Connect with us

Daily Agenda

Başkan Erdoğan’dan Gazze açıklaması: Hamas İsrail’den önde gidiyor

Published

on


Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başkan Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde;

Sayın Cumhurbaşkanım dünyada büyük gerilimler yaşanıyor. Bu gerilimlerin bir küresel çatışmaya dönüşme riski var. Bu kapsamda bazı ülkeler arasında savunma anlaşmaları yapılıyor. Türk Devletleri Teşkilatında savunma ve güvenlik konusunda daha ileri adımlar mümkün mü? Bu konuda bir değerlendirmeniz olur mu?

Değerli arkadaşlar öncelikle Türk Devletleri Teşkilatı artık sadece kültürel bir birliktelik değil. Stratejik bir dayanışma platformudur. Dünyadaki gerilimler herkesi etkilediği gibi, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeleri de yakından ilgilendiriyor. Çatışma bölgelerine yakınlıkları da hesaba katılırsa aile meclisimizin bu gerilimlerden dünyanın diğer ülkelerine nazaran daha fazla etkilendiğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla riskin olduğu yerde tedbir de muhakkak beraberinde gelecektir. Ancak her türlü duruma karşı da hazırlıklıyız. İstihbarattan, sınır güvenliğinden siber alana kadar çok boyutlu iş birliğini konuşuyoruz. Dünyada savunma harcamalarını artırma ve güvenlik konusunda ileri adımlar atma hususunda bir eğilim söz konusu. Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri olarak bizler de bu yönde adımlar atıyoruz. İleri adımlar da her açıdan değerlendirilir ve gerektiğinde atılır.

Birleşmiş Milletler ziyareti dönüşünüzde ABD Başkanı Sayın Donald Trump’la görüşmenize ilişkin “hem Gazze ile hem de Filistin ile ilgili önce ateşkes, sonra kalıcı barışa ilişkin atılacak adımların yollarını anlattık” dediniz. Sonrasında arka arkaya adımlar geldi. Donald Trump Hamas’a geçtiğimiz cuma günü bir süre vermişti. Sonra sizinle telefon görüşmesi yaptılar. Bu süreçte Türkiye’nin hem Amerika Birleşik Devletleri’ni hem de Hamas’ı ikna yolları ne oldu?

Filistinlilerin tamamı bilir ki Türkiye, Filistin’in menfaatini korur ve gözetir. Gazzeli mazlumların hakkını da, Filistin’in diğer bölgelerindeki kardeşlerimizin hukukunu da kendimizi savunur gibi müdafaa ederiz. Gazze’de akan kanın durması, mazlumların güvenliğinin sağlanması için yıllardır çaba sarf ediyoruz. Hamas ile bu süreçte de hep temas halinde olduk. Şu anda yine temas halindeyiz. En makul yolun ne olduğunu, Filistin’in geleceğe emin adımlarla yürüyebilmesi için ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz. İşte şu anda arkadaşlarımız Şarm El-Şeyh’teler. Tüm gün oradaydılar. Yarın sabahtan itibaren de görüşmelere başlayacaklar. Hem Amerika ziyaretimizde hem de en son telefon görüşmemizde Filistin’de çözümün nasıl gerçekleşebileceğini Sayın Trump’a izah ettik. Onun da bizden özellikle Hamas’la görüşme, Hamas’ın ikna edilmesi ricası oldu. Bu konuda muhataplarımızla süratle irtibata geçtik. Sayın Trump’ın barış çabalarını desteklediğimizi ben kendisine söyledim. Bunu ayrıca kamuoyuna da ilan ettik. Hamas verdiği cevapla barışa ve müzakerelere hazır olduğunu bize ifade etti. Yani ters bir söylem içerisine girmedi. Bu bana göre çok çok değerli bir adımdır. Hamas, İsrail’den önde gidiyor. Niye bunu söylüyorum? Çünkü bu kadar kayıp verdi. 100 binin üzerinde yaralısı var. Bütün kaldıkları yerler yer ile yeksan oldu. Artık başlarını sokacakları herhangi bir yerleri dahi yok. İsrail’in benzer ve yapıcı tavırlar sergilediğini biz şu ana kadar görmedik, görmüyoruz. Zaten onlardan böyle bir tutum da beklemiyoruz. İki devletli çözüm temelinde İsrail-Filistin sorununu ortadan kaldırmaya çalışacağız, gayret edeceğiz. Temennimiz odur ki; inşallah bunu sizlerin de verdiğiniz desteklerle başarırız.

Gazze için bir barış umudu doğdu. ABD Başkanı Trump’ın barış planını kabul ettiler. Gerçi bazı maddeler üzerinde müzakereler de sürüyor. Şimdi o barış planına baktığımızda dikkat çeken iki uluslararası oluşum var. Biri Filistin’deki geçici yönetiminin üzerine konumlanan bir Barış Konseyi. Diğeri de güvenlik için bir Uluslararası İstikrar Gücü… Siz her konuşmanızda “Gazze için, her türlü çaba için biz varız” diyorsunuz. Merak ettiğim bu iki uluslararası oluşumda Barış Konseyi ve Uluslararası İstikrar Gücü’nde Türkiye yer alabilecek mi? Ya da şöyle sorayım, Türk askeri Gazze’de olacak mı?

Önceliğimiz acil ve kapsamlı ateşkesin bir an önce sağlanması. Önce bunu başarmamız lazım. İnsani yardımların Gazze’ye bir an evvel kesintisiz biçimde ulaştırılması şart. Gazze’nin İsrail saldırıları neticesinde yok edilen alt yapısının bir an önce ayağa kaldırılması, bu da önceliklerimiz arasında. Bunun için yoğun bir diplomasi trafiği sürdürüyoruz. Gazze’nin Filistin halkının toprağı olarak kalması ise çok çok önemli. Gazze’yi nihayetinde Filistinlilerin yönetmesi de çok mühim. Güvenliğin hangi yolla sağlanacağı konusu, istikrar gücünün nasıl kurulup işletileceği konusu ayrıntılı olarak değerlendirilebilir. Bunun için ben doğrusu Şarm El-Şeyh’teki müzakereleri çok çok önemsiyorum. Bugün de görüşmeler başladı ama yarınki görüşmeler mühim. Bizim Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız da orada olacak. Oradan çıkacak netice büyük önem arz ediyor. “Her türlü çabaya destek veririz” derken tüm ihtimalleri göz önünde bulundurarak bu açıklamayı yaptım. Umarız İsrail verdiği sözleri tutar ve bu barışı sabote edecek adımlar atmaz. Biz kalıcı ateşkes ve barış için umutlu olduğumuz kadar aynı zamanda da ihtiyatlıyız.

Sayın Cumhurbaşkanım, Sumud Filosu’ndan 36’sı Türk, 137 aktivisti ülkemize getirdiniz. Yabancı aktivistler uçaktan Türkiye’ye teşekkür ederek indiler. Burada Türkiye’nin küresel gücü daha da belirginleşti. Ülkemizin bölgemizdeki tüm konularda etkin ve yetkin olduğu, ikili pozisyonda olduğunu görüyoruz. Bundan sonraki süreci nasıl okumalıyız?

Söylediğiniz ilk etaptı. İkinci etapta 14’ü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı toplam 16 kişi İsrail’den alındı. Ürdün’e geçtiler oradan da İstanbul’a geldiler. Yani iki ayrı parti halinde İsrail’deki Sumud gruplarını almış olduk. Bu filo İsrail’in Gazze’ye uyguladığı hukuksuz ablukanın görünür olmasını sağlamıştır. Bu bakımdan önem arz ediyor. Sadece insani yardım taşıyan gemilerini, Gazze karasularına kadar ulaştırmış ve ablukayı kırmışlardır. Başarının bana göre en önemli yanı bu. Türkiye olarak Sumud Filosu harekete geçtiği ilk andan itibaren insansız hava araçlarımız ve gemilerimizle süreci yakından takip ettik. Örneğin pazar günü Akıncılarımızın elde ettiği görüntülerden, ben de neredeyse sabahtan akşama kadar Sumud Filosunun nerede ne yaptığını, ne durumda olduğunu izledim. Ekiplerimiz zaten sürekli izliyorlardı. Dışişleri Bakanlığımız ve istihbaratımız bu süreçte gerçekten çok çalıştı. Maalesef İsrail, uluslararası hukuku çiğneyerek uluslararası sularda filoya müdahale etti. Hem kendi vatandaşlarımızı hem de filodaki diğer ülke vatandaşlarını İsrail’in elinden almak için yoğun çalıştık. Kısa sürede de vatandaşlarımızın tahliyesine başladık. Zaten ilk heyet geldiğinde arkadaşlarımız, kendi kızım da dahil olmak üzere, vatandaşlarımız ve diğer ülkelerden gelenler onları karşıladı. Türk Hava Yolları hepsi için gayet güzel bir şekilde hazırlıklarını yaptı. Onlar için giysiler hazırladı. Vejetaryen menüye varıncaya kadar yemekler sunuldu. “Hiçbir yerde görmediğimiz ilgi ve alakayı Türk Hava Yolları’ndan gördük” dediler. Orada uluslararası diplomasinin ötesinde farklı bir güzellik ortaya çıktı. Bütün arkadaşlardan Allah razı olsun. Türk Hava Yolları yöneticilerinden Allah razı olsun. İkinci etaptakiler de Ürdün üzerinden geldiler. Onlar da yine sahil-i selamete en güzel şekilde çıktılar. Türkiye’ye ulaşan aktivistlerin yaşadıklarını hem doktor raporları hem hukuki metinlerle kayıt altına aldık. Hem diplomasi hem hukuk cephesinde mücadelemizi sürdürüyoruz. Bundan bir milim geri adım atmayacağız.

2023 7 Ekim’inden bu yana Gazze’de olanlar nedeniyle hem uluslararası sistem hem insanlık ailesi hem de tek tek her birimiz çok sarsıcı ve yaralayıcı bir iki yıl geçirdik. Lakin kuşkusuz siz konumunuz, Filistin davasına sadakatiniz ve tecrübeniz gereği olup bitenleri farklı bir yüzünü, perdesiz bir şekilde gördünüz. Bizim gördüğümüzden farklı bir boyutunu arka bahçeyi de gördünüz. Tarihe kayıt düşmek bakımından sormak istiyorum. Gazze özelinde siz ne gördünüz? Değerlendirmeniz ne olur?

Gazze diyebilirim ki; adeta kıyametin dünyada görünen bir ön yüzü oldu. Düşünün, 67 bin Gazzeli şehit. Öbür tarafta 169 binden fazla yaralı. Fakat çok daha enteresanı var. Bugün yanımdaki arkadaşlardan bir tanesi “Bu rakamlar yanlış” dedi. “Neden?” dedim. “Rakamlar böyle değil. Enkaz altında kalanları da masaya yatırdığımız zaman rakamların 600 bin civarında olduğu söyleniyor.” dedi. Hadi biz şu anda sadece 169 bin yaralıyı konuşuyoruz. Şehitlerimizi konuşuyoruz. Ama insanlık bütün bu olanlar karşısında sessiz. Yapılan herhangi bir şey ne yazık ki yok. Acı dolu, kan ve gözyaşı dolu iki yılı artık geride bıraktık. Gazze’de büyük bir drama, soykırıma şahit olduk. İsrail’in uluslararası hukuku ayaklar altına alan saldırıları tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. İsrail’in yaptıkları meşru müdafaa değil, planlı bir soykırımdır ve terördür. İsrail’in gözler önünde pervasızca gerçekleştirdiği katliamları ve onları görmezden gelenler, insanlık tarihinin utanç kayıtlarına geçmiştir. Bunların affedilir yanı yok. İsrail bebekleri öldürürken, hastaneleri, ambulansları, pazar yerlerini, mülteci çadırlarını, Birleşmiş Milletler misyonlarını, okulları, ibadethaneleri hedef alırken, “ama”lı “fakat”lı cümleler kuranlar, gelecek nesillere bu tutumlarını izah edemeyeceklerdir. Tarih doğru tarafta duranları da yanlışta ısrar edenleri de kayda alıyor. Nazilerin soykırımında kimin nerede durduğu ortadadır. Bosna’da ve diğer coğrafyalarda soykırımlar yaşanırken görmezden gelenler de ortadadır. Onları bizim jenerasyon gayet iyi biliyor. Bugün onlar nasıl bir utanç yaşıyor ise Gazze soykırımına sessiz kalanları da yarın benzer bir akıbet beklemektedir. Biz dün de bugün de tarihin doğru tarafında durmanın övüncünü yaşıyoruz. Bundan dolayı huzurluyuz.

