Daily Agenda
Congratulatory message from Minister Gürlek to the 3 names after the appointments: “I believe that they will make significant contributions to our high judiciary.”
The first positions of new judges and public prosecutors who will serve in the judicial organization have been officially announced. The appointment decision prepared by the Presidency of the Council of Judges and Prosecutors (HSK) entered into force by being published in the Official Gazette dated 10 June 2026. Within the scope of the appointments determined as a result of the draw held by the HSK on June 8, 2026, many candidate judges and public prosecutors were appointed to different provinces and districts of Türkiye.
CONGRATULATION MESSAGE FROM MINISTER GÜRLEK
Minister of Justice Akın Gürlek made a statement on his social media account regarding the higher judicial appointments made by the Council of Judges and Prosecutors. Congratulating Gökhan Karaköse, who was elected as a member of the Supreme Court of Appeals, and Gülten Hatipoğlu and Recep Yılmaz Korkmaz, who were elected as members of the Council of State, Minister Gürlek included the following statements in his statement: “I congratulate Mr. Gökhan Karaköse, who was elected as a member of the Supreme Court of Appeals by the Board of Judges and Prosecutors, and Mr. Gülten Hatipoğlu and Mr. Recep Yılmaz Korkmaz, who were elected as members of the Council of State. They have a high level of knowledge, experience and knowledge they have acquired at different levels of our judicial organization.” “I believe that they will make significant contributions to our judiciary. I hope that their new duties will be beneficial for them, our high judicial community and our country, and I wish them great success in their duties.”
Daily Agenda
Son Dakika | Başkan Erdoğan’dan Netanyahu ve şebekesine uyarı: Türkiye’nin güvenliği Halep’ten Şam’dan Beyrut’tan başlar
Son dakika: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 6 beldede yapılan ara seçimlere ilişkin, “Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı ve yapacağı değerlendirmelerin ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Türkiye siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubu’ndaki kardeşlik tablosunun herkese, özellikle de siyaseti marjinalize etmeye çalışanlara örnek olması temennisinde bulunan Erdoğan, “Kurban Bayramı sonrasındaki ilk buluşma” olarak nitelendirdiği bu toplantı dolayısıyla hac farizasını yerine getirenlerin ibadetlerinin Cenabıhak katında makbul ve mebrur olmasını niyaz etti.
Yola çıktıkları ilk günden beri milletle bütünleşmelerinin katlanarak ve güçlenerek devam ettiğini söyleyen Erdoğan, “AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik. Halkımız pazar günü Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki 6 beldede belediye başkanlarını ve meclis üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti.” ifadesini kullandı.
Ara seçimlerde 6 beldenin 4’ünde AK Parti, birinde ise ittifak ortakları MHP’nin adayının kazandığını anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Cumhur İttifakı çok anlamlı bir seçim zaferine imza atmıştır. Öncelikle hemşehrilerinin takdiriyle belediye başkanı olarak seçilen Tokat Bağtaşı beldesinde Mustafa Karadağ’ı, Tokat Yolüstü beldesinde Mustafa Altan’ı, Gümüşhane Tekke beldesinde Kemalettin Demirkıran’ı, Nevşehir Mustafapaşa beldesinde Mustafa Özer’i canıgönülden tebrik ediyorum. Aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisinden Tokat Kuşçu beldesinden belediye başkanlığına seçilen Hikmet Temizel’e tebriklerimi iletiyorum. Belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerimize beldelerine hizmet yolunda Rabbimden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.
Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza da partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum. İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak, milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız. Yine 7 Haziran Pazar günü ülkemiz genelinde 355 mahallede muhtarlık, 37 mahallede ise ihtiyar heyeti için sandık kuruldu. Demokrasimizin temel yapı taşları olarak gördüğümüz muhtarlarımızı da yürekten tebrik ediyor, kendilerine başarılar diliyorum.”
“SANDIK SONUÇLARININ GELMESİYLE HEPSİ BİRDEN ORTALIKTAN KAYBOLDULAR”
Başkan Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablonun önemli bir yönüne dikkatleri çekmek istediğini belirterek, bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörlerinin üst perdeden konuşarak kendilerince bir gündem oluşturma çabasında olduklarını söyledi.
“Otobüslerle o şehirden bu şehre sürüklenen vatandaşlar üzerinden güya ahkam kestiklerini ve kendilerini dev aynasında gördüklerini” ifade eden Erdoğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Ama sandık sonuçlarının gelmesiyle hepsi birden ortalıktan kayboldular. Daha düne kadar avazı çıktığınca bağıranların 3 gündür sesi soluğu çıkmaz oldu. Ne konuşan var ne seçimler hakkında yorum yapan var ne de galeyana getirdikleri vatandaşlarımızdan çıkıp özür dileyen var. Aslında benzer bir yüzsüzlüğe 14-28 Mayıs seçimleri sonrasında da şahit olduk. O günleri hepimiz dün gibi hatırlıyoruz. Nelerle karşılaşmadık ki? Geride olduklarını çok iyi bildikleri halde utanmadan çıktılar ‘öndeyiz’ diyerek halkımıza yalan söylediler. Kampanya döneminde sipariş anketler vasıtasıyla seçmenlerini manipüle etmeye kalktılar. Seçim sonuçları kesinleştikten sonra bile yanıldıklarını kabul etmek yerine milleti suçladılar, hatayı kendilerinde değil, milletin tercihlerinde aradılar. Yaşadıkları ağır hezimete rağmen siyasetin, sosyal medyanın yankı odalarından ibaret olmadığını bir türlü anlayamadılar.
Bugün de aynısını yapıyorlar, faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese ve her şeye kesen bu kibir abidelerine sadece şunu söylemek isterim. Beyler, kusura bakmayın, siz bu kafayla giderseniz sandıkta milletten daha çok tokat yersiniz. Siz kendinizi düzeltmez, gerçekçi siyaset yapmazsanız daha çok dut yemiş bülbüle dönersiniz. Siz cuntacıların ve suç örgütlerinin vesayetinden kurtulamazsanız daha çok yenilgi tadar, daha çok hüsrana uğrarsınız. Bakın her zaman ifade ediyorum, sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, bunların çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun, bunların zihniyetindedir, bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun, bunların sokakla kurdukları bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun, bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun, bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil, şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimiz, bütün bunlar boyunca, defalarca yenildiler, defalarca yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar.”
Son Dakika | Başkan Erdoğan’dan Netanyahu ve şebekesine uyarı: Türkiye’nin güvenliği Halep’ten Şam’dan Beyrut’tan başlar
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “mutlak butlan” kararı sonrası CHP’de yaşananları eleştirdi.
CHP’lilerin, aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine kendilerini, mahkemeleri ve medyayı suçlayarak kendilerine toz kondurmadığını ifade eden Erdoğan, “Oysa biz ilk günden itibaren hep şunu dedik, CHP’nin 38. Kurultayı’na ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir. Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.” diye konuştu.
Erdoğan, “Rüşvet verdim”, “Rüşvet aldım”, “Şu kişiye şu kadar para verdim” diyenlerin de CHP’liler olduğunu söyledi.
Dün “Halkın umudu” dediklerine bugün hain damgası vuranların da yine CHP’lilerden başkası olmadığının altını çizen Erdoğan, tüm tarafların CHP’li olduğu hukuki bir ihtilafta belge ve bilgiler ışığında yargının gerekli değerlendirmeleri yaptığını, hükmünü verdiğini belirtti.
Erdoğan, mahkeme kararı sonrası yaşananların kendilerinin haklılıklarını da teyit ettiğini dile getirdi.
Partilerine yönelik edep, adap, siyasi nezaket dışı hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduklarını, ellerini, dillerini yaşanan olaylara bulaştırmadıklarına işaret eden Erdoğan, siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadıklarını, medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmediklerini, aklı ile ağzı arasındaki rabıta kopmuş çapsızlara prim vermediklerini kaydetti.
Erdoğan, süreçte hadiseleri ve tartışmaları güvenli mesafeden takip etmekle yetindiklerini, aynı tavırlarını koruduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:
“Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Bu girdabın içerisine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapmakla mükellefiz, nitekim bunu yapıyoruz. AK Parti olarak samimi temennimiz, suç örgütlerinin güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları sebebiyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, Gazi Meclis’imizin vahametine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.
Siyasette rakibimiz dahi olsa bu yüce çatı altında milleti temsil eden hiçbir partinin kavgayla, çatışmayla, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesiyle anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM’nin terörize edilmesine, Gazi Meclis’in nümayiş arenasına dönüştürülmesine de rıza göstermeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır. Şu gerçeğin de bilinmesinde fayda görüyorum, CHP’nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur.”
“TEMBEL, VİZYONSUZ, KAVGALI MUHALEFETTEN ÜLKEYE, MİLLETE FAYDA GELMEZ”
Bugüne kadar şahıslarla işlerinin olmadığını, bundan sonra da işlerinin olmayacağını vurgulayan Erdoğan, AK Parti hareketi olarak mücadelelerinin kişilerle olmadığını, CHP’nin halk ve milli irade düşmanı ideolojisiyle olduğunu belirtti.
