial Chairman Gürhan Albayrak made remarkable statements about the three political programs held at the Atatürk Culture Art and Congress Center (AKM) belonging to Eskişehir Metropolitan Municipality, during the term of former CHP Eskişehir Provincial Chairman Talat Yalaz. Albayrak stated that the CHP Provincial Congress held on October 19, 2025, the program held on March 8, 2026 with the participation of CHP Chairman Özgür Özel, and the local organization of the group meeting held in the past weeks were carried out by the then CHP Provincial Chairman Talat Yalaz and his team.
NO PRICE HAS BEEN PAID
Reminding that according to the fee tariffs published by Eskişehir Metropolitan Municipality, AKM’s rental fee for 2025 is 150 thousand TL and the rental fee for 2026 is 200 thousand TL per program, Albayrak stated that a total of 550 thousand TL rental fee should be collected for the three programs in question. Albayrak claimed that, according to the information they obtained, none of these fees were paid, and also said that there were claims that there was no previously prepared request letter, contract or protocol regarding the allocation of the halls.
IF PAYMENT HAS BEEN MADE, SHARE THE DOCUMENTS
Albayrak called on both Talat Yalaz and Eskişehir Metropolitan Municipality Mayor Ayşe Ünlüce on the issue and asked the following questions: “Who applied to the Metropolitan Municipality for these three programs? Have the rental fees of the halls been paid? If so, will the invoices and payment receipts be shared with the public?” Addressing the municipal administration, Albayrak said, “With what written request, decision and legal basis was the AKM allocated? Has a total of 550 thousand TL been accrued and collected? If not, why was this fee not collected? Who gave the instruction for free use?” he said.
ESKİŞEHİR PEOPLE’S RIGHTS WILL NOT BE Abolished
Arguing that Talat Yalaz’s expulsion from CHP or turning to a new political formation will not eliminate his financial and political responsibility for the programs carried out in the past, Albayrak said, “Parties may change, signs may change; the rights of Eskişehir residents will not be eliminated.” he said.
WE WILL BRING THE ISSUE TO THE ASSEMBLY AGENDA
In his statement, Albayrak also stated that they will bring the issue to the agenda of Eskişehir Metropolitan Municipality Council and stated that they will demand official and written answers to all questions. Gürhan Albayrak said, “Our expectation is clear. If payment has been made, disclose the documents to the public. If not, hold the people of Eskişehir accountable for why the public receivable of 550 thousand liras has not been collected.” He completed his statement by saying.
Daily Agenda
The Iraqi Minister first insisted and then signed! Who did the Development Road Project disturb? Here’s what’s behind the scenes
After President Recep Tayyip Erdoğan and Iraqi Prime Minister Ali al-Zaydi had a one-on-one meeting at the Presidential Complex and chaired the meeting between delegations, agreements were signed between the two countries.
“Education and Academic Cooperation Memorandum of Understanding” was signed by Police Academy President Murat Balcı and Iraqi Prime Minister and Armed Forces Commander’s Private Secretary General Abdulemir Shammari. The “Memorandum of Understanding in the Fields of Youth and Sports” was signed by Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak and Iraqi Minister of Foreign Affairs Fuad Hüseyin. The “Memorandum of Understanding on Cooperation in the Field of Industrial Property” was signed by the Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır and the Iraqi Minister of Finance Falih Sari. The “Memorandum of Understanding on Railway and Road Transport through the Fishhabur-Ovaköy Border Gate” and the “Framework Memorandum of Understanding on the Development of Transportation Infrastructure within the Republic of Iraq in Exchange for Natural Resources” were also signed by Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed.
The agreement ceremony was marked by Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed’s insistence on signing the Memorandum of Understanding regarding the Development Road Project. Following the intervention and instruction of Iraqi Prime Minister Ali Zaydi, the relevant agreements were signed.
(Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed signing the agreement)
It was noteworthy that President Recep Tayyip Erdoğan also warned about what happened during the signing ceremony and asked for additional information from the Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan.
After the images attracted the attention of the world media; SETA Foreign Policy Researcher Can Acun gave striking answers to Sabah.com.tr’s questions about the Development Path Project, the changing balances in the Middle East and President Erdoğan’s determined diplomatic moves.
SETA Foreign Policy Researcher Can Acun
WHAT LIES BEHIND THE SCENES?