Suriye’de SDG zaten 10 Mart mutabakatına ısrarla uymuyor. Hatta dün itibarıyla da Suriye ordusuna bir saldırı da gerçekleştirdiler. Ortam şimdilik durulmuş gibi görünüyor ama herhalde devamı da gelecek. En azından işaretler öyle. Siz defalarca uyarılarınızı yaptınız. Farklı gruplarla birlikte SDG’yi de İsrail’in kışkırttığı ortada. Bugün bazı görüşmeler de var. Onun ötesinde de Suriye ile İsrail arasında güvenlik görüşmelerinden, anlaşmalarından da bahsediliyor. Bizim bundan sonraki süreçte hareket planımız ne olacak?

Biz bu konuda net bir duruş sergiliyoruz. Suriye’nin yeniden istikrarsızlığa sürüklenmesine asla müsaade etmeyiz. Türkiye, sahadaki tüm gelişmeleri yakından izliyor. Sabırlı, sağduyulu, vakur tavrımız, bir acziyet olarak asla algılanmamalıdır. Suriye Demokratik Güçleri verdiği sözü tutmalı. Suriye ile bütünleşmeyi tamamlamalıdır. Ortak tarih, ortak gelecek ruhuyla hareket edilirse inanıyorum ki birçok sorun çözülür. Daha önce söyledim. Yönünü Ankara’ya ve Şam’a dönenler kazanacaktır. Türk, Kürt ve Arap ittifakı bölgede ebedi barışın ve huzurun anahtarıdır. Kimse provokasyonlara gelmemeli, yanlış heveslere kapılmamalı. Halep’teki gerginlikte Suriye yönetimi hassasiyetini korumuş ve Suriye Demokratik Güçlerinden 10 Mart mutabakatına uygun davranmasının beklendiğini de ilan etmiştir. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için olmazsa olmazdır. Bunun aleyhine tutumları kabul etmemiz mümkün değildir. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve yönetimi de bizimle aynı görüşte. Türkiye olarak Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğiz.

Amerika’dan döndükten sonra Trump’la bir görüşme daha gerçekleştirdiniz. Bu görüşmede hangi konuları ele aldınız? F-35 konusu gündeme geldi mi? CAATSA yaptırımları kalkacak mı?

Türkiye ile Amerika arasında her alanda olduğu gibi savunma sanayii alanında da bir iş birliği mevcut. Bu ilişkileri geliştirmek amacıyla her iki konuyu da Amerika ile müzakere ediyor ve olumlu sonuçlar bekliyoruz. Sayın Trump’la yaptığımız görüşmede bu yönde müspet mesajlar aldık. F-35 konusunu açık ve net bir şekilde gündeme getirdik. Bunun yanında Türkiye bu projede ortak, parasını ödemiş, yükümlülüklerini yerine getirmiş bir ülke. Bizi bu programdan çıkaran gerekçelerin hiçbir meşruiyeti yok. Bunu Sayın Trump da daha önce dolaylı olarak dile getirmişti. Somut adımların atılması için gerekli teknik görüşmeler de her düzeyde yapılıyor. Umarız neticede hem F-35 konusu çözülür, hem de CAATSA yaptırımlarının kaldırılması sağlanır. Bunu da başarmamız gerekiyor. Ziyaretimiz, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemi başlatmış, aramızdaki diyalog ve dostluğu daha da güçlendirmiştir.

Sayın Cumhurbaşkanım, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaptığınız görüşmelerde gündeme gelen önemli konulardan biri de Halk Bankası’nın durumuydu. Bu görüşmeden acaba nasıl bir sonuç elde edildi?

Sayın Trump gerek Amerika’daki temaslarımızda gerek son telefon görüşmemizde “Halk Bankası’nın problemi bizim için bitmiştir” dedi. Tabii bu önemli bir siyasi irade beyanıdır, bizim için de kıymetlidir. Diğer yandan, tamamlanması gereken bazı süreçlerin olduğunu da biliyoruz. Temennimiz, bu süreçlerin bir an önce olumlu şekilde neticelenmesidir.

Sayın Cumhurbaşkanım, saygılar sunuyorum. Meclisin açıldığı 1 Ekim resepsiyonunda bir fotoğraf verildi. Bu fotoğrafı çok kamuoyunda tartışıldığını da gördük. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?

Meclis açılış resepsiyonu davetine katılanların oradaki yer alışı bizim için çok çok önemliydi. DEM Grubuyla da orada bir araya geldik, sohbetlerimiz oldu. Bu sohbetlerin dışında da geleceğe yönelik neler yapılabilir? Bunları konuşma, görüşme fırsatımız oldu. Bundan sonrası da inşallah hayır olur diye düşünüyorum. Resepsiyonda çekilen fotoğraf karesine gelirsek. O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Birileri Türkiye’yi kamplara bölünmüş, paramparça gibi göstermeye çalışıyor, ancak hakikat oradaki birlik ve beraberlik tablosudur. O tablonun parçası olamayanlar, oturup kendilerini hesaba çekmelidir.

Son dönemde terör örgütleri ve çetelerin çocukları ve genellikle 18 yaşın altındaki çocukları kullanmaları, ailelerimizde hassasiyetle karşılanıyor. Bu konuyla ilgili biliyorum ki 11. Yargı Paketinde, cezalandırmalarda artış sağlanacak. Ama bunların yanı sıra başka yaptırımlar da olacak mı?

18 yaş altı kişilerin işlediği cinayetler yüreğimizi yaktı, yakıyor. Çocuklarımızı terör örgütlerinin, suç çetelerinin elinden kurtarmakta kararlıyız. Devlet olarak bu konuda topyekün bir mücadele içindeyiz. 11. Yargı Paketiyle cezalarda caydırıcılığı arttırıyoruz. Ama sadece ceza yetmez. Aileyi güçlendirmeden, eğitimi desteklemeden, sosyal dayanışmayı büyütmeden kalıcı çözüm olmaz. Yalnızca ceza ile, yalnızca eğitim sisteminde yapılacak düzenlemelerle çözülemeyecek kadar komplike bir sorunla maalesef karşı karşıyayız. Ceza düzenlemelerinin yanı sıra yalnızlaşan, şiddete maruz kalan ya da tanık olan çocukların suça bulaşmadan korunmasını önceleyen tedbirler üzerinde çalışıyoruz. Yani suça bulaşan çocukların yanı sıra suça sürükleyen etkenlere de yoğunlaşmış durumdayız.

Enflasyon eylül ayında beklentilerin üzerinde çıktı. Bunun üzerine malum çevreler, ekonomik yapı üzerinde, yeniden eleştirilere başladılar. Bu karamsarlık üreten merkezlere ve sağduyulu vatandaşlarımıza bu konuda bir mesaj vermek ister misiniz?

Dönemsel etkilerden dolayı eylül ayında enflasyon, beklentilerin üzerinde geldi, doğru. Ama kimse bu durumu, Türkiye ekonomisine yönelik bir karamsarlık tablosuna dönüştürmesin. Çünkü biz günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir program yürütüyoruz. Programımızı kararlılıkla ve başarıyla uygulamaya da devam ediyoruz. Bütün bunlarla beraber dönemsel dalgalanmalara değil, ekonomide tablonun tamamına odaklanmış durumdayız. Enflasyonla mücadele şüphesiz ki kolay değil. Geçmişte bu mücadeleyi biz başarıya ulaştırdık. Bugün yine biz ulaşırız. Çünkü biz bu konuda deneyimliyiz. Bu işi biliyoruz ve bundan nasıl sıyrılırız, bunun gayreti içerisindeyiz. Türkiye ekonomisi, hiç endişe etmeyin, güçlü temeller üzerinde yükseliyor.

Sizin çocuklar konusunda Filistin konusundaki hassasiyetiniz kadar anneniz konusundaki hassasiyetinizi de biliyoruz. Bugün sosyal medyada rastlamıştık. Bugün 7 Ekim. Hiç şüphesiz unutmamışsınızdır.

Allah razı olsun. Kolay değil. Rabbim annesiz bir yaşamı kimseye vermesin. Onunla da imtihan etmesin. Yani bu kadar süre geçti ama bütünüyle ilk andan itibaren buraya gelene kadar annesiz yaşam çekilir gibi değil. Rabbim cennetiyle, cemaliyle annelerimizle beraber bizleri haşru cem eylesin.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

The president of the court kicked İmamoğlu and CHP members out of the courtroom: ‘You cannot act as a clown here’

Published

on


Tension arose at the 61st hearing of the corruption and bribery case at the Istanbul Metropolitan Municipality, where former Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu from CHP was tried as the “leader of the İmamoğlu Self-motivated Criminal Organization”. After the Istanbul 40th High Criminal Court panel announced that they would finish the defenses on July 9, İmamoğlu tried to negotiate with the president of the court, but could not find what he expected. Speaking at the hearing, İmamoğlu stated to the court president that it seemed impossible for the hearing to end on July 9. The president of the court said that they made an evaluation on this issue with the delegation and said, “We have determined a calendar and we are implementing it. After the defense of İmamoğlu İnşaat General Manager Tuncay Yılmaz, we will continue with Mr. Ekrem and complete it on the 9th. There is no rule that the detained defendants will end in the first hearing. If necessary, we will hold a hearing, but we will close it on the 9th.”

‘YOU ARE INTERVENING FROM YOUR PLACE’
When the defendant İmamoğlu reacted by asking the reason for the date of July 9, the president of the court said, “Mr. Ekrem, do not drag the matter to other places. We have set a calendar and we are implementing it.” The court president said to İmamoğlu, who continued his reaction, “You are constantly intervening by sitting in your seat. I will have to take you out of the courtroom.” As İmamoğlu and the lawyers continued their reactions, the court president decided to remove İmamoğlu from the courtroom on the grounds that he disrupted the order of the hearing. This situation was objected to for a while, and then İmamoğlu and some of the defendants were taken out of the hall accompanied by the gendarmerie.

‘YOU CANNOT BE A CLONGER HERE’
Thereupon, CHP Diyarbakır Deputy Sezgin Tanrıkulu, who was in the audience, called out to the court president, “Review your decision,” while CHP Deputy Suat Özçağdaş, wagging his finger at the court president, said, “I’m asking you! Did you or the bailiff decide to take him out of the courtroom?” he shouted. The presiding judge said, “No one can shout here, you have no right to ask me questions. You cannot engage in any kind of clowning here just because you are a member of parliament. The person who claims to be a member of parliament should also be removed from the courtroom.”

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Türkiye’s K-9 disaster unit runs from one wreckage to another

Published

on


K9 (Dog) Training and Disaster Response Unit, equipped by Türkiye, supports search and rescue efforts in the earthquake that occurred in Venezuela. K9 Training and Disaster Response Unit is running from one wreckage to another in the city of La Guaira, which was most affected by the earthquake in Venezuela and where widespread destruction occurred, with the Turkish Cooperation and Coordination Agency (TIKA) sign on their backs and the message “From the hearts of the Turkish people” on their cars.

7 DAYS OF MOURNING WAS DECLARED

Coordinator of the Unit, Marcos Sequera, stated that they served in Türkiye after the February 6, 2023 earthquakes and said, “As a result of what we did in Türkiye in 2023 and the relations between Venezuela and Turkey, we were provided with equipment to strengthen our intervention capacity. We received uniforms, helmets and 2 vehicles from TİKA to provide our transportation.” 2,295 people lost their lives due to consecutive earthquakes that occurred in Venezuela on June 24. 7 days of mourning were declared in the country. Meanwhile, on the 8th day of the earthquake, security guard Hernan Alberto Gil Flores (44) was rescued from his injuries.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

100 million trap for 70 year old couple

Published

on


The fraud gang called SA and DA, a 70-year-old retired couple living in Bursa’s Mudanya district, with open lines they obtained from abroad, and said that many phone lines and bank accounts were opened in their names and that these accounts were used by terrorist organizations. He frightened and directed the victim couple with the lie, “We will cooperate with you. We will search your home and examine your jewelry for fingerprints.” With this method, the suspects received foreign currency and jewelery worth approximately 4 million 250 thousand liras. Not content with this, the gang spent approximately 7 million 600 thousand lira through front companies using the credit cards of the victims. The fraudsters sold 7 properties registered to the couple well below their real value and defrauded the elderly couple of 100 million TL for 3 months.

THEY SCAMMED AND OFFERED DESSERT
In order to prevent the crime from being discovered, the fraudsters sent personnel to the house to delete the messages and all digital evidence on the victims’ phones. At the end of 3 months, the gang members offered sweets to the old couple and gave them a new mobile phone, saying “The operation has been completed, be safe.” Meanwhile, the fraudster deleted all applications, banking transactions and messages on the old phone used by the couple, eliminated digital evidence and left the house. An investigation was launched upon the application of the couple, who realized that they had been defrauded. In the investigation carried out by Bursa Provincial Police Department Public Order Branch Directorate Fraud Bureau teams under the coordination of Mudanya Chief Public Prosecutor’s Office, it was determined that the first calls were made from abroad. Within the scope of technical surveillance, 70 hours of footage from 40 different security cameras were examined and the identities of the suspects were determined one by one.

6 WERE ARRESTED
14 suspects were detained in simultaneous operations held in Bursa, Istanbul, Mersin, Şanlıurfa, Rize, Artvin, Aydın, Konya and Sarp Border Gate. While a large amount of digital material was seized during the searches carried out at the suspects’ addresses, 3 vehicles believed to have been obtained from crime were also seized. 6 of the suspects who were referred to the courthouse were arrested and sent to prison. While a judicial control decision was made for 5 suspects, 3 people were released by the prosecutor’s office. It was learned that 3 suspects who were determined to be involved in the incident within the scope of the investigation were in prison for other crimes. It was learned that the victim elderly couple has not yet received their money back, there may be other victims defrauded by gang members, and the investigation into the matter is ongoing.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Some roads will be closed, restrictions on motorcycle couriers

Published

on


Ankara Governorship announced the security and traffic measures to be implemented before the 36th NATO Heads of State and Government Summit to be held on 7-8 July. Accordingly, between 6-9 July, comprehensive arrangements will be made on the routes used by heads of state, especially Esenboğa and Etimesgut airports.

As part of the measures, the use of scooters will not be allowed around many main arteries and summit hotels, and parked scooters will be removed by July 4. The activities of motor couriers will also be stopped in the same regions between 6-9 July.

While a parking ban is imposed on the summit routes between 4-9 July, fuel tankers, concrete mixers and other heavy tonnage vehicles will not be allowed into the city center from 16:00 on 5 July to 10:00 on 10 July.

Alternative transportation routes were determined for vehicles carrying food and medicine.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.

