Daily Agenda
Son dakika | Başkan Erdoğan’dan CHP’li belediyelerin skandallarına tepki: Başkent halkına Kerbela’yı yaşatıyorlar!
Son dakika… Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “ABD Başkanı Sayın Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek, bölgemizi, sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz.” dedi.
Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’ndaki grup toplantısında yaptığı konuşmada, 1 Ekim’de başlayan 28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın ilk grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Yeni yasama yılının Meclis’e, bütün milletvekillerine, siyasi parti gruplarına ve Meclis çalışanlarına hayırlı olmasını temenni eden, AK Parti milletvekillerine geçen yasama yılındaki gayretlerinden dolayı teşekkür eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“1 Ekim 2024’ten 21 Temmuz 2025 tarihine kadar, 113 birleşim boyunca gerçekten çok emek verdiniz, önemli faaliyetlere imza attınız. Cumhur İttifakı ortağımız MHP ile dayanışma içinde ana muhalefet partisinin ve marjinal ekürilerin Meclis’i tıkama girişimlerini başarısızlığa uğrattınız. Geçtiğimiz yasama yılında Meclis’imiz 7’si uluslararası anlaşmaların uygun bulunduğuna dair teklifler olmak üzere toplam 32 kanun teklifini kabul ederek yasalaştırdı. İklim Kanunu’ndan Öğretmenlik Meslek Kanunu’na, ceza infaz düzenlemelerinden ateşli silahlar ve yetkisiz çakar kullanımına, siber güvenlikten emeklilerimizin maaş ve bayram ikramiyelerine kadar geniş bir yelpazede milletimizin beklentilerine cevap verdik, sorunlarına çözüm ürettik.”

“GAYEMİZ, BÖLGEMİZDE KALICI İSTİKRARIN SAĞLANMASIDIR”
Erdoğan, dün ikinci yılını dolduran Gazze soykırımında da Gazi Meclis ve AK Parti grubunun takdire şayan bir duruş sergilediğini dile getirdi.
TBMM’nin tüm dünya parlamentolarına örnek olan cesaretli tavrında, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın önderlik yaptığını vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Çoğu çocuk ve kadın 67 bin Gazzelinin şehit edildiği, 170 bine yakın Gazzeli mazlumun yaralandığı bu toplu kıyımın bir an önce son bulması için gereken neyse Türkiye olarak hiç tereddütsüz yapıyoruz. İnsani yardımlardan diplomatik temaslara, ticaretin durdurulmasından Filistin Devleti’nin tanınmasına kadar her alanda yoğun çaba içindeyiz. Dünya liderleri ile görüşmelerimizde Gazze’deki soykırım ve İsrail’in artan saldırganlığı hep ilk sıralarda yer alıyor. Engel olunmadığı takdirde ‘arzımevut’ hezeyanıyla hareket eden İsrail hükümetinin bölgemizi sürükleyebileceği felaketlere dikkat çekiyoruz. Gayemiz, daha fazla masum ölmeden daha fazla yıkım yaşanmadan daha fazla kan ve gözyaşı akmadan bölgemizde kalıcı istikrarın sağlanmasıdır.
Gazzeli mazlumların iki yıldır çektiği acıların bir an evvel dinmesi en büyük arzumuzdur. ABD Başkanı Sayın Trump’ın barış çabalarına aktif destek vererek, bölgemizi, sıkıştığı bu cendereden süratle çıkarmak istiyoruz. Biz bir taraftan, Dışişleri Bakanımız ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız diğer taraftan muhataplarımızla temas halindeyiz. Filistin direniş örgütü Hamas Sayın Trump’ın barış planına son derece müspet cevap vermiş, böylece barış iradesini çok net ortaya koymuştur.”
BARIŞ GÖRÜŞMELERİ
Başkan Erdoğan, “Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Barışın tüm yükünü Hamas’a ve Filistinlilere yüklemek ne adildir ne doğrudur ne de gerçekçi bir yaklaşımdır.” dedi.
Şu anda barışa giden yolun önündeki en büyük engelin İsrail’in saldırıları olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“İsrail, Sayın Trump’ın açık çağrılarına rağmen olumlu atmosferi baltalayan saldırılarına devam etmektedir. Gerçekten barış isteniyorsa İsrail’in saldırıları derhal durdurulmalıdır. Kanla, katliamla, haydutlukla, canilikle, varılabilecek hiçbir yer olmadığını İsrail hükümetinin anlaması gerekiyor. İşte tam iki yıldır, soykırım suçlarında Hitler’i bile geride bıraktılar. 365 kilometrekareye hapsettikleri 2,5 milyon insana her türlü zulmü, barbarlığı reva gördüler. Gazetecileri, doktorları, insani yardım görevlilerini, canice katlettiler. Açlığı bir silah olarak kullanıp masum çocukları, açlıktan öldürdüler. Gazze’yi devasa bir enkaz yığınına çevirdiler ama ne yaptılarsa Gazze halkının direniş iradesini kıramadılar. Gazze’nin topraklarını savunan kahraman evlatlarına diz çöktüremediler. Gazze’yi dünyanın en büyük çocuk mezarlığına çevirdikleri halde Gazze halkını teslim alamadılar.”
ŞARM EL-ŞEYH’TE YAPILAN GÖRÜŞMELER
Erdoğan, zulüm olduğu sürece zalime direnen mazlumların da muhakkak olacağını dile getirdi.
İşgal sürdüğü müddetçe işgalcilere kıyam eden serdengeçtilerin de olacağına işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ateşkes ve adil bir barış tüm taraflar için en makul tercihtir. Bugün Şarm El-Şeyh’te yapılan görüşmeler kritik önemdedir. İnşallah, güzel bir haber almayı ümit ediyoruz. Biz bunun için çabalamaya devam edeceğiz. Bu süreçte Filistinli kardeşlerimizi de asla ve asla yalnız bırakmayacağız. Bu vesileyle, 5 Ekim Pazar günü 81 ilimizde özgürlüğe yürüyen milyonlara teşekkür ediyor, ‘Gazze için sessiz çığlık’ yürüyüşü düzenleyerek mazlumlara destek olan kadın kollarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 14 yıllık zulmün ardından nasıl Suriyeli kardeşlerimiz hürriyetlerine kavuştuysa, inşallah Filistinli kardeşlerimiz de muvaffak olacak, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti mutlaka kurulacaktır. Rabb’im Filistinli kardeşlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Rabb’im şehitlerimizin ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.”
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Belediyelerdeki itibar kaybının müsebbibi olan ana muhalefetin reform çabalarımızı desteklemesi bir nevi günahlarına kefaret olacaktır.” dedi.
Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’ndaki grup toplantısında yaptığı konuşmada, parti olarak tüm teşkilatla yaz aylarında da boş durmadıklarını, parti genel merkezle, Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeleriyle, milletvekilleriyle, kadın ve gençlik kollarıyla yaz döneminde tam kadro sahada olduklarını belirtti.
Türkiye Yüzyılı buluşmalarıyla 49 günde ülkenin tamamında toplumun farklı kesimleriyle bir araya geldiklerini anımsatan Erdoğan, bu toplantılarda milletin tenkit ve tespitlerine kulak verdiklerini, fikirlerini not ettiklerini, kendilerine yepyeni ufuklar açan değerlendirmelerini hassasiyetle dinlediklerini söyledi.
“Biz siyaset yolculuğunu milletin kılavuzluğunda yapan bir partiyiz. Attığı her adımda önce milletin, sonra vicdanın sesine kulak verip öyle yürüyen, öyle hareket eden bir kadroyuz.” diyen Erdoğan, bu partiyi kuran, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra iktidara taşıyan, 24 yıldır partinin arkasında dağ gibi duranın millet olduğunu vurguladı.
Tam 24 senedir güçlerini sadece milletten aldıklarını, milletin çizdiği istikamette eğilmeden, bükülmeden dimdik yürüdüklerini dile getiren Erdoğan, bundan sonra da milletin rehberliğinde siyaset yaparak, milletin belirlediği rotadan sapmayacaklarını kaydetti.
Yeni yasama yılının çok mühim olduğunun altını çizen Erdoğan, yeni dönemde kendilerini çok yoğun bir gündem beklediğini aktardı.
Erdoğan, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Meclis’in 4. yasama yılını çok daha verimli bir çalışma dönemi haline getirmek arzusunda olduklarını belirterek, “Komisyonlardan Genel Kurul aşamasına kadar Meclis’in tüm çalışma safhalarında her birinizden aktif katkı bekliyorum. Öncelikli vazifemizin yasama olduğunu unutmadan, vaktimizin ve enerjimizin kahir ekseriyetini inşallah oraya teksif edeceğiz. Ana muhalefetin boş gündemlerle, içi boş tartışmalarla bizi oyalamasına izin vermeyeceğiz. Millete ve memlekete hizmet aşkımızı örseleyecek her girişim karşısında uyanık olacağız.” diye konuştu.
“BELEDİYELERE YÖNELİK İNANCIN RESTORE EDİLMESİ ŞARTTIR”
AK Parti’nin fıtratı itibarıyla reformların partisi olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’ye son 23 yıldaki büyük dönüşümleri ve reformları AK Parti’nin yaşattığını söyledi.
Erdoğan, içinde bulunulan yasama yılını da ekonomiden yerel yönetimlere, hak ve özgürlüklerden adalete birçok alanda kritik reformların hayata geçirildiği bir dönem olarak tahayyül ettiklerini kaydetti.
Yerel yönetimlerde denge denetleme eksikliğinin can yakıcı sonuçlarına son dönemde yürütülen yolsuzluk operasyonlarında herkesin şahit olduğuna işaret eden Erdoğan, “Milyarlarca lira, belediyelere çöreklenmiş akbabalara adeta peşkeş çekilmiş ama ortada hizmetin, eserin, icraatın, yatırımın kırıntısı bile yok. Hizmet beklentisiyle yetkiyi veren halk ancak büyüyen, semiren, banka hesapları kabaran bir avuç tufeyliden başkası değildir. Hem yerel yönetimlere güveni zedeleyen hem de hizmet kalitesini dibe çeken bu sorunların üzerine mutlaka gidilmesi gerekiyor. Son skandallarla iyice törpülenen belediyelere yönelik inancın restore edilmesi şarttır.” dedi.
Erdoğan, Türkiye ekonomisini geleceğe hazırlayacak sanayide dönüşüm, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm alanlarında iddialı hazırlıklar içinde olduklarını, bunları yakında Meclis’in takdirine sunacaklarını bildirdi.
Kamuda şeffaflığı, hesap verebilirliği ve verimliliği daha da artıracak bu reform hamlesine herkesin hüsnüniyetle destek vermesini temenni ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Özellikle belediyelerdeki itibar kaybının müsebbibi olan ana muhalefetin reform çabalarımızı desteklemesi bir nevi günahlarına kefaret olacaktır.” diye konuştu.

“YÜREĞİN YETİYORSA ŞİMDİ DE SU BİDONUYLA KÜRSÜYE ÇIKSANA”
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hal böyleyken beyefendi dün çıkmış, daha çöpünü bile düzenli toplayamadıkları milletten özür dileyeceğine, güya okul müdürlerine çağrı yapıyor. Öyle bir pişkinlik ki başkent halkına günlerdir Kerbela’yı yaşatıyorlar. Bir de utanmadan yok ‘Telefon edin, şunu yapalım, bunu yapalım’ diyorlar. Yahu sen önce çöpleri topla. Sen önce vatandaşa su ver. Sen önce milleti çöp dağlarından, kokudan kurtar. Sen önce rüşvet çamurunu bir temizle. Sizin hiç insafınız, hiç vicdanınız yok mu? 25 yıllık hizmetin üzerine tek bir artı koymadan 3-5 senede çarçur ettiniz. Şehirlerimizi 25-30 yıl öncesine götürdünüz. Milleti her gün trafikte perişan ediyorsunuz. Özür dileyeceğinize bir de yüzsüzce bize sataşıyorsunuz. Hadi milletten utanmıyorsunuz bari Allah’tan korkun. Hadi kendinize saygınız yok. Ankara’da elinde su bidonlarıyla bekleyen vatandaşımıza da mı saygınız yok? Çöp dağlarının arasında okuluna, işine, ofisine gitmeye çalışan insanımıza zerre kadar saygınız yok.
Aynaya baktığınızda yahu sizin hiç yüzünüz kızarmıyor mu? Grup kürsüsüne mazot bidonuyla çıkmayı biliyordun. Yüreğin yetiyorsa şimdi de su bidonuyla kürsüye çıksana. Kimden çekiniyor, kimden korkuyorsun? Normalde kendine ve halkına saygısı olan bir siyasetçi bütün bunlardan sonra suç bastırmaya çalışmaz, gündem saptırmaya hiç çalışmaz. Çıkar delikanlıca beceriksizliğinin, iş bilmezliğinin hesabını millete verir. Beyefendinin ortaya saçılan her skandala bir bahanesi var. Ama millete hesap verecek yüreği, cesareti, saygısı yok. Ne diyelim? Kukla genel başkanla ancak bu kadar oluyor. Verilen koordinatların dışına istese de çıkamıyor. Yıllarca kontrollü muhalefet edebiyatı yaptılar ama neticede kendileri kontrollü genel başkan oldular.”
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Darbelerden değil, milletin irfanından beslenen, demokrasi tecrübemizi fasılalara bölen askeri müdahalelerin kötü mirasını reddeden sivil bir anayasa, vatandaşlarımızın halen en büyük özlemidir.” dedi.
Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’ndaki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türk demokrasisini sivil damgalı yeni bir anayasayla taçlandırma iradelerinin dün olduğu gibi bugün de baki olduğunu vurguladı.
Şartlar ne olursa olsun bu hedeflerinden kopmadıklarını ve kopmayacaklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunun gerisinde şahsi kaygılar değil, küresel sebepler vardır. Şurası bilinen bir gerçektir. Hem 1961 Anayasası hem 1982 Anayasası demokratik işleyişe, bu işleyişin ayrılmaz parçası olan siyasi partilere, bilhassa da milli iradeye yönelik güvensizliğin izleriyle doludur. Anayasal metinlerin özüne ve sözüne sirayet eden bu vesayetçi ruh, pek çok yerde kendi varlığını yaşatacak burçlar, kaleler, kuleler inşa etmiştir. Yakın geçmişteki kapsamlı revizyonlara rağmen yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacı tam olarak karşılanamadı. Darbelerden değil, milletin irfanından beslenen, demokrasi tecrübemizi fasılalara bölen askeri müdahalelerin kötü mirasını reddeden sivil bir anayasa, vatandaşlarımızın halen en büyük özlemidir. Yeni ve sivil bir anayasa hedefi tam da bu nedenle milli bir mesele olarak on yıllardır önümüzde duruyor.”
“28. DÖNEM PARLAMENTOMUZDAN ÇOK UMUTLUYUZ”
“Çağımızın gereklerine uygun, milletimizin talep ve beklentilerini karşılayan, 86 milyonun her bir ferdinin sahiplendiği yeni bir toplumsal sözleşmeye ihtiyaç, her geçen gün kendini daha fazla hissettiriyor. Dahası bu ihtiyacı hemen hemen tüm siyasi partiler açıkça ikrar ediyor.” diyen Erdoğan, şunları söyledi:
“Şunu bir kez daha altını çizerek söylemek isterim. 1982 Anayasası, miadını çoktan doldurmuştur. Türkiye Yüzyılı menziline, adaleti bir sağdan bir soldan asmakla tesis ettiğine inanan bir zihniyetin ürünü olan mevcut anayasayla varamayız. Siyaset kurumu olarak bu sorunu ne kadar erken çözebilirsek, ülkemize ve demokrasimize o derece büyük hizmet etmiş oluruz. Biz 28. Dönem Parlamentomuzdan bu bakımdan çok umutluyuz. İnşallah önümüzdeki dönemde bu özlemi giderecek somut fırsatlar ortaya çıktığında siyasi mazeretler ve kategorik itirazlar bir kenara bırakılır. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bu konuda yapıcı bir yaklaşım içindeyiz ve uzlaşı ruhuyla hareket etmeye hazır olduğumuzu sık sık vurguluyoruz. Muhalefetten de benzer tavrı görmeyi arzu ediyoruz.”
“KUCAKLAYICI BİR TASAVVURLA SİYASET YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Erdoğan, siyaset arenasında rekabet halinde olmalarının ülkenin ve milletin hayrına olan meselelerde ayrışacakları anlamına gelmeyeceğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Elbette yarışacağız, demokratik zeminde kıyasıya mücadele edeceğiz, birbirimizi kimi zaman en sert ifadelerle eleştireceğiz ama bunları yaparken siyasetin tabiatında mündemiç olan müzakere, diyalog ve uzlaşı kültürünü tamamen rafa kaldırmayacağız. Siyaseti dost-düşman kavramlarıyla tarif etmek doğru değildir. Siyasette düşman yoktur. Muarız ve muhasım yoktur. Rakip veya müttefik vardır. Her kim siyaseti dost düşman kavramları üzerinden tanımlıyorsa çok net biçimde Türkiye’ye ve Türk demokrasisine ihanet ediyor demektir. Biz siyasette böyle bir ayrımı reddediyoruz. Bu ikiliye kendimizi mahkum ve mecbur etmeyeceğiz. Kutuplaşma siyasetinin, kamplaşma siyasetinin içinde asla olmadık, bundan sonra da olmayacağız. 86 milyonun her bir mensubunun hassasiyetini gözeten, kuşatıcı ve kucaklayıcı bir tasavvurla siyaset yapmaya devam edeceğiz.”
“DOSTANE BİR ÇAY SOHBETİNİN ELEŞTİRİLECEK HİÇBİR YANI YOKTUR”
Yeni yasama yılının ilk gününde ortaya çıkan tablonun, umutlarının daha da artmasına vesile olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanlarının Meclis Başkanımızın davetine icabetle bir araya gelmesi, karşılıklı saygı içinde sohbet etmesi çok kıymetlidir. Dostane bir çay sohbetinin eleştirilecek hiçbir yanı yoktur, olamaz. Farklı siyasi çatılar altındaki aktörlerin asgari düzeyde de olsa irtibatı, saygıyı, nezaketi koruması, siyasetin zaten doğasında vardır. Tekrar söylüyorum, hiçbirimiz düşman değiliz. Millete hizmet yolunda farklı kulvarlarda koşturan rakipleriz. Demokrasi dairesi geniştir. Bunu daraltmak kimsenin haddi değildir. Ana muhalefet partisinin daha ilk gününde Meclis’ten firar etmesi tabii ki kendi bilecekleri bir iştir. Ana muhalefet ne yaparsa yapsın bizim açımızdan ki keenlemyekün hükmündendir. Biz CHP’nin ne varlığıyla bahtiyar oluruz ne de yokluğuyla kahroluruz ancak milli iradeye ve Gazi Meclis’e yönelik bir saygısızlık durumunda buna da kayıtsız kalmayız.”
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’nin 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışında parti genel başkanlarıyla fotoğrafına ilişkin, “Fotoğrafa verilen tepkiler istisna değil, CHP’nin faşist zihniyetinin dışa vurumudur. Ya bendensin ya karşıdan siyasetinin somutlaşmış halidir.” dedi.
Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu’nda düzenlenen, partisinin grup toplantısında konuştu.
“CHP ve marjinal yoldaşları ilk gün meclis özel oturumundan kaçarak millete hürmetsizlik etmişlerdir. Bununla da yetinmeyip medya ve sosyal medyadaki tetikçilerini siyasetin üzerine salmışlardır” ifadesini kullanan Erdoğan, bir çift kelamı, bir bardak çayı paylaştığı için siyasi parti genel başkanlarının linç edildiğini, taşlandığını ve “en rezil” hakaretlere maruz bırakıldığını vurguladı.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım. Gazeteci, akademisyen, siyasetçi, sosyal medya figürü maskeli bu linç korosu, öncelikle CHP’nin eseridir. Siyaseti dost düşman ikileminde gören CHP zihniyetinin eseridir. Linç korosunun karargahı da CHP Genel Merkezi’dir. Yıllarca şahsımızı ve partimizi hedef aldılar. Edepsizce bize saldırdılar. Yıllarca haysiyet cellatlığı yaptılar. Şimdi aynı koro, fotoğraf karesine giren herkesi hedef alıyor, önüne geleni yıldırmaya, yıpratmaya, sindirmeye, zorbalıkla baskı altına almaya çalışıyor. Sayın Özel de ‘tavşana kaç, tazıya tut’ siyasetiyle kendince vaziyeti idare ediyor. Sayın Özel, yemezler. Bunu ne bize ne de millete yutturabilirsiniz.”
“ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ İÇİN EN DOĞRUSUNU YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fotoğrafa verilen tepkiler istisna değil, CHP’nin faşist zihniyetinin dışa vurumudur. Ya bendensin ya karşıdan siyasetinin somutlaşmış halidir. Atalarımız, ‘can çıkar, huy çıkmaz’ demiş. Bunların durumu da işte aynen böyle. Yıllar geçiyor ancak CHP’nin faşizan kodlarında hiçbir değişim olmuyor. CHP’nin değil müstakil bir siyasete, kendisinin yer almadığı bir fotoğrafa dahi tahammülünün olmadığını böylece görmüş olduk. Rabb’im bu milleti bunların eline düşürmesin diyorum. Onlar meşreplerinin gereğini yapacaklar, biz de ülkemiz ve milletimiz için en doğrusunu yapmaya devam edeceğiz. Şimdiye kadar bunlara aldırmadık, prim vermedik. Bundan sonra da aldırış etmeyeceğiz. İnşallah Cumhur İttifakı olarak kendi içimizde ortaya koyacağımız güçlü dayanışmayla ve gerektiğinde milli meselelerde sağlayacağımız geniş uzlaşmalarla meclisin yeni yasama yılını en verimli şekilde değerlendireceğiz.”
Genel Kurul, komisyon ve grup çalışmalarına yapacakları katkılardan dolayı katılımcılara şükranlarını sunan Erdoğan, “Bugüne kadar girdiğimiz her mücadelede desteğini yanımızda bulduğumuz Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisine ve Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha teşekkürlerimi iletiyorum. Aynı şekilde linç korosunun her türlü azgınlığına rağmen Meclisimize yakışanı yapan siyasi partilerin genel başkanlarına da tekrar teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, Meclis’in tatilde olduğu süreçte Cumhurbaşkanı ve hükümet olarak yurt içinde ve yurt dışında sürdürdükleri çalışmaların yer aldığı videoyu katılımcılara izletti.
“YÖNÜMÜZ DE YÜZÜMÜZ DE GELECEĞE DÖNÜKTÜR”
“Aşkla koşan yorulmaz” inancıyla çalışmaya ve koşturmaya devam ettiklerini dile getiren Erdoğan, kendilerine yönelik güveni, inancı ve desteği boşa çıkarmamakta kararlı olduklarını vurguladı.
Erdoğan, yönlerinin ve yüzlerinin geleceğe dönük olduğunu belirterek, “Hepimiz aynı ufka bakıyoruz. Bir yanlış yok değil mi?” sözlerini sarf etti.
Bugün de yarın da geleceğe odaklandıklarını vurgulayan Erdoğan, “Bu partide önemli olan isimler değildir, ünvanlar değildir, makamlar, rütbeler, koltuklar hiç değildir. Bu teşkilatta esas olan hizmettir, hizmet sevdasıdır. Ülkemiz için eser üretme aşkıdır, azmidir, heyecanıdır. Hep beraber Meclisiyle, genel merkeziyle, kabinesiyle bu aşkı daima canlı tutacak, milletimize hizmette rehavete asla kapılmayacağız.” diye konuştu.
“İSTİKBALİMİZİ 86 MİLYONUN MÜŞTEREK UMUTLARI ÜZERİNE BİNA EDECEĞİZ”
Yarım asırlık terör musibetinden ülkeyi kurtarmak amacıyla yürüttükleri “Terörsüz Türkiye” sürecini büyük bir sabır ve samimiyetle devam ettirdiklerini söyleyen Erdoğan, TBMM’de kurulan komisyonun önemli işlere imza attığını aktardı.
Güvenlik ve istihbarat birimlerinin görev alanlarıyla ilgili sorumluluklarını titizlikle yerine getirdiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Sabotajlara karşı çok dikkatli ve temkinliyiz ama jeopolitik risklerin giderek yükseldiği bir dönemde elimizi çabuk tutmamız gerektiğinin de farkındayız. Kendi insanımızla birlikte sınırlarımızın ötesindeki Kürt kardeşlerimizi de Türkiye Cumhuriyeti’nin güven veren dostluğuna, kopmaz bağlarla bağlamak mecburiyetindeyiz. İnşallah bunu da başaracağız. Tıpkı on asır önce olduğu gibi Türkler, Kürtler ve Araplar olarak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuruyla istikbali birlikte inşa edeceğiz. Şunu da bir an olsun aklımızdan çıkarmayacağız, acıyı, öfkeyi, nefreti, referans alarak sağlıklı bir gelecek inşa edilemez. Bundan dolayı ortak istikbalimizi acılar üzerine değil, 86 milyonun müşterek umutları üzerine bina edeceğiz.”
Erdoğan, milletvekillerine Meclis çalışmalarında başarılar dileyerek, teşekkür etti ve AK Parti’ye katılan isimleri “Hoş geldiniz” diyerek selamladı.

Notlar
Başkan Erdoğan, AK Parti’ye geçen 7 belediye başkanına partisinin rozetini taktı.
Bu kapsamda CHP’den istifa eden Ardahan Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak, Demokrat Parti’den istifa eden Gümüşhane Şiran Belediye Başkanı Abdülbaki Kara, DEVA Partisinden istifa eden Muş Bulanık Sarıpınar Belde Belediye Başkanı Maşuk Ataş ve Muş Bulanık Rüstemgedik Belde Belediye Başkanı Abit Özdemir, Yeniden Refah Partisinden istifa eden Bingöl Ilıcalar Belde Belediye Başkanı Eşref Varol, Bingöl Sancak Belde Belediye Başkanı Hayrettin Çiçek ve Giresun Eynesil Ören Belde Belediye Başkanı Soner Erkan’a rozetleri takıldı.
Erdoğan, konuşmasının ardından milletvekilleriyle yemekte bir araya geldi.
AK Parti Grup Başkanı Güler, yasama çalışmalarına ilişkin bilgi verdi
Öte yandan Başkan Erdoğan’dan önce kürsüye çıkan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 28. Dönem 4. Yasama yılının ilk grup toplantısının AK Parti Genel Merkezi’nde Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile yapıldığını söyledi.
TBMM’de bugüne kadar 105 kanun teklifinin kabul edildiğini aktaran Güler, “Bunun 46’sı, kanun teklifi içeriğine baktığımızda toplamda 1153 maddenin müzakeresi ve çalışmaları tamamlanmış oldu. 59 adet de milletlerarası anlaşmayı tamamlamış olduk.” dedi.
Çalışmalarına devam ettikleri bazı kanun tekliflerinin bulunduğunu belirten Güler, “Kültür ve Turizm Bakanlığımız Vakıflar Genel Müdürlüğümüze dair çalışmalarımız tamamlandı. İnşallah, bu hafta itibarıyla Meclis Başkanlığımıza sunacağız. Gündemimizde, Milli Parklar ve Doğa Korumaya ilişkin kanun teklifimiz var. Onların da çalışmaları tamamlanmış oldu. İnşallah cuma günü itibarıyla onu da Meclis Başkanlığımıza sunacağız.” bilgisini paylaştı.
Güler, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yürütülen bir maliye çalışmasının olduğunu anımsatarak, “Aynı zamanda MASAK Başkanlığımız ile ilgili bir çalışmamız var. Bu konudaki çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki haftalarda inşallah bu çalışmalarımızı tamamlamış olacağız.” diye konuştu.
11. Yargı Paketi’ne dair Adalet Bakanlığıyla çalışmalara devam ettiklerini dile getiren Güler, “Önümüzdeki haftalarda da bunu tamamlamak suretiyle Meclis Başkanlığımıza sunmuş olacağız.” bilgisini aktardı.
Bugüne kadar, yaklaşık 2,5 yıllık süre içerisinde Meclis Başkanlığında 9 araştırma komisyonu kurulduğunu, 8 araştırma komisyonunun çalışmalarını tamamladığını anlatan Güler, “3’ünün raporu Meclis Başkanlığımıza sunuldu. Diğerlerinin de raporları tamamlanmak üzere. Önümüzdeki günlerde bu raporlar tamamlanmak suretiyle Meclis Başkanlığımıza sunulacak.” dedi.
Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesine yönelik meclis araştırma komisyonunun çalışmalarının da devam ettiğini vurgulayan Güler, “3 ay artı bir uzatmayla bu çalışmalarımız da tamamlanmış olacak.” diye konuştu.
28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın hayırlı olmasını dileyen Güler, “Genel Kurulumuzda, komisyonlarımızda önümüzdeki dönem itibarıyla aziz milletimize, ülkemize hayırlı olacak kanunların yapılmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.” ifadesini kullandı.
Daily Agenda
The president of the court kicked İmamoğlu and CHP members out of the courtroom: ‘You cannot act as a clown here’
Tension arose at the 61st hearing of the corruption and bribery case at the Istanbul Metropolitan Municipality, where former Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu from CHP was tried as the “leader of the İmamoğlu Self-motivated Criminal Organization”. After the Istanbul 40th High Criminal Court panel announced that they would finish the defenses on July 9, İmamoğlu tried to negotiate with the president of the court, but could not find what he expected. Speaking at the hearing, İmamoğlu stated to the court president that it seemed impossible for the hearing to end on July 9. The president of the court said that they made an evaluation on this issue with the delegation and said, “We have determined a calendar and we are implementing it. After the defense of İmamoğlu İnşaat General Manager Tuncay Yılmaz, we will continue with Mr. Ekrem and complete it on the 9th. There is no rule that the detained defendants will end in the first hearing. If necessary, we will hold a hearing, but we will close it on the 9th.”

‘YOU ARE INTERVENING FROM YOUR PLACE’
When the defendant İmamoğlu reacted by asking the reason for the date of July 9, the president of the court said, “Mr. Ekrem, do not drag the matter to other places. We have set a calendar and we are implementing it.” The court president said to İmamoğlu, who continued his reaction, “You are constantly intervening by sitting in your seat. I will have to take you out of the courtroom.” As İmamoğlu and the lawyers continued their reactions, the court president decided to remove İmamoğlu from the courtroom on the grounds that he disrupted the order of the hearing. This situation was objected to for a while, and then İmamoğlu and some of the defendants were taken out of the hall accompanied by the gendarmerie.

‘YOU CANNOT BE A CLONGER HERE’
Thereupon, CHP Diyarbakır Deputy Sezgin Tanrıkulu, who was in the audience, called out to the court president, “Review your decision,” while CHP Deputy Suat Özçağdaş, wagging his finger at the court president, said, “I’m asking you! Did you or the bailiff decide to take him out of the courtroom?” he shouted. The presiding judge said, “No one can shout here, you have no right to ask me questions. You cannot engage in any kind of clowning here just because you are a member of parliament. The person who claims to be a member of parliament should also be removed from the courtroom.”
Daily Agenda
Türkiye’s K-9 disaster unit runs from one wreckage to another
K9 (Dog) Training and Disaster Response Unit, equipped by Türkiye, supports search and rescue efforts in the earthquake that occurred in Venezuela. K9 Training and Disaster Response Unit is running from one wreckage to another in the city of La Guaira, which was most affected by the earthquake in Venezuela and where widespread destruction occurred, with the Turkish Cooperation and Coordination Agency (TIKA) sign on their backs and the message “From the hearts of the Turkish people” on their cars.
7 DAYS OF MOURNING WAS DECLARED
Coordinator of the Unit, Marcos Sequera, stated that they served in Türkiye after the February 6, 2023 earthquakes and said, “As a result of what we did in Türkiye in 2023 and the relations between Venezuela and Turkey, we were provided with equipment to strengthen our intervention capacity. We received uniforms, helmets and 2 vehicles from TİKA to provide our transportation.” 2,295 people lost their lives due to consecutive earthquakes that occurred in Venezuela on June 24. 7 days of mourning were declared in the country. Meanwhile, on the 8th day of the earthquake, security guard Hernan Alberto Gil Flores (44) was rescued from his injuries.
Daily Agenda
100 million trap for 70 year old couple
The fraud gang called SA and DA, a 70-year-old retired couple living in Bursa’s Mudanya district, with open lines they obtained from abroad, and said that many phone lines and bank accounts were opened in their names and that these accounts were used by terrorist organizations. He frightened and directed the victim couple with the lie, “We will cooperate with you. We will search your home and examine your jewelry for fingerprints.” With this method, the suspects received foreign currency and jewelery worth approximately 4 million 250 thousand liras. Not content with this, the gang spent approximately 7 million 600 thousand lira through front companies using the credit cards of the victims. The fraudsters sold 7 properties registered to the couple well below their real value and defrauded the elderly couple of 100 million TL for 3 months.
THEY SCAMMED AND OFFERED DESSERT
In order to prevent the crime from being discovered, the fraudsters sent personnel to the house to delete the messages and all digital evidence on the victims’ phones. At the end of 3 months, the gang members offered sweets to the old couple and gave them a new mobile phone, saying “The operation has been completed, be safe.” Meanwhile, the fraudster deleted all applications, banking transactions and messages on the old phone used by the couple, eliminated digital evidence and left the house. An investigation was launched upon the application of the couple, who realized that they had been defrauded. In the investigation carried out by Bursa Provincial Police Department Public Order Branch Directorate Fraud Bureau teams under the coordination of Mudanya Chief Public Prosecutor’s Office, it was determined that the first calls were made from abroad. Within the scope of technical surveillance, 70 hours of footage from 40 different security cameras were examined and the identities of the suspects were determined one by one.
6 WERE ARRESTED
14 suspects were detained in simultaneous operations held in Bursa, Istanbul, Mersin, Şanlıurfa, Rize, Artvin, Aydın, Konya and Sarp Border Gate. While a large amount of digital material was seized during the searches carried out at the suspects’ addresses, 3 vehicles believed to have been obtained from crime were also seized. 6 of the suspects who were referred to the courthouse were arrested and sent to prison. While a judicial control decision was made for 5 suspects, 3 people were released by the prosecutor’s office. It was learned that 3 suspects who were determined to be involved in the incident within the scope of the investigation were in prison for other crimes. It was learned that the victim elderly couple has not yet received their money back, there may be other victims defrauded by gang members, and the investigation into the matter is ongoing.
Daily Agenda
Some roads will be closed, restrictions on motorcycle couriers
Ankara Governorship announced the security and traffic measures to be implemented before the 36th NATO Heads of State and Government Summit to be held on 7-8 July. Accordingly, between 6-9 July, comprehensive arrangements will be made on the routes used by heads of state, especially Esenboğa and Etimesgut airports.
As part of the measures, the use of scooters will not be allowed around many main arteries and summit hotels, and parked scooters will be removed by July 4. The activities of motor couriers will also be stopped in the same regions between 6-9 July.

While a parking ban is imposed on the summit routes between 4-9 July, fuel tankers, concrete mixers and other heavy tonnage vehicles will not be allowed into the city center from 16:00 on 5 July to 10:00 on 10 July.
Alternative transportation routes were determined for vehicles carrying food and medicine.
Daily Agenda
‘Crescent and Star’ is ready for NATO – Last Minute News
Ay Yıldız Joint Headquarters will host its first official organization within the scope of the NATO Heads of State and Government Summit to be held in Ankara on 7-8 July.
Crescent and Star Joint Headquarters, whose foundation was laid on August 30, 2021, with the participation of President Recep Tayyip Erdoğan, is preparing for its first official organization. The campus, whose construction has been largely completed in Ankara, will host guest defense ministers and high-level representatives of NATO within the scope of the NATO Heads of State and Government Summit to be held on July 7-8.
At the headquarters, which opened its doors to members of the press for the first time with the weekly press briefing of the Ministry of National Defense, a reception is planned to be held in the “Star” section within the scope of the summit. In the campus designed with inspiration from the crescent and star Turkish flag, the Ministry of National Defense, the General Staff and the Land, Naval and Air Force Commands will operate on the same campus. The headquarters was built with a smart building concept, environmentally friendly architecture and advanced technology infrastructure; It is equipped with security systems and advanced engineering solutions against cyber security, ballistic protection, Chemical Biological Radiological Nuclear (CBRN) threats.
It is aimed that Ay Yıldız Joint Headquarters, which is among the world’s leading military headquarters with its security infrastructure supported by the Steel Dome concept, will serve the current and future needs of the Turkish Armed Forces for many years.
Daily Agenda
The eyes of the world are on Ankara – Last Minute News
The alarm about the Ankara NATO Leaders Summit continues in the Western press. The summit to be hosted by Türkiye is given wide coverage in the US and European media. Finally, the US-based Bloomberg agency covered the summit. “President Recep Tayyip Erdoğan will show why Europe needs Türkiye,” said the news, “NATO meeting in Ankara
“Before the summit, Turkey became the vital base of the alliance with its 10 billion dollar domestic defense industry,” the statement said. Bloomberg analysis emphasized that the S-400 and F-35 crises can be overcome and that Türkiye sees itself as the leader of the European security architecture in the post-US period.
THE MOST CRITICAL SUMMIT
The Ankara Summit, where the historic decisions taken at NATO’s summit held in The Hague last year will be implemented for the first time, will constitute one of the most important turning points after the Cold War as the starting point of the “NATO 3.0” process, which expresses the Alliance’s comprehensive transformation from defense expenditures to force structure, from the defense industry to transatlantic burden sharing.
AGENDA INTENSIVE
There are many critical topics on the leaders’ table that will shape the future of the Alliance, from the implementation of the decisions taken at the Hague Summit last year to increasing defense expenditures, from the implementation of the NATO Force Model to strengthening the production capacity of the defense industry, from the new responsibilities that Europe will undertake to continuing support to Ukraine.
COMING WITH A DELEGATION OF 1000 PEOPLE
US President Donald Trump is expected to arrive in Ankara on the afternoon of July 7 as part of the NATO Leaders Summit. During the program to be held within the scope of the official visit, Trump will be welcomed by President Recep Tayyip Erdoğan with an official ceremony at the Presidential Complex. Soldiers in special uniforms representing 16 major Turkish states will also take part in the welcoming ceremony.
Within the scope of the program, Erdoğan and Trump are planned to have a one-on-one meeting and then a meeting between delegations.
It is expected that Trump will rest after the talks and then attend the official dinner to be held in honor of NATO leaders at the Presidential Complex. While the US President is expected to come to Ankara with a delegation of more than 1000 people, the visit is considered to be important for the NATO Summit as well as for Türkiye-US relations. Betül USTA/ANKARA
TRUMP WILL COME WITH HIS NEW PLANE
US President Donald Trump will come to Ankara with his new plane. The helicopter was disassembled and transported to Türkiye. A test flight was made with the helicopter, which was reassembled by a special team. Trump will use ‘The Beast’ as his vehicle of office.
-
Economy2 days agoTrump earned about $1.2 billion from crypto last year: Filling
-
Daily Agenda3 days agoThe 59th hearing of the “İmamoğlu criminal organization for profit” case has started: Details from the indictment!
-
Politics3 days agoTurkish main opposition expected to remove more provincial heads
-
Refugees5 hours agoErdogan’s ties to Trump helped get the US leader to NATO summit
-
Politics3 days agoTürkiye condemns Israel’s claims over 1915 events
-
Daily Agenda3 days agoBREAKING NEWS… Kemal Kılıçdaroğlu had requested his expulsion: CHP’s Gökhan Günaydın was reinstated as CHP Group Deputy Chairman!
-
Economy3 days agoTürkiye’s unemployment rate unchanged at 8.2% in May
-
Economy3 days agoSolar output in Türkiye hits fresh peak as summer demand grows