Can Acun emphasized the importance of the Development Road Project in terms of the national security and commercial interests of both Iraq and Türkiye. He pointed out that the project is at a critical angle for the continuity of global logistics lines. Can Acun said, “A while ago, I carried out various field studies in Iraq in the context of the Development Road Project. I had the chance to meet with many main actors there. I also met with the officials of the Bedir organization and political structure, to which the Minister of Transport is affiliated. All of them stated that they definitely supported the project in these meetings and that it was seriously important for the future of Iraq.” he said.
Can Acun said, “There is a new government in Iraq, a new Prime Minister, a cabinet formed by him and a certain struggle within the framework of internal political balances.” he said.
Stating that highways, train lines, various industrial zones and new agricultural areas will be created with the Development Road Project, Can Acun said, “We see that it is a project exceeding 20 billion dollars.” he said.
Drawing attention to the closure of the Strait of Hormuz and the events in Babülmendep, Can Acun said, “In this sense, we can talk about an equation in which the Development Road Project has become much more important. Apart from the highway and train line, it is also very possible to transport oil here.” he used his words.
THE AXIS OF THE DISCUSSIONS IN IRAQ
Emphasizing the size of the economic volume that will be created with the Development Road Project, Acun pointed to Iraq’s internal balance. He stated that there are discussions between different political groups in the country on many issues, from how the process will work to the routes to be used, whether Hashd al-Shaabi elements will play a role in security or not, to the sharing of the financial share and revenue that will arise.
Can Acun said, “This signature issue in Türkiye should be evaluated in this context. We should not read it as a party against the project, but on the contrary, we can read it as a manifestation of Iraq’s internal balances in the context of sharing the new wealth that may occur here.” He included his statements.
HOW DOES IRAN APPROACH THE PROJECT?
While many evaluations were made on social media about its closeness to Iran after Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed resisted signing, Can Acun touched on Tehran’s approach. Acun noted that Iran has an ambivalent position. Can Acun said, “Although Iran seems to support the project from the outside, it may have an impact in terms of breaking the blockade it has currently created in the context of the Strait of Hormuz. It can also be seen as a project that can reduce Iran’s strategic importance in the connectivity corridors. In this context, it may try to use various influence forces within Iraq. However, almost all the actors within Iraq, that is, even the groups working closely with Iran, have to officially support the project. Because I think this project is really critical for the future of Iraq.”
The multilateral diplomacy traffic that President Recep Tayyip Erdoğan has recently established with Iraq, Gulf countries (UAE, Qatar) and regional actors plays an important role in creating both peace and economic prosperity in the Middle East. While Türkiye’s role in the international arena becomes stronger day by day, the Development Path Project will make a significant contribution to these steps.
Can Acun opened a separate parenthesis to the developments in the Middle East and said, “There is currently chaos in the Middle East in the context of the aggressive policies of the United States and Israel. We see that Iran has responded to this and closed the Strait of Hormuz, which is the biggest trump card it has, and the conflicts have even deepened, and in the context of Yemen, the Houthis have started to cut off the Bab al-Mandeb, and ships belonging to various countries, especially Saudi Arabia, have begun to blockade.” he said.
“THE ALTERNATIVES PUT OUT BY Türkiye ARE CRITICALLY IMPORTANT”
Noting that America’s blockade against Tehran has created a very serious global energy crisis in the region and the world, Can Acun said, “We see that 20% of the world’s oil and petrochemical industry is produced in the region and exported to the world through these straits. But now there is a serious interruption and there is uncertainty about the future. Therefore, I think the new global logistics lines put forward by Türkiye and new alternatives in terms of new energy supply security are of critical importance for the world and the region.” he said.
President Erdoğan emphasized the Development Road Project at the joint press conference with Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi:
The war environment drives us to deepen our cooperation not only in defense but also in the fields of energy and transportation. The Development Road Project has become more important than ever in the face of current developments.
Can Acun noted that President Recep Tayyip Erdoğan demonstrated the geographical and strategic importance of Türkiye with the diplomatic steps he took. Acun said that Türkiye has emerged as a country that can protect these lines with both its political will and military deterrent power.
Can Acun said:
Zangezur Corridor seriously manifests itself as the Middle Corridor. At the same time, Türkiye attaches strategic value, attaches importance and seriously supports the Development Road Project. However, there are alternative corridors. The Hejaz Line from Saudi Arabia to Türkiye again passing through Syria; Again, transportation of oil and energy resources in Kirkuk to the world via Türkiye and Ceyhan; In fact, Türkiye has serious proposals and efforts to open the oil produced on a scale that can include Kuwait in the Persian Gulf with the Development Path to the world from here via the Iraq-Türkiye line.
