Connect with us

Daily Agenda

“Artificial intelligence” post from Director of Communications Duran: We have introduced a pioneering and exemplary model

Published

on


Director of Communications Duran, in his post on his NSosyal account, stated that they have built a safe, local and public artificial intelligence ecosystem at the Presidential Communications Directorate.

Pointing out that in line with President Recep Tayyip Erdoğan’s vision of technology, digital transformation and Turkey Century, they have implemented important projects to create a strong ecosystem that produces its own infrastructure, protects its data and uses artificial intelligence effectively for the public benefit, Duran said:

“With this transformation, which centers on data security, technological independence and corporate efficiency, we have introduced a pioneering and exemplary model for the use of artificial intelligence in the public sector. We established an independent artificial intelligence architecture with our own GPU servers and infrastructure; our data remained in-house and secure. We deployed local LLM and VLM models, closed to the internet, with institution-specific fine-tuning, sensitive data was processed safely. We developed the closed-circuit artificial intelligence platform ‘CibGPT’ for our staff. We introduced ‘İlgen’, a coding agent that accelerates our software processes.” We built modern databases that non-technical users can speak with, with ‘ULAK’, which enables natural language conversation with old systems. We strengthened international media tracking with artificial intelligence; we used artificial intelligence to classify applications and transform data into meaningful insights in CİMER processes. We contributed to the open ecosystem by opening our corporate account on Hugging Face. “We have created a transparent and unchangeable archive by securing it on the blockchain. We have carried this transformation throughout the state by sending integration guides to public institutions. We are building the future with productive, transparent, safe and human-oriented artificial intelligence.”

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.


News Entry
Uğur Birdal – Editor



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Bakan Kacır: Yapay zekayı milli egemenliğin dijital güvencesi haline getireceğiz

Published

on


Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde “Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı” açıklandı.

Bakan Kacır, burada yaptığı konuşmada, yapay zekayı kendi değerleriyle geliştiren, üreten, güvenilir ürün ve hizmetlere dönüştüren, insanlığın ortak faydasına sunan bir Türkiye hedefiyle hazırlanan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nın ülkeye, millete ve oluşturacağı etkiyle insanlığa hayırlı olması temennisinde bulundu.

Son 23 yılda teknoloji ve inovasyonda büyük atılımlar gerçekleştirildiğini bildiren Kacır, “AR-GE ve inovasyon odaklı kalkınmamızı mümkün kılan kapsamlı bir teknoloji altyapısı inşa ettik. Bugün 114 teknoparkımızda 13 binden fazla teknoloji girişimi sayıları 1700’ü aşan AR-GE ve tasarım merkezlerimizde mühendislerimiz, araştırmacılarımız, tasarımcılarımız ve müteşebbislerimiz yenilikçi çalışmalara imza atıyor.” diye konuştu.

Kacır, kapsamlı AR-GE teşvikleriyle, 2002’de 1,2 milyar dolar olan Türkiye’nin AR-GE harcamalarını 19,9 milyar dolara yükselttiklerini, AR-GE personeli sayısının da aynı dönemde 29 binden 311 bine yükseldiğini söyledi.

“Kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye” yürüyüşüyle inşa ettikleri altyapının ve teknoloji ikliminin ilk meyvelerini savunma sanayisinde aldıklarını dile getiren Kacır, şunları kaydetti:

“Yenilikçi teknolojilerin oyun değiştirici rolünü erken zamanda keşfederek ülkemizi yeni nesil savunma sistemlerinde dünyada öncü konuma taşıdık. Bazı ülkelerin on milyarlarca dolar sarf ederek on yıllar içinde oluşturabildiği kabiliyetleri, geleceğin teknolojilerine odaklanan bir yaklaşımla, çok daha maliyet etkin yollarla ve çok daha kısa sürede kazandık. Türk mühendislerinin, teknisyenlerinin alın ve akıl terinin eseri savunma ürünleri savaş sahasını ve jeopolitik dengeleri değiştirir hale geldi. Teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için sunduğu avantajları değerlendirerek Türkiye’yi teknoloji geliştirmede hak ettiği konuma taşımaya kararlıyız. Savunma sanayisindeki başarılarımızdan elde ettiğimiz tecrübeyle, mobiliteden uzaya, her alanda yüksek katma değer üreten bir ülke olmanın adımlarını atıyoruz.”

“TÜRKSAT 6A İLE UYDU TEKNOLOJİLERİNDE DÜNYADA İLK 11 ÜLKE ARASINA GİRDİK”

Bakan Kacır, 60 yıllık yerli ve milli otomobil hayalinin elektrikli ve akıllı otomobil Togg’la gerçeğe dönüştürüldüğünü, uzayı ülke adına yeni bir atılım sahası haline getirmek üzere Milli Uzay Programı’nı hayata geçirdiklerini, TÜRKSAT 6A ile uydu teknolojilerinde dünyada ilk 11 ülke arasına girdiklerini dile getirdi.

Yapay zekanın teknolojik dönüşümün en kritik unsuru olduğuna işaret eden Kacır, yapay zeka teknolojilerinin veriyi bilgiye, bilgiyi öngörüye, öngörüyü ekonomik ve toplumsal değere daha hızlı, isabetli ve etkin dönüştürmeye imkan tanıdığını aktardı.

Kacır, yapay zekanın vaadettiği verimlilik ve katma değer artışının yanında sunduğu stratejik gücün, küresel ölçekte sermayenin, yeteneğin ve AR-GE yatırımlarının bu alana yönelmesini hızlandırdığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Geçtiğimiz yıl dünyada yapay zeka yatırımlarının 1,5 trilyon dolar seviyesine ulaşması ve üretken yapay zekanın kısa sürede oluşturduğu ekosistem, önümüzdeki dönemde yapay zekanın küresel ekonomide oynayacağı rol hakkında ipucu veriyor. Yapay zekanın sunduğu imkanların yanında, beraberinde getirdiği riskleri de tespit edip, bunlara karşı güçlü önlemler almak durumundayız. Küresel rekabetin ‘teknoloji savaşları’ olarak ifade edilen sert bir zeminde sürdüğü günümüzde yapay zekanın teknolojik gelişimine yön veren ülkelerin korumacı ve hegemonik politikaları, ülkeler arasındaki dijital uçurumu daha da derinleştiriyor. Mevcut tabloda kendi verisini koruyamayan, kendi modellerini geliştiremeyen, kendi dijital altyapısını kuramayan ülkeler bu yeni düzende ancak başkalarının teknolojisini besleyen birer veri tarlasına dönüşme riskiyle karşı karşıyadır. Yapay zekanın güvenli, adil, etik ve sorumlu biçimde kullanımı konusunda dünyadaki tüm tarafların üzerinde mutabık kaldığı, bağlayıcı ve hakkaniyetli bir küresel zemin henüz oluşmuş değil. Bu boşluk, veri mahremiyetinden algoritmik önyargılara, dezenformasyondan siber tehditlere, emek piyasalarındaki dönüşümden kültürel tek tipleşmeye sayısız risklerin önünü açıyor.”

“TÜRKİYE YAPAY ZEKAYI VATANDAŞLARI VE TÜM İNSANLIK İÇİN REFAH VESİLESİ KILMAYA HAZIR”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, özellikle yaygın biçimde kullanılan modellerin, insanlığı belirli merkezlerde toplanan verilerin ortalamasına indirgemesi, farklı toplumların hafızasını, değer dünyasını, dil zenginliğini ve hayat tecrübesini göz ardı etmesinin dijital faşizme kapı araladığını ifade etti.

İnsanı merkeze almayan, adaleti gözetmeyen, mahremiyeti korumayan bir zeminde geliştirilen teknolojinin insanlığın hayrına netice üretemeyeceğini belirten Kacır, şöyle devam etti:

“Gazze’deki kardeşlerimizin maruz kaldıkları soykırım, teknolojinin ahlakla ve hukukla sınırlandırılmadığında nasıl bir yıkım aracına dönüşebileceğinin ispatı. Karşımızda duran, cevaplanmayı bekleyen soru şudur: Yapay zeka, insanlık ailesinin tümü için fayda sağlayacak mı yoksa bir avuç muktedirin emellerine mi hizmet edecek? Yapay zeka, eğitimden sağlığa, üretimden inovasyona fırsat eşitliği için yeni imkanlar mı sunacak? Yoksa gelir, refah ve kuvvet uçurumunu daha da mı derinleştirecek? Biz biliyoruz ki, kader gayrete aşıktır. Biz başkalarından daha çok çalışırsak, daha akıllıca yollar izler, hedefe daha hızlı erişmeyi başarırsak, tüm bu teknolojik dönüşümü insanlığın faydasına sunma, daha adil bir dünyayı kurabilmek adına muazzam bir imkana dönüştürebiliriz. Milli Teknoloji Hamlesi’ni gerçekleştiren, her platformda insanlık için adaletin ve merhametin bayraktarlığını yapan Türkiye, yapay zekayı vatandaşları ve tüm insanlık için refah vesilesi kılmaya hazır. Bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek üzere son yıllarda yapay zeka alanında kurumsal kapasitemizi, insan kaynağımızı, veri ve hesaplama altyapımızı, araştırma ve girişimcilik ekosistemimizi bütüncül bir yaklaşımla güçlendirdik.”

Yapay zeka alanında ülkenin ihtiyaçlarına cevap veren, küresel eğilimlerle uyumlu, sanayinin ve kamu kurumlarının kullanımına sunulabilecek teknoloji çözümleri geliştirmek amacıyla TÜBİTAK bünyesinde Yapay Zeka Enstitüsünü kurduklarını aktaran Kacır, TÜBİTAK Yapay Zeka Ekosistem Çağrılarıyla bu alanında ihtiyaç sahibi kuruluşları, teknoloji geliştiren firmaları, üniversiteleri, araştırma merkezleri ve TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsünü aynı hedef etrafında bir araya getirdiklerini ifade etti.

Kurumların somut ihtiyaçlarına çözümler üretip, yerli yapay zeka teknolojilerinin ürüne, hizmete ve ekonomik değere dönüşmesini sağladıklarını söyleyen Kacır, “Bilim, teknoloji ve yenilik ekosistemimizin aktörlerini birlikte geliştirme anlayışıyla Rekabet Öncesi İş Birliği Programını uyguluyor, Türkçe Büyük Dil Temel Modeli Sektörel Uyarlama Projesi Çağrısı’yla bu alanda ülkemizin kapasitesini güçlendiriyoruz. Sektörlerimizin yapay zeka dönüşümünü yerli teknoloji çözümleriyle hızlandıracak, Türkçe odaklı akıllı çözümleri yaygınlaştıracak projeleri hayata geçiriyoruz.” diye konuştu.

“GİRİŞİM SERMAYESİ FONLARINA 150 MİLYON DOLARLIK KAYNAK YÖNLENDİRMEK ÜZERE ADIM ATTIK”

Bakan Kacır, TEKNOFEST, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste, Yazılım Okulları, Yapay Zeka ve Teknoloji Akademisi gibi uygulamalarla gençleri yapay zeka çağının gerektirdiği yetkinliklerle buluşturduklarını bildirdi.

Yapay zekanın yakıtının veri ise o veriyi stratejik bir akla ve değere dönüştürecek olan motorun hesaplama gücü olduğunu dile getiren Kacır, bu anlayışla ülkenin veri işleme ve yüksek başarımlı hesaplama kapasitesini geliştirecek adımlar attıklarını belirtti.

Kacır, özel sektör, kamu ve üniversitelerimizin ihtiyaç duyduğu yüksek performanslı hesaplama kapasitesini genişletmek üzere hesaplama kümesi ARF’i hizmete aldıklarını anımsatarak, şunları kaydetti:

“Katıldığımız EuroHPC Ortak Girişimi sayesinde, Avrupa genelinde kurulan yüksek başarımlı hesaplama altyapılarını araştırmacılarımızın erişimine sunduk. Yapay zeka girişimlerimizin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasını ve dünyanın en güçlü 20 süper bilgisayarı arasında yer alan MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişimini sağladık. Teşvik programı HIT-30’la yapay zeka çağının gerektirdiği donanım, yazılım ve ileri üretim altyapısını ülkemize kazandırmak üzere harekete geçtik. Bu kapsamda 1,5 milyar dolarlık destek hacmiyle ilana çıktığımız HIT-Veri Merkezi Çağrısı ile yüksek kapasiteli, güvenli ve enerji verimli veri merkezleri yatırımlarına hız kazandırıyoruz. 1,6 milyar dolar bütçeli HIT-Yapay Zeka Çağrımızla yapay zeka çözümlerini geliştirme, ölçekleme ve yaygınlaştırmada ihtiyaç duyulan bulut tabanlı altyapıların kurulumunu hızlandırıyoruz. HIT-Kuantum Çağrımızla da doğanın en temel işleyiş prensiplerini teknolojiye dönüştürerek daha hızlı hesaplama, daha hassas ölçüm, daha güvenli iletişim imkanı sunan kuantum teknolojilerinde altyapımızı oluşturuyoruz.”

Milli Teknoloji Hamlesi’ni hızlandıracak kurumsal çerçeveyle Bakanlığın bu alanda özel sektörün veri, altyapı ve insan kaynağı kapasitesini artırma, girişimlerin ve AR-GE faaliyetlerinin önünü açma, destek mekanizmalarını ve mevzuat altyapısını bütüncül bir yaklaşımla şekillendirme misyonu üstlendiğini belirten Kacır, yapay zeka girişimlerinin erken aşamadan ölçeklenme sürecine ihtiyaç duyduğu finansmana erişimi kolaylaştırmak üzere girişim sermayesi fonlarına 150 milyon dolarlık kaynak yönlendirmek üzere adım attıklarını söyledi.

“İNSANLIĞIN ORTAK BİLGİ BİRİKİMİ VE ULUSLARARASI İYİ UYGULAMALARI ANALİZ ETTİK”

Kacır, ülkeyi yapay zeka alanında öncü ülkeler arasına taşımanın uzun soluklu bir bakış açısıyla, kamu kurumları, iş dünyasının ve akademinin birlikte çalışmasıyla, tüm bakanlıkların, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığının, ilgili tüm paydaşların işbirliği içinde olmasıyla mümkün olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nı bu anlayışla oluşturduk. Eylem planımızın hazırlık sürecinde milletimizin, kamu kurumlarımızın, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın görüş ve tecrübelerinden en üst düzeyde yararlandık. 75 bin vatandaşımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz öneri anketiyle, milletimizin yapay zeka alanındaki beklentilerini ve tekliflerini aldık. İnsanlığın ortak bilgi birikimi ve uluslararası iyi uygulamaları analiz ettik. Kapsamlı dönüşüm çerçevesi sunan planımızda hareket noktamız kendi ihtiyaçlarımızı, öncelik ve değerlerimizi esas alan, insan odaklı, güvenilir ve sürdürülebilir bir yapay zeka ekosistemi inşa etmek oldu. Yapay zeka ekosisteminin enerji, hesaplama, altyapı, veri ve uygulama katmanları ile yetenek, finansman, düzenleme-güven bileşenlerini beslemek üzere eylemler belirledik.”

Bugün küresel sistemde söz sahibi olma iddiasındaki ülkelerin bilgiye, insan kaynağına, veriye, altyapıya ve teknoloji üretme kapasitesine sahip olmak için büyük bir yarış içinde olduğunu söyleyen Kacır, “Türkiye, uluslararası güç dengelerini, egemenlik sınırlarını ve medeniyet yarışının kurallarını baştan aşağı yeniden yazan yapay zekayı ekonomik refahının kaldıracı ve milli egemenliğinin dijital dünyadaki güvencesi haline getirecek iddia, irade, potansiyel ve vizyona sahip.” dedi.

Başkalarının önde olduğu kulvarlarda onların takipçisi olmayacaklarını vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendi yolumuzu çizecek, kendi fırsatlarımızı oluşturacağız. Yapay zekada büyük bir atılıma imza atacağımız önümüzdeki döneme güçlü şekilde adım atıyoruz. Kamu ve özel sektör işbirliğiyle sektörel veri alanları kuracak, girişimcilerimiz ve araştırmacılarımız için imkanlar sunacağız. Daha az veriyi, daha az hesaplama gücüyle, daha az enerji tüketerek işlemenin yollarını bulacağız. Bulut teknolojilerinin kullanımını artırırken, uçta hesaplama uygulamalarını da yaygınlaştıracağız. Böylelikle üretici bağımlılığını en aza indirgeyecek, veri güvenliğini artıracak ve daha maliyet etkin çözümler geliştireceğiz. Nasıl ulaştırmada ve enerjide stratejik yolların kesişim noktası olmayı başarıyorsak, dost ve kardeşlerimizle kuracağımız fiber ağlarla ve veri altyapılarıyla küresel düzeyde bir dijital merkez haline geleceğiz.”

