Connect with us

Daily Agenda

SON DAKİKA! Trump ateşkesi süresiz uzattığını duyurdu: “İran’dan teklif bekliyorum”

Published

on



PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF, TRUMP’A TEŞEKKÜR ETTİ

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran’la geçici ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul etmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump’a teşekkür etti.

Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. Diplomatik çabaların devam edebilmesi amacıyla ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul ettiği için Trump’a teşekkür ettiğini ifade eden Şerif, Pakistan’ın çatışmanın müzakere yoluyla çözümüne yönelik çabalarını sürdüreceğini belirtti. Şerif, “Her iki tarafın da ateşkesi sürdürmesini ve çatışmaya kalıcı bir son vermek amacıyla İslamabad’da yapılması planlanan ikinci tur müzakerelerinde kapsamlı bir ‘barış anlaşmasına’ varılmasını içtenlikle umuyorum.” ifadesini kullandı.


İRAN MECLİS BAŞKANI: KAYBEDEN TARAF ŞARTLARI BELİRLEYEMEZ

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD Başkanı Donald Trump’ın “İran ile varılan geçici ateşkesi uzattığına” yönelik açıklamasına ilişkin, “Kaybeden taraf şartları belirleyemez.” ifadesini kullandı.

Muhammedi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda devam ettirme kararı aldığı deniz ablukasının, bombardımandan farksız olduğunu ve askeri olarak karşılık verilmesi gerektiğini savunan Muhammedi, “Kaybeden taraf şartları belirleyemez.” dedi. Muhammedi, ABD’nin ateşkesin uzatılmasına yönelik kararının İran’a yönelik yeni saldırılar için zaman kazanma amacı taşıdığını vurguladı.

NE OLMUŞTU?

ABD Başkanı Trump, Pakistan’ın da talebi üzerine, İran’ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını açıklamıştı. Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı: “İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif’in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran’a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran’ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım.” ​​​​​​​​​​​​​​


“ATEŞKESİN UZATILMASINI İRAN TALEP ETMEDİ”

İran’ın ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde talebinin olmadığı bildirildi.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansında yer alan haberde, İran’ın, ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde bir talebi olmadığı belirtildi.

Haberde ayrıca Hürmüz Boğazı’nda ablukanın sürmesinin ABD’nin İran’a yönelik düşmanlığının devam ettiği anlamına geldiği ve İran’ın, deniz ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı’nı açmayacağı kaydedildi.


İRAN SİLAHLI KUVVETLERİ: “ABD’Yİ UYARIYORUZ ELİMİZ TETİKTE”

İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, İran’a yönelik herhangi bir olası saldırıya ilişkin, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını uyarıyoruz, elimiz tetikte.” açıklamasında bulundu.

İran basınına göre, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, ABD ile yaşanan gerginliğe ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, “ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını tekrar eden tehditleri üzerine uyarıyoruz. Elimiz tetikte. İran’a saldırı gerçekleşmesi halinde önceden belirlenmiş hedeflere daha sert şekilde saldıracağız.” İfadelerine yer verildi.

 


ABD’NİN İSRAİL BÜYÜKELÇİSİ’NİN WASHINGTON’A ÇAĞRILDIĞI BİLDİRİLDİ

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin, Beyaz Saray’da yapılacak görüşme için Washington’a geri çağrıldığı bildirildi.

İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran’daki gelişmeler ışığında ve Lübnan ile İsrail arasında yapılacak görüşmeler öncesinde Huckabee’nin ABD’ye geri çağrıldığı belirtildi. İran’daki gelişmeler ve Lübnan ile İsrail arasındaki müzakereler öncesinde, Beyaz Saray’da yapılacak görüşmeler için Huckabee’nin Washington’a çağrıldığı belirtilen haberde, yapılacak görüşmelerin detayına ilişkin bilgi paylaşılmadı.


İRAN ABD’NİN UMMAN’DA GEMİSİNE MÜDAHALEDE BULUNMASINI BM’YE ŞİKAYET ETTİ

İran, ABD’nin 19 Nisan’da Umman Denizi’nde kendisine ait kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunmasını BM’ye mektup göndererek şikayet etti. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
 

ABD”nin “Touska” kargo gemisine saldırıp “mürettebatını rehin aldığı” belirtilen açıklamada, “Bu, uluslararası hukukun ağır bir ihlali, ateşkesin açık bir ihlali ve korsanlığın özelliklerini taşıyan bir saldırganlık eylemidir.” ifadesine yer verildi. Açıklamada, ABD’nin “pervasız davranışının”, uluslararası seyrüseferleri doğrudan tehlikeye attığı ve deniz güvenliğini baltaladığı aktarılarak, İran’ın, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyine bu konuda mektup gönderdiği ifade edildi. Paylaşımda kopyasına yer verilen mektupta, “bu saldırganlık ve korsanlık eyleminin kesin ve net şekilde kınanmasının, sorumluların tam olarak hesap vermesinin ve geminin, mürettebatının ve etkilenen herkesin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasının talep edildiği” kaydedildi.

“TOUSKA” ADLI KARGO GEMİSİNE MÜDAHALEDE BULUNULMASI
 

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, 19 Nisan’da Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunularak el konulduğunu duyurmuştu.
Trump, “İranlı mürettebat dinlemeyi reddetti, bu yüzden donanma gemimiz makine dairesinde bir delik açarak onları durdurdu. Şu anda gemi, ABD Deniz Piyadelerinin gözetiminde.” ifadesini kullanmıştı.


TAHRAN’DA BİNLERCE KİŞİ ABD VE İSRAİL’İ FÜZELER EŞLİĞİNDE PROTESTO ETTİ

İran’ın başkenti Tahran’da bulunan İnkılap ve Venek meydanlarında ABD ve İsrail karşıtı gösteri düzenlendi.

İnkılap ve Venek meydanlarında toplanan binlerce kişi, ABD ve İsrail’i protesto etti. Ellerinde İran bayrakları taşıyan Tahranlılar, ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı. Protestolar devam ederken İran Silahlı Kuvvetleri gösteri alanlarına balistik füzeler getirdi. İnkılap Meydanı’ndaki gösteriye İran’ın “Hürremşehr” isimli balistik füze getirilirken, Venek Meydanı’ndaki gösteriye ise “Kadir” isimli balistik füze getirildi. Füzelerin meydanlara fırlatma rampalarıyla birlikte getirildiği görüldü.


TRUMP: “ATEŞKESİ SÜRESİZ UZATTIK”

ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın da talebi üzerine, İran’ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurdu.

ABD Başkanı Trump, İran’la müzakereler konusundaki belirsizlik sürerken, Truth Social hesabından önemli bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin “bölünmüş” olduğunu savunarak, Pakistan’ın da ateşkesle ilgili talebini dikkate alarak, bugün sona erecek olan geçici ateşkesi uzattığını açıkladı. ABD Başkanı Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:

“İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan’dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif’in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran’a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran’ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım.”


İRAN MEDYASI: İRAN İSLAMABAD’A GİTMEYECEĞİNİ ABD’YE İLETTİ


 İran’ın, müzakere heyetinin yarın Pakistan’a gitmeyeceği yönündeki kararını ABD’ye ilettiği bildirildi.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, İran, müzakereler için Pakistan’a heyet göndermeyeceğini ABD’ye iletti. Buna göre, İran’ın çeşitli nedenlerle müzakerelerin ikinci turu için çarşamba günü Pakistan’da bulunmama kararının kesinleştiği ve söz konusu kararın Pakistan aracılığı ile ABD’ye iletildiği belirtildi. İranlı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda ateşkesin ilk günden itibaren sürekli ihlal edildiğini ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasının da savaş girişimi olduğunu ve yine ateşkesi ihlal anlamı taşıdığını vurgulamıştı.


HİZBULLAH, İSRAİL’E AİT BİR NOKTAYI HEDEF ALDI

Hizbullah, ateşkes ihlallerine karşılık olarak İsrail ordusuna ait bir noktayı roket ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu.

Hizbullah’ın Telegram hesabından yapılan yazılı açıklamada, “İsrail ordusunun 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesi 200’den fazla kez ihlal ettiği” ifade edildi. Açıklamada, bu ihlallere karşılık olarak Kfar Giladi yerleşiminde İsrail ordusuna ait topçu noktasının roket ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı belirtildi. Öte yandan İsrail ordusu, Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ederek Lübnan’ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerine saldırdığını öne sürmüş ve buna karşılık roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığını açıklamıştı.


İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI’NDAN KÖRFEZ ÜLKELERİNE PETROL UYARISI

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi​​​​​​​, Körfez ülkelerini, İran’a yönelik olası bir saldırıda topraklarını kullandırmamaları konusunda uyardı.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Musevi, Körfez ülkelerine uyarıda bulundu. Musevi, İran’a yönelik olası bir saldırıda “her yeri” hedef alacaklarını belirterek, “İran’ın güney komşuları bilsin ki eğer coğrafya ve imkanlarını İran’a saldırı için düşmanın emrine verirlerse, Orta Doğu’da petrol üretimi ile vedalaşmaları gerek.” dedi.


İRAN DIŞİŞLERİ BAKANI: “İRAN SINIRLAMALARLA NASIL BAŞA ÇIKACAĞINI ÇOK İYİ BİLİYOR”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasına ilişkin, “İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor.” dedi.

 

Arakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD’nin deniz ablukasına tepki gösterdi. İran limanlarının abluka altına alınmasının bir savaş girişimi olduğunu dolayısıyla ateşkesin ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyleyen Arakçi, “Bir ticari gemiye saldırmak ve mürettebatını rehin almak ise çok daha büyük bir ihlaldir. İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını, menfaatlerini nasıl savunacağını ve zorbalığa karşı nasıl duracağını çok iyi biliyor.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri’nin de buna misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.


İSRAİL BASINI: TEL AVİV YÖNETİMİ, ABD İLE İRAN’IN UZLAŞMAYACAĞINI DÜŞÜNÜYOR

İsrail basınına göre, Tel Aviv yönetimi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde uzlaşma sağlanamayacağını düşünüyor.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, geçici ateşkesin ilan edilmesinden beri ABD ve İsrail’in İran’a yeniden saldırılara başlamak için hazırlıklarını sürdürdüğü ileri sürüldü. Habere göre, üst düzey bir güvenlik kaynağı, ABD ile İran arasında yapılacak görüşmelerde herhangi bir uzlaşmaya varılamayacağını tahmin ettiklerini, İran’ın zaman kazanmaya çalıştığını ve farklı sesler çıktığını söyledi. Kaynak, ABD ile İsrail’in koordine bir şekilde hareket ettiğini ve saldırıları derhal yeniden başlatmaya hazır olduğunu öne sürdü. Haberde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ın geçen haftaki İsrail ziyaretinde, İran genelindeki enerji altyapısına saldırıları da içeren plan ve hedeflerin onaylandığı iddia edildi. Bu adımın, İran’ı nükleer programından ve zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeye ikna etmek için baskı yapmak amacıyla atıldığı ileri sürüldü. Öte yandan Haaretz gazetesinin haberinde de ABD ve İsrail’in Orta Doğu genelinde savaş uçaklarıyla eğitim ve yakıt ikmali dahil olmak üzere İran’a yeni saldırılar için hazırlıklarını sürdürdüğü, bugün ABD’nin İngiltere semalarında 2 adet B-2 bombardıman uçağıyla tatbikat yaptığı aktarıldı.


NYT: JD VANCE’İN İRAN MÜZAKERELERİ İÇİN YAPACAĞI ZİYARET ASKIYA ALINDI

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’la müzakereler için İslamabad’a yapacağı diplomatik ziyaretin geçici olarak askıya alındığı iddia edildi.
 

Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin, ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Vance’in Pakistan ziyareti askıya alındı. Yetkili, “Tahran’ın ABD’nin müzakere pozisyonlarına yanıt vermemesi” nedeniyle Başkan Yardımcısı Vance’in İran’la diplomatik görüşmeler için İslamabad’a gidişinin askıya alındığını ancak ziyaretin “her an yeniden gündeme gelebileceğini” ifade etti. Beyaz Saray, konuyla ilgili henüz resmi açıklama yapmadı. ABD medyasına yansıyan bazı haberlerde de Vance’in, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında gerçekleşen bir politika toplantısına katıldığı ve toplantının halen devam ettiği kaydedildi.


VANCE’İN HALEN WASHINGTON’DA OLDUĞU BELİRTİLDİ

ABD ile İran arasında İslamabad’da yapılacağı belirtilen görüşmelere katılması beklenen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in halen Washington’da olduğu kaydedildi.

İslamabad’da yapılacağı belirtilen ancak ne zaman gerçekleşeceği netlik kazanmayan ikinci tur görüşmeleri öncesinde Washington’da hareketli saatler yaşanıyor. ABD medyasına yansıyan ve Beyaz Saray yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Başkan Yardımcısı Vance, bu sabah Başkan Donald Trump’ın başkanlığındaki bir politika toplantısına katıldı. ABD Başkanı Trump’ın açıklamalarının ardından İslamabad’daki toplantıya katılması beklenen ve bugün yola çıkabileceği kaydedilen Vance’in halen Washington’da olduğu, hatta İslamabad’daki görüşmelere gidip gitmeyeceğinin yeniden değerlendirildiği aktarıldı. Beyaz Saray henüz konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı.


İSRAİL, HİZBULLAH’IN ATEŞKESİ İHLAL ETTİĞİNİ İDDİA ETTİ

İsrail ordusu, Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın ateşkesi ihlal ederek birliklerine yönelik saldırı düzenlediğini iddia etti.
 

Ordudan yapılan açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerinin saldırıya uğradığı öne sürüldü. Kısa bir süre önce Hizbullah’ın ateşkes ihlali yaparak işgal altındaki bölgedeki İsrail askerlerine birkaç roketle saldırı düzenlediği ileri sürülen açıklamada, İsrail ordusunun karşılık olarak roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Kfar Yuval ve Maayan Baruch bölgelerinde sirenlerin çaldığı hatırlatılarak daha önce bunun yanlış tanımlama nedeniyle olduğu belirtilmesine rağmen Lübnan’dan gelen bir insansız hava aracının sirenlerin çalmasına sebep olduğu öne sürüldü. İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli geçici ateşkes, 17 Nisan’da yürürlüğe girmişti. İsrail ordusu, 19 Nisan’da Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi’ndeki “Sarı Hat” benzeri bir bölge oluşturduğunu açıklamıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.


İRAN: PAKİSTAN’DAKİ GÖRÜŞMELERE KATILMA KONUSUNDA KESİN BİR KARAR ALINMADI

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasında müzakerelerin ikinci turuna ilişkin, “Pakistan’daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı.” dedi.

İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, İran ile ABD arasındaki olası müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. “Pakistan’daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı.” diyen Bekayi, şunları kaydetti: “Karar alınmamasının sebebi kararsızlık değil, ABD’nin çelişkili açıklamaları ve davranışlarıdır. Müzakereler sonuç eksenli olduğunda, İran katılma konusunda kararını verecektir.” Bekayi ayrıca, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine yönelik ABD müdahalesi ile alakalı, “İran gemilerine saldırmak, uluslararası hukukun ihlali, deniz korsanlığı ve devlet terörizmidir. En başından beri ateşkes ihlalleri ile karşılaştık. Deniz ablukası da bunun bir örneği.” ifadesini kullandı.


PAKİSTAN, İRAN’DAN MÜZAKERELER İÇİN RESMİ YANIT BEKLİYOR

Pakistan, İran heyetinin ​​​​​​​başkent İslamabad’da ABD ile müzakerelerin ikinci turuna katılımına ilişkin resmi yanıtın beklendiğini bildirdi.
 

Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakere olasılığına ilişkin güncel durumu değerlendirdi. Tarar, İran heyetinin, taraflar arasında İslamabad’daki olası ikinci tur görüşmelere katılımına yönelik Tahran tarafından resmi yanıtın beklendiğini aktardı. Pakistan Enformasyon Bakanı Tarar, Pakistan’ın arabulucu olarak İran ile temas halinde olup, “diplomasi ve diyalog” yolunu takip ettiğini vurguladı. İran’ın, ateşkes süresinin sona ermesinden önce müzakerelere katılma kararının “hayati” olduğuna işaret eden Tarar, ülkesinin, Tahran yönetimini ikinci tur müzakerelere katılmaya ikna etme konusunda samimi çabalarda bulunduğunu kaydetti.


“ANLAŞMA SAĞLANAMAZSA BOMBARDIMANLAR DEVAM EDER”

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerinden umutlu olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin anlaşmaya yanaşmaması halinde bombardımanların yeniden başlayacağını ifade etti.


TRUMP’TAN İRAN’DAKİ İDAM KARARLARI İÇİN AF ÇAĞRISI

ABD Başkanı Donald Trump, İran’da “idam cezasıyla karşı karşıya olduğu” iddia edilen 8 kadının serbest bırakılmasını istedi ve bunun müzakereler için “iyi bir başlangıç” olacağını belirtti.
 

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran’da idam edilmeyi beklediği iddia edilen bazı kişilere ilişkin bir açıklama yaptı. Trump, paylaşımında, İran’ın 8 kadını idam etmeye hazırlandığını iddia eden bir paylaşımı alıntılayarak, “Bu kadınlar serbest bırakılırsa çok memnun olurum. Lütfen onlara zarar vermeyin. Bu, müzakerelerimiz için harika bir başlangıç olur.” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı’nın, İsrail destekçisi “Eyal Yakoby” adlı bir sosyal medya kullanıcısının ABD merkezli X şirketinin sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yaptığı ve 8 kadının görselinin bulunduğu paylaşımda yer alan iddianın doğruluğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve İran tarafından konuya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmuyor.


ESKİ İSRAİLLİ YETKİLİLER NETANYAHU HÜKÜMETİNİN SAVAŞTA BAŞARISIZ OLDUĞUNU SAVUNDU

İsrail’de eski başbakan, savunma bakanı ve genelkurmay başkanı seviyesindeki 3 yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin İran’a karşı yürütülen savaşta hedeflerine ulaşamadığını savundu.

Eski genelkurmay başkanları Dan Halutz ve Moşe Yaalon, Haaretz gazetesinde yayımlanan ortak makalede, ülkenin “devlet kaynaklarını kendi özel mülkü gibi gören” Netanyahu yönetimi tarafından sömürüldüğünü ifade etti. Halutz ve daha önce savunma bakanı olarak da görev yapan Yaalon, hükümetin vatandaşların gerçekliğinden tamamen kopuk olduğunu ve ülkenin Başbakan Binyamin Netanyahu, eşi Sara ve Ulaştırma Bakanı Miri Regev’in kişisel mülkü gibi yönetildiğini savundu. Ekim ayında yapılması beklenen genel seçimlere işaret edilen yazıda, halka “ülkede kontrolü yeniden ele alma” çağrısında bulunuldu. Eski Başbakan Ehud Barak da aynı gazetede yayımlanan makalesinde, İsrail’in saldırdığı bölgelerin ağır darbeler aldığını ancak hükümetin hedeflerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini dile getirdi. Hamas’ın Gazze’de, Hizbullah’ın ise Lübnan’da varlığını sürdürdüğünü ifade eden Barak, Tahran yönetimin İsrail ve ABD’nin ortak saldırısından kurtulduğunu ve nükleer ile balistik füze tehditlerinin ortadan kaldırılmadığını kaydetti. Netanyahu hükümetinin İran’a karşı yürütülen savaşta stratejik ve siyasi bir başarısızlık gösterdiğini ifade eden eski Başbakan Barak ayrıca İsrail’in, ABD’nin dayattığı “sert ve aşağılayıcı emirlerle bağımlı bir devlete dönüştüğü” eleştirisinde bulundu.


RUSYA’ DAN LÜBNAN’A 27 TONLUK YARDIM

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsrail saldırıları altındaki Lübnan’a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi.

Lübnan, İsrail’in saldırılarının yol açtığı insani krizle mücadele ediyor. İsrail ordusunun ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırılar, sivil altyapının zarar görmesine ve temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yaşanan kriz nedeniyle birçok devlet bölgeye yardımlar gönderiyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lübnan’a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi. Açıklamada, “Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’na (EMERCOM) ait özel bir İl-76 uçağı, askeri çatışmadan etkilenen Lübnan halkına bugün insani yardım ulaştırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve EMERCOM Başkanı Aleksandr Kurenkov’un talimatıyla 27 tonluk yardım malzemesi Beyrut’a, Lübnan hükümetinin yetkili temsilcilerine teslim edildi” denildi.


İRAN: ŞU ANDA MÜZAKERE YOK


Tahran yönetimi, “Şartlarımız kabul edilince müzakere olacak. Şu anda müzakere yok” ifadelerini kullandı.


“TARAFLARIN ORTA YOLU BULMALARI BEKLENİYOR”

Pakistan hükümetinden ismi açıklanmayan iki yetkili, başkent İslamabad’da ABD ile İran arasındaki müzakerelerin beklenen ikinci turu öncesinde Anadolu Ajansı (AA) muhabirine açıklama yaptı.

Yetkililer, İran’ın nükleer programının askıya alınmasına yönelik ABD’ye teklif ettiği öne sürülen moratoryuma ilişkin konuştu.

Kıdemli bir hükümet yetkilisi, “Washington’ın önceliği, yaptırımların hafifletilmesi ve İran’ın dondurulan mali varlıklarının çözülmesi karşılığında İran’ın uranyum zenginleştirme programının en az 20 yıl süreyle askıya alınmasıdır.” ifadesini kullandı.

Öte yandan yetkililer, “Washington’un İran’dan nükleer silah endişelerine ilişkin güçlü garantiler alması halinde moratoryum süresini 20 yıldan 10 yıla düşürmeye şartlı olarak istekli olduğunu” gösterdiğini belirtti.

Yetkililer, ABD’nin sunduğu diğer teklifler arasında, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun 10 yıllığına “ABD veya üçüncü bir ülkeye” transfer edilmesinin de yer aldığını aktardı.

İran’ın, ABD’nin teklifine henüz yanıt vermediğini dile getiren yetkililer, Pakistan’ın da nükleer mesele konusunda iki ülke arasındaki fikir ayrılığını çözmek için çalıştığını ifade etti.

Yetkililer, Pakistan’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ortaklığındaki dört ülkenin İran’ın nükleer programını denetlenmesine yönelik teklifini ise Tahran’ın olumlu karşıladığını savundu.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir yetkili de tarafların “görünüşteki katılığına” rağmen “orta yolu” bulmalarının beklendiğini söyledi.


“BASRA KÖRFEZİ BÖLGESİNDEKİ KRİZE ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakan Vekili Tahir el-Baour ile görüştü. Görüşmede açıklama yapan Sergey Lavrov, ABD-İran gerginliğine değindi.

Rus Bakan, İran çevresindeki durumun çözümüne ilişkin olumlu haberler beklediklerini vurgulayarak, “Bu aşamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik sebepsiz saldırganlığından kaynaklanan Basra Körfezi bölgesindeki krize özel önem veriyoruz. Hem Rusya hem de Libya, güç kullanımının her türlü tekrarının en kısa sürede sona erdirilmesini, sürdürülebilir bir siyasi ve diplomatik sürecin başlatılmasını savunmaktadır. Şu anda gelen haberlerin, diplomatik çabaların yeniden başlaması açısından olumlu olmasını umuyoruz. Çünkü mevcut anlaşmazlıklar, ancak bu şekilde çözülebilir ve Körfez’deki Arap dostlarımız da dahil olmak üzere bölgedeki herkesin çıkarı güvence altına alınabilir” dedi.

Körfez ülkeleriyle İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesini kolaylaştırmaya hazır olduklarını söyleyen Sergey Lavrov, “Birkaç yıldır, Basra Körfezi için bir güvenlik çerçevesi oluşturmak amacıyla akademik ve siyaset bilimi çevrelerini harekete geçirmek için çalışıyoruz. İran’a yönelik saldırı ve bunun Körfez ülkeleri üzerindeki yıkıcı sonuçlarıyla ilgili son gelişmeler, Körfez kıyısındaki devletler arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik ilave çabaların gerekliliğini ve hatta aciliyetini ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Rus Bakan ayrıca Libya ile Rusya’nın, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleri de dahil olmak üzere dünyada yaşanan gelişmelere ilişkin benzer değerlendirmelere sahip olduğunu sözlerine ekledi.


KATAR EMİRİ İLE JAPONYA BAŞBAKANI TELEFONDA GÖRÜŞTÜ

Katar resmi ajansı QNA’da yer alan habere göre Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, ikili ilişkiler, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile bunların enerji piyasalarına yansımaları masaya yatırıldı.

İran’ın Katar’a saldırılarını kınayan Japonya Başbakanı, Katar’ın bölgede barış ve istikrarı destekleyen rolünü takdir etti.

Görüşmede bölgesel krizde Pakistan’ın arabuluculuk rolünden övgüyle söz eden liderler, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını, enerji güvenliğini ve piyasaların istikrarını sağlayacak, bölgesel istikrar ve küresel ekonomiyi destekleyecek kapsamlı bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.


TRUMP: İRAN’A YÖNELİK ABLUKA BAŞARILI OLDU

ABD Başkanı Donald Trump, CNBC kanalında yayınlanan Squawk Box programına telefonla bağlanarak İran’la ilgili son durumu değerlendirdi.

İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerine dikkati çeken Trump, bu görüşmelerin iyi geçeceğine inandığını kaydetti.

Tahran’ın söz konusu müzakerelere temsilcilerini göndermekten başka seçeneği olmadığını savunan ABD Başkanı, şu anda kendilerinin ateşkes öncesine göre çok daha güçlü bir pozisyonda olduğunu ifade etti.

Trump, “İyi bir anlaşma yapmak istiyorum. Zamanım bol. Sadece iyi bir anlaşma değil, harika bir anlaşma yapmak istiyorum. Bence (İran’la) sonunda çok iyi bir anlaşma yapacağız. Başka seçenekleri yok.” değerlendirmesini yaptı.

İran’la bir anlaşma sağlanamaması durumunda ne olacağına ilişkin soruya ise Trump, “O zaman bombalamaların devam edeceğini düşünüyorum çünkü bence uygun olan bu. Biz buna hazırız.” yanıtını verdi.

Geçici ateşkesi uzatmayı düşünmediğini vurgulayan Trump, Tahran’la bir anlaşma yapmanın şu an en doğru yol olduğunu vurguladı.

Ateşkes öncesine göre Amerikan ordusunun azalan silah stoklarını takviye ettiklerini anlatan Trump, silah ve mühimmat bakımından daha hazır durumda olduklarını ve İran’ın ise silah stoklarının sadece küçük bir kısmını yenileyebildiğini savundu.


ABD “YAPTIRIM UYGULANAN” GEMİYE BASKIN DÜZENLEDİ

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, “devletsiz ve yaptırım uygulanan” M/T Tifani gemisine dün gece “bir olay yaşanmadan deniz müdahalesi ve gemiye çıkma operasyonu” yapıldığı kaydedildi.

Uluslararası suların “yaptırım uygulanan gemiler için bir sığınak olmadığı” belirtilen açıklamada, “Yasa dışı ağları bozmak ve İran’a maddi destek sağlayan, yaptırım uygulanan gemileri nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler engellemek için küresel denizcilik uygulama çabalarını sürdüreceğiz.” ifadeleri kullanıldı.

Deniz trafiği takip platformu MarineTraffic kayıtlarına göre, söz konusu olay ABD Hint-Pasifik Komutanlığı sorumluluk alanında meydana geldi.

CNN televizyonunun haberinde olayın, ABD’nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın devam ettiği bir dönemde gerçekleşmesinin dikkati çektiği aktarıldı.

ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) internet sitesine göre “M/T Tifani” isimli gemi “İran petrolü taşıdığı” gerekçesiyle yaptırım altında bulunuyor.


KATAR: HÜRMÜZ KRİZİ DEVAM EDERSE BU BÖLGESEL BOYUTTAN ÇIKARAK KÜRESEL BİR HAL ALIR

Katar, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinden sonuç alınmaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda bölgesel krizin küresel bir hal alacağı uyarısında bulundu.

Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının risklerine işaret eden Ensari, Katar’ın başta ABD olmak üzere tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu ve İslamabad’da yürütülen ABD-İran müzakerelerini yakından takip ettiklerini ifade etti.

“HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPALI KALMASI KRİZİ BÖLGESEL OLMAKTAN ÇIKARARAK KÜRESEL BİR KRİZE DÖNÜŞTÜRÜR”

Katar’ın söz konusu müzakerelerde arabulucu olmadığını vurgulayan Ensari, buna karşın Pakistan’ın arabuluculuk çabalarını desteklediklerini ve taraflardan gelecek geri dönüşleri beklediklerini söyledi.

Ensari, “Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması krizi bölgesel olmaktan çıkararak küresel bir krize dönüştürür. Bu krizin çözümü yalnızca bir ülkenin değil, tüm ülkelerin sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL’İN LÜBNAN’A SALDIRILARI VE ATEŞKES

Ülkesinin Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğini yineleyen Katarlı Sözcü Ensari, İsrail’in ihlallerini kınadı ve ateşkes şartlarına tam uyulması çağrısı yaptı.

Washington’da yürütülen ateşkes çabalarının önemine değinen Ensari, bölgedeki saldırıların ekonomik etkilerine dikkati çekerek, çatışmaların durdurulması ve müzakere masasına geri dönülmesinin ehemmiyetini vurguladı.


TRUMP: İRAN ATEŞKESİ BİRÇOK KEZ İHLAL ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran gündemine ilişkin açıklama yaptı.

ABD heyetinin İran ile yürütülecek kalıcı ateşkes görüşmeleri için bugün İslamabad’a gitmesi beklenirken, Trump, “İran ateşkesi defalarca ihlal etti.” ifadesini kullandı.


İRAN: İRAN PETROL TANKERİ ABD TEHDİDİNE RAĞMEN ÜLKE KARA SULARINA GİRDİ

İran’a ait bir petrol tankerinin, ABD’nin deniz ablukasına rağmen dün gece İran donanmasının eskortluğunda ülke kara sularına girdiği ifade edildi.

İran devlet televizyonunun, ordudan yapılan yazılı açıklamaya dayandırdığı haberinde, “ABD Donanması’ndan gelen çok sayıda tehdide rağmen, İran Donanması tarafından eskort edilen İran tankeri Sili City, Arap Denizi’ni güvenli bir şekilde geçti ve İran karasularına girdi.” ifadelerine yer verildi. Adı geçen tankerin, İran’ın güney limanlarından birine yanaştığı belirtildi.

İran’a “deniz ablukası” kararı alan ABD, 19 Nisan’da Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine ateş açtıklarını ve gemiyi ele geçirdiklerini duyurmuştu.


ABD-İRAN SAVAŞINDA YARALANAN AMERİKAN ASKERİ SAYISI 415’E ULAŞTI

ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre, 28 Şubat’ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşında yaralanan Amerikan askeri sayısı 415’e yükseldi. Verilere göre, yaralananların 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.

ABD Savunma Bakanlığı’nın ‘Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ üzerinden yayımladığı raporda, Amerikan ordusunun kayıplarına ilişkin güncel veriler paylaşıldı. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ kapsamında tutulan resmi kayıtlara göre, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta bugüne kadar toplam 13 Amerikan askeri yaşamını yitirdi, 415 ABD askeri de yaralandı.

Pentagon verilerinde, geçen hafta 398 olarak duyurulan yaralı asker sayısı, son güncellemeyle birlikte 415’e ulaştı.

YARALANANLARIN 271’İ KARA KUVVETLERİNDE

Verilere göre, hayatını kaybedenlerin 7’sinin hava kuvvetlerine, 6’sının da kara kuvvetlerine mensup olduğu kaydedildi. Yaralananların ise 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.


İRAN TELEVİZYONU: İRANLI HEYETİN ABD İLE GÖRÜŞMELER İÇİN İSLAMABAD’A GİTTİĞİNE DAİR HABERLER DOĞRU DEĞİL

İranlı müzakere heyetinin ABD ile Pakistan’da yapılması öngörülen görüşmeler için İslamabad’a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığı bildirildi. Haberde, “İran’dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gitti” denildi.

İran devlet televizyonunu, uluslararası medya kuruluşları tarafından İran heyetinin Pakistan’a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığını duyurdu.

“İRAN’DAN ŞU ANA KADAR NE BİRİNCİL NE DE İKİNCİL DİPLOMATİK HEYET PAKİSTAN’IN BAŞKENTİ İSLAMABAD’A GİTTİ”

İranlı yetkililerin, “tehdit altında ve ateşkesi ihlal eden eylemlerin gölgesinde görüşmeleri kabul etmeyeceklerine” dair açıklamalarının hatırlatıldığı haberde, “İran’dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gitti.” ifadelerine yer verildi.

Katar’ın Al Jazeera televizyonu, Pakistanlı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İranlı “ön müzakere heyetinin” ABD ile müzakereler için İslamabad’a geldiğini iddia etmişti.


TRUMP: İRAN MÜZAKERE ETMEZSE HİÇ GÖRÜLMEMİŞ SORUNLARLA KARŞILAŞACAK

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere masasına oturacağından emin olduğunu ifade ederek, aksi takdirde Tahran yönetiminin ‘daha önce hiç görmediği türden sorunlarla karşılaşacağını’ söyledi. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Trump, ülkede yayın yapan bir radyo programına telefonla bağlanarak İran’la diplomasi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın masaya oturacağına inandığını dile getiren Trump, “Müzakere edecekler, eğer etmezlerse daha önce hiç görmedikleri türden sorunlarla karşılaşacaklar” dedi.

“UMARIM ADİL BİR ANLAŞMA YAPARLAR VE ÜLKELERİNİ YENİDEN İNŞA EDERLER”

Tahran yönetimi ile adil bir anlaşma yapmayı umduklarını belirten Trump, İran’ın nükleer kapasitesine yönelik kırmızı çizgilerini bir kez daha vurguladı. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“BUNU YAPMAK ZORUNDAYDIK”

ABD yönetiminin İran’a yönelik uyguladığı politikalara ve attığı adımlara da değinen Trump, bu konuda mecbur bırakıldıklarını savundu. Trump, “Şunu söylemeliyim ki, İran konusunda başka bir seçeneğimiz yoktu. Sanki bir seçeneğimiz varmış gibi bir durum söz konusu değildi. Bunu yapmak zorundaydık” diye konuştu.


İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN: İRANLILAR ZORBALIĞA BOYUN EĞMEZ

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, taahhütlere sadık kalmanın anlamlı bir diyaloğun temeli olduğunu vurgulayarak, ülkede ABD’nin tutumuna yönelik derin tarihsel güvensizliğin sürdüğünü kaydetti. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran’ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ile müzakere süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Anlamlı bir diyaloğun temel şartının verilen taahhütlere sadık kalmak olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, İran kamuoyunda ABD hükümetinin politikalarına ve eylemlerine yönelik derin tarihsel güvensizliğin halen devam ettiğine dikkati çekti.

“İRANLILAR ZORBALIĞA BOYUN EĞMEZ”

Açıklamasında ABD’li yetkililerin son dönemdeki söylemlerini eleştiren Pezeşkiyan, bu tutumun diplomasiye hizmet etmediğini savundu. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran’ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.


İRAN: DÜŞMANIN TEHDİT VE EYLEMLERİNE KARŞI HER TÜRLÜ KARŞILIKLAR VERMEYE HAZIRIZ

İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, “düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani karşılıklar vermeye hazır olduklarını” söyledi.

İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Tümgeneral Abdullahi, Devrim Muhafızları Ordusu’nun kuruluş yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımladı.

Açıklamasında Abdullahi, “Devrim Muhafızları Ordusu ile ordunun halkın desteğiyle düşmanların saldırganlığına karşı koyduğunu ve onları çaresizce ateşkes talep etmeye zorladığını” ifade etti.

“İRAN SİLAHLI KUVVETLERİ ANİ YANITLAR VERMEYE HAZIRDIR”

ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine işaret eden Abdullahi, “Silahlı Kuvvetlerin, Trump’ın başta Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ve kontrolü konusunda ve sahadaki durum hakkında yanlış ve asılsız anlatılar uydurmasına ve durumu kötüye kullanmasına izin vermeyeceğini” belirtti.

Abdullahi, “Cesur İran Silahlı Kuvvetleri, asil halkı ve hükümetiyle birlikte, Başkomutanın (İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney) tedbirlerine tam uyum ve birlik halinde düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani yanıtlar vermeye hazırdır” ifadelerini kullandı.


İRAN: ABD ORDUSUNUN TİCARİ GEMİMİZE EL KOYMASI ATEŞKESİN İHLALİDİR

İran, ABD ordusunun İran bayrağı taşıyan “Touska” adlı ticari gemiyi alıkoymasını en güçlü şekilde kınadığını ve bunun ateşkesin ihlali olduğunu bildirdi.

İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ticari geminin alıkonulması “yasa dışı” ve “terörist” bir eylem olarak nitelendirildi.

“GEMİ İLE MÜRETTEBAT SERBEST BIRAKILMALI”

Gemi mürettebatı ile ailelerinin de gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, bu uygulamanın uluslararası hukukun ve son ateşkesin ihlali olduğu vurgulanarak, gemi ile mürettebatının derhal serbest bırakılması talep edildi.

ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’nı geçmeye çalışan İran bayraklı “Touska” adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri’nin de buna misilleme olarak ABD’ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı’na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.


TEHDİT GÖLGESİ ALTINDA MÜZAKEREYİ KABUL ETMİYORUZ

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasına işaret ederek “Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz.” dedi.

Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın deniz ablukası uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını teslimiyet masasına dönüştürmek ve savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirtti.

Meclis Başkanı Kalibaf, “Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz ve son iki hafta içinde sahada yeni kartları devreye sokmaya hazırlandık.” ifadelerini kullandı.


İRAN: GÖRÜŞME OLMAYACAK

İran’ın Pakistan Büyükelçisi, müzakereler hakkında, “Görüşme olmayacak” ifadelerini kullandı.


ABD’DE SAVAŞ KARŞITI PROTESTODA ÇOK SAYIDA KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

ABD’nin başkenti Washington’daki Kongre binasının “Cannon Rotunda” isimli ana salonunda kendilerini “Savaş Karşıtı Gaziler” olarak tanıtan bir grup protesto gösterisi düzenledi.

Sosyal medyada yer alan görüntülerde, göstericilerin polis tarafından kelepçelendiği görüldü.

Kimisi engelli olduğu için koltuk değnekleri veya tekerlekli sandalyelerle protestoya katılan grubun çok sayıda üyesinin gözaltına alınması, bazı sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti.

ABD askeri elbisesi giyen göstericilerin taşıdığı dövizlerde, “Bir diğer savaşı kaldıramayız”, “İran’a karşı savaşı durdurun” gibi ifadeler yer aldı.

Protesto sırasında ABD milli marşını çalan, savaşta ölen ABD askerleri için saygı duruşunda bulunan ve sembolik bayrak katlama töreni düzenleyen savaş karşıtları, başkent polisi tarafından plastik kelepçeler takılarak gözaltına alınırken protestocular polise direnmeden sessiz eylemlerine devam etti.

Söz konusu protesto, ABD’nin İran ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılacak ikinci tur müzakerelerin başlayacağı gün yaşandı.


BÖLGE ÜLKELERİ ABD-İRAN MÜZAKERELERİNİ GÖRÜŞTÜ

Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati’nin, Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi, Türk mevkidaşı Hakan Fidan ve Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile telefonda görüştü.

Bölgesel gelişmelerin ve yükselen tansiyonu düşürmek için yürütülen çalışmaların ele alındığı görüşmede, İran ile ABD arasındaki müzakere süreciyle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu ve diplomatik sürecin başarılı olması için koordinasyonun önemine işaret edildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, müzakerelerin gerilimin azaltılmasını ve savaşın sona ermesini garanti altına alacak somut bir uzlaşmaya varmak için atılacak temel adım olduğunu kaydetti.

Bakanlar, “diplomatik çözümler ile diyalogun anlaşmazlıkların çözülmesi ve bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için tek seçenek olduğunu” vurguladı.


“HERHANGİ BİR MÜZAKEREYİ KABUL ETMİYORUZ”

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkesine abluka uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını bir teslimiyet masasına dönüştürmek veya savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirterek, “Tehditlerin gölgesinde yapılacak herhangi bir müzakereyi kabul etmiyoruz. Son iki haftadır, savaş alanında yeni kozlarımızı oynamak için hazırlandık” dedi.


İSRAİL ORDUSU LÜBNAN’IN GÜNEYİNDE ÇOK SAYIDA EVE SALDIRI DÜZENLEDİ

İsrail ordusunun, geçici ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyindeki El-Hıyam kasabasında çok sayıda eve bombalı saldırı düzenlediği bildirildi.

Lübnan haber ajansı NNA’ya göre, İsrail ordusu kasabadaki birçok evi patlayıcılarla hedef aldı. İsrail ordusu güneyde Sayda kentine bağlı Haret Sayda kasabasında ise bir eczaneye saldırı tehdidinde bulundu.

Söz konusu eczanenin, belediye binasının karşısında yer alması nedeniyle bina tamamen boşaltıldı.

 


TRUMP OBAMA DÖNEMİ YAPILAN “İRAN ANLAŞMASINI” ELEŞTİRDİ

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Obama yönetimini hedef alırken kendilerinin İran’la anlaşmaya yakın olduğunu belirtti.

Trump, “İran ile imzalayacağımız anlaşma, Barack Obama ve Joe Biden tarafından kaleme alınan ve genellikle İran Nükleer Anlaşması olarak anılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’ndan (JCPOA) çok daha iyi olacak.” ifadesini kullandı.

Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın, ABD ve Orta Doğu için “yapılmış en kötü anlaşmalardan biri” olduğunu savunan Trump, söz konusu anlaşmanın İran’a nükleer silah yolunu açtığını ileri sürdü.

Dönemin ABD yönetiminin, İran’a milyarlarca dolar nakit parayı uçakla gönderdiğini ifade eden Trump, ayrıca Tahran’a milyarlarca dolar paranın ödendiğini savundu.

ABD Başkanı, “Trump döneminde bir anlaşma yapılırsa, bu sadece İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa, Amerika ve diğer her yer için de barış, güvenlik ve emniyeti garanti altına alacaktır.” değerlendirmesini yaptı.

​​​​​​​


İSRAİL ORDUSUNDAN, LÜBNAN’IN GÜNEYİNDEKİ EVLERİNE DÖNMEK İSTEYEN SİVİLLERE ATEŞ AÇMA EMRİ

İsrail basını, ordunun geniş bir alanda işgali sürdürdüğü Lübnan’ın güneyindeki askerlerine, silahsız da olsa “yaklaşılması yasak belde ve köylere” yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel emir verdiğini yazdı.

The Jerusalem Post gazetesinde yer alan haberde, geçici ateşkesin ardından Lübnan’ın güneyindeki evlerine dönmeye çalışan sivillerin “İsrail ordusunun bölgede yaşadığı en büyük zorluklardan biri” haline geldiği belirtildi. İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda geçici ateşkese varılmasının ardından İsrail’in zorla yerinden ettiği Lübnanlılar ülkenin güneyindeki evlerine dönmeye başladı. Haberde, Lübnan’ın güneyindeki geniş bir alanın işgal altında tutulduğunu gösteren bir harita ve “yaklaşılması yasak” beldeler ve köyler listesi yayınlayan İsrail ordusunun, 19-20 Nisan’da geri dönüşü engelleme çabalarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İsrail ordusunun, bölgedeki askerlere, silahsız dahi olsa “yaklaşılması yasak belde ve köylere” yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel bir emir verdiği aktarılan haberde, uluslararası kamuoyunun İsrail’in Lübnan’daki işgaline karşı çıkması ve sivillere ateş açılması durumunda gösterilecek tepki nedeniyle bunun sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesi yapıldı. İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan’da saldırılar düzenlemesine de dikkati çekilen haberde, Hizbullah’ın 16 Nisan’dan beri İsrail’e saldırı düzenlememesine karşın, ateşkesin Litani Nehri’nin kuzeyinde geçerli olduğu mesajı veren İsrail ordusunun, 19 Nisan’ı 20 Nisan’a bağlayan gece Litani Nehri’nin kuzeyinde bir roket fırlatıcısı tespit edildiği iddiasıyla düzenlediği saldırının, ateşkesin ihlali ve izah edilemez olduğuna işaret edildi. İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta başlattığı saldırılarla birlikte ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal ederek halkını zorla yerinden etmişti. Lübnan ve İsrail arasında varılan 10 günlük geçici ateşkesin 17 Nisan’da yürürlüğe girmesinin ardından zorla yerinden edilen aileler güneydeki evlerine dönmeye başlamıştı.


“ABD’NİN TEHDİTLERİ SÜRECİN İLERLEMESİNİ SEKTEYE UĞRATIYOR”

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve ABD’nin tehditlerinin diplomatik süreci sekteye uğrattığını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığına ait internet sitesinde dün gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları paylaşıldı. Buna göre Arakçi, Pakistan’ın ateşkes rolü için teşekkür ederken, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve “ABD’nin tehditlerinin diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğrattığını” vurguladı. Arakçi ayrıca, ülkesinin konunun tüm boyutlarını dikkate alarak sürecin nasıl devam edeceğine karar vereceğini söyledi. İki bakan görüşmede, bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin gerektiğini vurguladı. ​​​​​​​


PENTAGON: 415 ABD ASKERİ YARALANDI

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) verilerine göre ABD/İsrail-İran savaşında 415 Amerikan askeri yaralanırken, 13 asker de hayatını kaybetti.

Pentagon’un, askeri çatışma kayıplarını paylaştığı veri tabanındaki güncelleme ABD’nin İran’a yönelik “Destansı Öfke Operasyonu” sürecindeki kayıplarını ortaya koydu. Son güncellemeye göre 28 Şubat’ta başlayan saldırılar ve İran’ın misillemeleriyle devam eden “savaşta” şimdiye kadar 415 ABD askeri yaralanırken 13 asker hayatını kaybetti.


TRUMP: SAVAŞI BÜYÜK FARKLA KAZANIYORUM

ABD Başkanı Donald Trump müzakereler öncesi sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.

“Savaşı büyük farkla kazanıyorum” diyen Trump açıklamasında, “işler çok iyi gidiyor, ordumuz inanılmaz derecede başarılı ve eğer başarısız New York Times, kesinlikle korkunç ve iğrenç Wall Street Journal veya neyse ki artık neredeyse yok olmuş Washington Post gibi sahte haberleri okursanız, aslında savaşı kaybettiğimizi düşünürsünüz. Düşman şaşkın, çünkü aynı medya “raporlarını” alıyorlar, ancak donanmalarının tamamen yok edildiğini, hava kuvvetlerinin daha karanlık pistlere geçtiğini, füze veya uçaksavar ekipmanlarının olmadığını, eski liderlerinin çoğunun gittiğini (bu, her şeye ek olarak, rejim değişikliğinden kaynaklanıyor!) ve belki de en önemlisi, bir “anlaşma” olana kadar kaldırmayacağımız ablukanın İran’ı tamamen mahvettiğini fark ediyorlar. Günde 500 milyon dolar kaybediyorlar, bu kısa vadede bile sürdürülemez bir rakam. Amerika karşıtı sahte haber medyası İran’ın kazanmasını istiyor, ama bu olmayacak, çünkü ben sorumluyum! Bu vatansever olmayan insanlar, seçimde bana karşı savaşmak için tüm sınırlı güçlerini kullandıkları gibi, İran’a karşı da aynısını yapmaya devam ediyorlar. Sonuç aynı olacak ,zaten oldu bile.” ifadelerine yer verdi.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Public Opinion – YAVUZ DONAT

Published

on


Vegetables, fruits… Cheese, olives… Shoes, bags… Home textiles… T-shirts, shirts, towels, sheets… Whatever comes to your mind.
Laleli District Market… It’s quite crowded.
– Hey market tradesmen… Your fellow countryman Özgür Özel left CHP… He founded a party… New Party… What do you say?

Cenk Gülçimen… He sells peaches and lemons… He said:
– A good opposition is always needed.
A customer… A retired teacher… He said, “That’s right.”
– It will not constantly fight and insult… It will call what is right right, it will criticize what is wrong… It will tell the truth… An opposition that will give confidence is truly Türkiye’s most important need.

***

HERE IS THE OPPOSITION

When I listened to the marketer Cenk Gülçimen and the customer, the retired teacher… I said, “The late Professor Turan Güneş also said that.”
The friends next to me… Ertuğrul Aytaç… Tarkan Kayhan… And the marketers… Those who came to shop… They asked:

– What did Turan Güneş say?
Legendary Minister of Foreign Affairs… Turan Güneş, a politician and statesman who was on duty during the 1974 Cyprus Peace Operation, said:
“In our country, opposition is divided into two as constructive and destructive… The opposition that says everything is right is constructive… The opposition that says everything is wrong is destructive.”

“He was right,” said someone in the crowd. The other said, “Where did he say it?” he asked. I explained… Prof. Güneş’s book… Analysis of Turkish Democracy.
Turan Güneş’s words are written in this book. This time everyone started asking me for this book… Maybe 10 people.
“Look at the bookstores,” I said:
– If you can’t find it, call Professor Hurşit Güneş… Have him send you his father’s book if he has extra.

***

NOTES FROM THE MARKET

Keep wandering… The market is clean… Prices are cheaper than Istanbul… Bodrum.
– Hey market tradesmen… More… What else do you say?

A bunch of the answers we received:

Mr. Özgür did the right thing by establishing a new party… Congratulations.

Its name is the New Party, but… Those with it are old… Some of them have been members of parliament for three or five terms.

If I were Özgür Özel, I would not establish the party with 90 MPs… Tomorrow, they will all want to be MPs.

Özgür Bey is loyal… That’s why he took 90 MPs with him.

***

CHAT WITH ÖZGÜR ÖZEL

It’s around 11:00… Continue chatting with the marketers.
And the phone… In front of us is Özgür Özel.

– Mr. Özgür… I’m in Manisa… I’m at the neighborhood market… With your permission, I’ll turn up the phone… Hear what the market vendors say.
Özgür Özel, “Hello friends, how are you?” he said.
Marketers… Some thanked… Some wished success… Meanwhile… Customers in the market also joined the conversation. Özgür Özel and the people in the market liked the phone call.

***

ENGINEER SAID…

After the phone was hung up… An engineer… He came to market with his wife… He said:
– I wish you hadn’t hung up the phone… I was going to say a few words to Mr. Özgür.
– What were you going to say?
– I was going to say the following… Don’t speak for those who remain in the CHP… Don’t say hurtful words… Don’t insult… Conditions may change tomorrow… You may need to see them face to face again.
The engineer’s words… found a response in the crowd.
Ertuğrul Aytaç handed over a pen and paper:
– Write these down too… Write them in the newspaper… True words.

***

COMMON SENSE

Interestingly… We heard similar words from the engineer from Manisa from CHP Istanbul Deputy Oğuz Kaan Salicı a few days ago:

What happened went beyond division… The pomegranate peel cracked.

While some of the social media are shouting cheerful slogans, we are heartbroken.

The MPs who left are sad, and so are those who remain.

Let’s not break each other’s hearts.

Yesterday we were seeing each other face to face… We will greet each other again tomorrow.

***

WRITING IS A MUST

There are also retirees in the market.
No… We are not talking about retirees who come to market. Retired marketers… BAĞ-KUR retirees… SGK retirees… Civil servant retirees… EYT retirees.
I congratulated… There is no shame in marketing… They do it well… It’s their bread and butter. But I also have to write this… Retirees are in trouble… I listened to retirees in Manisa the other day… They are in trouble.

***

NEW PARTY’S ‘LUGGAGE’ PROBLEM

Market shopkeeper… He refers to Özgür Özel as “Brother”… He says his name but does not want it to be written:
– Abi Özgür would have done better if he had not taken some MPs with him when establishing the New Party.
– For example, who?
– They have heavy baggage… When the election comes up tomorrow, they will all be a burden on Özgür Abi… Is the Chairman obliged to carry these on his back?
– Who?
The marketer starts laughing… And other marketers. Just marketers? Both the friends we went to the market with… And the customers.

***

‘GAS’ CASE

It’s past 12:00… And our phone is ringing.
The caller is İbrahim Onaylı… Kebab shop.
“I’m waiting” he says:
– Manisa kebab is ready… And your dessert… Also, there are customers who want to talk to you.
– Thank you, İbrahim… All of them are prohibited… We will stop by to drink tea another time.
Marketers… They are glad we didn’t go to dinner. But… They don’t want us to go hungry either. Some want to offer peaches… Some want to offer cherries.
And… The conversation goes on and on. This time the speaker is a businessman… His business is olives and olive oil:
– Mr. Özgür should not listen to the words of the trolls… He should not get angry… He should not act with someone else’s mind.

***

TOMORROW… ‘LIKE A MOVIE’

Party provincial-district chairmanship… It’s me… No, it’s me… Get out… I won’t go out… You will… I’m not going out, the police will take it out.
The problem experienced in many provinces of Türkiye… It’s like a movie… There is both fighting and laughter.
We will tell you tomorrow…



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

AK Party Eskişehir Provincial Minister Gürhan Albayrak: We will not let Eskişehir residents lose their rights! Public receivables of 550 thousand liras must be accounted for

Published

on


AK Party Eskişehir Provincial Chairman Gürhan Albayrak made remarkable statements about the three political programs held at the Atatürk Culture Art and Congress Center (AKM) belonging to Eskişehir Metropolitan Municipality, during the term of former CHP Eskişehir Provincial Chairman Talat Yalaz. Albayrak stated that the CHP Provincial Congress held on October 19, 2025, the program held on March 8, 2026 with the participation of CHP Chairman Özgür Özel, and the local organization of the group meeting held in the past weeks were carried out by the then CHP Provincial Chairman Talat Yalaz and his team.

NO PRICE HAS BEEN PAID

Reminding that according to the fee tariffs published by Eskişehir Metropolitan Municipality, AKM’s rental fee for 2025 is 150 thousand TL and the rental fee for 2026 is 200 thousand TL per program, Albayrak stated that a total of 550 thousand TL rental fee should be collected for the three programs in question. Albayrak claimed that, according to the information they obtained, none of these fees were paid, and also said that there were claims that there was no previously prepared request letter, contract or protocol regarding the allocation of the halls.

IF PAYMENT HAS BEEN MADE, SHARE THE DOCUMENTS

Albayrak called on both Talat Yalaz and Eskişehir Metropolitan Municipality Mayor Ayşe Ünlüce on the issue and asked the following questions: “Who applied to the Metropolitan Municipality for these three programs? Have the rental fees of the halls been paid? If so, will the invoices and payment receipts be shared with the public?” Addressing the municipal administration, Albayrak said, “With what written request, decision and legal basis was the AKM allocated? Has a total of 550 thousand TL been accrued and collected? If not, why was this fee not collected? Who gave the instruction for free use?” he said.

ESKİŞEHİR PEOPLE’S RIGHTS WILL NOT BE Abolished

Arguing that Talat Yalaz’s expulsion from CHP or turning to a new political formation will not eliminate his financial and political responsibility for the programs carried out in the past, Albayrak said, “Parties may change, signs may change; the rights of Eskişehir residents will not be eliminated.” he said.

WE WILL BRING THE ISSUE TO THE ASSEMBLY AGENDA

In his statement, Albayrak also stated that they will bring the issue to the agenda of Eskişehir Metropolitan Municipality Council and stated that they will demand official and written answers to all questions. Gürhan Albayrak said, “Our expectation is clear. If payment has been made, disclose the documents to the public. If not, hold the people of Eskişehir accountable for why the public receivable of 550 thousand liras has not been collected.” He completed his statement by saying.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

The Iraqi Minister first insisted and then signed! Who did the Development Road Project disturb? Here’s what’s behind the scenes

Published

on


After President Recep Tayyip Erdoğan and Iraqi Prime Minister Ali al-Zaydi had a one-on-one meeting at the Presidential Complex and chaired the meeting between delegations, agreements were signed between the two countries.

“Education and Academic Cooperation Memorandum of Understanding” was signed by Police Academy President Murat Balcı and Iraqi Prime Minister and Armed Forces Commander’s Private Secretary General Abdulemir Shammari. The “Memorandum of Understanding in the Fields of Youth and Sports” was signed by Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak and Iraqi Minister of Foreign Affairs Fuad Hüseyin. The “Memorandum of Understanding on Cooperation in the Field of Industrial Property” was signed by the Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır and the Iraqi Minister of Finance Falih Sari. The “Memorandum of Understanding on Railway and Road Transport through the Fishhabur-Ovaköy Border Gate” and the “Framework Memorandum of Understanding on the Development of Transportation Infrastructure within the Republic of Iraq in Exchange for Natural Resources” were also signed by Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed.

The agreement ceremony was marked by Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed’s insistence on signing the Memorandum of Understanding regarding the Development Road Project. Following the intervention and instruction of Iraqi Prime Minister Ali Zaydi, the relevant agreements were signed.

(Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed signing the agreement)

It was noteworthy that President Recep Tayyip Erdoğan also warned about what happened during the signing ceremony and asked for additional information from the Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan.

After the images attracted the attention of the world media; SETA Foreign Policy Researcher Can Acun gave striking answers to Sabah.com.tr’s questions about the Development Path Project, the changing balances in the Middle East and President Erdoğan’s determined diplomatic moves.

SETA Foreign Policy Researcher Can Acun

WHAT LIES BEHIND THE SCENES?

Can Acun emphasized the importance of the Development Road Project in terms of the national security and commercial interests of both Iraq and Türkiye. He pointed out that the project is at a critical angle for the continuity of global logistics lines. Can Acun said, “A while ago, I carried out various field studies in Iraq in the context of the Development Road Project. I had the chance to meet with many main actors there. I also met with the officials of the Bedir organization and political structure, to which the Minister of Transport is affiliated. All of them stated that they definitely supported the project in these meetings and that it was seriously important for the future of Iraq.” he said.

Can Acun said, “There is a new government in Iraq, a new Prime Minister, a cabinet formed by him and a certain struggle within the framework of internal political balances.” he said.

Stating that highways, train lines, various industrial zones and new agricultural areas will be created with the Development Road Project, Can Acun said, “We see that it is a project exceeding 20 billion dollars.” he said.

Drawing attention to the closure of the Strait of Hormuz and the events in Babülmendep, Can Acun said, “In this sense, we can talk about an equation in which the Development Road Project has become much more important. Apart from the highway and train line, it is also very possible to transport oil here.” he used his words.

THE AXIS OF THE DISCUSSIONS IN IRAQ

Emphasizing the size of the economic volume that will be created with the Development Road Project, Acun pointed to Iraq’s internal balance. He stated that there are discussions between different political groups in the country on many issues, from how the process will work to the routes to be used, whether Hashd al-Shaabi elements will play a role in security or not, to the sharing of the financial share and revenue that will arise.

Can Acun said, “This signature issue in Türkiye should be evaluated in this context. We should not read it as a party against the project, but on the contrary, we can read it as a manifestation of Iraq’s internal balances in the context of sharing the new wealth that may occur here.” He included his statements.

HOW DOES IRAN APPROACH THE PROJECT?

While many evaluations were made on social media about its closeness to Iran after Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed resisted signing, Can Acun touched on Tehran’s approach. Acun noted that Iran has an ambivalent position. Can Acun said, “Although Iran seems to support the project from the outside, it may have an impact in terms of breaking the blockade it has currently created in the context of the Strait of Hormuz. It can also be seen as a project that can reduce Iran’s strategic importance in the connectivity corridors. In this context, it may try to use various influence forces within Iraq. However, almost all the actors within Iraq, that is, even the groups working closely with Iran, have to officially support the project. Because I think this project is really critical for the future of Iraq.”

The multilateral diplomacy traffic that President Recep Tayyip Erdoğan has recently established with Iraq, Gulf countries (UAE, Qatar) and regional actors plays an important role in creating both peace and economic prosperity in the Middle East. While Türkiye’s role in the international arena becomes stronger day by day, the Development Path Project will make a significant contribution to these steps.

Can Acun opened a separate parenthesis to the developments in the Middle East and said, “There is currently chaos in the Middle East in the context of the aggressive policies of the United States and Israel. We see that Iran has responded to this and closed the Strait of Hormuz, which is the biggest trump card it has, and the conflicts have even deepened, and in the context of Yemen, the Houthis have started to cut off the Bab al-Mandeb, and ships belonging to various countries, especially Saudi Arabia, have begun to blockade.” he said.

“THE ALTERNATIVES PUT OUT BY Türkiye ARE CRITICALLY IMPORTANT”

Noting that America’s blockade against Tehran has created a very serious global energy crisis in the region and the world, Can Acun said, “We see that 20% of the world’s oil and petrochemical industry is produced in the region and exported to the world through these straits. But now there is a serious interruption and there is uncertainty about the future. Therefore, I think the new global logistics lines put forward by Türkiye and new alternatives in terms of new energy supply security are of critical importance for the world and the region.” he said.

President Erdoğan emphasized the Development Road Project at the joint press conference with Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi:

The war environment drives us to deepen our cooperation not only in defense but also in the fields of energy and transportation. The Development Road Project has become more important than ever in the face of current developments.

Can Acun noted that President Recep Tayyip Erdoğan demonstrated the geographical and strategic importance of Türkiye with the diplomatic steps he took. Acun said that Türkiye has emerged as a country that can protect these lines with both its political will and military deterrent power.

Can Acun said:

Zangezur Corridor seriously manifests itself as the Middle Corridor. At the same time, Türkiye attaches strategic value, attaches importance and seriously supports the Development Road Project. However, there are alternative corridors. The Hejaz Line from Saudi Arabia to Türkiye again passing through Syria; Again, transportation of oil and energy resources in Kirkuk to the world via Türkiye and Ceyhan; In fact, Türkiye has serious proposals and efforts to open the oil produced on a scale that can include Kuwait in the Persian Gulf with the Development Path to the world from here via the Iraq-Türkiye line.

PRESIDENT ERDOĞAN’S REGIONAL ADOPTION POLICY…

Now we see that the world attaches great importance to this. Because the current situation does not seem sustainable in any way. There is an outage that could cause a global energy crisis. Therefore, the security of the region and these straits and the possibility of supply shortages for the future will always be on the table, and investment in alternative corridors will increase. In this sense, I think the strong political will and strong military deterrent power of Türkiye, which President Erdoğan has included with his regional ownership policy, will enable alternative corridors to be implemented in this sense.

1 million barrels of oil per day will flow to Türkiye

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Tekin evaluated the international reflections of Türkiye’s new practices in education

Published

on


The new curriculum, digitalization steps and the rise in international student success research that the Ministry of National Education has implemented in education in recent years are reflected in the reports of international organizations and attract the attention of education circles. Türkiye’s rising graph, revealed by the new curriculum within the scope of the Turkey Century Education Model, the steps taken in the field of digitalization, and research such as the Program for International Student Assessment (PISA) and the International Mathematics and Science Trends Survey (TIMSS) conducted by the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD), are among the headlines that attract attention in the international arena. The Turkey Century Education Model, which emerged as the product of a ten-year long-term study by the Ministry and started to be gradually implemented in the 2024-2025 academic year, centers on skill-based learning, values ​​education and the holistic development of students as well as knowledge transfer. In various international meetings and diplomatic contacts between countries, Türkiye’s new curriculum approach is followed by many countries, especially OECD member countries, and evaluations are made that the skill-oriented structure of the model is compatible with global education trends.

At the G20 Education Ministers Meeting held in the Republic of South Africa in November last year, the Ministry of National Education’s breakthroughs and outstanding practices in the field of education were cited as an example to the world by UNICEF. UNICEF Global Education and Adolescent Development Director Pia Britto stated that the “value and skill-based” Türkiye Century Education Model has been appreciated internationally. Pointing out that face-to-face training for teachers to prepare for the new curriculum stands out as exemplary practices, Britto stated that Türkiye is among the countries that successfully implement national standards in early childhood education with its centralized education system. In the news made by an agency from Azerbaijan, it was stated that the Turkish Century Education Model deals with value education, character development and national spiritual identity together with academic development, thus Türkiye has achieved a comprehensive transformation not only in infrastructure but also with an education model that overlaps with its own values.

“WE EXPECT Türkiye’S SUPPORT ON THE USE OF TECHNOLOGY IN THE FIELD OF EDUCATION”

While positive opinions about Türkiye’s progress in the field of digitalization in education were included in some reports, it was stated that Türkiye’s experiences in this regard were appreciated in the meetings held at the ministerial level. While the United Nations Development Program (UNDP) reports draw attention to Türkiye’s global leadership in educational technologies, the report emphasizes that Turkey is the only country in the world with interactive whiteboards and internet infrastructure in almost all of its classrooms. In her meeting with Minister of National Education Yusuf Tekin, Kyrgyzstan Minister of Education Dogdurkul Kendirbaeva stated that they watched Türkiye’s use of artificial intelligence and technology in education with appreciation and said, “We expect Türkiye’s support in the use of technology in the field of education.” he said. Former Head of the European Union Delegation to Türkiye, Ambassador Thomas Ossowski, also stated that they are proud of the successful projects carried out with the Ministry of Education and that Türkiye can be a role model for other countries in many areas, especially digitalization in education. In the “Education at a Glance 2025 Report” published by the OECD and presenting comparative data on education systems, it was emphasized that Türkiye showed a strong increase in education. The report revealed that Türkiye stands out among OECD countries in increasing inclusiveness in education and bringing the young population into education.

“NOT BECAUSE THEY FOUND A MAGIC WAND, BUT BECAUSE THEY BUILT CONSISTENT SYSTEMS”

Türkiye’s ranking in the latest application of TIMSS, conducted by OECD as well as PISA, attracted the attention of representatives of many countries and institutions. The Japanese education delegation visited the Ministry and examined Türkiye’s rising success in PISA research and its practices in the field of measurement and evaluation. In his meeting with Minister Tekin, OECD Secretary General Mathias Cormann stated that Türkiye is one of the few countries showing a trend in the right direction in the last 10 years of PISA results. OECD Director of Education Andreas Schleicher pointed out that Türkiye’s moves in the field of education show that it can turn things around in crises, and said, “Not because they found a magic wand, but because they built consistent systems, mobilized local resources to make education sustainable, and invested in workforce policies where better skills translate into better jobs and better lives…” UNESCO Deputy Director-General for Education and former Italian Minister of Education Stefania Giannini also emphasized that Turkey is one of the bright examples of countries that come from different perspectives and challenges, produce solutions and make progress.

STUDENTS WERE MONITORED WITH THE MONUMENT RESEARCH IN THE YEARS WHEN PISA AND TIMSS WERE NOT APPLIED

Minister of National Education Tekin made statements about the practices implemented by Türkiye in education and their reflections in the international arena. Tekin explained that they have improved the education and training system since the 2010s, both with the monitoring and evaluation units they established within the Ministry and in terms of international indicators. Stating that they have established a system within the Ministry that analyzes, monitors, evaluates and reports physical infrastructure, academic success and human resources practices through artificial intelligence, Tekin said, “Where, which of our schools needs what, all our general manager friends and friends in relevant units can see it electronically. This is about physical infrastructure and technological infrastructure.” made his assessment. Reminding that they started the Monitoring and Evaluation of Academic Skills (ABIDE) research, which is one of the national monitoring research of the Ministry, regarding their academic achievements, Tekin stated that they monitored the academic achievements of students by conducting this research in the years when PISA and TIMSS were not implemented.

Reminding that organizations such as OECD and UNESCO publish reports on education and training processes at routine intervals, Tekin said, “These organizations publish reports with names such as ‘Education Outlook’ and implement cycles to monitor academic skills, as in the PISA and TIMSS examples. In these two evaluations, we were determining and implementing our policies based on both internal and external evaluations.” shared his knowledge.

“THE POINT WE HAVE REACHED IN TERMS OF INDICATORS IS IMPORTANT”

Tekin said, “Especially during the July 15 period, with the tutelage structures and practices over the Ministry blocked, Türkiye’s achievements in international reports began to gain upward momentum.” he said. Referring to the international reports published on education in Türkiye, Tekin continued his words as follows: “It is clearly stated that Türkiye exceeds the international averages in issues such as the schooling rate, the number of students per classroom, the number of students per teacher, the use of technology in education. This is important for us and we continue to take steps to ensure its continuation and not fall behind in this sense. This will continue as education and training has been given first priority in all our budgets since the date our President became prime minister. Therefore, physical and technological infrastructure and similar financial resources.” “The problems related to these issues have been largely solved. I say largely because we live in an earthquake zone. Such needs will arise as earthquake strengthening, earthquake controls and analyzes are carried out. We have schools that have completed their economic life, the process of demolishing and rebuilding them will continue, but the point we have reached in terms of indicators is important.”

“WHEN OUR CURRICULUM BECAME SKILL-FOCUSED, THESE ACHIEVEMENTS STARTED TO INCREASE”

Minister Tekin told them in international environments in 2013-2014, “Since your programs are still focused on providing information to children, there is no possibility of your children being successful in international exams.” He reminded me that it was said. Stating that when they wanted to make a skill-oriented program, they encountered obstacles from the tutelage forces whose interests were harmed, Tekin said, “When those structures were closed and our education programs and curriculum became skill-oriented, these successes began to increase.” expressed his opinion. Türkiye Century Education Model regarding Türkiye’s education system: “You do not have a skill-oriented structure.” Emphasizing that they prepared it to eliminate criticism, Tekin said that the new curriculum was prepared by taking the opinions of international structures, teachers and academics.

Reminding that the 59th PISA Board of Directors Meeting was held in Türkiye in May last year, Tekin continued his words as follows: “After the presentation we made to them there, it was decided that these program changes should be translated into different languages ​​and explained to different countries. Delegations from many countries started to be requested from us to explain these, and our friends are telling this. This has started to be reflected in the scores.” Tekin stated that Türkiye achieved great success in terms of international indicators in the recently announced TIMSS scores and emphasized that it ranked 4th in 4th grade science, 7th in 8th grade science, 8th in 4th grade mathematics and 10th among OECD countries in 8th grade mathematics.

“WE WANT OUR CHILDREN TO BE STRONG WHILE COMPETING IN THE INTERNATIONAL ARENA”

Reminding that PISA 2025 results will be announced in Bratislava, the capital of Slovakia, on September 8, Tekin stated that OECD has high expectations from Türkiye. Minister Tekin said, “We want our children to be strong while competing in the international arena, but on the other hand, we do not want them to move away from the values ​​that make us who we are. Therefore, we look at the issue in this way. While talking to the officials of other countries, we share that these should be included in education programs in order for that country’s own future to be embraced by its children, for children to internalize world peace, and for ending human rights violations and wars in the world.” he said.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Clear statement from the Ministry of Foreign Affairs: We confirm our full support to the Turkish Cypriot people.

Published

on


In his statement on his social media account, Ministry of Foreign Affairs Spokesperson Öncü Keçeli said, “We appreciate the efforts made by UN Secretary General Antonio Guterres regarding the Cyprus issue since the beginning of his duty. In this period when there is still no common ground for a solution between the two parties on the island, we believe that focusing on progress in important areas of cooperation within the scope of the process initiated by Secretary General Guterres in 2025 will serve to build trust.” he said.

Öncü Keçeli said:

On the other hand, we emphasize once again that the solution perspective will not materialize unless the uncompromising attitude of the Greek Cypriot side changes and its actions that negatively affect regional security are stopped. We hereby draw attention once again that solution models that have been tried and exhausted over decades are a thing of the past. As the homeland and guarantor state, we reiterate that a fair, comprehensive and sustainable solution to the Cyprus issue can be reached on the basis of the realities on the Island, the sovereign equality and equal international status of the Turkish Cypriot people. As always, we confirm our full support for the Turkish Republic of Northern Cyprus and the Turkish Cypriot people.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

President of Religious Affairs Safi Arpaguş: We must be able to introduce our children to our own civilization values

Published

on


According to the statement made by the Diyanet, Arpaguş spoke at the Childhood Quran Teaching Workshop themed “Educational Activities for Children in Quran Courses: Evaluation and Future Perspective” organized by the General Directorate of Educational Services.

Stating that early childhood is the most critical phase in which a person’s identity, personality and character are shaped, Arpaguş said, “In this respect, we see Quran courses for ages 4-6 as not only a teaching process in which the skill of reading the Quran is acquired, but also as a strategic education area that aims to protect the child’s nature, support his spiritual and moral development, and contribute to the construction of a solid identity and personality.” made his assessment.

Drawing attention to the importance and sensitivity of childhood, Arpaguş continued as follows:

“We should measure our success in teaching the Quran not by how much students memorize, but by their ability to establish a relationship of love and trust with the Quran that will last a lifetime. What is more important than a child of four or five years old knowing all the letters is that he comes running to the Quran lesson. What is more valuable than memorizing long surahs for a child at that age is that he can learn the love of Allah in a compassion-centered way. Therefore, we measure our success criteria not only on the amount of memorization, recognition of letters or the level of applying the rules of tajwid, but also on participation in the lesson, desire to learn, social “We have to read through multidimensional indicators such as interaction and positive attitudes towards the Quran.”

Arpaguş stated that they aim to develop a Quran education model that brings together knowledge and wisdom and transforms it into morality, and said, “In order to bring our children together with our own civilization values, we have to develop a strong pedagogical approach centered on wisdom, as in the Islamic education tradition. When we can do this, we will achieve great success in Quran education and we will have come a long way towards raising faithful, knowledgeable, moral and personality generations.” he said.

Emphasizing that they are trying to make the most of the realities revealed by science and the possibilities and opportunities of the age in terms of preparing children for the future in the best possible way, Arpaguş said, “We are constantly trying to update our educational programs and course materials with the contributions of child psychologists, child development experts, pedagogues, academics and educators in the field. Our workshop held here today is a manifestation of this sensitivity.” made his assessment.

Deputy President of Religious Affairs Hüseyin Harikalar, Chairman of the Mushaf Examination and Reading Board Osman İyişenyürek and General Director of Educational Services Sedide Akbulut also attended the workshop.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending