Daily Agenda
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan “Terörsüz Türkiye” mesajı: Artık bu dağlarda ağıtların sesleri yükselmeyecek”
“TÜRKİYE KÜRESEL DİPLOMASİNİN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİSİ HALİNE GELMİŞ OLDU”
Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Hatırlayabildiğim kadarıyla bu yıl 5 büyük zirveye ev sahipliği yapıyoruz. Bunlardan birisi bizim nisan ayında gerçekleştirdiğimiz Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’ydu. 80’i meclis başkanı 800’e yakın milletvekili olmak üzere 2 bin 400 kişiyi ağırladık. Dünyanın bütün ülkeleri neredeyse buradaydı. Muazzam bir organizasyondu. Aynı hafta sonunda Antalya’da Antalya Diploması Formunu gerçekleştirdik, binlerce insan katıldı. Geçtiğimiz hafta İstanbul’da NATO Meclis Başkanları Toplantısı’nı gerçekleştirdik. Şimdi Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanımız NATO liderlerine ev sahipliği yapacak ve kasım ayında da COP31’in Antalya’daki zirvesine şahit olacağız. Sizi temin ederim ki herhangi bir Avrupa ülkesi bunlardan birisini ancak bir yıl içerisinde yapabilir. Bu Türkiye’nin hem organizasyon kabiliyetini gösteriyor hem de Türkiye’nin artık bir merkez haline dönmeye başladığını, bir çekim merkezi haline geldiğini ifade ediyor. Türkiye küresel diplomasinin önemli merkezlerinden birisi haline gelmiş oldu. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu lider diplomasisinin çok büyük bir katkısı var. Aynı şekilde Türkiye’nin hemen hemen dünyanın bütün sorunlarında ortaya koyduğu diplomasi masasının açık tutulması konusundaki kararlılığının çok büyük bir rolü var. Nihai sonuç elde etmemiş olabilir ama Dolmabahçe’de Ukrayna ve Rus tarafının bir masa etrafına gelip müzakere yapmış, hazırlık metnini imzalamış olmaları tarihi önemdedir. Onun sonucunda Rusya Ukrayna barışmadı belki ama mesela tahıl koridoru açık durdu. Çok sayıda esir takasları gerçekleşti. Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin çok büyük gücünü ve etkisini göreceğiz. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Kafkaslar’daki bu anlaşma zemini artık belli bir noktaya kadar geldi. İnşallah buraya Türkiye’nin de katılımıyla birlikte Türkiye, Ermenistan, Azerbaycan burada bir merkez oluşturacak, bir güç oluşturacak. Bütün bunlarda Türkiye’nin yapıcı vizyonu büyük katkılar sağlıyor.”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’ne ilişkin, “Yeniden NATO ittifakının geleceğine dair bağlılıklarını teyit etmek bakımından bu toplantının önemli olduğunu düşünüyoruz.” dedi. NATO’nun yeni bir döneme girmek mecburiyetinde olduğunu belirten Kurtulmuş, 2014’te Kırım’ın Ruslar tarafından ilhakıyla birlikte özellikle Avrupa kıtasında yeni bir dönemin başladığını, Avrupa Birliği’nin buna karşı fazla ses çıkaramadığını söyledi. Kurtulmuş, “Merkel’in bazı demeçleri dışında herhangi bir ortak tavır ortaya konulamadı. NATO hiçbir perspektif sunamadı. Dolayısıyla Avrupa kıtası Rusya karşısında özellikle güvenlik ihtiyaçları bakımından büyük bir zafiyet içerisinde oldu. Bunu biz Avrupalı mevkidaşlarımızla yaptığımız görüşmelerde de çok açık görüyoruz. Gündeme onlar da getiriyor. Biz de söylediğimizde onaylıyorlar.” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın 10-12 yıldır ciddi bir güvenlik ihtiyacının olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti: “Üstüne üstlük Sayın Trump’ın ikinci dönem başkanlığı kazandıktan sonraki dönemde yeni bir boyut daha gelişti. Trump artık ‘Avrupa’nın yükünü sırtımda taşımayacağım.’ Amiyane tabiriyle söylüyorum. ‘Ne haliniz varsa görün’ demeye getirdi Avrupa’ya karşı. Bu da Avrupa-Atlantik bakışında ciddi farklılaşmaların ortaya çıktığını gösteriyor. Dolayısıyla burada yeniden NATO ittifakının geleceğine dair bağlılıklarını teyit etmek bakımından bu toplantının önemli olduğunu düşünüyoruz. Yeni bir NATO kompleksi ortaya çıkması lazım. Yeni bir anlayışın, konseptin ortaya çıkması lazım. Ayrıca şunun da herhalde tartışılması gerekiyor. Sadece savaşları önlemek silahlarla, bombalarla olsaydı şimdiye kadar çıkan savaşların hepsi bir şekilde önlenebilirdi. NATO’nun savaşı önleme kabiliyetini artırabilmek için nasıl barış kurabileceğine ilişkin de görüşlerini bir şekilde olgunlaştırması lazım. Bundan uzak bir noktada olduğunu görüyorum NATO’nun. Ama eğer NATO gerçekten sağlıklı bir şekilde devam edecekse bunun da üzerinde de çalışmaları gerekir diye düşünüyorum.”
“TÜRKİYE ADINDAN SÖZ ETTİREN, DÜNYADA BİRÇOK ÜLKEYLE REKABET EDEBİLEN BİR ÜLKE HALİNE GELMİŞ DURUMDA”
Bir başka önemli meselenin savunma harcamalarıyla ilgili olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geçtiğimiz sene Brüksel’de olan NATO toplantısında en temel meselelerden birisi savunmada NATO ülkelerinin gayri safi milli hasılalarının yüzde 5’ini savunma harcamalarına ayırmasıydı. Çoğu Avrupa ülkesi için bu çok uzak bir nokta… Çoğu Avrupa ülkesinde de özellikle savunma sanayinde son yıllarda ciddi bir yatırım eksikliğinin olduğunu görüyoruz. Kendi mühimmatlarını, savunma araç ve gereçlerini üretemediklerini görüyoruz. Tam burada Türkiye öne çıkıyor. Çok ciddi bir yıldız gibi parlıyor. Meclis başkanları heyet olarak Baykar’a ziyarete gittiler. Orada çok değerli bir sunum yapıldı Selçuk Bayraktar tarafından. Hepsi gayet büyük bir memnuniyetle izlediler ve şunu gördüler. Türkiye özellikle savunma sanayindeki yeni nesil savunma sanayi ürünlerinde önemli. Türkiye adından söz ettiren, dünyada birçok ülkeyle rekabet edebilen bir ülke haline gelmiş durumda. Bütün bunların hepsinin konuşulduğu, zaman zaman Avrupa’nın yeni güvenlik arayışları konusunda tartışmaların da geçmesi muhtemel bir zirveye gidiyoruz. Bu zirvenin tam da böyle bir dönemde, NATO içindeki ihtilafların da olduğu bir dönemde Türkiye’de yapılmış olması ayrıca önemlidir. Zaten Sayın Trump’ın da durduk yerde, ‘Sayın Erdoğan beni davet etmemiş olsaydı Türkiye’ye gelmezdim’ manasında gelecek sözler söylemesi de gerçekten dünyanın Türkiye’ye ne kadar önem verdiğini gösteriyor.” Avrupa’nın özellikle Kırım’ın ilhakı arkasından Ukrayna’nın Donetsk ve Luhansk gibi bölgelerinin ilhakıyla birlikte çok açık bir güvenlik açığının görüldüğünü anlatan Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü: “Güvenilir, istikrarlı, ikili ilişkilerimizi artırmamız lazım gibi bir fikrin Avrupa ülkelerinde artmakta olduğunu görüyoruz. İstikrarlı, güvenilir bir ülke dedikleri zaman hiç şüphesiz ilk başta akıllarından geçen ya da söyledikleri ülke Türkiye’dir. Avrupa’nın imkanları ve zaafları ortada. Avrupa-Amerika arasındaki ihtilaflar çok açık bir şekilde ortada. Burada yeni bir dünyanın kurulmakta olduğu çok açık. Hiçbir ülkenin, bölgenin, kıtanın tek başına dünyayı yönetmesi mümkün değil. Çin’i, Hindistan’ı, Rusya’sı, diğer büyük dünya güçleri, farklı bir sürü güç ortaya çıkıyor. Bu güçler çok taraflı, hatta daha doğru bir tabirle çok merkezli bir dünyanın kurulmasının da artık işaretini gösteriyorlar, ortaya koyuyorlar. Bu merkezlerden birisi de Türkiye’dir. Ben buna yürekten inanarak söylüyorum. Türkiye bu merkezlerden birisi olmaya çok kuvvetli adaydır. Dolayısıyla bütün bu diplomatik gelişmeler, toplantılar, temaslar, işte Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik diplomasisi ortaya koyduğu bütün bunlar, bütün arkadaşlarımızın, bakanlarımızın, bizlerin parlamenter diplomasi alanında yaptıklarımız hepsi bir şeye hizmet ediyor. Bu güçlenen Türkiye merkezini daha da etkin hale getirme amacına hizmet ediyor ve ümit ederim iyi yolda gidiyoruz.”
Türkiye’nin savunma sanayi ürünlerinin yüzde 80’ini üretebiliyor olmasının büyük bir merhale olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Ama yeterli değildir. Daha yüzde 20’lik bir alan var. Orada da özellikle çok stratejik ürünlerin Türkiye’de üretilmesi için her türlü destek veriliyor. Her türlü imkan seferber ediliyor. Bu dışarıdan da görülüyor. Biz şuna da üzülüyoruz. NATO bir savunma ittifakı. Böylesine önemli bir savunma ittifakında en çok terörle mücadele eden, en çok ihtiyacı olan bir ülke olarak bize bazı savunma sanayi ürünlerinde ambargo uygulanmasını hem de yakın müttefikimiz olduğunu zannettiğimiz ülkelerce ambargo uygulanmasını asla kabul etmiyoruz, edemiyoruz. Yıllarca biz bunları söyledik. Çok şükür. Şimdi öyle bir noktaya geldik ki onlar bu ambargoları birer birer inşallah açacaklar.” ifadelerini kullandı.
“MECLİS BAŞKANLIĞI MAHKEME DEĞİLDİR”
CHP’de yaşanan tartışmalara ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bütün samimiyetimle söylüyorum. CHP’nin böyle bir görüntü içerisinde olmasından asla razı değiliz. İçimiz sızlıyor. Yeri geldiği zaman Türkiye’nin kurucu partisi, en azından bütün partilerin ilki diyelim Türkiye Cumhuriyeti bakımından. Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir iç türbülansın içerisinde, iç karışıklığın içerisinde olması, zaman zaman bunların da böyle istemediğimiz boyutlarda olması, bizleri de üzüyor. Fevkalade ciddi şekilde üzüyor. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir an evvel kendi iç huzursuzluğundan kurtulmasını ve Türkiye’nin şu anda meclisteki sayısal olarak ikinci partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin esas, başka meseleler gibi, yani Terörsüz Türkiye gibi olsun, Türkiye’nin dışarıdaki temsili olsun yani milli meselelerimizde çözüm üreten, kararlılık içerisinde olan, Türkiye’de hakikaten iktidar alternatifi olan bir parti görünümüne gelmesini temenni ederim. Bunun Türkiye’ye çok büyük kazancı olacağını da düşünüyorum. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin samimi temennim bu görüntüsünden bir an evvel uzaklaşmasıdır. Daha evvel de Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisinde bu tür şeyler olmuş, işte hem mesela 1993’te o zamanki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Murat Karayalçın’la Grup Başkanı Aydın Güven Gürkan arasında farklılıklar olmuş ama bildiğim kadarıyla aynı ortamda konuşabilmişler. Meselelerini bir şekilde kendi parti içerisindeki süreçlerde halledebilmişler. Cumhuriyet Halk Partisi arkadaşlarımıza bunu tavsiye ederim.”
Meclis Başkanlığının parlamento hukuku ile sorumlu olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Siyasi Partiler Yasası, Meclis İçtüzüğü, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi tüzüğü ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup yönetmeliğiyle kayıtlıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde kim kimi, ne oldu, nasıl seçti, biz bunu bilmeyiz. Bize gelecek olan yazılarla biz buna karar veririz. Dolayısıyla gerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu’ndan gerek Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığından gelen yazıları muhatap alır ve bunu işleme koyarız. Şimdiye kadar da öyle yaptık. Ama aralarında herhangi bir konuda problem var. Bunun çözüm yeri Meclis Başkanlığı değildir. Meclis Başkanlığı mahkeme değildir. Meclis Başkanlığı Cumhuriyet Halk Partisi’nin vasisi de değildir. Yani sen onu öyle yaptın ama yanlış yaptın, sen de onu yanlış yaptın, hadi böylesi doğrusu diyecek konumda değiliz. Bütün partilere karşı eşit mesafedeyiz. Her parti kendi iç hukukuyla Mecliste var olur ve Meclis grubunu yönetir. Partinin kendi grubunun nasıl yönetileceği meselesi ise partinin kendisini nasıl yönetilecek? Tabi ki partinin genel başkanının ve ilgili kurullarının görevleri. Dolayısıyla parlamento hukuku bakımından hiç taviz vermeden birebir parlamento hukuku bize hangi alanlarda hareket etmemizi söylüyorsa o şekilde hareket ediyoruz. Ümit ederim ki bu ihtilaflar da kendi içlerinde bir an evvel biter.”
“Bu tartışmalar Meclis’in saygınlığına da bir zarar veriyor mu?” sorusu üzerine Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Hiç şüphesiz. Siyasi rekabet başka bir şey, siyasi rekabeti güç kullanarak çözmeye çalışmak başka bir şeydir. Şimdi o gün belki bazı arkadaşlar yadırgadılar ama sonuna kadar izledim. Meclis’in dışında her iki tarafın taraftarları bir araya geldiler, birbirlerine şişe attılar, terlik, sopa atanlar oldu. Yani siyaset bu değil. Eğer o görüntü Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup toplantısına yansımış olsaydı Allah muhafaza, etmemek için içeriye giriş yasağı koyduk ve çok da isabetli bir karar oldu. Onunla birlikte en azından tartışmalar o gün itibarıyla sona erdirilmiş oldu. Nihayetinde parti içi ihtilaf dediğimiz şey bir savaş değil. Birisi bir başkasını yok etmek üzerine orada var olmuyor. Ben partiyi daha iyi yönetirim, sen daha iyi yönetirsin tartışmasıdır. Kendi parti hukuklarının gereğini yerine getirmelerini tavsiye ederim, tavsiye edebilirim. Başka daha ileri bir şey söyleyemem.”
“ALLAH’A ÇOK ŞÜKÜR PABUÇ BIRAKMADIK”
FETÖ’nün darbe girişimine değinen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
“Türkiye’de darbeler silsilesinin son halkası. İnşallah bundan sonra bir daha Türkiye’de darbe olmayacaktır. Türkiye, Osmanlı’nın son döneminden başlayıp, Cumhuriyet’in çok partili döneminde de devam eden bu darbeler geleneğini ümit ediyorum ki 15 Temmuz ile birlikte tarihe gömmüştür. 15 Temmuz’da bir şey ortaya çıktı, darbeci bir güruha karşı bu millet canını ortaya koyarak devletin, milletin, ülkenin, vatanın yanında yer aldı. Bu tarihi bir dönüm noktasıdır. Darbe yapmaya kalkacak içerideki bir takım maşa olarak kullanılan grupların yanında, bunları maşa olarak kullanan dış güçlere de bir şekilde ders vermiştir. Türkiye çok açık söyleyelim ki 1960 darbesinde yapamadığını, 12 Eylül darbesinde yapamadığını, 15 Temmuz darbe teşebbüsünde yapmış ve darbeyi önlemiştir. Bu milletimizin cesaretidir, ferasetidir.” diye konuştu.
Kurtulmuş, o gecenin iki büyük dönüm noktası olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlardan birisi uçaklar kalkıp Meclis’i bombalamaya doğru yöneldiğinde Meclis’in acilen toplantıya çağrılarak bütün partilerden milletvekilleri darbeye karşı direndiler. Biz yabancı misafirler geldiğinde o bombalanan yeri gösteriyoruz ve bunu anlatıyoruz. Eğer Meclis o saatte açılmasaydı, ‘Direniyoruz, milli iradesi buradadır ve bu darbeyi püskürteceğiz’ iradesi ortaya konulmasaydı başka bir sonuç ortaya çıkabilirdi. İkinci kırılma noktası ise Sayın Cumhurbaşkanımızın en zor saatlerde Sayın Hande Fırat’a bağlanarak, ‘Milletimizi sokaklara, meydanlara, havaalanlarına davet ediyorum. Ölümüne bu darbeyi önleyeceğiz.’ diyerek davet etmesidir. Böylece bu iki önemli gelişme darbecilerin psikolojisini yerle bir etti. Allah’a çok şükür pabuç bırakmadık. Mutlaka uyanık olmak mecburiyetimiz vardır. Türkiye’de maalesef kolayından milletin vermediği iktidarı almak isteyen birtakım gruplar hep var olmuştur. Şimdi artık kolay kolay niyetlenemezler o ayrı bir şey ama uyanık olmakta fayda vardır. Sağda solda pusuya yatmış olan, FETÖ’den arta kalan birtakım kriptoların olma ihtimali vardır. Bu arada da devletimiz büyük bir ferasette. İlgili arkadaşlar, ilgili birimler üzerine düşeni yerine getiriyorlar. Hiç fırsat vermeden, hiç rehavete kapılmadan bu tür gruplara karşı da tedbirlerimizi almamız lazım.” Bugün tarihi bir gün geçirdiklerini dile getiren Kurtulmuş, huzurlu bir ortamda bu yayının gerçekleştirildiğini ifade etti. Kurtulmuş, TRT’ye Türkiye’nin sorumlu kamu yayıncılığı anlayışıyla bu yayını yaptığı için teşekkür ettiğini belirtti.
Daily Agenda
BREAKING NEWS… Ekrem İmamoğlu’s diploma case has been postponed until December 25
The trial of Ekrem İmamoğlu, who was suspended from his post as the Mayor of Istanbul Metropolitan Municipality and arrested, continued with a request for imprisonment from 2 years, 6 months to 8 years and 9 months, on the charge of ‘forgery of official documents’, alleging that his bachelor’s degree was fake. The defendant Ekrem İmamoğlu, who was detained for another crime, was present at the hearing held by the Istanbul 59th Criminal Court of First Instance in the hall of the Marmara Prison campus in Silivri. While the defendant’s lawyers also attended the hearing, CHP Group Chairman Özgür Özel, Dilek İmamoğlu, Selim İmamoğlu and some MPs also came as spectators.
The Public Prosecutor, whose opinion was asked at the hearing after İmamoğlu’s defense, requested that the Istanbul 5th Administrative Court be asked whether the file was finalized or not.
Announcing its interim decision, the court ruled to write to the Istanbul 5th Administrative Court and inform them whether the decision to reject the countersuit filed by İmamoğlu has become final. The hearing was postponed to 25 December.
Daily Agenda
BREAKING NEWS… Critical hearing in the concert hijacking case is tomorrow: Here are the requested penalties
The trial will continue tomorrow in the case filed alleging irregularities in Ankara Metropolitan Municipality’s concert expenses in the 2021-2024 period. The defendants and their lawyers are expected to be present at the hearing to be held at Ankara 34th High Criminal Court.
RELEASE ORDER WAS MADE FOR 3 DEFENDANTS
At the previous hearing, it was decided to re-release the defendants Hacı Ali Bozkurt, Onur Evren and Selahattin Çelikkaya, who were arrested again upon the objection of the Ankara Chief Public Prosecutor’s Office after their previous release. After hearing the witnesses, the court ruled that the defendants be released on condition of judicial control.
WITNESS STATEMENTS DRAWN ATTENTION
The witness heard in the last hearing, Osman Cem Taşbaş, claimed that the decision-making mechanism regarding concert purchases was carried out through ABB Private Secretary Nevzat Uzunoğlu, and that the final decisions were made by presenting them to Mansur Yavaş. Taşbaş also claimed that he conveyed his objections to the management regarding the high costs of the concert. Witness Fulya Koçak, on the other hand, said that there were widespread rumors within the institution that the concert costs were high, that some staff were hesitant to sign the documents for this reason, and also told the court about her allegations regarding the Rolex brand bag that she stated that she saw in Hacı Ali Bozkurt’s room.
THE TRIAL WILL CONTINUE
Other witnesses heard through SEGBİS shared with the court committee what they knew about the tender processes and concert organizations. It is expected that new witnesses will be heard and the evidence in the file will be evaluated at the hearing tomorrow.
Daily Agenda
BREAKING NEWS… Striking details in Ekrem İmamoğlu’s espionage case! A large money transfer was detected in Hüseyin Gün’s account
BREAKING NEWS… The continuation of detention of former Istanbul Metropolitan Municipality President Ekrem İmamoğlu, who was suspended from office for corruption and bribery crimes, was requested in the espionage file. Following the arrest of Hüseyin Gün, who was a defendant in the case, on charges of espionage on July 4, 2025, and his statements using the effective remorse law, the investigation was expanded by the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office to include Ekrem İmamoğlu and other defendants.
DIGITAL MATERIALS OF HÜSEYİN GÜN WERE EXAMINED
Ekrem İmamoğlu, his political advisor Necati Özkan and TELE 1 founder Merdan Yanardağ were arrested last year due to the evidence collected within the scope of the investigation and the digital materials examined by Hüseyin Gün, who was arrested for espionage, for cooperating in the 2019 local election campaign and leaking confidential information about voters. SABAH compiled the developments in the espionage case so far.
REQUEST FOR PRISON FROM 15 TO 20 YEARS
İmamoğlu, Gün, Özkan and Yanardağ were listed as “suspects” in the indictment prepared as a result of the investigation. In the indictment, the suspects were asked to be imprisoned from 15 to 20 years for the crime of “political or military espionage”. The indictment included the report made to the 112 Emergency Call Center by Ümit Deniz Alaçam, the real son of Seher Alaçam, whom Hüseyin Gün, who lost his life suspiciously and whose lifeless body was found in the site pool, described as his ‘spiritual mother’. In Özoğul’s report, it was stated that the suspect Gün said that he was engaged in espionage activities on behalf of Israel, England and the United States, and that his meetings were carried out over encrypted phones in order to comply with confidentiality.
Daily Agenda
AK Party General Secretary Eyyüp Kadir İnan: We kept the reputation of our nation and the interests of our country above all else.
AK Party General Secretary Eyyüp Kadir İnan used the following statements in his post on his social media account:
“WE DID NOT PUT ANY ACCOUNTS BEFORE Türkiye’S INTERESTS”
“Our nation has trusted us in every election for 25 years and has always chosen the AK Party.
Today, we are witnessing one of the strongest results of the struggle we have been carrying out with determination for a quarter of a century and the trust our nation has placed in us.
We kept our nation’s reputation and our country’s interests above all else; We did not put any other consideration before Türkiye’s interests.
We have never forgotten how sacred the nation we represent is and the sphere of influence of this great country that we have the responsibility of governing.
“IN OUR 25TH ANNIVERSARY, THE WORDS WE SAY ON A GLOBAL SCALE CONTINUE TO GET STRONGER”
On the 25th anniversary of the establishment of our AK Party, our country is hosting one of the most important summits of NATO. In our 25th year, the words we say on a global scale continue to grow stronger.
AK Party; With the democratic reforms it has carried out, the works and services it has implemented, and its vision extending from the defense industry to diplomacy, it has made Türkiye a country that is at play in its region and whose words are listened to carefully in the world.
The fact that our country is hosting one of NATO’s most important summits today is the natural result of the strong foreign policy, trustworthy leadership and stable management approach that has been built with determination for 25 years.
Unfortunately, some people thought it was a skill to complain about Türkiye in foreign newspaper columns, but they were wrong again. Those who try to denigrate their own country in the pages of the Financial Times will not understand this great march rising with the will of the nation, nor the strategic power that Türkiye has achieved.
Our reference is not the anti-Turkey statements made by a failed politician or a so-called leader to the foreign press; “The support of our beloved nation, the strong leadership put forward by our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, and the goals of the Türkiye Century.”
News Entry
Daily Agenda
Minister Gürlek: “No one can point a finger at Turkish courts”
In his post on his social media account, Minister Gürlek reacted to the words of European Parliament (EP) Turkey Rapporteur Nacho Sanchez Amor regarding the Turkish judiciary. Emphasizing that the Republic of Türkiye is an independent, sovereign and democratic state of law, Gürlek reminded that judicial power is exercised by independent and impartial courts on behalf of the Turkish nation.
“IT IS AN UNACCEPTABLE ATTITUDE”
Gürlek pointed out that the monitoring of judicial processes in Türkiye by international circles is an indicator of the country’s democratic maturity and transparency, and said, “On the other hand, making judgment-like statements about ongoing trials at the courthouse is an unacceptable attitude that targets the Turkish judiciary and tries to put judicial processes under political pressure.” made his assessment. Gürlek underlined that Türkiye’s judicial processes proceed according to the Constitution, laws, evidence in the file and the discretion of independent courts, not according to the political agendas, ideological expectations or lobbying activities of foreign parliamentarians, and said:
“NO ONE CAN WALK A FINGER AT TURKISH COURTS”
“I am stating clearly here that no one can point their finger at the Turkish courts, try to influence the ongoing trials, put pressure on the Turkish judiciary or intervene in the internal affairs of our country. Under the leadership of our President Mr. Recep Tayyip Erdoğan, Turkey has come to this day by protecting its national will against tutelage centers, coup enthusiasts, terrorist organizations and circles trying to teach democracy lessons from outside. Turkey is a great country with the power to enforce its own law, the will to protect its democracy and the sovereignty to determine its future. “We will not allow any political agenda that targets our national will, our judicial organization and our rule of law.”
The Republic of Türkiye is an independent, sovereign and democratic state of law. Judicial power is exercised by independent and impartial courts on behalf of the Turkish nation. The fact that the judicial processes in our country are followed by international circles is a sign of Türkiye’s democratic maturity and transparency.
— Akın Gürlek (@abakingurlek) July 6, 2026
News Entry
Daily Agenda
Intense diplomatic traffic at the NATO Summit from Minister Ersoy
Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy welcomed the leaders who visited Türkiye within the scope of the 36th NATO Heads of State and Government Summit held in Ankara, hosted by President Recep Tayyip Erdoğan, at Esenboğa Airport.
Minister Ersoy welcomed North Macedonian President Gordana Siljanovska-Davkova, Estonian Prime Minister Kristen Michal and European Commission President Ursula von der Leyen, who visited Türkiye for the summit, at Esenboğa Airport.
Sharing the welcome on his social media account, Minister Ersoy said, “Esenboğa welcomed the President of North Macedonia, Ms. Gordana Siljanovska-Davkova, the Prime Minister of Estonia, Ms. Kristen Michal, and the President of the European Commission, Ms. Ursula von der Leyen, who visited our country within the scope of the 36th NATO Heads of State and Government Summit held in Ankara, hosted by our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan.” “We met him at the airport.” he said.
Pointing out the importance of the summit, Ersoy said, “I hope that the summit will further strengthen the cooperation and common security understanding between our allies.” made his assessment.
At the 36th NATO Heads of State and Government Summit held in Ankara, the steps taken within the scope of increasing defense investments and the Alliance’s work in the field of deterrence and defense will be evaluated from a 360-degree perspective. Leaders will also exchange views at a strategic level on threats, risks and challenges to the Euro-Atlantic geography; He will discuss the latest situation in Ukraine and current developments in the south of the Alliance.
News Entry
-
Daily Agenda3 days ago‘Traitor’ protest against Kılıçdaroğlu, who supported him: Arrest for insulting religious values
-
Daily Agenda2 days agoAFAD President met with search and rescue teams working in Venezuela: We stand by people who need support
-
Daily Agenda2 days agoBREAKING NEWS… Arrest request for Veli Ağbaba’s nephew Ahmet Can Ağbaba and Sadık Can Köksal: They were referred to the court!
-
Daily Agenda2 days ago“Smoke-Free Campus” message from YÖK President Özvar: “Addictions are a serious threat to society”
-
Daily Agenda2 days agoPresident Erdoğan’s emphasis on peace: Israel should not be given an opportunity
-
Daily Agenda2 days agoBREAKING NEWS… Veli Ağbaba’s nephew Ahmet Can Ağbaba and Sadık Can Köksal were arrested!
-
Daily Agenda2 days agoReaction from Ali Erbaş to Deniz Göktaş: A sign of rudeness
-
Daily Agenda2 days agoBREAKING NEWS… NATO Summit statement from Director of Communications Burhanettin Duran: The alliance’s efforts in the field of deterrence and defense will be evaluated
