Daily Agenda
Son Dakika | TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Suriye mesajı: 10 Mart mutabakatına uyulmalı
Son dakika… TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora ilişkin “Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak.” dedi.
Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla TBMM Basın Koridoru’ndaki parlamento muhabirlerini ve Parlamento Muhabirleri Derneğini (PMD) ziyaret etti.
Gazetecilerin gününü kutlayan Kurtulmuş, daha sonra PMD Başkanı Kemal Aktaş ve dernek yönetimiyle bir araya gelerek burada gazetecilerle sohbet etti, soruları yanıtladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ederek, parlamento muhabirlerinin önemli görev üstlendiğini belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun ne zaman hazırlanacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, komisyonun, demokrasi göstergesi olarak kabul edildiğini vurguladı.
Komisyondaki katkıları nedeniyle siyasi partilere ve üye milletvekillerine teşekkür eden Kurtulmuş, komisyonda toplumun farklı kesimlerinin dinlendiğini hatırlattı.
Kurtulmuş, demokratik olgunluk ve katılım içerisinde komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü, nihai safhaya girildiğini ifade etti.
Siyasi partilerin kendi raporlarını hazırlayarak siyasi tutum belgelerini deklare ettiğini aktaran Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Partilerimizin ortaklaştığı, ayrıştıkları noktalar var. Bundan sonra çok titiz şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrılmış, ayrışmış gibi görünen noktalarda da eğer yapılabilirse mutabakat ortaya konularak nihai raporu hazırlayacağız. Bunun çok uzamayacağını ümit ediyorum. Komisyonda temsil edilen grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle iki toplantı yaptık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, toplantıya katılan arkadaşlarımızın hepsi büyük bir iyi niyetle, uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar. Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak. Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacağı için burada özellikle örgütün silahlarını bırakmasının tespit edilmesinden sonra yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili teklifler TBMM Genel Kuruluna sunulacak. Bundan sonrası Meclisin, Genel Kurulun işidir.”
“SDG’NİN SURİYE’NİN YENİ YÖNETİMİNE ENTEGRASYONUNUN SAĞLANMASI LAZIM”
Soru üzerine Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmeleri gün gün, saat saat yakından takip ettiklerini vurguladı.
Kurtulmuş, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, Suriye’nin ve bölgenin geleceği için hassas olduğuna işaret etti.
Suriye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesinin Suriye halkının menfaatine olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Suriye’deki yeni yönetimin katılımcı, bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, sistemi inşa etmesinin Türkiye’nin önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye’de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği yönetim anlayışını teşvik ettiklerini, bu konudaki fikirlerini Suriye yönetimine ve taraflara ifade etmeye çalıştıklarını anlattı.
Türkiye’nin ve bazı ülkelerin bölge politikalarına yönelik yaklaşımları arasındaki zıtlığa dikkati çeken Kurtulmuş, bazı ülkelerin temel amacının bölgeyi daha fazla parçalamak ve bölmek olduğunun altını çizdi.
Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“İsrail, Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor, Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir. İsrail için bölgenin bütün halkları kendi tabirleriyle, siyonist ideolojinin çarpık yaklaşımıyla kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir. Bölge halklarının, Suriye’deki bütün unsurların, birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım. 10 Mart Mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu, Suriye Türklerinin, Suriye Araplarının lehine olandır, Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan yaklaşımdır. Bizim için bu sürecin başlangıcındaki önemli noktalardan birisi İmralı’dan gelen çağrıydı. 27 Şubat çağrısında da esas mesele, artık örgütün silahlı mücadeleyi geride bıraktığı, bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakmasının ortaya konulduğu iradeydi. Biz Türkiye olarak bunu esas alırız. Asıl olan PKK’nın bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakması ve bunun için de sürecin hızlandırılarak, zaman zaman da kolaylaştırılarak tamamlanması lazım.”
Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini, süreçle ilgili her türlü takibin yapıldığını belirtti.
“Bizim amacımız şu anda Halep’te görülen çatışmaların bir an evvel sonlandırılması” diyen Kurtulmuş, 10 Mart mutabakatına bütün tarafların uyması gerektiğini söyledi.
“EN UFAK İHMAL, KAYIRMA, ÖRTME YOKTUR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “TBMM’de stajyer öğrenciye istismar” iddialarına ve yürütülen soruşturmaya yönelik soru üzerine, bu olayın herkesi derinden sarstığını ifade etti.
“Ailemizden birisine yapılmış mesele olarak algıladık.” diyen Kurtulmuş, kendisine konunun aktarılmasının ardından gerekli talimatları verdiğini aktardı.
Hızlı ve etkin soruşturma süreci başlatıldığını dile getiren Kurtulmuş, konunun kendilerine 19 Kasım 2025’te iletildiğini, 20 Kasım 2025 sabahında soruşturmaları başlattıklarını hatırlattı.
Adli soruşturma kapsamında 5 şüpheliden 4’ünün tutuklandığını dile getiren Kurtulmuş, ihmali görülen bir yöneticinin önce açığa alındığını sonra da görevinden uzaklaştırıldığını anlattı. Kurtulmuş, ilgili kişilerden 3’ünün devlet memurluğundan atıldığını, bir kişinin de kurum dışına çıkarıldığını söyledi.
İdari soruşturmanın süratli, etkin şekilde yerine getirildiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bu süreçte Meclis olarak üzerimize düşeni yaptık. En ufak ihmal, kayırma, örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak en hafif tabiriyle usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir.” diye konuştu.
Yaşanan süreçte bazı dezenformasyon çalışmalarının yapıldığına işaret eden Kurtulmuş, “Dünyada parlamentosunda tecavüz vakası tek ülke” şeklinde ifadelerin kullanıldığını aktararak, bu söylemleri eleştirdi.
Kurtulmuş, konunun üzerine gittiklerini, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için Genel Sekreterliğin 3 basın açıklaması yaptığını belirtti.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyelerinin bilgilendirildiği, siyasi partilere takip için temsilci verebileceklerinin söylendiğini dile getiren Kurtulmuş, sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
Kurtulmuş, bu konudaki yargılamanın 16 Ocak’ta başlayacağını, TBMM Hukuk Bürosu’nun da mahkemeyi takip edeceğini ifade etti.
İddialarla ilgili önce bir kişinin şikayetçi olduğunu daha sonra 2 kişinin daha şikayette bulunduğunu, bir şikayetçi babayla görüştüğünü anlatan Kurtulmuş, bundan sonraki süreçlerle ilgili idari mekanizmaları kuracaklarını bildirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “7 bin kişinin çalıştığı bir yerden bahsediyoruz. Burada 5 kişi, bir kişi bile olsa yüz kızartıcı durumdur. Sanki Meclis’te tecavüz, istismar vesaire bunlar olağan işlermiş ve sürekli her gün, her daim oluyormuş gibi bir algıyı ortaya koymak TBMM’ye hakarettir, TBMM’nin manevi şahsiyetine karşı bühtandır.” değerlendirmesinde bulundu.
CHP’nin bugün Meclis’te emekli maaşlarına dikkati çekmek için eylem yapacağının anımsatılması üzerine Kurtulmuş, “Herhangi bir partinin nasıl eylem yapacağına ben karar verecek değilim. TBMM her fikrin konuşulabileceği yerdir. Ancak TBMM çalışmalarının nezaketi bakımından çalışmaların akışını bozmayacak şekilde partilerin bu sürece katkı sunmaları lazım. Yani Meclisi kilitlemek, Meclisin çalışmalarını gerçekleştirmemek gibi bir eylemi herhalde CHP’liler de düşünmez diye ümit ediyorum.” diye konuştu.
“MECLİS’İN İTİBARINI YÜKSELTMEMİZ LAZIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “TBMM’nin işlevinin azaldığı” yönünde eleştiriler yapıldığının aktarılması üzerine, “Meclisin işlevsiz hale geldiği” görüşüne katılmadığını vurguladı.
Terör sorununu çözmek için Meclis’teki bütün siyasi partilerin bir araya geldiğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Bu Meclis mi etkisiz Meclistir?” sorusunu yöneltti.
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Meclis, bütün yasal çalışmalara herkesin katıldığı, fikrini söylediği, zaman zaman dozu yüksek bile olsa tartışmalarla müzakerelerin yapılabildiği, fikir özgürlüğünün sonuna kadar kullanılabildiği Meclis. Belli dönemlerden kalan hastalıktır. Meclis’teki çay, çorba gündeme gelir. ‘Milletvekilleri bedava arabaya, uçaklara biniyor’ gibi algılarla Meclis’in itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı bir odak var Türkiye’de. Tam tersine Meclisin daha fazla, etkili çalışması için görev milletvekillerine düşüyor. Eksik taraflar varsa, ki var, eksik tarafların giderilebilmesi için çalışmak Meclise düşüyor. Meclisi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur. Türkiye demokrasisinin kalbi burasıdır. Burayı en itibarlı hale getirmek, milletin nezdinde de problem çözen bir merci haline getirmek zaten demokrasinin gereğidir. Bu çerçevede hepimizin, eylemlerimizle, söylemlerimizle Meclisin itibarını yükseltmemiz lazım.”
Üslup konusuna dikkati çeken Kurtulmuş, kadın milletvekillerinin aralarında bir inisiyatif başlatacağını söyledi.
Meclis’teki kavgayı, istenmeyen görüntüleri oluşturanların milletvekilleri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, herkesin ne söylediğine dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesine ilişkin, “Bu, tamamıyla uluslararası hukukun paramparça edilmesidir, ayaklar altına alınmasıdır. Bunun asla tasvip edilmesi mümkün değildir. Bu, orman kanunlarının işlerliğinin dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmesidir. Fevkalade vahim bir durumdur. Bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.
TBMM İçtüzüğü’nün daha fazla söz almayı mümkün kılacak, birtakım uzun tartışma sürelerinden ziyade etkin tartışmayı sağlayacak güçlü bir şekilde ortaya konulması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, bazı meselelerin İçtüzük’teki eksikliklerden, bazılarının da İçtüzüğün doğru uygulanmamasından kaynaklandığını gördüklerini, bunların düzeltilebileceğini ifade etti.
Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışmasının şart olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Partilerimizin bildiğim kadarıyla hemen hepsinin geçmiş dönemlerde anayasa teklifleri vardır. Ama Türkiye’nin hangi konularda neye ihtiyacı olduğu, sivil, demokrat, katılımcı, kuşatıcı, özgürlükçü, Türkiye’nin 21. yüzyıl hedeflerini yakalamasına vesile olacak yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Ama anayasa meselesini özellikle komisyon çalışmaları çerçevesinde tamamıyla dışarıda tuttuk. Konumuz orada terörün sona erdirilmesi ve Terörsüz Türkiye’nin tahkim edilmesi olduğu için. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde bir ödev olarak yeni bir anayasa duruyor.” diye konuştu.
“MİLLETVEKİLİNİN BAŞKA BİR PARTİYE GEÇMESİ KONUSUNDA EN UFAK BİR ENGEL YOKTUR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, milletvekili transferlerine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:
“Türkiye’de milletvekili transferi meselesi yeni karşımıza çıkmıyor. Her dönem, her zaman milletvekili transferleri oldu. Bu öncelikli olarak milletvekillerinin kendi kişisel tercihleridir. Dolayısıyla buna bizim söyleyecek bir durumumuz yok. Ancak birtakım yasal düzenlemeler yapılır, İçtüzük düzenlemeleri çerçevesinde bununla ilgili de bazı adımlar atılırsa, o başka bir konu. Ama bugün itibarıyla baktığınızda herhangi bir milletvekilinin başka bir partiye geçmesi konusunda en ufak bir engel yoktur ve bu durum doğrudan doğruya milletvekillerinin kendi tercihidir.”
“GAZZE’DEKİ SOYKIRIM İNSANLIK İÇİN FEVKALADE ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”
“ABD’nin son günlerdeki pervasızlığı terörist İsrail’den ilham alır gibi. Gazze’deki soykırım ateşkese rağmen devam ediyor. 70 binden fazla insanın katledildiği, 250’den fazla gazetecinin şehit edildiği bir yerden bahsediyoruz. Maalesef dünya sessiz. Nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine Kurtulmuş, ilk andan itibaren insanlık cephesinin onurlu öncüleri olarak her platformda Gazze’deki saldırılara karşı çıkmaya özel bir gayret gösterdiklerini belirtti.
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilgili bakanların, TBMM Başkanı olarak kendisinin, katıldıkları her uluslararası toplantıda, konu ne olursa olsun mutlaka meseleyi Gazze konusuna getirerek orada işlenen insanlık suçlarına dikkati çektiklerini, İsrail’in gerçekleştirdiği apaçık soykırıma bir insan ve insanlık cephesinin önemli bir üyesi olarak her platformda karşı çıktıklarını ifade etti.
“Gazze’deki soykırım sadece Filistin davası, sadece Filistin halkı için önemli değil. Gazze’deki soykırım aynı zamanda insanlık için fevkalade önemli bir dönüm noktasıdır” diyen Kurtulmuş, Gazze soykırımının dünyada yeni bir dönemi başlattığına dikkati çekti.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, uluslararası alanda kuralın esas olmadığı, sadece gücün ve güçlünün sözünün geçerli olduğu, arkasında siyasi ve askeri güç olanların dilediklerini dilediği gibi yaptığı bir dönemin kapısının sonuna kadar açıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Gazze soykırımına sessiz kalanlar en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır. Yarın bir güç tarafından kendileri de aynı şekilde muhatap olurlarsa artık sığınacakları, kuralların işletilmesini isteyecekleri bir uluslararası sistem kalmamıştır. Üzülerek ifade ediyoruz, başından beri on yıllardır söylediğimiz şey, artık ayan beyan ortada, Birleşmiş Milletler kağıt üzerinde bir yapıdan ibarettir. Dünyanın hiçbir uluslararası kurum ve kuruluşunun artık fiili olarak bir fonksiyonu kalmamıştır. Böyle bir dünya, artık uluslararası hukukun geçerli olduğu bir dünya değil, orman kanununun geçerli olduğu bir dünyadır. Gazze’deki bu soykırıma taraf olanlar, destekleyenler ya da soykırıma sessiz kalanların en büyük yanlışlığı, dünyada orman kanununun geçerli olduğu bir dönemin açılmasına vesile olmalarıdır. Bu kapı açıldıktan sonra artık bu kapıdan kimlerin nasıl gireceğini bilmiyoruz.”
“VENEZUELA SALDIRISI, ‘DEVLETLERİN EGEMENLİKTE EŞİTLİĞİ’ PRENSİBİNİN ASLA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMADIĞINI ORTAYA KOYDU”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ABD’nin, orman kanunlarının geçerli olduğu döneme, hemen yeni yılın başıyla birlikte giriş yaptığını söyleyerek, ABD’nin, kendi egemenliği olan, bağımsız bir ülkenin devlet başkanını, hangi gerekçeyle olursa olsun, dünyanın gözü önünde naklen yayınlar yaparak, gece baskınıyla yatağından alarak yargılamaya başladığını belirtti.
Kurtulmuş, “Bu, tamamıyla uluslararası hukukun paramparça edilmesidir, ayaklar altına alınmasıdır. Bunun asla tasvip edilmesi mümkün değildir. Bu, orman kanunlarının işlerliğinin dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmesidir. Fevkalade vahim bir durumdur. Bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.
Yeni bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu, “insanların yaratılışta eşitliği, devletlerin de egemenlikte eşitliği” prensibinin bu küresel sistemin ana kaidesi olması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“En son Venezuela saldırısı da, ‘devletlerin egemenlikte eşitliği’ prensibinin asla göz önünde bulundurulmadığını açıkça ortaya koydu. Kabul edilemez ve maalesef yeni bir döneme, yeni bir düzensizliğe doğru iş gidiyor. Sadece düzensizlik olsa, bundan sonraki dönem maalesef yeni bir kaos döneminin de eşiğidir. Üzülerek takip ediyoruz. Türkiye olarak bizim burada mutlaka doğru tarafta, haklı olan tarafta durmamız lazım. Bizim uluslararası meşruiyetten, devletlerin egemen eşitliğinden, halkların kendi özgür iradesiyle kendi siyasi geleceğini belirleme prensibinden ve insanların yaratılışta eşit olduğu prensibinden asla taviz vermeden dünyaya yeni şeyler söyleme döneminde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Hep bir motto olarak söylenen ‘Dünya 5’ten büyüktür’ün ne kadar önemli bir siyasal feveran olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Beş ülkeden herhangi birisi kendisini ya da kendi koruduğu ülkeyi korursa, onun aleyhine bir karar almak mümkün değil. Böyle bir sistem yürümez. Bundan sonra ise en tehlikeli dönemine girmiştir. Artık kaosun normal düzen haline geldiği bir devre doğru geçiyoruz.”
“HEM SURİYE İÇİ AKTÖRLER HEM DE SURİYE DIŞI AKTÖRLERİN HEPSİ TÜRKİYE’NİN BU KONUDAKİ HASSASİYETİNİN FARKINDA”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasını Suriye’nin güvenliği için de elzem gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Her yerde, her bölgede, her şehirde, her mahallede silahlı adamların, örgütlerin olduğu bir ülke düşünülemez. Böyle bir ülke olmaz, kim isterse istesin olmaz. Böyle bir ülkeye de kimse müsaade etmez. Dolayısıyla mesele Suriye’nin toprak bütünlüğüdür. Arap’ın da Kürt’ün de Türkmen’in de bütün etnik yapıların, bütün mezhebi yapıların sözünün itibarı olduğu, güçlü bir Suriye devlet yapılanmasına ihtiyaç var. Biz bunun için her türlü telkini, her türlü tavsiyeyi ortaya koymaya çalışıyoruz. Suriye’deki düzensizliğin de Türkiye için önemli, hayati bir güvenlik sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz. Orada da hassasiyetlerimizin herkes farkındadır. Hem Suriye içi aktörler hem de Suriye dışı aktörlerin hepsi Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin farkındadır. Yani Türkiye, ‘Suriye’de birlik beraberlik olsun’ derken sadece bir temennide bulunmuyor, kendisi için yaşamsal bir sınırı ortaya koyuyor.”
Daily Agenda
Decision in the TÜSİAD case: 1 year and 3 months in prison for the presidents
Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office launched an ex officio investigation on charges of “attempting to influence a fair trial” and “publicly disseminating misleading information to the public” due to the words of TÜSİAD High Advisory Council President Mehmet Ömer Arif Aras, who made a statement at the association’s general assembly on February 13, that were likely to disrupt public peace.
REQUEST FOR UP TO 5 YEARS OF PRISON
As a result of the investigation, in the first indictment prepared by the prosecutor’s office against Turan and Aras, a prison sentence of up to 5 years and 6 months was requested for the crime of “publicly disseminating misleading information to the public”. In the second indictment, it was requested that he be sentenced to a judicial fine of not less than 50 days for the crime of “attempting to influence a fair trial in a chain manner”. It was decided to combine these indictments.
THE DECISION HEARING WAS HELD
The decision hearing of the case was held at the Istanbul 28th Criminal Court of First Instance. Defendants Mehmet Ömer Arif Aras, Orhan Turan and their lawyers were present at the hearing. The defendants defended themselves against the opinion and demanded their acquittal.
Daily Agenda
BREAKING NEWS… There is no room for manipulation on social media! Director of Communications Duran announced: Access to 41 social media accounts has been blocked
Director of Communications Duran, in his post on his social media account, announced that following the latest developments in the region, it has been determined that intense disinformation and psychological operation activities targeting Türkiye are being carried out in digital media. In his statement, Duran pointed out that from the first moment of the attacks against Iran, it has been seen that some social media accounts have been making systematic posts aimed at creating fear, panic and insecurity in the society through unverified content, and said, “The relevant institutions of our state have followed this process closely from the first moment; the necessary steps have been taken with determination against digital manipulation attempts targeting public order, social peace and our national security. In this context, the General Directorate of Security, Department of Combating Cyber Crimes, Information Technologies and Communication Authority, under the coordination of the Presidency Directorate of Communications.” “As a result of the work carried out with our Chief Public Prosecutor’s Offices, access to 41 social media accounts (X, Facebook and Instagram) targeting the domestic front with disinformation and provocative content has been blocked. 75 contents have been removed from digital platforms. Legal proceedings have been initiated against these and other accounts under investigation, which were found to be carrying out psychological operations with criminal posts.”
Daily Agenda
President Erdoğan met with the Italian Prime Minister
In the statement made by the Directorate of Communications, the following statements were made:
Our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, had a telephone conversation with Italian Prime Minister Giorgia Meloni. Leaders discussed regional and global issues, especially Türkiye-Italy bilateral relations and the course of the conflict process in our region. During the meeting, our President stated that they are working to further the Türkiye-Italy cooperation in every field, especially trade.
President Erdoğan stated that Türkiye is closely following the developments in Iran and their reflections on the region, and that the necessary suggestions have been made to the parties to avoid steps that increase instability. Our President stated that, as Türkiye, we advocate strengthening the basis for diplomacy, that the international community should work together for this, and that the conflictual process carries risks that will endanger global security. President Erdoğan stated that the conflicts taking place in our region and the world once again reveal the importance of NATO allies increasing their cooperation, especially in the defense industry.
DETAILS COMING…
Daily Agenda
Iftar table at ITU campus – Last Minute News
Istanbul Technical University students met at the 7th traditional iftar event held at ITU Ayazağa Campus. In the program attended by thousands of university students, the area was colored with decorations and lighting and was crowned with the verse “Believers are brothers”. While more than 50 tables were set up in the area, thousands of young people broke their fast together and performed the evening prayer collectively after iftar. The traditional iftar event, held every year, was held with a different enthusiasm this year.

“I WOULD KEEP MY FAST ALONE”
BAYKAR Chairman of the Board of Directors Selçuk Bayraktar and National Defense University Rector Erhan Afyoncu also participated in the program and broke their fast with the students. Bayraktar, himself an ITU graduate, addressed the young people in the field after the iftar.

Bayraktar talked about the months of Ramadan, which he spent with difficulty abroad during his university years, with the following words: “When I go back years ago, I graduated from ITU and was working as a research assistant abroad. Of course, the Ramadan season would coincide again. We would fast, but alone. There was no one around…

“YOU MAKE ME HOPE”
It was time for iftar. I will never forget, we would break our fast with a slice of pizza and a soft drink at the food court. Alone, of course. Now I thank God that He showed me these days. Together with you, thousands of my young brothers and sisters, we celebrate and observe Ramadan together, in a brotherly and friendly manner, at the same table. Just like a festival. Indeed, it always makes me grateful for today and gives me hope for the future, in this dark situation the world is dragged into.”
Daily Agenda
Critical operation from MİT in Damascus – Last Minute News
The National Intelligence Organization (MİT) destroyed the DAESH cell that was preparing sabotage actions in Damascus. 3 DAESH members were captured in the operation carried out as a result of MİT’s intelligence sharing. A bomb-laden vehicle was neutralized. As a result of the intelligence shared by MİT with Syrian security and intelligence units, DAESH cell members and their connections operating in Damascus were monitored. Members of the organization named Ömer Hashim, Muhammed Hamed and Hüseyin Halef were captured during the operation. Bomb disposal experts neutralized the bomb vehicle, which was prepared to be detonated remotely and left at a critical point. During the inspection of the vehicle, C4 and TNT plastic explosives that would cause large-scale destruction were seized. After the completion of the interrogation procedures, the 3 captured suspects were referred to the anti-terrorism unit within the Syrian General Intelligence Service in order to reveal their possible connections with the people supporting the cell. In a voice recording shared by DAESH last week, it was stated that members of the organization were instructed to prepare for action.
Daily Agenda
23 grams of gold instead of occupation money
It was revealed that the CHP municipality in Yalova’s Çiftlikköy district demanded 23 grams of gold from the tradesmen instead of money as the occupation fee, and the tradesmen made the payment in gold. Celal Balcı, who has been operating a small-scale amusement park in the municipality’s area since 2013, said that in the meeting held at the beginning of the 2024 summer season, the occupation fee was determined as 60 thousand TL, but a few days later, the municipal police officer came and said, “We want you to make the payment in 23 grams of gold.

“Mayor Adil Yele will use it as jewelry in events such as weddings, circumcisions and births,” he said. Balcı then claimed that he delivered 23 grams of gold to the staff in the mayor’s office, but no receipt was given for the delivery. Balcı said that he repeatedly requested a collection receipt verbally and in writing, but his request was left unanswered.

Tradesman Balcı, who recently encountered an eviction notice, was surprised at what happened. In the official letter from the municipality, it was stated that there was an occupation debt of 113 thousand 273 TL for 2024 and that the area should be evacuated within 3 days. Balcı, who also saw that interest exceeding 50 thousand liras was charged along with the late payment penalty, went to Çiftlikköy Mayor Adil Yele’s office and wanted to meet. However, Balcı said that he was kicked out by being told to “Go wherever you want and complain” and added, “I gave 23 grams of gold and also ended up in debt.” Balcı said that he filed a complaint against Mayor Yele and the relevant police officer.
-
Daily Agenda3 days agoMinister Gürlek gave the good news: “We will bring lawyer responsibility in the land registry for transactions exceeding a certain amount.
-
Politics3 days agoErdoğan urges diplomacy amid tensions in call with NATO’s Rutte
-
Daily Agenda2 days ago‘Iran’ warning from Minister Fidan: War is spreading throughout the region
-
Daily Agenda3 days agoBREAKING NEWS… Operation against FETO’s secret structure in Ankara: 15 suspects were detained
-
Daily Agenda3 days agoWar alert in the Middle East! Concern about internal conflict in Iran
-
Daily Agenda2 days agoDevlet Bahçeli: The language of peace should prevail in our region
-
Economy2 days agoEconomic impact of Mideast war to depend on duration, damage: IMF
-
Politics3 days agoTRNC assesses fallout from US-Israeli attacks on Iran
