Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan CHP’nin Meclis’teki provokasyonuna tepki: Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düştü
Son dakika! TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin TBMM Genel Kurulu’nda yemin etmeleri sırasında yaşanan arbedeye ilişkin, “Bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır, Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.” dedi.
Kurtulmuş, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Meclis’te bir araya geldi.
Klakocar Zupancic’i TBMM’ye gelişinde karşılamasının ardından Türk ve Slovenya bayrakları önünde görüntü veren Kurtulmuş, daha sonra konuk mevkidaşıyla baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.
Görüşmelerin ardından TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ve heyetini Meclis’te ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün Klakocar Zupancic ile iki ülke ilişkilerini teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.
İki ülke arasındaki stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin her geçen gün arttığını ifade eden Kurtulmuş, Slovenya’nın dışişleri ve savunma bakanlarının geçen yıl Türkiye’ye yaptığı ziyaretin de bu sürece olumlu katkıları olduğunu vurguladı.
Slovenya Meclis Başkanı’nın 11 yıl aradan sonra Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirmesinin, iki ülke arasındaki ilişkileri artıracağını kaydeden Kurtulmuş, öte yandan Slovenya’da gelecek ay yapılacak seçimlerin hayırlı olması temennisinde bulundu.
TBMM’de güçlü bir Slovenya Dostluk Grubu’nun bulunduğunu belirten ve seçimden sonra Slovenya tarafında oluşacak Türkiye Dostluk Grubu ile ilişkilerin güçlendirilerek devam ettirilmesi temennisini paylaşan Kurtulmuş, “Hükümetlerimiz arasında var olan ilişkilerin, parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak iki ülke parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.” dedi.
Türkiye ile Slovenya’nın öncelikle NATO üyeliği bakımından ortak bir zemine sahip olduğunu anımsatan Kurtulmuş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde Slovenya’nın her zaman destek olduğunu ifade etti.
“MUHALEFETİN ENGELLEME ÇALIŞMALARINA RAĞMEN FİLİSTİN DEVLETİNİN TANINMASINA VESİLE OLMUŞTUR”
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmayan ülkelerden birinin de Slovenya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Slovenya, özellikle Filistin davasına, orada zulüm gören, soykırıma tabi tutulan Filistin’in masum insanlarına verdiği destekle ve en son da geçtiğimiz yıl Filistin devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında, insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa’nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda ile birlikte Slovenya’nın yolunu açmış olduğu Filistin’i tanıma süreci, geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin devletini tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli mevkidaşım Zupancic’in Slovenya parlamentosunda Filistin devletinin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım, Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır. Tebriklerimizi kendisine ve Slovenya Meclisine şahsında ifade ediyoruz.”
“‘DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR’ TEZİNİN SLOVENYALI DOSTLARIMIZ TARAFINDAN BENİMSENMEKTE OLDUĞUNU GÖRMEKTEN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin Slovenya ile ticaret, ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerini sürdürdüğünü belirterek, Slovenya ile 3,7 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade etti.
Slovenya ile ortak bir coğrafyanın da paylaşıldığına işaret eden Kurtulmuş, her iki ülkenin Balkanlar’da barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi, güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Doğu Avrupa’da yer alan Slovenya’nın, Avrupa’da barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için gayret ettiğine dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Türkiye olarak bizim de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz, barış, istikrar ve diyalogdur. Dünyada büyük sorunlar yaşanabilir ama bu büyük sorunların çözümü için mutlaka diyalog kapısının açık tutulması ve kavgaların, çatışmaların önlenerek, barışın sağlanarak istikrar zemininin tahkim edilmesi, bütün bölgesel ve küresel sorunların anahtarı olan kavramlardır. Türkiye’nin bu anlamda hem Rusya-Ukrayna arasındaki krize hem Akdeniz’de yaşanan sorunlara hem de özellikle Filistin davasına yaklaşımı bu çerçevededir. Biliyoruz ki bu sorunların çözülebilmesi için adaletli ve bütün milletlerin varlığını, haklarını koruyan bir yaklaşımla hareket edilmesi zorunludur. Bu çerçevede karşımıza çıkan temel sorun ise dünyada barışı sağlamaya müsait bir uluslararası sistemin bulunmayışıdır.
Uluslararası sistem, hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yapısı dolayısıyla hem de olaylara yaklaşımı vesilesiyle maalesef problem çözme, savaşları önleme ve barışı tesis etme gücünü kaybetmiştir. Bunun için sürekli kullandığımız ‘Yeni bir dünya sistemine ihtiyaç var’, ‘Dünya beşten büyüktür’ tezinin bir kez daha Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulmasında, bu perspektife sahip olan ülkelerin çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor.”
“NETANYAHU VE ÇETESİNİN GAZZE HALKINA KARŞI SÜRDÜRDÜĞÜ SOYKIRIMI UNUTTURMASINA ASLA MÜSAADE ETMEMEMİZ LAZIM”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inandıklarının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu’daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerin de tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım. Bu, büyük bir insanlık suçudur, insanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir, dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı.
Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir. Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda, aynı ülkelerde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Slovenya’ya önümüzdeki seçimler dolayısıyla başarılar diliyoruz. Değerli mevkidaşım Zupancic’e ve değerli heyetine tekrar Türkiye ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.”
“(TBMM GENEL KURULU’NDAKİ ARBEDE) ‘BENİM GÖRÜŞÜME UYMAYAN KONUYA ZORLA MÜDAHALE EDERİM, BUNU YAPTIRMAM’ DİYEMEZSİNİZ”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Dün TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, yemin töreni sırasında yumruklu kavga görüntüleri yaşandı. Aynı zamanda CHP milletvekillerinin protestosu vardı. Sonrasında bakanlar AK Parti milletvekillerinin eşliğinde yemin etti. Bu görüntüler hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, bakanların yemin töreninin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü’nün amir hükümleri uyarınca gerçekleştiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, bakanların yemin etmesiyle birlikte işlemin tamamlandığını söyledi.
Kurtulmuş, “Anayasa’dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi, yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri, eskilerin tabiriyle metazori gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak, asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur.” dedi.
Demokrasi içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerin yapılabileceğine ve görüşlerin söylenebileceğine, TBMM’nin bu anlamda herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahip olduğuna işaret eden Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Asla, ‘Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. Bu, Anayasa’ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanı’na, milletimizi belirli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde Meclis’e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. ‘Bunu yaptırmayacağım’ demek, kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz. Ama herkesin demokrasi gereği hangi konuya itiraz edecekse hem parlamentonun genel kurulu bünyesinde hem parlamento dışında görüşlerini ifade etme hakkı vardır. Dolayısıyla bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır. Anayasa’ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür.”
“BÜTÜN PARTİLERİN TEMSİLCİLERİNE RAPORUN NİHAİ ŞEKLİ GÖNDERİLECEKTİR”
Kurtulmuş, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’na ilişkin bir soruyu yanıtlarken, “Planlandığı gibi süreç gidiyor. Bu anlamda Komisyon’da olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Tabii ki yine bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor hakkında müzakere yapılacak, oylamayla birlikte rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacaktır.” dedi.
“BU ÖRÜMCEK KAFANIN ZAMAN ZAMAN HORTLADIĞINI GÖRMEKTEN BÜYÜK BİR ÜZÜNTÜ DUYUYORUM”
“Kıyafeti nedeniyle Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş hedef alınmıştı, sonrasında ise bir anayasa tartışması gündeme geldi. Terörsüz Türkiye kapsamında olduğu gibi sivil anayasa konusunda benzer bir komisyonun kurulması fikri var mı?” sorusuna Kurtulmuş, kadınların kılık kıyafetiyle ilgili tartışmaların, bayat bir tartışma olduğu yanıtını verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ülke olarak geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödendiğinin herkes tarafından bilindiğini, hatta kimilerinin tamamıyla şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, anayasa ve Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları fiilen uyguladığını, bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapısından, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktığını anımsattı.
“Çok şükür bunların hepsi geride kaldı” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa, hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum. Bu konuyu da öyle isteyerek konuşmuyorum. Sonuçta Türkiye’den bahsediyoruz, yakın dönemde büyük bedeller ödenmiş bir konudan bahsediyoruz.
Halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir. Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini. Bu fevkalade yanlıştır. Sağda solda uyumuş, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de bizim zaten baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu, Türkiye’nin ödevidir. Bu, sadece konulardan birisidir. Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir. Türkiye’nin siyasi birikimi, demokratik tecrübesi yeni bir anayasayı, özgürlükçü, sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı bir anayasayı yapmaya yeterlidir ve inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu çalışmanın içerisine girer diye ümit ediyorum. Bu konuda da herkesi kendi sorumluluklarını yüklenmeye davet ediyorum.”
“FİLİSTİN SADECE FİLİSTİN HALKINA AİTTİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, İsrail’in Batı Şeria ve Doğu Kudüs’teki tek taraflı adımlarının sorulması üzerine, Filistin davasında iki devletli çözümden başka bir çözümün bulunmadığını vurguladı. Kurtulmuş, “İsrail, işgal ettiği bütün alanlardan çekilmek ve ‘yerleşimci’ dedikleri, gasbedici unsurları oradan çıkarmak zorundadır. Filistin devleti de Gazze’siyle Batı Şeria’sıyla bölünmez bir bütündür. Filistin de sadece Filistin halkına aittir. Hiç kimsenin babasının malı değildir, hiç kimsenin satılık arazisi de değildir. Egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu inşallah çok yakın bir zamanda göreceğiz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele eden dünyanın onurlu bütün insanlarını, milletlerini de saygıyla selamlıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, toplantının ardından Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Klakocar Zupancic ile FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.
Kurtulmuş ve Klakocar Zupancic daha sonra çalışmaların devam ettiği TBMM Genel Kurul Salonu’nu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.
Klakocar Zupancic, ziyaretinin ardından Şeref Holü’ndeki Damlalı Kapı önünde TBMM Şeref Defteri’ni imzaladı.
Daily Agenda
BREAKING NEWS | Message from MHP leader Devlet Bahçeli to Özgür Özel: There is no by-election, during election time
Breaking news: MHP leader Devlet Bahçeli made a statement at his party’s group meeting. Devlet Bahçeli, reacting to the US/Israeli attacks on Iran and Lebanon, noted that the World Peace Council should be established. Noting that Türkiye is ready to undertake responsibility for peace, Bahçeli also gave important messages regarding the goal of a Terror-Free Türkiye.
Breaking news… MHP leader Devlet Bahçeli spoke at his party’s group meeting. MHP leader Bahçeli said, “The losses of life in the air attack carried out by the Israeli army on Lebanon show that the zionist plans do not intend to leave Lebanese territory.” he said. Bahçeli also responded to Özgür Özel’s midterm election remarks. Bahçeli noted that there will be no by-elections and that the elections will be held on time.
Highlights from Bahçeli’s statements:
Trump’s statement that they accepted a 2-week ceasefire on the condition of opening Hormuz, but his declaration that the war objectives were achieved showed that the crisis was brought to the table. The silence of the guns is an intermediate phase. The guns fell silent temporarily, but the scores were not settled.
LEBANON REACTION TO ISRAEL
Israel violates Lebanon’s territorial integrity. While there is a temporary pause on the Iranian front, the Lebanese front is kept open. The losses of life in the air attack carried out by the Israeli army on Lebanon show that the Zionist groups do not intend to leave Lebanese territory.
“WORLD PEACE COUNCIL SHOULD BE ESTABLISHED”
The inconclusive talks in Islamabad have further strengthened the possibility that the conflicts in the region will evolve into global destruction. Just as uncontrolled and unstoppable power competition and ambition for armament cause bombs to explode in the Middle East today, it will also pave the way for greater destruction in the heart of Europe, the nodal points of Asia and the fragile basins of Africa tomorrow. Shaken by the global epidemic in 2020, humanity has been constantly thrown by the Ukraine-Russia war, the deterioration of trade security in the Red Sea and the Black Sea, the human tragedy in Gaza, the destruction in Lebanon, and the crises that broke out in Ethiopia, Sudan and Somalia. In a world where India and Pakistan are facing each other on the Kashmir line, and where the Pakistan-Afghanistan tension has turned the lives of tens of thousands of people upside down in Pakistan today, it is a dangerous mistake to think that the fire will be limited to a single region. In such a period when the possibility of World War II is more pronounced, the immediate implementation of a World Peace Council mechanism, under the leadership of the United Nations Secretary-General Guterres, with the participation of the USA, the Russian Federation, the People’s Republic of China, Turkey and the European Union, is a historical obligation on behalf of humanity.
“Türkiye IS READY TO PUT IT UNDER THE STONE”
It is now inevitable for the manifestation of a new global will based on justice, balance and equity, not the ambivalent understandings that carry the word peace but actually expand the war. Türkiye is ready to take responsibility with the responsibility imposed by its history and the mission determined by its geography. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’s maxim “Peace at home, peace in the world” will determine the route of every step we will take today, as it did yesterday, and the direction of all the roads we will walk.
Daily Agenda
COP31 message from Zero Waste Foundation President Ağırbaş: It will be held for the first time in Türkiye! Special emphasis on Berat Albayrak
Samed Ağırbaş, President of the Zero Waste Foundation, who was declared the ‘COP31 High Level Climate Champion’ in January, made special statements to SABAH. Explaining the preparation process of COP31, which is the UN’s global climate summit and will be held in Türkiye for the first time this year, Ağırbaş said, “As we move towards COP31, our focus is to show that the implementation has already started, to scale it and to present examples of actions that can create a rapid and concrete impact to achieve the goals of the Paris Agreement.”
(Zero Waste Foundation President Samed Ağırbaş)
The following sentences came to the fore in Ağırbaş’s statements:
‘DIGITAL CENTER WILL BE ACTIVE’
We anticipate a participation of over 100 thousand people for COP31. In addition to the established team and volunteer structure, our COP31 Digital Coordination Center will also be active to ensure instant data flow, participant communication and operational coordination of the entire process. Registration, information, guidance and crisis management processes will be carried out in an integrated manner through digital infrastructure. Therefore, a strong and synchronized support mechanism has been established both on the field and digitally.
‘WE ARE DEVELOPING A VOLUNTEER PROGRAM’
In this process that we carry out in close coordination with our Minister Murat Kurum; We are developing a volunteering program involving individuals and networks that will contribute to climate solutions in different sectors and regions. We are currently discussing with various stakeholders, including the UN Volunteers Programme, how this program can be structured to be inclusive, effective and aligned with the broader Climate Action Agenda.
Daily Agenda
Breaking news: Kemal Kılıçdaroğlu sentenced to 11 months and 20 days in prison
Former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu was sentenced to 11 months and 20 days in prison in Mersin, on the grounds that he insulted President Recep Tayyip Erdoğan during his term as prime minister in 2013.
Kemal Kılıçdaroğlu did not attend the hearing at Mersin 3rd Criminal Court of First Instance, but his lawyer attended from Ankara via Audio and Video Information System (SEGBİS).
In his opinion on the merits, the public prosecutor offered an opinion that Kılıçdaroğlu should be punished for “insulting a public official”.
At the hearing, Kılıçdaroğlu’s written defense, submitted to the court through his lawyer, was read.
The judge, who listened to the statements, ruled that Kılıçdaroğlu should be imprisoned for 11 months and 20 days on the charge of “insulting a public official” for his remarks against Erdoğan in 2013. The judge decided to postpone the announcement of the verdict in question.
A lawsuit was filed against former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu for “insulting a public official” on the grounds that he insulted Erdoğan in his speeches at various rallies in Mersin, and it was decided to combine the file containing accusations against Kılıçdaroğlu’s similar statements at the Ankara rally in 2013 with the case in Mersin.
Daily Agenda
Statement on Gülistan Doku file from Minister of Justice Akın Gürlek: We will mobilize all means
A new development took place after 6 years in the case of Gülistan Doku, a university student who disappeared in Tunceli in 2020. While the file was being reopened, a detention decision was taken for 13 suspects, including Mustafa Türkay Sonel, the son of the then Governor of Tunceli, Tuncay Sonel.
Minister of Justice Akın Gürlek made a statement on his social media account regarding the investigation into the disappearance of Gülistan Doku. Minister Gürlek used the following statements in his statement:
Within the scope of the investigation carried out regarding the disappearance of Gülistan Doku, an important step was taken by our Tunceli Chief Public Prosecutor’s Office; As a result of multifaceted efforts, detention procedures were carried out. This investigation, which left a deep mark on the public conscience, is being reconsidered in all its aspects; It is being investigated with determination, no matter where it leads, without ignoring any suspicion or claim.
Within the scope of the investigation carried out regarding the disappearance of Gülistan Doku, an important step was taken by our Tunceli Chief Public Prosecutor’s Office; As a result of multifaceted efforts, detention procedures were carried out.
This investigation, which left a deep mark on the public conscience, in all its aspects…
— Akın Gürlek (@abakingurlek) April 14, 2026
Daily Agenda
Former Speaker of the Turkish Grand National Assembly Cindoruk was sent off on his last journey
93-year-old former Speaker of the Turkish Grand National Assembly Hüsamettin Cindoruk, who died in the hospital where he was treated in Istanbul, was buried after the funeral ceremony. A funeral ceremony was held for Cindoruk at Teşvikiye Mosque after the noon prayer. The ceremony was attended by Cindoruk’s family and relatives, as well as the Speaker of the Turkish Grand National Assembly, Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, CHP Chairman Özgür Özel, former CHP Chairman Kemal Kılıçdaroğlu, Democratic Party Chairman Gültekin Uysal, Key Party Chairman Yavuz Ağıralioğlu, former ministers Cavit Çağlar, former Chief of General Staff İlker Başbuğ, Gürsel Tekin, Bedrettin Dalan, as well as names from the political world and citizens also attended.

While Cindoruk’s wife, Dilek Cindoruk, prayed, her children hugged the coffin and shed tears. After the funeral prayer was performed, forgiveness was received from Cindoruk’s relatives and prayers were said. The coffin, supported by the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş, and the Chairman of the CHP, Özgür Özel, was put on the hearse accompanied by a ceremonial squad. Cindoruk’s body was buried in Zincirlikuyu Cemetery. On the other hand, it was noted that Cindoruk’s family will accept condolences at Taksim Divan Hotel after the funeral.
Daily Agenda
First lesson of the Academy from Minister Tekin
The National Education Academy opened its doors to teacher candidates as of yesterday. The preparatory training, which started with the first lesson given by the Minister of National Education Yusuf Tekin, was implemented simultaneously in 12 application centers in 7 provinces. Minister Tekin, who met with teacher candidates at the Sultanahmet Training and Application Center in Istanbul, also addressed other centers via live connection. Minister Tekin defined teaching as “a covenant established in conscience” and emphasized that the profession is not only limited to transferring knowledge, but also plays a decisive role in the construction of a generation. Stating that teacher candidates are on the verge of a great responsibility, Tekin stated that this process should not be seen as an ordinary educational phase. One of the most striking aspects of the National Education Academy will be its structure that aims to close the gap between theoretical knowledge and classroom practice. Explaining that the program is planned to include approximately 600 hours of practice and 480 hours of direct teaching experience, Tekin said that teacher candidates will be better equipped for the field. The academy program is not limited to field knowledge only. A wide range of content is offered, from democracy culture to guidance, from family communication to critical thinking, from artificial intelligence to data-based evaluation. Thus, it is aimed to train teacher candidates with a versatile perspective.

FROM ROOTS TO THE FUTURE
Tekin also touched upon the Türkiye Century Education Model in his speech and stated that the new approach is based on a structure that integrates knowledge with skill and skill with value. Emphasizing that education is not only limited to academic success, Tekin stated that it is also considered as a process that strengthens cultural continuity and social memory.
NEW THRESHOLD FOR TRANSITION TO THE PROFESSION
Emphasizing that the National Education Academy is not a structure that replaces universities, Tekin stated that the aim is to ensure that teachers who are new to the profession go through a stronger preparation process. The academy aims to establish a strong interaction basis between experienced teachers and new graduates. With the new model, the transition to teaching process is no longer just an appointment phase, but is transformed into a planned, practice-oriented and holistic preparation period.
-
Daily Agenda2 days agoOne heart against the genocide network
-
Sports2 days agoArsenal suffer title dream blow while Liverpool boost UCL push
-
Daily Agenda3 days agoMinister Gürlek: Work for a more effective judicial system has yielded results
-
Economy2 days agoFrom tariffs to energy shock: How global economy is holding up
-
Daily Agenda2 days ago2025 data in mediation: 54 percent of disputes ended in agreement
-
Daily Agenda2 days agoTürkiye solves the water crisis – Last Minute News
-
Daily Agenda2 days agoThere is no similar brand in Türkiye
-
Daily Agenda3 days agoBilal Erdoğan’s emphasis on the Turkish brand: We have a unique brand
