Connect with us

Daily Agenda

Başkan Erdoğan: Daha güçlü NATO’nun temelleri atıldı

Published

on


Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine hoş geldiniz. NATO Ankara Devlet ve Hükümet Başkanları 36. Zirvesi vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.” ifadesini kullandı.

Başkan Erdoğan’dan önemli açıklamalar!

Türkiye’de 22 yıl aradan sonra ikinci, başkent Ankara’da ise ilk defa tertipledikleri 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamladıklarını söyleyen Başkan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde, ev sahipliği yaptığımız bu tarihi zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askeri kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini Ankara’da atmış buluyoruz. Öncelikle bir hususu burada ifade etmek isterim. Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Dolayısıyla çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma harcamaları, askeri yetenekler ve buna zemin oluşturan savunma sanayimiz bakımından birçok müttefike kıyasla hayli ilerdeyiz. Zirvemizde geçtiğimiz yıl Lahey’de verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi üzerinde durduk. Genel Sekreter Sayın Rutte de müttefiklerin sağladığı ilerlemeyi rakamlarla ortaya koydu. İttifak’a yönelik çok boyutlu ve tedricen artırılacak katkılarımızı da bu vesileyle somutlaştırdık. NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.”

Başkan Erdoğan: Daha güçlü NATO’nun temelleri atıldı

“TARİHİ ŞANLI ZAFERLERLE İLMEK İLMEK DOKUNMUŞ BÜYÜK BİR MİLLETİZ”

“Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti. Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, “Biliyorsunuz Başkan Trump da zirveye katılımında ülkemizin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu vurgulamıştı. Şahsi dostluğumuzun altını çizmesi ayrıca anlamlıydı. Bizim için kıymetliydi. Hassasiyetinden ötürü, değerli dostuma bir kez daha teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan, Türkiye’nin 1952’den beri İttifak’ın üyesi olduğunu anımsatarak, şunları söyledi:

“Ama biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihi şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokunmuş büyük bir milletiz. NATO’ya üye olmakla, İttifak’a yalnızca üç kıtanın kalbinde yer alan jeostratejik konumumuzu değil, aynı zamanda 2 bin yıldır cenk meydanlarında olgunlaşan işte bu savaş sanatımızı da kazandırdık. Göz bebeğimiz olan Türk Silahlı Kuvvetleri, milli güvenliğimize yönelik her türlü tehdidi kaynağında bertaraf edecek kuvvet ve kudrete sahiptir.”

“Halihazırda NATO’nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. On yıllardır NATO’nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir.” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bu emanete hakkıyla sahip çıktığını vurguladı.

Türkiye’nin, İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda elini taşın altına koyan, gerektiğinde bedel ödeyen bir müttefik olduğunu belirten Başkan Erdoğan, “NATO’nun harekat ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız.” dedi.

İttifak’ın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde, adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarını bildiren Erdoğan, Türk Hava Kuvvetlerine ait F-16’ların ağustos ayından itibaren NATO Hava Polisliği misyonu kapsamında, Estonya’da konuşlanacağını söyledi.

“NATO BİRBİRİNE GÜÇ KATAN MÜTTEFİKLERİN İTTİFAKI OLMALIDIR”

Türkiye’nin, 2025 Ekim ayında üstlendiği NATO Kosova Gücü (KFOR) komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğini hatırlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz. Daha burada sayamayacağımız, nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. Zirve vesilesiyle Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi, bu bakımdan mühimdir. Harcanan rakamlar, savunmaya ayrılan kaynaklar elbette önemlidir. Fakat gerçek caydırıcılığı, üç boyutlu derinlik yani, üstün teknoloji, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın sacayakları olacaktır. Ülkemizin savunma sanayisi alanında son 23 yılda gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur.

Türkiye olarak, kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İnsansız hava araçlarında, deniz araçlarında, savaş gemilerinde, dünyada üst sıralarda yer alıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayisi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz. Bu sabahki konuşmamda da ifade ettim. Avrupa Birliği’nin savunma alanındaki girişimleri, NATO’yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır. Bu önemli hususu her fırsatta, her zeminde müttefiklerimizin ve Avrupa Birliği’nin liderliğinin dikkatine getiriyorum.”

Başkan Erdoğan, “Şurası bir hakikat ki, Türkiye gibi Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefikler, Birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde, bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da halen devam ediyor. Bunların amasız ve fakatsız biçimde bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa Zirve Bildirisi’nde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. Şunun altını bir kez daha çizmek durumundayım, NATO birbirine bağımlı ülkelerin değil birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Başkan Erdoğan: Daha güçlü NATO’nun temelleri atıldı

“ADİL BİR BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ”

Başkan Erdoğan, zirve kapsamında ev sahipliği yaptıkları Savunma Sanayii Forumu vesilesiyle NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı işbirlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi’nin müttefiklerce kabul edildiğini hatırlattı.

Terörizmin NATO’ya yönelik iki ana tehditten biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara Zirve’mizde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kere daha vurguladık. Görüşmelerimizde Ukrayna’da 5’inci yılına giren savaşın etkilerini de ele aldık. Artık bir yıpratmaya yönelik bu muharebede savaş, her ay on binlerce zayiat verilen bir kıyım makinesine dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik. Bu ilkeli duruşumuzu hem Sayın Putin hem Sayın Zelenskiy hem de bu sabah belirttiğim üzere müttefiklerimiz çok iyi biliyor. Bugün bir kez daha şu çağrıyı yapmak istiyorum: Adil bir barışın kaybedeni olmaz. Tarafları, Türkiye’de yeniden bir araya getirmeye hazır olduğumuzu tekrar ifade ediyorum.”

“GAZZE’DE İŞGAL VE ZULÜM HIZ KESMEDEN SÜRÜYOR”

Başkan Erdoğan, bugün ayrıca Orta Doğu’da yaşanan güncel gelişmeleri de değerlendirdiklerini söyledi. Her aşamasına destek verdikleri İslamabad Mutabakatı’nı büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Müzakere sürecinin zorluklarının elbette farkındayız. Burada önemli olan çözüm iradesinin mutlaka korunmasıdır. Gelgitler yaşansa dahi neticede aklıselimin galip geleceğine inanıyorum. Dünyanın beklentisi de barışa fırsat tanınmasıdır. Şu gerçeği burada dikkatinize getirmekte fayda görüyorum, bir tarafta barış umutları yeşermekteyken öte tarafta 2 Mart’tan bu yana 5 bine yakın insanın hayatını kaybettiği Lübnan’a yönelik saldırılar halen durmuyor. İnsanlar göçe zorlanıyor, şehirler yıkılıyor, Lübnan toprakları adım adım gasbediliyor. Aynı şekilde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masumun katledildiği Gazze’de işgal ve zulüm hız kesmeden sürüyor. Kendi güvenliğini, bölgenin istikrarsızlık içinde olmasında görenler, en küçük bir barış ışıltısını bile söndürmeye çalışıyor. Bu savaş bağımlısı zihniyete prim verilmemesi gerektiğinin altını bir kez daha çiziyorum. Bölgemizin şu anda ne yeni bir gerilime ne yeni bir çatışmaya tahammülü var. Tam tersine, insanlık olarak hava gibi, su gibi hepimiz, barışa, huzura, istikrara ihtiyaç duyuyoruz.”

“TÜM ANKARALI KARDEŞLERİME ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”

ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere liderlerle ikili ve bölgesel meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Erdoğan, zirve marjında Bulgaristan, Kanada, Finlandiya, Fransa, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık liderleriyle de görüşmeler gerçekleştirdiklerini hatırlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın da Ankara’da olduğunu anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Bu akşam Avrupa Birliği liderliğiyle çalışma yemeğinde bir araya geleceğiz. Yarın da Karadağ, Slovakya ve Arnavutluk liderlerini ağırlayacağız. Malumunuz önümüzdeki yıl Türkiye’nin NATO üyeliğinin 75’inci yıl dönümü. Bu anlamlı yıl dönümünün arifesinde Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaktan duyduğum memnuniyeti bir kez daha vurgulamak istiyorum. Zirveye hazırlık bağlamında yakın işbirliği içinde olduğumuz NATO Genel Sekreteri Sayın Rutte ve ekibiyle zirvemizin başarıyla icra edilmesi için günlerdir büyük bir özveriyle çalışan görevlilerimizi tebrik ediyorum. Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren tüm Ankaralı kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum.”

Türkiye’nin 2026 yılı bitmeden iki büyük zirveye daha ev sahipliği yapacağını dile getiren Erdoğan, “29-30 Ekim tarihlerinde Türk Devletleri Teşkilatımızın 13. Liderler Zirvesi’ni yine burada, başkentimiz Ankara’da gerçekleştireceğiz. Hemen ardından 9-20 Kasım tarihlerinde COP 31 İklim Zirvesi’ni Antalya’da tertipleyeceğiz.” dedi.

Ankara Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, dünyanın dört bir yanından Ankara’ya gelen basın mensuplarına teşekkür etti.

Türkiye’ye F-35 satılmasına karşı çıkmalarına ilişkin, “Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından basın toplantısı düzenledi.

Bir basın mensubunun, “İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Türkiye’ye F-35 satılmasını istemedikleri” yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, “Bu açıklamalar F-35 sürecini sıkıntıya sokar mı?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Her iki açıklamanın da benim dünyamda yeri yok. Zira Netanyahu’nun hangi sularda yüzdüğü belli. Miçotakis’in böyle bir yanlışa düşmemesi gerekirdi. Zira biz, Sayın Miçotakis’in Yunanistan için almış olduğu savunma araçlarına, ‘niçin bunları aldın?’ veya ‘niçin bunları alıyorsun?’ diye bugüne kadar bir düşünce sarf ettik mi? Hayır. Halbuki bizim kapı komşumuz. Bu tür şeyleri söyleme imkanımız da olabilirdi. Ama gerek yok. Alabilir de satabilir de. Türkiye ise şu anda bunları zaten üretiyor. Üretmenin yanında da tabii ki alma hakkına da sahiptir. Bizler de bunun görüşmelerini dünyanın değişik ülkeleriyle yapıyoruz. Adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

Başkan Erdoğan’dan Reuters’a F-35 mesajı: “Bizi izlemeye devam edin”

“BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN”

Başka bir basın mensubunun, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 tedariki konusunda yaptığı farklı açıklamalara dikkati çekerek, “F-35’lerle ilgili size ne söyledi?, Türkiye’nin F-35 alabilmesi için S-400’leri ne yapacak? Rusya’ya geri mi verecek? Başka bir ülkeye mi konuşlandıracak?” sorularına Erdoğan, “Bizi izlemeye devam edin.” karşılığını verdi.

Başkan Erdoğan SABAH Dijital’in sorusunu yanıtladı: Türkiye Çelik Kubbe’de her geçen gün mesafe alıyor

“BİRİLERİNİN ELİNDE FARKLI KUBBELER VARSA BİZDE DE ÇELİK KUBBE VAR”

Başkan Erdoğan, SABAH Dijital’in Çelik Kubbe Projesi’nin NATO’nun hava savunma kapasitesini nasıl etkileyeceği yönündeki bir sorusunu ise şöyle cevaplandırdı:

“Çelik Kubbe Projesi aynı zamanda NATO’nun bulunduğumuz bölgelerdeki en güçlü bilek güreşidir. Bütün adımlarımızı attık ve Çelik Kubbe’de de şu anda Türkiye her geçen gün mesafe alıyor. Nitekim bunların da zaman zaman sergilenmesini de yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Birilerinin elinde farklı kubbeler varsa, bizde de Çelik Kubbe var.”

“HER AN TRUMP İLE BU TÜR KONULARIN GÖRÜŞMESİNİ YAPARIZ”

Azerbaycanlı bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmede Güney Kafkasya’daki gelişmelerin gündeme gelip gelmediğini” sorması üzerine Erdoğan, “O gündemimize gelmedi ama her an telefonla yine Sayın Trump ile bu tür konuların görüşmesini yaparız.” dedi.

Yunan bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile yapılan görüşmede Ruhban Okulu meselesi gündeme geldi mi?” sorusuna Erdoğan, “Hayır, gündeme gelmedi” karşılığını verdi.

Aynı basın mensubunun, Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in “Türkiye ile deniz yetki alanları meselesini çözmemiz gerekiyor” açıklamasını anımsatıp, “Türk-Yunan ilişkilerinde yeni atılacak adım ne olabilir?” şeklindeki sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi:

“Miçotakis ile özellikle Ege Denizi sorunlarını çözme konusundaki düşünceyi ben de aynen paylaşıyorum. İnşallah birinci derecede Dışişleri Bakanlarımız daha sonra gerekirse biz de masaya otururuz ve bu konuyu görüşürüz ama şunu açık ve net söyleyeyim ki o suların sorununu çözmek birinci derecede liderlerin görevidir. Bu konuda aynı düşünceyi ben de paylaşıyorum.”

“DERDİ BARIŞ OLANLAR HER TÜRLÜ KATKIYI VERMELİ”

Başka bir basın mensubunun, “NATO ve Avrupa, ABD ve NATO arasındaki ihtilaflı alanlara” dikkati çekip, “bu konuda Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenip üstlenmeyeceği” yönündeki sorusuna Erdoğan, “Daha adil bir dünya mümkün. Ona çalışmamız gerekiyor. Onun için de hep birlikte düşünen, uygulayan ve bu konuda adımları atması gereken her siyasetçi bu sorunu çözmek için kararlı yürüyüşünü sürdürmeli. Ben ‘bu çözülemez’ demem. Tam aksine ‘çözeriz’ diyorum. Hep birlikte bu adımı inşallah atacağız. İşte bu adımı atması gerekenlerin içerisinde başta Sayın Trump olmak üzere tüm dünyadaki siyasetçilerin bu konuya yürek koyması lazım, el vermesi lazım. Derdi barış olanlar bu işe her türlü katkıyı vermeli.” cevabını verdi.

“ÇOK ÇOK VERİMLİ BİR TOPLANTI OLDU”

Bir basın mensubunun, “ABD Başkanı Trump ile nelerin görüşüldüğünü ve NATO Zirvesi’ne dair liderlerin geri dönüşlerinin neler olduğunu” sorması üzerine, Erdoğan şunları kaydetti:

“Sayın Trump ile özellikle Başkanlık makamında yaptığımız basın toplantımız çok geniş çerçevede bir basın toplantısıydı. Gerek Sayın Trump gerekse şahsım bu sorular karşısında gerekli olan her türlü cevabı verdik. Ama çok çok verimli bir toplantı oldu. Sayın Trump da o basın toplantısından çıktığımızda çok mutlu çıktı.”

“GEREKLİ CEVAPLARI ZAMANI GELİNCE VERECEĞİZ”

“Türkiye’nin İHA-SİHA teknolojilerindeki tecrübesini aktarmak üzerine NATO’ya akredite etmeyi planladığı İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi teklifi müttefikler tarafından nasıl karşılandı?” sorusu üzerine Başkan Erdoğan, şu anda mükemmeliyet merkezleriyle ilgili çalışmaların içinde olanların gerekli cevabı, gerekli zamanlarda verdiğini söyledi.

Türkiye’nin bu konuda da belli bir imkana ve güce sahip olduğunu belirten Erdoğan, “Gerek gücümüzü gerek imkanımızı gerekse bu mükemmeliyet merkezlerimizin çalışmasını ve bunların artışını da tüm dünyaya gösteriyoruz, göstereceğiz. Bunun için Baykar önemli bir adım ve bu süreç devam ediyor. Çok ciddi dünyadan siparişler alıyorlar, almaya devam ediyorlar. Demek ki insansız hava araçlarımız İHA’lar, SİHA’lar dünyada karşılık buldu.” ifadelerini kullandı.

“Türk-Amerikan ilişkilerinde gelecek dönemde en öncelikli ortaklık alanının hangisi olmasının beklendiğine” yönelik soru üzerine Erdoğan, savunma sanayisinin önemli adımlardan bir tanesi olduğunu, bunun yanında ekonomik ilişkilerin de çok önemli olduğunu kaydetti.

Erdoğan, ekonomik ilişkileri Amerika’yla geliştirmenin Türkiye’nin ciddi manada menfaatine olduğuna işaret ederek, “Bu konuyu aynen Amerika da kabul ediyor. Bu süreci bu şekilde devam ettireceğiz. Bu ikili görüşmelerimizde gerek Sayın Başkan gerekse bizler bu konularda mutabıkız. İşte en önemlisi az önce de gündeme geldi, F-35 konusu. F-35 konusunda da Sayın Trump, aslında Türkiye’ye yönelik olumlu bir yaklaşımın içerisinde. İnşallah, F-35’lerin Türkiye’ye teslimi gerçekleştiği anda da bütün dünya ‘Amerika verdiği sözü tuttu.’ diyecek.” diye konuştu.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİ HÜKÜMETİMİZ BAŞARDI”

“Türkiye’nin demokrasi ve savunma sanayisi konusunda geldiği noktanın” sorulduğu Erdoğan, şunları kaydetti:

“Terörsüz Türkiye sürecini hükümetimiz başardı. Şu anda artık Güneydoğu’da, Doğu’da çobanlarımız yaylada rahatlıkla yaylak yapıyor, sürülerini otlatıyor. Bakıyorsunuz, yavrularına o sürüleri teslim edebiliyor. Böyle bir gündemi artık yakaladık. Aynı şekilde nehirlerde, ırmaklarda herkes yüzebiliyor. Bugünlere geldik. Bölgede toplantılarımızı, mitinglerimizi en geniş anlamda yapıyoruz, yapabiliyoruz. Demek ki süreci Terörsüz Türkiye olarak ciddi bir noktaya taşıdık. Bizler de örneğin partim, bütün ekibiyle bölgede mitinglerini yapıyor, mitinglerimizi yapıyoruz. Bu güzelliklere kavuşturan Allah’a hamdolsun diyorum.”

“YAPTIRIMLAR BÜYÜK ORANDA KALKMIŞ VAZİYETTE”

Bir gazetecinin, “ABD Başkanı Donald Trump ‘Yaptırımları kaldırdık.’ dedi ama somut bir takvim belli mi? Yaptırımların ne zamana kadar kaldırılmasını bekliyorsunuz? ABD’deki seçimden önce kalkar mı?” sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:

“Şu anda Amerika’nın bize karşı yaptırımlar konusunda herhangi bir uygulaması yok. Büyük oranda, büyük ölçüde bunlar kalkmış vaziyette. Şu anda Milli Savunma Bakanım, Genelkurmay Başkanım, Dışişleri Bakanım ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada. Hepsi de bu yaptırımların Türkiye’ye uygulanmadığını bizzat yaşıyorlar, görüyorlar. Böyle bir sıkıntımız yok. Herhangi bir sıkıntı anında da Sayın Trump sağ olsun aradığımız zaman 24 saat içerisinde bize döner. 24 saat içerisinde de gerekli olan cevabı alırız.”

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.


Haber Girişi
Halil İbrahim Ğlkü – Editör



Source link

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Daily Agenda

AK Party’s reaction to the CHP municipality regarding Porsuk Stream: “Stop making excuses, clean it up!”

Published

on


Albayrak stated that they followed up the issue at the institutional level after AK Party Provincial Youth Branch Chairman Cihan Birsen and the party youth’s justified reactions drawing attention to the environmental pollution in Porsuk Stream, and put forward legal facts instead of polemics. Emphasizing that the municipality neglected its duty, Albayrak said:

“The water regime and bed arrangement of Porsuk and Sarısu Streams are monitored by DSI. However, the cleaning of the remaining part of the city settlement from garbage, waste and environmental pollution is the responsibility of Eskişehir Metropolitan Municipality, that is, local governments, in accordance with the Metropolitan Municipality Law No. 5216 and the Municipality Law No. 5393.”

“CONSTANTLY MAKING EXCUSES MAKES OUR CITY WASTE TIME”

Criticizing the inertia of CHP’s Eskişehir Metropolitan Municipality regarding cleaning and landscaping, Albayrak reminded that DSI is ready for cooperation and institutional support today, as in the past. Albayrak, implying that the municipality is trying to avoid responsibility with perception management instead of doing business, continued his statement as follows:

“As a matter of fact, DSI supported the cleaning work behind Sazova Park three years ago upon the request of the Metropolitan Municipality. Today, it is ready to assist as much as possible in case of a request from the Metropolitan Municipality. What needs to be done here is not to direct the responsibility to other institutions, but to initiate the cleaning work and ask for support from DSI if needed. Our duty is not to escalate the debate, but to bring our institutions together for a solution.”

CLEAR CALL TO EBB MANAGEMENT: “START THE NECESSARY WORK IMMEDIATELY”

AK Party Provincial Chairman Gürhan Albayrak reiterated his call to the CHP administration, which has taken the lead in this environmental problem that directly concerns the health of the people of Eskişehir and the aesthetics of the city, and stated that the visionless and excuse-making approach to municipalism harms Eskişehir:

“Our call to Eskişehir Metropolitan Municipality is clear: Start the necessary work immediately, and our DSI should support it within its means; Sarısu Stream should be cleaned. Constantly making excuses only wastes our city’s time. It is our common responsibility to protect Eskişehir’s apple of the eye, Porsuk, and all the water resources that feed it. We are not on the side of polemics, but on the side of cooperation and solution.”

Following this insensitive attitude of the CHP municipal administration towards the deplorable state of the water resources passing through the city center, all eyes are now on whether the Metropolitan Municipality will take any concrete steps.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.


News Entry
Uğur Birdal – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Scandalous post at Boğaziçi graduation: Vile words targeting Muslims from Tijen Mergen

Published

on


Tijen Mergen, a businesswoman who graduated from Boğaziçi University, made a controversial post on her LinkedIn account after the school’s 159th Graduation Ceremony. Mergen, who did not hide his discomfort with the atmosphere on campus, literally vomited hatred by targeting the conservative families and students who attended the ceremony.

TARGETED FAMILIES WHO SHARE THE PRIDE OF THEIR CHILDREN

Stating that he “watched the change at the university with sadness”, Mergen defined the reason for his discomfort in terms of the clothing style of the families. Mergen, who declared people who came to share their children’s happy day after years of effort as outdated, included the following scandalous statements in her post:

“Students wearing chadors, mothers, fathers wearing skullcaps, thousands of people who worked hard for years and came to experience that proud day. I would like to see a more contemporary portrait in Türkiye’s leading science center.”

FEBRUARY 25 MENTALITY HAS RECOVERED AGAIN

It did not go unnoticed that Mergen, who took shelter behind the mask of “awareness” and “tolerance” throughout the article, insulted Islamic values ​​with the expressions he squeezed in. This approach, which promotes respect for differences and marginalizes the conservative segment, revived the dark university atmosphere of the February 28 period in minds.

Follow Sabah to see all developments in a single source on Google News.


News Entry
Uğur Birdal – Editor



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS | Bribery and corruption operation in Izmit Municipality: 31 detention orders, including Mayor Fatma Kaplan Hürriyet

Published

on


Within the scope of the investigation carried out for a while under the coordination of the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office; The operation decision was taken in line with the suspect’s statements taken by the prosecutor’s office, effective statements of remorse and the confessions of secret witnesses. In the early morning hours of July 20, 2026; Simultaneous raids were carried out on addresses determined in the provinces of Antalya, Kırıkkale and Ankara, especially in Izmit and Istanbul.

BREAKING NEWS: Bribery and corruption operation in Izmit Municipality: 31 detention orders, including Mayor Fatma Kaplan Hürriyet | Video

CLAIM THAT COMMISSION WAS RECEIVED

It is claimed that the companies that won and bid in the tenders organized by Izmit Municipality had kinship ties with the municipal officials, and that money was collected under the name of “commission” from the companies that received tenders from the municipality. It is also claimed that Mayor Fatma Kaplan Hürriyet’s husband, Murat Hürriyet, was directly involved in the tender processes, personnel recruitment and staff determinations.

HÜRRİYET TAKEN INTO CUSTODY: “I DID NOT EAT SOUR SO THAT I GOT A STOMACH ACHE”

Izmit Mayor Fatma Kaplan Hürriyet and her husband Murat Hürriyet were taken into custody after police teams came to her house and searched in the morning. Making a short statement in front of his house during the detention process, Mayor Hürriyet said, “I feel very at ease. I did not eat sour food so that my stomach would hurt. I love everyone very much.”

CHP DISTRICT CHAIRMAN AND BUREAUCRATS ARE ON THE LIST

Within the scope of the simultaneous operation, CHP Izmit District Chairman Gökhan Ercan was detained by Istanbul Financial Branch teams after a search at his home. It was learned that the investigation was not limited to political figures only, but also included municipal subsidiaries and critical directorates. Many high-level bureaucrats such as Izmit Municipality Bekaş General Manager Ömer Akın, Tender Officer Leyla Kıran, Financial Affairs Manager Seyhan Özcan, Private Secretary Nusret Ömürhan Yılmaz and Director of Technical Affairs Burak Güreşen were also included in the list of 31 people detained. While the searches continued in the municipality building and the addresses of the suspects, it was reported that the detained persons would be transferred to the Istanbul Vatan Police Department after their first procedures at the police station.

THE PRIVATE SECRETARY MANAGER AND HIS DRIVER WERE TAKEN INTO CUSTODY

The corruption investigation that shook Izmit Municipality actually started a while ago. In the first wave, the municipality’s former Private Secretary Duygu Çetiner, the producer of the “Leyla Hanım” movie supported by the municipality, Koral Altın, and Mayor Hürriyet’s former driver Hüseyin Ergül were detained; Former Purchasing Manager Mehmet Şevket Verit was arrested and sent to prison.

HERE ARE THE 31 NAMES WHO WERE DETERMINED TO BE DETAILED WITHIN THE SCOPE OF THE INVESTIGATION:

1. Fatma Kaplan HÜRRİYET – Mayor of Izmit
2. Murat HÜRRİYET – Mayor’s Spouse
3. Ömer AKIN – Izmit Municipality Bekaş General Manager
4. Gökhan ERCAN – Izmit CHP District Chairman
5. Leyla KIRAN – Tender Officer
6. Seyhan ÖZCAN – Financial Affairs Manager
7. Hamit İlker ULUSOY – Council Member, Surveying Engineer
8. Nusret Omurhan YILMAZ – Private Secretary
9. Figan ÇETİN – Former License Manager
10. Burak GÜREŞEN – Director of Technical Affairs
11. Engin ERTAÇ – Former Küçükçekmece Mayor Candidate
12. Mehmet ERSOYLU – Support Services Manager
13. Hakan ORAL – Bekaş Band Conductor
14. İrfan CAN – Presidential Driver
15. Hüseyin DEMİRKIR – Former Police Commissioner
16. Özlem Kırma DALKIÇ – Deputy Purchasing Affairs Manager
17. Yusuf KIRICI – Partner/Official of Rem Peyzaj Construction Company
18. Demet IŞILDAK – Sole Proprietorship Owner
19. Zekiye Köstekli ORAL – Özek Production Company Official
20. Adem OK – Yenibifikir Cleaning Company Official
21. Fatih YAŞAR – YK Turizm Automotive Official
22. Kenan YILMAZ – YK Turizm Automotive Official
23. Yasin OK – Zirvetur Car Rental Authority
24. Remzi GÜNGÖR – Nursel Asphalt Transportation Official
25. Çetin SARICA – MDS Management Officer
26. Ramazan KIRICI – Kırıcılar Construction Official
27. Yüksel KIRICI – Uygar Asphalt Construction Official
28. Cemil ÇELİK – Bekaş Bilişim A.Ş. official
29. Ali Han ÜNAL – DBSA Construction Official
30. Nihat ÖNAL – Arı Pazarlama Hardware Official
31. Selin Evren ÖZOĞLU – Lawyer

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

BREAKING NEWS | Football betting investigation suspects were referred to the courthouse

Published

on


Breaking news: 17 suspects who were detained within the scope of the football betting investigation were sent to the courthouse after their procedures at the police station.

In the betting match-fixing investigation carried out by the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, an operation was carried out against 19 club managers for allegedly betting on their own team’s matches in favor of the opponent or on goals during their tenure, and 17 suspects were caught during the operation. In the studies carried out by taking data from legal betting sites operating in Türkiye between the years 2020 and 2026 of the managers of football clubs, individuals who had coupons within the scope of bets in favor of the opposing team, bets on goals, and bets placed on players were identified during the period they served as managers in their clubs. A simultaneous operation was carried out to capture 19 suspects in 10 provinces centered in Istanbul, and 17 people were caught and detained. The procedures of the 17 suspects taken into custody at the police station have ended. The suspects were referred to the courthouse.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.





Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Minister Gürlek announced the World Cup Betting Operation: “We will not allow illegal betting”

Published

on


The Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office Illegal Betting and Sports Crimes Bureau and Cyber ​​Fighting Branch Directorate teams pressed the button in the fight against illegal betting before the World Cup Final Match, and the teams immediately blocked 6 thousand 314 bank accounts during the minutes when illegal betting traffic peaked. In the operation announced by the Minister of Justice Akın Gürlek, detention orders were given for 23 suspects in the huge operation against 19 Foreign Finance Houses and gang leaders.

HUGE OPERATION BEFORE THE WORLD CUP FINAL

The 2026 FIFA World Cup Final, to which millions of football fans were glued, resulted in great destruction for illegal betting barons. The button was pressed in line with the Presidency’s circular numbered 2025/18 “Action Plan for Combating Illegal Betting, Games of Chance and Gambling in the Virtual Environment” published in the Official Gazette numbered 33064 dated 01.11.2025 and the coordination letter of the Ministry of Justice dated 16.02.2026. The “Illegal Betting and Sports Crimes Bureau”, which was specially established within the Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office on 26.06.2026, followed the giant organization step by step with its expert staff.

50 BILLION DOLLAR BETTING OPERATION

In the global and local analysis, it was determined that the huge amount spent on betting in the 2022 FIFA World Cup was 35 billion dollars, and this volume will reach 50 billion dollars in the 2026 organization. In coordinated studies carried out with the Istanbul Provincial Police Department Anti-Cyber ​​Crimes Branch Directorate teams, the Final Match was determined as the operation day when the illegal money traffic would reach its highest level.

6 THOUSAND 314 BANK ACCOUNTS SIMULTANEOUSLY BLOCKED

Stating that 6,314 bank accounts were identified before the World Cup Final Match and a simultaneous warrant was written to the banks to instantly block these accounts, Minister Gürlek said, “In this context, 6 thousand 314 bank accounts used in illegal betting traffic were identified, and a simultaneous warrant was written to the banks to instantly block these accounts with the start of the final match. In addition, 19 foreign financial houses, which were considered to be working integrated with illegal betting sites, were disclosed, and 23 suspects were identified.” Judicial proceedings have been initiated for his arrest. I would like to thank our Istanbul Chief Public Prosecutor’s Office, our Istanbul Provincial Police Department, and all our public officials who took part in this process, and we will never allow illegal betting and virtual gambling that targets the labor of our youth, the peace of our families and the future of our nation. he said.

19 FOREIGN FINANCE HOUSES AND PANEL SYSTEMS WERE COLLAPSED

The operation was not limited to account blocking only. With the artificial intelligence-supported AVCI program, 19 Foreign Finance Houses connected to the PANEL system, which was integrated with illegal betting sites and provided organized money transfers, were exposed. A detention order was issued for 23 suspects who were determined to be System administrators and gang members. While 16 of the suspects were caught, efforts are continuing to capture 7 suspects.

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.



Source link

Continue Reading

Daily Agenda

Cyber ​​operation from the Ministry of Internal Affairs: 669 suspects caught

Published

on


Ministry of Internal Affairs: The Ministry of Internal Affairs reported that 669 suspects were caught in ‘qualified fraud, illegal betting and online child obscenity and harassment’ operations carried out by police teams in 39 provinces in the last 2 weeks.

In the statement made by the Ministry about the operation, “669 suspects were caught in the operations carried out by our police in the last 2 weeks within the scope of the Fight against Cyber Crimes. 361 of the suspects caught in the operations carried out against the crimes of ‘Qualified fraud, illegal betting and online child obscenity and harassment’ in 39 provinces were arrested, judicial control provisions were implemented for 191 of them, and the procedures for the others are continuing. Under the coordination of the General Directorate of Security, Department of Combating Cyber Crimes, MASAK and Chief Public Prosecutors’ Offices; Provincial Police Department.” As a result of the work carried out by the Anti-Cyber Crime Branch Directorates, the suspects caught in operations in 39 provinces; created phishing sites with the theme of ‘TOKİ social housing project’ and demanded money from our citizens for ‘application fee, file costs, tax fee’ reasons, gained unauthorized access to our citizens’ mobile banking and gaming accounts, made illegal betting and gambling, mediated money transfer on illegal betting sites, advertised illegal betting and gambling sites, advertised on social media. “It was determined that they were defrauding our citizens by using themes such as ‘white goods sales, share partnership, product price, investment partnership’ through their platforms and that they contained obscene images of children.”

Follow Sabah to see all the developments in a single source on Google News.





Source link

Continue Reading

Trending