Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan CHP’nin Meclis’teki provokasyonuna tepki: Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düştü
Son dakika! TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmeleri sırasında yaşanan arbedeye ilişkin, “Bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır, Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.” dedi.
Kurtulmuş, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Meclis’te bir araya geldi.
Klakocar Zupancic’i TBMM’ye gelişinde karşılamasının ardından Türk ve Slovenya bayrakları önünde görüntü veren Kurtulmuş, daha sonra konuk mevkidaşıyla baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.
Görüşmelerin ardından TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ve heyetini Meclis’te ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün Klakocar Zupancic ile iki ülke ilişkilerini teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.
İki ülke arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin her geçen gün arttığını ifade eden Kurtulmuş, Slovenya’nın dışişleri ve savunma bakanlarının geçen yıl Türkiye’ye yaptığı ziyaretin de bu sürece olumlu katkıları olduğunu vurguladı.
Slovenya Meclis Başkanı’nın 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirmesinin, iki ülke arasındaki ilişkileri artıracağını kaydeden Kurtulmuş, öte yandan Slovenya’da gelecek ay yapılacak seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.
TBMM’de güçlü bir Slovenya Dostluk Grubu’nun bulunduğunu belirten ve seçimden sonra Slovenya tarafında oluşacak Türkiye Dostluk Grubu ile ilişkilerin güçlendirilerek devam ettirilmesi temennisini paylaşan Kurtulmuş, “Hükümetlerimiz arasında var olan ilişkilerin, parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak iki ülke parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.” dedi.
Türkiye ile Slovenya’nın öncelikle NATO üyeliği bakımından ortak bir zemine sahip olduğunu anımsatan Kurtulmuş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde Slovenya’nın her zaman destek olduğunu ifade etti.
“MUHALEFETİN ENGELLEME ÇALIŞMALARINA RAĞMEN FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASINA VESİLE OLMUŞTUR”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmayan ülkelerden birinin de Slovenya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Slovenya, özellikle Filistin davasına, orada zulüm gören, soykırıma tabi tutulan Filistin’in masum insanlarına verdiği destekle ve en son da geçtiğimiz yıl Filistin devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında, insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda ile birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin devletini tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli mevkidaşım Zupancic’in Slovenya parlamentosunda Filistin devletinin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım, Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır. Tebriklerimizi kendisine ve Slovenya Meclisine şahsında ifade ediyoruz.”
“‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’ TEZİNİN SLOVENYALI DOSTLARIMIZ TARAFINDAN BENİMSENMEKTE OLDUĞUNU GÖRMEKTEN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin Slovenya ile ticaret, ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, Slovenya ile 3,7 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Slovenya ile ortak bir coğrafyanın da paylaşıldığına işaret eden Kurtulmuş, her iki ülkenin Balkanlar’da barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi, güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Doğu Avrupa’da yer alan Slovenya’nın, Avrupa’da barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için gayret ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Türkiye olarak bizim de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz, barış, istikrar ve diyalogdur. Dünyada büyük sorunlar yaşanabilir ama bu büyük sorunların çözümü için mutlaka diyalog kapısının açık tutulması ve kavgaların, çatışmaların önlenerek, barışın sağlanarak istikrar zemininin tahkim edilmesi, bütün bölgesel ve küresel sorunların anahtarı olan kavramlardır. Türkiye’nin bu anlamda hem Rusya-Ukrayna arasındaki krize hem Akdeniz’de yaşanan sorunlara hem de özellikle Filistin davasına yaklaşımı bu çerçevededir. Biliyoruz ki bu sorunların çözülebilmesi için adaletli ve bütün milletlerin varlığını, haklarını koruyan bir yaklaşımla hareket edilmesi zorunludur. Bu çerçevede karşımıza çıkan temel sorun ise dünyada barışı sağlamaya müsait bir uluslararası sistemin bulunmayışıdır.
Uluslararası sistem, hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı dolayısıyla hem de olaylara yaklaşımı vesilesiyle maalesef problem çözme, savaşları önleme ve barışı tesis etme gücünü kaybetmiştir. Bunun için sürekli kullandığımız ‘Yeni bir dünya sistemine ihtiyaç var’, ‘Dünya beşten büyüktür’ tezinin bir kez daha Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulmasında, bu perspektife sahip olan ülkelerin çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor.”
“NETANYAHU VE ÇETESİNİN GAZZE HALKINA KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ SOYKIRIMI UNUTTURMASINA ASLA MÜSAADE ETMEMEMİZ LAZIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inandıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu’daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerin de tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım. Bu, büyük bir insanlık suçudur, insanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir, dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı.
Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda, aynı ülkelerde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Slovenya’ya önümüzdeki seçimler dolayısıyla başarılar diliyoruz. Değerli mevkidaşım Zupancic’e ve değerli heyetine tekrar Türkiye ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.”
“(TBMM GENEL KURULU’NDAKİ ARBEDE) ‘BENİM GÖRÜŞÜME UYMAYAN KONUYA ZORLA MÜDAHALE EDERİM, BUNU YAPTIRMAM’ DİYEMEZSİNİZ”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Dün TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, yemin töreni sırasında yumruklu kavga görüntüleri yaşandı. Aynı zamanda CHP milletvekillerinin protestosu vardı. Sonrasında bakanlar AK Parti milletvekillerinin eşliğinde yemin etti. Bu görüntüler hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, bakanların yemin töreninin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nün amir hükümleri uyarınca gerçekleştiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, bakanların yemin etmesiyle birlikte işlemin tamamlandığını söyledi.
Kurtulmuş, “Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi, yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri, eskilerin tabiriyle metazori gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak, asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur.” dedi.
Demokrasi içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerin yapılabileceğine ve görüşlerin söylenebileceğine, TBMM’nin bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahip olduğuna işaret eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Asla, ‘Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. Bu, Anayasa’ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’na, milletimizi belirli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde Meclis’e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. ‘Bunu yaptırmayacağım’ demek, kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz. Ama herkesin demokrasi gereği hangi konuya itiraz edecekse hem parlamentonun genel kurulu bünyesinde hem parlamento dışında görüşlerini ifade etme hakkı vardır. Dolayısıyla bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır. Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.”
“BÜTÜN PARTİLERİN TEMSİLCİLERİNE RAPORUN NİHAİ ŞEKLİ GÖNDERİLECEKTİR”
Kurtulmuş, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’na ilişkin bir soruyu yanıtlarken, “Planlandığı gibi süreç gidiyor. Bu anlamda Komisyon’da olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Tabii ki yine bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor hakkında müzakere yapılacak, oylamayla birlikte rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacaktır.” dedi.
“BU ÖRÜMCEK KAFANIN ZAMAN ZAMAN HORTLADIĞINI GÖRMEKTEN BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜ DUYUYORUM”
“Kıyafeti nedeniyle Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş hedef alınmıştı, sonrasında ise bir anayasa tartışması gündeme geldi. Terörsüz Türkiye kapsamında olduğu gibi sivil anayasa konusunda benzer bir komisyonun kurulması fikri var mı?” sorusuna Kurtulmuş, kadınların kılık kıyafetiyle ilgili tartışmaların, bayat bir tartışma olduğu yanıtını verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ülke olarak geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödendiğinin herkes tarafından bilindiğini, hatta kimilerinin tamamıyla şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, anayasa ve Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları fiilen uyguladığını, bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapısından, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktığını anımsattı.
“Çok şükür bunların hepsi geride kaldı” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa, hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum. Bu konuyu da öyle isteyerek konuşmuyorum. Sonuçta Türkiye’den bahsediyoruz, yakın dönemde büyük bedeller ödenmiş bir konudan bahsediyoruz.
Halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir. Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini. Bu fevkalade yanlıştır. Sağda solda uyumuş, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de bizim zaten baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu, Türkiye’nin ödevidir. Bu, sadece konulardan birisidir. Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir. Türkiye’nin siyasi birikimi, demokratik tecrübesi yeni bir anayasayı, özgürlükçü, sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı bir anayasayı yapmaya yeterlidir ve inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu çalışmanın içerisine girer diye ümit ediyorum. Bu konuda da herkesi kendi sorumluluklarını yüklenmeye davet ediyorum.”
“FİLİSTİN SADECE FİLİSTİN HALKINA AİTTİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki tek taraflı adımlarının sorulması üzerine, Filistin davasında iki devletli çözümden başka bir çözümün bulunmadığını vurguladı. Kurtulmuş, “İsrail, işgal ettiği bütün alanlardan çekilmek ve ‘yerleşimci’ dedikleri, gasbedici unsurları oradan çıkarmak zorundadır. Filistin devleti de Gazze’siyle Batı Şeria’sıyla bölünmez bir bütündür. Filistin de sadece Filistin halkına aittir. Hiç kimsenin babasının malı değildir, hiç kimsenin satılık arazisi de değildir. Egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu inşallah çok yakın bir zamanda göreceğiz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele eden dünyanın onurlu bütün insanlarını, milletlerini de saygıyla selamlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, toplantının ardından Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ile FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.
Kurtulmuş ve Klakocar Zupancic daha sonra çalışmaların devam ettiği TBMM Genel Kurul Salonu’nu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.
Klakocar Zupancic, ziyaretinin ardından Şeref Holü’ndeki Damlalı Kapı önünde TBMM Şeref Defteri’ni imzaladı.
Daily Agenda
Kurtulmuş started bilateral talks within the scope of the 152nd General Assembly of the IPU
The 152nd General Assembly of the Inter-Parliamentary Union will be held in Istanbul with a record participation of representatives of the world’s parliaments. The General Assembly, which will bring together approximately 80 parliamentary speakers, over 800 members of parliament and representatives of many international organizations, will allow parliamentarians to hold bilateral meetings during the turbulent period the world is going through and the search for peace.

Numan Kurtulmuş, the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, who has started an intense diplomacy traffic on the margins of the General Assembly, is participating in the preparatory meetings within the scope of the General Assembly, while also holding bilateral meetings with the heads of parliament. In his meetings with his counterparts yesterday and today, Kurtulmuş discussed bilateral and inter-parliamentary relations, regional and global issues, and conveyed the contribution of Türkiye’s peaceful policies, which prioritize diplomacy in conflict and crisis regions, to the culture of reconciliation.

TBMM Speaker Kurtulmuş also noted that the countries in the region should be alert and prepared against tensions and great turbulence. Kurtulmuş met with the Speaker of the Australian House of Representatives, Milton Dick, and the President of the Malawian National Assembly, Sameer Suleman, yesterday. Today, he will meet with the President of the Arab Parliament, Mohamed Ahmed Alyammahi, the President of the Egyptian House of Representatives, Hisham Badawy, the President of the Bahraini House of Representatives, Ahmed bin Salman Al Musalam, the President of the United Arab Emirates (UAE) Federal National Council, Saqr Ghobash, the President of the Guyana National Assembly, Manzoor Nadir, the President of the Niger Re-establishment Advisory Council, Mamoudou Haraouna Djingarey. Zambia National Assembly Speaker Nelly Butete met separately with Kashumba Mutti.

It is expected that the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Kurtulmuş, will hold many bilateral meetings on the margins of the 152nd General Assembly of the IPU, which will start tomorrow and last until April 19.
Daily Agenda
Cevdet Yılmaz’s emphasis on cooperation with Kazakhstan: “We wish direct investments to increase”
“EVERY INVESTMENT YOU MAKE IS A CONTRIBUTION TO THE WELFARE OF Türkiye AND KAZAKHSTAN”
Stating that Türkiye ranks 6th in Kazakhstan’s exports to the world and 7th in imports, Yılmaz stated that this ranking should be moved to the top 3.
In this regard, Yılmaz underlined the need to build a Turkish business ecosystem that goes beyond individual success stories, feeds each other, creates economies of scale and has high joint action capability, and said:
“In this context, our expectation from you is to further strengthen the ties within the Turkish business world, increase the sharing of knowledge and experience, and create synergy by developing joint projects, while being strongly integrated into the local economy in your country. As you know, this meeting is a family assembly beyond our official contacts. We expect you to sincerely share the difficulties you encounter, bureaucratic obstacles, solution suggestions and your vision for the future in this assembly. The notes and feedback we will receive from you today will constitute an important agenda item for us in the meetings we will have with our Kazakh counterparts tomorrow.” “Every investment and every project you carry out is a contribution to the welfare not only of you, but of both Türkiye and brotherly Kazakhstan.”
Daily Agenda
Minister Gürlek received the Turkish Law Institute delegation
Emphasizing that they are aware of the problems experienced by lawyers, Gürlek stated that they are working on regulations that will both speed up the trial and provide financial support to lawyers. Stating that steps are continuing to increase the quality of entry into the legal profession, Gürlek said that the quality of the profession has been strengthened by making the exams more difficult and increasing the success ranking. Gürlek also announced that the scope of the e-Hearing application will be expanded and noted that it is planned to introduce the opportunity to participate in preliminary examination hearings online with the 12th Judicial Package.

Minister of Justice Gürlek received the Turkish Law Institute delegation at the Ministry. Underlining that the Turkish Law Institute is an institution with roots, history and traditions, Minister Gürlek said, “Hopefully, we will work together. Your ideas and work plans are important to us. As you know, we have now made a reform strategy and a reform move in the judiciary. We are considering taking some more important steps, especially regarding the problems of the judiciary and accelerating the judiciary.” he said.

“WE WANT TO HELP OUR LAWYERS”
Emphasizing that they know very well the problems that lawyers have been experiencing lately, Minister Gürlek said: “We are the family of justice. We have 209 thousand lawyers, 212 thousand judges, prosecutors and courthouse personnel in this family of justice. We all need to work together here. We know very well the problems that our lawyers have been experiencing lately. With the packages we will organize, we want to both speed up the civil trial and, in a sense, benefit our lawyers financially.” Minister Gürlek stated that the legal profession is a high-quality, qualified and elite profession all over the world.
“QUALITY INCREASED IN THE LAW PROFESSION ENTRANCE EXAM”
Stating that the quality of the entrance exams for the legal profession has increased, Minister Gürlek said, “As you know, the entrance exam for the legal profession has been held. It is a bit difficult. Yes, the thresholds are high, but this definitely requires this profession to become a qualified and elite profession.” he said.
“WE KNOW THE PROBLEMS OF OUR LAWYERS”
Minister Gürlek stated that the success ranking for admission to law faculties was reduced from 125 thousand to 100 thousand, and that they wanted to reduce this number even further. Minister Gürlek emphasized that the legal profession is an elite profession. Stating that the position of defense is sacred, Minister Gürlek said, “If three pillars work together, success will be achieved in the judiciary. Of course, we know the problems of our lawyers here. We also know the problems they face in the court offices in practice.” he said.
MORE EFFECTIVE JUDICIAL PROCESSES WITH E-HEARING
Minister Gürlek stated that the e-Hearing application, which makes judicial processes more effective and faster, is used significantly, especially in civil cases, and noted that they are considering expanding the scope of e-Hearing. Minister Gürlek said that they are planning to introduce the opportunity to attend the preliminary examination hearing via e-hearing in the 12th Judicial Package.
Daily Agenda
BREAKING NEWS | Message from MHP leader Devlet Bahçeli to Özgür Özel: There is no by-election, during election time
Breaking news: MHP leader Devlet Bahçeli made a statement at his party’s group meeting. Devlet Bahçeli, reacting to the US/Israeli attacks on Iran and Lebanon, noted that the World Peace Council should be established. Noting that Türkiye is ready to undertake responsibility for peace, Bahçeli also gave important messages regarding the goal of a Terror-Free Türkiye.
Breaking news… MHP leader Devlet Bahçeli spoke at his party’s group meeting. MHP leader Bahçeli said, “The losses of life in the air attack carried out by the Israeli army on Lebanon show that the zionist plans do not intend to leave Lebanese territory.” he said. Bahçeli also responded to Özgür Özel’s midterm election remarks. Bahçeli noted that there will be no by-elections and that the elections will be held on time.
Highlights from Bahçeli’s statements:
Trump’s statement that they accepted a 2-week ceasefire on the condition of opening Hormuz, but his declaration that the war objectives were achieved showed that the crisis was brought to the table. The silence of the guns is an intermediate phase. The guns fell silent temporarily, but the scores were not settled.
LEBANON REACTION TO ISRAEL
Israel violates Lebanon’s territorial integrity. While there is a temporary pause on the Iranian front, the Lebanese front is kept open. The losses of life in the air attack carried out by the Israeli army on Lebanon show that the Zionist groups do not intend to leave Lebanese territory.
“WORLD PEACE COUNCIL SHOULD BE ESTABLISHED”
The inconclusive talks in Islamabad have further strengthened the possibility that the conflicts in the region will evolve into global destruction. Just as uncontrolled and unstoppable power competition and ambition for armament cause bombs to explode in the Middle East today, it will also pave the way for greater destruction in the heart of Europe, the nodal points of Asia and the fragile basins of Africa tomorrow. Shaken by the global epidemic in 2020, humanity has been constantly thrown by the Ukraine-Russia war, the deterioration of trade security in the Red Sea and the Black Sea, the human tragedy in Gaza, the destruction in Lebanon, and the crises that broke out in Ethiopia, Sudan and Somalia. In a world where India and Pakistan are facing each other on the Kashmir line, and where the Pakistan-Afghanistan tension has turned the lives of tens of thousands of people upside down in Pakistan today, it is a dangerous mistake to think that the fire will be limited to a single region. In such a period when the possibility of World War II is more pronounced, the immediate implementation of a World Peace Council mechanism, under the leadership of the United Nations Secretary-General Guterres, with the participation of the USA, the Russian Federation, the People’s Republic of China, Turkey and the European Union, is a historical obligation on behalf of humanity.
“Türkiye IS READY TO PUT IT UNDER THE STONE”
It is now inevitable for the manifestation of a new global will based on justice, balance and equity, not the ambivalent understandings that carry the word peace but actually expand the war. Türkiye is ready to take responsibility with the responsibility imposed by its history and the mission determined by its geography. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’s maxim “Peace at home, peace in the world” will determine the route of every step we will take today, as it did yesterday, and the direction of all the roads we will walk.
Daily Agenda
COP31 message from Zero Waste Foundation President Ağırbaş: It will be held for the first time in Türkiye! Special emphasis on Berat Albayrak
Samed Ağırbaş, President of the Zero Waste Foundation, who was declared the ‘COP31 High Level Climate Champion’ in January, made special statements to SABAH. Explaining the preparation process of COP31, which is the UN’s global climate summit and will be held in Türkiye for the first time this year, Ağırbaş said, “As we move towards COP31, our focus is to show that the implementation has already started, to scale it and to present examples of actions that can create a rapid and concrete impact to achieve the goals of the Paris Agreement.”
(Zero Waste Foundation President Samed Ağırbaş)
The following sentences came to the fore in Ağırbaş’s statements:
‘DIGITAL CENTER WILL BE ACTIVE’
We anticipate a participation of over 100 thousand people for COP31. In addition to the established team and volunteer structure, our COP31 Digital Coordination Center will also be active to ensure instant data flow, participant communication and operational coordination of the entire process. Registration, information, guidance and crisis management processes will be carried out in an integrated manner through digital infrastructure. Therefore, a strong and synchronized support mechanism has been established both on the field and digitally.
‘WE ARE DEVELOPING A VOLUNTEER PROGRAM’
In this process that we carry out in close coordination with our Minister Murat Kurum; We are developing a volunteering program involving individuals and networks that will contribute to climate solutions in different sectors and regions. We are currently discussing with various stakeholders, including the UN Volunteers Programme, how this program can be structured to be inclusive, effective and aligned with the broader Climate Action Agenda.
Daily Agenda
Breaking news: Kemal Kılıçdaroğlu sentenced to 11 months and 20 days in prison
Former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu was sentenced to 11 months and 20 days in prison in Mersin, on the grounds that he insulted President Recep Tayyip Erdoğan during his term as prime minister in 2013.
Kemal Kılıçdaroğlu did not attend the hearing at Mersin 3rd Criminal Court of First Instance, but his lawyer attended from Ankara via Audio and Video Information System (SEGBİS).
In his opinion on the merits, the public prosecutor offered an opinion that Kılıçdaroğlu should be punished for “insulting a public official”.
At the hearing, Kılıçdaroğlu’s written defense, submitted to the court through his lawyer, was read.
The judge, who listened to the statements, ruled that Kılıçdaroğlu should be imprisoned for 11 months and 20 days on the charge of “insulting a public official” for his remarks against Erdoğan in 2013. The judge decided to postpone the announcement of the verdict in question.
A lawsuit was filed against former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu for “insulting a public official” on the grounds that he insulted Erdoğan in his speeches at various rallies in Mersin, and it was decided to combine the file containing accusations against Kılıçdaroğlu’s similar statements at the Ankara rally in 2013 with the case in Mersin.
-
Economy2 days agoFrom tariffs to energy shock: How global economy is holding up
-
Sports2 days agoArsenal suffer title dream blow while Liverpool boost UCL push
-
Daily Agenda2 days agoOne heart against the genocide network
-
Daily Agenda2 days ago2025 data in mediation: 54 percent of disputes ended in agreement
-
Daily Agenda3 days agoTürkiye solves the water crisis – Last Minute News
-
Daily Agenda3 days agoThere is no similar brand in Türkiye
-
Daily Agenda3 days agoBilal Erdoğan’s emphasis on the Turkish brand: We have a unique brand
-
Daily Agenda3 days agoHe targeted President Erdoğan with vile words! Successive reactions from Türkiye to murderer Netanyahu
