Daily Agenda
MHP lideri Bahçeli: Terörsüz Türkiye kritik bir eşik
MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk siyasi hayatındaki 57 yıllık şerefli yolculuğunun yıldönümünde hepinizi en iyi dileklerimle, hürmet ve muhabbetle selamlıyorum.
“Şanla Şerefle” nice 57 yıllara diyorum.
Yurt içinde ve yurt dışında; televizyon ekranlarından, radyo kanallarından, sosyal medya platformlarından programımızı takip eden tüm kardeşlerimize şükranlarımı sunuyorum.
Türk milletinin yüzyıla damgasını vuracağı Türk ve Türkiye yüzyılının başında, yirmi birinci yüzyılın ikinci çeyreğine girdiğimiz bir dönemde kutladığımız 57’nci yılımız hayırlı olsun, uğurlu olsun.
Bu yolculuk; yufka yüreklilerle çetin yolların aşılmayacağını bilenlerin onurlu ve kararlı yürüyüşüdür.
Vatanımızın her karışına, aziz milletimizin her ferdine, milli varlığımızın her zerresine ve geleceğimize sahip çıkma mücadelesinde olanların yürüyüşüdür.
Bilge Kağan’dan, Alparslan’a;
Osman Gazi’den Fatih’e,
Kanuni’den Mustafa Kemal’e kadar;
Gaspıralı’dan Akçura’ya;
Mehmet Akif’ten Ziya Gökalp’e;
Mümtaz Turhan’dan Erol Güngör’e,
Osman Bölükbaşı’dan, Türkeş Bey’e kadar, elleri öpülesi isimli isimsiz sayısız ecdadımızın kutlu yürüyüşü ile bu günlere gelinmiş, “Devlet ebed müddet, millet ebed müddet” onlarla sağlanmıştır.
Ruhları şad mekânları Cennet olsun.
Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun.
Bu vesile ile Partimizin kurucusu Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, rahmeti rahmana kavuşmuş tüm dava büyüklerimizi, aziz şehitlerimizi rahmet ve hürmetle yâd ediyorum.
Siyasi tarihimizin herhangi bir döneminde, üç hilali taşımış, hareketimizin yükselmesine omuz vermiş kıymetli dava arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
İlk günkü azim ve kararlılıkla, onurla mazimizi nice 57 yıllara taşıma kararlılığındayız.
Türklük gurur ve şuuru, İslam ahlak ve faziletiyle, her yılı bir asra bedel 57 senede ilkelerimizden ve ülkülerimizden, vatan ve millet sevgimizden asla ödün vermedik.
Fitneye gelmedik ihanete boyun eğmedik.
Ne çizgimizden saptık ne duruşumuzu bozduk.
İmanla direndik, inançla güçlendik.
Hak’ka sığındık hakikatlilerle yürüdük.
Sabrettik, sebat ettik, desteği milletten, zaferi Allah’tan diledik.
Milletimize hizmet yolunda yılmadık yorulmadık.
İlk günkü azim ve kararla devletimizin bekası, milletimizin huzur ve refahı için gayret gösterdik.
Çok şükür ki başardık, mesafe aldık bu günlere ulaştık.
Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Muhterem Misafirler,
1948’de Millet Partisi’yle başlayan doğuş, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’yle adım adım Milliyetçi Hareket Partisi’ne ulaşmış, 9 Şubat 1969’da Adana’da başlayan kutlu yolculuk, şeref dolu 57 yılı geride bırakmıştır.
Tarihten geleceğe giden yolculuğun son 57 yılına damgasını vuran Milliyetçi Hareket Partisi’nin öncelikli mücadele maksadı ve varlık nedeni, kahramanların taşıdığı milli bekanın kopartılmadan devamını sağlamaktır.
Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine layık bir istikbal meydana getirme davası olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasının yegâne siyasi temsilcisi olan Milliyetçi Hareket Partisi, Türk siyasetinde yerini aldığı günden bu yana şartlar ne olursa olsun “önce ülkem ve milletim” düsturuyla, Türkiye’nin millî varlığına ve tarihî misyonuna sahip çıkmıştır.
Şüphesiz bugünlerin gerisinde mağduriyetler, çileler ve şahadetler vardır.
Milliyetçi Hareket Partisi Türk siyasi hayatında, milliyetçiliğin, mukaddesatçılığın, ahlakçılığın ve Türk milletinin sinesinden doğmuş daha pek çok değerin temsilcisi olmuştur.
Siyaseti kısır bir iktidar mücadelesinin, çıkar ya da çatışmanın unsuru değil, toplumsal uzlaşının ve huzurun tesis aracı olarak görmüştür. Bizler, davasını ve ülkülerini hiçbir dünyevi menfaate değişmeyen, inanmış dava adamlarıyız.
Büyük Türk milletini içerisine düştüğü her türlü darboğazdan kurtarmayı görev addeden ülkücü hareket, kendisini milletine adamışların buluşma yeridir.
Bu şuurla, Milliyetçi Hareket Partisi 57 yıldır Türk milletinin hizmetindedir. Siyasi yolculuğumuz acılı, çileli ve meşakkatli olsa da onur, şeref ve Türklüğe hizmet yolunda başarılarla da doludur.
Orhun vadisinde başlayan yolculuğumuz cihanşümul devletler kurarak sürmüş, Cumhuriyetimiz ile taçlanmıştır.
Kökümüz derindir, cihanın dört bir yanına yayılmıştır. Gövdemiz sağlamdır, adaletle sarılmıştır. Dallarımız birbirinden müstesna çiçeklerle doludur.
Asya bozkırlarından Cumhuriyete uzanan bu muazzam tarih, bizim kutbumuz ve beslendiğimiz ana membadır. Türk milliyetçiliğinin kaynağı Türk tarih ve kültürü, onun da sahibi Türk milletidir. Milliyetçi Hareket Partisi, yüzyılların birikimiyle oluşmuş bir milli fikir müktesebatının siyasal arenadaki temsilcisidir.
Dünümüz bellidir ve görkemlidir. Yarınımız da Cenab-ı Allah’ın izni ve inayetiyle muhteşem olacaktır.
Milliyetçilik anlayışımız, milletimizin egemenliği ve bağımsızlığını her şeyin üzerinde gören, kültür, gelenek ve tarih temelli bir anlayıştır. Türk milliyetçiliğinde dışlayıcılığa, bağnazlığa, saldırganlığa asla yer yoktur. Cenab-ı Allah’ın yarattığı her insanı kıymetli sayar, her millete saygı duyarız. Türk milletini milletler camiası içinde layık olduğu yerde tutmanın mücadelesini veririz.
Türk milliyetçiliği merhum Ziya Gökalp’in ifadesiyle Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak ülkülerinin bir meczidir. Fikri temelleri çok daha eskide olan 57 yıllık siyasi yolculuğun başlangıcında, davamızın siyasi temsilcisinin muhteşem ve muteber adı “Milliyetçi Hareket Partisi” olarak konulmuştur.
1969, yeminimizin tazelendiği tarihtir. O yemin ki, Orhun’da taşlara kazınan söz, Yusuf Has Hacip’in öğüdü, Ahmet Yesevi’nin hikmetidir.
Mevlana’nın merhameti, Fatih’ın kılıcı, Süleyman’ın adaletidir.
Mustafa Kemal’in kararlılığı, Alparslan Türkeş’in cesaretidir.
Fikir dünyamız Ziya Gökalp ile mefkûre hamlesine dönüşmüş, “dilde, fikirde, işte birlik” diyen Gaspıralı İsmail ile sloganlaşmıştır. Osman Turan ve İbrahim Kafesoğlu ile tarih yolculuğuna çıkmış, Mümtaz Turhan ve Erol Güngör ile doktrinini kuvvetlendirmiştir.
Kızılelma ve İlay-ı Kelimetullah ülkülerimiz aziz milletimizde karşılık bulmuş, gönüllere girmiş, Partimiz sayesinde de Türk siyasi hayatının değişmez parçaları olmuştur.
Böylesi bir tarihi mirasa sahip Partimiz, Türk milletinin bekası ve refahını ontolojik bir amaç olarak benimsemiştir.
Milletimiz ve devletimiz tarihin pek çok virajında uçurumun kenarına itilmiş, ancak feraseti, cesareti ve kimliğinin gücüyle her seferinde insanlık tarihindeki yolculuğunu kuvvetlenerek sürdürmeyi bilmiştir.
Ne zaman ve ne şekilde olursa olsun Türk milletini yok etmeye çalışanların ensesinde bozkurtun nefesini her daim hissettirmeye yeminliyiz.
Günümüzdeki savaş ve oyunlar insanlık tarihi boyunca görülen örneklerinden çok daha çetin ve çetrefillidir. Nitekim Türkiye bir yandan terör örgütleri eliyle yıpratılmaya çalışılmış, bir yandan da uluslararası yaptırımlar devreye girmiştir. Dış destekli demokrasi dışı girişimlerle istikrarsızlık oluşturulmuştur. Türkiye’nin şahlanışı her seferinde türlü oyunlarla engellenmeye çalışılmıştır.
Partimiz Türk siyasi hayatında yer aldığı dönemde gayri millî her türlü unsurun, Türk ve Türkiye düşmanlarının daima korkulu rüyası olmuştur. Büyük Türk milletini ve devletini yok etmek isteyen dahili veya harici mahfillerin karşısında en önemli caydırıcı güç olarak hep milliyetçi-ülkücü hareket durmuştur.
Bu şuurla Partimiz kökeni, anasının dili, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun muhterem vatandaşlarımızı hedef alan her türlü tehdit ve tehlike karşısında milletçe bir ve beraber olabilmek için siyasi mücadelesini sürdürmektedir.
Muradımız milli birliğimizi güçlendirmektir. Türkiye’nin ve Türk milletinin ayağındaki tüm prangaları söküp atmaktır. Bin yıllık kardeşliğimizden aldığımız ilhamla bu topraklarda barış ve huzuru baki kılmaktır. Türkiye’yi tehdit eden gelişmelere karşı daha güçlü mukabele edebilmek, hep birlikte Türkiye olabilmektir.
Terörsüz Türkiye derken kastettiğimiz budur.
Milli birliğini kuvvetlendirmiş bir Türkiye, ekonomik ve sosyal kalkınmasını elbette daha kolay bir şekilde gerçekleştirecektir.
Bu cümleden olarak Türkiye’mizin geçtiği tarihi eşik hepimize, ihmal edilemez sorumluluklar yüklemektedir. Geleceğimize sahip çıkmak elimizdedir.
“Terörsüz Türkiye”, “Terörsüz, İstikrarlı Bölge” hedefleri Türk milletinin kaderine aracısız sahip çıkma hamlesidir. Kim veya kimler bu hedefleri engellemek istiyorsa maksatlıdır. “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerini sekteye uğratmayı amaçlayanlar Türkiye ve Türk milletinin hasımları yahut onların işbirlikçileridir.
Bunlar ülke, millet hatta insanlık için faydalı işleri itibarsızlaştırma, toplumsal güveni aşındırma ve devlet kapasitesini zayıflatmaya memur edilmiş tiplerdir.
Türkiye’nin bağımsız, kendi ayakları üzerinde duran, kurumsal olarak güçlenmiş, küresel ölçekte söz sahibi bir aktör hâline gelmesini hazmedemeyen zavallılardır. Ancak terörsüz Türkiye yolunda bir bir aşılan engeller sonucu alınan mesafe karşısında Terörsüz Türkiye’ye şaşı bakanlar, milli birliği sabote etmek için el ovuşturanlar ve İsrail’e kukla olanlar hepsi birden açığa düşmüştür.
Kırılganlıklar devam etse de artık Suriye terörden tamamen arındırılma aşamasına gelmiştir. Suriye Cumhuriyeti’nde üniter, tek Suriye yolunda yeni bir denklem, yeni bir yapı oluşmuştur. Terörün tasallutu sona ermiş, Suriye ikinci defa özgürleşmiş, bunun kazananı da tüm Suriye halkı olmuştur.
Zira barış ve huzur ortamında herkes kazanacaktır. Suriye’de yaşanan son gelişmeler, Türkiye’nin milli huzur ve güvenliği, “terörsüz Türkiye” hedefi ve bölgesel istikrarın tesisi açısından kritik bir eşik teşkil etmektedir.
Bu bağlamda, kapsayıcı, toplumsal uzlaşıyı önceleyen ve terör örgütlerinden arındırılmış “tek Suriye”nin inşası, söz konusu hedeflere doğrudan hizmet edecek stratejik bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır.
Partimizin kuruluşunun 57’nci yıl dönümü de “terörsüz Türkiye” hedefinin somutlaştığı, bölgesel istikrarın milli güvenlikle bütünleştiği hayırlı bir döneme rastlamıştır.
Suriye’de olumlu gelişmeler yaşanırken Dünya huzursuz, başta İran olmak üzere bölgemiz yeni çatışmalara gebedir. Küresel sistem, son yıllarda eş zamanlı ve çok katmanlı krizlerin belirlediği istikrarsızlık sürecinden geçmektedir.
Benzer şekilde, Ukrayna–Rusya savaşı başta Türkiye’nin çabaları olmak üzere askeri ve diplomatik tüm girişimlere rağmen kalıcı bir barışla sonuçlandırılamamış, Avrupa güvenlik mimarisinde uzun vadeli belirsizlikleri derinleştirmiştir.
Gazze’de ilan edilen ateşkese karşın, sivil halkın beslenme, barınma ve temel insani ihtiyaçlara erişiminde yaşanan ciddi yetersizlikler, insani krizin yapısal niteliğini sürdürdüğünü göstermektedir.
Küresel adalet yerlerde sürünmekte, mazlumların feryatları her coğrafyadan duyulmaktadır.
Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde yeni bir çatışma iklimi oluşmaması için tüm insani ve diplomatik çabayı iyi niyetle ortaya koymaktadır.
Bu yönüyle Türkiye diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline de gelmiştir.
Dileğimiz aklın, izanın ve sağduyunun hâkim olması, bölgemizde huzurun ve barışın tesis edilmesidir.
Aziz Milletim, Değerli Dava Arkadaşlarım,
Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye’yi ve Türk milletini güvenli müreffeh bir geleceğe taşımaya yeminlidir. Uzun vadeli stratejik hedefimiz Türk ve Türkiye yüzyılını adım adım inşa ederek İstanbul’un fethinin 600. Yıldönümü olan 2053 yılında Türkiye’nin Dünyada süper güç ve lider ülke haline gelmesini sağlamaktır.
Bu amaçla 2053 yılına kadar olan “27 yıllık dönem dokuzar yıllık üç aşamalı” bir stratejik planlamayla ihya edilmelidir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak 2053 yılına kadar küresel alanda güç merkezi haline gelmiş bir Türkiye’yi oluşturmaya kararlıyız. Bu doğrultuda küresel liderlik için bir yol haritası ortaya konulmalıdır. Bize göre “2053 Küresel Liderlik Yol Haritası” üç dönem halinde şu şekilde planlanmalıdır.
Birinci dokuz yıllık dönem 2026–2035 yıllarını kapsayan “Milli Birlik, Devlet kapasitesinde Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Hamlesi Dönemi” dir.
Bu dönem, demokratik hukuk devleti ilkelerinin güçlendiği, Türkiye’nin sosyo-ekonomik sorunlarının çözüldüğü, sürdürülebilir bir ekonomik büyüme ile sosyal gelişmenin sağlandığı, milli bütünleşme ve kaynaşmanın tesis edildiği bir dönem olacaktır. Türkiye tüm vatandaşları ile “birlikte yaşama arzusunu” güçlendirerek bütün enerjisini Türkiye’nin kalkınmasına yöneltme başarısını bu dönemde gösterecektir. Bu dönem, ülkemizin milletler camiasında saygınlığı artarken toplumdaki yozlaşmanın önüne geçilerek ahlaki ve iktisadi temelde kalkınma hamleleriyle Türkiye sıçrama yapacaktır.
İkinci dönem 2036–2044 yıllarını kapsayan “Merkez Ülke Türkiye Dönemi”dir.
Bu dönem ekonomik ve sosyal kalkınmasında hamle yapmış, küresel rekabette ön almış, hem doğuya hem batıya bakan Selçuklu kartalı anlayışında kutupbaşı olmuş bir Türkiye dönemi olacaktır. Türkiye hem doğu ve batı arasında merkezi güç, hem de tüm jeopolitik ve ekonomik kuşakların merkezinde yer alan bir “merkez ülke” olacaktır.
Üçüncü dönem 2045–2053 yıllarını kapsayan, “Küresel Liderlik ve Medeniyet İnşa Dönemi” olacaktır.
2053 yılını hedefleyen uzun vadeli stratejimizin temel amacı; ülkemizin, çağdaş dünyayı Türkçe algılama ve değerlendirme yeteneğine sahip, küresel düzeyde etkili ve ekonomide dünyanın ilk sıralarında yer alan ülkelerinden biri olan “lider ülke” konumuna yükseltilmesidir. Böylesi bir Türkiye adalet ve ahlak temelinde insanlığın huzurunu sağlamaya dönük medeniyet telakkisini hayata geçirme imkanı da bulacaktır.
Bu stratejik uzun vadeli hedeflerle birlikte güncel meselelere yönelik çalışmalar yapıyor, projeler geliştiriyoruz.
Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz.
2071 yılında cihan ve uzay hakimiyeti ülkümüzü inşallah gerçekleştireceğiz.
Ekonomisiyle, güvenliğiyle, göç ve sosyal politikalarıyla; Türk kuşağı stratejisiyle, Türkiye merkezli bir medeniyet anlayışıyla insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu huzuru hem içeride hem de dışarıda tesis etmeye çalışıyoruz.
Önümüzdeki dönemde Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için kararlılıkla çalışacak milli birlikle gücümüze güç katacağız. Türkiye, bir kutup başı gibi sivrilirken küresel sistemde belirleyici bir aktör haline gelecektir.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsal yapısını güçlendirmek, devlete kattığı değeri daha ileri taşımak zorundayız. Bu çerçevede demokratik hukuk devleti güçlendirilmeli, devlet ve toplum düzenini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle bütünüyle uyumlu hale getirecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ekonomik ve sosyal politikalar dar gelirli vatandaşlarımızı koruyacak şekilde belirlenmeli ve uygulanmalıdır. Devlete yuvalanarak varlığımızı ve birliğimizi riske atan, hala aktif olan kripto damar FETÖ ile benzeri her türlü yapının kararlılıkla üzerine gidilmelidir.
İhanetlere karşı dikkatli olmalı, zalimlere karşı mazlumların safında buluşmalı, yanlışa karşı doğrunun şemsiyesi altında toplanmalıyız.
Amacımız; refahı artıran, ahlak ve istikrar temelli, katılımcı ve kapsayıcı bir kalkınma modelini hayata geçirmektir. Zira Türk siyasetinin bir ahlak reformuna, yeni bir kalkınma hamlesine, istikametini milletimizin hedef ve özlemlerinden alan muhtevalı bir toparlanmaya ihtiyacı vardır.
Muhterem Dava Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler,
Milliyetçi Hareket Partisi; asırlara sari Türk devlet geleneğinin fikri ve vicdani unsurlarını taşıyan; çağdaş gelişmelerle bunları buluşturan aklın siyasetteki tezahürüdür.
Milliyetçi Hareket Partisi 57 yıllık mazisi, siyasi ve fikri mücadelesiyle imanın, inancın ve milliyetçi iradenin muteber burcudur. Üç hilal, sadece bugünün değil, yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan fazilet, feraset ve fikir köprüsü, milli umutların düşmeyecek sancağıdır.
57 yılda Partimiz büyüyerek, daha güçlenerek emin ve ehil ellerde geleceğe taşınmaktadır. Türk siyasetinde müstesna bir yere sahip olan Milliyetçi Hareket Partisi, köklü bir siyasi gelenekle birlikte demokrasinin, milli birliğin ve toplumsal uzlaşmanın temsilcisi ve temincisi olmuştur.
Demokratik siyasi kültürü, uzlaşma ve sorumluluk ahlakını önde tutan bir siyaset ve yönetim anlayışının yerleşmesinde öncü rol oynamıştır. Şartlara göre şekil alan değil, ilkelere göre yön tayin eden bir anlayışa sahiptir. Partimizin siyasal duruşunun merkezinde milli birlik ve beraberlik yer almaktadır.
Bu yönüyle 57 yıldır, milli ve manevi değerlerin tamamını esas alarak siyasal ve toplumsal merkezin temsilcisi olmuş, ortak değerlerin bütünleştiriciliğine odaklanmıştır.
Türk milletine millî, manevî ve insanî açılardan seslenen; sevgiyi, adaleti, özgürlüğü, barışı ve güven içinde gelişimi amaçlayan Türk Milliyetçiliği anlayışı sorunlara bakışımızın ve çözüm önerilerimizin temelini oluşturmaktadır.
Partimiz temel görüş ve ilkelerine bağlı kalarak, dünyadaki değişimi ve gelişimi doğru okuyan, Türk milletinin beklentilerini en üst seviyede karşılamak için program, hedef, politika ve projelerini, milletimizin ve insanlığın yararını gözeterek sürekli geliştiren dinamik bir partidir.
Milliyetçilik anlayışımız, zamanlar üstü bir muhtevaya sahip olmasının yanı sıra çağın ruhunu da kavramaktadır. Tam bağımsız ve Lider Ülke Türkiye’nin tarih sahnesinde yerini alması için üzerimize ne düşüyorsa yapmanın azmindeyiz.
Milliyetçi Hareket Partisi, “devlet ebed müddet, millet ebed müddet” felsefesinin, tarihin derinlerinden duyulan Kızılelma çağrısının, Turan ülküsünün ve İ’la-yı Kelimetullah davasının teslim alınamaz siyasi burcudur.
Refah ve mutluluk, hak ve adalet, güçlü bir demokrasi, huzur içinde bir hayat, ahlaklı bir kalkınma için Türk milletinin ümididir. Şartlar ne olursa olsun bu güne kadar milli birlik ve dayanışma ruhumuzu zayıflatmak, bin yıllık kardeşlik hukukumuzu zaafa düşürmek için oyun içinde oyun kuranlara fırsat vermedik, göz açtırmadık.
Nerede bir zulüm varsa, hangi coğrafyada haksızlık yaşanmışsa, tarafımızı ve tercihimizi insanlıktan yana belirledik, demokrasi düşmanlarına karşı milli iradeden yana tavır aldık. Çünkü biz politikalarının merkezine insanı koyan, demokrasi ile milliyetçiliği ikiz kardeş kabul eden Milliyetçi Hareket Partisi’yiz.
İnancımız odur ki; Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı, millet sevdalısı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı eliyle adım adım inşa ve ihya edilecek, lider ülke Türkiye ülkümüz gerçekleşecektir.
Bu doğrultuda, azimle, inançla, gayretle çalışıyoruz. Kem sözlere itibar etmiyoruz. Partimizi ve ülkemizi kötü gösterme yarışında olanlara dönüp bakmıyoruz.
Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmeye odaklanırken, milletimizin haklı taleplerini karşılamak ve toplumsal meselelere çözüm üretmek için çalışmayı ihmal etmiyoruz. Kim ne yaparsa yapsın tahriklere kapılmayacak, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaya devam edeceğiz.
Yılmayacağız, yorulmayacağız, yıkılmayacağız, mutlaka başaracağız. Ufkumuz aydınlık, geleceğimiz parlak, yarınımız bugünden daha iyi olacaktır.
Bu düşüncelerle konuşmama son verirken bu anlamlı günümüzü paylaşmak için burayı şereflendiren ve yürekleri bizimle beraber çarpan bütün dava arkadaşlarıma ve saygıdeğer misafirlere teşekkür ediyorum.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin daha nice 57 yıllara şanla şerefle, aynı şevk, aynı heyecan, aynı coşku, aynı ruhla erişmesini temenni ediyorum. Cenab-ı Allah’tan, Partimize ve bizlere Türkiye’nin geleceğine sahip çıkma mücadelesinde yardımcı olmasını, heyecanımızı, azmimizi ve emeğimizi karşılıksız bırakmamasını niyaz ediyorum. Her birinizi en derin sevgi ve saygılarımla selamlıyor Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.
Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.
Daily Agenda
World Peace Council should be established – Last Minute News
Answering the questions of journalists after the group meeting, MHP leader Devlet Bahçeli closed the door on the calls for by-elections and said, “The CHP should not try to tarnish Türkiye by causing chaos in its structure. There are no by-elections, it is during the election time. The will of the Turkish nation, that will should be respected from now on.” he said. Bahçeli said:
THE BASIS FOR A PERMANENT SOLUTION IS WEAK: The fact that the war seems to have ended in a 2-week ceasefire does not mean that the crisis is over. Rather than a comprehensive agreement, this ceasefire is a temporary pause that allows the parties to review their positions at a point where they cannot achieve their strategic and fundamental goals. Ending the war and establishing peace is far from being an attainable goal.

There is no end to the crisis, only a transformed arm wrestle. The immediate implementation of the ‘World Peace Council’ mechanism, under the leadership of the United Nations Secretary-General Antonio Guterres, with the participation of the USA, the Russian Federation, the People’s Republic of China, Turkey and the European Union, is a historical obligation on behalf of humanity.
ISRAEL IS SOLELY RESPONSIBLE FOR THE WAR: The screams in Gaza echo in Lebanon today. Israel’s attacks that violate Lebanon’s sovereignty and territorial integrity must be stopped immediately. Israel is the real and only responsible for this war. The main problem of the international system is that the pressure mechanism cannot be operated on Israel. The regulation adopted by the Israeli Parliament, which paved the way for the death penalty for Palestinian political prisoners, reveals the lawless and immoral aspect of Zionism.
Daily Agenda
FETO doctors detained – Breaking News
Within the scope of the investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office against the Fetullah Terrorist Organization (FETO), an operation was carried out in 12 provinces centered in Istanbul. During the operation, 17 suspects were caught, 15 of whom were active doctors working for public patients. Among those caught are those who had ByLock correspondence, the organization’s secret communication application, and those who participated in the TUS (Medical Specialization Examination) camp, which was created by the organization under the name of cellular study and was held in dormitories affiliated with the organization.

EXCUSE TO STUDY
Istanbul Provincial Police Department Anti-Smuggling Crimes Branch Directorate teams started technical and physical surveillance within the framework of the FETO investigation. Some people who were determined to have participated in the TUS (Medical Specialization Examination) camp, which was created by the organization under the name of “studying” on a cellular basis and held in a dormitory sponsored by FETO, and members of the organization whose correspondences with FETO’s secret communication program ByLock were revealed, were identified. According to the information in the investigation file, it was noted that these people contributed to the increase in balance by depositing money into their closed Bank Asya accounts in accordance with the instructions of the leader of the organization. It was also noted that these people were repeatedly called from pay lines as the organization’s secret communication method.
SIMULTANEOUS RAID IN 12 PROVINCES
Yesterday morning, a simultaneous operation was launched at addresses determined in the provinces of Ankara, Bingöl, Bursa, Çorum, İzmir, Kayseri, Konya, Kütahya, Muğla, Ordu and Rize, centered in Istanbul. During the raids, 17 suspects who were members of FETO/PDY, for whom an arrest warrant was issued, were caught and detained. It was learned that 15 of the captured suspects were active doctors in public hospitals.
Daily Agenda
Entertech Maslak Go and Startgate TEKMER were opened with a ceremony
Entertech Maslak Go and Startgate TEKMER were opened in Maslak. Speaking after the promotional film, Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır stated that national technology workshops will be established in 100 universities of Türkiye as of this year and said, “Turkey has come a long way in its technology development journey in the last 23 years. When we look back 23 years ago, we know that there was a period when concepts such as research, development and innovation were not on the agenda in our private sector. But now the Turkish private sector has become the pioneer of research and development in Türkiye. Türkiye’s total R&D expenditures are over 1.2 billion dollars.” “While it increased to 20 billion dollars, the R&D expenditures of the Turkish private sector also reached 14 billion dollars from 350 million dollars. Today, the Turkish private sector is in a position to achieve pioneering success stories in different sectors that are renowned in the world with the success stories it has revealed.”

“95 PERCENT OF THE PRODUCTS EXPORTED BY Türkiye CONSIST OF INDUSTRIAL PRODUCTS”
Minister Kacır said that 95 percent of the products exported by Türkiye consist of industrial products and said, “If we can talk about export success today, there is a higher value-added production success of the industry behind it. 95 percent of the products exported by Türkiye consist of industrial products. The success achieved in all sectors of our industry, from automotive to machinery, from chemistry to food industry, has an enormous share in our ability to increase exports from 36 billion dollars to 274 billion dollars. Therefore, in fact, this is an ecosystem issue, a network.” “Of course, one of the most important elements of this is human resources. In order to make progress in the field of research and development, you must first invest in your human capital. Increasing Türkiye’s R&D human resources from 29 thousand to 311 thousand in 23 years is actually the most fundamental element that motivates and makes this whole success story possible,” he said.

“OUR GOAL IS TO HAVE OUR ENTERPRISE OFFICES INSTALLED IN ALL 81 CITIES THIS YEAR”
Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır said, “We increased the number of technoparks from 2 to 114. While only 56 companies were operating in our technoparks 23 years ago, today nearly 8,700 companies are doing research, development and innovation in Türkiye’s technoparks. Today, especially in the gaming industry, which is the main focus of this center, which has brought us together today, a few young people came together and founded it, and 20-30 young people are currently working in it. Technology startups that are still in the early stages of their business life can reach a billion dollar valuation. The more Turcorns we have, the stronger our entire ecosystem will become, with dozens and hundreds of startups to be born from each of them. With this understanding, we have implemented the Turcorn 100 program and are currently trying to grow our 39 technology startups with tailor-made supports to reach a billion dollar valuation. We have also taken steps to ensure that the private sector leads especially TEKMERs in this journey. “TEKMERs have become a complementary element of technoparks and R&D design centers in our enterprise ecosystem. We created the Go Enterprise Office model to standardize the supports and infrastructures we offer to the field of entrepreneurship in Türkiye, and our goal is to have our enterprise offices in all 81 cities this year.”

“WE MADE IT MUCH EASIER FOR CREATIVE IDEAS TO RESIDE AND WORK IN Türkiye AND WE ACHIEVED THE BRAIN DRAIN”
Minister Kacır stated that with the Turkey Tech Visa program, the residence and working processes of technology startups and individuals working in these companies have become much easier in Türkiye, and said, “The venture capital volume, which was 50 million dollars annually between 2011-2015 and 100 million dollars annually between 2016-2020, reached an average of 1.1 billion dollars in the last 5 years between 2021-2025. The annual venture capital investment volume in Türkiye is higher than the previous 5 years.” It has reached 11 times the size of the previous 5 years. We will expand this even further. With this program, we have made the residence and working processes in Türkiye for technology startups and individuals working in these companies much easier, which previously took more than 6 months. With this program, we can offer work and residence permits to the human resources who will work in startups in this ecosystem, including the startups here. “Nearly 5 thousand technology developers have moved to Turkey and they are now continuing their work in Turkey. We believe that attracting qualified human resources will provide significant advantages for Türkiye in this race,” he said.

“WE ARE ESTABLISHING THE WORLD’S LARGEST ENTREPRENEURSHIP CENTER IN ISTANBUL”
Stating that they established the world’s largest entrepreneurship center in Istanbul, Minister Kacır said, “We are establishing the world’s largest entrepreneurship center in Istanbul. We transformed the terminal buildings of Atatürk Airport into a technopark with the Terminal Istanbul brand. Now the world’s largest startup center, technology entrepreneurship center, is being established in the terminal buildings of Atatürk Airport. Hopefully, we will open the first phase of this in June and bring it to Istanbul. Then, at the end of the first year, we will open another large phase and within 2 years Atatürk Airport will open the largest entrepreneurship center in the world. Hopefully, we will have provided the entire airport terminal buildings to you, the technology entrepreneurs. I believe that this will again be an important step that will strengthen the interest in Turkish technology initiatives at the global level. In order to attract our young people to this journey from an early age, we will organize the world’s largest technology festivals, TEKNOFEST, and on the other hand, we will organize infrastructures such as Deneyap Technology Workshops all over Türkiye, attracting young people from the age of 11, who are interested in this field and have competence in this field, from city to city. “We will try to identify them town by town, village by village, include them in technology education programs and walk with them on this journey,” he said.

“WE ARE SECOND IN EUROPE IN TERMS OF THE NUMBER OF GAMING INITIATIVES”
Stating that they are in the second place in Europe in terms of the number of game enterprises, Minister Kacır said, “We strongly support the game sectors along with our other sectors. Our duty is to ensure that cluster infrastructures such as the StartGate single center here can provide services to game entrepreneurs in Türkiye and to allow the increase of financial resources in this field. As the Ministry, we will continue to take these steps. By supporting the cluster project and making this address the center of the cluster, the game cluster, we have actually demonstrated this approach. Hopefully, game initiatives will continue to increase in the coming period.” “We will achieve further growth in Türkiye, we are currently in the second place in Europe in terms of the number of game initiatives. Hopefully, together we will succeed in reaching the first place in Europe and increasing the number of Turkish games, which we are proud of with their success stories all over the world,” he said. After the speech, the enterprise center was opened with a gift presentation and a photo shoot. Then, Minister Kacır visited the center and received information from the authorities.
Daily Agenda
Minister Kacır: “We are establishing the world’s largest entrepreneurship center in Istanbul”
’95 PERCENT OF THE PRODUCTS EXPORTED BY Türkiye CONSIST OF INDUSTRIAL PRODUCTS’
Pointing out that 95 percent of Türkiye’s exported products consist of industrial products, Minister Kacır said, “If we can talk about export success today, there is a higher value-added production success of the industry behind it. 95 percent of the products exported by Türkiye consist of industrial products. The success achieved in all sectors of our industry, from automotive to machinery, from chemistry to food industry, has an enormous share in our ability to increase exports from 36 billion dollars to 274 billion dollars. Therefore, in fact, this is an ecosystem issue, a network.” “Of course, one of the most important elements of this is human resources. In order to make progress in the field of research and development, you must first invest in your human capital. Increasing Türkiye’s R&D human resources from 29 thousand to 311 thousand in 23 years is actually the most fundamental element that motivates and makes this whole success story possible.”
‘TODAY, NEARLY 8,700 COMPANIES ARE CONDUCTING RESEARCH, DEVELOPMENT AND INNOVATION IN Türkiye’S TECHNOPARKS’
Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır said, “We increased the number of technoparks from 2 to 114. While only 56 companies were operating in our technoparks 23 years ago, today nearly 8,700 companies are doing research, development and innovation in Türkiye’s technoparks. Today, especially in the gaming industry, which is the main focus of this center, which has brought us together today, a few young people came together and founded it, and 20-30 young people are currently working in it. Technology startups that are still in the early stages of their business life can reach a billion dollar valuation. The more Turcorns we have, the stronger our entire ecosystem will become, with dozens and hundreds of startups to be born from each of them. With this understanding, we have implemented the Turcorn 100 program and are currently trying to grow our 39 technology startups with tailor-made supports to reach a billion dollar valuation. We have also taken steps to ensure that the private sector leads especially TEKMERs in this journey. “TEKMERs have become a complementary element of technoparks and R&D design centers in our enterprise ecosystem. We created the Go Enterprise Office model to standardize the supports and infrastructures we offer to the field of entrepreneurship in Türkiye, and our goal is to have our enterprise offices in all 81 cities this year.”
‘ANNUAL VENTURE CAPITAL INVESTMENT VOLUME IN Türkiye HAS REACHED 22 TIMES THE SIZE’
Minister Kacır said, “The volume of venture capital, which was 50 million dollars annually between 2011-2015 and 100 million dollars annually between 2016-2020, reached an average of 1.1 billion dollars in the last 5 years between 2021-2025. The annual venture capital investment volume in Türkiye has reached 11 times the size of the previous 5 years and 22 times the size of the previous 5 years. We will grow this further. Türkiye Tech Visa With this program, we have facilitated the residence and working processes of technology startups and individuals working in these companies in Türkiye, which previously took more than 6 months. In just 2 weeks, we can offer work and residence permits to the human resources that will work in the startups in this ecosystem. With this program, nearly 5 thousand technology developers have moved to Turkey so far; they are now continuing their work in Turkey. “We believe that this race will offer significant advantages for Türkiye,” he said.
Daily Agenda
Kurtulmuş started bilateral talks within the scope of the 152nd General Assembly of the IPU
The 152nd General Assembly of the Inter-Parliamentary Union will be held in Istanbul with a record participation of representatives of the world’s parliaments. The General Assembly, which will bring together approximately 80 parliamentary speakers, over 800 members of parliament and representatives of many international organizations, will allow parliamentarians to hold bilateral meetings during the turbulent period the world is going through and the search for peace.

Numan Kurtulmuş, the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, who has started an intense diplomacy traffic on the margins of the General Assembly, is participating in the preparatory meetings within the scope of the General Assembly, while also holding bilateral meetings with the heads of parliament. In his meetings with his counterparts yesterday and today, Kurtulmuş discussed bilateral and inter-parliamentary relations, regional and global issues, and conveyed the contribution of Türkiye’s peaceful policies, which prioritize diplomacy in conflict and crisis regions, to the culture of reconciliation.

TBMM Speaker Kurtulmuş also noted that the countries in the region should be alert and prepared against tensions and great turbulence. Kurtulmuş met with the Speaker of the Australian House of Representatives, Milton Dick, and the President of the Malawian National Assembly, Sameer Suleman, yesterday. Today, he will meet with the President of the Arab Parliament, Mohamed Ahmed Alyammahi, the President of the Egyptian House of Representatives, Hisham Badawy, the President of the Bahraini House of Representatives, Ahmed bin Salman Al Musalam, the President of the United Arab Emirates (UAE) Federal National Council, Saqr Ghobash, the President of the Guyana National Assembly, Manzoor Nadir, the President of the Niger Re-establishment Advisory Council, Mamoudou Haraouna Djingarey. Zambia National Assembly Speaker Nelly Butete met separately with Kashumba Mutti.

It is expected that the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Kurtulmuş, will hold many bilateral meetings on the margins of the 152nd General Assembly of the IPU, which will start tomorrow and last until April 19.
Daily Agenda
Cevdet Yılmaz’s emphasis on cooperation with Kazakhstan: “We wish direct investments to increase”
“EVERY INVESTMENT YOU MAKE IS A CONTRIBUTION TO THE WELFARE OF Türkiye AND KAZAKHSTAN”
Stating that Türkiye ranks 6th in Kazakhstan’s exports to the world and 7th in imports, Yılmaz stated that this ranking should be moved to the top 3.
In this regard, Yılmaz underlined the need to build a Turkish business ecosystem that goes beyond individual success stories, feeds each other, creates economies of scale and has high joint action capability, and said:
“In this context, our expectation from you is to further strengthen the ties within the Turkish business world, increase the sharing of knowledge and experience, and create synergy by developing joint projects, while being strongly integrated into the local economy in your country. As you know, this meeting is a family assembly beyond our official contacts. We expect you to sincerely share the difficulties you encounter, bureaucratic obstacles, solution suggestions and your vision for the future in this assembly. The notes and feedback we will receive from you today will constitute an important agenda item for us in the meetings we will have with our Kazakh counterparts tomorrow.” “Every investment and every project you carry out is a contribution to the welfare not only of you, but of both Türkiye and brotherly Kazakhstan.”
-
Sports3 days agoArsenal suffer title dream blow while Liverpool boost UCL push
-
Daily Agenda2 days agoOne heart against the genocide network
-
Economy3 days agoFrom tariffs to energy shock: How global economy is holding up
-
Daily Agenda3 days agoThere is no similar brand in Türkiye
-
Daily Agenda3 days ago2025 data in mediation: 54 percent of disputes ended in agreement
-
Daily Agenda3 days agoCall from Erdoğan and Macron to ‘observe the ceasefire’
-
Politics3 days agoTürkiye slams Greek Cypriots’ ‘insincerity’ in Cyprus talks
-
Politics3 days agoErdoğan, Macron agree Iran cease-fire must include Lebanon