#ANKARA #ETİMESGUT


Download Our Sabah.com.tr Application

Discover Special Privileges for Applications!










Gold Prices

Gold bars and chart




Silver Prices



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

‘Crescent and Star’ is ready for NATO – Last Minute News

Published

on


Ay Yıldız Joint Headquarters will host its first official organization within the scope of the NATO Heads of State and Government Summit to be held in Ankara on 7-8 July.

Crescent and Star Joint Headquarters, whose foundation was laid on August 30, 2021, with the participation of President Recep Tayyip Erdoğan, is preparing for its first official organization. The campus, whose construction has been largely completed in Ankara, will host guest defense ministers and high-level representatives of NATO within the scope of the NATO Heads of State and Government Summit to be held on July 7-8.

At the headquarters, which opened its doors to members of the press for the first time with the weekly press briefing of the Ministry of National Defense, a reception is planned to be held in the “Star” section within the scope of the summit. In the campus designed with inspiration from the crescent and star Turkish flag, the Ministry of National Defense, the General Staff and the Land, Naval and Air Force Commands will operate on the same campus. The headquarters was built with a smart building concept, environmentally friendly architecture and advanced technology infrastructure; It is equipped with security systems and advanced engineering solutions against cyber security, ballistic protection, Chemical Biological Radiological Nuclear (CBRN) threats.

It is aimed that Ay Yıldız Joint Headquarters, which is among the world’s leading military headquarters with its security infrastructure supported by the Steel Dome concept, will serve the current and future needs of the Turkish Armed Forces for many years.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

The eyes of the world are on Ankara – Last Minute News

Published

on


The alarm about the Ankara NATO Leaders Summit continues in the Western press. The summit to be hosted by Türkiye is given wide coverage in the US and European media. Finally, the US-based Bloomberg agency covered the summit. “President Recep Tayyip Erdoğan will show why Europe needs Türkiye,” said the news, “NATO meeting in Ankara
“Before the summit, Turkey became the vital base of the alliance with its 10 billion dollar domestic defense industry,” the statement said. Bloomberg analysis emphasized that the S-400 and F-35 crises can be overcome and that Türkiye sees itself as the leader of the European security architecture in the post-US period.

THE MOST CRITICAL SUMMIT

The Ankara Summit, where the historic decisions taken at NATO’s summit held in The Hague last year will be implemented for the first time, will constitute one of the most important turning points after the Cold War as the starting point of the “NATO 3.0” process, which expresses the Alliance’s comprehensive transformation from defense expenditures to force structure, from the defense industry to transatlantic burden sharing.

AGENDA INTENSIVE

There are many critical topics on the leaders’ table that will shape the future of the Alliance, from the implementation of the decisions taken at the Hague Summit last year to increasing defense expenditures, from the implementation of the NATO Force Model to strengthening the production capacity of the defense industry, from the new responsibilities that Europe will undertake to continuing support to Ukraine.

COMING WITH A DELEGATION OF 1000 PEOPLE
US President Donald Trump is expected to arrive in Ankara on the afternoon of July 7 as part of the NATO Leaders Summit. During the program to be held within the scope of the official visit, Trump will be welcomed by President Recep Tayyip Erdoğan with an official ceremony at the Presidential Complex. Soldiers in special uniforms representing 16 major Turkish states will also take part in the welcoming ceremony.

Within the scope of the program, Erdoğan and Trump are planned to have a one-on-one meeting and then a meeting between delegations.

It is expected that Trump will rest after the talks and then attend the official dinner to be held in honor of NATO leaders at the Presidential Complex. While the US President is expected to come to Ankara with a delegation of more than 1000 people, the visit is considered to be important for the NATO Summit as well as for Türkiye-US relations. Betül USTA/ANKARA

TRUMP WILL COME WITH HIS NEW PLANE
US President Donald Trump will come to Ankara with his new plane. The helicopter was disassembled and transported to Türkiye. A test flight was made with the helicopter, which was reassembled by a special team. Trump will use ‘The Beast’ as his vehicle of office.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending