Connect with us

Daily Agenda

Emine Erdoğan’ın Melania Trump’a gönderdiği Gazze mektubu dünya basınında geniş yer buldu

Published

on


Emine Erdoğan’ın, Melania Trump’a Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup, dünya basınında birçok ajans ve haber sitesi tarafından manşetlere taşındı.

İngiltere

İngiliz yayın kuruluşu BBC, ABD merkezli X şirketinin yaklaşık 50 milyon takipçili sosyal medya platformundaki hesabından ve ABD merkezli 29,4 milyon takipçili Instagram hesabından Emine Erdoğan’ın mektubunu paylaştı.

BBC, mektuba ilişkin internet sitesinde yer verdiği haberinde de “Türk First Lady’den Melania Trump’a Gazzeli çocuklar için çağrı” başlığı kullanıldı.

Haberde, Erdoğan’ın, Trump’ı Gazze’de acı çeken çocuklar için konuşmaya çağırdığına işaret edilen mektupta yer alan “Bu adaletsizliğe karşı sesimizi ve gücümüzü birleştirmeliyiz.” ifadesine vurgu yapıldı.

“The Telegraph” gazetesi haberinde, mektubun, Trump’ı Gazze’deki barış çabalarına çekmeyi amaçladığına işaret ederek Erdoğan’ın, Gazze’deki çocukların kurtarılması çağrısında bulunduğu kaydedildi.

Reuters’ın haberinde haberinde, “Türkiye’nin First Lady’si Melania Trump’ı Gazze konusunda konuşmaya çağırıyor” başlığını kullandı.

Haberde, Erdoğan’ın, mektupta bu ayın başlarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e Ukrayna ve Rusya’daki çocuklarla ilgili olarak gönderdiği mektuptan esinlendiğini belirttiği aktarıldı.

İngiliz “Sky News” kanalı haberinde Erdoğan’ın Trump’a mektup yazarak savaştan etkilenen Ukraynalı çocuklar için gösterdiği ilgiyi Gazze’deki çocuklar için de göstermesini istediği kaydedildi.

Haberde, mektupta, Trump’ın çatışmalarda hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuk için gösterdiği şefkatin hatırladığı belirtilerek, Gazzeli çocuklar için de aynı çabayı ortaya koyması çağrısı yapıldığı aktarıldı.

Fransa

Fransız dergisi Le Point, “Seslerimizi birleştirmeliyiz: Emine Erdoğan Melania Trump’ı Gazze’nin çocuklarını desteklemeye çağırdı” başlığıyla verdiği haberde, Erdoğan’ın Trump’tan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Gazze’deki çocukların durumu hakkında görüşmesini istediğini belirtti.

Haberde, Erdoğan’ın Gazze’deki açlığa dikkati çeken Birleşmiş Milletler (BM) raporunun yayınlanmasının ardından Trump’a böyle bir çağrıda bulunduğu ifade edildi.

Fransız 20 minutes gazetesi, “Gazze: Emine Erdoğan, Melania Trump’a aç bırakılan Filistinli çocuklar için çağrı yaptı” başlıklı haberinde Erdoğan’ın Trump’ın Netanyahu’ya da bir mektup göndermesini istediği ve bunun “Filistin halkı için tarihi bir sorumluluk” olduğunu hatırlattığı kaydedildi.

Fransız Le Figaro gazetesi “Bir anne, kadın ve insan olarak: Emine Erdoğan Melania Trump’ı Gazze’deki çocukların haklarını savunmaya çağırdı” başlığıyla sunduğu haberde, mektuptaki “Sizin mektubunuzdaki duyguları, bir anne, bir kadın, bir insan olarak derinden paylaşıyor, aynı umudu Gazze’nin barışa ve huzura susamış çocukları için de yeşertmenizi diliyorum. ” ifadelerine yer verildi.

Almanya

Alman NTV kanalının çevrim içi haber portalı “Erdoğan’ın eşi Melania Trump’a duygusal mektup yazdı” başlığıyla duyurduğu haberde, Erdoğan’ın Trump’a Gazzeli çocuklar için de duyarlılık göstermesi çağrısında bulunduğu belirtildi.

Alman Der Spiegel dergisinde şu ifadeler kullanıldı:

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Melania Trump’a bir mektup yazdı. Mektupta, Gazze’deki çocuklara destek çağrısında bulundu. Binlerce Gazzeli çocuğun kefenine kazınmış ‘meçhul bebek’ ifadesinin ‘vicdanımızda onarılmaz yaralar açtığını’ belirten Erdoğan, ‘Savaşta hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuğa gösterdiğiniz önemli şefkatin Gazze Şeridi’ne de yansıtılacağına’ inanıyor.”

Bulgaristan

Bulgaristan’da devlet haber ajansı BTA’nın yayınladığı habere dayalı olarak ülkenin en büyük özel televizyon kanalı bTV, “(Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin eşi Olena) Zelenska’nın ardından Emine Erdoğan da Melania Trump’a mektup yazdı: Gazze’ye de aynı empatiyi gösterin” başlıklı bir haber yayınladı.

Haberinde bTV, “Türkiye’nin First Lady’si Melania Trump’tan İsrail Başbakanı’na Gazze’deki insani krizin sona ermesi için çağrıda bulunmasını istedi.” dedi.

Bulgar basınında sanal ortamda yayın yapan Dnevnik gazetesi, BTA’nın haberini yorumsuz olarak kullandı. Emine Erdoğan’ın mektubu ile ilgili sosyal medyadaki paylaşımlar ise Anadolu Ajansının ilgili habere dayandırıldı.

Yunanistan

Emine Erdoğan’ın mektubu, Yunan basınında da geniş yer tuttu.

To Vima gazetesi haberi, “Emine Erdoğan’ın Melania’dan isteği” başlığıyla verirken, Erdoğan’ın Trump’tan Ukraynalı çocuklar için gösterdiği hassasiyeti Filistinli çocuklar için de göstermesini istediği vurgulandı.

EFSYN gazetesi, “Gazze’de soykırım ve ölümcül saldırılar yaşanırken Erdoğan, Trump’a Gazze’deki çocuklar için mektup gönderdi.” ifadesi yer aldı.

Kathimerini gazetesi, ilgili haberinde Erdoğan’ın Trump’ın Gazze’deki çocuklar için harekete geçmesini istediğini belirterek, Gazze’deki çocukların yaşadığı dramı dile getirdiğini ifade etti.

İsviçre

Swissinfo internet sitesinin haberi “Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Gazze’de ‘öldürülen’ 18 bini aşkın çocuk için Melania Trump’a seslendi” başlığıyla servis etti.

Haberde, Erdoğan’ın, Trump’tan, Gazze’de “vahşice katledilen” 18 bini aşkın Filistinli çocuk için de hassasiyet göstermesini istediği bildirildi.

