Connect with us

Daily Agenda

Son Dakika | TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Suriye mesajı: 10 Mart mutabakatına uyulmalı

Published

on


Son dakika… TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun hazırladığı rapora ilişkin “Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak.” dedi.

Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla TBMM Basın Koridoru’ndaki parlamento muhabirlerini ve Parlamento Muhabirleri Derneğini (PMD) ziyaret etti.

Gazetecilerin gününü kutlayan Kurtulmuş, daha sonra PMD Başkanı Kemal Aktaş ve dernek yönetimiyle bir araya gelerek burada gazetecilerle sohbet etti, soruları yanıtladı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü tebrik ederek, parlamento muhabirlerinin önemli görev üstlendiğini belirtti.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun raporunun ne zaman hazırlanacağının sorulması üzerine Kurtulmuş, komisyonun, demokrasi göstergesi olarak kabul edildiğini vurguladı.

Komisyondaki katkıları nedeniyle siyasi partilere ve üye milletvekillerine teşekkür eden Kurtulmuş, komisyonda toplumun farklı kesimlerinin dinlendiğini hatırlattı.

Kurtulmuş, demokratik olgunluk ve katılım içerisinde komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü, nihai safhaya girildiğini ifade etti.

Siyasi partilerin kendi raporlarını hazırlayarak siyasi tutum belgelerini deklare ettiğini aktaran Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partilerimizin ortaklaştığı, ayrıştıkları noktalar var. Bundan sonra çok titiz şekilde ortaklaşılan noktaları çoğaltarak, şu anda ayrılmış, ayrışmış gibi görünen noktalarda da eğer yapılabilirse mutabakat ortaya konularak nihai raporu hazırlayacağız. Bunun çok uzamayacağını ümit ediyorum. Komisyonda temsil edilen grubu bulunan siyasi partilerin temsilcileriyle iki toplantı yaptık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim, toplantıya katılan arkadaşlarımızın hepsi büyük bir iyi niyetle, uzlaşı arayışı içerisinde toplantıları sürdürüyorlar. Çok uzun olmayan vadede ümit ediyorum ki herkesin mutabık kalacağı, hiçbir muhalefet şerhinin ortaya konulmayacağı güçlü bir metin kamuoyuyla paylaşılacak. Komisyonun çalışmaları tavsiye niteliğinde olacağı için burada özellikle örgütün silahlarını bırakmasının tespit edilmesinden sonra yapılacak yasal düzenlemelerle ilgili teklifler TBMM Genel Kuruluna sunulacak. Bundan sonrası Meclisin, Genel Kurulun işidir.”

“SDG’NİN SURİYE’NİN YENİ YÖNETİMİNE ENTEGRASYONUNUN SAĞLANMASI LAZIM”

Soru üzerine Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmeleri gün gün, saat saat yakından takip ettiklerini vurguladı.

Kurtulmuş, Suriye’nin toprak bütünlüğünün, Suriye’nin ve bölgenin geleceği için hassas olduğuna işaret etti.

Suriye’nin toprak bütünlüğünü zedeleyecek hiçbir gelişmeye müsaade edilmemesinin Suriye halkının menfaatine olduğunu dile getiren Kurtulmuş, Suriye’deki yeni yönetimin katılımcı, bütün toplumsal kesimlerin temsil edildiği yeni bir düzeni, sistemi inşa etmesinin Türkiye’nin önemli öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye’de toplumdaki bütün farklı kesimlerin temsil edildiği yönetim anlayışını teşvik ettiklerini, bu konudaki fikirlerini Suriye yönetimine ve taraflara ifade etmeye çalıştıklarını anlattı.

Türkiye’nin ve bazı ülkelerin bölge politikalarına yönelik yaklaşımları arasındaki zıtlığa dikkati çeken Kurtulmuş, bazı ülkelerin temel amacının bölgeyi daha fazla parçalamak ve bölmek olduğunun altını çizdi.

Suriye’nin bütün unsurlarının uyanık olması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“İsrail, Suriye’deki Sünni Arapları sevmiyor, Suriye’nin Kürtlerini seviyor değildir. İsrail için bölgenin bütün halkları kendi tabirleriyle, siyonist ideolojinin çarpık yaklaşımıyla kendilerine itaat etmek zorunda olan kölelerdir. Bölge halklarının, Suriye’deki bütün unsurların, birliği, beraberliği, kardeşliği, entegrasyonu bir arada yeni bir Suriye inşa etme idealini esas almaları lazım. 10 Mart Mutabakatında varılmış olan çerçeve içerisinde Suriye’de özellikle SDG’nin de bir an evvel Suriye’nin yeni yönetimine entegrasyonunun sağlanması lazım. Bu, Suriye Türklerinin, Suriye Araplarının lehine olandır, Suriye’nin bütün unsurlarının geleceği için önemli olan yaklaşımdır. Bizim için bu sürecin başlangıcındaki önemli noktalardan birisi İmralı’dan gelen çağrıydı. 27 Şubat çağrısında da esas mesele, artık örgütün silahlı mücadeleyi geride bıraktığı, bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakmasının ortaya konulduğu iradeydi. Biz Türkiye olarak bunu esas alırız. Asıl olan PKK’nın bütün unsurlarıyla birlikte silah bırakması ve bunun için de sürecin hızlandırılarak, zaman zaman da kolaylaştırılarak tamamlanması lazım.”

Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi yakından ilgilendirdiğini, süreçle ilgili her türlü takibin yapıldığını belirtti.

“Bizim amacımız şu anda Halep’te görülen çatışmaların bir an evvel sonlandırılması” diyen Kurtulmuş, 10 Mart mutabakatına bütün tarafların uyması gerektiğini söyledi.

“EN UFAK İHMAL, KAYIRMA, ÖRTME YOKTUR”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “TBMM’de stajyer öğrenciye istismar” iddialarına ve yürütülen soruşturmaya yönelik soru üzerine, bu olayın herkesi derinden sarstığını ifade etti.

“Ailemizden birisine yapılmış mesele olarak algıladık.” diyen Kurtulmuş, kendisine konunun aktarılmasının ardından gerekli talimatları verdiğini aktardı.

Hızlı ve etkin soruşturma süreci başlatıldığını dile getiren Kurtulmuş, konunun kendilerine 19 Kasım 2025’te iletildiğini, 20 Kasım 2025 sabahında soruşturmaları başlattıklarını hatırlattı.

Adli soruşturma kapsamında 5 şüpheliden 4’ünün tutuklandığını dile getiren Kurtulmuş, ihmali görülen bir yöneticinin önce açığa alındığını sonra da görevinden uzaklaştırıldığını anlattı. Kurtulmuş, ilgili kişilerden 3’ünün devlet memurluğundan atıldığını, bir kişinin de kurum dışına çıkarıldığını söyledi.

İdari soruşturmanın süratli, etkin şekilde yerine getirildiğini ifade eden Kurtulmuş, “Bu süreçte Meclis olarak üzerimize düşeni yaptık. En ufak ihmal, kayırma, örtme yoktur. Böyle bir iddiayı ortaya koymak en hafif tabiriyle usulsüzlüktür, haddini bilmezliktir.” diye konuştu.

Yaşanan süreçte bazı dezenformasyon çalışmalarının yapıldığına işaret eden Kurtulmuş, “Dünyada parlamentosunda tecavüz vakası tek ülke” şeklinde ifadelerin kullanıldığını aktararak, bu söylemleri eleştirdi.

Kurtulmuş, konunun üzerine gittiklerini, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için Genel Sekreterliğin 3 basın açıklaması yaptığını belirtti.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyelerinin bilgilendirildiği, siyasi partilere takip için temsilci verebileceklerinin söylendiğini dile getiren Kurtulmuş, sürecin şeffaf şekilde yürütüldüğünü kaydetti.

Kurtulmuş, bu konudaki yargılamanın 16 Ocak’ta başlayacağını, TBMM Hukuk Bürosu’nun da mahkemeyi takip edeceğini ifade etti.

İddialarla ilgili önce bir kişinin şikayetçi olduğunu daha sonra 2 kişinin daha şikayette bulunduğunu, bir şikayetçi babayla görüştüğünü anlatan Kurtulmuş, bundan sonraki süreçlerle ilgili idari mekanizmaları kuracaklarını bildirdi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “7 bin kişinin çalıştığı bir yerden bahsediyoruz. Burada 5 kişi, bir kişi bile olsa yüz kızartıcı durumdur. Sanki Meclis’te tecavüz, istismar vesaire bunlar olağan işlermiş ve sürekli her gün, her daim oluyormuş gibi bir algıyı ortaya koymak TBMM’ye hakarettir, TBMM’nin manevi şahsiyetine karşı bühtandır.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin bugün Meclis’te emekli maaşlarına dikkati çekmek için eylem yapacağının anımsatılması üzerine Kurtulmuş, “Herhangi bir partinin nasıl eylem yapacağına ben karar verecek değilim. TBMM her fikrin konuşulabileceği yerdir. Ancak TBMM çalışmalarının nezaketi bakımından çalışmaların akışını bozmayacak şekilde partilerin bu sürece katkı sunmaları lazım. Yani Meclisi kilitlemek, Meclisin çalışmalarını gerçekleştirmemek gibi bir eylemi herhalde CHP’liler de düşünmez diye ümit ediyorum.” diye konuştu.

“MECLİS’İN İTİBARINI YÜKSELTMEMİZ LAZIM”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, “TBMM’nin işlevinin azaldığı” yönünde eleştiriler yapıldığının aktarılması üzerine, “Meclisin işlevsiz hale geldiği” görüşüne katılmadığını vurguladı.

Terör sorununu çözmek için Meclis’teki bütün siyasi partilerin bir araya geldiğine dikkati çeken Kurtulmuş, “Bu Meclis mi etkisiz Meclistir?” sorusunu yöneltti.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Meclis, bütün yasal çalışmalara herkesin katıldığı, fikrini söylediği, zaman zaman dozu yüksek bile olsa tartışmalarla müzakerelerin yapılabildiği, fikir özgürlüğünün sonuna kadar kullanılabildiği Meclis. Belli dönemlerden kalan hastalıktır. Meclis’teki çay, çorba gündeme gelir. ‘Milletvekilleri bedava arabaya, uçaklara biniyor’ gibi algılarla Meclis’in itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı bir odak var Türkiye’de. Tam tersine Meclisin daha fazla, etkili çalışması için görev milletvekillerine düşüyor. Eksik taraflar varsa, ki var, eksik tarafların giderilebilmesi için çalışmak Meclise düşüyor. Meclisi itibarsızlaştırmanın kimseye faydası yoktur. Türkiye demokrasisinin kalbi burasıdır. Burayı en itibarlı hale getirmek, milletin nezdinde de problem çözen bir merci haline getirmek zaten demokrasinin gereğidir. Bu çerçevede hepimizin, eylemlerimizle, söylemlerimizle Meclisin itibarını yükseltmemiz lazım.”

Üslup konusuna dikkati çeken Kurtulmuş, kadın milletvekillerinin aralarında bir inisiyatif başlatacağını söyledi.

Meclis’teki kavgayı, istenmeyen görüntüleri oluşturanların milletvekilleri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, herkesin ne söylediğine dikkat etmesi gerektiğinin altını çizdi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ABD’nin Venezuela’ya askeri müdahalesine ilişkin, “Bu, tamamıyla uluslararası hukukun paramparça edilmesidir, ayaklar altına alınmasıdır. Bunun asla tasvip edilmesi mümkün değildir. Bu, orman kanunlarının işlerliğinin dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmesidir. Fevkalade vahim bir durumdur. Bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.

TBMM İçtüzüğü’nün daha fazla söz almayı mümkün kılacak, birtakım uzun tartışma sürelerinden ziyade etkin tartışmayı sağlayacak güçlü bir şekilde ortaya konulması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, bazı meselelerin İçtüzük’teki eksikliklerden, bazılarının da İçtüzüğün doğru uygulanmamasından kaynaklandığını gördüklerini, bunların düzeltilebileceğini ifade etti.

Türkiye demokrasisinin güçlenmesi için yeni bir anayasa çalışmasının şart olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Partilerimizin bildiğim kadarıyla hemen hepsinin geçmiş dönemlerde anayasa teklifleri vardır. Ama Türkiye’nin hangi konularda neye ihtiyacı olduğu, sivil, demokrat, katılımcı, kuşatıcı, özgürlükçü, Türkiye’nin 21. yüzyıl hedeflerini yakalamasına vesile olacak yeni bir anayasaya ihtiyaç var. Ama anayasa meselesini özellikle komisyon çalışmaları çerçevesinde tamamıyla dışarıda tuttuk. Konumuz orada terörün sona erdirilmesi ve Terörsüz Türkiye’nin tahkim edilmesi olduğu için. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde bir ödev olarak yeni bir anayasa duruyor.” diye konuştu.

“MİLLETVEKİLİNİN BAŞKA BİR PARTİYE GEÇMESİ KONUSUNDA EN UFAK BİR ENGEL YOKTUR”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, milletvekili transferlerine ilişkin bir soruyu şöyle yanıtladı:

“Türkiye’de milletvekili transferi meselesi yeni karşımıza çıkmıyor. Her dönem, her zaman milletvekili transferleri oldu. Bu öncelikli olarak milletvekillerinin kendi kişisel tercihleridir. Dolayısıyla buna bizim söyleyecek bir durumumuz yok. Ancak birtakım yasal düzenlemeler yapılır, İçtüzük düzenlemeleri çerçevesinde bununla ilgili de bazı adımlar atılırsa, o başka bir konu. Ama bugün itibarıyla baktığınızda herhangi bir milletvekilinin başka bir partiye geçmesi konusunda en ufak bir engel yoktur ve bu durum doğrudan doğruya milletvekillerinin kendi tercihidir.”

“GAZZE’DEKİ SOYKIRIM İNSANLIK İÇİN FEVKALADE ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”

“ABD’nin son günlerdeki pervasızlığı terörist İsrail’den ilham alır gibi. Gazze’deki soykırım ateşkese rağmen devam ediyor. 70 binden fazla insanın katledildiği, 250’den fazla gazetecinin şehit edildiği bir yerden bahsediyoruz. Maalesef dünya sessiz. Nasıl yorumlarsınız?” sorusu üzerine Kurtulmuş, ilk andan itibaren insanlık cephesinin onurlu öncüleri olarak her platformda Gazze’deki saldırılara karşı çıkmaya özel bir gayret gösterdiklerini belirtti.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ilgili bakanların, TBMM Başkanı olarak kendisinin, katıldıkları her uluslararası toplantıda, konu ne olursa olsun mutlaka meseleyi Gazze konusuna getirerek orada işlenen insanlık suçlarına dikkati çektiklerini, İsrail’in gerçekleştirdiği apaçık soykırıma bir insan ve insanlık cephesinin önemli bir üyesi olarak her platformda karşı çıktıklarını ifade etti.

“Gazze’deki soykırım sadece Filistin davası, sadece Filistin halkı için önemli değil. Gazze’deki soykırım aynı zamanda insanlık için fevkalade önemli bir dönüm noktasıdır” diyen Kurtulmuş, Gazze soykırımının dünyada yeni bir dönemi başlattığına dikkati çekti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, uluslararası alanda kuralın esas olmadığı, sadece gücün ve güçlünün sözünün geçerli olduğu, arkasında siyasi ve askeri güç olanların dilediklerini dilediği gibi yaptığı bir dönemin kapısının sonuna kadar açıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Gazze soykırımına sessiz kalanlar en büyük kötülüğü kendilerine yapmışlardır. Yarın bir güç tarafından kendileri de aynı şekilde muhatap olurlarsa artık sığınacakları, kuralların işletilmesini isteyecekleri bir uluslararası sistem kalmamıştır. Üzülerek ifade ediyoruz, başından beri on yıllardır söylediğimiz şey, artık ayan beyan ortada, Birleşmiş Milletler kağıt üzerinde bir yapıdan ibarettir. Dünyanın hiçbir uluslararası kurum ve kuruluşunun artık fiili olarak bir fonksiyonu kalmamıştır. Böyle bir dünya, artık uluslararası hukukun geçerli olduğu bir dünya değil, orman kanununun geçerli olduğu bir dünyadır. Gazze’deki bu soykırıma taraf olanlar, destekleyenler ya da soykırıma sessiz kalanların en büyük yanlışlığı, dünyada orman kanununun geçerli olduğu bir dönemin açılmasına vesile olmalarıdır. Bu kapı açıldıktan sonra artık bu kapıdan kimlerin nasıl gireceğini bilmiyoruz.”

“VENEZUELA SALDIRISI, ‘DEVLETLERİN EGEMENLİKTE EŞİTLİĞİ’ PRENSİBİNİN ASLA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMADIĞINI ORTAYA KOYDU”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, ABD’nin, orman kanunlarının geçerli olduğu döneme, hemen yeni yılın başıyla birlikte giriş yaptığını söyleyerek, ABD’nin, kendi egemenliği olan, bağımsız bir ülkenin devlet başkanını, hangi gerekçeyle olursa olsun, dünyanın gözü önünde naklen yayınlar yaparak, gece baskınıyla yatağından alarak yargılamaya başladığını belirtti.

Kurtulmuş, “Bu, tamamıyla uluslararası hukukun paramparça edilmesidir, ayaklar altına alınmasıdır. Bunun asla tasvip edilmesi mümkün değildir. Bu, orman kanunlarının işlerliğinin dünyanın büyük devletlerinden birisi tarafından ayan beyan gösterilmesidir. Fevkalade vahim bir durumdur. Bütün insanlığın yine ortak bir şekilde buna karşı durması gerektiği kanaatindeyim.” dedi.

Yeni bir küresel sisteme ihtiyaç olduğunu, “insanların yaratılışta eşitliği, devletlerin de egemenlikte eşitliği” prensibinin bu küresel sistemin ana kaidesi olması gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“En son Venezuela saldırısı da, ‘devletlerin egemenlikte eşitliği’ prensibinin asla göz önünde bulundurulmadığını açıkça ortaya koydu. Kabul edilemez ve maalesef yeni bir döneme, yeni bir düzensizliğe doğru iş gidiyor. Sadece düzensizlik olsa, bundan sonraki dönem maalesef yeni bir kaos döneminin de eşiğidir. Üzülerek takip ediyoruz. Türkiye olarak bizim burada mutlaka doğru tarafta, haklı olan tarafta durmamız lazım. Bizim uluslararası meşruiyetten, devletlerin egemen eşitliğinden, halkların kendi özgür iradesiyle kendi siyasi geleceğini belirleme prensibinden ve insanların yaratılışta eşit olduğu prensibinden asla taviz vermeden dünyaya yeni şeyler söyleme döneminde olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Hep bir motto olarak söylenen ‘Dünya 5’ten büyüktür’ün ne kadar önemli bir siyasal feveran olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Beş ülkeden herhangi birisi kendisini ya da kendi koruduğu ülkeyi korursa, onun aleyhine bir karar almak mümkün değil. Böyle bir sistem yürümez. Bundan sonra ise en tehlikeli dönemine girmiştir. Artık kaosun normal düzen haline geldiği bir devre doğru geçiyoruz.”

“HEM SURİYE İÇİ AKTÖRLER HEM DE SURİYE DIŞI AKTÖRLERİN HEPSİ TÜRKİYE’NİN BU KONUDAKİ HASSASİYETİNİN FARKINDA”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Suriye’deki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine, 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasını Suriye’nin güvenliği için de elzem gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Her yerde, her bölgede, her şehirde, her mahallede silahlı adamların, örgütlerin olduğu bir ülke düşünülemez. Böyle bir ülke olmaz, kim isterse istesin olmaz. Böyle bir ülkeye de kimse müsaade etmez. Dolayısıyla mesele Suriye’nin toprak bütünlüğüdür. Arap’ın da Kürt’ün de Türkmen’in de bütün etnik yapıların, bütün mezhebi yapıların sözünün itibarı olduğu, güçlü bir Suriye devlet yapılanmasına ihtiyaç var. Biz bunun için her türlü telkini, her türlü tavsiyeyi ortaya koymaya çalışıyoruz. Suriye’deki düzensizliğin de Türkiye için önemli, hayati bir güvenlik sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz. Orada da hassasiyetlerimizin herkes farkındadır. Hem Suriye içi aktörler hem de Suriye dışı aktörlerin hepsi Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetinin farkındadır. Yani Türkiye, ‘Suriye’de birlik beraberlik olsun’ derken sadece bir temennide bulunmuyor, kendisi için yaşamsal bir sınırı ortaya koyuyor.”



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

‘We must keep our traditional values ​​alive’ – Last Minute News

Published

on


Kökbörü League 2026 Semi-Final Competitions, organized by the Turkish Traditional Wrestling and Equestrian Sports Federation (TGASDF), were held in İbradı district of Antalya. Representatives of NGOs and political parties and many sports fans attended the competitions. Speaking here, World Ethnosport Confederation Chairman Necmettin Bilal Erdoğan stated that they started their traditional sports journey in 2015 and said, “We established the ethnosport union, we are the largest traditional sports umbrella organization in the world. We said let’s introduce the javelin in Anatolia to our compatriots in Central Asia, and let’s introduce the kokbörü sport of our compatriots in Central Asia to Anatolia.

“Our Kyrgyz brothers were already playing Kökbörü among themselves, and our teams that did not know Kökbörü also learned it,” he said. Noting that the world was going through a complicated process, wars and genocides were taking place, Erdoğan stated that we cannot remain silent about what is happening in the world with the strong heritage from history and that we must be strong as a nation. Emphasizing that culture, belief, traditions and customs should be kept alive, Erdoğan said, “Culture is reflected in our food, sports, clothes and everything else. Therefore, the more we carry our old customs, traditions and customs to future generations, the more chance we have of keeping alive the values ​​that make us who we are. We are who we are as long as the values ​​that make us who we are live. That’s why we remember and keep our traditional clothes alive, around our traditional sports, and we keep our traditional music alive,” he said.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.


News Entry
Mete Efendioğlu – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Fire solidarity – Breaking News

Published

on


Spain, which has been fighting forest fires for days, thanked Türkiye for sending support to the extinguishing efforts. Türkiye immediately responded to the call for help made through the European Union Civil Protection Mechanism due to uncontrolled forest fires in Spain. Ankara dispatched 2 fire extinguishing aircraft to the region with an emergency code to participate in fire extinguishing operations.

Türkiye’s air support move was welcomed in Spain. Spanish politician and European Parliament (EP) member Nacho Sanchez Amor thanked President Recep Tayyip Erdoğan and Türkiye for this solidarity move against the fire disaster.

IT’S NICE TO HAVE FRIENDS
Drawing attention to the solidarity between the two countries after the planes were sent in the message he shared on social media, Sanchez Amor said, “We thank Turkey and President Erdoğan for sending a plane to help the Spanish authorities in our fight against forest fires. It is nice to have friends around us. If the need arises (I hope such a situation does not happen), we are always ready to help you.”

THE FLAMES CANNOT BE EXTINGUISHED
The fight against ongoing forest fires in the capital cities of Madrid and Avila continues. Spain’s Military Emergency Unit (UME) announced that they were fighting three separate fires with 1,200 soldiers and 400 vehicles.

On the other hand, in France, which had difficulties in fighting fires, approximately 42 thousand hectares of land turned to ashes. The Ministry of Internal Affairs stated that the fire was now unpredictable. It has been reported that approximately 13 thousand fires have broken out since the beginning of the year in France, which is in the most difficult fire season in its history. More than 300 thousand people had to leave their homes in two countries, and thousands of people took shelter in emergency shelters.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.


News Entry
Mete Efendioğlu – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Extra fight between CHP and New Party

Published

on


The allegations that nearly 200 extras were brought to the badge-wearing ceremony attended by CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu in Istanbul and that the hall was filled in this way were denied, accompanied by harsh criticism, from CHP Istanbul Provincial Chairman Gürsel Tekin and former CHP General Secretary Mehmet Sevigen. Gürsel Tekin, who held a press conference, said: “They did something that the devil would never think of.

We filed a criminal complaint immediately at night. At first, me and our friends were not involved in any dirty side. We did not set a trap for anyone. Whoever set this trap, even if it is my brother, dear prosecutors, you will go to the end. We will definitely find whoever is responsible for this FETO-like scheme. “What happens if there are 70 people missing in a huge hall, what happens if there are more?”

MEDIA TRACE FUNDS
Reacting to CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu and the supporting media that broadcast bias against them, Tekin said, “700-800 of our friends around our hall could not even enter. Because the number of the hall was limited. Our kindness has reached the limit. We know what we have suffered from these for 10 months.” Tekin, who also revealed with his documents the invoices issued by Özel and his team to some media organs, said, “Burhanettin Bulut is looking at ‘media buying’. Aziz İhsan is buying Burhanettin, and Burhanettin is buying your news.

Yesterday the first two news were published by Akşam and BirGün. “Here are the invoices issued to Gazete Gündem,” he said. Tekin also showed the 3.5 million lira invoice that Özel and his team allegedly issued to BirGün Newspaper. Speaking to SABAH, former CHP General Secretary Mehmet Sevigen said, “I was there too. They tell stories. Don’t we have the power to find 200-300 people and give money to casting agencies? If we had such a problem, we would immediately bring 10 thousand men from the provinces and districts. I can’t understand what kind of CHP these people are creating in their minds. “I personally know 90 percent of the people in the hall,” he said. Meanwhile, the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office launched an investigation into the allegations upon the application of the CHP. In this crisis, which was reflected in the field after Özel and his team left the CHP and formed a New Party, there was no direct evaluation from the Özgür Özel front regarding the “extra” allegations.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.


News Entry
Mete Efendioğlu – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

They doubled the tweets – MELİH ALTINOK

Published

on


CHP journalists must be due to the unrest in their party, they are very aggressive.
Some people’s plans and dreams have been dashed. Some have wounds. Kılıçdaroğlu team shares the records of the money paid to CHP journalists, name by name, every day during the special period. Yılmaz Özdil confirms by saying, “They offered me money too.”
The reasons may be different, but the result is sad.
You may have noticed that recently, someone had a crisis while presenting news and started talking to himself. He took his anger out on Syrian President Shara:
“When you make a murderer president, you do not become a nation where everyone will applaud a murderer. You cannot make two terrorists respect you when you wear a tie like that. This is a state founded by the commander-in-chief, Gazi Mustafa Kemal Atatürk!”
Another one advised his colleagues in the media, “Let’s not even mention the name of CHP from now on, let’s talk about CHP as much as we do not write anything about small parties.”
Only CHP journalists?
Fugitive FETO members are also on the front.
Yesterday, CHP member Atilla Sertel exposed one of them with the following words: “Listen to this speech of the FETO fugitive traitor (Cevheri Güven). This FETO fugitive, who has sworn to destroy the CHP and is an enemy of Mustafa Kemal Atatürk, is giving advice to Özgür Özel and his friends. I bring it to the attention of those in the New Party. I hope they will give the necessary response to these FETO members.”
I opened the video shared by Sertel. The person he mentioned was giving the following tactics for the New Party to succeed:
“For Özgür Özel, the Republican People’s Party has no longer been the main opposition party, it is a party that will disappear with Kemal Kılıçdaroğlu. All these CHP cadres should now leave their agenda, they should not even mention their names. What should they focus on? Power. What they should focus on is the people. The CHP book should now be completely closed. CHP should be one of the parties that will be forgotten and destroyed. Just like ANAP, just like the True Path Party…”
The only chance for tens of thousands of fugitive FETO members to return to Türkiye is Erdoğan’s overthrow. They spend their time 24/7 on this job. This time, their only hope is not Kılıçdaroğlu’s CHP, but the New Party of the Özel-İmamoğlu duo.
The main opposition leadership, which will be a spare wheel for İmamoğlu, is enough for Özel in the first stage, but this target will no longer cut the strings of FETO, which was taken over by Israel; The owners want power.
That’s why they doubled down on tweets and unleashed their trolls on those who criticized the New Party.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Kacır: “Terminal Istanbul will serve as the world’s largest entrepreneurship center”

Published

on


Kacır made a written statement regarding the Terminal Istanbul project. In the statement, Kacır gave information about the ongoing works of the Terminal Istanbul project at Atatürk Airport and said, “Terminal Istanbul is the initial stage. The first step of the world’s largest entrepreneurship center. Very soon.” he said.

Minister Kacır: Terminal Istanbul will serve as the world's largest entrepreneurship center

THE WORLD’S LARGEST ENTREPRENEURSHIP CENTER

On the other hand, according to the statement made by the ministry, Terminal Istanbul, which will be established at Atatürk Airport in line with the vision of the National Technology Move, will bring together Türkiye’s technology ecosystem and young entrepreneurs with world giants. The center, which aims to host thousands of entrepreneurs, technology companies and investors, will serve as the world’s largest entrepreneurship center with universal acceleration programs, co-working spaces and incubation centers. Terminal Istanbul will bring global knowledge, capital and experience directly to the Turkish ecosystem, thanks to the established strategic international collaborations. In this context, the partnership established with Techstars, one of the world’s largest accelerators, will be one of the strongest examples of global actors actively taking part within the center. Turkish enterprises’ access to global markets will be systematically supported, thanks to the contacts made in different geographies, especially Pakistan, Qatar, Paris and London, and the connections established with the Turkish diaspora and international technology platforms.

Minister Kacır: Terminal Istanbul will serve as the world's largest entrepreneurship center

A CLUSTER STRUCTURE WILL BE CREATED

With the Tech Visa program implemented by the Ministry of Industry and Technology, the way will be paved for high-potential startups from different geographies of the world to operate within Terminal Istanbul. While the rapid adaptation of foreign enterprises to the Turkish market will be ensured through “soft landing” programs, grants, exemptions and incentive mechanisms, domestic enterprises will also be supported to expand into global markets. The center will accelerate the commercialization processes of deep technology initiatives, especially with shared laboratories, common access to high-cost devices, consumable supply centers and digital infrastructure solutions. In this way, it is aimed to produce a direct solution to the problem of non-commercialization of academic studies and R&D outputs. In addition, thanks to the cluster structure that will be created with the contribution of domestic technology leaders and global companies in 34 different technology verticals, vertical expertise will be provided in a wide range of fields, from artificial intelligence to biotechnology, from mobility to space technologies.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Investigation into ‘Cast Agency’ allegations at CHP’s Sarıyer event

Published

on


Allegations that people who were not actually party members were taken to the event organized by CHP in Sarıyer, through a casting agency, hit the agenda like a bombshell. While the discussions were continuing, a complaint petition was submitted to the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office.

Investigation into 'Cast Agency' allegations at CHP's Sarıyer event

INVESTIGATION HAS BEEN STARTED

Within the scope of the investigation initiated after the complaint, the allegations made regarding the event and the publications made on this subject will be examined in all aspects.

The Chief Public Prosecutor’s Office announced that after the investigations are completed, the statements of the people subject to the complaint will be taken.

Investigation into 'Cast Agency' allegations at CHP's Sarıyer event

“SOMETHING THAT THE DEVIL CANNOT THINK OF”

CHP Istanbul Provincial Chairman Gürsel Tekin made the following statement regarding the “paid extra” allegation:

“Partyship is completely voluntary. The mayor and administrators of Sarıyer Municipality, who allocated the hall to us, were lynched. Anyone who wants can pay and rent it. You rent the hall of your own municipality and your mayor is lynched. I will explain those gangs. They did something that the devil would never think of.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending