Daily Agenda
SON DAKİKA! Trump ateşkesi süresiz uzattığını duyurdu: “İran’dan teklif bekliyorum”
PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF, TRUMP’A TEŞEKKÜR ETTİ
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran’la geçici ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul etmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti.
Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. Diplomatik çabaların devam edebilmesi amacıyla ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul ettiği için Trump’a teşekkür ettiğini ifade eden Şerif, Pakistan’ın çatışmanın müzakere yoluyla çözümüne yönelik çabalarını sürdüreceğini belirtti. Şerif, “Her iki tarafın da ateşkesi sürdürmesini ve çatışmaya kalıcı bir son vermek amacıyla İslamabad’da yapılması planlanan ikinci tur müzakerelerinde kapsamlı bir ‘barış anlaşmasına’ varılmasını içtenlikle umuyorum.” ifadesini kullandı.
İRAN MECLİS BAŞKANI: KAYBEDEN TARAF ŞARTLARI BELİRLEYEMEZ
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran ile varılan geçici ateşkesi uzattığına” yönelik açıklamasına ilişkin, “Kaybeden taraf şartları belirleyemez.” ifadesini kullandı.
Muhammedi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda devam ettirme kararı aldığı deniz ablukasının, bombardımandan farksız olduğunu ve askeri olarak karşılık verilmesi gerektiğini savunan Muhammedi, “Kaybeden taraf şartları belirleyemez.” dedi. Muhammedi, ABD’nin ateşkesin uzatılmasına yönelik kararının İran’a yönelik yeni saldırılar için zaman kazanma amacı taşıdığını vurguladı.
NE OLMUŞTU?
ABD Başkanı Trump, Pakistan’ın da talebi üzerine, İran’ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını açıklamıştı. Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı: “İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif’in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran’a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran’ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım.”
“ATEŞKESİN UZATILMASINI İRAN TALEP ETMEDİ”
İran’ın ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde talebinin olmadığı bildirildi.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansında yer alan haberde, İran’ın, ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde bir talebi olmadığı belirtildi.
Haberde ayrıca Hürmüz Boğazı’nda ablukanın sürmesinin ABD’nin İran’a yönelik düşmanlığının devam ettiği anlamına geldiği ve İran’ın, deniz ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nı açmayacağı kaydedildi.
İRAN SİLAHLI KUVVETLERİ: “ABD’Yİ UYARIYORUZ ELİMİZ TETİKTE”
İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, İran’a yönelik herhangi bir olası saldırıya ilişkin, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını uyarıyoruz, elimiz tetikte.” açıklamasında bulundu.
İran basınına göre, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, ABD ile yaşanan gerginliğe ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını tekrar eden tehditleri üzerine uyarıyoruz. Elimiz tetikte. İran’a saldırı gerçekleşmesi halinde önceden belirlenmiş hedeflere daha sert şekilde saldıracağız.” İfadelerine yer verildi.
ABD’NİN İSRAİL BÜYÜKELÇİSİ’NİN WASHINGTON’A ÇAĞRILDIĞI BİLDİRİLDİ
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, Beyaz Saray’da yapılacak görüşme için Washington’a geri çağrıldığı bildirildi.
İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran’daki gelişmeler ışığında ve Lübnan ile İsrail arasında yapılacak görüşmeler öncesinde Huckabee’nin ABD’ye geri çağrıldığı belirtildi. İran’daki gelişmeler ve Lübnan ile İsrail arasındaki müzakereler öncesinde, Beyaz Saray’da yapılacak görüşmeler için Huckabee’nin Washington’a çağrıldığı belirtilen haberde, yapılacak görüşmelerin detayına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
İRAN ABD’NİN UMMAN’DA GEMİSİNE MÜDAHALEDE BULUNMASINI BM’YE ŞİKAYET ETTİ
İran, ABD’nin 19 Nisan’da Umman Denizi’nde kendisine ait kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunmasını BM’ye mektup göndererek şikayet etti. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
ABD”nin “Touska” kargo gemisine saldırıp “mürettebatını rehin aldığı” belirtilen açıklamada, “Bu, uluslararası hukukun ağır bir ihlali, ateşkesin açık bir ihlali ve korsanlığın özelliklerini taşıyan bir saldırganlık eylemidir.” ifadesine yer verildi. Açıklamada, ABD’nin “pervasız davranışının”, uluslararası seyrüseferleri doğrudan tehlikeye attığı ve deniz güvenliğini baltaladığı aktarılarak, İran’ın, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyine bu konuda mektup gönderdiği ifade edildi. Paylaşımda kopyasına yer verilen mektupta, “bu saldırganlık ve korsanlık eyleminin kesin ve net şekilde kınanmasının, sorumluların tam olarak hesap vermesinin ve geminin, mürettebatının ve etkilenen herkesin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasının talep edildiği” kaydedildi.
“TOUSKA” ADLI KARGO GEMİSİNE MÜDAHALEDE BULUNULMASI
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, 19 Nisan’da Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunularak el konulduğunu duyurmuştu.
Trump, “İranlı mürettebat dinlemeyi reddetti, bu yüzden donanma gemimiz makine dairesinde bir delik açarak onları durdurdu. Şu anda gemi, ABD Deniz Piyadelerinin gözetiminde.” ifadesini kullanmıştı.
TAHRAN’DA BİNLERCE KİŞİ ABD VE İSRAİL’İ FÜZELER EŞLİĞİNDE PROTESTO ETTİ
İran’ın başkenti Tahran’da bulunan İnkılap ve Venek meydanlarında ABD ve İsrail karşıtı gösteri düzenlendi.
İnkılap ve Venek meydanlarında toplanan binlerce kişi, ABD ve İsrail’i protesto etti. Ellerinde İran bayrakları taşıyan Tahranlılar, ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı. Protestolar devam ederken İran Silahlı Kuvvetleri gösteri alanlarına balistik füzeler getirdi. İnkılap Meydanı’ndaki gösteriye İran’ın “Hürremşehr” isimli balistik füze getirilirken, Venek Meydanı’ndaki gösteriye ise “Kadir” isimli balistik füze getirildi. Füzelerin meydanlara fırlatma rampalarıyla birlikte getirildiği görüldü.
TRUMP: “ATEŞKESİ SÜRESİZ UZATTIK”
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın da talebi üzerine, İran’ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurdu.
ABD Başkanı Trump, İran’la müzakereler konusundaki belirsizlik sürerken, Truth Social hesabından önemli bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin “bölünmüş” olduğunu savunarak, Pakistan’ın da ateşkesle ilgili talebini dikkate alarak, bugün sona erecek olan geçici ateşkesi uzattığını açıkladı. ABD Başkanı Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:
“İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif’in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran’a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran’ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım.”
İRAN MEDYASI: İRAN İSLAMABAD’A GİTMEYECEĞİNİ ABD’YE İLETTİ
İran’ın, müzakere heyetinin yarın Pakistan’a gitmeyeceği yönündeki kararını ABD’ye ilettiği bildirildi.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, İran, müzakereler için Pakistan’a heyet göndermeyeceğini ABD’ye iletti. Buna göre, İran’ın çeşitli nedenlerle müzakerelerin ikinci turu için çarşamba günü Pakistan’da bulunmama kararının kesinleştiği ve söz konusu kararın Pakistan aracılığı ile ABD’ye iletildiği belirtildi. İranlı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda ateşkesin ilk günden itibaren sürekli ihlal edildiğini ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasının da savaş girişimi olduğunu ve yine ateşkesi ihlal anlamı taşıdığını vurgulamıştı.
HİZBULLAH, İSRAİL’E AİT BİR NOKTAYI HEDEF ALDI
Hizbullah, ateşkes ihlallerine karşılık olarak İsrail ordusuna ait bir noktayı roket ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu.
Hizbullah’ın Telegram hesabından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail ordusunun 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesi 200’den fazla kez ihlal ettiği” ifade edildi. Açıklamada, bu ihlallere karşılık olarak Kfar Giladi yerleşiminde İsrail ordusuna ait topçu noktasının roket ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı belirtildi. Öte yandan İsrail ordusu, Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ederek Lübnan’ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerine saldırdığını öne sürmüş ve buna karşılık roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığını açıklamıştı.
İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN KÖRFEZ ÜLKELERİNE PETROL UYARISI
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, Körfez ülkelerini, İran’a yönelik olası bir saldırıda topraklarını kullandırmamaları konusunda uyardı.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Musevi, Körfez ülkelerine uyarıda bulundu. Musevi, İran’a yönelik olası bir saldırıda “her yeri” hedef alacaklarını belirterek, “İran’ın güney komşuları bilsin ki eğer coğrafya ve imkanlarını İran’a saldırı için düşmanın emrine verirlerse, Orta Doğu’da petrol üretimi ile vedalaşmaları gerek.” dedi.
İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI: “İRAN SINIRLAMALARLA NASIL BAŞA ÇIKACAĞINI ÇOK İYİ BİLİYOR”
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasına ilişkin, “İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor.” dedi.
Arakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin deniz ablukasına tepki gösterdi. İran limanlarının abluka altına alınmasının bir savaş girişimi olduğunu dolayısıyla ateşkesin ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyleyen Arakçi, “Bir ticari gemiye saldırmak ve mürettebatını rehin almak ise çok daha büyük bir ihlaldir. İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını, menfaatlerini nasıl savunacağını ve zorbalığa karşı nasıl duracağını çok iyi biliyor.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri’nin de buna misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.
İSRAİL BASINI: TEL AVİV YÖNETİMİ, ABD İLE İRAN’IN UZLAŞMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYOR
İsrail basınına göre, Tel Aviv yönetimi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde uzlaşma sağlanamayacağını düşünüyor.
İsrail devlet televizyonu KAN’ın konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, geçici ateşkesin ilan edilmesinden beri ABD ve İsrail’in İran’a yeniden saldırılara başlamak için hazırlıklarını sürdürdüğü ileri sürüldü. Habere göre, üst düzey bir güvenlik kaynağı, ABD ile İran arasında yapılacak görüşmelerde herhangi bir uzlaşmaya varılamayacağını tahmin ettiklerini, İran’ın zaman kazanmaya çalıştığını ve farklı sesler çıktığını söyledi. Kaynak, ABD ile İsrail’in koordine bir şekilde hareket ettiğini ve saldırıları derhal yeniden başlatmaya hazır olduğunu öne sürdü. Haberde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ın geçen haftaki İsrail ziyaretinde, İran genelindeki enerji altyapısına saldırıları da içeren plan ve hedeflerin onaylandığı iddia edildi. Bu adımın, İran’ı nükleer programından ve zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeye ikna etmek için baskı yapmak amacıyla atıldığı ileri sürüldü. Öte yandan Haaretz gazetesinin haberinde de ABD ve İsrail’in Orta Doğu genelinde savaş uçaklarıyla eğitim ve yakıt ikmali dahil olmak üzere İran’a yeni saldırılar için hazırlıklarını sürdürdüğü, bugün ABD’nin İngiltere semalarında 2 adet B-2 bombardıman uçağıyla tatbikat yaptığı aktarıldı.
NYT: JD VANCE’İN İRAN MÜZAKERELERİ İÇİN YAPACAĞI ZİYARET ASKIYA ALINDI
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’la müzakereler için İslamabad’a yapacağı diplomatik ziyaretin geçici olarak askıya alındığı iddia edildi.
Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin, ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Vance’in Pakistan ziyareti askıya alındı. Yetkili, “Tahran’ın ABD’nin müzakere pozisyonlarına yanıt vermemesi” nedeniyle Başkan Yardımcısı Vance’in İran’la diplomatik görüşmeler için İslamabad’a gidişinin askıya alındığını ancak ziyaretin “her an yeniden gündeme gelebileceğini” ifade etti. Beyaz Saray, konuyla ilgili henüz resmi açıklama yapmadı. ABD medyasına yansıyan bazı haberlerde de Vance’in, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında gerçekleşen bir politika toplantısına katıldığı ve toplantının halen devam ettiği kaydedildi.
VANCE’İN HALEN WASHINGTON’DA OLDUĞU BELİRTİLDİ
ABD ile İran arasında İslamabad’da yapılacağı belirtilen görüşmelere katılması beklenen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in halen Washington’da olduğu kaydedildi.
İslamabad’da yapılacağı belirtilen ancak ne zaman gerçekleşeceği netlik kazanmayan ikinci tur görüşmeleri öncesinde Washington’da hareketli saatler yaşanıyor. ABD medyasına yansıyan ve Beyaz Saray yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Başkan Yardımcısı Vance, bu sabah Başkan Donald Trump’ın başkanlığındaki bir politika toplantısına katıldı. ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarının ardından İslamabad’daki toplantıya katılması beklenen ve bugün yola çıkabileceği kaydedilen Vance’in halen Washington’da olduğu, hatta İslamabad’daki görüşmelere gidip gitmeyeceğinin yeniden değerlendirildiği aktarıldı. Beyaz Saray henüz konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı.
İSRAİL, HİZBULLAH’IN ATEŞKESİ İHLAL ETTİĞİNİ İDDİA ETTİ
İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ederek birliklerine yönelik saldırı düzenlediğini iddia etti.
Ordudan yapılan açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerinin saldırıya uğradığı öne sürüldü. Kısa bir süre önce Hizbullah’ın ateşkes ihlali yaparak işgal altındaki bölgedeki İsrail askerlerine birkaç roketle saldırı düzenlediği ileri sürülen açıklamada, İsrail ordusunun karşılık olarak roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Kfar Yuval ve Maayan Baruch bölgelerinde sirenlerin çaldığı hatırlatılarak daha önce bunun yanlış tanımlama nedeniyle olduğu belirtilmesine rağmen Lübnan’dan gelen bir insansız hava aracının sirenlerin çalmasına sebep olduğu öne sürüldü. İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli geçici ateşkes, 17 Nisan’da yürürlüğe girmişti. İsrail ordusu, 19 Nisan’da Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi’ndeki “Sarı Hat” benzeri bir bölge oluşturduğunu açıklamıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.
İRAN: PAKİSTAN’DAKİ GÖRÜŞMELERE KATILMA KONUSUNDA KESİN BİR KARAR ALINMADI
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasında müzakerelerin ikinci turuna ilişkin, “Pakistan’daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı.” dedi.
İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, İran ile ABD arasındaki olası müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. “Pakistan’daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı.” diyen Bekayi, şunları kaydetti: “Karar alınmamasının sebebi kararsızlık değil, ABD’nin çelişkili açıklamaları ve davranışlarıdır. Müzakereler sonuç eksenli olduğunda, İran katılma konusunda kararını verecektir.” Bekayi ayrıca, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine yönelik ABD müdahalesi ile alakalı, “İran gemilerine saldırmak, uluslararası hukukun ihlali, deniz korsanlığı ve devlet terörizmidir. En başından beri ateşkes ihlalleri ile karşılaştık. Deniz ablukası da bunun bir örneği.” ifadesini kullandı.
PAKİSTAN, İRAN’DAN MÜZAKERELER İÇİN RESMİ YANIT BEKLİYOR
Pakistan, İran heyetinin başkent İslamabad’da ABD ile müzakerelerin ikinci turuna katılımına ilişkin resmi yanıtın beklendiğini bildirdi.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakere olasılığına ilişkin güncel durumu değerlendirdi. Tarar, İran heyetinin, taraflar arasında İslamabad’daki olası ikinci tur görüşmelere katılımına yönelik Tahran tarafından resmi yanıtın beklendiğini aktardı. Pakistan Enformasyon Bakanı Tarar, Pakistan’ın arabulucu olarak İran ile temas halinde olup, “diplomasi ve diyalog” yolunu takip ettiğini vurguladı. İran’ın, ateşkes süresinin sona ermesinden önce müzakerelere katılma kararının “hayati” olduğuna işaret eden Tarar, ülkesinin, Tahran yönetimini ikinci tur müzakerelere katılmaya ikna etme konusunda samimi çabalarda bulunduğunu kaydetti.
“ANLAŞMA SAĞLANAMAZSA BOMBARDIMANLAR DEVAM EDER”
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerinden umutlu olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin anlaşmaya yanaşmaması halinde bombardımanların yeniden başlayacağını ifade etti.
TRUMP’TAN İRAN’DAKİ İDAM KARARLARI İÇİN AF ÇAĞRISI
ABD Başkanı Donald Trump, İran’da “idam cezasıyla karşı karşıya olduğu” iddia edilen 8 kadının serbest bırakılmasını istedi ve bunun müzakereler için “iyi bir başlangıç” olacağını belirtti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’da idam edilmeyi beklediği iddia edilen bazı kişilere ilişkin bir açıklama yaptı. Trump, paylaşımında, İran’ın 8 kadını idam etmeye hazırlandığını iddia eden bir paylaşımı alıntılayarak, “Bu kadınlar serbest bırakılırsa çok memnun olurum. Lütfen onlara zarar vermeyin. Bu, müzakerelerimiz için harika bir başlangıç olur.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı’nın, İsrail destekçisi “Eyal Yakoby” adlı bir sosyal medya kullanıcısının ABD merkezli X şirketinin sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yaptığı ve 8 kadının görselinin bulunduğu paylaşımda yer alan iddianın doğruluğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve İran tarafından konuya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmuyor.
ESKİ İSRAİLLİ YETKİLİLER NETANYAHU HÜKÜMETİNİN SAVAŞTA BAŞARISIZ OLDUĞUNU SAVUNDU
İsrail’de eski başbakan, savunma bakanı ve genelkurmay başkanı seviyesindeki 3 yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin İran’a karşı yürütülen savaşta hedeflerine ulaşamadığını savundu.
Eski genelkurmay başkanları Dan Halutz ve Moşe Yaalon, Haaretz gazetesinde yayımlanan ortak makalede, ülkenin “devlet kaynaklarını kendi özel mülkü gibi gören” Netanyahu yönetimi tarafından sömürüldüğünü ifade etti. Halutz ve daha önce savunma bakanı olarak da görev yapan Yaalon, hükümetin vatandaşların gerçekliğinden tamamen kopuk olduğunu ve ülkenin Başbakan Binyamin Netanyahu, eşi Sara ve Ulaştırma Bakanı Miri Regev’in kişisel mülkü gibi yönetildiğini savundu. Ekim ayında yapılması beklenen genel seçimlere işaret edilen yazıda, halka “ülkede kontrolü yeniden ele alma” çağrısında bulunuldu. Eski Başbakan Ehud Barak da aynı gazetede yayımlanan makalesinde, İsrail’in saldırdığı bölgelerin ağır darbeler aldığını ancak hükümetin hedeflerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini dile getirdi. Hamas’ın Gazze’de, Hizbullah’ın ise Lübnan’da varlığını sürdürdüğünü ifade eden Barak, Tahran yönetimin İsrail ve ABD’nin ortak saldırısından kurtulduğunu ve nükleer ile balistik füze tehditlerinin ortadan kaldırılmadığını kaydetti. Netanyahu hükümetinin İran’a karşı yürütülen savaşta stratejik ve siyasi bir başarısızlık gösterdiğini ifade eden eski Başbakan Barak ayrıca İsrail’in, ABD’nin dayattığı “sert ve aşağılayıcı emirlerle bağımlı bir devlete dönüştüğü” eleştirisinde bulundu.
RUSYA’ DAN LÜBNAN’A 27 TONLUK YARDIM
Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsrail saldırıları altındaki Lübnan’a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi.
Lübnan, İsrail’in saldırılarının yol açtığı insani krizle mücadele ediyor. İsrail ordusunun ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırılar, sivil altyapının zarar görmesine ve temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yaşanan kriz nedeniyle birçok devlet bölgeye yardımlar gönderiyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi. Açıklamada, “Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’na (EMERCOM) ait özel bir İl-76 uçağı, askeri çatışmadan etkilenen Lübnan halkına bugün insani yardım ulaştırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve EMERCOM Başkanı Aleksandr Kurenkov’un talimatıyla 27 tonluk yardım malzemesi Beyrut’a, Lübnan hükümetinin yetkili temsilcilerine teslim edildi” denildi.
İRAN: ŞU ANDA MÜZAKERE YOK
Tahran yönetimi, “Şartlarımız kabul edilince müzakere olacak. Şu anda müzakere yok” ifadelerini kullandı.
“TARAFLARIN ORTA YOLU BULMALARI BEKLENİYOR”
Pakistan hükümetinden ismi açıklanmayan iki yetkili, başkent İslamabad’da ABD ile İran arasındaki müzakerelerin beklenen ikinci turu öncesinde Anadolu Ajansı (AA) muhabirine açıklama yaptı.
Yetkililer, İran’ın nükleer programının askıya alınmasına yönelik ABD’ye teklif ettiği öne sürülen moratoryuma ilişkin konuştu.
Kıdemli bir hükümet yetkilisi, “Washington’ın önceliği, yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın dondurulan mali varlıklarının çözülmesi karşılığında İran’ın uranyum zenginleştirme programının en az 20 yıl süreyle askıya alınmasıdır.” ifadesini kullandı.
Öte yandan yetkililer, “Washington’un İran’dan nükleer silah endişelerine ilişkin güçlü garantiler alması halinde moratoryum süresini 20 yıldan 10 yıla düşürmeye şartlı olarak istekli olduğunu” gösterdiğini belirtti.
Yetkililer, ABD’nin sunduğu diğer teklifler arasında, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun 10 yıllığına “ABD veya üçüncü bir ülkeye” transfer edilmesinin de yer aldığını aktardı.
İran’ın, ABD’nin teklifine henüz yanıt vermediğini dile getiren yetkililer, Pakistan’ın da nükleer mesele konusunda iki ülke arasındaki fikir ayrılığını çözmek için çalıştığını ifade etti.
Yetkililer, Pakistan’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ortaklığındaki dört ülkenin İran’ın nükleer programını denetlenmesine yönelik teklifini ise Tahran’ın olumlu karşıladığını savundu.
Konuyla ilgili bilgi sahibi bir yetkili de tarafların “görünüşteki katılığına” rağmen “orta yolu” bulmalarının beklendiğini söyledi.
“BASRA KÖRFEZİ BÖLGESİNDEKİ KRİZE ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ”
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakan Vekili Tahir el-Baour ile görüştü. Görüşmede açıklama yapan Sergey Lavrov, ABD-İran gerginliğine değindi.
Rus Bakan, İran çevresindeki durumun çözümüne ilişkin olumlu haberler beklediklerini vurgulayarak, “Bu aşamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sebepsiz saldırganlığından kaynaklanan Basra Körfezi bölgesindeki krize özel önem veriyoruz. Hem Rusya hem de Libya, güç kullanımının her türlü tekrarının en kısa sürede sona erdirilmesini, sürdürülebilir bir siyasi ve diplomatik sürecin başlatılmasını savunmaktadır. Şu anda gelen haberlerin, diplomatik çabaların yeniden başlaması açısından olumlu olmasını umuyoruz. Çünkü mevcut anlaşmazlıklar, ancak bu şekilde çözülebilir ve Körfez’deki Arap dostlarımız da dahil olmak üzere bölgedeki herkesin çıkarı güvence altına alınabilir” dedi.
Körfez ülkeleriyle İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesini kolaylaştırmaya hazır olduklarını söyleyen Sergey Lavrov, “Birkaç yıldır, Basra Körfezi için bir güvenlik çerçevesi oluşturmak amacıyla akademik ve siyaset bilimi çevrelerini harekete geçirmek için çalışıyoruz. İran’a yönelik saldırı ve bunun Körfez ülkeleri üzerindeki yıkıcı sonuçlarıyla ilgili son gelişmeler, Körfez kıyısındaki devletler arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik ilave çabaların gerekliliğini ve hatta aciliyetini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Rus Bakan ayrıca Libya ile Rusya’nın, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleri de dahil olmak üzere dünyada yaşanan gelişmelere ilişkin benzer değerlendirmelere sahip olduğunu sözlerine ekledi.
KATAR EMİRİ İLE JAPONYA BAŞBAKANI TELEFONDA GÖRÜŞTÜ
Katar resmi ajansı QNA’da yer alan habere göre Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, ikili ilişkiler, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile bunların enerji piyasalarına yansımaları masaya yatırıldı.
İran’ın Katar’a saldırılarını kınayan Japonya Başbakanı, Katar’ın bölgede barış ve istikrarı destekleyen rolünü takdir etti.
Görüşmede bölgesel krizde Pakistan’ın arabuluculuk rolünden övgüyle söz eden liderler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, enerji güvenliğini ve piyasaların istikrarını sağlayacak, bölgesel istikrar ve küresel ekonomiyi destekleyecek kapsamlı bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
TRUMP: İRAN’A YÖNELİK ABLUKA BAŞARILI OLDU
ABD Başkanı Donald Trump, CNBC kanalında yayınlanan Squawk Box programına telefonla bağlanarak İran’la ilgili son durumu değerlendirdi.
İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerine dikkati çeken Trump, bu görüşmelerin iyi geçeceğine inandığını kaydetti.
Tahran’ın söz konusu müzakerelere temsilcilerini göndermekten başka seçeneği olmadığını savunan ABD Başkanı, şu anda kendilerinin ateşkes öncesine göre çok daha güçlü bir pozisyonda olduğunu ifade etti.
Trump, “İyi bir anlaşma yapmak istiyorum. Zamanım bol. Sadece iyi bir anlaşma değil, harika bir anlaşma yapmak istiyorum. Bence (İran’la) sonunda çok iyi bir anlaşma yapacağız. Başka seçenekleri yok.” değerlendirmesini yaptı.
İran’la bir anlaşma sağlanamaması durumunda ne olacağına ilişkin soruya ise Trump, “O zaman bombalamaların devam edeceğini düşünüyorum çünkü bence uygun olan bu. Biz buna hazırız.” yanıtını verdi.
Geçici ateşkesi uzatmayı düşünmediğini vurgulayan Trump, Tahran’la bir anlaşma yapmanın şu an en doğru yol olduğunu vurguladı.
Ateşkes öncesine göre Amerikan ordusunun azalan silah stoklarını takviye ettiklerini anlatan Trump, silah ve mühimmat bakımından daha hazır durumda olduklarını ve İran’ın ise silah stoklarının sadece küçük bir kısmını yenileyebildiğini savundu.
ABD “YAPTIRIM UYGULANAN” GEMİYE BASKIN DÜZENLEDİ
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, “devletsiz ve yaptırım uygulanan” M/T Tifani gemisine dün gece “bir olay yaşanmadan deniz müdahalesi ve gemiye çıkma operasyonu” yapıldığı kaydedildi.
Uluslararası suların “yaptırım uygulanan gemiler için bir sığınak olmadığı” belirtilen açıklamada, “Yasa dışı ağları bozmak ve İran’a maddi destek sağlayan, yaptırım uygulanan gemileri nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler engellemek için küresel denizcilik uygulama çabalarını sürdüreceğiz.” ifadeleri kullanıldı.
Deniz trafiği takip platformu MarineTraffic kayıtlarına göre, söz konusu olay ABD Hint-Pasifik Komutanlığı sorumluluk alanında meydana geldi.
CNN televizyonunun haberinde olayın, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın devam ettiği bir dönemde gerçekleşmesinin dikkati çektiği aktarıldı.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) internet sitesine göre “M/T Tifani” isimli gemi “İran petrolü taşıdığı” gerekçesiyle yaptırım altında bulunuyor.
KATAR: HÜRMÜZ KRİZİ DEVAM EDERSE BU BÖLGESEL BOYUTTAN ÇIKARAK KÜRESEL BİR HAL ALIR
Katar, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinden sonuç alınmaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda bölgesel krizin küresel bir hal alacağı uyarısında bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının risklerine işaret eden Ensari, Katar’ın başta ABD olmak üzere tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu ve İslamabad’da yürütülen ABD-İran müzakerelerini yakından takip ettiklerini ifade etti.
“HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPALI KALMASI KRİZİ BÖLGESEL OLMAKTAN ÇIKARARAK KÜRESEL BİR KRİZE DÖNÜŞTÜRÜR”
Katar’ın söz konusu müzakerelerde arabulucu olmadığını vurgulayan Ensari, buna karşın Pakistan’ın arabuluculuk çabalarını desteklediklerini ve taraflardan gelecek geri dönüşleri beklediklerini söyledi.
Ensari, “Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması krizi bölgesel olmaktan çıkararak küresel bir krize dönüştürür. Bu krizin çözümü yalnızca bir ülkenin değil, tüm ülkelerin sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı.
İSRAİL’İN LÜBNAN’A SALDIRILARI VE ATEŞKES
Ülkesinin Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğini yineleyen Katarlı Sözcü Ensari, İsrail’in ihlallerini kınadı ve ateşkes şartlarına tam uyulması çağrısı yaptı.
Washington’da yürütülen ateşkes çabalarının önemine değinen Ensari, bölgedeki saldırıların ekonomik etkilerine dikkati çekerek, çatışmaların durdurulması ve müzakere masasına geri dönülmesinin ehemmiyetini vurguladı.
TRUMP: İRAN ATEŞKESİ BİRÇOK KEZ İHLAL ETTİ
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran gündemine ilişkin açıklama yaptı.
ABD heyetinin İran ile yürütülecek kalıcı ateşkes görüşmeleri için bugün İslamabad’a gitmesi beklenirken, Trump, “İran ateşkesi defalarca ihlal etti.” ifadesini kullandı.
İRAN: İRAN PETROL TANKERİ ABD TEHDİDİNE RAĞMEN ÜLKE KARA SULARINA GİRDİ
İran’a ait bir petrol tankerinin, ABD’nin deniz ablukasına rağmen dün gece İran donanmasının eskortluğunda ülke kara sularına girdiği ifade edildi.
İran devlet televizyonunun, ordudan yapılan yazılı açıklamaya dayandırdığı haberinde, “ABD Donanması’ndan gelen çok sayıda tehdide rağmen, İran Donanması tarafından eskort edilen İran tankeri Sili City, Arap Denizi’ni güvenli bir şekilde geçti ve İran karasularına girdi.” ifadelerine yer verildi. Adı geçen tankerin, İran’ın güney limanlarından birine yanaştığı belirtildi.
İran’a “deniz ablukası” kararı alan ABD, 19 Nisan’da Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine ateş açtıklarını ve gemiyi ele geçirdiklerini duyurmuştu.
ABD-İRAN SAVAŞINDA YARALANAN AMERİKAN ASKERİ SAYISI 415’E ULAŞTI
ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre, 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşında yaralanan Amerikan askeri sayısı 415’e yükseldi. Verilere göre, yaralananların 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.
ABD Savunma Bakanlığı’nın ‘Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ üzerinden yayımladığı raporda, Amerikan ordusunun kayıplarına ilişkin güncel veriler paylaşıldı. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ kapsamında tutulan resmi kayıtlara göre, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta bugüne kadar toplam 13 Amerikan askeri yaşamını yitirdi, 415 ABD askeri de yaralandı.
Pentagon verilerinde, geçen hafta 398 olarak duyurulan yaralı asker sayısı, son güncellemeyle birlikte 415’e ulaştı.
YARALANANLARIN 271’İ KARA KUVVETLERİNDE
Verilere göre, hayatını kaybedenlerin 7’sinin hava kuvvetlerine, 6’sının da kara kuvvetlerine mensup olduğu kaydedildi. Yaralananların ise 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.
İRAN TELEVİZYONU: İRANLI HEYETİN ABD İLE GÖRÜŞMELER İÇİN İSLAMABAD’A GİTTİĞİNE DAİR HABERLER DOĞRU DEĞİL
İranlı müzakere heyetinin ABD ile Pakistan’da yapılması öngörülen görüşmeler için İslamabad’a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığı bildirildi. Haberde, “İran’dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gitti” denildi.
İran devlet televizyonunu, uluslararası medya kuruluşları tarafından İran heyetinin Pakistan’a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığını duyurdu.
“İRAN’DAN ŞU ANA KADAR NE BİRİNCİL NE DE İKİNCİL DİPLOMATİK HEYET PAKİSTAN’IN BAŞKENTİ İSLAMABAD’A GİTTİ”
İranlı yetkililerin, “tehdit altında ve ateşkesi ihlal eden eylemlerin gölgesinde görüşmeleri kabul etmeyeceklerine” dair açıklamalarının hatırlatıldığı haberde, “İran’dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gitti.” ifadelerine yer verildi.
Katar’ın Al Jazeera televizyonu, Pakistanlı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İranlı “ön müzakere heyetinin” ABD ile müzakereler için İslamabad’a geldiğini iddia etmişti.
TRUMP: İRAN MÜZAKERE ETMEZSE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ SORUNLARLA KARŞILAŞACAK
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere masasına oturacağından emin olduğunu ifade ederek, aksi takdirde Tahran yönetiminin ‘daha önce hiç görmediği türden sorunlarla karşılaşacağını’ söyledi. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Trump, ülkede yayın yapan bir radyo programına telefonla bağlanarak İran’la diplomasi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın masaya oturacağına inandığını dile getiren Trump, “Müzakere edecekler, eğer etmezlerse daha önce hiç görmedikleri türden sorunlarla karşılaşacaklar” dedi.
“UMARIM ADİL BİR ANLAŞMA YAPARLAR VE ÜLKELERİNİ YENİDEN İNŞA EDERLER”
Tahran yönetimi ile adil bir anlaşma yapmayı umduklarını belirten Trump, İran’ın nükleer kapasitesine yönelik kırmızı çizgilerini bir kez daha vurguladı. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BUNU YAPMAK ZORUNDAYDIK”
ABD yönetiminin İran’a yönelik uyguladığı politikalara ve attığı adımlara da değinen Trump, bu konuda mecbur bırakıldıklarını savundu. Trump, “Şunu söylemeliyim ki, İran konusunda başka bir seçeneğimiz yoktu. Sanki bir seçeneğimiz varmış gibi bir durum söz konusu değildi. Bunu yapmak zorundaydık” diye konuştu.
İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN: İRANLILAR ZORBALIĞA BOYUN EĞMEZ
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, taahhütlere sadık kalmanın anlamlı bir diyaloğun temeli olduğunu vurgulayarak, ülkede ABD’nin tutumuna yönelik derin tarihsel güvensizliğin sürdüğünü kaydetti. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran’ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ile müzakere süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anlamlı bir diyaloğun temel şartının verilen taahhütlere sadık kalmak olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, İran kamuoyunda ABD hükümetinin politikalarına ve eylemlerine yönelik derin tarihsel güvensizliğin halen devam ettiğine dikkati çekti.
“İRANLILAR ZORBALIĞA BOYUN EĞMEZ”
Açıklamasında ABD’li yetkililerin son dönemdeki söylemlerini eleştiren Pezeşkiyan, bu tutumun diplomasiye hizmet etmediğini savundu. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran’ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.
İRAN: DÜŞMANIN TEHDİT VE EYLEMLERİNE KARŞI HER TÜRLÜ KARŞILIKLAR VERMEYE HAZIRIZ
İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, “düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani karşılıklar vermeye hazır olduklarını” söyledi.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Tümgeneral Abdullahi, Devrim Muhafızları Ordusu’nun kuruluş yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımladı.
Açıklamasında Abdullahi, “Devrim Muhafızları Ordusu ile ordunun halkın desteğiyle düşmanların saldırganlığına karşı koyduğunu ve onları çaresizce ateşkes talep etmeye zorladığını” ifade etti.
“İRAN SİLAHLI KUVVETLERİ ANİ YANITLAR VERMEYE HAZIRDIR”
ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine işaret eden Abdullahi, “Silahlı Kuvvetlerin, Trump’ın başta Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ve kontrolü konusunda ve sahadaki durum hakkında yanlış ve asılsız anlatılar uydurmasına ve durumu kötüye kullanmasına izin vermeyeceğini” belirtti.
Abdullahi, “Cesur İran Silahlı Kuvvetleri, asil halkı ve hükümetiyle birlikte, Başkomutanın (İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney) tedbirlerine tam uyum ve birlik halinde düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani yanıtlar vermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.
İRAN: ABD ORDUSUNUN TİCARİ GEMİMİZE EL KOYMASI ATEŞKESİN İHLALİDİR
İran, ABD ordusunun İran bayrağı taşıyan “Touska” adlı ticari gemiyi alıkoymasını en güçlü şekilde kınadığını ve bunun ateşkesin ihlali olduğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ticari geminin alıkonulması “yasa dışı” ve “terörist” bir eylem olarak nitelendirildi.
“GEMİ İLE MÜRETTEBAT SERBEST BIRAKILMALI”
Gemi mürettebatı ile ailelerinin de gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, bu uygulamanın uluslararası hukukun ve son ateşkesin ihlali olduğu vurgulanarak, gemi ile mürettebatının derhal serbest bırakılması talep edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri’nin de buna misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.
TEHDİT GÖLGESİ ALTINDA MÜZAKEREYİ KABUL ETMİYORUZ

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasına işaret ederek “Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz.” dedi.
Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın deniz ablukası uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını teslimiyet masasına dönüştürmek ve savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirtti.
Meclis Başkanı Kalibaf, “Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz ve son iki hafta içinde sahada yeni kartları devreye sokmaya hazırlandık.” ifadelerini kullandı.
İRAN: GÖRÜŞME OLMAYACAK
İran’ın Pakistan Büyükelçisi, müzakereler hakkında, “Görüşme olmayacak” ifadelerini kullandı.
ABD’DE SAVAŞ KARŞITI PROTESTODA ÇOK SAYIDA KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
ABD’nin başkenti Washington’daki Kongre binasının “Cannon Rotunda” isimli ana salonunda kendilerini “Savaş Karşıtı Gaziler” olarak tanıtan bir grup protesto gösterisi düzenledi.
Sosyal medyada yer alan görüntülerde, göstericilerin polis tarafından kelepçelendiği görüldü.
Kimisi engelli olduğu için koltuk değnekleri veya tekerlekli sandalyelerle protestoya katılan grubun çok sayıda üyesinin gözaltına alınması, bazı sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti.
ABD askeri elbisesi giyen göstericilerin taşıdığı dövizlerde, “Bir diğer savaşı kaldıramayız”, “İran’a karşı savaşı durdurun” gibi ifadeler yer aldı.
Protesto sırasında ABD milli marşını çalan, savaşta ölen ABD askerleri için saygı duruşunda bulunan ve sembolik bayrak katlama töreni düzenleyen savaş karşıtları, başkent polisi tarafından plastik kelepçeler takılarak gözaltına alınırken protestocular polise direnmeden sessiz eylemlerine devam etti.
Söz konusu protesto, ABD’nin İran ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak ikinci tur müzakerelerin başlayacağı gün yaşandı.
BÖLGE ÜLKELERİ ABD-İRAN MÜZAKERELERİNİ GÖRÜŞTÜ
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin, Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi, Türk mevkidaşı Hakan Fidan ve Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile telefonda görüştü.
Bölgesel gelişmelerin ve yükselen tansiyonu düşürmek için yürütülen çalışmaların ele alındığı görüşmede, İran ile ABD arasındaki müzakere süreciyle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu ve diplomatik sürecin başarılı olması için koordinasyonun önemine işaret edildi.
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, müzakerelerin gerilimin azaltılmasını ve savaşın sona ermesini garanti altına alacak somut bir uzlaşmaya varmak için atılacak temel adım olduğunu kaydetti.
Bakanlar, “diplomatik çözümler ile diyalogun anlaşmazlıkların çözülmesi ve bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için tek seçenek olduğunu” vurguladı.
“HERHANGİ BİR MÜZAKEREYİ KABUL ETMİYORUZ”
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesine abluka uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını bir teslimiyet masasına dönüştürmek veya savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirterek, “Tehditlerin gölgesinde yapılacak herhangi bir müzakereyi kabul etmiyoruz. Son iki haftadır, savaş alanında yeni kozlarımızı oynamak için hazırlandık” dedi.
İSRAİL ORDUSU LÜBNAN’IN GÜNEYİNDE ÇOK SAYIDA EVE SALDIRI DÜZENLEDİ

İsrail ordusunun, geçici ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki El-Hıyam kasabasında çok sayıda eve bombalı saldırı düzenlediği bildirildi.
Lübnan haber ajansı NNA’ya göre, İsrail ordusu kasabadaki birçok evi patlayıcılarla hedef aldı. İsrail ordusu güneyde Sayda kentine bağlı Haret Sayda kasabasında ise bir eczaneye saldırı tehdidinde bulundu.
Söz konusu eczanenin, belediye binasının karşısında yer alması nedeniyle bina tamamen boşaltıldı.
TRUMP OBAMA DÖNEMİ YAPILAN “İRAN ANLAŞMASINI” ELEŞTİRDİ
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Obama yönetimini hedef alırken kendilerinin İran’la anlaşmaya yakın olduğunu belirtti.
Trump, “İran ile imzalayacağımız anlaşma, Barack Obama ve Joe Biden tarafından kaleme alınan ve genellikle İran Nükleer Anlaşması olarak anılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’ndan (JCPOA) çok daha iyi olacak.” ifadesini kullandı.
Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın, ABD ve Orta Doğu için “yapılmış en kötü anlaşmalardan biri” olduğunu savunan Trump, söz konusu anlaşmanın İran’a nükleer silah yolunu açtığını ileri sürdü.
Dönemin ABD yönetiminin, İran’a milyarlarca dolar nakit parayı uçakla gönderdiğini ifade eden Trump, ayrıca Tahran’a milyarlarca dolar paranın ödendiğini savundu.
ABD Başkanı, “Trump döneminde bir anlaşma yapılırsa, bu sadece İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa, Amerika ve diğer her yer için de barış, güvenlik ve emniyeti garanti altına alacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
İSRAİL ORDUSUNDAN, LÜBNAN’IN GÜNEYİNDEKİ EVLERİNE DÖNMEK İSTEYEN SİVİLLERE ATEŞ AÇMA EMRİ

İsrail basını, ordunun geniş bir alanda işgali sürdürdüğü Lübnan’ın güneyindeki askerlerine, silahsız da olsa “yaklaşılması yasak belde ve köylere” yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel emir verdiğini yazdı.
The Jerusalem Post gazetesinde yer alan haberde, geçici ateşkesin ardından Lübnan’ın güneyindeki evlerine dönmeye çalışan sivillerin “İsrail ordusunun bölgede yaşadığı en büyük zorluklardan biri” haline geldiği belirtildi. İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda geçici ateşkese varılmasının ardından İsrail’in zorla yerinden ettiği Lübnanlılar ülkenin güneyindeki evlerine dönmeye başladı. Haberde, Lübnan’ın güneyindeki geniş bir alanın işgal altında tutulduğunu gösteren bir harita ve “yaklaşılması yasak” beldeler ve köyler listesi yayınlayan İsrail ordusunun, 19-20 Nisan’da geri dönüşü engelleme çabalarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İsrail ordusunun, bölgedeki askerlere, silahsız dahi olsa “yaklaşılması yasak belde ve köylere” yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel bir emir verdiği aktarılan haberde, uluslararası kamuoyunun İsrail’in Lübnan’daki işgaline karşı çıkması ve sivillere ateş açılması durumunda gösterilecek tepki nedeniyle bunun sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesi yapıldı. İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’da saldırılar düzenlemesine de dikkati çekilen haberde, Hizbullah’ın 16 Nisan’dan beri İsrail’e saldırı düzenlememesine karşın, ateşkesin Litani Nehri’nin kuzeyinde geçerli olduğu mesajı veren İsrail ordusunun, 19 Nisan’ı 20 Nisan’a bağlayan gece Litani Nehri’nin kuzeyinde bir roket fırlatıcısı tespit edildiği iddiasıyla düzenlediği saldırının, ateşkesin ihlali ve izah edilemez olduğuna işaret edildi. İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta başlattığı saldırılarla birlikte ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal ederek halkını zorla yerinden etmişti. Lübnan ve İsrail arasında varılan 10 günlük geçici ateşkesin 17 Nisan’da yürürlüğe girmesinin ardından zorla yerinden edilen aileler güneydeki evlerine dönmeye başlamıştı.
“ABD’NİN TEHDİTLERİ SÜRECİN İLERLEMESİNİ SEKTEYE UĞRATIYOR”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve ABD’nin tehditlerinin diplomatik süreci sekteye uğrattığını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığına ait internet sitesinde dün gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları paylaşıldı. Buna göre Arakçi, Pakistan’ın ateşkes rolü için teşekkür ederken, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve “ABD’nin tehditlerinin diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğrattığını” vurguladı. Arakçi ayrıca, ülkesinin konunun tüm boyutlarını dikkate alarak sürecin nasıl devam edeceğine karar vereceğini söyledi. İki bakan görüşmede, bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin gerektiğini vurguladı.
PENTAGON: 415 ABD ASKERİ YARALANDI

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) verilerine göre ABD/İsrail-İran savaşında 415 Amerikan askeri yaralanırken, 13 asker de hayatını kaybetti.
Pentagon’un, askeri çatışma kayıplarını paylaştığı veri tabanındaki güncelleme ABD’nin İran’a yönelik “Destansı Öfke Operasyonu” sürecindeki kayıplarını ortaya koydu. Son güncellemeye göre 28 Şubat’ta başlayan saldırılar ve İran’ın misillemeleriyle devam eden “savaşta” şimdiye kadar 415 ABD askeri yaralanırken 13 asker hayatını kaybetti.
TRUMP: SAVAŞI BÜYÜK FARKLA KAZANIYORUM

ABD Başkanı Donald Trump müzakereler öncesi sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
“Savaşı büyük farkla kazanıyorum” diyen Trump açıklamasında, “işler çok iyi gidiyor, ordumuz inanılmaz derecede başarılı ve eğer başarısız New York Times, kesinlikle korkunç ve iğrenç Wall Street Journal veya neyse ki artık neredeyse yok olmuş Washington Post gibi sahte haberleri okursanız, aslında savaşı kaybettiğimizi düşünürsünüz. Düşman şaşkın, çünkü aynı medya “raporlarını” alıyorlar, ancak donanmalarının tamamen yok edildiğini, hava kuvvetlerinin daha karanlık pistlere geçtiğini, füze veya uçaksavar ekipmanlarının olmadığını, eski liderlerinin çoğunun gittiğini (bu, her şeye ek olarak, rejim değişikliğinden kaynaklanıyor!) ve belki de en önemlisi, bir “anlaşma” olana kadar kaldırmayacağımız ablukanın İran’ı tamamen mahvettiğini fark ediyorlar. Günde 500 milyon dolar kaybediyorlar, bu kısa vadede bile sürdürülemez bir rakam. Amerika karşıtı sahte haber medyası İran’ın kazanmasını istiyor, ama bu olmayacak, çünkü ben sorumluyum! Bu vatansever olmayan insanlar, seçimde bana karşı savaşmak için tüm sınırlı güçlerini kullandıkları gibi, İran’a karşı da aynısını yapmaya devam ediyorlar. Sonuç aynı olacak ,zaten oldu bile.” ifadelerine yer verdi.
Daily Agenda
The eyes of the world are on Ankara – Last Minute News
The alarm about the Ankara NATO Leaders Summit continues in the Western press. The summit to be hosted by Türkiye is given wide coverage in the US and European media. Finally, the US-based Bloomberg agency covered the summit. “President Recep Tayyip Erdoğan will show why Europe needs Türkiye,” said the news, “NATO meeting in Ankara
“Before the summit, Turkey became the vital base of the alliance with its 10 billion dollar domestic defense industry,” the statement said. Bloomberg analysis emphasized that the S-400 and F-35 crises can be overcome and that Türkiye sees itself as the leader of the European security architecture in the post-US period.
THE MOST CRITICAL SUMMIT
The Ankara Summit, where the historic decisions taken at NATO’s summit held in The Hague last year will be implemented for the first time, will constitute one of the most important turning points after the Cold War as the starting point of the “NATO 3.0” process, which expresses the Alliance’s comprehensive transformation from defense expenditures to force structure, from the defense industry to transatlantic burden sharing.
AGENDA INTENSIVE
There are many critical topics on the leaders’ table that will shape the future of the Alliance, from the implementation of the decisions taken at the Hague Summit last year to increasing defense expenditures, from the implementation of the NATO Force Model to strengthening the production capacity of the defense industry, from the new responsibilities that Europe will undertake to continuing support to Ukraine.
COMING WITH A DELEGATION OF 1000 PEOPLE
US President Donald Trump is expected to arrive in Ankara on the afternoon of July 7 as part of the NATO Leaders Summit. During the program to be held within the scope of the official visit, Trump will be welcomed by President Recep Tayyip Erdoğan with an official ceremony at the Presidential Complex. Soldiers in special uniforms representing 16 major Turkish states will also take part in the welcoming ceremony.
Within the scope of the program, Erdoğan and Trump are planned to have a one-on-one meeting and then a meeting between delegations.
It is expected that Trump will rest after the talks and then attend the official dinner to be held in honor of NATO leaders at the Presidential Complex. While the US President is expected to come to Ankara with a delegation of more than 1000 people, the visit is considered to be important for the NATO Summit as well as for Türkiye-US relations. Betül USTA/ANKARA
TRUMP WILL COME WITH HIS NEW PLANE
US President Donald Trump will come to Ankara with his new plane. The helicopter was disassembled and transported to Türkiye. A test flight was made with the helicopter, which was reassembled by a special team. Trump will use ‘The Beast’ as his vehicle of office.
Daily Agenda
“Specialist sergeant” law became law! Public employment opportunity for those who have worked for 7 years
Qualifications to be sought in the personnel, application form and time, acceptance of the application, reasons for making and terminating the contract, forms and procedures of the record to be given, actions to be taken in cases of failure in duty, failure to adapt and not being able to benefit from them, principles applied in the extension of the contract, necessary conditions for specialist corporals to become specialist sergeants, principles applied for those to be promoted to the petty officer class, subordinate-superior relations and the procedures regarding these matters. The form and other related issues will be regulated by the regulation prepared jointly by the Ministries of National Defense and Internal Affairs.
With the amendment made to the Law on the Regulation of Public Finance and Debt Management, it is aimed to authorize the Minister of National Defense or the Minister of Internal Affairs, depending on their interest, to manage the accounts opened in foreign currency at the Central Bank in order to ensure more effective, economic and efficient use of the funds allocated to the budgets of the ministries of National Defense and Internal Affairs in order to initiate, maintain and develop relations with friendly and allied countries within the scope of grants and aid activities for defense and security purposes to be made to foreign countries and organizations on behalf of Turkey and to direct the following periods.
Accordingly, the President or individuals and organizations determined by the Presidential Decree will be authorized to negotiate and sign agreements regarding grants and aid for defense and security purposes to foreign countries and organizations on behalf of the Republic of Turkey. Grants and aid provisions to be given to foreign countries for this purpose will be covered from the appropriations to be placed in the budgets of the ministries of National Defense and Internal Affairs. The agreements in question will enter into force with the Presidential Decree. The cash grants and aid specified in the agreement can be recorded as an expense in the budget and transferred to a foreign currency account opened at the Central Bank. The relevant minister to whom appropriations are placed in the budget will be authorized to manage the opened accounts. Payments will be made from the relevant account within the framework of the provisions of the agreement and the principles to be determined by the Ministry of Treasury and Finance.
PUBLIC INSTITUTIONS AND ORGANIZATIONS WILL ALLOCATE 10 PERCENT OF THE TOTAL QUOTA AND APPOINTMENT PERMITS
The “Public Employment” provision of the Contracted Private and Private Law is being amended. Accordingly, without prejudice to compulsory situations arising from mobilization, war or the fight against terrorism, those who have completed at least 7 years of service as contracted sergeants and privates, those who have a positive qualification certificate, and provided that they meet the conditions other than the exam conditions in the relevant legislation and are not over 41 years of age as of the date of application, public institutions and organizations will be employed as execution and protection officers, market and neighborhood guards, forest conservation officers, administrative surveillance personnel, protection and security officers, police officers, firefighters, drivers and support personnel. can be appointed to contracted positions within the framework of the procedures and principles in this article, within the quota and appointment permissions.
Applications of those who want to benefit from this provision will be received every year and their personal information regarding the recruitment conditions will be notified to the Ministry of Labor and Social Security by the Ministry of Internal Affairs or National Defense by the last day of October. It will be essential to renew the application every year. Notifying the information of the relevant personnel will not constitute a right for appointment alone.
Public institutions and organizations will be obliged to allocate 10 percent of the total quota and appointment permits to be recruited within the scope of this provision in the personnel recruitments to be made that year for the staff and contracted titles of execution and protection officers, market and neighborhood guards, forest conservation officers, administrative surveillance personnel, protection and security officers, police officers, firefighters, drivers and support personnel, and notify the Ministry of Labor and Social Security with the recruitment conditions until the end of December. Provided that 10 percent of the previous year’s quotas or appointment permits reported to the Ministry are used in the new year, they will not be subject to the new year’s open and transferred appointment numbers.
For those on the list sent by the Ministry of Internal Affairs or the Ministry of National Defense, placements will be made or will be made in one go to the quotas notified by public institutions or organizations by the Ministry of Labor and Social Security to determine the candidates who will be subjected to an oral examination until March 1 of each year. Among those who meet the conditions in the guide to be published, candidates 4 times the quota will be determined by lottery method, taking into account their preferences. Information about those who are appointed among those who are successful in the oral exam to be held within 3 months by the commissions formed by the relevant institution, will be notified by the relevant public institution and organization to the Ministry of Labor and Social Security, the institution where the public personnel information system is located, and the Ministry of Internal Affairs or National Defense, depending on its relevance, by the relevant public institution and organization within one month of their appointment.
In the oral exam to be held by the commission established by the relevant institution, candidates will be evaluated on the basis of their “general culture and general ability”, “understanding and summarizing a subject, ability to express and reasoning power”, “merit, representation ability, suitability of their attitudes and behaviors for the task”, “self-confidence, persuasiveness and credibility”, “openness to scientific and technological developments”. Each member of the examination board will evaluate the candidates out of 20 points for each of the characteristics written in the paragraphs, and the scores given will be recorded separately in the minutes. It will be calculated how many points each member gave to the candidate in total out of 100 full points. The oral exam score of the staff will be determined by taking the arithmetic average of the scores given by all members out of 100.
Contracted non-commissioned officers and privates who leave after completing 7 years of service will not be required to have a private security basic education consisting of theoretical, practical and weapons training, not less than 120 course hours in the Law on Private Security Services; at least 8 years of primary or secondary school education will not be required for those who will perform unarmed duties; and at least a high school or equivalent school graduation requirement will not be required for those who will perform armed duties.
The appointed personnel will benefit from the financial and other rights of the staff or position to which they are appointed, starting from the date of commencement of duty. Their service periods as contracted sergeants and privates will be evaluated in determining their earned rights, salaries, grades and levels, by counting as 1 grade advancement for each year and 1 grade advancement for every 3 years, provided that they do not exceed the grades they can be promoted to according to their education status stipulated in the Civil Servants Law. Within the scope of this provision, those appointed to civil servant positions cannot be appointed to another title for at least 4 years. Those who do not start their duties despite receiving appointment approval and those who leave their duties for any reason after starting cannot be re-employed within the scope of this article. Those who are appointed to these titles declared by public institutions and organizations, in any way, will be deemed to have used the right granted in this regulation.
Procedures and principles regarding application, notification, lottery, appointment and other transactions will be regulated by a regulation to be jointly issued by the ministries of Labor and Social Security, Internal Affairs and National Defense. The Ministry of Labor and Social Security will be authorized to resolve any doubts that may arise within the scope of this provision, to request the necessary information and documents, to conduct research and examination, and to direct the implementation.
PROCEDURES AND PRINCIPLES FOR PROCEEDING TO THE SENIOR SPECIALIST
According to the change in the procedures, principles and conditions regarding the promotion of contracted sergeants and privates to the rank of specialist sergeants, the requirement to be successful in the physical qualification and evaluation test and written and/or interview exams will be required.
The regulation also determines the evaluation principles for physical qualification and evaluation tests, as well as written and interview exams. Accordingly, if a written exam is held, the written exam will include general culture subjects and professional knowledge subjects. At least 50 points out of 100 will be required in the written exam. The written exam may be administered by the Ministry of Internal Affairs or National Defense, or by other public institutions and organizations or universities, depending on the interest.
In order to be considered successful in the physical qualification and evaluation test, the candidate must get at least 50 points out of 100 from each of the tests to be applied and the arithmetic average of the scores obtained from these tests must be at least 60 points.
In case of an interview exam, the chairman and members of the interview team will be determined by the Ministry of Internal Affairs or National Defense, depending on their interest. More than one delegation may be formed depending on the number of candidates. During the interview, candidates will be evaluated out of 100 full points in terms of general appearance, ability to understand what is asked of them, self-confidence, CV, personality, psychological structure, ability to express themselves, ability to use body language, emotional balance, extroversion, adaptability, responsibility, openness, suitability for the profession and willingness. The interview exam score of the candidate will be determined by taking the average of the grades evaluated independently by each member. The candidate participating in the interview exam will be required to score a minimum of 70 points.
The proportions of the physical qualification and evaluation test and written and/or interview exams within the evaluation score based on success ranking will be determined by the Ministry of Internal Affairs or National Defense, depending on their relevance.
In case of equality of evaluation scores based on the success ranking, priority will be given to the one with the higher physical qualification and evaluation test scores first, and if the equality continues, to the one with longer actual service time, and if this is also equal, priority will be given to the one taking into account the education level, rank status and reward or penalty points, respectively.
After the proposal was accepted, Deputy Speaker of the Parliament Tekin Bingöl closed the meeting to meet at 15.00 on Tuesday, July 14.
News Entry
Daily Agenda
Vice President Yılmaz spoke at the 5th Turkish Maritime Summit Gala Dinner
Vice President Yılmaz, in his speech here, said the following: “Dear Minister, esteemed representatives of our maritime industry, valued guests, I greet you with love, respect and affection on behalf of myself and our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan. I am very pleased to host you in Istanbul, which brings together continents, civilizations and seaways, at the 5th Maritime Summit held on the occasion of the 100th anniversary of the entry into force of our Cabotage Law. I say “Welcome, you have brought joy” to all the guests who attended the Summit from different corners of our country. I hope that the 5th Maritime Summit will be successful and create a basis for discussions that enlighten our horizons. Dear participants, yesterday, on the occasion of the 100th anniversary of the entry into force of our Cabotage Law, we once again commemorated the glorious journey of Turkish maritime from the past to the future. I wish that the Cabotage Day will be beneficial for our Heroic Naval Forces, our maritime industry, our country and our nation. I congratulate the Cabotage Day of our entire nation, especially our sailors. I commemorate with gratitude all those who worked hard to bring Turkish maritime to this day and who paid the price when necessary, and I pray for God’s mercy on the sailors we sent away to eternity.
A HERITAGE IN MARITIME THAT EXTENDS FOR CENTURIES
We are a country that is geographically surrounded by seas on three sides and has given great importance to maritime throughout our history. We are the grandchildren of ancestors who were strong, determined, determined and genius enough to sail their ships from land when necessary. Our maritime adventure, which started with ÇAKA BEY in these lands, has turned into a great epic written with glory and honor in history with the heroic stories of Karamürsel Beys, Piri Reiss, Barbaros, Seydi Ali Reis. From the first ports of the Seljuks to the Mediterranean, to the powerful navy of the Ottoman Empire, which ruled three continents and turned the Mediterranean into a “Turkish lake”, maritime has always had an exceptional place for us. Tersane-i Âmire, where we are meeting with you now, the construction of which started by the order of Sultan Fatih, has an important share in our historical heritage. While Tersane-i Âmire improves Turkish maritime in terms of production, technology and engineering and paves the way for new victories; It has ensured the institutionalization of our maritime acquis with the captains, naval architects, masters and soldiers it has trained. In addition to being one of the important elements of our military, economic, commercial and diplomatic power, the seas have been one of the most powerful opportunities for our nation to carry its civilizational accumulation to different geographies throughout history. Today, this historical heritage gains a stronger meaning with the understanding of the Blue Homeland; It refers to the protection of our sovereign rights in the seas, the development of our maritime capacity and the most effective use of the opportunities offered by our seas. Just as every inch of our homeland has indispensable value for us, our seas are a national value that we must protect, develop and entrust to future generations with the same understanding.
NEW GLOBAL COMPETITION IN THE SEAS
Developments in the world point to a new era in which balances are reshaped in many areas, from global politics to trade routes, from energy corridors to supply chains. In this process where the international system evolves into a multipolar structure, the seas are becoming one of the main areas of economic competition and geostrategic struggle. Today, when approximately 90 percent of world trade is carried out by sea, maritime has become one of the most determining elements of global production, trade and logistics. Surrounded by seas on three sides, with straits connecting the Black Sea to the Mediterranean, and located at the intersection of Europe, Asia and Africa, Türkiye is at the center of this new global picture. Dear guests, our history, our geographical location, and the new picture revealed by global geopolitics shape our perspective on maritime. Achieving all our goals, from export to trade, from tourism to defense and security; It requires us to be strong at sea and in maritime. In the last 23 years, we have seen maritime as one of our strategic priorities and shaped our policies accordingly. We achieved the successes we are proud of today by strengthening our maritime infrastructure, which was behind the level we desired when we took office.
HISTORICAL GROWTH IN PORTS AND FLEET
Türkiye today; It is one of the world’s leading maritime countries with 218 port facilities, 65 marinas, 85 active shipyards, 400 fishing shelters, 181 boat manufacturing and slipyards, 23 ship recycling facilities, 51 pools (11 dry and 40 floating), 144 thousand seafarers and more than 1 million amateur sailors.
Our Turkish-owned maritime fleet ranked 17th with 8.9 million deadweight tons in 2002; As of 2026, it has risen to 11th place, with 2 thousand 234 ships and a capacity of 51.8 million deadweight tons. Our 5 ports, Ambarlı, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin and Aliağa, are currently among the 100 busiest ports in the world. In 2025, we served 62 thousand 656 ships in our ports. The number of cruise ships calling at our ports increased by 15.1 percent compared to the previous year, reaching 1,375; The number of passengers reached 2.2 million.
CENTER OF ATTRACTION IN YACHT TOURISM
We have made our country a center of attraction in yacht tourism with the new marinas we have built in the last 23 years and the ever-increasing mooring capacity.
We increased the number of marinas, which were 41 in 2002, to 65 by opening our Gazipaşa Marina. We increased our mooring capacity from 8,500 to 26 thousand. Last year, we carried nearly 119 million passengers and 9 million 600 thousand vehicles with our companies operating on cabotage lines. On the other hand, our shipbuilding industry, which employs more than 84 thousand brothers, is in a strong and influential position on a global scale. Our shipbuilding industry, which ranks 7th in the world in ship orders and 10th in tonnage, has risen to second place in the world in mega yacht manufacturing. In the field of ship recycling, we are the 3rd in the world and the leader in Europe. Dear sailor brothers, we have been continuing the SCT-free fuel support we started in 2004 uninterruptedly for 22 years. To date, we have provided a total of 21.8 billion lira of support to our sector. We continued to support our maritime industry with the support of 5.3 billion lira we provided in 2025 alone.
STRONG POSITION IN INTERNATIONAL SHIPPING
We are constantly expanding our maritime cooperation network internationally. To date, we have signed 65 maritime agreements with 51 countries; Last year, we were elected to the International Maritime Organization Council, of which we have been an uninterrupted member since 1999, for the 14th time with a high percentage of votes. We have been increasing the fees collected from ships passing through our straits without a stopover with the updates we have made since 2022. We will continue to provide these updates each Cabotage Festival. We maintain our uncompromising stance on maritime safety and security, and continue the necessary work for the safe evacuation of our ships stranded due to the war in the Persian Gulf. We expect freedom of navigation to be fully implemented in an environment where the war ends and permanent peace is achieved.
MARITIME VISION IN THE TURKISH CENTURY
Dear participants, our vision for the Türkiye Century; It also expresses the goal of a Türkiye that is stronger on the seas, more competitive in maritime, and has a say on a global scale with its ports, shipyards and merchant fleet. Under the leadership of our President; We will continue to build Türkiye, which resolutely protects its rights and interests in the Eastern Mediterranean, the Black Sea and the Aegean and strengthens its maritime capacity in every field. With the strong cooperation we have established between our public institutions and our private sector and the knowledge, experience and knowledge of our maritime community, we will take our country much further in this field in the coming period.
I believe that the cooperation we will continue to develop in this field with friendly and brotherly countries will produce beneficial results for everyone. With these thoughts, we hope that the 5th Maritime Summit will be beneficial; I would like to thank all members of our Ministry who contributed to the organization of the Summit, especially our Minister of Transport and Infrastructure, our valuable speakers who contributed to the program, all representatives of our maritime industry and everyone who worked for the development of Turkish maritime. “I congratulate you once again on your Cabotage Day and greet you with love, respect and affection.”
News Entry
Daily Agenda
Published in the Official Gazette! New regulation in the Highway Traffic Regulation
“THE SCREEN USED FOR SYSTEM SETTINGS WILL NOT BE PENALIZED”
Regarding multimedia and smart screens, Çiftçi said, “No penalty will be applied to factory-made screens and screens used for navigation, parking support, interior and exterior cameras, recording devices and system settings.” he stated.
Regarding in-car audio systems, Minister Çiftçi said:
“It will be possible to use sound systems, subwoofers and amplifiers that comply with the specified technical standards. As long as the sound does not disturb the public peace by spilling out of the vehicle, no criminal action will be taken just because there is a sound system in the vehicle. In order to take action regarding the sound systems, it will be necessary to concretely detect and record that the sound is disturbing the peace of the environment by spilling outside the vehicle.”
Çiftçi stated that the use of individual audio and video devices placed on the seats or in suitable areas within the vehicle, which are available to passengers in buses and minibuses, will continue and said, “We will continue to work with an understanding that clarifies the rules, ensures unity in practice, protects the rights of our drivers and never compromises traffic safety.” he said.
News Entry
Daily Agenda
Harsh reaction from Türkiye to the treacherous terrorist act in Damascus: “We stand by brother Syria against the attacks”
CEVDET YILMAZ: “I DAMN THE ATTACK”
Vice President Cevdet Yılmaz said, “I condemn and curse in the strongest terms the terrorist attack in our brother and neighboring country Syria.”
In his post on his social media account, Vice President Yılmaz said, “I condemn and curse in the strongest terms the terrorist attack that took place in our brother and neighboring country Syria. I wish mercy to those who lost their lives in the attack, healing to the wounded, and my condolences to the Syrian people and government. Those who committed the terrorist act and those who stand behind it are doomed to lose. I believe that the Syrian people will be in unity against terrorism with all its elements. As the Republic of Turkey, we stand with the Syrian people and government who have come to this day by paying great prices.”
DIRECTOR OF COMMUNICATIONS DURAN: “Türkiye WILL CONTINUE TO SUPPORT”
Presidential Communications Director Burhanettin Duran condemned the attack in the Hejaz region of Damascus, the capital of Syria, which caused casualties.
Director of Communications Duran, in his post on his social media account, said, “I condemn in the strongest terms the treacherous terrorist attack carried out in the Hejaz region of Damascus, the capital of Syria. I wish God’s mercy to those who lost their lives in this heinous attack targeting innocent civilians, and a speedy recovery to the injured; I express my condolences to the brotherly Syrian people and the relatives of those who lost their lives. It is clear that terrorism targets the environment of trust and stability that is being tried to be re-established in Syria. The unity and solidarity of the brotherly Syrian people.” “I believe that Turkey will foil such vile attacks and continue its determined march towards peace, security and development under the leadership of our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan.”
EFKAN ALA: “THE SYRIAN PEOPLE ARE NOT ALONE”
AK Party Deputy Chairman Efkan Ala condemned the treacherous attack targeting civilians in Damascus, the capital of Syria.
In his statement on his NSosyal account, Ala said:
“We condemn today’s treacherous attack targeting civilians in Damascus in the strongest terms. May God have mercy on our brothers who lost their lives, offer our condolences to their grieving families and the entire Syrian people, and pray for a speedy recovery to the injured. The Syrian people are not alone in this difficult process. Turkey will resolutely continue its solidarity based on Syria’s security, unity and the law of brotherhood.”
News Entry
Daily Agenda
BREAKING NEWS I Minister Fidan: “Israel is a common problem of all humanity”
Breaking News… Breaking News… Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan made important statements in a program he attended. Stating that Israel continues its aggression in the region and is looking for a new enemy, Minister Fidan said, “Israel is the common problem of all humanity.”
“THE POINT Türkiye HAS REACHED IS IMPORTANT”
Minister Fidan, who also made a statement about the NATO Summit, stated that Trump will attend the NATO summit and said, “This is important news for the NATO community. Moreover, Mr. Trump is participating in this because Mr. Erdoğan invited him. If it were not Mr. Erdoğan who invited him, he would not have attended. This has now become a great strategic equation. When you take into consideration today’s challenges, conflicts, troubles and slippage in the alliance, you see how big a role this equation plays. Here, our President’s global leadership vision, the relationship network he developed, the trust he created, the people he created.” “The prestige in his eyes and the point Türkiye has reached are important.”
DETAILS COMING…
News Entry
-
Economy1 day agoTrump earned about $1.2 billion from crypto last year: Filling
-
Daily Agenda3 days agoBREAKING NEWS… Kemal Kılıçdaroğlu had requested his expulsion: CHP’s Gökhan Günaydın was reinstated as CHP Group Deputy Chairman!
-
Economy3 days agoTürkiye’s unemployment rate unchanged at 8.2% in May
-
Daily Agenda3 days agoThe 59th hearing of the “İmamoğlu criminal organization for profit” case has started: Details from the indictment!
-
Politics3 days agoTurkish main opposition expected to remove more provincial heads
-
Politics3 days agoTürkiye condemns Israel’s claims over 1915 events
-
Economy3 days agoSolar output in Türkiye hits fresh peak as summer demand grows
-
Sports3 days agoTriple-digit heat dome threatens World Cup knockout ties across US
