Daily Agenda
SON DAKİKA! MHP lideri Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir.” dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, ramazan ayı süresince tutulan oruçların, yapılan duaların, verilen sadaka, zekat ve fitrelerin kabul olması temennisinde bulundu.
Ramazan ayı boyunca, Türkiye’nin çevresinin savaşın ağırlığıyla kuşatıldığını anımsatan Bahçeli, “Siyonist, emperyalist cinayet şebekesi ramazan demedi, bayram demedi, mukaddes günlerimizi zindana çevirip zehirlemek için her şiddet yolunu denedi.” ifadesini kullandı.
Ramazan Bayramı ile bahar bayramının bu yıl birbirini tamamladığını dile getiren Bahçeli, “Etrafımızda kanla, silahla, şiddetle çizilen dehşet tablosunu dikkatle takip ederken milli birlik ve kardeşliğimizin güçlenen iç barış ve huzur ortamının en büyük direncimiz ve güvencemiz olduğunu bir kez daha gördük ve gösterdik. Aramıza saçılmak istenen nifak tohumlarını bir bir çürütmek için her zamankinden daha arzuluyuz.” diye konuştu.
Amaçlarının, “daha güçlü bir Türkiye” olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Daha müreffeh bir millet gayemizdir. Daha kudretli bir devlet gayretimizdir. Gönüllerinde vatan, millet ve bayrak sevgisi, kalplerinde Allah aşkı bulunan her insanımızla aynı parlak geleceğin taliplisi ve takipçisiyiz. Milliyetçi Ülkücü Hareket olarak, katran dökmüş gecelerde ayazları yendik, gözyaşlarımızı içimize akıtıp ya kader dedik, ne olursa olsun Türk milletine hizmetten asla geri dönmedik. Başkalarının senaryolarıyla oyalanacak vaktimizin olmadığının farkındayız. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Asırlar öncesinde olduğu gibi devletimizin küresel güç olması için yeni bir imkan doğmuştur. Türk ve Türkiye Yüzyılı atılımı bunun için muteber bir yol haritasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin tarihi bir fırsat kapısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin kalıcı, kapsayıcı barış ve bayram ortamına kavuşması evvela dayanışmayla, yardımlaşmayla aynı kıbleye dönmelerinin, aynı safta birleşmenin emsalsiz mükafat ve mücadelesiyle sağlanacaktır. Artık Türk İslam coğrafyalarında savaşlar bitsin istiyoruz. Artık masumların, çocukların, savunmasız ve sivil halkların katledilmesine tahammül edemiyor, bu zulmetin son bulmasını diliyoruz. Artık semalarda füzelerin izi değil hilalin şan ve şerefi, birliğin ve dirliğin namus seslenişi hakim olsun anlayış ve özlemindeyiz. Böylesi bir uyanış ve silkiniş, hürriyete, paylaşmaya, hakkaniyete hasret insanlık için Türkiye’mizi de bir kutup başı yapacaktır.
Tekraren vurguluyorum ki Selçuklu bayrağında iki yöne bakan çift başlı kartaldan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e miras kalan stratejik vizyon hepimize rehber olmalıdır. Bu, bir pençesi batıyı, diğer pençesi doğuyu kavrayan ve üç kıtada muazzam bir coğrafyayı koruyucu kanatları altına alan ahlak ve asalet simgesidir. Bu mirastan doğan al bayrak jeopolitiğinin önü de ardına kadar açıktır. Sonsuza kadar var olacak Türkiye işte bu vizyondan doğacaktır. Bütün bunlar dünyaya yalnızca başkent Ankara’dan bakarak gerçekleşecektir.”
Türk milletinin Türk-İslam aleminin mübarek Ramazan Bayramı’nı bir kez daha kutlayan Bahçeli, Nevruz Bayramı’nın da yeni bir diriliş ruhuna kaynak olmasını temenni etti.
Katar’da düşen helikopterde bulunan 4 Katar Silahlı Kuvvetleri ve 1 Türk Silahlı Kuvvetleri personeli ile 2 ASELSAN teknisyeninin şehit olduğunu hatırlatan Bahçeli, şehitlere Allah’tan rahmet, acılı ailelere, mesai arkadaşlarına, Türk milletine ve dost ve kardeş ülke Katar’a başsağlığı diledi.
İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR
Uluslararası barış ve güvenliği korumak, insan haklarını geliştirmek, sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek amacıyla 24 Ekim 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın tarihinin en aciz ve perişan dönemine hapsolduğunu kaydeden Bahçeli, teşkilatın fiilen hukuksal işlevini ve bağlayıcı iradesini kaybettiğini vurguladı.
ABD ve İsrail’in, eş güdüm halinde İran’a gerçekleştirdiği haksız ve gerekçesiz saldırıların 25. gününde komşu coğrafyaların toz duman içinde olduğunu ifade eden Bahçeli, ABD, İsrail ve İran tarafından yapılan karşılıklı açıklamaların barış ümitlerini sekteye uğrattığını belirtti.
Dünya için stratejik öneme sahip İran’ın Pars Doğal Gaz Sahası ile Natanz Nükleer Tesisinin vurulmasının, ardından da İran’ın, Katar ve Suudi Arabistan’daki petrol rafineleri ile İsrail’in nükleer sahası olan Arad ve Dimona’ya misillemede bulunmasının tansiyonu zirveye çıkardığını aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:
“Kabus senaryolarının tedavüle sokulması, üst düzey devlet ve siyaset insanlarına doğrudan suikastların yapılması, 3. Dünya Savaşı’nın fiilen başladığına dönük iddiaların servis edilmesi, nükleer silahların kullanımıyla ilgili korku verici imaların sıradanlaşması, enerji krizinin kapıya dayanması, bu çerçevede Hürmüz Boğazı, Babülmendep Boğazı, Basra Körfezi, Süveyş Kanalı’nı içine alan kaygı uyandıran hesaplaşmalar ve karşılıklı gözdağları, savaşın başlangıç noktasından öngörülemez ve kontrol edilemez bambaşka mecralara savrulduğunu göstermektedir. 1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde yoğunlaşan, tahliye vanaları kapalı duran, jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı, belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir.
İran’ın dini liderlerinin, devlet ve siyaset hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek ihtilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir. 28 Şubat’tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen, tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür. Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muhasım gücün başarı şansı yoktur. İşte bu yüzden ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sacayağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir. ‘Terörsüz Türkiye’ hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz.” dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” çağrılarına şaşı bakanların, suçlamalarda bulunanların, MHP’nin haklılığının berraklaşmasıyla “kamyon farı görmüş tavşan” gibi donakaldığını belirtti.
“Biz yine de onların donup kalmalarını değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz” diyen Bahçeli, “Terörsüz Türkiye”yi ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında, Türkiye’nin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyu olarak nitelendirdi.
Devlet Bahçeli, “‘Terörsüz Türkiye’, Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı, ortak kader ve keder paydasında yekvücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır: Birinin tıyneti, ötekinin suretidir. Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan sürüp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir, kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir, itikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız, acımız, amacımız, atimiz, mazimiz birdir, Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz.” ifadesini kullandı.
Kimlik siyasetinin sonunun olmadığını, etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananının bulunmadığını dile getiren Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora binaen demokratik ve hukuki düzenlemelerin adım adım yerine getirileceğini söyledi.
Söz konusu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek, iyi niyetle ters düşecek, kırılganlıkları artıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınılması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “On yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış, pek çok ağır tahribata, kayba ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır. Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık, inşallah varacağız. Hedef koyduk, inşallah ulaşacağız. ‘Terörsüz Türkiye’ dedik, Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. ‘Terörsüz Türkiye’, koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur, haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur, batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur.” değerlendirmesinde bulundu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli “Terörsüz Türkiye çağrımız şimdi anlaşılmıştır!”
Siyasi menfaatlerini değil vatan ve millet onurunun yarınlarını düşündüklerini aktaran Bahçeli, katlanılan her müessif olayın daha huzurlu ve daha güvenli bir geleceğin kefareti olduğunu belirtti.
Emaneti, büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımanın milli görevleri olduğunu dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnanıyorum ki bayramın ardından, dört başı mamur reformlar aşama aşama hayata geçecektir. Ucuz hesaplara tevessül etmeden, cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden, basit yargıların peşine takılmadan maşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır. Türkiye’mizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir, gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt anca beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik, esenlik, gelişmişlik, kuvvet, kudret, ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır.
Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek, empatiyle ilerleyerek, temkinli iyimserliği de elden bırakmayarak, devletin ve milletin tartışılamaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız. Türkiye’miz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecek. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak.Türk milleti kardeşliğine ve kaderine ön şartsız sahip çıkacak.”
“CUMHURBAŞKANIMIZIN DİPLOMATİK TEMASLARI ARALIKSIZ SÜRMEKTEDİR”
“Terörsüz Türkiye”nin süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası olmadığını vurgulayan Bahçeli, “Bu yüzden mağlup olan ve sahadan boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. ‘Terörsüz Türkiye’ tuluat tiyatrosu değildir, özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır, millet ahlakı hakimdir. ‘Terörsüz Türkiye’ mevsimlik bir macera değildir, zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekun barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır.” diye konuştu.
“PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir hattın olduğunu iddia eden müfterilerin bizatihi büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerlerinin çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz” ifadesini kullanan Bahçeli, zamanın en büyük ilaç, sabrın ise en güçlü silah olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin, ABD ve İsrail’in İran’ı hedef alan saldırılarına karşı barışçıl arayışları samimiyetle icra ve ifa ettiğine dikkati çeken Bahçeli, “Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları, görevlerinde dikkatli ve ciddi, temaslarında saygılı ve hazırlıklı, sözlerinde cesur ve nazik, düşüncelerinde olgun ve yapıcı, eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir. Cumhurbaşkanımızın diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken, faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır.” sözlerini sarf etti.
Uluslararası toplumun, sıcak savaş ortamını “tribünden izlemeyi terk etmesi” gerektiğini vurgulayan Bahçeli, bazı İslam ülkeleri de dahil her ülkenin, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in “onurlu, ilkeli ve cesur” tavrından ilham alması gerektiğini aktardı.
Savaşın durması, silahların susması, diplomasinin öne çıkması gerektiğini belirten Bahçeli, “Masum insanların ölümü cinayettir. Kim veya kimler bu cinayette ortaksa insanlık karşısında suçludur. İsrail gözü kararan, kan içen, can alan, önüne gelene saldıran bir ölüm aygıtına dönüşmüştür. Asıl rejim değişikliği, asıl yönetim değişimi İsrail’de yaşanmalıdır. ABD Başkanı’nın ilk gündemi evvela bu olmalıdır. İsrail’in, ABD’nin yönetim sistemine nüfuz etmesi, karar ve denetim organlarına şu ya da bu yolla istikamet çizmesi büyük bir tehlikedir, Amerikan halkına da direkt hakarettir.” görüşünü paylaştı.
Ramazan boyunca Mescid-i Aksa’nın abluka altına alındığını ve zor kullanılarak ibadete kapatıldığını hatırlatan Bahçeli, “59 yıl aradan sona ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’da bayram namazı kılınamamıştır. Bu alçak muamele Müslüman gönülleri ve İslam alemini ileri düzeyde rahatsız ve rencide etmiştir. Mescid-i Aksa’nın manevi dokusuyla tarihsel statükosuyla hiç kimse oynayamaz. Buna teşebbüs edenler de iki cihanda en ağır bedeli ödemeye mahkum olmaktan kurtulamaz. Kudüs İslam’dır, Mescid-i Aksa İslam’dır, hepimizin ilk göz ağrısıdır, ilk kıblemizdir, Miraç mucizesinin ilk eşiğidir, siyonizmin oyuncağı olmasına ise asla göz yumulamaz.” dedi.
“KAYBEDENLER, NEHİR GİBİ KANI DÖKÜLENLER YİNE MAZLUMLARDIR”
MHP ve Cumhur İttifakı’nın, milletin bekası ve ülkenin bağımsız geleceği için dünden daha önemli bir görevle karşı karşıya olduğunu dile getiren Bahçeli, “Milli birliğimizi, güvenliğimizi, çıkarlarımızı, varlığımızı, milli gelecek projelerimizi, gönül ve kültür coğrafyalarımızın şerefini sömürge hesaplarına, siyonist planlara, egemen güçlerin inisiyatifine terk etmeyeceğiz. Sonuçları ne olursa olsun alttan almayacağız.” ifadesini kullandı.
“Buralarda petrol, gaz, su, paylaşacak toprak bitmedikçe savaşlar da bitmeyecektir. Görünen odur ki bu kaynaklar tükenmedikçe gözyaşları dinmeyecektir” sözlerini sarf eden Bahçeli, kaybedenlerin her dönem olduğu gibi yine mazlumlar olduğunu söyledi.
Tarihin doğru yerinde durarak mazlumların güvencesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Bahçeli, “Hiçbir tehdide eyvallah etmeyeceğiz. Hakkımızı yere düşürmeyeceğiz, inancımızın, irademizin ve devlet olmaktan kaynaklanan iffetimizin karşısına kim çıkarsa çıksın hepsini ezip geçeceğiz.” diye konuştu.
Ziya Gökalp’i, doğumunun 150. yıl dönümünde rahmetle yad eden Bahçeli, sözlerini, Gökalp’in “Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan. Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan” dizeleriyle tamamladı.
Daily Agenda
Strong messages from Minister Çiftçi who met with young people: Türkiye Century, Gaza, Jerusalem…
Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi attended the “Turkish Debate Competition Grand Türkiye Final” program organized by the Turkish Youth Foundation (TÜGVA). Minister Çiftçi, who started his speech with the lines “The turbid flowing waters will calm down again. Poles will be hammered into the sky again. The point of happiness will be reached again. An order beyond the ages will be established again. Ignorance is left with a cursed reed in its hands. Look at the horizon, my hero; the revolution is almost here”, Minister Çiftçi said that he was pleased to meet with the young people. Mustafa Çiftçi said, “You are the bannermen of a youth march that thinks, reads, researches, searches for evidence, and speaks with decency. This picture is strong, hopeful and the footsteps of the youth of the Turkish Century. Stating that the history of humanity is also the history of the word, Minister Çiftçi said, “The word is one of the greatest blessings that make people human. There is the word; It transcends ages, awakens generations, and raises up civilizations. There is the word; It gives direction to a nation and becomes a shield against oppression. In our civilization, the word; is personality. Word; It is responsibility. Language; “It is the mirror of morality,” he said.
“WE NEED TO BRING THE WORD WITH KNOWLEDGE, INTELLECTUAL DECITY, CLAIM WITH MORALITY”
Referring to Yunus Emre’s verses, Minister Çiftçi said, “A word ends the war; it can turn anger into tranquility, separation into brotherhood, darkness into hope. Therefore, we will always and everywhere do justice to the word. We need to bring the word together with knowledge, the idea with decency, and the claim with morality.” Referring to the importance of debate in the development of young people, Minister Çiftçi said, “Debate teaches us to speak in moderation, to defend the idea with evidence, to listen to the other person and to object with decency.”
“THERE IS THE WORD IN THE RESEARCH OF THIS NATION”
Emphasizing the tradition of science and wisdom of Islamic civilization, Minister Çiftçi said, “We are the ummah of the Prophet Muhammad, who sent down light with divine words into the darkness of ignorance, turned Yathrib into Medina, and turned every assembly into a school. We are the heirs of a great civilization that walks on the path of science, wisdom and wisdom.” Referring to the scientific journey of Islamic civilization, Minister Çiftçi said, “In our history, there is a pen as well as a sword. There is an idea as well as conquest. There is wisdom as well as courage. There is prayer as well as the state. There is speech, wisdom and decency in the yeast of this nation.”
“ISLAMIC CIVILIZATION GROWED WITH WORD AND KNOWLEDGE”
Stating that the Holy Quran was sent down to humanity as the Divine Word and that the Prophet Muhammad’s notification began with words, Minister Çiftçi said, “Islamic civilization grew with words in scientific circles, madrasah rooms, mosque podiums, councils and assemblies. That first scientific circle established in Ashab-ı Suffa became the cornerstone of a civilization and grew for centuries. With translation in Beytülhikme, “New horizons were reached with classification in Khwarezm, with wisdom in Bukhara, with wisdom in Baghdad, with aesthetics in Andalusia, and with state intelligence in Istanbul. Science has shed light on humanity in a great line extending from Al-Kindi to Imam Ghazali, from Cezeri to Davud el-Kayseri,” he said.
“IT BROUGHT HOPE TO THE HEARTS OF OPPRESSED NATIONS”
Stating that these platforms, these intellectual venues, have a very meaningful meaning in the history of the country, Minister Çiftçi said, “Our esteemed President Recep Tayyip Erdoğan won first place with his friends in the Inter-High School Debate Competition, which he participated in when he was a student at Istanbul Imam Hatip School in 1972. The words that started that day in a high school platform turned into a leadership stance shouting the truth years later in the nation’s platform, the state platform and the world platforms. “What rose against injustice in Davos was ‘one minute’, and what rose from the podium at the United Nations was ‘The world is bigger than five’.” he said. Minister Çiftçi stated that this stance went down in history as a strong call of conscience against global injustice; “It brought hope to the hearts of oppressed nations. It showed that Türkiye is no longer a country that closes in on itself; it is a great state that defends rights, voices justice, and speaks out on behalf of humanity. Take a big share from this. Every idea you defend today can be the first step of a great claim that will serve your nation tomorrow. The courage you show today can turn into a stance that will be the voice of Türkiye tomorrow.” he said.
“INFORMATION AND NOISE ARE COMING TO US AT THE SAME TIME”
Stating that the age we are going through gives young people both opportunities and responsibilities, Minister Çiftçi said, “The digital world facilitates access to information. However, it also carries with it many new challenges that distract the mind, erode identity, target the family, and alienate people from their own essence. Information and noise come to us at the same time. Truth and lies are spreading at the same speed.” Stating that surviving in this age requires a strong spirituality, solid character, a deep-rooted sense of belonging and critical thinking, Çiftçi said, “Because the mind questions, the heart gives direction, conscience sets standards; spirituality keeps people alive.”
“Türkiye’S CENTURY IS THE CENTURY OF YOUTH”
Stating that Türkiye has experienced great transformations under the strong leadership of President Recep Tayyip Erdoğan, Minister Çiftçi said, “There is now a Turkey that leans on its own power and draws its own direction. With the permission of God Almighty, this march will now lead us to the ideal of a Great and Strong Turkey with the vision of the Turkey Century. The Turkey Century is the century of youth; the century of young people with ideas, moral and well-equipped young people. The Century of Turkey is the century of those who protect their faith, who protect their family, who protect their flag, who protect their state.” “It is the century of young people who take care of themselves.” made his statements.
“WE WILL NEVER COMPROMISE OUR STANCE TOWARDS PALESTINE”
Stating that Türkiye’s word is followed with hope in every corner of the geography of the heart, especially in Palestine and Gaza, Çiftçi said, “Because Türkiye’s word finds a response as trust in the hearts of the oppressed, as a prayer in sad geographies, as a call in the conscience of humanity. That is why our stance, our words and our sensitivity are very valuable.” Emphasizing that they will continue to have an uncompromising stance on Palestine, Minister Çiftçi said, “There will be those who will be disturbed by our sensitivity towards Palestine. Of course, there will be those who will be disturbed by our connection to Jerusalem. There will also be those who will be disturbed by our raising our voice against the genocide taking place before the eyes of humanity in Gaza. But we will never compromise on this stance.”
“WE WILL LISTEN TO GAZA’S CRY”
Minister Çiftçi stated that he will see standing by the oppressed and fighting for a just world order as the most fundamental responsibility of being human; “We will carry the cause of Jerusalem’s freedom in our hearts. We will feel the pain of Palestine in our conscience. We will listen to the cry of Gaza. We will see standing by the oppressed and fighting for a just world order as the most basic responsibility of being a human being,” he said. Stating that President Recep Tayyip Erdoğan’s stance on Palestine gave them direction, Çiftçi said, “Our esteemed President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan’s leadership stance defending the rights of Palestine, the oppressed of Gaza, and the dignity of Jerusalem on every platform will also give us direction. We will carry this sensitivity with the same belief, the same determination, the same conscience, and we will not let anyone question this sensitivity.”
YOU WILL BUILD THE TURKISH CENTURY
Addressing the youth, Minister Çiftçi said, “Remember; the branches of the tree whose roots are strong reach the sky. Our root is faith, our trunk is the nation, our branches are science, technology, art and politics. You are the sprouts of this great tree reaching to the future.” Stating that, as the Ministry of Internal Affairs, they are working to ensure that young people can receive education in peace and prepare for a safe future, Minister Çiftçi said, “Our goal in every field, from our universities to our cities, from the digital world to our streets, is the same; to pave the way for our young people and to strengthen the peace of Türkiye. While you are building the Turkish Century with science, ideas, morals and production, we will work hard to strengthen the ground of peace and trust.” he said. At the end of his speech, Minister Çiftçi congratulated the Turkish Youth Foundation and said, “On this occasion, I congratulate our Turkish Youth Foundation, which is a strong youth school where our young people meet their values, grow up with the understanding of civilization, and grow their minds and hearts in the same direction, for this meaningful program.”
Daily Agenda
Minister Gürlek: 706 operations were carried out in May, 4 thousand 606 suspects were arrested
Minister Gürlek, in his statement on his virtual media account, said, “Under the leadership of our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, we continue our fight against drug, illegal betting and virtual gambling crimes targeting the future of our youth, our family structure and social order with determination. 706 operations were carried out across the country in May, under the coordination of our 81 provincial Chief Public Prosecutor’s Office and thanks to the effective cooperation and coordination with our Ministry of Internal Affairs. As a result of these operations, 9 thousand 381 suspects were prosecuted.” “The procedure was carried out; 4 thousand 606 suspects were arrested and judicial control measures were implemented against 1317 suspects.”
Under the leadership of our President Mr. @RTErdogan, we continue our fight against drug, illegal betting and virtual gambling crimes that target the future of our youth, our family structure and social order with determination.
Under the coordination of our 81 provincial Chief Public Prosecutor’s Office, Internal Affairs… pic.twitter.com/NskyTY0jZR
— Akın Gürlek (@abakingurlek) June 8, 2026
‘JUDICIAL PROCEEDINGS WERE TAKEN AGAINST 2 THOUSAND 531 SUSPECTS IN ISTANBUL’
Minister Gürlek said, “Our city of Istanbul is one of the cities where operational processes are carried out most intensively with the judicial proceedings against 2 thousand 531 suspects. On this occasion, I would like to thank our chief public prosecutor’s offices, our police and gendarmerie law enforcement units, and all our public institutions and personnel who contributed to the process. We will not allow any criminal focus that threatens the peace and security of our nation.”
Daily Agenda
President Erdoğan met with Vice President of Venezuela Delcy Rodriguez! 3 billion dollar target in trade
President Recep Tayyip Erdoğan welcomed Venezuelan Interim President Delcy Rodriguez, who visited Türkiye upon his invitation, with an official ceremony.
After the welcoming ceremony at the Presidential Dolmabahçe Office, President Erdoğan and Interim President of Venezuela Rodriguez held bilateral and inter-delegation meetings.
Vice President Cevdet Yılmaz, Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan, Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar, Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır, Minister of Commerce Ömer Bolat, Presidential Communications Director Burhanettin Duran, Chief Foreign Policy and Security Advisor to the President Akif Çağatay Kılıç were present at the meeting.
TARGET IN TRADE IS 3 BILLION DOLLARS
In the statement made by the Directorate of Communications, the following statements were made:
“Our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, received the Vice President of Venezuela, Delcy Rodriguez, and his delegation, who paid a working visit to our country, in Istanbul. Turkey-Venezuela bilateral relations and global developments were discussed during the reception. President Erdoğan stated during the meeting that our country always stands by the friendly Venezuelan people.
Daily Agenda
BREAKING NEWS | Party Spokesperson Müslim Sarı announced! Kılıçdaroğlu will hold the CHP group meeting
Breaking news: While the management crisis in the CHP following the absolute nullity decision continues, it was a matter of curiosity who would hold the group meeting to be held in the Turkish Grand National Assembly (TBMM) on Tuesday.
CHP Spokesperson Müslim Sarı stated in his statement that Chairman Kemal Kılıçdaroğlu will hold the group meeting in the Turkish Grand National Assembly tomorrow.
“IT WILL BE CONSIDERED AS DISRESPECTFUL”
Sarı used the following statements:
“Our Chairman, Mr. Kemal Kılıçdaroğlu, will hold the group meeting in the Turkish Grand National Assembly tomorrow and will address our party and our people, as all chairmans do.
“Any negativity that may arise will be considered as disrespect towards the founding party of our country and the historical legacy of Gazi Mustafa Kemal Atatürk.”
WHAT HAPPENED?
According to the decision of the 36th Civil Chamber of the Ankara Regional Court of Justice (BAM), the 38th Ordinary Congress of the CHP on 4-5 November 2023 and the Istanbul Provincial Congress on 8 October 2023 were canceled due to “absolute nullity” (absolute nullity).
Daily Agenda
BREAKING NEWS | Kılıçdaroğlu announced! CHP congress process begins
Republican People’s Party (CHP) Chairman Kemal Kılıçdaroğlu, in his statement on his social media account, stated that the congress process will be started with the first Party Assembly meeting to be held on Thursday, June 11.
Kılıçdaroğlu used the following statements in his post:
“We are a giant family that grows enriched by our different ideas and unites around the same goal.
We are not rivals; We are the children of the Republican People’s Party, walking shoulder to shoulder.
THE CONGRESS PROCESS IS BEGINNING
Our goal is clear: To establish justice and democracy in the second century of our Republic and to realize our nation’s goal of modern civilization.
We are starting our congress process with the first Party Assembly meeting on Thursday, June 11th. “I invite our entire organization to be united in our group meeting tomorrow and to unite with common sense and camaraderie.”
KILIÇDAROGLU WILL HOLD THE GROUP MEETING
On the other hand, Republican People’s Party (CHP) Spokesperson Müslim Sarı announced that the group meeting of his party in the Turkish Grand National Assembly will be held by Chairman Kemal Kılıçdaroğlu on Tuesday.
Daily Agenda
Statement from DMM: The claim that Turkish planes violated Greek airspace is unreal
In the statement made by DMM, “The allegations made in some media outlets and shared on social media accounts that ‘Turkish planes harassed the planes carrying Greek Defense Minister Nikos Dendias and European ministers and that Turkish planes violated Greek airspace are completely untrue. 4 out of 6 air traffic flying on the Greece-Greek Administration of Southern Cyprus (GCA) route on June 7, 2026 violated the airspace of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC).” For this reason, two Turkish F-16 aircraft stationed in TRNC, which were on A/R watch, were immediately removed as a precaution. The aircraft operated over the TRNC airspace and did not violate the Greek Cypriot Administration’s airspace, and the mentioned traffic was not harassed. On 6 June 2026, all of the flights carried out within the scope of the 115th Anniversary of the Air Forces Command and the Youth and Aviation Festival were carried out in the 2nd Main Jet Base Command flight zone. “The airspace has not been violated in any way. We kindly request that the allegations made for the purpose of manipulating the international public opinion and creating a provocation should not be taken into account.”
-
Daily Agenda3 days agoLast Minute | The verdict was announced in the bomb attack case in Reyhanlı, Hatay: 3 thousand 921 years of imprisonment with 53 aggravated life sentences.
-
Daily Agenda3 days agoFirst Lady Erdoğan spoke at the Opening of the Zero Waste Forum: Zero waste is a bridge connecting all roads
-
Daily Agenda3 days agoAt the Zero Waste Forum 2026, experts evaluated the connection between zero waste and circular economy
-
Politics3 days agoTürkiye aims to boost AI competitiveness with new action plan
-
Daily Agenda3 days agoBREAKING NEWS | President Erdoğan announced: Ziraat, Vakıf and Halk Katılım will merge, Emlak Katılım will go public!
-
Daily Agenda2 days agoKilis Mayor resigned from CHP
-
Politics2 days agoKurum highlights Türkiye’s climate commitment on World Environment Day
-
Daily Agenda2 days agoZero Waste Festival events continue on the third day! Great interest from families and young people…