“Bizim mücadelemiz, başörtülü kızlarımızı üniversite kapılarında ağlatan 28 Şubat zorbalarıyladır.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bizim mücadelemiz, milletin inancına, kutsalına, değerlerine dil uzatan, millete tepeden bakan jakoben zihniyetledir. Bizim mücadelemiz hacca gitmek için yardım isteyen vatandaşa ‘Boş ver, Araplara paranı kaptırma’ diyen gafillerledir. Bizim mücadelemiz, milletin kaynaklarını siyasi ikballerine basamak yapan yağmacılarladır. Bizim mücadelemiz, Batılı patronlarından ‘Aferin’ alabilmek için Türkiye’yi yurt dışına şikayet eden mandacılarladır. Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir. Bizim mücadelemiz, Mehter Marşı’ndan rahatsız olanlarla, okullarımızda ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerledir. Bizim mücadelemiz, Sultan Fatih’in emaneti aziz İstanbul’un duvarlarını ‘Zulüm 1453’te başladı’ yazılarıyla kirleten mankurtladır. Bu makamlarda olduğumuz müddetçe mücadelemiz devam edecektir. Şunu bir kere daha hatırlatmak durumundayım, tembel, vizyonsuz, kavgalı muhalefetten ne bu ülkeye ne de bu millete hiçbir fayda gelmez.”
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, güçlü, dirayetli, başarılı, istikrarlı bir iktidar kadar vizyon, ufuk ve hassasiyet sahibi bir muhalefete de ihtiyacı olduğunu vurguladı.
“Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulmadı.” diyen Erdoğan, “Ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er veya geç Türkiye’nin hak ettiği kalitede bir muhalefete kavuşacağına yürekten inanıyorum. Biz, o gün gelene kadar kendimizle yarışmaya devam edeceğiz. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken her zaman söylediğim gibi biz sadece işimize bakıyoruz.” ifadesini kullandı.
Özellikle dış politikada 2026 yılını en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini verdiklerini belirten Erdoğan, geçen hafta sonu İstanbul’un çevre diplomasisi alanında tarihi bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptığını söyledi.
Sıfır Atık Forumu’nun 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının katılımıyla Türkiye’nin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. 7-8 Temmuz’da Ankara’da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz. Geçtiğimiz günlerde Amerika Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Biz de Ankara Zirvesi’nin NATO’nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Geride kalan yaklaşık bir aylık zamanı da en etkin şekilde kullanacağız.”
Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi’ne ev sahipliği yapacaklarını, akabinde aile meclisi olarak gördükleri Türk Devletleri Teşkilatının 13. Liderler Zirvesi’ni Türkiye’de düzenleyeceklerini belirten Erdoğan, 9-20 Kasım tarihlerinde de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31’inci oturumunu (COP31) Antalya’da düzenleyeceklerini, 197 ülkeden 100 bin katılımcıyla COP 31’in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğinin görüleceğini söyledi.
Grup Toplantısı Salonu’nda, AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye’de gerçekleştirilen uluslararası diplomasi alanındaki zirve ve organizasyonlara ilişkin video izletildi.
“KARDEŞLERİMİZE YÖNELİK HİÇBİR SALDIRIYA GÖZ YUMMAYIZ”
Erdoğan, Türkiye’nin yer aldığı coğrafyada krizler ve savaşların ardı arkasının kesilmediğini, Gazze’den Lübnan’a mazlumların yürekleri dağlayan feryatlarıyla karşılaştıklarını belirtti.
İsrail’in, kurulduğu günden bu yana bölgede barışı, huzuru, refahı ve güvenliği mütemadiyen tehdit eden bir fonksiyon icra ettiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Filistin’e yönelik işgal ve Filistinlilere yönelik soykırım sistematik bir şekilde devam ediyor. Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde 73 bin masum insan katledilmiştir. Bu soykırım halen hem katliam boyutuyla hem de insanlık dışı tecrit boyutuyla sürmektedir. İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail aynı anda İran’a saldırmış, yetmemiş, aynı anda Lübnan’ı işgal etmeye başlamıştır. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tepkilerine rağmen İsrail, Lübnan’dan çekilmeyi reddetmekte, buradaki kanlı operasyonlarını devam ettirmektedir. 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da katledilenlerin sayısı 3 bin 700’e, yaralıların sayısı ise 11 bin 400’e ulaşmıştır.”
İsrail’in eş zamanlı olarak Afrika ülkelerini ve Akdeniz’i istikrarsız hale getirmek için de sinsi bir çabanın içine girdiğini vurgulayan Erdoğan, siyonist yönetimin tam anlamıyla bir çıban başı ve fitne fabrikası olarak geniş bir coğrafyada sürekli huzursuzluk ürettiğinin altını çizdi.
İsrail’in kural, hukuk ilke, değer, sınır tanımaz politikalarına dünyanın gerekli reaksiyonu göstermediğini ifade eden Erdoğan, “İsrail, mevcut hükümetin yönetiminde şımardıkça şımarmış, sadece bölge için değil insanlık için de bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Netanyahu ve cinayet şebekesinin Suriye ve Lübnan’a yönelik saldırıları bu iki kardeş ülkeyi olduğu kadar artık Türkiye’yi de tehdit eder bir noktaya taşınmıştır.” diye konuştu.
Suriye ve Lübnan’ın müstakil, bağımsız iki devlet olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:
“Suriye ve Lübnan aynı zamanda Türkiye’nin sevgi ve kardeşlik coğrafyasının içinde yer alan iki devlettir. Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir. Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Türkiye’nin güvenliği Beyrut’tan başlar. Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız. Şimdi bunlar ve tetikçileri çıkıyorlar, sağda, solda Türkiye’yi hedef alan güya tehditler savuruyorlar. Hiç bunu söylemenize gerek yok. Biz sizin niyetinizi, amacınızı, hedefinizi zaten çok iyi biliyoruz. Biz sizin neyin peşinden koştuğunuzu çok iyi görüyoruz. Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah’ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz.”
“KİMSE MACERA PEŞİNDE KOŞMASIN”
Başkan Erdoğan, Akdeniz’de özellikle de Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşinin yakılmak istendiğini gördüklerini ve gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyledi.
“İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail’in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler, güya Doğu Akdeniz’de birtakım ham hayallerin peşine düşmüşler.” ifadesini kullanan Erdoğan, “Çok açık söylüyorum, kimse macera peşinde koşmasın, kimse siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılmasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur.” dedi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.” dedi.
Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, İsrail’in “uluslararası toplumun sessizliğinden cesaret alarak şımarıkça” bölgenin huzura, barışa ve güvenliğe ulaşmasına engel olduğunu söyledi.
İsrail’i hukuk çizgisinin içerisine çekmenin artık sadece belirli ülkelerin değil, insanlığın ortak meselesi haline geldiğini belirten Erdoğan, İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırıların sadece bölge ülkeleri üzerinde değil küresel ölçekte de olumsuz bir etki oluşturduğunu dile getirdi.
İsrail’in saldırgan tutumunun, bölgenin yanı sıra insanlığa yönelik de bir tehdit olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bundan 85 sene önce Hitler karşısındaki sessizlik ve tepkisizlik dünya genelinde 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açmıştır. Gözü dönmüş bir caninin çılgınlığının faturasını tüm insanlık ödemişti. Bugün aynı hata, tekrarlanmaktadır. Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımları da tıpkı Hitler’e yapıldığı gibi büyük bir sessizlik ve tepkisizlikle izlenmektedir. Şunu kimse unutmasın ki ateş büyüdüğünde sadece bölgeyi yakmakla kalmaz, kıvılcımlar dünyanın her yerine düşer. Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da, İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihi bir sorumluluktur. Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline, yüzüne bulaşmıştır. İran’da, Lübnan’da başlayan, Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır. İsrail durdurulmalıdır, bu insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir. Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.”
Türkiye’nin İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen, bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin komşularıyla, dost ve kardeşleriyle, barışa inanan tüm ülkelerle el ele vereceğini, akan kanın ve gözyaşının dinmesi için tüm kapıları zorlamaya, diplomatik tüm yolları denemeye sabırla devam edeceğini söyledi. Erdoğan, “Gazzeli ve Lübnanlı kardeşlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor her zaman yanlarında olan Türkiye’nin bundan sonra da yanlarında olmayı sürdüreceğini tekrar vurgulamak istiyorum.” ifadesini kullandı.
“ÇİFTÇİLERİMİZİN YÜKÜNÜ HAFİFLETMEK AMACIYLA ÖNEMLİ BİR KARAR ALDIK”
Bu yıl yağışlar açısından bereketli bir yıl geçirildiğini dile getiren Erdoğan, son 66 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldığını söyledi. Bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranının geçen yıla göre yüzde 26 artarak yüzde 81 seviyesine çıktığını dile getiren Erdoğan, hem yağışların üretim için olumlu seyretmesi hem de tarımsal üretime yönelik yaptıkları planlama ve destek uygulamaları sayesinde, bu yıl birçok üründe yüksek bir rekolte beklediklerini dile getirdi. Erdoğan, üretimde tarihi bir rekorun da bu yıl kırılabileceğini söyledi.
Hububat hasat döneminin Türkiye’nin birçok yerinde başladığını hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Mevcut tahminlerimize göre, buğday üretimimiz geçen yıla göre yüzde 27, arpa üretimimiz yüzde 50 artacaktır. Geçen yıl kuraklık nedeniyle dekar başına 276 kiloya kadar düşen buğday verimini, bu yıl ortalama 400 kilo olarak öngörüyor hatta Trakya, Çukurova gibi bölgelerimizde 700 kiloya varan verimler bekliyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz, geçen hafta alım fiyatlarını açıklamıştır. Aynı şekilde ofisimiz, 20 milyon ton depo kapasitesi ve 600’ün üzerinde alım merkeziyle hububat alımları için hazırlıklarını tamamlamıştır. Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak. Ofis, kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır. Ayrıca Ofis, ürün teslimine müteakip 21. günden itibaren ürün bedeli ödemelerine de başlayacaktır.”
Erdoğan, yeni hasat döneminin tüm çiftçilere hayırlı olmasını diledi.
Son dönemde bölgede yaşanan savaşlar ve çatışmalar sebebiyle üretim girdilerinde artışların yaşandığını ifade eden Erdoğan, bunun da çiftçilerin maliyetlerine olumsuz yansıdığını dile getirdi. Erdoğan, “Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık. Bu yıl için açıkladığımız temel destek ve planlama desteği tutarımızı, İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz, destek tutarlarımızı buna göre artırıyoruz. Şimdiden hayırlı, bereketli olsun.” diye konuştu.
Geçen yıl başlattıkları yerel kalkınma hamlesi programının ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdıklarını belirten Erdoğan, tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayine, farklı sektörlerdeki 185 milyar liralık özel sektör yatırımlarıyla yerelde kalkınmayı hızlandıracak şehirlerin potansiyelini harekete geçireceklerini vurguladı.
Erdoğan, “Aynı programın geçen ay sona eren ikinci çağrısına yapılan toplam 1156 başvuruyu, ülkemizdeki yatırım iştahının bir işareti olarak görüyoruz. Toplam 453 milyar liralık asgari sabit yatırım tutarına sahip başvuruların değerlendirmelerini en kısa sürede bitirip sonuçlarını paylaşacağız.” dedi.
A Milli Futbol Takımı’nın 14 Haziran Pazar günü, 2026 Dünya Kupası’nda ilk maçına çıkacağını hatırlatan Erdoğan, A Milli Futbol Takımı’na başarılar diledi. Erdoğan, “Önce grup aşamasında, devamında, sonraki turlarda, Milli Takımımızın yepyeni zaferlere imza atacağına, milletimize büyük bir gurur ve sevinç yaşatacağına yürekten inanıyorum. Aynı şekilde cumartesi günü, LGS sınavına girecek tüm evlatlarımıza da Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Yasama faaliyetlerinde sizlere başarılar diliyorum.” diye konuştu.
Erdoğan, daha sonra AK Parti’ye katılan bağımsız İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz’a rozetini taktı. Erdoğan ayrıca 6 beldede yapılan ara seçimlerde, seçimi kazanan AK Parti’li belde belediye başkanlarını tebrik etti.
Grup toplantısının ardından bir gazetecinin, Erdoğan’ın Kıbrıs ile ilgili söylediği sözleri hatırlatarak, “20 Temmuz’da Kıbrıs’a ziyaret bekleniyor mu?” sorusu üzerine Erdoğan, “20 Temmuz zaten bizim orası için her zaman yaptığımız bir ziyaret. Yine aynen devam.” yanıtını verdi.
Daily Agenda
Killer Netanyahu targeted President Erdoğan! He could not digest the words “We will not allow the Promised Earth”
Netanyahu, the Prime Minister of Zionist Israel, who has dragged the region into flames for his dirty ambitions in the Middle East, targeted President Recep Tayyip Erdoğan. Using arrogant statements towards President Erdoğan, Netanyahu described the Zionist army as the ‘most moral army in the world’ and stated that they would continue their vile actions.
MINISTRY OF FOREIGN AFFAIRS: NETANYAHU CANNOT HIDE HIS RESPONSIBILITY FOR THE SERIOUS CRIMES HE COMMITTED
“The unfounded, provocative and unrealistic accusations against our President are simply an effort by Netanyahu and his accomplices to mislead the international public.
The lies that genocide expert Netanyahu resorts to to cover up the facts cannot hide his responsibility for the serious crimes he committed.
As Türkiye, we will continue to express the truth about Netanyahu and his collaborators in the clearest language. “We will continue to work determinedly to ensure that they are held accountable before international judicial authorities for their actions that disregard the law and human values.”
Director of Communications Burhanettin Duran reacted to Netanyahu with his post:
“IT IS COMPLETELY UNLIMITED”
“It is absolutely outrageous for an administration and a ruler who has murdered tens of thousands of civilians in Gaza and the West Bank for decades, condemned children to starvation, destroyed cities, disregarded international law, and has a record full of shame and immorality, to attempt to give moral lessons to Türkiye.
“IT IS ONE OF THE BIGGEST INCONCEPTS IN HISTORY”
It is one of the greatest inconsistencies in history that those who are tried at the International Court of Justice on charges of genocide in Gaza are trying to throw mud at Türkiye, which is the conscience of humanity, and inordinately targeting our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, who is the voice of the oppressed.
“Türkiye WILL CONTINUE TO BE THE VOICE OF THE OPPRESSED”
Slander and propaganda cannot change the facts. The slanders of a mentality condemned in the conscience of humanity can neither change Türkiye’s stance nor the truth. Under the leadership of our President, Türkiye aims to be the voice of the oppressed; “He will continue to defend the truth and stand against the oppressor.”
MINISTER GÜRLEK: IT IS A COMPLETE MIND
Minister of Justice Akın Gürlek said, “It is a complete insanity that Netanyahu, who is a suspect in the genocide investigation carried out by our Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, is trying to target our President, who defends human dignity.”
Minister of Justice Akın Gürlek, in his statement, said, “The excessive words of Binyamin Netanyahu, who rained bombs on children, women and innocent civilians in Gaza and who was convicted in the common conscience of humanity, targeting our President Recep Tayyip Erdoğan are null and void. It is a complete lapse of reason that Netanyahu, who is a suspect in the genocide investigation carried out by our Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, attempts to target our President, who defends human dignity. Our President; the Palestinian people are right.” He defends his cause, the law of the oppressed and the conscience of humanity in the strongest way. On the other hand, those who remain silent against what happened in Gaza will be written into the dark pages of history. Netanyahu and the murder network with him will sooner or later be held accountable for the crimes against humanity they committed. Turkey will continue to raise its strongest voice in the name of law, justice and humanity today, as it did yesterday.
STATEMENTS OF PRESIDENT ERDOĞAN
“WE DO NOT TOLERATE ANY ATTACKS AGAINST OUR BROTHERS”
President Recep Tayyip Erdoğan stated that crises and wars continue in the geography where Türkiye is located, and that they are faced with the heartbreaking cries of the oppressed from Gaza to Lebanon.
Stating that Israel has been performing a function that has constantly threatened peace, tranquility, prosperity and security in the region since the day it was founded, Erdoğan continued as follows:
“The occupation of Palestine and the genocide against the Palestinians continue systematically. 73 thousand innocent people were murdered in Gaza in front of the eyes of the whole world. This genocide still continues with both the massacre and the inhumane isolation dimension. Israel, which committed the bloodiest genocide in human history, attacked Iran at the same time. As if this was not enough, it started to occupy Lebanon at the same time. Despite the reactions of the countries in the region, especially Turkey, Israel refuses to withdraw from Lebanon and continues its bloody operations there. “The number of people killed in Lebanon since March 2 has reached 3,700 and the number of injured has reached 11,400.”
Emphasizing that Israel is simultaneously making an insidious effort to destabilize African countries and the Mediterranean, Erdoğan underlined that the Zionist administration is literally a boil and a factory of discord, producing constant unrest in a wide geography.
Stating that the world did not show the necessary reaction to Israel’s rules, laws, principles, values and borderless policies, Erdogan said, “Israel has become more and more spoiled under the current government’s administration and has become a source of threat not only for the region but also for humanity. The attacks of Netanyahu and his murder network on Syria and Lebanon have now reached a point where they threaten Türkiye as well as these two brother countries.” he said.
Pointing out that Syria and Lebanon are two independent states, Erdoğan said:
“Syria and Lebanon are also two states located within Türkiye’s geography of love and brotherhood. Damascus and Beirut are two sister cities of Istanbul. Türkiye’s security starts not only from Hatay, but also from Aleppo, it starts from Damascus, Türkiye’s security starts from Beirut. We do not tolerate any fait accompli in the countries of our brothers, we do not condone any attacks against our brothers. Now they and their hitmen are coming out, right and left, targeting Türkiye “They are making threats. You don’t need to say this. We already know your intentions, your purpose, your goal. We are well aware of what you are pursuing and we will never allow it.”
“NO ONE SHOULD CHOOSE ADVENTURE”
President Erdoğan said that they saw that there was an attempt to light a fire of discord in the Mediterranean, especially on the Island of Cyprus, and that they were following the developments very closely.
“Some small structures, whose ambitions far exceed their size, have boarded Israel’s boat of discord, have undertaken the subcontracting of Zionism, and have supposedly pursued some crude dreams in the Eastern Mediterranean.” Erdoğan said, “I am saying it very clearly, no one should pursue adventure, no one should follow the zionist massacre network. If the rights and laws of Türkiye and the Turkish Cypriots are attacked in the Eastern Mediterranean, I want it to be known that our response will be very clear and very harsh.” he said.
“ISRAEL MUST BE STOPPED”
President Recep Tayyip Erdoğan said, “Israel must be stopped, this is the duty of humanity and the humanitarian front. History should not be allowed to repeat itself.” he said.
In his speech at the AK Party Grand National Assembly Group Meeting, Erdoğan said that Israel was “spoiled and encouraged by the silence of the international community” and was preventing the region from achieving peace, tranquility and security.
Stating that bringing Israel within the legal line has now become a common matter not only for certain countries but also for humanity, Erdoğan said that the attacks against Iran and Lebanon have a negative impact not only on the countries in the region but also on a global scale.
Emphasizing that Israel’s aggressive attitude is a threat to humanity as well as the region, Erdoğan said:
“85 years ago, silence and indifference in the face of Hitler led to the loss of life of 80 million people around the world. All humanity paid the price for the madness of a raving murderer. Today, the same mistake is repeated. The genocide of Gaza butcher Netanyahu and his cabinet is watched with great silence and indifference, just like what was done to Hitler. No one should forget that when the fire grows, it not only burns the region, the sparks fall all over the world. Just as today, the whole world pays the price for the lack of solution in Hormuz.” If Israeli banditry is not stopped, all humanity, including the region, will suffer the consequences.
It is a historical responsibility for other countries in Europe to show the courage and common sense that Spain has demonstrated. The blood of the genocide that continues in Gaza today is on the hands and faces of those who remain unresponsive. Those who remain unresponsive will be responsible for the consequences of this aggression, which started in Iran and Lebanon and threatens Syria, the Mediterranean and Africa. Israel must be stopped, this is the duty of humanity and the humanitarian front. “History must not be allowed to repeat itself.”
Emphasizing that Türkiye will do its best to establish peace and tranquility in its region, despite all Israel’s sabotage, Erdoğan said that Türkiye will join hands with its neighbors, friends and brothers, and all countries that believe in peace, and will patiently continue to push all doors and try all diplomatic methods to end the bloodshed and tears. Erdoğan said, “I am sending our messages of solidarity to our Gazan and Lebanese brothers from here and I would like to emphasize again that Türkiye, which has always been with them, will continue to be with them from now on.” he said.
Daily Agenda
Breaking news | AK Party Spokesperson Ömer Çelik: When genocide is mentioned, the network that comes to mind is the Netanyahu network
Breaking news! AK Party Spokesperson Ömer Çelik spoke at the press conference he held after the MYK meeting.
Breaking news | AK Party Spokesperson Ömer Çelik: When genocide is mentioned, the network that comes to mind is the Netanyahu network
Highlights from Ömer Çelik’s statements:
“THE GENOCIDAL NETWORK IS THE NETANYAHU NETWORK”
The Prime Minister and members of the genocidal government have made it a habit to make constant statements. They are monitoring our President’s group conversations moment by moment and making delusions. There is no one who can believe that the army that committed genocide in Gaza is moral. When genocide is mentioned, the network that comes to mind is the Netanyahu network.
“CHP IS NOT ON OUR AGENDA”
The development regarding CHP is already obvious. So he’s walking around on the street. We don’t have any agenda regarding it. I just talked about this agenda. This is CHP’s own issue. It is not an issue that the AK Party will devote any time to. Especially in high-level party organs such as MYK and MKYK, we do not have the opportunity to spare even a minute on such an issue. We are talking about serious issues in MYK and MKYK. That’s why we didn’t talk about the CHP agenda.
Daily Agenda
Denial from the Police to the allegation of Fatoş Pınar Türker
In the statement made by the Istanbul Police Department, the following statements were made:
The Istanbul Police Department felt the need to make a statement in order to accurately inform the public about the unfounded allegations appearing in some press and social media platforms.
In the posts in question, IMM subsidiary Medya A.Ş. Statements of General Manager (detainee) Fatoş Pınar Türker regarding the practices she claimed to have been subjected to during her detention at the Istanbul Police Department are included.
All arrest, detention, body searches and judicial proceedings carried out within the Istanbul Police Department; It is carried out within the framework of the Constitution, relevant legislative provisions, human rights principles and procedures open to judicial review. Maximum sensitivity is shown to protect the fundamental rights and freedoms of detained persons, and all procedures are carried out in accordance with legal legislation.
In the incident in question, there was no practice contrary to the legislation in the procedures carried out during the detention period of the person and the allegations do not reflect the truth.
Daily Agenda
BREAKING NEWS | 9 people in CHP were referred to discipline! Ali Mahir Basarir and Veli Agbaba are also requested to be expelled
Breaking news… CHP Central Executive Board (MYK) convened under the chairmanship of Chairman Kemal Kılıçdaroğlu. At the meeting held at the party headquarters; Yesterday, the tension before the group meeting and the demands for the expulsion of a group of party members were discussed.
“9 OF OUR FRIENDS WERE REFERRED WITH A REQUEST FOR DEFINITIVE EXPORT”
Making a statement after the Central Executive Board meeting, CHP Spokesperson Müslim Sarı said, “9 of our friends have been cautiously transferred with the penalty of definitive expulsion in accordance with the relevant articles of our party charter.”
“THE DECISION ABOUT ÖZEL WILL BE MADE LATER”
Speaking about Özgür Özel’s situation, Sarı said, “The evaluation will be made later.”
Here are the names requested to be expelled from CHP:
Balıkesir Deputy Ensar Aytekin CHP Group Deputy Chairman and Mersin Deputy Ali Mahir Başkarır CHP Group Deputy Chairman and Istanbul Deputy Gökhan Günaydın CHP Deputy Chairman and Bursa Deputy Nurhayat Altaca Kayışoğlu CHP Deputy Chairman and Istanbul Deputy Özgür Karabat Ankara Deputy Umut Akdoğan Malatya Deputy Veli Ağbaba İstanbul Deputy Turan Taşkın Özer, CHP Deputy Chairman and Adana Deputy Burhanettin Bulut
Daily Agenda
Minister Gürlek’s harsh reaction to murderer Netanyahu: His words are null and void
In his post, Minister Gürlek said, “The outrageous words of Binyamin Netanyahu, who dropped bombs on children, women and innocent civilians in Gaza, and who was convicted in the common conscience of humanity, targeting our President Recep Tayyip Erdoğan, are null and void. It is a complete insanity that Netanyahu, who is a suspect in a genocide investigation carried out by our Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office and a defendant in the accepted indictment, attempts to target our President, who defends human dignity.” he said.
EMPHASIS THAT ERDOĞAN DEFENDS THE PALESTINE CASE
Stating that President Erdoğan strongly defends the just cause of the Palestinian people and the rights of the oppressed on international platforms, Gürlek stated that those who remain silent against what happened in Gaza will be in the dark pages of history.
“THEY WILL BE ACCOUNTABLE” MESSAGE
Noting that Netanyahu and his entourage will sooner or later be held accountable for the crimes against humanity they committed, Gürlek stated that Türkiye will continue to maintain its strong stance in the name of law, justice and humanity.
News Entry
-
Politics2 days agoTürkiye stresses peace in Caucasus as dynamics shift
-
Politics2 days agoTürkiye can achieve new constitution in 2026-2027: Parliament speaker
-
Daily Agenda2 days agoMinister Gürlek: 706 operations were carried out in May, 4 thousand 606 suspects were arrested
-
Politics2 days agoAnkara denies claims of harassing aircraft carrying Greek minister
-
Sports2 days agoEriksen stable after collapse as Denmark friendly abandoned in Odense
-
Daily Agenda2 days agoBREAKING NEWS | Kılıçdaroğlu announced! CHP congress process begins
-
Economy2 days agoTürkiye reaffirms reform agenda to boost investment, competitiveness
-
Refugees2 days agoVenezuela’s Delcy Rodríguez meets Erdogan in Istanbul to boost trade ties
