Connect with us

Daily Agenda

Emine Erdoğan, Gazze ve sıfır atık farkındalığını artırma faaliyetlerini 2025’te de sürdürdü

Published

on


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da başta Gazze’deki durum üzere, sıfır atık konusuyla ilgili yurt içi ve dışında yoğun faaliyetlerde bulundu.

Emine Erdoğan, Gazze’deki soykırıma ilişkin ulusal ve uluslararası kamuoyunun farkındalığını artırmak ve zulmün sona ermesi için faaliyetlerini yıl boyunca sürdürdü.

Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüşen Emine Erdoğan, kalıcı ateşkes ve insani yardımların ulaştırılması için Papa’ya “Gazze konusunda Hristiyan dünyası daha gür sesle destek çıkmalı” çağrısı yaptı.

Emine Erdoğan, Filistin’de kalıcı ve sürdürülebilir barış için iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesinin ve Filistin Devleti’ni resmen tanıyan ülkelerin sayısının artmasının önemini dile getirdi.

MELANİA TRUMP’A GAZZE MEKTUBU

Emine Erdoğan, 23 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın eşi Melania Trump’a, Ukrayna’daki savaş için gösterdiği hassasiyeti Gazze’deki insani kriz için de göstermesi çağrısında bulunduğu mektup gönderdi.

Gazze’nin tarihte benzeri görülmemiş zalimliğe, çağın en acı soykırımına sahne olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, mektubunda, BM Çocuk Fonu’nun, 45 dakikada bir çocuğun öldürüldüğü Gazze’de, yerin üstünü çocuklar için bir “cehenneme” yerin altınıysa bir “çocuk mezarlığına” benzettiğini aktardı.

Emine Erdoğan, kahkahaları susturulanların yalnızca Ukrayna’nın çocukları olmadığını, Filistin’in çocuklarının da aynı neşeyi, aynı özgürlüğü, aynı onurlu geleceği hak ettiklerini belirterek, “Gazze’deki insani krizin durdurulmasına yönelik güçlü çağrınızı içeren bir mektubu da İsrail Başbakanı Netanyahu’ya göndermeniz son derece anlamlı olacaktır.” ifadelerini kullandı.

İspanya’nın Ankara Büyükelçiliği ve Muğla Fahri Konsolosluğunca, 8 Ekim’de CSO Tarihi Salon’da, flamenko gösterisinin de yer aldığı “Rüzgar Gibi Özgür Filistin İçin Tek Yürek” yardım etkinliği düzenlendi.

Tüm geliri Gazze halkına bağışlanacak etkinliğe katılan Emine Erdoğan, “Bu anlamlı etkinlikte, Filistinli kardeşlerimiz için buluştuk. Flamenko’nun zarafeti ve duygusu, Gazze’nin yaralı kalbine dokundu. Filistin’de devam eden soykırıma karşı sanatın birleştirici gücüyle bir araya gelip insanlığın vicdanına seslendik.” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 9 Aralık’ta düzenlenen “Soykırımın Kadın Tanıkları: Gazze’de Medya ve Direniş” programına katıldı.

Programda konuşan Emine Erdoğan, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin insanlığa gönül koyarak hayata veda ettiklerini belirterek “O nedenle haksızlığa, yalana, adaletsizliğe, ayrımcılığa, soykırıma ve cümle kötülüğe savaş açmak hepimizin en meşru savaşıdır.” dedi.

İsrail ve onların enformasyon şiddetine ortak olan medya kuruluşlarıyla dünya kamuoyunun defalarca manipüle edildiğini ifade eden Emine Erdoğan, “Ne acı ki, dünyanın birçok yerinde bu yalanlara inanarak soykırıma alkış tutanlar oldu. Artık demokrasi ve insan hakları gibi evrensel değerlerin, ötekileştirilenler söz konusu olduğunda yalnızca bir tekerlemeden ibaret olduğunu biliyoruz. İnanıyorum ki biz hakikatin ışığını yansıttıkça bugün Gazze’nin üstüne çöken karanlık, yarın insanlığın topyekun direnişiyle inşallah aydınlığa dönüşecektir.” diye konuştu.

Emine Erdoğan, Gazze’de İsrail ateşi altında bir araçta mahsur kalarak hayatını kaybeden 6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın hikayesini anlatan “Hind Rajab’ın Sesi” filminin 16 Aralık’ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki gösterimine katıldı.

Emine Erdoğan filme ilişkin, “Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum.” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, 26 Aralık’ta Kalyon Vakfı ve Türk Kızılay işbirliğinde, Gazze’de yıkımın içinden doğan vakur direnişi sanatın diliyle görünür kılma amacıyla Nişantaşı’nda Kalyon Kültür’ün bulunduğu Tarihi Taş Konak’ta düzenlenen “Kalanlar” Filistin Sergisi’nin açılışına katıldı.

Programda konuşan Emine Erdoğan, “Bizim televizyon ekranlarına yansıdığında bakmakta dahi zorlandığımız bu yakıcı acıların merkezinde yaşayan Filistinliler, dipdiri bir imanla ‘Allah bize yeter. O ne güzel vekildir’ diyorlar. O yüzden hala boyunlarında evlerinin anahtarlarını taşıyorlar. O anahtarlarla bir gün yeniden evlerinin kapılarını açmak için sabrediyorlar. Küllerinden doğacak bir Gazze’ye inanıyorlar. Biz de inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Filistin’i savunmanın, Filistinliler kadar tüm insanlığı, onu ayakta tutan değerleri ve en başta da insan kalma hakkını savunmak anlamına geldiğini kaydeden Emine Erdoğan, “Uluslararası topluma şu gerçeğin çok iyi anlatılması gerek, eğer bugün çocuklara kurşun sıkılabiliyorsa, açlığa mahkum edilen bebekler ağlamaktan katılıyorsa, kadınlar yoksulluk ve çaresizlik içinde çırpınıyorsa, hastalar ilaçsızlıktan ölüyorsa, erkekler İsrail zindanlarında ağza alınmayacak işkencelere maruz kalıyorsa ve tüm bunlar dünyanın gözü önünde olabiliyorsa, artık dünyada hiçbir insan güvende değildir.” değerlendirmesinde bulundu.

SIFIR ATIK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE ÇEVRE KİRLİLİĞİ

Sıfır atık, sürdürülebilirlik ve çevre kirliliğinin önlenmesi gibi konularda farkındalığı artırmayı hedefleyen Emine Erdoğan, bu kapsamda yurt içindeki programlara ev sahipliği yaptı, yurt dışında da çok sayıda programa katıldı. Emine Erdoğan, bu yıl da çok sayıda lider eşi ve uluslararası üst düzey temsilciyle görüştü.

Resmi temaslarda bulunmak üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a eşlik eden Emine Erdoğan, 13 Şubat’ta “Döngüsel Ekonominin İlerletilmesi: Sürdürülebilirlik İçin Pakistan-Türkiye Ortaklığı” etkinliğine katıldı.

“Dönüşümsel Ekonomi ve Sıfır Atık” temasıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Emine Erdoğan, “Her alanda ekolojik dengeyi yeniden tesis edecek politikalar üretmeliyiz. Yapılacaklar listemizin en başında, döngüsel ekonomiyi bir an önce hayata geçirmek yer alıyor. Çünkü döngüsel ekonomi çevre dostudur. Daha az kaynak tüketir ve kaynakların önemli bir kısmını geri kazanmayı hedefler.” ifadelerini kullandı.

BM’DE “ULUSLARARASI SIFIR ATIK GÜNÜ ÖZEL ETKİNLİĞİ”NDE KONUŞTU

Emine Erdoğan, BM’nin 30 Mart “Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği”nde konuşma yapmak üzere gittiği New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüştü.

Görüşmede Emine Erdoğan, iklim krizi ve çevre sorunlarının ancak kolektif bir çabayla çözülebileceğini belirterek, “Sıfır Atık” hareketini sadece bir çevre politikası olarak değil, insanlığın ortak geleceğini koruma sorumluluğu olarak gördüklerini vurguladı.

Emine Erdoğan, Guterres’in de katılımıyla BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin BM Daimi Temsilciliği, Sıfır Atık Vakfı, BM Çevre Programı ve BM-Habitat tarafından “Moda ve tekstilde sıfır atığa doğru” temasıyla düzenlenen 30 Mart “Uluslararası Sıfır Atık Günü Özel Etkinliği”nde katılımcılara hitap etti.

Moda ve tekstil sektörünün çevre kirliliğinde çok yüksek bir payı olduğuna işaret eden Emine Erdoğan “O nedenle, biz de bu yılki kutlamalar için ‘Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru’ temasını seçtik. Bunun sebebi, kullan-at merkezli bir anlayışın ne yazık ki sektörün ana karakteri haline gelmesidir. ‘Yavaş ve sürdürülebilir modayı’ hayata geçirmek artık hepimiz için bir zorunluluktur.” dedi.

Emine Erdoğan, “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü” dolayısıyla Türkiye’nin yurt dışında bulunan temsilciliklerinde yapılan özel etkinliklere de video mesaj gönderdi.

Mesajında bu yıl “Uluslararası Sıfır Atık Günü”nün 3’üncü yılının kutlandığını belirten Emine Erdoğan, “Her bir saniyede, bir çöp kamyonu dolusu giysi yakılıyor ya da dünyanın atık depolama sahalarına gönderiliyor. Üzerimizden kolayca çıkarıp attığımız kıyafetleri, doğa üzerinden çıkarıp atamıyor.” sözleriyle tekstil sektörünün yarattığı çevre kirliliğine dikkati çekti.

SIFIR ATIK ENSTİTÜSÜ KURULDU

Birleşmiş Milletler (BM), Sıfır Atık Vakfı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğinde 12 Mayıs’ta Sıfır Atık Enstitüsü kuruldu.

Emine Erdoğan, Türkiye ve dünya için hayırlı olması temennisinde bulunduğu Enstitü’nün, çevre alanında Türkiye’nin ilk akademik yapılanmalarından biri olarak büyük bir sorumluluğu omuzladığını vurguladı.

Sıfır Atık Vakfı, her türlü atığın, bilinçsiz su ve elektrik tüketiminin çevreye verdiği zararlara dikkati çekmek amacıyla 5 Haziran’da “Farkında mısın?” kampanyası başlattı.

Emine Erdoğan, Dünya Çevre Günü dolayısıyla hazırlanan kampanyaya ilişkin “Her yıl yaklaşık 11 milyon ton plastik atık, göllere, nehirlere, denizlere ulaşıyor. Plastiklerin parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler, gıdamıza, suyumuza, hatta soluduğumuz havaya sızıyor. Yani farkında olmadan canımıza karışıyor. Bugün bu vahim tabloya ‘Dur’ demezsek, veriler yakın gelecekte çevreye sızan plastik miktarının yüzde 50 artacağını söylüyor.” ifadelerini kullandı.

Sıfır Atık hareketinin sadece bir proje değil farkındalığın, vicdan eksenli ve bilinçli bir insanlığın yol haritası olduğunu dile getiren Emine Erdoğan, “Tek yapmamız gereken, tamir ettirmek, dönüştürmek ve yeniden kullanmak. 5 Haziran Dünya Çevre Günü, hepimiz için bir milat olsun. Plastik kirliliğine karşı tek yürek mücadele edelim. Toprağın diliyle konuşalım, suyun çağrısına kulak verelim. Farkında olanlardan olalım. Zira gelecek, farkındalıkla yeşerecek.” çağrısında bulundu.

PAPA 14. LEO’DAN “SIFIR ATIK” HAREKETİNE DESTEK İSTEDİ

Emine Erdoğan, Vatikan’da 2 Temmuz’da Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo ile görüştü.

Görüşmede, Emine Erdoğan, uluslararası toplumun bugün pek çok hayati sınamayla karşı karşıya olduğunu belirterek, bunlardan birinin de iklim değişikliğiyle mücadele olduğuna işaret etti.

Kendisinin de kişisel olarak öncelik verdiği iklim değişikliği konusunda Türkiye’de başlattıkları “Sıfır Atık” hareketinden Papa’ya bahseden Emine Erdoğan, iklim değişikliğiyle mücadele meselesinin, Türkiye ile Vatikan arasında güçlü işbirliği potansiyeli taşıdığına inandığını belirtti.

Emine Erdoğan, Papa 14. Leo’ya, BM bünyesinde kurumsallaşan “Sıfır Atık” hareketine destek vermesinin önemli olduğunu söyledi. Papa 14. Leo’nun da buna karşılık “Kesinlikle birlikte çalışma yolları bulmalıyız.” dediği öğrenildi.

“SIFIR ATIK PROJEMİZİN BAŞLANGIÇ NOKTASI, İNSANLIĞA DUYDUĞUMUZ SADAKATTİR”

Emine Erdoğan, Vatikan’da Papalık Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde düzenlenen “Kardeşlik Temelli Ekonomi: Etik Çok Taraflılık” başlığıyla düzenlenen konferansa da katıldı.

Buradaki konuşmasında, Türkiye’nin 2017’de başlattığı ve bugün BM kararıyla küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık hareketine değinerek “Sıfır Atık Projemizin başlangıç noktası, insanlığa duyduğumuz sadakattir. Biz bu meseleyi, çevresel bir sorumluluk olduğu kadar, toplumlar ve nesiller arası adaletin sağlanması için, başarıyla geçmemiz gereken bir sınav olarak da görüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“GELENEKSEL TÜRK MUTFAĞININ BİLGELİĞİ BİLE BAŞLI BAŞINA BİR SIFIR ATIK YAŞAM MODELİDİR”

Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 80. Genel Kurulu dolayısıyla 21 Eylül’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile New York’a gitti.

Devlet ve hükümet başkanlarının eşlerini, himayesinde yürütülen “Anadoludakiler” projesi kapsamında Türkevi’nde düzenlediği “Anadoludakiler: Kapıların Ardındaki Hazineler” programında ağırlayan Emine Erdoğan, programda konuşma yaptı.

Konuşmasında geleneksel Türk mutfağının tarladan tabağa uzanan bilgeliğinin bile başlı başına bir sıfır atık yaşam modeli olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, “Çünkü döngüsellik, Anadolu’da üretimin ve tüketimin kalbindedir. Bununla beraber son günlerde tüm dünyada gündemde olan etik üretim, ileri dönüşüm, sıfır atık, sürdürülebilir moda, doğal malzemeler, kadın emeğinin desteklenmesi gibi yaklaşımların tamamı, yüzyıllardır Anadolu’da yaşatılmaktadır. Dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin, adil ve barışçıl bir dünya geleceğinin, yerel kültürlerin yaşatılmasıyla doğrudan ilişkisi vardır.” diye konuştu.

Emine Erdoğan, himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca New York’ta oluşturulan “Sıfır Atık Mavi-Damla Damla Sergisi”nin açılışını da yaptı.

Programda konuşan Emine Erdoğan, “Ne mutlu ki Sıfır Atık, artık küresel bir harekettir.” dedi.

“Su, ortak yaşam kaynağımızdır” anlayışıyla 2019’da “Sıfır Atık Mavi” hareketini başlattıklarını anımsatan Emine Erdoğan, “Bugüne kadar 285 bin ton deniz çöpünü yani 22 bin kamyon dolusu atığı kıyılarımızdan ve denizlerimizden uzaklaştırdık. 551 mavi bayraklı plajımızla, dünyanın en fazla mavi bayraklı plaja sahip üçüncü ülkesiyiz. Bununla da yetinmedik, 2023’te ‘Su Verimliliği Kampanyası’nı başlattık. 2 milyardan fazla insanın güvenli içme suyuna erişemediği dünyamızda su verimliliği çalışmalarını insanlığa karşı bir görev addettik.” diye konuştu.

SIFIR ATIK AKTÖRLERİNİ “ULUSLARARASI SIFIR ATIK FORUMU”NDA BULUŞTURDU

Onursal Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı Sıfır Atık Vakfı tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, BM Çevre Programı (UNEP) ve BM-Habitat işbirliğiyle 17-19 Ekim’de “Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekan, Dönüşüm” temasıyla İstanbul’da Uluslararası Sıfır Atık Forumu düzenlendi.

Sıfır atık dünyası yönünde somut adımlar atmak amacıyla dünyanın dört bir yanından harekete geçen aktörleri bir araya getiren forumda konuşan Emine Erdoğan, “Sıfır atık, umut ürettiğimiz, yepyeni bir dönemin adıdır.” dedi.

Bazen sıfır atık yaşam modelini uygulamanın zor olduğu yönünde eleştiriler duyduğunu aktaran Emine Erdoğan, “Şunun altını çizmek isterim ki bizim sıfır atığı mükemmel bir şekilde uygulayan bir azınlığa değil, küçük adımları kararlılıkla atan, evindeki organik atıkları kompost yaparak gübreye dönüştüren, restoranda artan yemeğini çekinmeden yanında götüren, elektrikli cihazını bekleme modunda bırakmayıp kapatan, velhasıl, ‘Ben mi kurtaracağım dünyayı?’ demeden insanlığın iyiliği için elinden geleni geldiği kadarıyla yapma gayretinde olan milyonlara ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim krizindeki paylarının çok düşük olmasına rağmen çözümün parçası olmak için çalıştıklarını ve 2017’de başlattıkları Sıfır Atık hareketinin, bu hedefin en net göstergesi olduğunu belirterek “Bu yolun başında ülkemizde yüzde 13 olan geri kazanım oranımızı yüzde 36 seviyesine çıkardık. Bugüne kadar 74,5 milyon ton atığı geri kazandık. Ekonomimize 256 milyar lira kazanç sağladık. Sıfır Atık Mavi hareketi kapsamında, yaklaşık 285 bin ton deniz çöpünü topladık.” dedi.

Uluslararası Sıfır Atık Forumu “Bakanlar Oturumu”nun açılışında da konuşan Emine Erdoğan, Türkiye olarak, iklim ve çevre sorunlarının çözümünde uluslararası işbirliğini ve ortak hedefler belirlenmesini önemsediklerini belirterek, bu buluşmanın, adil sorumluluk paylaşımına dayalı stratejik ortaklıkların başlayacağı bir zemin olması temennisinde bulundu.

“SIFIR ATIK HAREKETİ, 21. YÜZYILIN EN BÜYÜK İYİLİK HAREKETİ”

Emine Erdoğan, Uluslararası Sıfır Atık Forumu kapsamında düzenlenen “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu 4. Resmi Toplantısı”na başkanlık etti.

Toplantının açılışında konuşan Emine Erdoğan, Sıfır Atık hareketinin, 21. yüzyılın en büyük iyilik hareketi olduğunu belirterek, Türkiye olarak, bu hareketin öncü ülkesi olmaktan ve sıfır atığı yerelden küresele taşımaktan büyük gurur duyduklarını bildirdi.

2022 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen sıfır atık kararının, artık bir Birleşmiş Milletler politikası ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin kilit unsuru olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:

“2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak için önümüzde yalnızca 5 yıl kaldı ve maalesef hedeflerin henüz yüzde 18’i gerçekleştirilebildi. Bu süreci hızlandırabilmek için farkındalık çalışmalarına ağırlık vermemiz gerektiği inancındayım. Kadınlar ve çocuklar ana hedef kitlemiz olmalıdır. Onların nesilleri ve geleceği şekillendiren gücünü Sıfır Atık hareketine etkin bir şekilde kanalize etmeliyiz. Birleşmiş Milletler Habitat ve Birleşmiş Milletler Çevre Programının koordinasyonunda, Sıfır Atık Vakfımızın da desteğiyle kalıcı bir Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Mekanizması kurulmalıdır. Sıfır Atık Forumu da bu platformun evrensel yüzü ve bilgi merkezi olmalıdır.”

Emine Erdoğan, bizzat katılamadığı programlara da video mesaj göndererek sıfır atık konusundaki düşüncelerini paylaştı.

Endonezya’nın Bali adasında düzenlenen “Asya Pasifik Sıfır Atık Uluslararası Seminer Programı”na 28 Ekim’de video mesaj gönderen Emine Erdoğan, “Medeniyet birikiminden beslenen ve sıfır atık ilkelerini temel alan yaşam modellerini bir an önce hayata geçirmeliyiz. Ancak bu sayede verimlilik ilkesiyle yönetilen atığın azaldığı ve geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştığı döngüsel şehirler kurabiliriz.” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE, COP31’E EV SAHİPLİĞİ YAPACAK

Brezilya’da gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı’nda (COP30) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında yürütülen müzakereler sonucu, gelecek yıl düzenlenecek COP31 Taraflar Konferansı’nın, Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılmasına karar verildi.

Emine Erdoğan, konuyla ilgili NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının, Türkiye ve tüm insanlık için hayırlı olmasını dileyerek şu ifadeleri kullandı:

“Hepimiz için gurur vesilesi olan bu önemli adım, sıfır atık hareketine küresel ölçekte yön veren Türkiye’nin, çevre bilincindeki kararlılığının dünyada karşılık bulduğunun bir göstergesidir. 196 ülkenin aynı masaya oturacağı tarihi zirvenin, iklim krizinin yükünü en fazla taşıyan ülkelere, güçlü bir rehberlik ve dayanışma sunulması için dönüm noktası olacağına inanıyorum. COP31’in daha adil, sürdürülebilir ve yaşanabilir bir dünya adına kararlı, etkili ve somut neticelere vesile olmasını diliyorum.”

“İSTANBUL, ARTIK ‘SIFIR ATIK’IN BAŞKENTİ”

Emine Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Sıfır Atık Vakfı işbirliğiyle “Gıda ve Su İsrafını Önlemek, Geleceği Sahiplenmek” temasıyla 28 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen Yüksek Düzeyli Tarım ve Orman Bakanları Paneli’ne katıldı.

Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun tamamlayıcı oturumu olan panelin açılışında konuşan Emine Erdoğan, İstanbul’un artık “Sıfır Atık”ın başkenti, insanlığın sürdürülebilir gelecek vizyonunun merkezi olduğunu söyledi.

Emine Erdoğan, değişimin önce evlerde, sofralarda ve alışkanlıklarda başlaması gerektiğini belirterek “Sıfır atık prensiplerini uygulayarak kendimizi ve hayatlarımızı değiştirmeye başladığımızda göreceğiz ki dünya da bizimle birlikte değişecek. Çünkü bir dilim ekmeği çöpe atmadığımızda 40 litre suyu, bir yumurtanın bozulmasına izin vermediğimizde 196 litre suyu, bir elmayı buzdolabında çürütmediğimizde 822 litre suyu kurtaracağız.” ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, sosyal medya hesaplarından zaman zaman yaptığı paylaşımlarda da atık krizinin üstesinden gelmek için sıfır atık bilincinin önemine işaret ederek sürdürülebilirlik vurgusu yaptı.

Emine Erdoğan’ın bu yıl yurt içi ve dışında görüştüğü devlet ve hükümet başkanlarının eşleri ile ülkelerin, kurum ve kuruluşların temsilcileri, 2023’te BM 78. Genel Kurulu’nda küresel düzeyde imzaya açılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk imzacısı olduğu “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”nı imzalayarak “Sıfır Atık” hareketine destek verdi.

AİLE VE ÇOCUK TEMALI ETKİNLİKLER

Emine Erdoğan, “Aile Yılı” kapsamında ailenin ve çocuk haklarının korunmasının önemine dikkat çekilen programlara da katıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından düzenlenen, Anadolu Ajansının global iletişim ortağı olduğu “Uluslararası Aile Forumu”nun gala yemeğine katılan Emine Erdoğan, konuşmasında, “Evlenme yaşını ileri atan bahanelere ve felaket kehanetleriyle doğum sayılarının geriletilmesine geçit vermemeliyiz.” dedi.

Emine Erdoğan, ailenin insan yaşamındaki önemine dikkati çekerek “Ailenin geleneksel yapısında çözülmeler meydana geliyor. Toplumlar bir erime potasına atılmaya çalışılıyor. Tüm bu girişimler ahlaki ve manevi değerlerimizi hedef almaktadır. Zira bizi bu olumsuz dış etkilere dirençli kılan milli kimliğimizdir.” ifadelerini kullandı.

Haliç Kongre Merkezi’nde 6 Aralık’ta “Dijital Çağda Çocuk Medyası: Aileyi Güçlendirmek, Değerler İnşa Etmek” başlığıyla düzenlenen TRT Uluslararası Çocuk Medyası Zirvesi’ne katılan Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hazırlanan Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni imzaladığını duyurdu.

Sözleşmeyi çocukların dijital ortamlarda güvenliğini sağlamak, haklarını korumak ve onları desteklemek için sözleşmeyi imzaladığını belirten Emine Erdoğan, herkesi sözleşmeyi imzalamaya davet etti.

Emine Erdoğan, NSosyal hesabından bu yıl katıldığı program ve etkinliklerden görüntülerin yer aldığı videoyu da paylaşarak şu ifadeleri kullandı:

“Yeni yılın ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birlik ve beraberlik içinde dayanışmamızı koruduğumuz, umudumuzun eksilmediği, huzurlu bir yıl temenni ediyorum. Bütün mazlum coğrafyalarda zulümlerin son bulduğu, barışın, mutluluğun, refahın hakim olduğu bir 2026’da buluşmak dileğiyle.”



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

Joint statement from Türkiye, Arab League, Organization of Islamic Cooperation (OIC) and 18 countries

Published

on


Ministers of Foreign Affairs of Turkey, Brazil, Denmark, Indonesia, France, Palestine, Finland, Spain, Sweden, Ireland, Iceland, Qatar, Luxembourg, Egypt, Norway, Portugal, Slovenia, Saudi Arabia, Jordan and the Secretaries General of the Arab League and OIC made a joint written statement about Israel’s unlawful decisions regarding the West Bank. The statement said, “We condemn in the strongest terms a series of recent decisions taken by Israel that comprehensively expand its unlawful control over the West Bank. These changes are far-reaching, reclassifying Palestinian lands as Israel’s so-called ‘state land’, accelerating illegal settlement activities and further deepening Israeli rule.”

‘WE REVERSE OUR UNSHAKEN COMMITMENT TO ACHIEVING PEACE’

The following statements were included in the written statement:

“We have a clear view that Israel’s illegal settlements and its decisions aimed at advancing them are a blatant violation of international law, including previous resolutions of the United Nations (UN) Security Council and the Advisory Opinion of the International Court of Justice in 2024. These latest decisions are part of a clear trend aimed at changing the reality on the ground and advancing unacceptable de facto annexation. We also have ongoing efforts towards peace and stability in the region, including the 20-Point Plan for Gaza.” We call on the Israeli Government to immediately reverse these decisions, comply with its international obligations and refrain from taking steps that would lead to permanent changes in the legal and administrative status of the Occupied Palestinian Territories. In this context, such actions are a deliberate and direct attack on the viability of the State of Palestine and the implementation of the two-state solution. We reiterate that we reject all measures aimed at changing the demographic structure, character and status of the Palestinian Territories, including East Jerusalem, which have been occupied since 1967. In the face of the alarming escalation in the West Bank, we reiterate our determination to take concrete steps in accordance with international law against the expansion of illegal settlements in Palestinian territories, policies of forced displacement and threats of annexation. We recognize the special role of the historical Hashemite patronage and emphasize the importance of preserving the historical and legal status quo in Jerusalem and the holy sites of Jerusalem during the holy month of Ramadan. Ministers call on Israel to immediately release the withheld tax revenues belonging to the Palestinian Authority, which should be transferred to the Palestinian people in Gaza and the West Bank. “We reiterate our unwavering commitment to achieving a just, comprehensive and lasting peace based on a two-state solution in the Middle East, on the basis of the borders of June 4, 1967, and in line with the relevant UN resolutions. As stated in the New York Declaration, ending the Israeli-Palestinian conflict is essential for regional peace, stability and integration. Coexistence between the peoples and states of the region will only be possible with the realization of an independent, sovereign and democratic State of Palestine.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

New parts were found from the wreckage of THY’s plane that crashed 51 years ago

Published

on


Efforts are continuing to find the wreckage of the Fokker F-28 type aircraft named ‘Bursa’ belonging to Turkish Airlines (THY), which crashed into the Sea of ​​Marmara on January 30, 1975, killing 42 people and whose wreckage has not been found since then. Virtual media celebrity Nedim Kuru and his team carried out underwater SONAR and bottom scanning in Marmara Sea for the 5th time today, around Büyükçekmece and Ambarlı. During the scans, aluminum parts thought to belong to the plane were seen. On the other hand, Nedim Kuru applied to the Governorship of Istanbul to build a mausoleum in the Marmara Sea.

PREVIOUSLY SEARCH EFFORTS WERE LIMITED

Among those who lost their lives in the accident were coach Fatih Terim’s father-in-law Kamuran Aksu and singer Seyyal Taner’s stewardess sister. Due to the technological inadequacies of the period, the wreckage could not be officially removed and search efforts were limited.

‘5 HOURS OF SEARCH WAS DONE, WE DISPLAYED NEW PARTS’

Providing information about the work he carried out with an underwater drone under the Marmara Sea for the 5th time, Nedim Kuru said, “We carried out our 5th diving operation on the crashed THY passenger plane named ‘Bursa’, which crashed with 42 passengers. We searched the wreckage area where the plane crashed for 7 hours with an underwater drone and imaged other parts of the plane wreckage. Among the images, we detected aluminum parts that we think belong to the plane.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Ramadan mobilization from AK Party for Syria and Gaza

Published

on


With the organization and coordination of AK Party municipalities, regular iftar tables will be set up every day during Ramadan in the Balkans, Syria and Gaza. It is aimed to deliver hot meals to millions of people with abundance tables, to meet their basic food needs and to experience the spiritual atmosphere of Ramadan together with sister communities.

Ramadan mobilization from AK Party for Syria and Gaza

AK Party Deputy Chairman and Local Governments Chairman Mustafa Demir announced that the unity, solidarity and brotherhood spirit of Ramadan will go beyond borders and move to the geography of the heart this year as well. Particularly drawing attention to the severe humanitarian situation in Gaza, Mustafa Demir emphasized that civilians struggling to survive under attacks will not be left alone under any circumstances. Demir stated that the scope of iftar and sahur programs established throughout Türkiye during the month of Ramadan will be further expanded, and that this circle of solidarity will be expanded to include Syria and Gaza.

Ramadan mobilization from AK Party for Syria and Gaza

‘WE CARRY OUR HEART TABLES TO OUR HEART GEOGRAPHY’

Demir used the following statements in his statement:

“As AK Party municipalities, we carry the tables we set all over Türkiye to our heartland. In this context, along with the iftar programs organized by Konya in Damascus Center, Erzurum in Latakia, Gaziantep in Aleppo Center and Çorum in Rif Damascus Yarmuk, Sultanbeyli in Bosnia-Herzegovina, many of our municipalities also organize iftar programs during Ramadan in Syria and We are setting up tables of abundance and tables of love through our municipalities in Gaza. We are also setting up iftar tents in the Balkans, in Bulgaria, Greece and North Macedonia. Our Municipalities of Trabzon and Rize are setting up iftar tables in Batumi. We have started a mobilization to keep the spirit of unity, solidarity and solidarity of Ramadan alive, especially in Gaza, the land of the oppressed, which has been subjected to systematic genocide by Israel. “We are setting up iftar tables. These heartfelt tables, which we will prepare under the instructions of our President, will form the strongest foundations of our bridge of brotherhood that extends to the future.”



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Cabinet Meeting has ended… Important statements from President Erdoğan

Published

on


The Cabinet Meeting has ended… Important statements from President Erdoğan – Last Minute News

President Recep Tayyip Erdoğan addresses the citizens after the Cabinet Meeting.





Cabinet Meeting has ended... Important statements from President Erdoğan









President Erdoğan’s statements are as follows;






































































Source link

Continue Reading

Daily Agenda

AK Party Spokesperson Çelik: Israel has no rights over Palestinian lands

Published

on


AK Party Spokesperson Ömer Çelik used the following statements in his post on his social media account:

“Israel has no rights or sovereignty over the occupied Palestinian territories or other occupied Arab territories.

Any threat by Israel to the sovereignty of friendly and brotherly Arab States is illegitimate.

AK Party Spokesperson Çelik: Israel has no rights over Palestinian lands

“IT IS AN ACTIVITY OF SPATIAL GENOCIDE”

Israel’s attempts to annex the West Bank or separate it from the Gaza Strip constitute an act of “spatial genocide.” The expansion of settlement activities in the occupied Palestinian lands is a clear attack.

The support of the US Ambassador to Israel for the killing of children in Gaza by the Netanyahu government is an inhumane and terrible approach. This Ambassador’s advocacy of the “Greater Israel” project, which aims to usurp the lands of some Arab states with a theo-political approach, is against the most basic legal principles and human values. Attempting to substitute theological-fanatic claims for international law would have dire consequences throughout the region. We radically reject and condemn in the strongest terms this approach that threatens sister states by defending Israel’s dominance in the Middle East.

AK Party Spokesperson Çelik: Israel has no rights over Palestinian lands

Our President has repeatedly asked from the rostrum of the United Nations: “What are the borders of Israel?” By asking, he has been warning the whole world for years against the insidious plans of this aggressive and invasive mentality. Every development that has taken place has revealed how justified the warnings our President has been making for years from the UN rostrum in front of the eyes of the whole world were.

“GENOCIDE IS PART OF THE POLITICS…”

Advocating the killing of children is murder and genocide. Occupying the homes and homelands of Palestinians in Gaza and the West Bank is part of the policy of genocide. These are an attack on all human values.

We know that the fight against this mentality is a fight for humanity. Resisting this barbarism is the first step of what needs to be done both humanly and politically. We will continue to defend the sovereign and united State of Palestine, based on the 1967 borders, with East Jerusalem as its capital, and to fight genocidal enemies of humanity.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

The wind of Ramadan is blowing in the Social Complex – Last Minute News

Published

on


“Ramadan in the Complex” events hosted by the Presidential Complex continue at full speed. Citizens of all ages are interested in programs full of culture, art, education and entertainment.

CONCERT ENTHUSIASM

❱ As part of the program, artist Maher Zain took the stage at Beştepe Nation Congress and Culture Center yesterday. The concert, in which Zain, who has a wide audience around the world with his hymns and melodies, performed his popular works such as “Assalamu Alayka”, which reflects the spirituality of Ramadan, was greatly appreciated. Minister of Family and Social Services Mahinur Özdemir Göktaş also attended the concert and accompanied the hymns.

❱ On the other hand, within the scope of the events, the actors of the popular TRT Children series Tozkoparan İskender also met with their fans at the Complex. While children and young people had the opportunity to chat with the TV series actors and get autographs, colorful and enthusiastic moments were experienced in the program area.

❱ Within the scope of the program, fun tracks, workshops and concerts from TRT Children’s musicals for children attract great attention. Talks, book fairs and autograph sessions also attract high demand from visitors. Additionally, Ramadan turns into a cultural festival at the Social Complex with cinema screenings, science shows, traditional art training, sports activities, competitions and recycling activities.

❱ Technology and awareness themed areas are also flooded with visitors. Flight simulators, discovery workshops, space museum, television experience areas, cyber security training and digital playgrounds attract the attention of especially young people.



Source link

Continue Reading

Trending