Milli Teknoloji Hamlesi’ni omuzlayan, “yapamazsınız, başaramazsınız” diyenlere aldırmadan imkansız görüleni mümkün kılmaya talip olan, özgüveni yüksek, azimli, birikimli ve çalışkan bir TEKNOFEST Kuşağı olduğunu dile getiren Kacır, “Küresel adaletsizliklere seyirci kalmayan, her platformda hakkın ve hakikatin yanında duran, sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye var artık. Son 23 yılda elde ettiği asırlık kazanımlarla nice milletin kalkınma yolculuğuna ilham kaynağı olan bir Türkiye var artık. Jeostratejik konumu, siyasi ve ekonomik istikrarı, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapısıyla yatırımcılar için en doğru adres olan bir Türkiye var artık.” ifadelerini kullandı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.


Haber Girişi
Uğur Birdal – Editör



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Support message from President Erdoğan to the National Football Team: It’s time to write a new epic

Published

on


President Recep Tayyip Erdoğan said briefly in the video message:

“EVERY ONE OF THE 86 MILLION UNITED TODAY IN THE SAME FEELING”

“Very valuable athletes of our national team, our World Cup journey, which we are eagerly awaiting as a nation, begins with tomorrow’s (today’s) match against Australia. The excitement of this first World Cup that we will experience after 24 years has surrounded our country. From Edirne to Kars, from Sinop to Hatay, from Istanbul to Diyarbakır, every individual of 86 million people is united in the same feeling today. You are the ones who carried our Crescent and Star Flag to the biggest stage in the world You are the children of Türkiye.

Support message from President Erdoğan to the National Football Team: It's time to write a new epic

“IT’S NOT OVER UNTIL WE SAY IT’S OVER”

When you go out on the field, you will carry this nation’s prayers, hope, history and pride on your shoulders. You will feel the support of our nation from the moment you step on the field in the matches you will play tomorrow (today) and later. Even if you are thousands of kilometers away, hearts will beat with you in every household, every street, every square of Türkiye. We have witnessed many times that you have not stopped fighting with the understanding of ‘it is not over until we say it is over’ and what you have achieved for Türkiye.

Support message from President Erdoğan to the National Football Team: It's time to write a new epic

“WE WILL WRITE THIS EPIC TOGETHER”

The memory of the pride we felt in coming third in the 2002 World Cup still lives in our hearts. Now is the time to write a new epic. Hopefully, we will write this epic together. May God be with you and help you, may the goal you score be with you, the flag is with you, the hope is with you, the prayer is with you, may your path and luck be good, our children.”

President Erdoğan sent a video message to the National Football Team

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.


News Entry
Halil İbrahim Ğlkü – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Son Dakika | Başkan Erdoğan ‘Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıkladı: Türkiye’yi lider ülke sınıfına taşıyacak

Published

on


Son dakika haberi: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’na ilişkin, “Türkiye’yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zeka Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, denizcilik tarihinde çok önemli bir yer tutan, Fatih Sultan Mehmet’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de zirve dolayısıyla bir arada olduklarını söyledi.

Katılımcıları selamlayarak teşekkürlerini ileten Erdoğan, İstanbul’un 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlara selamlarını, sevgilerini gönderdi. Erdoğan, zirvenin ülke, millet ve sektörler için hayırlara vesile olmasını dileyerek, zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile programa katkı sunanları tebrik etti.

Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin, herkes için ufuk açıcı olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Birazdan 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’mızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“YAPAY ZEKA VE YENİ DİJİTAL TEKNOLOJİLER OLGULARLA BİRLİKTE ALGILARI DA DÖNÜŞTÜRÜYOR”

Başkan Erdoğan, dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçtiklerini, bu dönemdeki değişimin, geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle “sari” seyrettiğini söyledi.

Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkilerinin hemen her alana nüfuz ettiğini belirten Erdoğan, “Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan, yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin ‘hakikat ötesi’ olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığının bir gerçek olduğunu ifade ederek, dezenformasyon gibi bilgi düzensizliklerinin de aynı ölçüde yaygınlaştığına dikkati çekti.

“DİJİTAL KAPASİTENİN CAYDIRICI BİR KUVVET ÇARPANI OLDUĞUNU HEPİMİZ ÇOK İYİ BİLİYORUZ”

Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabildiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:

“Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün, dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz.

Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. Büyük matematikçimiz, ordinaryüs profesör merhum Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: ‘Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?’ Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: ‘Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır.’ Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ediyoruz.”

Son Dakika | Başkan Erdoğan ‘Yapay Zeka Eylem Planı’nı açıkladı: Türkiye’yi lider ülke sınıfına taşıyacak | Video

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye olarak savunma sanayisindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz.” dedi.

Erdoğan, Beyoğlu’ndaki Rixos Tersane’de düzenlenen, Türkiye’nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zeka Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, Türkiye’deki üniversiteler, araştırma merkezleri, bilim ve teknoloji üslerinin, dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza attığını söyledi.

Genç mühendisler, yazılımcılar ve teknisyenlerin yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ettiğini kaydeden Erdoğan, “Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. AR-GE’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz.” diye konuştu.

Erdoğan, Milli Teknoloji Hamlesi’ni “Türkiye Yüzyılı”nın baş tacı yapacak TEKNOFEST kuşağının, azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ettiğini belirtti.

Teknolojideki bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlara, firmalara ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Erdoğan, gençlerin her birine çalışmalarında başarılar diledi.

Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye olarak savunma sanayisindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcıyoruz. Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve milli uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısını inşa ettik. TEKNOFEST’lerle, DENEYAP atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dahil ettik. Bugün, Türkiye genelindeki 1700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması, yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor.”

Teknolojide elde ettikleri kazanımların buz dağının sadece görünen yüzü olduğuna dikkati çeken Erdoğan, yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirip, “Türkiye Yüzyılı”nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlı olduklarını vurguladı.

Başkan Erdoğan, bugün herkesin “Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi hale gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek?” sorularıyla karşı karşıya bulunduğunu, buna verilecek cevapların ise hayati önemde olacağını anlattı.

Türkiye’nin Yapay Zeka Eylem Planı’nın bu hassasiyetlerin ürünü olduğunun altını çizen Erdoğan, “Eylem planımız ‘fark et, istifade et, üret ve yönet’ olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi.” bilgisini verdi.

Planın birinci ekseni olan “fark et” hedefleri doğrultusunda yapay zekanın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri millete aktarıp, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel etkinlikleri artıracaklarını dile getiren Erdoğan, “Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere Ulusal Yapay Zeka Okuryazarlığı Programı’nı başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, veriye erişimi kolaylaştırarak, araştırmacıların, girişimcilerin ve kamu kurumlarının veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracaklarını söyledi.

“Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setini Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız.” diyen Erdoğan, kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacaklarını, orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken, vatandaşların mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacaklarını bildirdi.

Erdoğan, planın ikinci ekseni olan “istifade et” kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceklerini ifade etti.

“KAMU SEKTÖRÜMÜZ BAŞARILI VE YERLİ YAPAY ZEKA ÇÖZÜMLERİNİN İLK ALICISI VE EN GÜÇLÜ REFERANSI OLACAK”

Veri merkezlerinin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

“2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata (GW) çıkaracağız. Elektronik devleti, vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimli hale getireceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız.”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız.” dedi.

Erdoğan, Beyoğlu’ndaki Rixos Tersane’de düzenlenen Türkiye’nin Yapay Zeka Vizyonu ve Eylem Planı’nı açıkladığı “Türkiye Yapay Zeka Zirvesi”nde yaptığı konuşmada, planın üçüncü ekseni olan “üret” hedeflerinde, vatandaşların yapay zeka ile değer üretmesini temin edeceklerini, kendi modellerini geliştireceklerini kaydetti.

Yatırımcılara enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lere ve araştırmacılara hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracaklarını aktaran Erdoğan, Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmaların, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini söyledi.

Erdoğan, Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarını dijital egemenliği güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizerek, “Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli Bilge, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar işbirliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın Main Platformu’ndaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli Türkçenin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır.” diye konuştu.

Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerinin veri odaklı çalışmalarının Türkiye için kıymetli adımlar olduğunu ifade eden Erdoğan, yapay zekanın imalat sanayisinde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerini derinleştireceklerini dile getirdi.

“ÖNGÖRÜLEBİLİR, HIZLI VE KOORDİNELİ BİR YATIRIM ORTAMI SAĞLAYACAĞIZ”

Erdoğan, planın “yönet” hedefine değinerek, şunları kaydetti:

“‘Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız.

İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğiz. Türk Devletleri Teşkilatıyla aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştireceğiz.”

Erdoğan, yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracaklarını anlatarak, “Planımızın uygulanması, kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir.” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ilgili tüm kurumlarla yakın işbirliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edeceğini belirten Erdoğan, “Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız.” ifadelerini kullandı.

“İNŞALLAH YARIN BİZİM ÇOCUKLARIN GALİBİYETİNİ HEP BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca zirveye ilişkin hazırlanan videonun katılımcılara izletilmesiyle başlayan programda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Bakan Kacır, Başkan Erdoğan’a hediye takdim etti.

Hediye takdiminin ardından Erdoğan’a ve katılımcılara, Milli Takım için yapay zeka yardımıyla hazırlanan şarkı dinletildi.

Erdoğan, programın yapıldığı bölgenin eskiden Camialtı Tersanesi olduğunu, ortaöğretimdeyken 7 yıl burada amatör kümede futbol oynadığını belirterek, “Buradan İETT’ye transfer oldum, daha sonra da İETT’de 8 yıl devam ettim. Hayatımızda böyle bir serüven var. İnşallah yarın sabah 07.00’de futbol takımımızın, millilerimizin, bizim çocukların galibiyetini hep birlikte yaşarız, yaşayacağız.” ifadelerini kullandı.

Ardından Bakan Kacır, günün anısına hazırlanan futbol topunu da Erdoğan’a hediye etti.

Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve milletvekilleri katıldı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

AK Party member Hüseyin Yayman: The issue of Türkiye without terrorism is a state and nation policy

Published

on


AK Party member Hüseyin Yayman: The issue of Türkiye without terrorism is a state and nation policy

Stating that President Erdoğan has always advocated the Turkish Century, reform and innovation, Yayman said, “When we look at the political atmosphere in Türkiye and the crisis the opposition is in, I hope the AK Party will be in the future of Türkiye together with the nation, with the support and faith of the people, first until 2053 and then until 2071. There will be political ideas and thoughts represented by the AK Party. Because now the fate of Türkiye is the same as the fate of our President, the fate of our President is the same as the fate of Türkiye.” “We always maintain that sovereignty belongs to the nation unconditionally. Nothing happens despite the nation.” he said.

Yayman said, “We always say this. The opponent of the AK Party is not the Republican People’s Party, not the opposition. The opponent of the AK Party is the AK Party, the AK Party is competing with itself. Our quest and effort to make the 21st century Türkiye’s century, to bring Türkiye to its rightful place in the world league and to make it a global power will continue.”

After his speech, Yayman also answered the questions.

When asked about the Terror-Free Turkey process, Yayman said, “The Terror-Free Turkey issue is a state and nation’s policy. There are those who want to prevent it, those who oppose this process, those who do not want the arms to be laid down. Despite those who want the conflicts to continue and those who want to prevent this process from inside and outside, the Terror-Free Türkiye process has been progressing slowly but surely for 1.5 years. New regulations are on the agenda soon.” he replied.

AK Party member Hüseyin Yayman: The issue of Türkiye without terrorism is a state and nation policy

“NEW CONSTITUTION RIGHT NOW”
Referring to the need for a new constitution, Yayman said, “Türkiye needs a new constitution like bread, water and air. Because this coup constitution has changed significantly, but Türkiye’s need to make a civilized constitution is now essential. The issue is the brotherhood of Türkiye.” he said.

AK Party Culture and Art Policies Deputy Chairman Şeyhmus Dinçel, AK Party Central Decision Management Board (MKYK) Member Hilmi Türkmen, Gaziosmanpaşa District Governor İskender Yönden, AK Party Hatay Provincial Coordinator Rasim Erdoğmuş, Istanbul Suriçi Group Association Chairman Nedim Abi, academicians and business people attended the program.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Breaking news | ‘European Parliament’ reaction from Minister of Justice Akın Gürlek: Targeting Türkiye’s judicial institutions is a futile effort

Published

on


Breaking news… Minister of Justice Akın Gürlek said, “The Republic of Turkey is an independent and sovereign country with a deep-rooted state tradition, adhering to the democratic rule of law. The Turkish judiciary makes its decisions within the framework of the constitution, laws and the jurisdiction it has on behalf of our nation.” he said.

Minister Gürlek stated the following in his statement on his social media account:

Conducting a political campaign based on files that are still being prosecuted, by distorting the ongoing judicial processes in Türkiye; Making unfounded accusations against the Turkish judiciary and myself is an attitude that can only be explained by ideological prejudices.

This politically charged approach, fueled by some circles in the European Parliament, undermines the credibility of the institutions these people represent. What matters to us is the conscience of our beloved nation and the decisions of independent Turkish courts.

“TARGETING Türkiye’S JUDICIAL INSTITUTIONS IS A futile effort”

European Parliament reports are political texts of advisory nature. Targeting the judicial institutions of the Republic of Türkiye through these texts is a futile effort directed against the national will and the sovereign rights of our state.

It would be appropriate for a member of the European Parliament, who has been the subject of controversy on different topics, from his municipal period to the election campaign processes, to look at the transparency, ethics and accountability debates reflected to the public regarding his own political career.

“WE WILL CONTINUE TO DO OUR DUTY”

Türkiye; It continues its fight against terrorism, organized crime groups, corruption and all kinds of unlawfulness with determination. This struggle cannot be disrupted by political pressure campaigns carried out neither internally nor externally.

No one should think that they can put pressure or tutelage on the judiciary of the Republic of Türkiye. We will continue to do our duty to ensure the peace of our nation, the survival of our state and the protection of our legal order.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

ÖSYM President Bayram Ali Ersoy: We will hold online exams in 7 regions

Published

on


ÖSYM President Bayram Ali Ersoy made statements about ÖSYM’s electronic exam practices at Esenboğa e-Exam Center.

Ersoy said, “This e-Exam Center is the world’s largest closed electronic e-exam center with a capacity of 5 thousand. We will hold our STS (Skilled Placement Exam) Teacher exam here today. This is the exam required for the diploma equivalence of teaching students abroad. We were taking these exams mostly for language exams. I took office in 2022. Until I took office, I only took YDS (Foreign Language Exam) and YÖKDİL in the field of language.” “We had (Higher Education Institutions Foreign Language Examination) exams, but after we arrived, we switched our new exams to digital exams in order to create alternative exam opportunities for our candidates,” he said.

‘WE STARTED TO TAKE OUR EXAMS IN DIFFERENT FIELDS’

Stating that e-YDS and e-YÖKDİL exams are held 17 times a year, Ersoy said, “We were doing these exams in 10 languages. But after we took office, we started to hold exams in different fields. Pharmacy Specialization Education Entrance Exam, STS Pharmacy exam, Revenue Assistant Expert Exam, State Revenue Assistant Expert Exam, STS Teaching, Ministry of Agriculture exam and Court of Accounts exams, which we will hold today, are now held in the form of e-exams. Our goal is from now on.” “Then to be able to implement exams below a certain number in the form of e-exams and to offer different exam alternative opportunities to our candidates,” he said.

‘OUR 208-209 UNIVERSITY WILL BE THE EXAM CENTER’

Referring to the online exam study, which was piloted with Gazi University, Ersoy said, “Our goal is to have the ability to conduct a cyber-secured exam online, first in 7 regions, then in 17 regions, then in 81 provinces, and then all over the world. Within 1-2 years, ÖSYM will conduct online exams in 7 regions. Our 208-209 university will be an exam center for us. Our work will continue rapidly in the context of accessibility to the island.”

News-Camera: Nisa MİĞAL-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending