Daily Agenda
11. Yargı Paketi, komisyondan geçti
TBMM Adalet Komisyonunda, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılmalarına ilişkin düzenlemeyi de içeren, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Teklifle, İcra ve İflas Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin, ihalenin feshini talep etmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecek.
Teminatın veya yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi halde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirecek. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddedecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda yapılan düzenlemeye göre, alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğinde olan haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki 1 yıl içinde yapılan bütün bağışlamaların ve ivazsız tasarrufların iptale tabi olduğu hüküm altına alınıyor.
Alt soy ve üst soy, üçüncü derece dahil kan hısımları, son 1 yıl içinde evlilik birliği sona ermiş olsa bile eşi ve üçüncü derece dahil kayın hısımları, evlat edinenle evlatlık, ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarrufların gerçek değere uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.
Aksi ispatlanmadıkça, sözleşmenin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin gerçek değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyatla kabul ettiği sözleşmeler ile borçlunun kendisine veya üçüncü bir kişi yararına ömür boyu gelir sözleşmesi ya da intifa hakkı tesis ettiği sözleşmeler yahut ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin, uygun bir karşılığının sağlandığı ispatlanmadıkça bağışlama sayılacak.
Aynı Kanun’un “İstinaf yoluna başvurma ve incelenmesi” ile “Temyiz yoluna başvurma ve incelenmesi” başlıklı hükümlerindeki parasal sınırların uygulanmasında, şikayet başvurusunun yapıldığı veya davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınacak.
AVUKATLARA VERİLEN DİSİPLİN CEZALARI
Teklifle, Avukatlık Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında son soruşturma açılmasına karar verilirse, bu durum ve yargılama aşamalarında verilen nihai kararlar avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilecek.
Avukatlara, avukatlık onur ve ünvanına, savunma hakkının kutsallığının gerektirdiği saygı ve güvene veya özen ve doğruluk yükümlülüklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine, ihlalin niteliğine ve eylemin ağırlık derecesine göre Avukatlık Kanunu’nda yazılı disiplin cezalarından biri verilecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda avukatlara verilecek disiplin cezaları yeniden düzenleniyor. Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları, “uyarma”, “kınama”, “para cezası”, “işten çıkarma” ve “meslekten çıkarma” olarak belirleniyor. Hangi hallerde hangi cezaların verileceği sıralanıyor.
Hakkında herhangi bir disiplin cezası verilen avukatın, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde disiplin cezası gerektiren yeni bir fiil işlemesi halinde bu fiil için öngörülen disiplin cezasının bir derece ağır olanı, ilk defa verilen uyarma cezasının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde işten çıkarma cezası gerektiren bir fiilin işlenmesi halinde meslekten çıkarma cezası yerine işten çıkarma cezasının üst haddi uygulanacak.
Bir defa işten çıkarma cezası alan avukat, bu cezanın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde en az kınama cezasını gerektiren bir fiil işlerse meslekten çıkarılacak.
Meslekten çıkarma cezasını gerektiren haller hariç olmak üzere, ilk defa disiplin cezası verilmesini gerektiren bir fiil işleyen avukata, verilecek disiplin cezasından bir derece hafif olanı uygulanabilecek. Bu hüküm, hakkında verilen bir disiplin cezasının kesinleşmesinden itibaren 5 yıl geçenler bakımından da geçerli olacak.
Teklifle, avukatlara verilecek disiplin cezaları ile bu cezaları gerektiren eylemler ayrıntılı olarak belirlendiği için Avukatlık Kanunu’nda yer alan bazı disiplin düzenlemeleri kaldırılıyor.
Baro Disiplin Kurulu tarafından kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde, kesinleşen mahkeme kararının ilgili baroya bildirilmesinden itibaren 1 yıl geçmekle ceza verme yetkisi zaman aşımına uğrayacak.
Disiplin soruşturması veya kovuşturması sonucu tesis edilen idari işleme karşı dava açılması halinde zaman aşımı süresi kesilecek. Mahkemenin idari işlemin iptaline ilişkin kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine bildirilmesinden itibaren mahkeme kararı uyarınca en geç 2 yıl içinde yeniden yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonucuna göre karar verilecek. Mahkeme kararının ilgili baro veya Türkiye Barolar Birliğine ulaşmasından itibaren 2 yıl geçtikten sonra disiplin cezası verilemeyecek.
Meslekten çıkarma cezasından başka bir disiplin cezası verilen avukatlar, uyarma, kınama, para ve işten çıkarma cezalarının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra disiplin kuruluna başvurarak, bu disiplin cezalarının sicillerinden silinmesini isteyebilecek. Tekerrür uygulanarak verilen işten çıkarma cezaları, bu hükmün dışında olacak.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine verilecek ceza, yarısından bir katına kadar artırılacak.
Teklifle, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının oluşturacağı hukuki boşluğun doldurulması amacıyla Kamu İhale Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Kamu İhale Kurumunun gelirlerine ilişkin hükümde yapılan değişikliğe göre, itirazen şikayet başvuru bedelinin, başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla başvuru sahibine iadesine karar verilecek. Ancak Kurumca, ilgili hüküm uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda ilgili hükümler uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmeyecek.
Başvuru dilekçesinde aynı iddia kapsamında birden fazla hususa yer verilmesi halinde bu hususlar, Kurum tarafından ayrı birer iddia olarak değerlendirilecek. Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen 30 gün içinde başvuru sahibinin Kuruma yazılı talebi üzerine, bu talep tarihini izleyen 30 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemeyecek.
İtirazen şikayet başvurusu üzerine alınan Kurul kararlarına karşı açılan davalar sonucunda veya Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun “Mücbir sebepler” başlıklı maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, “doğal afetler” hükmü uyarınca tahsil edilen bedelin ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararıyla yükleniciye iade edilmesine karar verilecek. Bedel iadesinin yapılabilmesi için yüklenicinin, fesih ve tasfiye işlemlerinin tamamlandığının kendisine bildirimini izleyen 30 gün içinde iade talebiyle idareye başvurması gerekecek. Başvuruyu izleyen 30 gün içinde idarece, ilk sözleşme bedelinin tamamlanmayan oranı dahil gerekli bilgi ve belgeler Kuruma iletilecek. Bilgi ve belgelerin Kurum kayıtlarına alındığı tarihi izleyen 30 gün içinde Kurum tarafından bedel iadesi yapılacak. Kurumca iade edilen bu bedel için faiz işlemeyecek. Bu hüküm, 26 Aralık 2025’te yürürlüğe girecek.
“DOLANDIRICILIK” SUÇUNUN YARGILAMASI ASLİYE CEZA MAHKEMELERİNDE YAPILACAK
Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlenen “dolandırıcılık” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına ilişkin yargılamaların farklı mahkemelerde yürütülmesi sebebiyle oluşan görev uyuşmazlıklarının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Buna göre, “dolandırıcılık” suçunun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılacak.
Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalarda “nitelikli dolandırıcılık” suçlarına bakan mahkemenin görevinin bu düzenlemeyi ihdas eden Kanun ile değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecek. Bu davalara, kesin hükümle sonuçlandırılıncaya kadar bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten önceki göreve ilişkin kurallara göre bakılmaya devam edilecek.
TCK’DE YAPILAN DÜZENLEMELER
Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Akıl hastalığı” hükmünde yapılan değişiklikle hukuk sisteminde cezai sorumluluğu kabul edilen kısmi akıl hastaları hakkında hem verilen cezanın infazı hem de akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması amaçlanıyor. Buna göre, söz konusu kişi hakkında ayrıca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmolunacak.
Akıl hastalarının tedavi ve koruma amacıyla sağlık kurumunda geçirecekleri süre, ağırlaştırılmış müebbet hapis ve müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bir yıldan, üst sınırı 10 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda ise 6 aydan az olamayacak.
Anayasa Mahkemesinin kararı doğrultusunda mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenen “hakaret” suçu “ön ödeme” hükmünün kapsamına alınıyor. Böylece, suçla daha etkin mücadele edilmesi amacıyla sosyal medya üzerinden kolaylıkla işlenebilen bu suç bakımından “ön ödeme” hükümlerinin uygulanması amaçlanıyor. Kamu görevlisinin yürüttüğü görevinden dolayı kendisine karşı işlenen hakaret suçu bakımından bu hükümler uygulanmayacak ve genel hükümlere göre kamu davası açılabilecek.
Taksirle yaralamaya ilişkin hapis cezaları artırılıyor. Buna göre, taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı ise bir yıldan 2 yıla çıkarılacak. Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 9 aya, üst sınırı ise 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek.
“Güveni kötüye kullanma” suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması “nitelikli hal” kabul edilerek, bu durumda verilecek ceza bir kat artırılacak.
Kamuoyunda “kurusıkı” olarak tabir edilen ses ve gaz fişeği atabilen silahlar, “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçu kapsamına alınarak bunların kullanılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Buna göre, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yangın çıkaran, bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan kişiye verilecek hapis cezasının alt sınırı 6 aydan 1 yıla, üst sınırı 3 yıldan 5 yıla yükseltilecek. Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş edilerek işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Bu suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılacak.
Teklifle “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçuna yönelik hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırılıyor. Buna göre, Kanun’un suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde verilecek hapis cezasının alt sınırı 4 yıldan 5 yıla, üst sınırı 8 yıldan 10 yıla çıkarılacak.
Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüt üyelerine verilecek hapis cezasının üst sınırı 4 yıldan 5 yıla, örgütün silahlı olması halinde verilecek ceza “dörtte birinden yarısına kadar” yerine “yarısı oranında” yükseltilecek.
Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda çocukların araç olarak kullanılması halinde örgüt yöneticilerine ilgili hükme göre verilecek ceza, yarısından bir katına kadar artırılacak.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlardan hükümlüler, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılacak.
Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen teklifle, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasının yanı sıra artık ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi de cezaya tabi olacak. Aynı zamanda bu suçlara ilişkin cezalar da arttırılacak.
Buna göre, hukuka aykırı bir davranışla kara ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen veya bu aracı hareket halinde iken durduran kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.
Hukuka aykırı bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini engelleyen kişi, 5 yıldan 10 yıla kadar, bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, 7 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak.
Söz konusu suçların işlenmesi amacıyla veya sırasında başka bir suçun işlenmesi halinde ayrıca bu suçtan dolayı ceza verilecek.
BİLİŞİM SUÇLARIYLA ELDE EDİLEN MENFAATİN BULUNDUĞU HESAPLARA İLİŞKİN DÜZENLEME
Ceza Muhakemesi Kanunu’na, bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve el koymaya ilişkin hüküm ihdas ediliyor.
Buna göre, Türk Ceza Kanununda yer alan, nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık ile banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin suçların işlendiği hususunda makul şüphe bulunması halinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu suçta kullanılan her türlü hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından karar verilebilecek.
Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, ilgili mali kurum tarafından tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhal cumhuriyet başsavcılığına bildirilecek. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilecek. Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için cumhuriyet başsavcılığına başvurabilecek. Cumhuriyet savcısı, başvuru hakkında 24 saat içinde karar verecek.
Askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaatin başka bir mali kuruma transfer edildiğinin tespit edilmesi halinde bu durum, askıya alma işleminin yapılabilmesi için banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı tarafından ilgili mali kuruma gecikmeksizin bildirilecek.
Mali kurum tarafından askıya alınan veya cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emriyle askıya alma süresi içinde el konulabilecek. Hakim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Hakim, kararını el koymadan itibaren 48 saat içinde açıklayacak; aksi halde el koyma kendiliğinden kalkacak. Bu hükme göre el koyma işlemi yapılabilmesi bakımından rapor alma şartı aranmayacak.
El konulan suça konu menfaat, suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması halinde soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilecek. Bu hüküm uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukuki bakımdan sorumlu tutulamayacak.
Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olacak. İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.
Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi, nitelikli hal olarak düzenleniyor. Buna göre, söz konusu suç, seri muhakeme usulü kapsamı dışında tutulacak.
Aynı Kanun’a eklenen hükümle, güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması hali, cezayı ağırlaştırıcı neden olarak düzenleniyor, nitelikli hal, uzlaştırma kapsamı dışında tutuluyor.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan hakaret suçu bakımından uzlaştırma yoluna gidilemeyecek.
Ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanacak.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN BOZMA YETKİSİNİN KAPSAMI GENİŞLETİLİYOR
Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki düzenlemeyle, bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisinin kapsamı genişletiliyor. Buna göre, ilk derece mahkemelerinin kararlarında, hukuka aykırılıkların bulunması halinde de bölge adliye mahkemesi ceza daireleri tarafından bozma kararı verilebilmesine imkan tanınıyor.
Ceza Muhakemesi Kanunu’na eklenen hükümle, uzlaşmanın sağlandığı hakaret suçuna ilişkin dosyalar, bu suçun uzlaştırma kapsamından çıkarıldığı gerekçesiyle ön ödeme kapsamında değerlendirilemeyecek ve uzlaştırmaya ilişkin hükme göre sonuçlandırılacak. Soruşturma veya kovuşturma evresinde olan ve hükmün yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmadığı dosyalar bakımından ön ödeme hükümleri uygulanacak.
“KOVİD-19 DÜZENLEMESİ”
Kamuoyunda “Kovid-19 düzenlemesi” olarak bilinen, kapalı cezaevinden açık cezaevine, açık cezaevinden de denetimli serbestliğe daha erken ayrılmayı öngören düzenlemenin kapsamı genişletilecek. Bu düzenlemeye, 31 Temmuz 2023 öncesinde suç işleyenler de dahil edilecek.
Terör ve örgütlü suçlar, alt soy ve üst soya, kardeşe, eşe, boşanılan eşe, kadına, çocuklara, beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak kişiye yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ile çocuğun cinsel istismarı suçları hariç olmak üzere, 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası 10 yıldan az ise 1 ayını, 10 yıl ve daha fazla ise 3 ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına 3 yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilecek.
Bu hükümlüler ile 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri halinde en az 3 ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından 3 yıl erken yararlandırılacak. Yeni düzenleme çerçevesinde uyum düzenlemesi de yapılacak.
ESNAF VE SANATKARLARCA ÜRETİLEN MAL VE HİZMETLERİN FİYAT TARİFELERİNE İLİŞKİN DÜZENLEME
Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Kanuna tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin fiyat tarifeleri, bağlı bulundukları odalarca hazırlanacak ve odanın mensubu olduğu Birlik yönetim kurulu tarafından fiyat tarifesinin sunulmasından sonra 30 gün içinde onaylanacak veya reddedilecek. Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi fiyat tarifelerinde 30 günlük süre Bakanlığa görüş talebinin iletildiği gün duracak ve görüşün, Birliğe iletildiği günden itibaren devam edecek. Onaylanan fiyat tarifesi mülki amirlik, belediye ve ilgili odaya 7 gün içerisinde bildirilecek ve itiraz edilmezse 15 gün sonra yürürlüğe girecek. Fiyat tarifeleri, uygulanacak azami hadleri gösterecek.
Belediyeler veya o yerin en büyük mülki amiri tarafından itiraz edilen ya da Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi olan fiyat tarifelerinde Bakanlığın olumsuz görüş verdiği fiyat tarifeleri, 15 gün içerisinde uzlaşma komisyonunca değerlendirilerek nihai karar verilecek.
Uzlaşma komisyonu, o yerin mülki amirinin ya da görevlendireceği yardımcısının başkanlığında, ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediye, ildeki ilgili kamu kurumu, ticaret ve sanayi veya ticaret odası ile esnaf ve sanatkarlar odaları birliği temsilcilerinden oluşacak. İlgili kamu kurumu temsilcisi, talep edilen tarifenin konusu dikkate alınarak komisyon başkanınca belirlenecek. Komisyon kararları salt çoğunlukla alınacak. Komisyon, değerlendirmesini mevcut maliyetler ve ortalama kar marjları ile Orta Vadeli Programda yer alan enflasyon hedeflerini de dikkate alarak yapacak. Talep edilen tarife, komisyonun nihai kararından sonra yürürlüğe girecek.
Ticaret Bakanlığının görüşüne tabi fiyat tarifeleri ile komisyonun değerlendirme sürecine ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığı tarafından yönetmelikle belirlenecek.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ne göre, yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler, içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurabilecek.
Teklifle, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na geçici hüküm ekleniyor. 1 Ocak 2016 tarihinden önceye ait olup ödenmemiş genel sağlık sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı gibi feri alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek. Bu hükmün yayımlandığı tarihe kadar söz konusu süreler için ödenmiş olan primler iade ve mahsup edilmeyecek.
İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da düzenlemeye gidiliyor. Böylece, Anayasa Mahkemesince verilen kararlar gereği kanunda yer alan bazı tanımlar yeniden belirleniyor.
Teklifle yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişiler tarafından içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi amacıyla sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.
Sulh ceza hakimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hallerde 24 saat içinde içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verilecek.
Yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talep etmesi durumunda sulh ceza hakimliğince, ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın ihlalin ilk bakışta anlaşılabildiği hallerde başvuranın adının ihlale konu internet adresleriyle ilişkilendirilmemesine karar verilecek. Kararda bildirim yapılacak arama motorlarına yer verilecek.
Ayrıntılı bir inceleme yapılmasına gerek olmaksızın, ihlalin ilk bakışta anlaşılamadığı hallerde başvuru reddedilecek.
Sulh ceza hakimi, yalnızca ihlalin gerçekleştiği yayın ile sınırlı olarak karar verecek. İnternet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilemeyecek. Ancak URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine dair kanaat oluşması veya içeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmemiş olması halinde, gerekçesi açıkça belirtilmek kaydıyla internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine karar verilebilecek.
Sulh ceza hakimi tarafından verilen karar, erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilmek üzere doğrudan Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilecek. Bu karar, Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilecek. Bildirim üzerine kararın gereği derhal ve en geç 4 saat içinde yerine getirilecek.
Verilen karara konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde de yayınlanması durumunda ilgili kişi tarafından Erişim Sağlayıcıları Birliğine müracaat edilerek, kararın bu adresler için de uygulanması talep edilebilecek. Talebin Erişim Sağlayıcıları Birliği tarafından kabul edilmesi halinde mevcut karar, bu adresler için de uygulanacak. Talebin Birlik tarafından kabulüne karşı kararı veren hakimliğe itiraz edilebilecek. İnternet sitesindeki yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesi kararlarında bu fıkra hükmü uygulanmayacak.
Erişimin engellenmesine konu içeriğin çıkarılması durumunda hakim kararı kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet sitesinin tümüne yönelik verilen erişimin engellenmesi kararına konu içeriğin çıkarılması durumunda ise ilgilinin talebi üzerine kararı veren sulh ceza hakimliği tarafından karar kaldırılacak.
KARARLARIN GEREĞİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE 5 BİN GÜNE KADAR PARA CEZASI
Sulh ceza hakimliklerince verilen kararlara karşı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre itiraz yoluna gidilebilecek. Kararına itiraz edilen hakim veya itirazı incelemeye yetkili merci gerekli görmesi halinde tarafları dinleyebilecek.
Verilen kararların gereğini yerine getirmeyen erişim sağlayıcılar ile ilgili içerik ve yer sağlayıcının sorumluları, 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacak.
Verilen içeriğin çıkarılması kararının gereğinin Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından yerine getirilmemesi durumunda ilgili kişi tarafından yapılan müracaat üzerine Erişim Sağlayıcıları Birliği, kararın uygulanmasını sağlamak için sosyal ağ sağlayıcıya yeniden bildirimde bulunacak.
Bildirime rağmen kararın gereğinin 24 saat içinde yerine getirilmemesi durumunda, ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranında daraltılması için kararı veren sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek.
Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde, içeriğin çıkarılmaması halinde, ilgili kişi tarafından sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için kararı veren sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek.
Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere Birliğe gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcılar tarafından yerine getirilecek. İçeriğin çıkarılması kararının gereğinin yerine getirilmesi halinde, ilgilinin talebi üzerine, kararı veren sulh ceza hakimliği tarafından internet trafiği bant genişliğinin daraltılmasına ilişkin karar kaldırılacak.
Teklifle, Elektronik Haberleşme Kanunu’nda düzenleme yapılıyor.
Buna göre işletmeci; ilgili kanunlarında resmi kimlik belgesi hükmünde olsa bile, elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz olmayan kimlik belgeleriyle abonelik kaydı yapamayacak.
Abonelik kaydı için kişinin kimliğini, kimlik belgesi ve yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik veriler ya da kimliği doğrulayıcı şifre vasıtasıyla teyit edilecek.
Teklifle abonelik kaydı yapılan kişinin elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz belgeye sahip olmadığını teyit etmesi halinde, kayıt işleminin usulleri de belirleniyor.
Buna göre, abonelik kaydı yapılan yabancı kişinin kimliği, yüz veya parmak izine ilişkin biyometrik verileriyle Göç İdaresi Başkanlığı üzerinden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vasıtasıyla teyit edilecek. Bu teyidin uzaktan yapılması halinde abonelik kaydı yapılan kişinin resmi makam sunucularına erişimini sağlayan mobil elektronik haberleşme işletmecisi, abonelik kaydı yapılan kişinin konum verisini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vasıtasıyla Göç İdaresi Başkanlığına iletecek.
Ancak, ülkede görevli diplomasi ve konsolosluk memurları ile aileleri ve uluslararası kuruluşların ülkedeki temsilciliklerinde çalışan ve statüleri anlaşmalarla belirlenmiş olanlar ile bu kişilerin aileleri için yabancı misyon veya temsilciliğinin mensubu olduğunun Dışişleri Bakanlığınca teyit edilmesi halinde bu alt bentteki şartlar aranmaksızın abonelik kaydı yapılabilecek.
Geçici kimlik belgesi bulunan vatandaşların yüz veya parmak izi özetine ilişkin biyometrik verileri alınacak.
İşletmeci, 3 ayda bir tüm abonelerin ölüm veya tüzel kişiliğin sona ermesi gibi hallerle aktifliğinin sona erip ermediğini ilgili resmi makamlardan teyit edecek. Teyit edemediği abonelere ait hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısını kesecek.
İşletmeci, gerçek veya tüzel bir kişi adına açılabilecek hat sayısına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen sınırdan fazla abonelik kaydı yapamayacak.
İşletmeci, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen usul ve sürelere aykırı olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenen sayıdan fazla abone numarası kullandığı tespit edilen cihazlara elektronik haberleşme hizmeti veremeyecek.
Yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarına özgü numara tahsis ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenecek.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, düzenlemelerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları, ilgili bakanlıkların görüşünü almak suretiyle belirleyecek.
İDARİ PARA CEZASI 1000 LİRADAN AZ OLAMAYACAK.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, işletmecinin faaliyete yeni başlamış olması veya ilgili takvim yılına ilişkin net satışlarının belli olmaması hallerinde ihlalin niteliği, ihlal neticesinde herhangi bir ekonomik kazanç elde edilip edilmemesi, iyi niyet ve gönüllü bildirim gibi ölçütleri de dikkate alarak önceden belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde 1000 liradan 1 milyon liraya kadar idari para cezası ile Kanun’da belirtilen diğer idari yaptırımları uygulamaya yetkili olacak. İdari para cezası tutarı, alt sınırdan az olamayacak.
Kanun’un “Abonelik sözleşmeleri” hükmünde yer alan abonelik kayıtlarının yapılmasına, hat sayısı sınırlamasına, periyodik zamanlarda tüm abonelerin ölüm veya sınır dışı edilme gibi hallerle aktifliğinin kontrol edilmesine ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından belirlenecek süre içinde aynı telefonda kullanılabilecek hat sayısına sınır getirilmesine ilişkin düzenlemeye gidiliyor. Bunlara uyulmaması halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından her bir hat veya cihaz başına idari para cezası verileceği hüküm altına alınıyor.
İşletmecinin tüketicilerden haksız ücret tahsil ettiğinin tespiti halinde, idari yaptırım uygulama hakkı saklı kalmak kaydıyla işletmeci, bu tutarları tahsilat tarihinden iade edildiği tarihe kadar hesaplanacak tutarla birlikte Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun’un ilgili hükmüne göre tüketicilere iade etmekle zorunda kalacak.
Türk Ceza Kanunu’nda yer alan nitelikli hırsızlık, dolandırıcılık, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarında kullanıldığı tespit edilen mobil haberleşme hattının bağlantısı, yürütülen soruşturma kapsamında hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeci tarafından kesilecek.
Hakim kararı olmaksızın yapılan işlem, 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Hakim, kararını bağlantının kesilmesinden itibaren 48 saat içinde açıklayacak, aksi halde bağlantının kesilmesi tedbiri kendiliğinden kalkacak.
Bu hüküm uyarınca verilen karara veya yazılı emre rağmen ilgili hattın haberleşmesinin kesilmemesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.
Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından işletmecilerden istenilen bilgi veya belgenin 10 gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunlu olacak.
İstenilen bilgi veya belgenin gönderilmemesi veya eksik gönderilmesi halinde cumhuriyet savcısı tarafından işletmeciye 50 bin liradan 300 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.
Elektronik Haberleşme Kanunu’na, “Abonelik kayıtlarının güncellenmesi” başlıklı hüküm ekleniyor. Hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde yabancı uyruklu gerçek kişiler, abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmak zorunda kalacak.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından bu süre 6 ay daha uzatılabilecek. Başvuru üzerine ilgili işletmecilerce abonelik kayıtları yapılan değişikliklere uygun hale getirilecek.
Abonelik kayıtlarını güncellemek için ilgili işletmeciye başvurmayan veya kimliği teyit edilemeyen yabancı uyruklu gerçek kişilere ait mobil haberleşme hatlarının elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, abonelere verilen başvuru süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde ilgili işletmeci tarafından kesilecek.
Adına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun belirlediği sayıdan fazla abonelik kaydı bulunan gerçek veya tüzel kişilere, fazla olan mobil haberleşme hattını kullanıma kapatması veya devretmesi için ilgili hüküm uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yapılacak belirleme tarihinden itibaren 6 ay süre tanınacak ve bu süre 6 ay daha uzatılabilecek. Bu süre içinde yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere ait fazla hatların elektronik haberleşme şebekesiyle bağlantısı, en eski tarihli abonelikler korunarak ilgili işletmeci tarafından kesilecek.
İlgili hükümlerdeki yükümlülükleri yerine getirmeyen mobil haberleşme hizmeti sunan işletmecilere, her bir mobil hat aboneliği başına Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından 20 bin lira idari para cezası verilecek.
Teklifle, Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor.
Buna göre, çerçeve sözleşme yazılı şekilde veya uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle mesafeli olarak ya da mesafeli olsun olmasın bankanın yazılı şeklin yerine geçebileceğini belirlediği ve bir bilişim veya elektronik haberleşme cihazı üzerinden gerçekleştirilecek ve müşteri kimliğinin, biyometrik yöntemlerle veya elektronik kimlik doğrulama kabiliyetini haiz kimlik belgeleriyle doğrulanmasına imkan verecek yöntemler yoluyla kurulacak şekilde düzenlenecek.
“GÜVEN, İSTİKRAR VE BARIŞIN TESİS EDİLMESİNİ SAĞLAYACAK KANUN TEKLİFİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”
Teklifin kabul edilmesinin ardından değerlendirmelerde bulunan Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifle, trafik güvenliğini hiçe sayanlara “dur” denileceğini, en mutlu günleri mateme çeviren silahlı kutlamalara karşı caydırıcılığın dozunun artırılacağını belirtti.
Masumiyetin simgesi çocukları, suç örgütlerinin kirli emellerinden korumak için önemli bir adım atıldığını vurgulayan Yüksel, dijital dünyanın getirdiği yeni tehditlere, siber zorbalıklara ve dolandırıcılıklara karşı vatandaşları yalnız bırakmayacaklarını ifade etti.
Yüksel, şunları kaydetti:
“Bireyler arasındaki ihtilafların çözümünün yanında, toplumun bütününde güven, istikrar ve barışın tesis edilmesini sağlayacak bir kanun teklifini hayata geçireceğiz. Biliyoruz ki kanunlar, kağıt üzerindeki soğuk mürekkep izleri değil, toplumun vicdanında yankılanan birer adalet senfonisidir. Bu düzenlemelerin, vatandaşımızın adalet duygusunu tatmin eden, suçlunun cüretini kıran ve mağdurun feryadını dindiren canlı hukuk kuralları olarak hayat bulması en büyük temennimizdir.”
Daily Agenda
Public Opinion – YAVUZ DONAT
Vegetables, fruits… Cheese, olives… Shoes, bags… Home textiles… T-shirts, shirts, towels, sheets… Whatever comes to your mind.
Laleli District Market… It’s quite crowded.
– Hey market tradesmen… Your fellow countryman Özgür Özel left CHP… He founded a party… New Party… What do you say?

Cenk Gülçimen… He sells peaches and lemons… He said:
– A good opposition is always needed.
A customer… A retired teacher… He said, “That’s right.”
– It will not constantly fight and insult… It will call what is right right, it will criticize what is wrong… It will tell the truth… An opposition that will give confidence is truly Türkiye’s most important need.
***
HERE IS THE OPPOSITION
When I listened to the marketer Cenk Gülçimen and the customer, the retired teacher… I said, “The late Professor Turan Güneş also said that.”
The friends next to me… Ertuğrul Aytaç… Tarkan Kayhan… And the marketers… Those who came to shop… They asked:

– What did Turan Güneş say?
Legendary Minister of Foreign Affairs… Turan Güneş, a politician and statesman who was on duty during the 1974 Cyprus Peace Operation, said:
“In our country, opposition is divided into two as constructive and destructive… The opposition that says everything is right is constructive… The opposition that says everything is wrong is destructive.”

“He was right,” said someone in the crowd. The other said, “Where did he say it?” he asked. I explained… Prof. Güneş’s book… Analysis of Turkish Democracy.
Turan Güneş’s words are written in this book. This time everyone started asking me for this book… Maybe 10 people.
“Look at the bookstores,” I said:
– If you can’t find it, call Professor Hurşit Güneş… Have him send you his father’s book if he has extra.
***
NOTES FROM THE MARKET
Keep wandering… The market is clean… Prices are cheaper than Istanbul… Bodrum.
– Hey market tradesmen… More… What else do you say?

A bunch of the answers we received:
Mr. Özgür did the right thing by establishing a new party… Congratulations.
Its name is the New Party, but… Those with it are old… Some of them have been members of parliament for three or five terms.
If I were Özgür Özel, I would not establish the party with 90 MPs… Tomorrow, they will all want to be MPs.
Özgür Bey is loyal… That’s why he took 90 MPs with him.
***
CHAT WITH ÖZGÜR ÖZEL
It’s around 11:00… Continue chatting with the marketers.
And the phone… In front of us is Özgür Özel.

– Mr. Özgür… I’m in Manisa… I’m at the neighborhood market… With your permission, I’ll turn up the phone… Hear what the market vendors say.
Özgür Özel, “Hello friends, how are you?” he said.
Marketers… Some thanked… Some wished success… Meanwhile… Customers in the market also joined the conversation. Özgür Özel and the people in the market liked the phone call.
***
ENGINEER SAID…
After the phone was hung up… An engineer… He came to market with his wife… He said:
– I wish you hadn’t hung up the phone… I was going to say a few words to Mr. Özgür.
– What were you going to say?
– I was going to say the following… Don’t speak for those who remain in the CHP… Don’t say hurtful words… Don’t insult… Conditions may change tomorrow… You may need to see them face to face again.
The engineer’s words… found a response in the crowd.
Ertuğrul Aytaç handed over a pen and paper:
– Write these down too… Write them in the newspaper… True words.
***
COMMON SENSE
Interestingly… We heard similar words from the engineer from Manisa from CHP Istanbul Deputy Oğuz Kaan Salicı a few days ago:
What happened went beyond division… The pomegranate peel cracked.

While some of the social media are shouting cheerful slogans, we are heartbroken.
The MPs who left are sad, and so are those who remain.
Let’s not break each other’s hearts.
Yesterday we were seeing each other face to face… We will greet each other again tomorrow.
***
WRITING IS A MUST
There are also retirees in the market.
No… We are not talking about retirees who come to market. Retired marketers… BAĞ-KUR retirees… SGK retirees… Civil servant retirees… EYT retirees.
I congratulated… There is no shame in marketing… They do it well… It’s their bread and butter. But I also have to write this… Retirees are in trouble… I listened to retirees in Manisa the other day… They are in trouble.
***
NEW PARTY’S ‘LUGGAGE’ PROBLEM
Market shopkeeper… He refers to Özgür Özel as “Brother”… He says his name but does not want it to be written:
– Abi Özgür would have done better if he had not taken some MPs with him when establishing the New Party.
– For example, who?
– They have heavy baggage… When the election comes up tomorrow, they will all be a burden on Özgür Abi… Is the Chairman obliged to carry these on his back?
– Who?
The marketer starts laughing… And other marketers. Just marketers? Both the friends we went to the market with… And the customers.
***
‘GAS’ CASE
It’s past 12:00… And our phone is ringing.
The caller is İbrahim Onaylı… Kebab shop.
“I’m waiting” he says:
– Manisa kebab is ready… And your dessert… Also, there are customers who want to talk to you.
– Thank you, İbrahim… All of them are prohibited… We will stop by to drink tea another time.
Marketers… They are glad we didn’t go to dinner. But… They don’t want us to go hungry either. Some want to offer peaches… Some want to offer cherries.
And… The conversation goes on and on. This time the speaker is a businessman… His business is olives and olive oil:
– Mr. Özgür should not listen to the words of the trolls… He should not get angry… He should not act with someone else’s mind.
***
TOMORROW… ‘LIKE A MOVIE’
Party provincial-district chairmanship… It’s me… No, it’s me… Get out… I won’t go out… You will… I’m not going out, the police will take it out.
The problem experienced in many provinces of Türkiye… It’s like a movie… There is both fighting and laughter.
We will tell you tomorrow…
Daily Agenda
AK Party Eskişehir Provincial Minister Gürhan Albayrak: We will not let Eskişehir residents lose their rights! Public receivables of 550 thousand liras must be accounted for
AK Party Eskişehir Provincial Chairman Gürhan Albayrak made remarkable statements about the three political programs held at the Atatürk Culture Art and Congress Center (AKM) belonging to Eskişehir Metropolitan Municipality, during the term of former CHP Eskişehir Provincial Chairman Talat Yalaz. Albayrak stated that the CHP Provincial Congress held on October 19, 2025, the program held on March 8, 2026 with the participation of CHP Chairman Özgür Özel, and the local organization of the group meeting held in the past weeks were carried out by the then CHP Provincial Chairman Talat Yalaz and his team.
NO PRICE HAS BEEN PAID
Reminding that according to the fee tariffs published by Eskişehir Metropolitan Municipality, AKM’s rental fee for 2025 is 150 thousand TL and the rental fee for 2026 is 200 thousand TL per program, Albayrak stated that a total of 550 thousand TL rental fee should be collected for the three programs in question. Albayrak claimed that, according to the information they obtained, none of these fees were paid, and also said that there were claims that there was no previously prepared request letter, contract or protocol regarding the allocation of the halls.
IF PAYMENT HAS BEEN MADE, SHARE THE DOCUMENTS
Albayrak called on both Talat Yalaz and Eskişehir Metropolitan Municipality Mayor Ayşe Ünlüce on the issue and asked the following questions: “Who applied to the Metropolitan Municipality for these three programs? Have the rental fees of the halls been paid? If so, will the invoices and payment receipts be shared with the public?” Addressing the municipal administration, Albayrak said, “With what written request, decision and legal basis was the AKM allocated? Has a total of 550 thousand TL been accrued and collected? If not, why was this fee not collected? Who gave the instruction for free use?” he said.
ESKİŞEHİR PEOPLE’S RIGHTS WILL NOT BE Abolished
Arguing that Talat Yalaz’s expulsion from CHP or turning to a new political formation will not eliminate his financial and political responsibility for the programs carried out in the past, Albayrak said, “Parties may change, signs may change; the rights of Eskişehir residents will not be eliminated.” he said.
WE WILL BRING THE ISSUE TO THE ASSEMBLY AGENDA
In his statement, Albayrak also stated that they will bring the issue to the agenda of Eskişehir Metropolitan Municipality Council and stated that they will demand official and written answers to all questions. Gürhan Albayrak said, “Our expectation is clear. If payment has been made, disclose the documents to the public. If not, hold the people of Eskişehir accountable for why the public receivable of 550 thousand liras has not been collected.” He completed his statement by saying.
Daily Agenda
The Iraqi Minister first insisted and then signed! Who did the Development Road Project disturb? Here’s what’s behind the scenes
After President Recep Tayyip Erdoğan and Iraqi Prime Minister Ali al-Zaydi had a one-on-one meeting at the Presidential Complex and chaired the meeting between delegations, agreements were signed between the two countries.
“Education and Academic Cooperation Memorandum of Understanding” was signed by Police Academy President Murat Balcı and Iraqi Prime Minister and Armed Forces Commander’s Private Secretary General Abdulemir Shammari. The “Memorandum of Understanding in the Fields of Youth and Sports” was signed by Minister of Youth and Sports Osman Aşkın Bak and Iraqi Minister of Foreign Affairs Fuad Hüseyin. The “Memorandum of Understanding on Cooperation in the Field of Industrial Property” was signed by the Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır and the Iraqi Minister of Finance Falih Sari. The “Memorandum of Understanding on Railway and Road Transport through the Fishhabur-Ovaköy Border Gate” and the “Framework Memorandum of Understanding on the Development of Transportation Infrastructure within the Republic of Iraq in Exchange for Natural Resources” were also signed by Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed.
The agreement ceremony was marked by Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed’s insistence on signing the Memorandum of Understanding regarding the Development Road Project. Following the intervention and instruction of Iraqi Prime Minister Ali Zaydi, the relevant agreements were signed.
(Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu and Iraqi Minister of Transport Veheb Selman Muhammed signing the agreement)
It was noteworthy that President Recep Tayyip Erdoğan also warned about what happened during the signing ceremony and asked for additional information from the Minister of Foreign Affairs Hakan Fidan.
After the images attracted the attention of the world media; SETA Foreign Policy Researcher Can Acun gave striking answers to Sabah.com.tr’s questions about the Development Path Project, the changing balances in the Middle East and President Erdoğan’s determined diplomatic moves.
SETA Foreign Policy Researcher Can Acun
WHAT LIES BEHIND THE SCENES?
Can Acun emphasized the importance of the Development Road Project in terms of the national security and commercial interests of both Iraq and Türkiye. He pointed out that the project is at a critical angle for the continuity of global logistics lines. Can Acun said, “A while ago, I carried out various field studies in Iraq in the context of the Development Road Project. I had the chance to meet with many main actors there. I also met with the officials of the Bedir organization and political structure, to which the Minister of Transport is affiliated. All of them stated that they definitely supported the project in these meetings and that it was seriously important for the future of Iraq.” he said.
Can Acun said, “There is a new government in Iraq, a new Prime Minister, a cabinet formed by him and a certain struggle within the framework of internal political balances.” he said.
Stating that highways, train lines, various industrial zones and new agricultural areas will be created with the Development Road Project, Can Acun said, “We see that it is a project exceeding 20 billion dollars.” he said.
Drawing attention to the closure of the Strait of Hormuz and the events in Babülmendep, Can Acun said, “In this sense, we can talk about an equation in which the Development Road Project has become much more important. Apart from the highway and train line, it is also very possible to transport oil here.” he used his words.
THE AXIS OF THE DISCUSSIONS IN IRAQ
Emphasizing the size of the economic volume that will be created with the Development Road Project, Acun pointed to Iraq’s internal balance. He stated that there are discussions between different political groups in the country on many issues, from how the process will work to the routes to be used, whether Hashd al-Shaabi elements will play a role in security or not, to the sharing of the financial share and revenue that will arise.
Can Acun said, “This signature issue in Türkiye should be evaluated in this context. We should not read it as a party against the project, but on the contrary, we can read it as a manifestation of Iraq’s internal balances in the context of sharing the new wealth that may occur here.” He included his statements.
HOW DOES IRAN APPROACH THE PROJECT?
While many evaluations were made on social media about its closeness to Iran after Iraqi Minister of Transport Veheb Salman Muhammed resisted signing, Can Acun touched on Tehran’s approach. Acun noted that Iran has an ambivalent position. Can Acun said, “Although Iran seems to support the project from the outside, it may have an impact in terms of breaking the blockade it has currently created in the context of the Strait of Hormuz. It can also be seen as a project that can reduce Iran’s strategic importance in the connectivity corridors. In this context, it may try to use various influence forces within Iraq. However, almost all the actors within Iraq, that is, even the groups working closely with Iran, have to officially support the project. Because I think this project is really critical for the future of Iraq.”
The multilateral diplomacy traffic that President Recep Tayyip Erdoğan has recently established with Iraq, Gulf countries (UAE, Qatar) and regional actors plays an important role in creating both peace and economic prosperity in the Middle East. While Türkiye’s role in the international arena becomes stronger day by day, the Development Path Project will make a significant contribution to these steps.
Can Acun opened a separate parenthesis to the developments in the Middle East and said, “There is currently chaos in the Middle East in the context of the aggressive policies of the United States and Israel. We see that Iran has responded to this and closed the Strait of Hormuz, which is the biggest trump card it has, and the conflicts have even deepened, and in the context of Yemen, the Houthis have started to cut off the Bab al-Mandeb, and ships belonging to various countries, especially Saudi Arabia, have begun to blockade.” he said.
“THE ALTERNATIVES PUT OUT BY Türkiye ARE CRITICALLY IMPORTANT”
Noting that America’s blockade against Tehran has created a very serious global energy crisis in the region and the world, Can Acun said, “We see that 20% of the world’s oil and petrochemical industry is produced in the region and exported to the world through these straits. But now there is a serious interruption and there is uncertainty about the future. Therefore, I think the new global logistics lines put forward by Türkiye and new alternatives in terms of new energy supply security are of critical importance for the world and the region.” he said.
President Erdoğan emphasized the Development Road Project at the joint press conference with Iraqi Prime Minister Ali al-Zaidi:
The war environment drives us to deepen our cooperation not only in defense but also in the fields of energy and transportation. The Development Road Project has become more important than ever in the face of current developments.
Can Acun noted that President Recep Tayyip Erdoğan demonstrated the geographical and strategic importance of Türkiye with the diplomatic steps he took. Acun said that Türkiye has emerged as a country that can protect these lines with both its political will and military deterrent power.
Can Acun said:
Zangezur Corridor seriously manifests itself as the Middle Corridor. At the same time, Türkiye attaches strategic value, attaches importance and seriously supports the Development Road Project. However, there are alternative corridors. The Hejaz Line from Saudi Arabia to Türkiye again passing through Syria; Again, transportation of oil and energy resources in Kirkuk to the world via Türkiye and Ceyhan; In fact, Türkiye has serious proposals and efforts to open the oil produced on a scale that can include Kuwait in the Persian Gulf with the Development Path to the world from here via the Iraq-Türkiye line.
PRESIDENT ERDOĞAN’S REGIONAL ADOPTION POLICY…
Now we see that the world attaches great importance to this. Because the current situation does not seem sustainable in any way. There is an outage that could cause a global energy crisis. Therefore, the security of the region and these straits and the possibility of supply shortages for the future will always be on the table, and investment in alternative corridors will increase. In this sense, I think the strong political will and strong military deterrent power of Türkiye, which President Erdoğan has included with his regional ownership policy, will enable alternative corridors to be implemented in this sense.
Daily Agenda
Minister Tekin evaluated the international reflections of Türkiye’s new practices in education
The new curriculum, digitalization steps and the rise in international student success research that the Ministry of National Education has implemented in education in recent years are reflected in the reports of international organizations and attract the attention of education circles. Türkiye’s rising graph, revealed by the new curriculum within the scope of the Turkey Century Education Model, the steps taken in the field of digitalization, and research such as the Program for International Student Assessment (PISA) and the International Mathematics and Science Trends Survey (TIMSS) conducted by the Organization for Economic Co-operation and Development (OECD), are among the headlines that attract attention in the international arena. The Turkey Century Education Model, which emerged as the product of a ten-year long-term study by the Ministry and started to be gradually implemented in the 2024-2025 academic year, centers on skill-based learning, values education and the holistic development of students as well as knowledge transfer. In various international meetings and diplomatic contacts between countries, Türkiye’s new curriculum approach is followed by many countries, especially OECD member countries, and evaluations are made that the skill-oriented structure of the model is compatible with global education trends.
At the G20 Education Ministers Meeting held in the Republic of South Africa in November last year, the Ministry of National Education’s breakthroughs and outstanding practices in the field of education were cited as an example to the world by UNICEF. UNICEF Global Education and Adolescent Development Director Pia Britto stated that the “value and skill-based” Türkiye Century Education Model has been appreciated internationally. Pointing out that face-to-face training for teachers to prepare for the new curriculum stands out as exemplary practices, Britto stated that Türkiye is among the countries that successfully implement national standards in early childhood education with its centralized education system. In the news made by an agency from Azerbaijan, it was stated that the Turkish Century Education Model deals with value education, character development and national spiritual identity together with academic development, thus Türkiye has achieved a comprehensive transformation not only in infrastructure but also with an education model that overlaps with its own values.
“WE EXPECT Türkiye’S SUPPORT ON THE USE OF TECHNOLOGY IN THE FIELD OF EDUCATION”
While positive opinions about Türkiye’s progress in the field of digitalization in education were included in some reports, it was stated that Türkiye’s experiences in this regard were appreciated in the meetings held at the ministerial level. While the United Nations Development Program (UNDP) reports draw attention to Türkiye’s global leadership in educational technologies, the report emphasizes that Turkey is the only country in the world with interactive whiteboards and internet infrastructure in almost all of its classrooms. In her meeting with Minister of National Education Yusuf Tekin, Kyrgyzstan Minister of Education Dogdurkul Kendirbaeva stated that they watched Türkiye’s use of artificial intelligence and technology in education with appreciation and said, “We expect Türkiye’s support in the use of technology in the field of education.” he said. Former Head of the European Union Delegation to Türkiye, Ambassador Thomas Ossowski, also stated that they are proud of the successful projects carried out with the Ministry of Education and that Türkiye can be a role model for other countries in many areas, especially digitalization in education. In the “Education at a Glance 2025 Report” published by the OECD and presenting comparative data on education systems, it was emphasized that Türkiye showed a strong increase in education. The report revealed that Türkiye stands out among OECD countries in increasing inclusiveness in education and bringing the young population into education.
“NOT BECAUSE THEY FOUND A MAGIC WAND, BUT BECAUSE THEY BUILT CONSISTENT SYSTEMS”
Türkiye’s ranking in the latest application of TIMSS, conducted by OECD as well as PISA, attracted the attention of representatives of many countries and institutions. The Japanese education delegation visited the Ministry and examined Türkiye’s rising success in PISA research and its practices in the field of measurement and evaluation. In his meeting with Minister Tekin, OECD Secretary General Mathias Cormann stated that Türkiye is one of the few countries showing a trend in the right direction in the last 10 years of PISA results. OECD Director of Education Andreas Schleicher pointed out that Türkiye’s moves in the field of education show that it can turn things around in crises, and said, “Not because they found a magic wand, but because they built consistent systems, mobilized local resources to make education sustainable, and invested in workforce policies where better skills translate into better jobs and better lives…” UNESCO Deputy Director-General for Education and former Italian Minister of Education Stefania Giannini also emphasized that Turkey is one of the bright examples of countries that come from different perspectives and challenges, produce solutions and make progress.
STUDENTS WERE MONITORED WITH THE MONUMENT RESEARCH IN THE YEARS WHEN PISA AND TIMSS WERE NOT APPLIED
Minister of National Education Tekin made statements about the practices implemented by Türkiye in education and their reflections in the international arena. Tekin explained that they have improved the education and training system since the 2010s, both with the monitoring and evaluation units they established within the Ministry and in terms of international indicators. Stating that they have established a system within the Ministry that analyzes, monitors, evaluates and reports physical infrastructure, academic success and human resources practices through artificial intelligence, Tekin said, “Where, which of our schools needs what, all our general manager friends and friends in relevant units can see it electronically. This is about physical infrastructure and technological infrastructure.” made his assessment. Reminding that they started the Monitoring and Evaluation of Academic Skills (ABIDE) research, which is one of the national monitoring research of the Ministry, regarding their academic achievements, Tekin stated that they monitored the academic achievements of students by conducting this research in the years when PISA and TIMSS were not implemented.
Reminding that organizations such as OECD and UNESCO publish reports on education and training processes at routine intervals, Tekin said, “These organizations publish reports with names such as ‘Education Outlook’ and implement cycles to monitor academic skills, as in the PISA and TIMSS examples. In these two evaluations, we were determining and implementing our policies based on both internal and external evaluations.” shared his knowledge.
“THE POINT WE HAVE REACHED IN TERMS OF INDICATORS IS IMPORTANT”
Tekin said, “Especially during the July 15 period, with the tutelage structures and practices over the Ministry blocked, Türkiye’s achievements in international reports began to gain upward momentum.” he said. Referring to the international reports published on education in Türkiye, Tekin continued his words as follows: “It is clearly stated that Türkiye exceeds the international averages in issues such as the schooling rate, the number of students per classroom, the number of students per teacher, the use of technology in education. This is important for us and we continue to take steps to ensure its continuation and not fall behind in this sense. This will continue as education and training has been given first priority in all our budgets since the date our President became prime minister. Therefore, physical and technological infrastructure and similar financial resources.” “The problems related to these issues have been largely solved. I say largely because we live in an earthquake zone. Such needs will arise as earthquake strengthening, earthquake controls and analyzes are carried out. We have schools that have completed their economic life, the process of demolishing and rebuilding them will continue, but the point we have reached in terms of indicators is important.”
“WHEN OUR CURRICULUM BECAME SKILL-FOCUSED, THESE ACHIEVEMENTS STARTED TO INCREASE”
Minister Tekin told them in international environments in 2013-2014, “Since your programs are still focused on providing information to children, there is no possibility of your children being successful in international exams.” He reminded me that it was said. Stating that when they wanted to make a skill-oriented program, they encountered obstacles from the tutelage forces whose interests were harmed, Tekin said, “When those structures were closed and our education programs and curriculum became skill-oriented, these successes began to increase.” expressed his opinion. Türkiye Century Education Model regarding Türkiye’s education system: “You do not have a skill-oriented structure.” Emphasizing that they prepared it to eliminate criticism, Tekin said that the new curriculum was prepared by taking the opinions of international structures, teachers and academics.
Reminding that the 59th PISA Board of Directors Meeting was held in Türkiye in May last year, Tekin continued his words as follows: “After the presentation we made to them there, it was decided that these program changes should be translated into different languages and explained to different countries. Delegations from many countries started to be requested from us to explain these, and our friends are telling this. This has started to be reflected in the scores.” Tekin stated that Türkiye achieved great success in terms of international indicators in the recently announced TIMSS scores and emphasized that it ranked 4th in 4th grade science, 7th in 8th grade science, 8th in 4th grade mathematics and 10th among OECD countries in 8th grade mathematics.
“WE WANT OUR CHILDREN TO BE STRONG WHILE COMPETING IN THE INTERNATIONAL ARENA”
Reminding that PISA 2025 results will be announced in Bratislava, the capital of Slovakia, on September 8, Tekin stated that OECD has high expectations from Türkiye. Minister Tekin said, “We want our children to be strong while competing in the international arena, but on the other hand, we do not want them to move away from the values that make us who we are. Therefore, we look at the issue in this way. While talking to the officials of other countries, we share that these should be included in education programs in order for that country’s own future to be embraced by its children, for children to internalize world peace, and for ending human rights violations and wars in the world.” he said.
Daily Agenda
Clear statement from the Ministry of Foreign Affairs: We confirm our full support to the Turkish Cypriot people.
In his statement on his social media account, Ministry of Foreign Affairs Spokesperson Öncü Keçeli said, “We appreciate the efforts made by UN Secretary General Antonio Guterres regarding the Cyprus issue since the beginning of his duty. In this period when there is still no common ground for a solution between the two parties on the island, we believe that focusing on progress in important areas of cooperation within the scope of the process initiated by Secretary General Guterres in 2025 will serve to build trust.” he said.
Öncü Keçeli said:
On the other hand, we emphasize once again that the solution perspective will not materialize unless the uncompromising attitude of the Greek Cypriot side changes and its actions that negatively affect regional security are stopped. We hereby draw attention once again that solution models that have been tried and exhausted over decades are a thing of the past. As the homeland and guarantor state, we reiterate that a fair, comprehensive and sustainable solution to the Cyprus issue can be reached on the basis of the realities on the Island, the sovereign equality and equal international status of the Turkish Cypriot people. As always, we confirm our full support for the Turkish Republic of Northern Cyprus and the Turkish Cypriot people.
Daily Agenda
President of Religious Affairs Safi Arpaguş: We must be able to introduce our children to our own civilization values
According to the statement made by the Diyanet, Arpaguş spoke at the Childhood Quran Teaching Workshop themed “Educational Activities for Children in Quran Courses: Evaluation and Future Perspective” organized by the General Directorate of Educational Services.
Stating that early childhood is the most critical phase in which a person’s identity, personality and character are shaped, Arpaguş said, “In this respect, we see Quran courses for ages 4-6 as not only a teaching process in which the skill of reading the Quran is acquired, but also as a strategic education area that aims to protect the child’s nature, support his spiritual and moral development, and contribute to the construction of a solid identity and personality.” made his assessment.
Drawing attention to the importance and sensitivity of childhood, Arpaguş continued as follows:
“We should measure our success in teaching the Quran not by how much students memorize, but by their ability to establish a relationship of love and trust with the Quran that will last a lifetime. What is more important than a child of four or five years old knowing all the letters is that he comes running to the Quran lesson. What is more valuable than memorizing long surahs for a child at that age is that he can learn the love of Allah in a compassion-centered way. Therefore, we measure our success criteria not only on the amount of memorization, recognition of letters or the level of applying the rules of tajwid, but also on participation in the lesson, desire to learn, social “We have to read through multidimensional indicators such as interaction and positive attitudes towards the Quran.”
Arpaguş stated that they aim to develop a Quran education model that brings together knowledge and wisdom and transforms it into morality, and said, “In order to bring our children together with our own civilization values, we have to develop a strong pedagogical approach centered on wisdom, as in the Islamic education tradition. When we can do this, we will achieve great success in Quran education and we will have come a long way towards raising faithful, knowledgeable, moral and personality generations.” he said.
Emphasizing that they are trying to make the most of the realities revealed by science and the possibilities and opportunities of the age in terms of preparing children for the future in the best possible way, Arpaguş said, “We are constantly trying to update our educational programs and course materials with the contributions of child psychologists, child development experts, pedagogues, academics and educators in the field. Our workshop held here today is a manifestation of this sensitivity.” made his assessment.
Deputy President of Religious Affairs Hüseyin Harikalar, Chairman of the Mushaf Examination and Reading Board Osman İyişenyürek and General Director of Educational Services Sedide Akbulut also attended the workshop.
-
Economy2 days agoAt 55, China-Türkiye ties expand beyond trade into strategic co-op
-
Politics2 days agoErdoğan targeted for standing up to Netanyahu’s genocide: AK Party spox
-
Sports1 day agoCeferin dismisses FIFA bid as Infantino woos poorer associations
-
Politics2 days ago8 nations reject Israel’s E1 settlement plan, urge sanctions
-
Politics22 hours agoNetanyahu clings to anti-Türkiye campaign amid Likud’s decline
-
Politics1 day agoVerdict likely due in cases of corruption linked to CHP mayors of Türkiye
-
Sports2 days agoGoodbye Goldilocks: Man City’s Erling Haaland debuts new haircut
-
Politics2 days agoTürkiye maps 172 military cemeteries, memorials across 48 countries