PRESIDENT ERDOĞAN’S REGIONAL ADOPTION POLICY…
Now we see that the world attaches great importance to this. Because the current situation does not seem sustainable in any way. There is an outage that could cause a global energy crisis. Therefore, the security of the region and these straits and the possibility of supply shortages for the future will always be on the table, and investment in alternative corridors will increase. In this sense, I think the strong political will and strong military deterrent power of Türkiye, which President Erdoğan has included with his regional ownership policy, will enable alternative corridors to be implemented in this sense.
Daily Agenda
Minister Tekin evaluated the international reflections of Türkiye’s new practices in education
The new curriculum, digitalization steps and the rise in international student success research that the Ministry of National Education has implemented in education in recent years are reflected in the reports of international organizations and attract the attention of education circles. Türkiye’s rising graph, revealed by the new curriculum within the scope of the Turkey Century Education Model, the steps taken in the field of digitalization, and research such as the Program for International Student Assessment (PISA) and the International Mathematics and Science Trends Survey (TIMSS) conducted by the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD), are among the headlines that attract attention in the international arena. The Turkey Century Education Model, which emerged as the product of a ten-year long-term study by the Ministry and started to be gradually implemented in the 2024-2025 academic year, centers on skill-based learning, values education and the holistic development of students as well as knowledge transfer. In various international meetings and diplomatic contacts between countries, Türkiye’s new curriculum approach is followed by many countries, especially OECD member countries, and evaluations are made that the skill-oriented structure of the model is compatible with global education trends.
At the G20 Education Ministers Meeting held in the Republic of South Africa in November last year, the Ministry of National Education’s breakthroughs and outstanding practices in the field of education were cited as an example to the world by UNICEF. UNICEF Global Education and Adolescent Development Director Pia Britto stated that the “value and skill-based” Türkiye Century Education Model has been appreciated internationally. Pointing out that face-to-face training for teachers to prepare for the new curriculum stands out as exemplary practices, Britto stated that Türkiye is among the countries that successfully implement national standards in early childhood education with its centralized education system. In the news made by an agency from Azerbaijan, it was stated that the Turkish Century Education Model deals with value education, character development and national spiritual identity together with academic development, thus Türkiye has achieved a comprehensive transformation not only in infrastructure but also with an education model that overlaps with its own values.
“WE EXPECT Türkiye’S SUPPORT ON THE USE OF TECHNOLOGY IN THE FIELD OF EDUCATION”
While positive opinions about Türkiye’s progress in the field of digitalization in education were included in some reports, it was stated that Türkiye’s experiences in this regard were appreciated in the meetings held at the ministerial level. While the United Nations Development Program (UNDP) reports draw attention to Türkiye’s global leadership in educational technologies, the report emphasizes that Turkey is the only country in the world with interactive whiteboards and internet infrastructure in almost all of its classrooms. In her meeting with Minister of National Education Yusuf Tekin, Kyrgyzstan Minister of Education Dogdurkul Kendirbaeva stated that they watched Türkiye’s use of artificial intelligence and technology in education with appreciation and said, “We expect Türkiye’s support in the use of technology in the field of education.” he said. Former Head of the European Union Delegation to Türkiye, Ambassador Thomas Ossowski, also stated that they are proud of the successful projects carried out with the Ministry of Education and that Türkiye can be a role model for other countries in many areas, especially digitalization in education. In the “Education at a Glance 2025 Report” published by the OECD and presenting comparative data on education systems, it was emphasized that Türkiye showed a strong increase in education. The report revealed that Türkiye stands out among OECD countries in increasing inclusiveness in education and bringing the young population into education.
“NOT BECAUSE THEY FOUND A MAGIC WAND, BUT BECAUSE THEY BUILT CONSISTENT SYSTEMS”
Türkiye’s ranking in the latest application of TIMSS, conducted by OECD as well as PISA, attracted the attention of representatives of many countries and institutions. The Japanese education delegation visited the Ministry and examined Türkiye’s rising success in PISA research and its practices in the field of measurement and evaluation. In his meeting with Minister Tekin, OECD Secretary General Mathias Cormann stated that Türkiye is one of the few countries showing a trend in the right direction in the last 10 years of PISA results. OECD Director of Education Andreas Schleicher pointed out that Türkiye’s moves in the field of education show that it can turn things around in crises, and said, “Not because they found a magic wand, but because they built consistent systems, mobilized local resources to make education sustainable, and invested in workforce policies where better skills translate into better jobs and better lives…” UNESCO Deputy Director-General for Education and former Italian Minister of Education Stefania Giannini also emphasized that Turkey is one of the bright examples of countries that come from different perspectives and challenges, produce solutions and make progress.
STUDENTS WERE MONITORED WITH THE MONUMENT RESEARCH IN THE YEARS WHEN PISA AND TIMSS WERE NOT APPLIED
Minister of National Education Tekin made statements about the practices implemented by Türkiye in education and their reflections in the international arena. Tekin explained that they have improved the education and training system since the 2010s, both with the monitoring and evaluation units they established within the Ministry and in terms of international indicators. Stating that they have established a system within the Ministry that analyzes, monitors, evaluates and reports physical infrastructure, academic success and human resources practices through artificial intelligence, Tekin said, “Where, which of our schools needs what, all our general manager friends and friends in relevant units can see it electronically. This is about physical infrastructure and technological infrastructure.” made his assessment. Reminding that they started the Monitoring and Evaluation of Academic Skills (ABIDE) research, which is one of the national monitoring research of the Ministry, regarding their academic achievements, Tekin stated that they monitored the academic achievements of students by conducting this research in the years when PISA and TIMSS were not implemented.
Reminding that organizations such as OECD and UNESCO publish reports on education and training processes at routine intervals, Tekin said, “These organizations publish reports with names such as ‘Education Outlook’ and implement cycles to monitor academic skills, as in the PISA and TIMSS examples. In these two evaluations, we were determining and implementing our policies based on both internal and external evaluations.” shared his knowledge.
“THE POINT WE HAVE REACHED IN TERMS OF INDICATORS IS IMPORTANT”
Tekin said, “Especially during the July 15 period, with the tutelage structures and practices over the Ministry blocked, Türkiye’s achievements in international reports began to gain upward momentum.” he said. Referring to the international reports published on education in Türkiye, Tekin continued his words as follows: “It is clearly stated that Türkiye exceeds the international averages in issues such as the schooling rate, the number of students per classroom, the number of students per teacher, the use of technology in education. This is important for us and we continue to take steps to ensure its continuation and not fall behind in this sense. This will continue as education and training has been given first priority in all our budgets since the date our President became prime minister. Therefore, physical and technological infrastructure and similar financial resources.” “The problems related to these issues have been largely solved. I say largely because we live in an earthquake zone. Such needs will arise as earthquake strengthening, earthquake controls and analyzes are carried out. We have schools that have completed their economic life, the process of demolishing and rebuilding them will continue, but the point we have reached in terms of indicators is important.”
“WHEN OUR CURRICULUM BECAME SKILL-FOCUSED, THESE ACHIEVEMENTS STARTED TO INCREASE”
Minister Tekin told them in international environments in 2013-2014, “Since your programs are still focused on providing information to children, there is no possibility of your children being successful in international exams.” He reminded me that it was said. Stating that when they wanted to make a skill-oriented program, they encountered obstacles from the tutelage forces whose interests were harmed, Tekin said, “When those structures were closed and our education programs and curriculum became skill-oriented, these successes began to increase.” expressed his opinion. Türkiye Century Education Model regarding Türkiye’s education system: “You do not have a skill-oriented structure.” Emphasizing that they prepared it to eliminate criticism, Tekin said that the new curriculum was prepared by taking the opinions of international structures, teachers and academics.
Reminding that the 59th PISA Board of Directors Meeting was held in Türkiye in May last year, Tekin continued his words as follows: “After the presentation we made to them there, it was decided that these program changes should be translated into different languages and explained to different countries. Delegations from many countries started to be requested from us to explain these, and our friends are telling this. This has started to be reflected in the scores.” Tekin stated that Türkiye achieved great success in terms of international indicators in the recently announced TIMSS scores and emphasized that it ranked 4th in 4th grade science, 7th in 8th grade science, 8th in 4th grade mathematics and 10th among OECD countries in 8th grade mathematics.
“WE WANT OUR CHILDREN TO BE STRONG WHILE COMPETING IN THE INTERNATIONAL ARENA”
Reminding that PISA 2025 results will be announced in Bratislava, the capital of Slovakia, on September 8, Tekin stated that OECD has high expectations from Türkiye. Minister Tekin said, “We want our children to be strong while competing in the international arena, but on the other hand, we do not want them to move away from the values that make us who we are. Therefore, we look at the issue in this way. While talking to the officials of other countries, we share that these should be included in education programs in order for that country’s own future to be embraced by its children, for children to internalize world peace, and for ending human rights violations and wars in the world.” he said.
Daily Agenda
Clear statement from the Ministry of Foreign Affairs: We confirm our full support to the Turkish Cypriot people.
In his statement on his social media account, Ministry of Foreign Affairs Spokesperson Öncü Keçeli said, “We appreciate the efforts made by UN Secretary General Antonio Guterres regarding the Cyprus issue since the beginning of his duty. In this period when there is still no common ground for a solution between the two parties on the island, we believe that focusing on progress in important areas of cooperation within the scope of the process initiated by Secretary General Guterres in 2025 will serve to build trust.” he said.
Öncü Keçeli said:
On the other hand, we emphasize once again that the solution perspective will not materialize unless the uncompromising attitude of the Greek Cypriot side changes and its actions that negatively affect regional security are stopped. We hereby draw attention once again that solution models that have been tried and exhausted over decades are a thing of the past. As the homeland and guarantor state, we reiterate that a fair, comprehensive and sustainable solution to the Cyprus issue can be reached on the basis of the realities on the Island, the sovereign equality and equal international status of the Turkish Cypriot people. As always, we confirm our full support for the Turkish Republic of Northern Cyprus and the Turkish Cypriot people.
Daily Agenda
President of Religious Affairs Safi Arpaguş: We must be able to introduce our children to our own civilization values
According to the statement made by the Diyanet, Arpaguş spoke at the Childhood Quran Teaching Workshop themed “Educational Activities for Children in Quran Courses: Evaluation and Future Perspective” organized by the General Directorate of Educational Services.
Stating that early childhood is the most critical phase in which a person’s identity, personality and character are shaped, Arpaguş said, “In this respect, we see Quran courses for ages 4-6 as not only a teaching process in which the skill of reading the Quran is acquired, but also as a strategic education area that aims to protect the child’s nature, support his spiritual and moral development, and contribute to the construction of a solid identity and personality.” made his assessment.
Drawing attention to the importance and sensitivity of childhood, Arpaguş continued as follows:
“We should measure our success in teaching the Quran not by how much students memorize, but by their ability to establish a relationship of love and trust with the Quran that will last a lifetime. What is more important than a child of four or five years old knowing all the letters is that he comes running to the Quran lesson. What is more valuable than memorizing long surahs for a child at that age is that he can learn the love of Allah in a compassion-centered way. Therefore, we measure our success criteria not only on the amount of memorization, recognition of letters or the level of applying the rules of tajwid, but also on participation in the lesson, desire to learn, social “We have to read through multidimensional indicators such as interaction and positive attitudes towards the Quran.”
Arpaguş stated that they aim to develop a Quran education model that brings together knowledge and wisdom and transforms it into morality, and said, “In order to bring our children together with our own civilization values, we have to develop a strong pedagogical approach centered on wisdom, as in the Islamic education tradition. When we can do this, we will achieve great success in Quran education and we will have come a long way towards raising faithful, knowledgeable, moral and personality generations.” he said.
Emphasizing that they are trying to make the most of the realities revealed by science and the possibilities and opportunities of the age in terms of preparing children for the future in the best possible way, Arpaguş said, “We are constantly trying to update our educational programs and course materials with the contributions of child psychologists, child development experts, pedagogues, academics and educators in the field. Our workshop held here today is a manifestation of this sensitivity.” made his assessment.
Deputy President of Religious Affairs Hüseyin Harikalar, Chairman of the Mushaf Examination and Reading Board Osman İyişenyürek and General Director of Educational Services Sedide Akbulut also attended the workshop.
-
Sports3 days agoFerran Torres joins PSG from Barcelona on contract through 2031
-
Economy2 days agoEurope’s heat waves empty cafes, expose insurance gaps
-
Sports2 days agoMakhachev defends UFC title with record 17th-straight win
-
Sports3 days agoEvery Ballon d’Or winner: Football holy grail from 1956-present
-
Sports3 days agoLukaku trains with Fenerbahçe for 1st time ahead of Süper Lig debut
-
Politics1 day agoAlihan Kuriş remanded in custody as Türkiye delves into his criminal gang
-
Politics2 days agoTurkish officials highlight Erdoğan’s leadership as AK Party turns 25
-
Politics2 days agoTürkiye, Egypt urge stronger measures for Gaza, vow to boost cooperation
