Connect with us

Daily Agenda

SON DAKİKA! MHP lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!

Published

on


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, ramazan ayı süresince tutulan oruçların, yapılan duaların, verilen sadaka, zekat ve fitrelerin kabul olması temennisinde bulundu.

Ramazan ayı boyunca, Türkiye’nin çevresinin savaşın ağırlığıyla kuşatıldığını anımsatan Bahçeli, “Siyonist, emperyalist cinayet şebekesi ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi.” ifadesini kullandı.

Ramazan Bayramı ile bahar bayramının bu yıl birbirini tamamladığını dile getiren Bahçeli, “Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden daha arzuluyuz.” diye konuştu.

Amaçlarının, “daha güçlü bir Türkiye” olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi, kalplerinde Allah aşkı bulunan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Milliyetçi Ülkücü Hareket olarak, katran dökmüş gecelerde ayazları yendik, gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik, ne olursa olsun Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihi bir fırsat kapısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı, kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla aynı kıbleye dönmelerinin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır.

Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu, bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrak jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara’dan bakarak gerçekleşecektir.”

Türk milletinin Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutlayan Bahçeli, Nevruz Bayramı’nın da yeni bir diriliş ruhuna kaynak olmasını temenni etti.

Katar’da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu hatırlatan Bahçeli, şehitlere Allah’tan rahmet, acılı ailelere, mesai arkadaşlarına, Türk milletine ve dost ve kardeş ülke Katar’a başsağlığı diledi.

İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR

Uluslararası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek, sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek amacıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın tarihinin en aciz ve perişan dönemine hapsolduğunu kaydeden Bahçeli, teşkilatın fiilen hukuksal işlevini ve bağlayıcı iradesini kaybettiğini vurguladı.

ABD ve İsrail’in, eş güdüm halinde İran’a gerçekleştirdiği haksız ve gerekçesiz saldırıların 25. gününde komşu coğrafyaların toz duman içinde olduğunu ifade eden Bahçeli, ABD, İsrail ve İran tarafından yapılan karşılıklı açıklamaların barış ümitlerini sekteye uğrattığını belirtti.

Dünya için stratejik öneme sahip İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası ile Natanz Nükleer Tesisinin vurulmasının, ardından da İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki petrol rafineleri ile İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunmasının tansiyonu zirveye çıkardığını aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:

SON DAKİKA! MHP lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!

“Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, 3. Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları, savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir. 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde yoğunlaşan, tahliye vanaları kapalı duran, jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı, belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir.

İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek ihtilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir. 28 Şubat’tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen, tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır.”

SON DAKİKA! MHP lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” çağrılarına şaşı bakanların, suçlamalarda bulunanların, MHP’nin haklılığının berraklaşmasıyla “kamyon farı görmüş tavşan” gibi donakaldığını belirtti.

“Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”yi ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olarak nitelendirdi.

Devlet Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır: Birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız, acımız, amacımız, atimiz, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.” ifadesini kullandı.

Kimlik siyasetinin sonunun olmadığını, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananının bulunmadığını dile getiren Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım yerine getirileceğini söyledi.

Söz konusu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. ‘Terörsüz Türkiye’, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.” değerlendirmesinde bulundu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!”

Siyasi menfaatlerini değil vatan ve millet onurunun yarınlarını düşündüklerini aktaran Bahçeli, katlanılan her müessif olayın daha huzurlu ve daha güvenli bir geleceğin kefareti olduğunu belirtti.

Emaneti, büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımanın milli görevleri olduğunu dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnanıyorum ki bayramın ardından, dört başı mamur reformlar aşama aşama hayata geçecektir. Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik, esenlik, gelişmişlik, kuvvet, kudret, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır.

Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek, empatiyle ilerleyerek, temkinli iyimserliği de elden bırakmayarak, devletin ve milletin tartışılamaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız. Türkiye’miz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak.Türk milleti kardeşliğine ve kaderine ön şartsız sahip çıkacak.”

“CUMHURBAŞKANIMIZIN DİPLOMATİK TEMASLARI ARALIKSIZ SÜRMEKTEDİR”

“Terörsüz Türkiye”nin süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ tuluat tiyatrosu değildir, özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hakimdir. ‘Terörsüz Türkiye’ mevsimlik bir macera değildir, zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekun barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır.” diye konuştu.

“PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz” ifadesini kullanan Bahçeli, zamanın en büyük ilaç, sabrın ise en güçlü silah olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarına karşı barışçıl arayışları samimiyetle icra ve ifa ettiğine dikkati çeken Bahçeli, “Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları, görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır.” sözlerini sarf etti.

Uluslararası toplumun, sıcak savaş ortamını “tribünden izlemeyi terk etmesi” gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bazı İslam ülkeleri de dahil her ülkenin, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in “onurlu, ilkeli ve cesur” tavrından ilham alması gerektiğini aktardı.

Savaşın durması, silahların susması, diplomasinin öne çıkması gerektiğini belirten Bahçeli, “Masum insanların ölümü cinayettir. Kim veya kimler bu cinayette ortaksa insanlık karşısında suçludur. İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in, ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir.” görüşünü paylaştı.

Ramazan boyunca Mescid-i Aksa’nın abluka altına alındığını ve zor kullanılarak ibadete kapatıldığını hatırlatan Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam’dır, Mescid-i Aksa İslam’dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, Miraç mucizesinin ilk eşiğidir, siyonizmin oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz.” dedi.

“KAYBEDENLER, NEHİR GİBİ KANI DÖKÜLENLER YİNE MAZLUMLARDIR”

MHP ve Cumhur İttifakı’nın, milletin bekası ve ülkenin bağımsız geleceği için dünden daha önemli bir görevle karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, “Milli birliğimizi, güvenliğimizi, çıkarlarımızı, varlığımızı, milli gelecek projelerimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Sonuçları ne olursa olsun alttan almayacağız.” ifadesini kullandı.

“Buralarda petrol, gaz, su, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir” sözlerini sarf eden Bahçeli, kaybedenlerin her dönem olduğu gibi yine mazlumlar olduğunu söyledi.

Tarihin doğru yerinde durarak mazlumların güvencesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah etmeyeceğiz. Hakkımızı yere düşürmeyeceğiz, inancımızın, irademizin ve devlet olmaktan kaynaklanan iffetimizin karşısına kim çıkarsa çıksın hepsini ezip geçeceğiz.” diye konuştu.

Ziya Gökalp’i, doğumunun 150. yıl dönümünde rahmetle yad eden Bahçeli, sözlerini, Gökalp’in “Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan. Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan” dizeleriyle tamamladı.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

No discount for ages 15-18

Published

on


The Grand National Assembly of Turkey Investigation Commission on Children Driven to Crime listened to Ankara Deputy Chief Public Prosecutor Pınar Akdoğan and Public Prosecutor Mahmut Nedim Başarangil. In his speech, Akdoğan said, “We have to accept full criminal responsibility for intentional murder, aggravated sexual abuse, plunder and terrorism crimes for the 15-18 age range. Applying a discount based on minor age does not mean protecting our children. You also have to take care of the victim. The Minguzzi case is like the Hakan Çakır file in Ankara.” Stating that children perceive committing a crime as a game, Akdoğan continued as follows: “Children who commit murder pose laughingly on social media, cut off another child’s ear and share it, in other words, they show crime as a fun and prestigious area.

We need to prevent these. Our goal is to integrate children into society, but not by wrapping them in cotton wool and protecting them.” Akdoğan stated that the children between the ages of 15-18 20 years ago and the children between the ages of 15-18 today who were born into the internet and social media are not the same, and this should be taken into consideration when applying the laws. Stating that children who commit crimes fall into the hands of gangs, Akdoğan said, “They are literally growing up in criminal farms. When it falls into the hands of a gang, the crime is seen as a promotion within the gang and a badge of pride. “When they get out easily with a discount, they commit crimes again and again: This is why recidivism provisions should not be applied,” he said.

REPORTS MAKE YOU STAND

Referring to the social investigation reports (SIR), Akdoğan said that these reports caused their work to stumble and files to pile up, as they were perceived as the reason for the return of indictment. Akdoğan said, “The main goal of SIR is to guide the judge, not the prosecutor. These reports should be received at the court proceedings. Since they are prepared in a long time, they will disrupt us at the investigation stage.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Eurofighter agreement with England – Breaking News

Published

on


Minister of National Defense Yaşar Güler and British Minister of Defense John Healey signed the technical and logistics support contract for the maintenance and operation of the aircraft within the scope of the Eurofighter Typhoon Project. The Ministry of National Defense reported that defense cooperation issues were discussed in the meeting between Güler and Healey, who was on an official visit to England. It was noted that the contract for the purchase of aircraft, equipment and ammunition within the scope of the Eurofighter Typhoon Project was signed in October 2025. It was stated that an agreement was reached to sign the technical and logistics support contract for the maintenance and operation of the aircraft today.

PYRANHA PANIC IN GREECE

Greece is closely monitoring the new generation equipment developed by the Turkish defense industry. Greek media drew attention to the introduction of the unmanned marine vehicle PİRANA, the latest product of the Turkish defense industry. It was stated in the news that the vehicle developed by the Turkish defense industry company, Machinery and Chemical Industry, would pose a serious threat to Greek ships.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

They offered 300 thousand liras for registrations

Published

on


In Antalya’s Kaş district, land registry technician Diyar Akdağ was arrested on the grounds that she improperly questioned the land registry records belonging to the Minister of Justice Akın Gürlek.

According to the Kaş Chief Public Prosecutor’s Office investigation, Akdağ was interrogated a total of 7 times on 13, 20 and 23 February 2026.

In his statement, he said that he carried out these transactions under the guidance of Ayşegül Erdağ Kocadabak, whom he met via Tinder in January 2026.

Akdağ stated that he saw only 4 real estate records and that he did not know why CHP Chairman Özgür Özel gave a higher number.

Akdağ stated that he verbally conveyed the information he obtained to Ayşegül and that 300 thousand TL was offered in return, but she did not accept it.

It was also determined that Ayşegül Erdağ Kocadabak called Özgür Özel 8 times between February 28 and March 3, 2026.

Ayşegül Kocadabak, whom DA allegedly directed and sent the records to, was detained in Antalya yesterday.

On the other hand, Afyonkarahisar’s Çobanlar District Land Registry Director MD and Çorum’s Boğazkale District Land Registry Director VS, who were detained for a similar action, were also arrested.

Within the scope of the investigation, Minister Gürlek, through his lawyer, filed a criminal complaint against CHP leader Özgür Özel, the owner of the false allegations.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Fidan: “Turkey has become a listened-to actor”

Published

on


In his post on his social media account, Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan said, “Under the strong and astute leadership of our President, Turkey has become an actor whose voice is listened to, whose weight is felt and that affects the balances. Türkiye’s foreign policy is shaped not by daily reflexes, but by an independent will, state mind and strategic foresight that centers the interests of our nation.”

Minister Fidan: Turkey has become a listened-to actor

Emphasizing that no accusations can overshadow the efforts put forth by Türkiye, Fidan said, “Ignoring the steps we have taken with the responsibility of governing the state and distorting the statements we have made are the product of bad faith and insensible minds that have no responsibility towards our nation. We approach the crises in our region calmly and assume responsibility for peace and stability. Turkey is a country that has always been able to clearly say what it thinks is right to all parties. Accusations disconnected from the truth only tire those who say it, as it does today; Türkiye, which strives sincerely, reveals itself.” “It cannot overshadow the effort he has put in,” he said.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Slander operation against Akın Gürlek! Criminal complaint against CHP leader Özel

Published

on


The recent allegations against Minister of Justice Akın Gürlek were taken to court. In the criminal complaint submitted by Gürlek’s lawyer to the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, it was stated that CHP Chairman Özgür Özel “conducted a systematic and planned smear campaign that went beyond the limits of criticism.”

SYSTEMATIC DAMAGE CAMPAIGN

In the petition submitted by the lawyer, it was emphasized that Özel targeted Gürlek with the statements he made on certain dates in order to create public perception and that these statements constituted a serious attack on the client’s personal rights.

HE EXCEEDED THE LIMIT OF INSULT AND SLANDER

In the criminal complaint, it was stated that the expressions used by Özgür Özel in his speeches were clearly within the scope of the crime of insult (TCK 125). In the application made by the lawyer, it was stated that expressions such as “AK Toros gang” and “AK-İT” were directly insulting; It was underlined that these statements were repeated on public platforms, reaching millions of people, and that statements expressed through physical characteristics cannot be considered within the scope of freedom of expression.

UNREAL ASSET CLAIM

One of the most striking topics in the petition was property claims. It was stated that Özgür Özel’s statements that Gürlek owned dozens of immovable properties and that they were acquired illegally were “completely unfounded, untrue and fictitious”, did not match the official records and deliberately aimed to mislead the public. In the application, it was particularly emphasized that these allegations should be evaluated within the scope of the crime of slander (TCK 267).

FORGERY IN PRIVATE DOCUMENTS WITH FAKE DEED DEED IMAGES

One of the most serious accusations in the criminal complaint was the use of false documents. According to the petition, it was stated that the title deed images used by Özgür Özel in his statements did not reflect reality, that immovable properties that did not belong to the client were presented as if they belonged to him, and that the images were produced to create a perception in the public. In this context, it was clearly stated that the action constituted the crime of forgery of private documents (TCK 207).

THE SAME CLAIMS WERE REPEATED ON DIFFERENT DATES

In the application, it was pointed out that the statements in question were not one-time. It was stated that Özgür Özel repeated the same allegations on different platforms on March 17, March 19 and March 24, and that this situation constituted a “continuous and systematic attack”.

FEZLEKE PROCESS STARTS

In the complaint petition, it was reminded that the process would work differently because Özgür Özel was a member of parliament. Accordingly, an investigation will be conducted by the prosecutor’s office; Then, the summary report will be prepared and the file will be sent to the Turkish Grand National Assembly through the Ministry of Justice. If immunity is lifted, judicial proceedings are expected to be initiated against the suspect.

EMPHASIS “THE PUBLIC WAS MISLEADED”

In the general framework of the petition, Özgür Özel’s statements are not just a political criticism; It was noted that it was “an organized and systematic perception operation aimed at misleading the public.” It was stated that the continuation of the allegations despite the statements made by Minister Gürlek “clearly reveals the intensity of the intent”. It was learned that Minister Akın Gürlek, apart from this case, filed another lawsuit against CHP Chairman Özgür Özel for non-pecuniary damages in the amount of 1 million TL.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister of Internal Affairs Çiftçi held contacts in Ağrı: “We are moving towards a stronger tomorrow in every field”

Published

on


Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi came to Ağrı to make a series of visits and inspections. Minister Çiftçi was first visited by Governor Önder Bozkurt of Ağrı, AK Party Ağrı Deputy Ruken Kilerci, İbrahim Çeçen University Rector Prof. Dr. İlhami Gülçin, Provincial Gendarmerie Commander Brigadier General Fatih Cemal Kiper, Provincial Police Chief Göksel Önder, AK Party Provincial Chairman İlhami Yıldız, MHP Provincial Chairman Selahattin Aktaş and the provincial protocol were welcomed.

“THE WORK WILL CONTINUE WITH DETERMINATION”

Minister Çiftçi signed the Governor’s Honor Book and took a souvenir photo, then went to the office and met with the district governors. During the meeting with Governor Bozkurt, public services, security and public order activities and inter-institutional coordination issues carried out in the province were evaluated.

Minister Çiftçi stated that every step that strengthens the state’s presence in the field, is based on a citizen-oriented service approach and increases coordination between institutions contributes to the future of the cities, and emphasized that the work carried out in Ağrı will be continued with determination.

“WE ARE PROGRESSING TOWARDS A STRONGER TOMORROW”

Minister Çiftçi, who later became the AK Party Provincial Chairman, met with party members. Pointing out the importance of the culture of unity, solidarity and consultation, Minister Çiftçi stated that the members of the organization who maintain their bond with the nation, follow the field closely and work towards common goals bear great responsibility as Türkiye moves towards a stronger future in every field.

“WE ARE WALKING TO OUR GOALS”

Minister Çiftçi noted that the Turkish Century targets are being taken with firm steps under the leadership of President Recep Tayyip Erdoğan, and stated that the work and service policy will be continued with determination.

“I WISH YOU SUCCESS IN YOUR WORK”

In his statement, AK Party Provincial Chairman İlhami Yıldız said, “As part of the visit of our Minister of Internal Affairs, Mr. Mustafa Çiftçi, to our province, we hosted them and their valuable delegations at our Provincial Directorate. We had a productive meeting with our board members. We made comprehensive evaluations on the needs of our province, ongoing investments and projects to be implemented in the coming period. The visit was extremely productive. I would like to thank our Minister for his close interest and support in our province and wish him success in his work.” he said.

INSPECTIONS WERE INSPECTED AT GÜRBULAK BORDER GATE

Within the scope of his program, Minister Çiftçi also inspected the Gürbulak Border Gate in Doğubayazıt district. Minister Çiftçi, who received information about the work from the authorities, held a meeting here and made statements to journalists.

“WE ARE AT POINT ZERO OF OUR BORDER GATE”

Minister Çiftçi said, “First of all, I wish God’s mercy to our martyrs Yusuf Aceya and Selman Akarsu, who were martyred in yesterday’s vehicle accident. May God Almighty accept their martyrdom. I express my condolences to their grieving families and our beloved nation. May God not let them experience such painful days. Today, we are in our Serhat city, our border province Ağrı. I came to Ağrı in the afternoon within the scope of provincial visits. First of all, “We visited our new Governor in his office and received information about the work carried out in the province. Then, I visited our AK Party Provincial Organization and met with our organization members. Afterwards, we visited the Repatriation Center affiliated with our Immigration Administration and examined the conditions of the foreigners staying there. After our inspections, we are now at the Gürbulak Border Gate, at the zero point of our border gate,” he said.

“WE EXAMINED THE MEASURES ON SITE”

Pointing out that there has been an ongoing war between Iran and the USA-Israel on the Iranian side of the border since February 28, Minister Çiftçi said, “There is uncertainty about how long the war will last. We also reviewed the measures taken on our side regarding the possible consequences of the war. I received a briefing from our Doğubayazıt District Governor and examined the measures taken on site. All plans and measures have been taken here, there is no problem. Our wish is for this war to end in a short time and to return to an environment of peace and tranquility.” he said.



Source link

Continue Reading

Trending