Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş: Türkiye için bir hayati eşiği aştık
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iftar programında aralarında gazeteciler ile bir araya geldi. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ve Raporu ile ilgili açıklamalarda bulunan Kurtulmuş şunları söyledi:
Bir kere daha bir ramazan akşamı aynı sofranın etrafında buluştuk. Geçen sene olmayıp bu sene olan arkadaşlarımızla da ilk sefer buluşmuş olduk. Allah oruçlarımızı, dualarımızı, niyazlarımızı kabul etsin. Ailelerimizle, sevdiklerimizle hayırlar içerisinde nice senelere, nice güzel ramazanlara eriştirsin. Bu ramazanın da hem milletimiz için hem de bütün İslam dünyası, bütün insanlık için hayırlar ve esenlikler getirilmesini temenni ediyorum.
Geçtiğimiz sene Ramazan’dan bu yana çok önemli değişiklikler yaşamış olduk. Bunlardan bir tanesi hemen Türkiye’nin güneyinde, Suriye’de, Türkiye’yi de uzun yıllardır yakından ilgilendiren bir devrimin gerçekleşmesi ve Suriye’de 60 yıldır devam eden yönetimin yıkılarak yerine yeni bir yönetimin geçmesi… O yönetimle birlikte hem Suriye’nin yeniden derlenip toparlanması hem Türkiye’yi de ilgilendiren, başta bölgedeki terör meselesinin halledilmesi olmak üzere, yeni gelişmeleri için önemli kapıların açıldığı bir dönemi idrak ediyoruz. Şimdiye kadar çok şükür Suriye’deki gelişmeler bizim için de fevkalade önemli, fevkalade olumlu şekilde seyrediyor.

En baştan itibaren Suriye’deki üç temel tercihimizi hep dile getirdik. Bunlardan birisi yeni Suriye yönetiminin mutlaka kapsayıcı, kuşatıcı olması, etnik anlamda, mezhebi anlamda Suriye halkını kuşatan bir anlayışla yönetimi gerçekleştirmesi. İkincisi, Suriye’deki silahlı grupların mevcut yeni yönetimin içerisinde entegrasyonunun sağlanması ve üçüncüsü de Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, sağlanması. Bunu neredeyse devrimin ertesi gününden itibaren söylüyoruz. Çok şükür bu istikamette önemli gelişmelerin olduğunu görüyoruz.
Bizim bu bölge üzerinde hesabı, özellikle emperyal planı olanlardan temel farkımız şudur. Onlar bu bölgenin daha fazla bölünmesini, parçalanmasını istiyor; biz Türkiye olarak bu bölgenin daha fazla derlenip toparlanmasını, daha fazla entegrasyonunu ve daha fazla birlik beraberliğini temin etmek için mücadele ediyoruz. Bunu sadece Suriye için söylemiyorum, bütün bölge için söylüyorum. Geçen seneden bu yana bu anlamda bir olumlu gelişmenin yaşandığını hep beraber görüyoruz.

MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU ÇALIŞMALARI
Geçen sene ramazandan bu yana ikinci olumlu gelişme de bizim Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına da yansıyan Terörsüz Türkiye hedefi istikametinde atılan adımlardır. Bu çerçevede de bu geçtiğimiz 2024 yılının 26 Ağustos’undan bu yana fevkalade önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Önce Sayın Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos’ta birlik ve kardeşlik vurgusu; Malazgirt’te, Ahlat’ta. Arkasından 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapmış olduğu konuşmada yine kardeşlik vurgusu, bütünleşme vurgusu ve iç kalenin tahkim edilmesi konusundaki uyarıları, tavsiyeleri. Ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bey’in, 1 Ekim’de DEM Grubu’yla el sıkışarak başladığı ve daha sonra yine ekim ayı içerisinde grup toplantısında yaptığı konuşmayla birlikte de yeni bir dönemin kapısı açılmış. Arkasından 27 Şubat’ta da İmralı, silahlı dönemin sona erdiğini, örgütün feshedilmesi gerektiğini ve artık örgütü ayakta tutan ideolojik temellerin sağlam olmadığını, yerinde durmadığını, yeni şartlar çerçevesinde de demokratik bir mücadele dönemine geçilmesi konusundaki tavsiyesiyle örgütün kendisini fesih süreci başlamış, bilahare örgütün yönetimi toplanarak kendisini feshettiğini ilan etmiştir.
2025’in Temmuz ayında da Süleymaniye’de sembolik olarak silahların yakılmasıyla ilgili bir tören yapılmıştır. Ondan sonra da bu meseleyle ilgili olarak ilk sefer Türkiye Büyük Millet Meclisi nezdinde bir komisyon kurulmuş, bu komisyona Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde var olan 12 siyasi partiden 11’i katılmış, bilahare bu partilerden birisinin tek kişilik milletvekili de çekildi, yani parlamentoda bulunan partilerin tamamına yakını diyebiliriz ve Türk halkının yüzde 95’inin temsil edildiği bir komisyon çalışması gerçekleştirildi. Takip ettiğiniz gibi bu hafta çarşamba günü de nihai raporunu hazırlayarak çalışmalarını tamamladı.
Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki çok kolay bir süreç değildi. 5 Ağustos’tan itibaren 21 toplantı yaptık. Bu toplantıların hepsinde partilerin oldukça yapıcı bir şekilde hareket ettiğini ifade etmek isterim. Her toplantı öncesinde yoğun arka kapı diplomasisiyle toplantılar gerçekleştirildi. Şimdiye kadar rahmetli Demirel’in, Özal’ın, Erdal İnönü’nün, Necmettin Erbakan’ın bu sorunun çözülmesiyle ilgili çok tasarrufları oldu, teşebbüsleri oldu, hatta birtakım irtibatlar oldu. Fakat onların hiçbirisi gerçekleşmedi. Yine aynı şekilde Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde 2009’da, 2013’te çeşitli teşebbüsler oldu. O dönemin şartları içerisinde bu konuyla ilgili maalesef sonuç alıcı adımlar atmak mümkün olmadı.
İlk sefer parlamentoda bütün partiler bir araya gelerek bu sorunun Türkiye’nin, Cumhuriyetimizin ilk asrının 50 yılının heba olmasına neden olan bu terör meselesinin ortadan kalkması için, on binlerce insanın hayatını kaybettiği, 2 trilyon doların üstünde mali kaybımıza neden olan bu meselenin çözülebilmesi için herkes siyasi görüşlerini aynı masa etrafında buluşturmaya gayret etti. Son derece olumlu, son derece zor olmakla birlikte yapıcı bir süreci geride bıraktık. Şimdi önümüzde bir rapor var. Bu rapor tabi ki her şey değil. Bu rapor takdim ederken de ifade ettiğim gibi bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır, bir çerçevedir. Bu çerçevenin içerisinde gerekli adımlar iyi niyetle, sabırla ve gerçekten kararlılıkla sürdürülmesi lazım. Artık bu kadar mesafe alınmışken bölgemizdeki şartlar da Türkiye’nin güvenliği bakımından bu kadar olumlu seyrediyorken bu sorunun tamamıyla Türkiye’nin gündeminden kaldırılması mümkündür ve bu adımların atılması gerekir.
Bu süreçte yapıcı katkıları dolayısıyla bütün partilere çok teşekkür ediyorum. Gayretle çalışıldı. Raporun hazırlanmasından önce de her siyasi parti kendi raporunu kamuoyuyla paylaşmış oldu ve bunu da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sitesinden partilerin raporlarını yayınladık. Böylece her parti ‘Benim bu konuyla ilgili esas görüşüm budur’ diyerek net olarak görüşlerini söyledi. Ama bir masa etrafına gelerek herkes nerelerde esneyebileceğini, nerelerde yaklaşabileceğini, nerelerde uzaklaşabileceğini göstermiş oldu.

“TÜRKİYE DEMOKRASİSİ AÇISINDAN FEVKALADE OLUMLU BİR AŞAMA”
Türkiye demokrasisi açısından da fevkalade olumlu bir aşamadır bu. Hem konunun mahiyeti itibarıyla son derece değerlidir hem de içeriğinden uzak bir şekilde, siyasetin hele bu kadar gergin olduğu, bu kadar gerilimlerin yüksek olduğu bir ortamda farklı partilerin bir araya gelerek ortak bir noktada buluşmuş olması, konuşmuş olması son derece değerlidir, önemlidir”
Belli kuralları ilk toplantıda koyduk ve o kurallar çerçevesinde kararlarımızı alarak devam ettik. Aldığımız bütün kararları, aslında bazı kararlarda nitelikli çoğunluk gerekmiyordu ama nitelikli çoğunlukla aldık. Bazılarını ittifakla aldık. Bu konuyla ilgili bizim de görüşümüz var diyen Türkiye’deki hemen hemen her kesimi komisyonda dinledik. Şu kuralı da koyduk ve herkes buna uydu. Gelen arkadaşlar fikirlerini söyleyecekler ama hiç kimse, o arkadaşlarımız fikirlerini söyledikten sonra onların aleyhinde bir şey söylemeyecek, onları eleştirmeyecek. Böylece son derece medeni bir görüşme ortamı oldu.
Milletvekili arkadaşlarımızın her birisine çok teşekkür ediyorum. 50 milletvekili arkadaşımız hakikaten büyük bir hassasiyetle süreci sürdürdü. Neredeyse bırakın münakaşa etmeyi, seslerini yükselttikleri bile çok nadir oldu. Sonuçta ortaya bir rapor çıktı. Türkiye’nin artık bu meseleyi ilanihaye çözeceğini ve tam manasıyla kardeşlik hukukunun geçerli olduğu bir dönemin başlayacağını ve bu anlamda da bölge ülkelerine de örnek olacağımızı ümit ediyoruz.
Yine ısrarla vurguladığımız bu çatışma çözümleri konusunda; uluslararası literatürde hep dile getirilen bir şey var, bir üçüncü göz… Taraflar arasındaki bu müzakereler, barış anlaşmaları vesaire uluslararası literatürde kullanılan şekliyle konuşuyorum. Bunu takip etmek için bir üçüncü göze ihtiyaç olmuş hep. Bu modelde, biz bunu ‘Türkiye modeli’ olarak adlandırıyoruz, bu modelde bir üçüncü göz yok. Bu üçüncü göz, bizatihi milletin kendisi, milletin temsilcileri, Meclis’in komisyonu. Böylece kendi kendimize bu sorunu nasıl çözebiliriz bunu ortaya koyduk ve bunun yol haritası partilerin neredeyse ittifakla 50 milletvekilinin 47’sinin oyuyla kabul edilmiş oldu. Tabi ki bu bir son değil. Bu komisyonun çalışması tavsiye niteliğindedir. Özellikle 6 ve 7. bölümde ortaya konulan teklifler tamamıyla tavsiye niteliğindedir ve bundan sonra buna imza atmış olan siyasi partiler bir araya gelerek, özellikle yasal düzenlemeler konusunda neler yapılabileceğini oturup müzakere edecekler, konuşacaklar ve sonuçta yine ümit ederim ki bütün partilerin altına imza atacağı düzenlemeler gerçekleşir.
Komisyonun adından da anlaşılacağı gibi bu mesele, sadece Terörsüz Türkiye hedefini gerçekleştirmek üzere terörün ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir çalışmayı ortaya koymamış; Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesi, Türkiye demokrasisinin daha ileriye gidebilmesi için de teklifler gündeme getirilmiş ve bunların önemli bir kısmı kabul edilmiştir. Sonuçlarının hayırlı olmasını temenni ediyorum. Türkiye için önemli bir hayati eşikti. Bu eşiği aştık. Ama bu her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Üzerinde sıkı bir çalışma dönemine ihtiyaç var. Ümit ederim ki komisyonda ortaya konulan bu demokratik olgunluk, Türkiye’de siyaset dilini de ciddi bir şekilde pozitif anlamda etkiler. Türkiye şunu gösterdi. En ağır sorununu bile Türkiye oturup konuşup çözebiliyor. Cumhuriyet tarihimizin en ağır sorunuyla karşı karşıyaydık. Bunu oturduk, konuştuk ve nasıl çözülebileceğine ilişkin fikirlerimizi ortaklaştırarak belli bir noktaya geldik. Ümit ederim bundan sonraki adımlar da başarılı bir şekilde atılır ve dediğim gibi bu sorunu tamamıyla artık rafa kaldırmış, tarihin tozlu rafları arasında bırakmış oluruz.

“İSRAİLLİ GASBEDİCİLER FİLİSTİNLİLERE ZULÜMLERİNE DEVAM EDİYOR”
Tabii bundan sonra bölgemizdeki gelişmelerin her gün biraz daha tedirgin edici devam edeceği de aşikardır. Amerika ile İran arasındaki sürtüşme belli. Amerika, her an saldırır-saldırmaz yorumları yapılıyor. Ama bütün bu gelişmeler, Gazze’deki gelişmeler, başka ülkelerdeki gelişmeler ve özellikle Venezuela Devlet Başkanının bir gece yatağından kaldırılarak başka bir ülkeye götürülmesiyle birlikte başlayan süreç, hepimize alarm zillerini çaldırması lazım. Aslında dünya, kural bazlı, ilkelerin olduğu bir uluslararası sistemden, sadece güçlünün, kuvvetlinin sözünün geçtiği bir dünyaya doğru gidiyor. Bu son derece tehlikeli, zaten kırılgan olan dünya sisteminin daha da kırılgan hale gelmesini mümkün kılacak bir gelişmedir.
Artık gelişmeler sadece dünyanın bir tek yerinde değil, en sakin yerlerden birisi olduğunu düşündüğümüz Grönland’ı bile etkileyecek, onlara bile birtakım tesiri olabilecek bir çerçeveye oturdu. Onun için bu süreçlerde Türkiye hem kendi ayaklarını sağlam bir şekilde yere basmak zorunda, içerideki bütün farklılıklarını ortak bir anlayışla bütünleştirmek durumunda hem de bölgesinde var olan çatışmaları ortadan kaldırmak için güçlü inisiyatifler kullanmak mecburiyetindedir.

Uluslararası sistemin alarm zillerinin çalmasını sürdüren bir önemli gelişme de bir barış grubu kurulmuş olmasına rağmen hala Gazze’deki insanlık dışı durumun maalesef çözülememiş olmasıdır. Her ne kadar kağıt üzerinde Refah Sınır Kapısı açık olsa, karşılıklı giriş çıkışlar açık görünse de fiilen açık değildir. Hala yardım konvoylarının girmesiyle ilgili fevkalade büyük tehditler, fevkalade büyük kısıtlamalar vardır. Bizler buralarda rahat iftar sofralarımızda bulunurken, Gazze halkı çektiği acılara devam ediyor; yarısı suyla dolu çadırlarında bulabildikleri iki lokma rızıkla oruçlarını açmaya gayret ediyor. Hala sadece Gazze’de değil Batı Şeria’nın hemen hemen bütün bölgelerinde İsrailli yerleşimciler, İsrailli gasbediciler Filistinlilere zulümlerine devam ediyor. Bütün dünya da bunu seyrediyor, bir şey yapılamıyor. Bu kadar yıl sürmüş olmasına rağmen bu zulmün, bu soykırımın durdurulması için maalesef bir şey yapılamıyor. Bunun için Türkiye’nin işinin kat kat zor olduğunu görüyoruz. İlkeli duruşumuzu asla bozmadan, bütün bölgede barışı, istikrarı sağlayacak tezlerimizi dile getirmek, içeride de kendi ayaklarımızın üstünde güçlü durmayı temin etmektir. Bunun için gayret sarf ediyoruz. Hepimizin gayret sarf etmesi lazım.
Komisyon çalışmaları çerçevesinde de basınımızın kahir ekseriyetinin vermiş olduğu olumlu destek dolayısıyla teşekkür ediyorum. Bundan sonra da sizlerin desteklerinize büyük ihtiyaç var. Çünkü başlangıçta hemen hemen büyük bir kitlede temkinli bir iyimserlik söz konusuydu, bazı soru işaretleri vardı, bazı ihtiyati yaklaşımlar söz konusuydu. Bunlar zaman içerisinde çözülerek yol alındı ve son gelinen noktada da ilk başta dile getirilen bütün bu endişelerin hiçbirisinin geçerli olmadığı ortaya çıkmış oldu. Basın da burada büyük oranda sürece pozitif katkı sundu. Sizlere de sizler aracılığıyla kurumlarınıza da çok teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de inşallah daha iyi bir şekilde bu süreci sürdürürüz.
Daily Agenda
Minister of Justice Akın Gürlek: “I emphasize once again that we will not compromise on the principle of the rule of law.”
Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office took action upon a video circulating on social media. In the footage, it is seen that a person who introduced himself as the “Republican Prosecutor” said to a passenger in a public transportation vehicle, “I will kill you, bigot, stay in Türkiye from now on.” In the statement made by the Chief Public Prosecutor’s Office, it was stated that an investigation was launched against the person in question for “threats” and “inciting the public to hatred and hostility or humiliating”.

IDENTIFIED
As a result of the investigations, it was determined that the person identified as YS had previously been dismissed from the Vocational School of Justice and was still registered as an active student in the Medical Documentation and Secretariat department of the Faculty of Open and Distance Education. It was learned that the suspect was caught and taken into custody and his procedures are continuing.
“WE WILL NOT COMPROMISE THE PRINCIPLE OF THE RULE OF LAW”
Making a statement on the issue, Minister of Justice Akın Gürlek said, “I would like to thank our Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office for carrying out the process and our law enforcement units for carrying out their duties meticulously, and I emphasize once again that we will not compromise on the principle of the rule of law.”
Daily Agenda
CHP’s usurer leader does not recognize the law
It was revealed that Mehmet Güzel, who was elected as the district president in Muğla at the congress in September 2025, was tried for usury in 2015. Ortaca 1st Criminal Court of First Instance sentenced Güzel to 2 years and 1 month in prison and a judicial fine. The sentence, which was finalized in 2019, was executed on March 22, 2022. Then, Güzel applied to the court to restore his banned rights. However, in the examination carried out by the court, it was determined that the condition of “living a well-behaved life for three years after execution” required by law for the restoration of forbidden rights was not met. Meanwhile, it was revealed that Güzel committed the crime of endangering traffic safety on November 28, 2021 and was convicted of this crime. It was also determined that he had an ongoing trial for intentional injury. In this context, the court stated that there was not a sufficient opinion that the defendant continued his life in a good manner after the sentence was executed, and rejected the request for the return of prohibited rights with an additional decision. The 10th Criminal Chamber of the Izmir Regional Court of Justice, which examined this decision of the local court upon objection, found the rejection decision to be lawful and rejected the appeal application on merits. The court decision became final on December 8, 2025. Despite the final judicial decision, Mehmet Güzel still continues as the district chairman.
Daily Agenda
Drug confession from famous names – Last Minute News
Drug confessions came from famous names who were detained within the scope of the “drug” investigation against celebrities carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office. In the investigation in which 5 people were arrested, names such as Duman band’s lead singer Kaan Tangöze, singer Murat Dalkılıç, actor İsmail Hacıoğlu, Kemal Doğulu explained in detail how they used drugs and how they got there. 21 of the 25 suspects for whom detention orders were issued within the scope of the investigation were detained. 21 suspects, including Duman band soloist Kaan Tangöze, singer Murat Dalkılıç, actor İsmail Hacıoğlu and Kemal Doğulu, were sent to the courthouse. While Kaan Tangöze, Murat Dalkılıç, İsmail Hacıoğlu and Kemal Doğulu were released from the prosecutor’s office, 5 suspects were arrested: businessman Barış Talay, model Tolga Kulakçı, phenomenon Dilara Kırmıt, Tolga Sezgin and Ramazan Bayar. 12 suspects, including boxer Adem Kılıçcı, phenomena Hakan Kakız, Aygün Aydın and Buse Görkem Narlı, were released on condition of judicial control. Famous names whose statements were taken at the prosecutor’s office explained in detail how they used drugs and how they obtained them. SABAH has access to the statements of famous names.

‘I ORDERED FROM TELEGRAM, THEY LEAVED IT IN THE MAILBOX’
Actor İsmail Hacıoğlu, who found 33 grams of marijuana during a search at his address, said in his statement to the prosecutor’s office that he has been an actor for about 27 years and his monthly income is 1 million liras. Hacıoğlu said, “When I was in the Netherlands before, I used the drug called marijuana out of curiosity. There were times when I used this substance. I was ordering the substance from the numbers I obtained from drug sales groups on the website Telegram. I never saw these people face to face. They usually leave the substance in the mailbox at my residence address and take the cash I had left there before.” Hacıoğlu, who said that he hid his identity from the dealers because he was famous, said, “I regret using drugs. I turned to this drug to relax because I was going through stressful periods due to my profession as an actor.”
‘I DRINK IT ON THE BALCONY OF MY HOUSE AT NIGHT’
In his statement, Kaan Tangöze, the lead singer of the Duman band, stated that his monthly income was between 600-800 thousand TL and said, “About 2 years ago, I bought the drug called marijuana from a dealer I did not know. I am a well-known artist and I work hard, so my use of the drug is low. The drug found in my house may have even become stale. I last used it in Germany a month ago. I usually smoke it alone on the balcony of my house at night. Necessary blood and urine samples were taken. Drugs are the active factor.” “I think the article will come out,” he said.

KASIM GARİPOĞLU’S PARTY GUEST DALKILIÇ FIRST REJECTED IT AND THEN CONFESSED
In the examination of Kasım Garipoğlu’s driver’s phone, it was determined that singer Murat Dalkılıç was among those who attended the famous waterside parties. Dalkılıç, who declared his monthly income as 250 thousand liras in his statement to the prosecutor’s office, said that he had never used drugs in any period of his life. Dalkılıç, who said that he knew Garipoğlu but never attended the parties, admitted that he attended the party after the prosecutor stated that his name was included in the list of party attendees in the examination of Garipoğlu’s driver İsmail Ahmet Akçay’s phone. Dalkılıç said, “I attended the party once. Burak Ateş invited me. I stayed for about an hour. I did not use drugs.”
‘I LAST USE IT 1.5 YEARS AGO’
Fashion designer Kemal Doğulu denied the accusations, claiming that he used cocaine at a time when he did not remember the exact date, and that he did not use it again because he did not like it, and said, “I have not used it for 1.5 years. I have no night life.”
I USE IT AFTER MY BROTHER DIED, I REGRET IT
In his statement, national boxer Adem Kılıçcı, who made a name for himself with the Survivor competition, said that his brother passed away due to cancer a week ago and said, “I used marijuana only once because of the sadness he caused. I regret it.”
3 NAMES TESTED POSITIVE FOR DRUGS
Gaye Kıray, Aykut Tarakçıoğlu and the phenomenon Kemal Can Parlak, who were detained within the scope of the investigation, were found to be using cocaine as a result of the test. Social media phenomenon Melis Yürür’s test was negative.
Daily Agenda
Türkiye stands by Gaza – Breaking News
Turkish Red Crescent organized iftar for Gazans on the first day of Ramadan. Hundreds of displaced Palestinians had their first iftar with aid from Türkiye. In addition, the Red Crescent, which increased its soup kitchen capacity to 60 thousand people, sent off its 21st Kindness Ship from Mersin Port to bring humanitarian aid to Gaza. The holy month of Ramadan also brought joy to the oppressed people in Gaza. Turkish Red Crescent set up a giant iftar table for the people of Gaza to break their first fast. Hundreds of families came together at the street iftar prepared in the Yarmouk region in the central part of Gaza, and Palestinians ate hot food. Red Crescent, which has further expanded its humanitarian aid activities in Gaza since the beginning of the genocide with the arrival of Ramadan, increased its daily hot meal capacity to 60 thousand people.

The Red Crescent is planned to provide iftar support to a total of 1 million 800 thousand people throughout Ramadan. On the other hand, the 21st Kindness Ship of the Turkish Red Crescent departed from Mersin Port on the first day of Ramadan. 175 thousand food parcels, clothing, hygiene, shelter, water and basic living materials set out for Gaza. The Red Crescent continues to carry out both emergency humanitarian aid and Ramadan-specific support programs in Gaza.

DIGITAL DONATION SEASON IN Türkiye
In her statement to SABAH, RED Crescent President Fatma Meriç Yılmaz stated that the Red Crescent has put into use new models that will strengthen aid processes across Türkiye this year. In the pilot application launched in cooperation with Agricultural Credit Cooperatives, those in need can directly shop for basic food with the code sent to them, while the food parcels sent by donors will be quickly delivered to those in need, thanks to the digital donation model carried out with Migros.
1.8 BILLION LIRA AID IN 28 COUNTRIES
Turkish Red Crescent, which started a charity campaign with the theme “This Ramadan, We Stand by Those Who Are Alone”, plans to reach a total of 7.5 million people in need at home and abroad within the scope of the 2026 Ramadan campaign. This year, the Red Crescent allocated an aid budget of approximately 1.8 billion lira to 28 countries, including Gaza.
Daily Agenda
Club managers detained for betting – Last Minute News
Istanbul Police Department’s Financial Crimes Department carried out a major operation as a result of its work on betting and match-fixing allegations in football. During the investigations, it was determined that some club managers placed “suspicious” bets on their own teams’ matches through legal betting sites during their tenure. Managers’ betting accounts, especially those based on goal charts (over-under) and player performances, were subject to technical monitoring. Based in Istanbul; In simultaneous raids carried out in Adana, Ankara, Antalya, Denizli, Giresun, Izmir, Konya and Muğla, 32 of the 33 suspects for whom detention warrants were issued were captured. The suspects who were detained within the scope of Article 11 (match-fixing and incentive bonus) of the “Law No. 6222 on the Prevention of Violence and Disorder in Sports” were brought to the Istanbul Provincial Police Department for questioning.

THOSE WHO WERE MADE FOR DETENTION
Aytaç Altay, Bahadır Haktanır, Cem Koç, Cesur Burak Akar, Tuncay Gülel from Antalyaspor.
Former club president Abdullah Sancak, Burhan Serkan Kalmaz, İhsan Çetinkaya from Adana Demirspor.
Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir, Gürkan Temür, İbrahim İnaç, Mustafa Tütüncü, Osman Topal, Tahsin Çoban from Giresunspor.
Hakan Faydasıçök, Kamil Yücel, Muhammet Ali Atasever, Osman Öztürk, Osman Serper, Yunus Emre Demirkol from Konyaspor.
Hüsamettin Akyüz, Hüseyin Gümrükçüler from Alanyaspor.
Hüseyin Sorudak, Yavuz Cinkaya from Denizlispor.
Adem Başbilen from Ankaragücü.
Ahmet Topdağ from Yeni Malatyaspor.
Caner Tuna from Bodrumspor.
Enes Memiş from Göztepe.
Orhan Dönmez from Kocaelispor.
Süleyman Yurtseven from Gençlerbirliği.
Yasin Ocak from Sivasspor.
FINANCIAL MASKS HAVE FALLED
Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office documented that Klon Payment Corporation provides infrastructure to illegal betting barons. During the investigations of the CBRT and MASAK, it was determined that the names of the betting sites were clearly written in the address sections of the organization’s database, where the transactions came from, and yet the transactions were continued knowingly. It was determined that expressions such as “betting”, “bet”, “casino”, “gambling” were used in the account descriptions and millions of transfers were made from current accounts. The teams tracking the proceeds of crime documented that the money was transferred to the accounts of PBM Tech Bilisim, a 90 percent subsidiary, and from there it was transferred to the personal accounts of the suspects and withdrawn as cash. Klon Payment Institution Inc. and Savings Deposit Insurance Fund (TMSF) was appointed as trustee to PBM Tech Bilişim A.Ş. On the other hand, in the investigation launched by the Istanbul Anatolian Chief Public Prosecutor’s Office, in line with MASAK reports, on suspicion of money laundering through “ghost ticket” sales during the Tuzlaspor period, 10 suspects were caught, 2 of whom were in prison. 5 of the 9 suspects who were brought to court were arrested. On the other hand, the “drug trafficking” operation initiated by the Küçükçekmece Public Prosecutor’s Office also extended to the illegal betting gang. 17 suspects were arrested in operations in 6 provinces. The investigation revealed that the account transaction volume between 2023 and 2025 was 10 billion 322 million 722 thousand lira. Huzeyfe ATICI – Leyla YILDIZ/ SABAH
Daily Agenda
Every frame is a precious memory left for the future.
First Lady Erdoğan participated in the “Shots of the Year” voting, which included photographs of the events that marked 2025 from the perspective of Anadolu Agency (AA). In the “News” category, First Lady Erdoğan chose Arif Hüdaverdi Yaman’s photographs titled “Our blue homeland”, Ali Atmaca’s “A sun is rising”, Mahmut Serdar Alakuş’s “Under the same umbrella” and Muhammed Abdullah Kurtar’s “Everywhere” photographs. In the “Sports” category, she chose Bünyamin Çelik’s photographs titled “The language of stadiums” and Ağıt Erdi Ulukaya’s photographs titled “Tradition begins in the family”.

In the “Natural Life and Environment” category, First Lady Erdoğan voted for Özgün Tiran’s “End of Green”, Harun Özalp’s “Time for Action”, Stuart Brock’s “Against the Law”, Fatih Gönül’s “Coming with Spring” and Özkan Bilgin’s “Despite the Full Moon”. First Lady Erdoğan, who chose Mahmoud Abu Hamda’s photographs titled “Hope”, Gerald Anderson’s “Despite Everything”, Nurettin Boydak’s “Colorful” and Valeria Mongelli’s “Whirlwind of Love” in the “Daily Life” category, voted for Mehmet Aslan’s “Life in black and white” and Ahmet Aslan’s photographs titled “After the Years” in the “Portrait” category.

First Lady Erdoğan’s choices in the “Gaza: Hunger” category were Ahmed Jihad İbrahim al-Arini’s photographs titled “The child suffering from malnutrition in Gaza is in danger of death” and “Food was distributed to Palestinians struggling with hunger in Gaza” and Mohammed Nassar’s photograph titled “Humanitarian aid supplies were airdropped to Gaza”. In her assessment of the vote, First Lady Erdoğan said, “Every frame that makes the truth visible is a precious memory left for the future.”
-
Daily Agenda2 days agoHaluk Görgün emphasizes determination in the defense industry: We will break new records
-
Daily Agenda1 day agoFlood of love in Bangladesh – Breaking News
-
Economy3 days agoTürkiye’s Oyak targets asset growth, IPOs, foreign-backed investments
-
Politics2 days agoTurkish lawmakers unveil ‘cornerstone’ report on disarming PKK
-
Politics2 days agoNATO official underscores Türkiye’s pivotal role in deterrence, stability
-
Daily Agenda3 days agoPresident Erdoğan: We are not interested in the swamp that CHP has fallen into… We are just minding our business
-
Daily Agenda2 days agoTime for unity and mercy – Breaking News
-
Economy7 hours agoRefund fight looms in US after high court tosses Trump tariffs