İsviçre’de ulusal çapta yayımlanan tek gazete Blick’in “Emine Erdoğan, Melania Trump’tan Gazzeli çocuklar için yardım istedi” başlığıyla paylaştığı haberinde, Erdoğan’ın, Trump’a Gazze’deki çocuklar için yaptığı çağrıya geniş yer verdi.

Ülkede Fransızca yayın yapan 20 Minuten gazetesi, “Sayın Erdoğan, Gazze’deki çocuklar adına Sayın Trump’a seslendi” başlığını tercih etti.

Haberde, “Türkiye First Lady’si, Amerikalı mevkidaşına, Vladimir Putin’e yaptığı gibi Binyamin Netanyahu’ya da bir ‘barış’ mektubu iletmesi çağrısında bulundu.” ifadeleri kullanıldı.

Emine Erdoğan’ın, “Sizin mektubunuzdaki duyguları, bir anne, bir kadın, bir insan olarak derinden paylaşıyor, aynı umudu Gazze’nin barışa ve huzura susamış çocukları için de yeşertmenizi diliyorum.” sözleri de haberde yer aldı.

Belçika

Belçika’nın Fransızca yayın yapan La Libre gazetesi, resmi haber ajansı Belga’ya dayandırdığı haberinde, mektupta, Erdoğan’ın Trump’a Gazze’deki çocuklar için Netanyahu’ya çağrıda bulunmasını istediğini yazdı.

Haberde Erdoğan’ın “Ukrayna’da hayatını kaybeden 648 çocuğa gösterdiğiniz duyarlılığın, Gazze’de iki yıldan kısa sürede hayatını kaybeden 18 bini çocuk, toplam 62 bin sivil için de geçerli olmasını umut ediyorum” ifadelerine yer verildi.

Haberde BM’nin Gazze’de resmi olarak kıtlık ilan ettiği hatırlatılarak Erdoğan’ın Trump’ın Gazze halkı adına tarihi bir sorumluluk üstlenebileceğini vurguladığı aktarıldı.

Belçika’nın Flamanca yayın yapan kamu kanalı VRT de yine Belga’ya dayandırdığı haberini “Emine Erdoğan, Melania Trump’a Gazze hakkında mektup yazdı: ‘Çocuk mezarlığına döndü'” başlığıyla servis etti.

Haberde, “Türkiye’de ‘First Lady’ Emine Erdoğan, Ukrayna’daki çocuklarla ilgili konuşmasının ardından, Amerikalı mevkidaşı Melania Trump’tan da Gazze Şeridi’ndeki çocukların çektiği acılar hakkında konuşmasını istiyor. Bunu bir mektupta dile getiriyor. Dikkat çekici mi? Emine Erdoğan (Gazze konusunda) sesini sık sık yükseltiyor.” ifadeleri kullanıldı.

Çekya

Çekya’da yayımlanan Blesk gazetesi de konuyu, “Erdoğan’ın eşi, Melania Trump’a Gazze’deki çocuklar hakkında mektup yazdı” başlığıyla sayfasına taşıdı.

Erdoğan’ın, Trump’ın Ukraynalı çocuklar için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki çocuklar için de göstermeye çağırdığı belirtildi.

Bosna Hersek, Sırbistan ve Karadağ

Bosna Hersek’in en çok okunan haber portallarından “Klix”, “First Lady’ler arası iletişim” başlığını kullandı.

Ülkenin en çok okunan gazetesi “Dnevni Avaz”ın haber sitesi de Erdoğan’ın Trump’a Gazze’deki insani krizi anlatan bir mektup gönderdiğini aktardı.

Sırbistan’ın haber ajansı Tanjug, Erdoğan’ın Gazze mektubuna detaylı yer verdi.

Sırbistan’da en çok okunan haber portallarından “Blic”, “Emine Erdoğan, Melania Trump’tan Gazze’deki çocukları da düşünmesini istedi” başlığı kullandığı haberinde, mektubun detaylarına yer verdi.

Karadağ’ın en çok okunan haber portallarından “CDM” de Erdoğan’ın Trump’tan Gazze’deki çocukları da düşünmesini istediğini vurguladı.

Avustralya, Malezya, Singapur ve Bangladeş

Avustralya merkezli 9news haber sitesi, “Emine Erdoğan, Melania Trump’a Gazzeli çocuklar hakkında konuşması çağrısı yaptı.” başlığıyla mektubu haberleştirdi. Haberde, mektubun içeriğine geniş yer verildi.

Malezya merkezli Free Malaysia Today haber sitesi, Erdoğan’ın, Melania Trump’a Gazzeli çocuklara destek vermesi çağrısı yaptığını başlığa taşıyarak mektubun içeriğini aktardı.

Erdoğan’ın, “Sizin mektubunuzdaki duyguları, bir anne, bir kadın, bir insan olarak derinden paylaşıyor, aynı umudu Gazze’nin barışa ve huzura susamış çocukları için de yeşertmenizi diliyorum.” ifadeleri kullanıldı.

Singapur merkezli The Straits Times haber sitesi, Erdoğan’ın, Trump’a mektubunu manşete taşıyarak “Emine Erdoğan, Filistin’in küresel olarak tanınmasını vurgulayarak Melania Trump’ın çağrısının tarihi bir görev olacağı mesajını verdi.” ifadelerine yer verildi.

Bangladeş resmi ajansı Bangladesh Sangbad Sangstha (BSS), “Erdoğan’ın eşi, Melania Trump’ı Gazzeli çocuklar için konuşmaya çağırdı.” başlıklı haberinde mektubun detaylarını da kullandı.

Haberde, Erdoğan’ın mektuptaki “Savaşta hayatını kaybeden 648 Ukraynalı çocuk için gösterdiğiniz bu önemli hassasiyetinizi daha da güçlü bir şekilde, 2 senede 18 bini çocuk olan 62 bin masum sivilin zalimce katledildiği Gazze için de göstereceğinize inanıyorum.” ifadesi yer aldı.

Pakistan, Hindistan ve Japonya

Pakistan’da yayın yapan Dawn gazetesi, Erdoğan’ın Trump’a Gazze hakkında konuşması çağrısını başlığa taşıdı. Haberde, Erdoğan’ın mektubunda, Trump’ın Putin’e Ukrayna ve Rusya’daki çocuklarla ilgili olarak gönderdiği mektuba değindiği aktarıldı.

Haberde, Erdoğan’ın, “Dünyanın ortak bir uyanışa geçtiği, Filistin’in tanınmasının küresel bir iradeye dönüştüğü bu günlerde, Gazze adına sizden gelecek bir çağrının, Filistin halkına tarihi bir sorumluluğun da ifası olacağı kanaatindeyim.” ifadesine yer verildi.

Hindistan merkezli Times of India haber sitesi, “Gazzeli çocuklar için de konuşun: Türk First Lady, Putin’e mektup gönderen Melania Trump’a mektup yazdı” başlığını kullandı.

Japonya merkezli Japan Today haber sitesi de Erdoğan’ın Trump’a çağrısını haberleştirdi.

Katar

Emine Erdoğan’ın mektubu, Orta Doğu ülkelerindeki medya kuruluşlarında da geniş yer aldı.

Katar merkezli Al Jazeera, Al Jazeera Mubasher ve Al Jazeera Arabic kanalları Erdoğan’ın Trump’a yazdığı mektuba geniş yer verdi.

“Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a: Gazze’deki çocuklar için de sesinizi yükseltin” başlığıyla verilen haberlerde, Erdoğan’ın, Trump’a Gazzeli çocuklara destek çağrısına yer verildi.

Katar’ın önde gelen gazetelerinden El-Arabi el-Cedid de haberi “Emine Erdoğan’dan Melania Trump’a Gazze çağrısı” başlığıyla yayınladı. Haberde Erdoğan’ın, İsrail’in saldırıları ve ablukası altında yaşam mücadelesi veren çocuklara dikkati çektiği belirtildi.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri

Suudi Arabistan’da İngiltere merkezli Arapça yayın yapan Şarkul Avsat gazetesi, haberi “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın eşi, Trump’ın eşine Gazze’deki çocuklar için çağrı yaptı” başlığıyla okuyucularına sundu. Haberde, Erdoğan’ın Gazze’deki insani dramı gündeme taşıdığına vurgu yapıldı.

BAE merkezli Sky News Arabia televizyonu mektubu “Emine Erdoğan’dan Gazze’deki çocuklara dikkat çekme çağrısı” başlığıyla duyurdu. Kanal, mektupta Trump’ın Ukrayna konusunda gösterdiği duyarlılığın Gazze’deki çocuklar için de geçerli olması gerektiği yönündeki ifadeleri öne çıkarıldı.

İsrail

İsrail’deki Maariv gazetesi, Erdoğan’ın Trump’a yazdığı mektubu “Erdoğan’ın eşinden Beyaz Saray’daki Başkan’ın eşine: Netanyahu’ya baskı yapın” başlıklı haberiyle okuyucularının dikkatine sundu.

Haberde, Erdoğan’ın, Trump’a Gazze’deki çocuklara da destek vermesini istediği belirtildi.

Yedioth Ahronot gazetesinin “Putin’e Mektup, Erdoğan’ın eşinden Melania’ya Talebi: Netanyahu’ya da Bir Mektup Gönderin” başlıklı haberinde, Erdoğan’ın Trump’tan Putin’e yazdığı mektubundaki çağrısının benzerini Gazze’deki çocuklar adına Netanyahu’ya da yapmasını istediği belirtildi.

Filistin

Filistin basınından Alkuds Alarabi, Kuds el-İhbariyye, Shehab Agency ve Alhadath gazeteleri Erdoğan’ın mektubunu geniş bir şekilde haberleştirdi.

Haberlerde, Erdoğan’ın, “Gazze’de çocukların en temel haklarından bile mahrum bırakıldığını” vurguladığı aktarıldı.

Mısır

Mısır merkezli AlGhad televizyonu, mektubu “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın eşinden Melania Trump’a: Gazze’deki çocuklar için de harekete geçin” başlığıyla ekrana taşıdı.

Mısır’ın “Ahbar el-Yevm” gazetesi de Erdoğan’ın Trump’a yazdığı mektuba geniş yer verdi.

Lübnan

Lübnan resmi haber ajansı NNA’da, Erdoğan’ın mektubuna ilişkin haberi “Emine Erdoğan, Melania Trump’ı Gazze’deki çocuklar hakkında mesaj vermeye çağırdı” başlığıyla yayınlandı. Haberde mektuba detaylı yer verildi.

Lübnan basınından MTV, mektubu “Erdoğan’ın eşinden Trump’ın eşine: Umarım Gazze’deki çocuklara da aynı umudu verirsiniz” başlığıyla sayfasına taşıdı.

MTV haberinde Erdoğan’ın, Trump’a, Ukraynalı çocuklara verdiği mesajın aynısını Gazze’deki Filistinli çocuklara da göndermesi çağrısında bulunduğu ifadelerini yer verdi.

Lübnan’ın önde gelen haber sitelerinden Lebanon Debate de Erdoğan’ın mektubunu “Gazze’deki çocuklara da aynı duyarlılığı gösterin” başlığıyla yayınladı.

Fas

Fas’ın “İstiklal” gazetesi, mektubu “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın eşi, Trump’ın eşine Gazze mesajı gönderdi” başlığıyla aktardı. Haberde Erdoğan’ın, Gazze’deki çocukların yaşadığı zorlukların altını çizdiği belirtildi.

İran

İran medyasında konuyla ilgili verilen haberler, genel olarak Erdoğan’ın Trump’tan Ukrayna’daki gibi Gazze’de de yaşanan insani krize karşı duyarlı olmasını hatırlattığı şeklinde sunuldu.

İran resmi haber ajansı IRNA, mektubu, “Erdoğan’ın eşi Melania Trump’a: ‘Gazzeli çocuklar Ukraynalı çocuklar gibi mutluluğu hak ediyor'” başlığıyla abonelerine sundu.

Haberde, “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın eşi Emine Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a hitaben yazdığı resmi mektupta, kendisinden Ukrayna’daki insani krize ve bu ülkenin çocuklarına gösterdiği empati ve duyarlılığın aynısını Gazze’deki feci duruma ve Filistinli çocuklara da göstermesini istedi.” ifadeleri kullanıldı.

Ülkenin ek köklü gazetelerinden İttilaat, mektubu “Erdoğan’ın eşi Melania Trump’a: ‘Gazzeli çocuklar Ukraynalı çocuklar gibidir'” başlığıyla detaylı haberleştirdi. Haberde, “Türk First Lady, ABD First Lady’sinden, Ukrayna’da olduğu gibi Gazze’de de yaşanan insani krize karşı empati göstermesini istedi.” ifadeleri kullanıldı.

Yarı resmi Öğrenci Haber Ağı (SNN) “Erdoğan’ın eşinden Melania Trump’a mektup: Filistinli çocukların acılarına dikkat edin” başlığıyla verilen haberde, “Türkiye’nin First Lady’si, Melania Trump’a bir mektup yazarak, Ukrayna’daki savaşta gösterdiği şefkatin aynısını Gazze’deki insani duruma da göstermesini istedi.” ifadeleri yer aldı.

Yarı resmi İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA) da mektubu, “Emine Erdoğan’ın Melania Trump’a Gazze ile ilgili talebi” başlığıyla detaylı aktardı.

Rusya

Rus TASS haber ajansı, “Emine Erdoğan, Melania Trump’ı Gazze’deki çocukların durumu hakkında düşüncesini açıkça söylemeye çağırdı” başlığı ile verdiği haberde, mektuba geniş yer verdi.

RİA haber ajansı “Erdoğan’ın eşi Melania Trump’tan Netanyahu’ya mektup yazmasını istedi” başlığı vererek kullandığı haberde, Erdoğan’ın Trump’tan Netanyahu’ya 18 binden fazla çocuğun hayatını kaybettiği Gazze’deki saldırıları durdurması çağrısında bulunmasını istediği ifade edildi.

Kommersant gazetesinde, “Erdoğan’ın eşi, Melania Trump’tan Ukraynalı çocuklara olduğu gibi Gazzeli çocuklara da arka çıkmasını istedi” başlığıyla mektuba geniş yer verdi.

İzvestiya gazetesi, “Emine Erdoğan, Melania Trump’ı Gazze’deki çocukların kaderine müdahale etmeye çağırdı” başlığı attığı haberinde, Erdoğan’ın, “Ama hayatta kalmayı başarmış 1 milyonu aşan Gazzeli çocuk için hala bir şansımız var. Vakti çoktan geldi.” ifadelerini kullandığını aktardı.

Rossiskaya Gazeta haberinde, Erdoğan’ın, Trump’ın Putin’e gönderdiği mektuptan ilham aldığını ifade ettiğine dikkati çekildi.

Vzglyad gazetesi de “Erdoğan’ın eşi, Gazze’deki çocuklar konusunda Melania Trump’a seslendi” ifadeleriyle söz konusu mektuba ilişkin haberi okuyucularına iletti.

Azerbaycan

Azerbaycan’dan Qafqazinfo haber portalı, Emine Erdoğan’ın Melania Trump’ı Ukrayna’daki savaşa gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani krize de yansıtması için çağrıda bulunduğunu yazdı.

Yeni Müsavat gazetesi, mektupta yer alan “Sizin 648 Ukraynalı çocuğa gösterdiğiniz merhametin Gazze çocuklarına da gösterileceğine inanıyorum. Çünkü son iki yılda 62 bin masum sivil, aralarında 18 bin çocuğun da bulunduğu, acımasızca katledildi.” ifadelerini öne çıkardı.

Report haber ajansı ise Erdoğan’ın, Trump’ın Putin’e yazdığı mektuptan ilham aldığını aktardı.

Kazakistan

Kazakistan Devlet Haber Ajansı Kazinform “Emine Erdoğan, Melania Trump’a mektup gönderdi” başlığıyla bir haber yayımlandı.

Anadolu Ajansının kaynak gösterildiği haberde, Erdoğan’ın Melania Trump’a gönderdiği mektupta, Gazze’deki insani krize de duyarlılık göstermesi çağrısında bulunduğu bildirilerek mektubun fotoğrafına yer verildi.



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

“Common Mind” sessions were held at the 33rd Consultation and Evaluation Meeting of the AK Party

Published

on


In the camp, which started with the speech of President and AK Party Chairman Recep Tayyip Erdoğan, “Common Mind” sessions were held in 4 different halls with the participation of Cabinet members in order to cover all aspects of the main areas of action of the ministries and to bring together different perspectives.

Common Sense sessions were held at the 33rd Consultation and Evaluation Meeting of the AK Party

In the sessions, which aimed to create a strong evaluation basis from the field to the center and to provide a consultation environment where demands from citizens can be conveyed directly, the Ministers answered the questions of the participants and gave information about their work.

The Security Sessions in this context were moderated by AK Party Deputy Chairman Ali İhsan Yavuz, Faruk Acar, Kürşad Zorlu and Hasan Basri Yalçın.

Minister of Justice Akın Gürlek, Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan, Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi and Minister of National Defense Yaşar Güler attended the Security Sessions.

AK Party Deputy Chairman Mustafa Demir, Zafer Sırakaya, Hüseyin Yayman and Nilhan Ayan moderated the Development Sessions.

Minister of Energy and Natural Resources Alparslan Bayraktar, Minister of Environment, Urbanization and Climate Change Murat Kurum, Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Minister of Agriculture and Forestry İbrahim Yumaklı attended the Development Sessions.

The Economic Sessions were moderated by AK Party Deputy Chairman Ahmet Baha Öğütken, Nihat Zeybekci, Ömer İleri and Mustafa Şen.

Minister of Labor and Social Security Vedat Işıkhan, Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır, Minister of Treasury and Finance Mehmet Şimşek and Minister of Trade Ömer Bolat took part in the sessions.

Community Sessions were held under the moderation of AK Party Deputy Chairman Fatma Betül Sayan Kaya, Belgin Uygur, Halit Yerebakan and AK Party Group Deputy Chairman Özlem Zengin.

Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş, Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak, Minister of Culture and Tourism Mehmet Nuri Ersoy, Minister of National Education Yusuf Tekin and Minister of Health Kemal Memişoğlu attended the sessions.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Cevdet Yılmaz: “We need to bring together knowledge, science and technology with wisdom”

Published

on


Cevdet Yılmaz: We need to combine knowledge, science and technology with wisdom

Stating that the “Memorization Project with Formal Education” is an exemplary model that brings together the tradition of memorization that has been kept alive for centuries with the educational approach of the age, Yılmaz said that thanks to this project carried out in cooperation with the Presidency of Religious Affairs and the Ministry of National Education, students can complete their memorization without interrupting their education life, and they have the pleasure of memorizing the Holy Quran while continuing their academic development.

Stating that in this respect, the project reveals a strong approach that shows that academic success and spiritual development complement each other, Yılmaz said, “I would like to express that tens of thousands of our students all over our country have met with this project since 2019. The fact that thousands of our children have completed their hafiz education shows how strongly this vision has been adopted by our nation.” he said.

Vice President Yılmaz said that Ibn Sina, Farabi, Biruni, Harizmi, Nasiruddin Tusi, Imam Ghazali, Fahreddin er-Razi and many other great scholars were educated in the Qur’an and nourished by the tradition of hafiz, thus bringing together faith and knowledge, science and wisdom, wisdom and morality in the same pot.

Cevdet Yılmaz: We need to combine knowledge, science and technology with wisdom

Yilmaz said:

“Our nation and all of humanity need young people who are pioneers with their knowledge, exemplary with their morals, committed to their values, and responsible, more than ever. I believe that you, too, will provide beneficial services to our country, our nation, and all humanity with the direction you take from the Quran, and you will be strong representatives of a generation that embraces knowledge and wisdom together. Science is a concept that is at the center of our civilization. But I would also like to underline this. Today, there is a lot of science and technology in the world. We see societies that have advanced. Unfortunately, there are countries that have advanced in science and technology among those that committed the greatest destruction and massacres in history. We experienced and saw this most recently in Gaza.

Cevdet Yılmaz: We need to combine knowledge, science and technology with wisdom

Science and technology are of course very important, but they are not sufficient. If science and technology alone were sufficient, we would not have seen this genocide in Gaza, this genocide would not have happened. We need to bring together knowledge, science and technology with morality, law, compassion and wisdom. When we do this, we truly serve humanity. With this understanding, we will combine science and virtue and show humanity that what is happening is not fate. You, our precious hafizes, are this generation and you are in a position to guide humanity.”


News Entry
Muhammed Emin Akyıldırım – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Denial from the Immigration Administration to Özdağ’s provocation: “Unfounded allegations should not be relied upon”

Published

on


The Directorate of Migration Management of the Ministry of Internal Affairs stated that the claims of Victory Party Chairman Ümit Özdağ regarding Syrians under temporary protection status who voluntarily returned from Türkiye to Syria do not reflect the truth.

Denial of Özdağ's provocation from the Immigration Administration: Unfounded allegations should not be relied upon

“THE PUBLIC SHOULD BE CORRECTLY INFORMED”

In the statement made by the Presidency, it was stated that Özdağ’s claims regarding the return of Syrians under temporary protection to their country were unfounded and that it became necessary to inform the public correctly.

It was noted that the figure announced by the Minister of Internal Affairs, Mustafa Çiftçi, represents the total number of Syrians who have returned to Syria voluntarily since 2016.

Denial of Özdağ's provocation from the Immigration Administration: Unfounded allegations should not be relied upon

“VOLUNTARY, SAFE, HONORABLE AND REGULAR RETURN”

It was stated that the number shared by Türkiye’s Ambassador to Damascus, Nuh Yılmaz, refers only to those who returned voluntarily, safely, honorably and regularly as of December 8, 2024.

In the statement, it was emphasized that the Directorate of Migration Management shares the data regarding Syrians under temporary protection status in Türkiye transparently with the public on a weekly basis on its official website, and it was reported that according to current records, the number of Syrians under temporary protection status in the country is 2 million 255 thousand 317.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS… Harsh reaction from Alevis to Garip Dede provocation! Great anger towards Özgür Özel and his supporters: You turned it into a rally area!

Published

on


BREAKING NEWS... Harsh reaction from Alevis to Garip Dede provocation! Great anger towards Özgür Özel and his supporters: You turned it into a rally area!

“YOU TURNED IT INTO A Rally!”

In the joint statement, the joint statement said, “During the recent events, the cemevi area has been turned into a political rally area by some political actors and their supporters. A hate crime that should never have happened in a cemevi was committed and ugly slogans were shouted against a politician. We saw with sadness that during all these events, neither the politicians present in the area nor the Garip Dede Dervish Lodge managers felt the need to intervene in the disrespect that included this hate crime.”

BREAKING NEWS... Harsh reaction from Alevis to Garip Dede provocation! Great anger towards Özgür Özel and his supporters: You turned it into a rally area!

CONDEMNATION AND PROTEST

In the statement, it was emphasized that the resulting situation was unacceptable and said, “On a holy day like Muharram 10, we strongly condemn those who disregard our values ​​and exploit our faith for their political gain. We protest the administrators of Garip Dede Dervish Lodge who turn a blind eye to this situation, especially the person who is both a member of parliament and continues to stubbornly continue to head a religious institution.”

BREAKING NEWS... Harsh reaction from Alevis to Garip Dede provocation! Great anger towards Özgür Özel and his supporters: You turned it into a rally area!

WHO SIGNED?

The federations that signed the declaration are listed as follows: Afyonkarahisar Hacı Bektaş Veli Cultural Associations Federation, Anatolian Abdallar Cemevi Federation, Anatolian Foundations Federation, Ehl-i Beyt Associations Federation, Khorasan Saints Associations Federation, Tahtacı Cultural Associations Federation.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Son dakika | Başkan Erdoğan’dan 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda tarihi mesaj: AK Parti bir Türkiye kitabıdır!

Published

on


Son dakika haberi: Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda, gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız.” dedi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, ülkenin dört bir yanında AK Parti’nin millet davasını ve Türkiye sevdasını göğsünün üzerinde bir madalya misali gururla taşıyan tüm yol arkadaşlarına selamlarını ve sevgilerini gönderdiğini söyledi.

Erdoğan, “Yine burada şairin ‘Dostlar ki bir kere bile selamlaşmadık/aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz” dediği gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde özellikle kalbi bizimle atan tüm dostlarımıza, kardeşlerimize en derin muhabbetlerimi iletiyorum. AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33’sünde bir kez daha sizlerle beraber olmanın, sizlerle hasbihal etmenin, siz kardeşlerimle hasret gidermenin memnuniyetini yaşıyorum. Davetimize icabet ederek kampımızı teşrifleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Toplantımızın ve burada iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. Daha önceki buluşmalarımızda olduğu gibi değerli fikirlerinizle, görüş ve önerilerinizle istişare toplantımıza kıymetli katkılar sunacağınıza inanıyor, sizlerden kanaatlerinizi samimiyetle paylaşmalarını özellikle rica ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan’dan 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda tarihi mesaj: “AK Parti bir Türkiye kitabıdır!” | Video

Konuşmasının başında şu hatırlatmayı yapmak istediğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Biz ne kendi içimizde ne de milletimizle aracılarla konuşan, perdeyle konuşan bir kadro asla olmadık. Partimizin kuruluşundan itibaren yatay ve dikey iletişim kanallarını açık tutmaya, danışma ve istişare kültürünü işletmeye özel önem verdik. Düşüncelerimizi özgürce dile getirdik, eleştirilerimizi serbestçe ifade ettik. Kendi muhasebemizi hem de çok cesur biçimde, çok öz güvenli bir şekilde yaptık. Partimiz için, hareketimizin istikbali için, mücadelemizin başarısı için en doğru siyaset neyse ortak akılla onu bulmanın ve uygulamanın gayretinde olduk. Birlikte tespit ettiğimiz hedefler doğrultusunda, gönül birliği içinde, omuz omuza vererek yolumuza kararlılıkla devam ettik. İnşallah 33. İstişare Toplantımızda da aynısını yapacağız.”

Erdoğan, toplantının basına açık kısmın ardından yol arkadaşlıklarının gereği olarak dostane bir atmosferde gündemlerindeki konuları etraflıca ele alacaklarını belirterek “Bugün ve yarın meselelerimizi konuşacak, tartışacak, müzakere edecek, inşallah ufkumuz aydınlanmış, kardeşliğimiz güçlenmiş, muhabbetimiz tazelenmiş bir şekilde toplantımızı tamamlayacağız.” dedi.

Cenabıallah’tan toplantılarını ve istişarelerini bereketli kılmasını dileyen Erdoğan, “Değerli yol arkadaşlarım, bugün 33. Geleneksel İstişare Toplantımızı yaparken inşallah bir buçuk ay sonra da AK Parti’mizin kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacağız. 14 Ağustos 2001’de başlayan yolculuğumuz, artık çeyrek asrı geride bırakıyor. Çeyrek asırdır önce Cenabıallah’ın yardımı, sonra kaderimizi kaderiyle bütünleştirdiğimiz aziz milletimizin desteğiyle Türkiye’ye hizmet ediyoruz. 25 yıldır durmadan, duraksamadan, yılmadan ve yorulmadan ülkemize, milletimize hizmetkarlık etmenin bahtiyarlığı içindeyiz.” diye konuştu.

“AYNI İSTİKAMETE İLERLEYEN, GÖNÜLLERİ AYNI, ÜLKÜDE KENETLENMİŞ BİR TOPLULUĞUZ”

Başkan Erdoğan, bir hususun altını özellikle çizmek istediğini söyleyerek şunları kaydetti:

“Biz millet olarak öyle rastgele bir araya gelmiş, tarih yolculuğu içinde tesadüfen karşılaşmış, zamanın ve coğrafyanın zorlamasıyla kaynaşmış bir topluluk değiliz. Biz birbirine yabancı ve birbirine tahammül etmek zorunda olan bir topluluk, öyle bir millet de değiliz. Türkiye’nin tamamı, 86 milyon, hep birlikte, ortak bir tarihe, ortak bir kadere, şühedanın kanlarıyla sulanmış ortak bir vatana sahibiz. Her şeyden önce biz aynı Peygamber’in ümmeti olarak, aynı mukaddes kitabın nuruyla aydınlanan, aynı kubbenin altında nefes alan, aynı ezanı terennüm eden, bizi bir eden, bizi beraber eden, bizi tek bir millet eden ortak bir imana sahibiz. Yorumlar farklı olabilir, düşünceler farklı olabilir, anlayışlar farklı olabilir, değerlendirmelerimiz farklı olabilir. Mezheplerde, üslupta, yolda, yöntemde farklı kulvarlarda olabiliriz. Meseleleri ele alma biçimleri farklı olabilir, çözüm önerileri farklı olabilir, yaşam tarzları, hassasiyetler farklı olabilir. Ancak nihayetinde hepimiz aynı vatan toprağı üzerinde, aynı bayrak altında, aynı hilalin gölgesinde, aynı istikamete ilerleyen, gönülleri aynı, ülküde kenetlenmiş bir topluluğuz.”

Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece üstenci bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır, Türkiye bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye bu meselede normalleşmiştir.” dedi.

Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda konuşan Erdoğan, bir şeyi çok açık ve net söylemek istediğini dile getirdi.

Başkan Erdoğan, “Bu ülkede Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir. Bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü ve düşüncesi ne olursa olsun, değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır, o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın ve bu devletin sahibidir. Bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil, bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir. 86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir.” diye konuştu.

AK Parti olarak kuruluş çalışmalarına başladıkları ilk andan itibaren kutuplaştırmanın, ayrıştırmanın, ötekileştirmenin, dışlamanın etrafında değil, birleştirmenin, kucaklaştırmanın, barıştırmanın, kaynaştırmanın etrafında yer aldıklarını ifade eden Erdoğan, “Biz hangi alanda olursa olsun bir hak mücadelesi verirken üstünlük sağlamanın, imtiyaz sağlamanın değil, eşitlik ve adalet mücadelesini verdik. Bizim AK Parti olarak eşitlik ve adalet mücadelemiz birileri tarafından kutuplaştırma, ayrıştırma olarak lanse edildi. İmtiyazlarını kaybedenler bizi toplumu kamplaştırmakla suçladılar. Hayır, tam tersine biz normalleşmenin mücadelesini verdik.” dedi.

“BAŞÖRTÜSÜ BU TOPRAKLARIN NORMALİDİR”

Erdoğan, kendi evlatları da dahil olmak üzere bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmelerinin ve çalışmalarının on yıllar boyunca engellendiğini söyledi.

Başörtülü kızların ve kadınların başlarını inançlarının bir gereği olarak örttüklerini dile getiren Erdoğan, “Daha da ötesi bu ülkede dindar olsun ya da olmasın kadınlar yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız, siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, kadınlarla birlikte on yıllar boyunca tesettür mücadelesi verirken bir imtiyazın, ayrıştırmanın, kutuplaştırmanın, diğerlerini ötekileştirmenin, diğerlerinin özgürlüklerine müdahale etmenin peşinde asla olmadıklarının altını çizerek, şöyle devam etti:

“Biz sadece normalleşmenin, eşitliğin, adaletin, böylece kaynaşmanın ve böylece kucaklaşmanın peşindeydik. Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor, başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler son derece üstenci bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Herkes şunu anlamalıdır. Türkiye, bu meseleyi artık geride bırakmıştır. Türkiye, bu meselede normalleşmiştir. Türkiye, bu meselede eşitlik ve adalet çizgisine gelmiştir. Türkiye, bu meselede olması gereken ama on yıllar boyunca geciktirilen, on yıllar boyunca engellenen makul zemine ulaşmıştır. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir. Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir, belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Yaşmağı, yazması, tülbendi, çarşafı, özellikle örtmesi, ehramı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir. İnşallah ebediyen de normal olacaktır. Bakın, bu yeni normal de değildir, bu tüm zamanların normalidir, bin yıllık normalimizdir. Önümüze çıkan her meselede ilkemiz işte budur.”

Türkiye’deki 86 milyonun başka bir vatanı, başka bir yurdu ve mensubu olduğu başka bir milleti olmadığını belirten Erdoğan, herkesin bu topraklarda birlikte yaşadığını, birlik ve beraberlik içinde olduğunu ve son nefese kadar da birlikte olmaya devam edileceğini söyledi.

Erdoğan, “Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik. Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez. Geçmişte olduğu gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz, mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu hiç kimsenin haddi de değil, hakkı da değildir. Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa, bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir. Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa, Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır. AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz.” diye konuştu.

“FARKLILIKLARIMIZ BİZİ DÜŞMANLAŞTIRMAMALI, BİZİ BİRBİRİMİZE ASLA HASIM YAPMAMALI”

Siyasetin “aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde” anlayışıyla yapılmayacağını vurgulayan Erdoğan, siyasetin uzlaşma, konuşma, müzakere, farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabası olduğunu ifade etti.

Erdoğan, “Her meselede birebir aynı düşünmek mecburiyetinde değiliz ama ülkenin ve milletin menfaatine olan konularda bir araya gelmek, ortak bir paydada buluşma iradesini, bu erdemi göstermek zorundayız. Bunu da kendimiz, kendi ikbalimiz için değil, milli bir ödev bilinciyle milletin istikbali için yapmak durumundayız.” dedi.

Cumhur İttifakı çatısı altında, Milliyetçi Hareket Partisi ve lideri Devlet Bahçeli ile bunun en güzel örneğini sergilediklerini dile getiren Erdoğan, farklı siyasi partiler olarak ülkenin bekası, milletin sulh ve selameti için güç birliği yaptıklarını, ortak noktalarda buluştuklarını, Cumhur İttifakı’nı kurduklarını, Yenikapı ruhuyla millete birlikte hizmet ettiklerini söyledi.

Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisinin seçmeniyle de diğer partilerin seçmenleriyle de her konuda aynı düşünmediklerini belirterek, “Ama hepimiz aynı vatanın, aynı toprağın, çoğu zaman aynı ailelerin çocuklarıyız. Gündüz siyaset meydanlarında, kürsülerde birbirimize rakip olabiliriz fakat akşam aynı gök kubbenin altında toplanıyor, kimi zaman aynı çatının altında, aynı sofrada buluşuyor, aynı çorbaya kaşık sallıyoruz. Siyasi farklılıklarımız bizi düşmanlaştırmamalı, bizi birbirimize asla hasım yapmamalı, fikir ayrılıklarımız bizi birbirimizden uzaklaştırmamalı, aramızı açmamalı.” ifadelerini kullandı.

Bunları samimiyetle söylerken bir gerçeği de göz ardı etmediklerini kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

“Bu ülkede siyasi rekabeti husumete çeviren, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya çeviren, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur. ‘Öyle düşünmeyeceksin’, ‘öyle giyinmeyeceksin’, ‘o kitabı okumayacaksın’, ‘öyle yazmayacaksın’ dediler. ‘O dili konuşmayacaksın’, ‘o türküyü dinlemeyeceksin’, ‘oraya gitmeyeceksin’, ‘onu öğrenmeyeceksin, öğretmeyeceksin’ dediler. Bu milleti ayırdılar, ayrıştırdılar, kutuplaştırdılar. Siyasi rekabeti husumete, çatışmaya dönüştürdüler. İşte en son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Suriyeli sığınmacılar üzerinden yürüttükleri çirkin kampanyayla mazlumları ayırdılar.”

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum, biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız.” dedi.

Başkan Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, parti olarak 25 yıl boyunca yasakları kaldırmanın, hak ihlallerine son vermenin çabası içinde olduklarını, normalleşmenin, kardeşlik ve milleti kucaklaştırmanın mücadelesini verdiklerini söyledi.

15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Cumhur İttifakı’nı kurarak bu mücadeleyi daha da güçlendirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biliyorsunuz şu anda CHP içinde bir çatışma, bir ayrışma var. Her zaman söyledim, yine söylüyorum, biz CHP içindeki bu kavganın, bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikayet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler, şimdi de ceremesini çekiyorlar.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, CHP’nin içindeki dış mihraklardan kurtulmasının hem Türkiye siyaseti adına hem Türkiye adına hayırlı olacağını ifade ederek, “Başarabilirler mi, başaramazlar mı elbette bunu biz bilemeyiz. Ancak Türkiye’nin her türlü vesayetten arınmış bir ana muhalefet partisine ihtiyaç duyduğu son derece açıktır. Gücünü tabandan almayan, gücünü seçmeninden almayan, gücünü Türkiye üzerine hesabı olan birtakım dış güçlerden, gücünü yolsuzlukla elde edilmiş yetim hakkından, kara paradan, haram paradan alan bir muhalefet Türkiye’ye fayda getirmez, zarar getirir. Kendisiyle barışık olmayan, kendi evinde huzur bulunmayan, kendi içinde birlik olmayan, teşkilatlarının biri Şam’dan, biri şarktan çalan bir yapının Türkiye’ye de milletimize de sunabileceği hiçbir katkı yoktur. Bizim bütün arzumuz Türkiye’nin normalleşmesidir. Bu elbette her konuda mutabık olabileceğimiz anlamına gelmez. Ancak iktidar kadar muhalefetin de ayaklarının bu vatan topraklarına basması, bu milletin değerlerinden beslenmesi hayati derecede önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

“FETÖ, 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı. O kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken kendimiz için değil devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. Siyonizm adı verilen soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil, herkese kastediyor. Biz de siyonizme karşı mücadele verirken, kendimiz için şahsi mücadele vermiyoruz. Bunu kendimizin, milletimizin topyekün bekası için yapıyoruz. Terör örgütü yaklaşık 40 yıl boyunca kan dökerken, senden benden diye ayırmıyordu. Kürdüyle, Türküyle milletimizin tamamına saldırıyordu. Bugün terörü sona erdirirken belli bir kesim için, belli bir kesimin çıkarı için değil, ülkemiz, vatanımız, devletimiz, milletimiz için sona erdiriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasını kendimiz için değil, bu ülkemiz ve bütün evlatlarımız için, Türkiye’nin aydınlık yarınları için istiyoruz. Aynı şekilde yol yaparken, köprü yaparken, tünel inşa ederken, milyonlarca konut üretirken, Türkiye’nin savunma sanayisini güçlendirirken, eğitimde, sağlıkta, enerjide, her alanda destan yazarken, belli bir kesimi mutlu etmeyi, belli bir kesimin huzurunu, güvenliğini sağlamayı değil, Türkiye’mizi düşünüyor, Türkiye’mizi dert ediniyoruz.”

“SANAL GERİLİMLERLE BU ÜLKENİN ENERJİSİNİN HEBA EDİLMESİNİ İSTEMİYORUZ”

Erdoğan, gereksiz tartışmalarla, çatışmalarla, incir çekirdeğini dahi doldurmayan kavgalarla Türkiye’nin geçmişte yıllarını, enerjisini, fidan gibi delikanlılarını kaybettiğini söyleyerek, “Sağ dediler, sol dediler, Alevi, Sünni, Kürt, Türk dediler. Yıllarca bu millete çok ağır bedeller ödettiler, çok büyük acılar çektirdiler. Biz artık milletimizin yeni bedeller ödemesini istemiyoruz. Sanal gerilimlerle bu ülkenin enerjisinin heba edilmesini istemiyoruz. Raf ömrü dolmuş bayat senaryolarla Türkiye’ye vakit kaybettirilmesini istemiyoruz. Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız elbette olacaktır. Bunlar bizim zenginliğimizdir. Ancak müştereklerimizi daha da çoğaltmak mümkündür ve bunu başarabiliriz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere dış politika gibi, güvenlik gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız.” şeklinde konuştu.

AK Parti’yi kurarken Türkiye’nin bütün renklerinin parti içinde temsil edilmesine özen gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, “AK Parti’nin temellerini ayrıştırma üzerine değil, kucaklaşma üzerine, çatışma üzerine değil uzlaşma üzerine, kutuplaştırma üzerine değil birleştirme ve bütünleştirme üzerine inşa ettik. Biz Mevlana gibi ‘Her ne olursan ol, yine gel.’ dedik. Yunus gibi ‘Gelin, tanış olalım.’ dedik. Hacı Bektaş gibi ‘Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda.’ dedik. 25 yıldır bizim kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır. 25 yıldır soframız, Halil İbrahim sofrasıdır. Gönlümüz okyanus misali geniştir. Türkiye neyse, AK Parti tam olarak işte odur. Bunu kimse yanlış anlamasın. Bunu kimse yanlış yorumlamasın.” değerlendirmesinde bulundu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, “Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var.” dedi.

Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen “AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı”nda yaptığı konuşmada, bir kitabın binlerce sayfasının, her sayfasının da farklı renkte olabileceğini, kitabın her sayfasında farklı bir hikaye, o hikayelerin de farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabileceğini söyledi.

Kitabın her sayfasının ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu olabileceğini ama her kitabın bir kapağının, kitabı bir arada tutan şirazesinin ve onu bütünleştiren cildi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Her kitabın bir dibacesi, mukaddimesi, ön sözü vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır. AK Parti işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana ‘uğurlar olsun’ dediğimiz gibi yolumuza girene de ‘hoş geldin’ der, bağrımıza basarız, yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız.” diye konuştu.

Erdoğan, partilerini kurarken ilkelerini, sınırlarını, çerçevelerini net bir şekilde çizdiklerini, o çizginin dışına çıkmayacaklarını, çıkılmasına da müsaade etmeyeceklerini ve AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayacaklarını dile getirdi.

AK Parti’nin partilerden bir parti olmadığını kaydeden Erdoğan, “Biz bir dava hareketiyiz. Biz bir misyonun temsilcisiyiz. Biz mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Zafere ulaşmak için her yönteme başvuran, zafere ulaşmak için her yolu mübah gören, ilke, hudut, kural tanımayan anlayış bizden uzaktır. Biz ilkelerle hareket eder, sırat-ı müstakim üzere sabitkadem yere basar, zaferi de Allah’ın takdirinden umarız.” dedi.

Erdoğan, AK Parti’nin 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzere kurulduysa bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ettiğini, 25 yıl önce hangi ilkeler ve değerler etrafında kenetlendilerse bugün de aynı ilkeler ve değerler etrafında birbirlerine yoldaşlık ettiklerini ifade etti.

“25 YILLIK DESTAN OLDUK AMA DAVAMIZI UNUTMADIK”

İstikametlerinin ve menzillerinin net olduğunun altını çizen Erdoğan, “Allah’a sonsuz hamdolsun ki şımaranlardan olmadık, başımız dönmedi, makamlarda eriyip gitmedik, tekebbüre kapılmadık, istikametimizi şaşırmadık, yolumuzdan ayrılmadık, menzilimizden sapmadık, milletle gönül bağımızı koparmadık. Hamdolsun, büyüdük, güçlendik, dev olduk, 25 yıllık destan olduk ama davamızı unutmadık. Nereden geldiğimizi, neyi temsil ettiğimizi, nereye gittiğimizi aklımızdan bir an olsun çıkarmadık. Kurulduğumuz gün gibi diriyiz, heyecanlıyız, azimliyiz, gayretliyiz.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yolu şaşıranlar kendi yollarına gittiler. Yorulanlar soluklanmak için çekildiler. Öyle zamanlar oldu ki dostlarımızı kendi ellerimizle toprağa verdik, gözyaşlarıyla Rahmet-i Rahman’a uğurladık ama hiç boşluk çıkarmadık, bırakmadık. Gidenlerin yerine yenileri geldi. Gençler akın akın geldiler, partimize heyecan kattılar, renk kattılar, enerji kattılar. Her zaman söylüyorum, bu dava kadim bir davadır, bu dava kökü mazide, gözü atide mukaddes bir davadır. Bu dava bizden önce vardı, bizden sonra da var olacak. Bu mesele kişisel bir mesele değildir. Bu mücadele kişisel bir mücadele değildir. Bu mücadele millet mücadelesidir, memleket mücadelesidir. Bu mücadele ümmet mücadelesidir, insanlık mücadelesidir. Rabbim ömür verdikçe bu mücadeleyi şanla, şerefle yürüteceğiz. Milletimizin güvenini boşa çıkarmadık, çıkarmayacağız. Milletimizin hayallerini suya düşürmedik, düşürmeyeceğiz. Milletimizin emanetine leke sürmedik, asla leke bulaştırmayacağız. İnandığımız yolda eğilmeden, bükülmeden yürümeye devam edeceğiz.”

Hep birlikte yazdıkları çeyrek asırlık destanda alın teri, emeği, katkısı olan tüm yol arkadaşlarına, partinin en üst kademesinden en uçtaki birimine kadar her bir dava arkadaşına teşekkür eden Erdoğan, AK Parti çatısı altında bulunan, bu harekete omuz veren, fakat bugün aralarında olmayan, Hakk’ın rahmetine kavuşmuş tüm kardeşlerine de Allah’tan rahmet dileyerek, kendilerini hasretle, minnetle yad ettiğini sözlerine ekledi.

Notlar

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, AK Parti için hazırlanan filmin gösterimi yapıldı.

Erdoğan’ın kürsüye çıktığı sırada “Efsane Büyük Başkan Recep Tayyip Erdoğan” adlı şarkı ilk kez katılımcılara dinletildi.

Platformda, “Tarihe Mühür Asra Lider Milletin Bölünmez İradesi 25 Yaşında” sloganına yer verildi.

Başkan Erdoğan’ın konuşması sırasında söylediği “AK Parti bir Türkiye kitabıdır” ifadesi katılımcılarca ayakta alkışlandı.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Speaker of the Grand National Assembly of Turkey Kurtulmuş: Terrorism will be removed from Türkiye’s agenda

Published

on


Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş, made important statements about the agenda in the live broadcast he attended. Referring to the terror-free Türkiye process, Kurtulmuş said, “In my opinion, most of the work is over. In the near future, terrorism will be completely removed from Türkiye’s agenda.”

The highlights of the statements of the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Kurtulmuş, are as follows:

For years, many countries have supported and armed PKK terrorism… Türkiye is starting a new era. Türkiye saw external factors. Terrorism will be completely removed from Türkiye’s agenda. 80 percent of the terrorist work is over. Türkiye’s regional power has increased. The inner castle, which we insistently stood on, was fortified. They saw that it is not possible to threaten Türkiye through Syria.

“NEXT NEXT WE SHOULD NOT HAVE PROBLEMS LIKE PKK”

There is a report published by the commission we created in the Parliament. This report is the road map. Regulations to be made upon the disarmament and dissolution of the terrorist organization. With the alliance of all parties, a law comes to the parliament and passes quickly. The visual in Sulaymaniyah was very important and meaningful. All parties have a constructive tendency. The possible law does not cover everyone. The laws passed will never be amnesty. It will be in the form of an execution arrangement. We shouldn’t have a problem like the PKK next year. I believe that internal and external conditions are suitable.

While the commission was carrying out its work, I considered it important that all parties contributed to the work. I find it important that the Republican People’s Party embraces and contributes to this issue in this commission. I expect the Republican People’s Party to maintain the same attitude. The cost of terrorism was 1.3 trillion dollars. This was the loss at that time, I think it was twice as much.

“CHP’S PROBLEM IS ITS OWN INTERNAL PROBLEM”

From the beginning of the process, no concessions were made anywhere in this process. Everyone in the parliament expressed their opinions and a common text was agreed upon. It is unthinkable otherwise. No concessions were made against terrorism. I am disturbed by the image of CHP. The Presidency of the Turkish Grand National Assembly is not a court. CHP’s problem is its own internal problem. Türkiye has always had big goals. Even further goals need to be set. It will become stronger with this positive atmosphere created. Maybe we won’t see it, I’m sure Türkiye will be the pioneer of a new world when it continues its course.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Trending