Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan CHP’nin Meclis’teki provokasyonuna tepki: Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düştü
Son dakika! TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmeleri sırasında yaşanan arbedeye ilişkin, “Bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır, Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.” dedi.
Kurtulmuş, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Meclis’te bir araya geldi.
Klakocar Zupancic’i TBMM’ye gelişinde karşılamasının ardından Türk ve Slovenya bayrakları önünde görüntü veren Kurtulmuş, daha sonra konuk mevkidaşıyla baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.
Görüşmelerin ardından TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ve heyetini Meclis’te ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün Klakocar Zupancic ile iki ülke ilişkilerini teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.
İki ülke arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin her geçen gün arttığını ifade eden Kurtulmuş, Slovenya’nın dışişleri ve savunma bakanlarının geçen yıl Türkiye’ye yaptığı ziyaretin de bu sürece olumlu katkıları olduğunu vurguladı.
Slovenya Meclis Başkanı’nın 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirmesinin, iki ülke arasındaki ilişkileri artıracağını kaydeden Kurtulmuş, öte yandan Slovenya’da gelecek ay yapılacak seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.
TBMM’de güçlü bir Slovenya Dostluk Grubu’nun bulunduğunu belirten ve seçimden sonra Slovenya tarafında oluşacak Türkiye Dostluk Grubu ile ilişkilerin güçlendirilerek devam ettirilmesi temennisini paylaşan Kurtulmuş, “Hükümetlerimiz arasında var olan ilişkilerin, parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak iki ülke parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.” dedi.
Türkiye ile Slovenya’nın öncelikle NATO üyeliği bakımından ortak bir zemine sahip olduğunu anımsatan Kurtulmuş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde Slovenya’nın her zaman destek olduğunu ifade etti.
“MUHALEFETİN ENGELLEME ÇALIŞMALARINA RAĞMEN FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASINA VESİLE OLMUŞTUR”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmayan ülkelerden birinin de Slovenya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Slovenya, özellikle Filistin davasına, orada zulüm gören, soykırıma tabi tutulan Filistin’in masum insanlarına verdiği destekle ve en son da geçtiğimiz yıl Filistin devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında, insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda ile birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin devletini tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli mevkidaşım Zupancic’in Slovenya parlamentosunda Filistin devletinin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım, Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır. Tebriklerimizi kendisine ve Slovenya Meclisine şahsında ifade ediyoruz.”
“‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’ TEZİNİN SLOVENYALI DOSTLARIMIZ TARAFINDAN BENİMSENMEKTE OLDUĞUNU GÖRMEKTEN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin Slovenya ile ticaret, ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, Slovenya ile 3,7 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Slovenya ile ortak bir coğrafyanın da paylaşıldığına işaret eden Kurtulmuş, her iki ülkenin Balkanlar’da barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi, güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Doğu Avrupa’da yer alan Slovenya’nın, Avrupa’da barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için gayret ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Türkiye olarak bizim de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz, barış, istikrar ve diyalogdur. Dünyada büyük sorunlar yaşanabilir ama bu büyük sorunların çözümü için mutlaka diyalog kapısının açık tutulması ve kavgaların, çatışmaların önlenerek, barışın sağlanarak istikrar zemininin tahkim edilmesi, bütün bölgesel ve küresel sorunların anahtarı olan kavramlardır. Türkiye’nin bu anlamda hem Rusya-Ukrayna arasındaki krize hem Akdeniz’de yaşanan sorunlara hem de özellikle Filistin davasına yaklaşımı bu çerçevededir. Biliyoruz ki bu sorunların çözülebilmesi için adaletli ve bütün milletlerin varlığını, haklarını koruyan bir yaklaşımla hareket edilmesi zorunludur. Bu çerçevede karşımıza çıkan temel sorun ise dünyada barışı sağlamaya müsait bir uluslararası sistemin bulunmayışıdır.
Uluslararası sistem, hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı dolayısıyla hem de olaylara yaklaşımı vesilesiyle maalesef problem çözme, savaşları önleme ve barışı tesis etme gücünü kaybetmiştir. Bunun için sürekli kullandığımız ‘Yeni bir dünya sistemine ihtiyaç var’, ‘Dünya beşten büyüktür’ tezinin bir kez daha Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulmasında, bu perspektife sahip olan ülkelerin çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor.”
“NETANYAHU VE ÇETESİNİN GAZZE HALKINA KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ SOYKIRIMI UNUTTURMASINA ASLA MÜSAADE ETMEMEMİZ LAZIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inandıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu’daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerin de tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım. Bu, büyük bir insanlık suçudur, insanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir, dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı.
Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda, aynı ülkelerde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Slovenya’ya önümüzdeki seçimler dolayısıyla başarılar diliyoruz. Değerli mevkidaşım Zupancic’e ve değerli heyetine tekrar Türkiye ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.”
“(TBMM GENEL KURULU’NDAKİ ARBEDE) ‘BENİM GÖRÜŞÜME UYMAYAN KONUYA ZORLA MÜDAHALE EDERİM, BUNU YAPTIRMAM’ DİYEMEZSİNİZ”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Dün TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, yemin töreni sırasında yumruklu kavga görüntüleri yaşandı. Aynı zamanda CHP milletvekillerinin protestosu vardı. Sonrasında bakanlar AK Parti milletvekillerinin eşliğinde yemin etti. Bu görüntüler hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, bakanların yemin töreninin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nün amir hükümleri uyarınca gerçekleştiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, bakanların yemin etmesiyle birlikte işlemin tamamlandığını söyledi.
Kurtulmuş, “Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi, yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri, eskilerin tabiriyle metazori gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak, asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur.” dedi.
Demokrasi içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerin yapılabileceğine ve görüşlerin söylenebileceğine, TBMM’nin bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahip olduğuna işaret eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Asla, ‘Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. Bu, Anayasa’ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’na, milletimizi belirli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde Meclis’e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. ‘Bunu yaptırmayacağım’ demek, kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz. Ama herkesin demokrasi gereği hangi konuya itiraz edecekse hem parlamentonun genel kurulu bünyesinde hem parlamento dışında görüşlerini ifade etme hakkı vardır. Dolayısıyla bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır. Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.”
“BÜTÜN PARTİLERİN TEMSİLCİLERİNE RAPORUN NİHAİ ŞEKLİ GÖNDERİLECEKTİR”
Kurtulmuş, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’na ilişkin bir soruyu yanıtlarken, “Planlandığı gibi süreç gidiyor. Bu anlamda Komisyon’da olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Tabii ki yine bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor hakkında müzakere yapılacak, oylamayla birlikte rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacaktır.” dedi.
“BU ÖRÜMCEK KAFANIN ZAMAN ZAMAN HORTLADIĞINI GÖRMEKTEN BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜ DUYUYORUM”
“Kıyafeti nedeniyle Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş hedef alınmıştı, sonrasında ise bir anayasa tartışması gündeme geldi. Terörsüz Türkiye kapsamında olduğu gibi sivil anayasa konusunda benzer bir komisyonun kurulması fikri var mı?” sorusuna Kurtulmuş, kadınların kılık kıyafetiyle ilgili tartışmaların, bayat bir tartışma olduğu yanıtını verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ülke olarak geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödendiğinin herkes tarafından bilindiğini, hatta kimilerinin tamamıyla şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, anayasa ve Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları fiilen uyguladığını, bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapısından, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktığını anımsattı.
“Çok şükür bunların hepsi geride kaldı” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa, hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum. Bu konuyu da öyle isteyerek konuşmuyorum. Sonuçta Türkiye’den bahsediyoruz, yakın dönemde büyük bedeller ödenmiş bir konudan bahsediyoruz.
Halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir. Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini. Bu fevkalade yanlıştır. Sağda solda uyumuş, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de bizim zaten baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu, Türkiye’nin ödevidir. Bu, sadece konulardan birisidir. Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir. Türkiye’nin siyasi birikimi, demokratik tecrübesi yeni bir anayasayı, özgürlükçü, sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı bir anayasayı yapmaya yeterlidir ve inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu çalışmanın içerisine girer diye ümit ediyorum. Bu konuda da herkesi kendi sorumluluklarını yüklenmeye davet ediyorum.”
“FİLİSTİN SADECE FİLİSTİN HALKINA AİTTİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki tek taraflı adımlarının sorulması üzerine, Filistin davasında iki devletli çözümden başka bir çözümün bulunmadığını vurguladı. Kurtulmuş, “İsrail, işgal ettiği bütün alanlardan çekilmek ve ‘yerleşimci’ dedikleri, gasbedici unsurları oradan çıkarmak zorundadır. Filistin devleti de Gazze’siyle Batı Şeria’sıyla bölünmez bir bütündür. Filistin de sadece Filistin halkına aittir. Hiç kimsenin babasının malı değildir, hiç kimsenin satılık arazisi de değildir. Egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu inşallah çok yakın bir zamanda göreceğiz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele eden dünyanın onurlu bütün insanlarını, milletlerini de saygıyla selamlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, toplantının ardından Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ile FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.
Kurtulmuş ve Klakocar Zupancic daha sonra çalışmaların devam ettiği TBMM Genel Kurul Salonu’nu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.
Klakocar Zupancic, ziyaretinin ardından Şeref Holü’ndeki Damlalı Kapı önünde TBMM Şeref Defteri’ni imzaladı.
Daily Agenda
‘We must keep our traditional values alive’ – Last Minute News
Kökbörü League 2026 Semi-Final Competitions, organized by the Turkish Traditional Wrestling and Equestrian Sports Federation (TGASDF), were held in İbradı district of Antalya. Representatives of NGOs and political parties and many sports fans attended the competitions. Speaking here, World Ethnosport Confederation Chairman Necmettin Bilal Erdoğan stated that they started their traditional sports journey in 2015 and said, “We established the ethnosport union, we are the largest traditional sports umbrella organization in the world. We said let’s introduce the javelin in Anatolia to our compatriots in Central Asia, and let’s introduce the kokbörü sport of our compatriots in Central Asia to Anatolia.
“Our Kyrgyz brothers were already playing Kökbörü among themselves, and our teams that did not know Kökbörü also learned it,” he said. Noting that the world was going through a complicated process, wars and genocides were taking place, Erdoğan stated that we cannot remain silent about what is happening in the world with the strong heritage from history and that we must be strong as a nation. Emphasizing that culture, belief, traditions and customs should be kept alive, Erdoğan said, “Culture is reflected in our food, sports, clothes and everything else. Therefore, the more we carry our old customs, traditions and customs to future generations, the more chance we have of keeping alive the values that make us who we are. We are who we are as long as the values that make us who we are live. That’s why we remember and keep our traditional clothes alive, around our traditional sports, and we keep our traditional music alive,” he said.
News Entry
Daily Agenda
Fire solidarity – Breaking News
Spain, which has been fighting forest fires for days, thanked Türkiye for sending support to the extinguishing efforts. Türkiye immediately responded to the call for help made through the European Union Civil Protection Mechanism due to uncontrolled forest fires in Spain. Ankara dispatched 2 fire extinguishing aircraft to the region with an emergency code to participate in fire extinguishing operations.
Türkiye’s air support move was welcomed in Spain. Spanish politician and European Parliament (EP) member Nacho Sanchez Amor thanked President Recep Tayyip Erdoğan and Türkiye for this solidarity move against the fire disaster.
IT’S NICE TO HAVE FRIENDS
Drawing attention to the solidarity between the two countries after the planes were sent in the message he shared on social media, Sanchez Amor said, “We thank Turkey and President Erdoğan for sending a plane to help the Spanish authorities in our fight against forest fires. It is nice to have friends around us. If the need arises (I hope such a situation does not happen), we are always ready to help you.”

THE FLAMES CANNOT BE EXTINGUISHED
The fight against ongoing forest fires in the capital cities of Madrid and Avila continues. Spain’s Military Emergency Unit (UME) announced that they were fighting three separate fires with 1,200 soldiers and 400 vehicles.
On the other hand, in France, which had difficulties in fighting fires, approximately 42 thousand hectares of land turned to ashes. The Ministry of Internal Affairs stated that the fire was now unpredictable. It has been reported that approximately 13 thousand fires have broken out since the beginning of the year in France, which is in the most difficult fire season in its history. More than 300 thousand people had to leave their homes in two countries, and thousands of people took shelter in emergency shelters.
News Entry
Daily Agenda
Extra fight between CHP and New Party
The allegations that nearly 200 extras were brought to the badge-wearing ceremony attended by CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu in Istanbul and that the hall was filled in this way were denied, accompanied by harsh criticism, from CHP Istanbul Provincial Chairman Gürsel Tekin and former CHP General Secretary Mehmet Sevigen. Gürsel Tekin, who held a press conference, said: “They did something that the devil would never think of.

We filed a criminal complaint immediately at night. At first, me and our friends were not involved in any dirty side. We did not set a trap for anyone. Whoever set this trap, even if it is my brother, dear prosecutors, you will go to the end. We will definitely find whoever is responsible for this FETO-like scheme. “What happens if there are 70 people missing in a huge hall, what happens if there are more?”

MEDIA TRACE FUNDS
Reacting to CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu and the supporting media that broadcast bias against them, Tekin said, “700-800 of our friends around our hall could not even enter. Because the number of the hall was limited. Our kindness has reached the limit. We know what we have suffered from these for 10 months.” Tekin, who also revealed with his documents the invoices issued by Özel and his team to some media organs, said, “Burhanettin Bulut is looking at ‘media buying’. Aziz İhsan is buying Burhanettin, and Burhanettin is buying your news.

Yesterday the first two news were published by Akşam and BirGün. “Here are the invoices issued to Gazete Gündem,” he said. Tekin also showed the 3.5 million lira invoice that Özel and his team allegedly issued to BirGün Newspaper. Speaking to SABAH, former CHP General Secretary Mehmet Sevigen said, “I was there too. They tell stories. Don’t we have the power to find 200-300 people and give money to casting agencies? If we had such a problem, we would immediately bring 10 thousand men from the provinces and districts. I can’t understand what kind of CHP these people are creating in their minds. “I personally know 90 percent of the people in the hall,” he said. Meanwhile, the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office launched an investigation into the allegations upon the application of the CHP. In this crisis, which was reflected in the field after Özel and his team left the CHP and formed a New Party, there was no direct evaluation from the Özgür Özel front regarding the “extra” allegations.
News Entry
Daily Agenda
They doubled the tweets – MELİH ALTINOK
CHP journalists must be due to the unrest in their party, they are very aggressive.
Some people’s plans and dreams have been dashed. Some have wounds. Kılıçdaroğlu team shares the records of the money paid to CHP journalists, name by name, every day during the special period. Yılmaz Özdil confirms by saying, “They offered me money too.”
The reasons may be different, but the result is sad.
You may have noticed that recently, someone had a crisis while presenting news and started talking to himself. He took his anger out on Syrian President Shara:
“When you make a murderer president, you do not become a nation where everyone will applaud a murderer. You cannot make two terrorists respect you when you wear a tie like that. This is a state founded by the commander-in-chief, Gazi Mustafa Kemal Atatürk!”
Another one advised his colleagues in the media, “Let’s not even mention the name of CHP from now on, let’s talk about CHP as much as we do not write anything about small parties.”
Only CHP journalists?
Fugitive FETO members are also on the front.
Yesterday, CHP member Atilla Sertel exposed one of them with the following words: “Listen to this speech of the FETO fugitive traitor (Cevheri Güven). This FETO fugitive, who has sworn to destroy the CHP and is an enemy of Mustafa Kemal Atatürk, is giving advice to Özgür Özel and his friends. I bring it to the attention of those in the New Party. I hope they will give the necessary response to these FETO members.”
I opened the video shared by Sertel. The person he mentioned was giving the following tactics for the New Party to succeed:
“For Özgür Özel, the Republican People’s Party has no longer been the main opposition party, it is a party that will disappear with Kemal Kılıçdaroğlu. All these CHP cadres should now leave their agenda, they should not even mention their names. What should they focus on? Power. What they should focus on is the people. The CHP book should now be completely closed. CHP should be one of the parties that will be forgotten and destroyed. Just like ANAP, just like the True Path Party…”
The only chance for tens of thousands of fugitive FETO members to return to Türkiye is Erdoğan’s overthrow. They spend their time 24/7 on this job. This time, their only hope is not Kılıçdaroğlu’s CHP, but the New Party of the Özel-İmamoğlu duo.
The main opposition leadership, which will be a spare wheel for İmamoğlu, is enough for Özel in the first stage, but this target will no longer cut the strings of FETO, which was taken over by Israel; The owners want power.
That’s why they doubled down on tweets and unleashed their trolls on those who criticized the New Party.
Daily Agenda
Minister Kacır: “Terminal Istanbul will serve as the world’s largest entrepreneurship center”
Kacır made a written statement regarding the Terminal Istanbul project. In the statement, Kacır gave information about the ongoing works of the Terminal Istanbul project at Atatürk Airport and said, “Terminal Istanbul is the initial stage. The first step of the world’s largest entrepreneurship center. Very soon.” he said.
THE WORLD’S LARGEST ENTREPRENEURSHIP CENTER
On the other hand, according to the statement made by the ministry, Terminal Istanbul, which will be established at Atatürk Airport in line with the vision of the National Technology Move, will bring together Türkiye’s technology ecosystem and young entrepreneurs with world giants. The center, which aims to host thousands of entrepreneurs, technology companies and investors, will serve as the world’s largest entrepreneurship center with universal acceleration programs, co-working spaces and incubation centers. Terminal Istanbul will bring global knowledge, capital and experience directly to the Turkish ecosystem, thanks to the established strategic international collaborations. In this context, the partnership established with Techstars, one of the world’s largest accelerators, will be one of the strongest examples of global actors actively taking part within the center. Turkish enterprises’ access to global markets will be systematically supported, thanks to the contacts made in different geographies, especially Pakistan, Qatar, Paris and London, and the connections established with the Turkish diaspora and international technology platforms.
A CLUSTER STRUCTURE WILL BE CREATED
With the Tech Visa program implemented by the Ministry of Industry and Technology, the way will be paved for high-potential startups from different geographies of the world to operate within Terminal Istanbul. While the rapid adaptation of foreign enterprises to the Turkish market will be ensured through “soft landing” programs, grants, exemptions and incentive mechanisms, domestic enterprises will also be supported to expand into global markets. The center will accelerate the commercialization processes of deep technology initiatives, especially with shared laboratories, common access to high-cost devices, consumable supply centers and digital infrastructure solutions. In this way, it is aimed to produce a direct solution to the problem of non-commercialization of academic studies and R&D outputs. In addition, thanks to the cluster structure that will be created with the contribution of domestic technology leaders and global companies in 34 different technology verticals, vertical expertise will be provided in a wide range of fields, from artificial intelligence to biotechnology, from mobility to space technologies.
Daily Agenda
Investigation into ‘Cast Agency’ allegations at CHP’s Sarıyer event
Allegations that people who were not actually party members were taken to the event organized by CHP in Sarıyer, through a casting agency, hit the agenda like a bombshell. While the discussions were continuing, a complaint petition was submitted to the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office.
INVESTIGATION HAS BEEN STARTED
Within the scope of the investigation initiated after the complaint, the allegations made regarding the event and the publications made on this subject will be examined in all aspects.
The Chief Public Prosecutor’s Office announced that after the investigations are completed, the statements of the people subject to the complaint will be taken.
“SOMETHING THAT THE DEVIL CANNOT THINK OF”
CHP Istanbul Provincial Chairman Gürsel Tekin made the following statement regarding the “paid extra” allegation:
“Partyship is completely voluntary. The mayor and administrators of Sarıyer Municipality, who allocated the hall to us, were lynched. Anyone who wants can pay and rent it. You rent the hall of your own municipality and your mayor is lynched. I will explain those gangs. They did something that the devil would never think of.
-
Daily Agenda2 days agoFatih Altaylı confessed at the prosecutor’s office: He accepted broadcasts in support of AHBAP! “We knew he was addicted to gambling”
-
Daily Agenda2 days agoBrawl between Özgür Özel and Kemal Kılıçdaroğlu supporters! Mustafa Sarıgül kicked the citizen who reacted
-
Daily Agenda2 days agoMessage from Minister of Justice Gürlek about the February 6 earthquake: They tried to overshadow the power of our state
-
Daily Agenda2 days agoDirectorate of Communications shared: President Erdoğan met with the President of Uzbekistan!
-
Sports3 days agoGermany turns to Klopp after 3rd straight World Cup setback
-
Sports2 days agoWolff sees future Verstappen-Antonelli partnership as possibility
-
Daily Agenda3 days ago‘Sign, dear, no dishes left, the president’s order’
-
Daily Agenda2 days agoMinister Kurum made a statement regarding the AHBAP investigation: They made their own campaigns rival to the state
