Daily Agenda
Başkan Erdoğan’dan Savunma Sanayii Başkanlığı’na büyük övgü: “Kolektif başarı hikayesi…”
Başkan Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda önemli açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen ve alanında markaya dönüşen fuarın savunma sektörü ve katılımcı firmalar için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, 120 ülkeden 1700’den fazla firmanın iştirak ettiği fuarın icrasında emeği geçen kurumları, firmaları ve sponsorları tebrik etti.
“SAVUNMA SANAYİİ BAŞKANLIĞIMIZI TEBRİK EDİYORUM”
Kara, deniz, havacılık, uzay ve güvenlik alanlarında geliştirdikleri ürünlerle fuarda boy gösteren tüm şirketlere en kalbi tebriklerini ileten Başkan Erdoğan, şöyle konuştu:
“1300’ü aşkın üye firması ve bünyesindeki 30 üniversitenin etkin katılımıyla Avrupa’nın en büyük savunma ve havacılık kümelenmesi olan SAHA İstanbul ailesini yürekten kutluyorum. Sektördeki 4 bin 500’ü aşkın firmanın uyum ve koordinasyon içinde faaliyetlerini sürdürmesini sağlayan Savunma Sanayii Başkanlığımızı, kolektif çabaların hasılası olan bu başarı hikayesinin altında imzası bulunan şirketlerimizi, üniversitelerimizi, kuruluşlarımızı, içtenlikle tebrik ediyor, mühendisinden yazılımcısına, işçisinden teknisyenine, savunma sanayimizin tüm emektarlarına aynı şekilde şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im sizlerin başarılarınızı daim eylesin. Bu gayretlerinizi hem ülkemiz hem dost ve kardeşlerimiz hem de insanlık için hayırlara vesile kılsın.”
Fuarın bu sene beşincisinin tertiplendiğini hatırlatan Erdoğan, fuarı yeni rekorlarla, anlaşmalarla, işbirlikleriyle taçlandırmanın haklı kıvancı içinde olduklarını söyledi.
Başkan Erdoğan, fuara 1500’ü yerli olmak üzere 1763 firmanın katıldığını belirterek, şunları kaydetti:
“Fuarda sahip oldukları yeni özelliklerle göz dolduran 203 ürün ilk kez görücüye çıktı. 192 resmi heyet ve 108 alım heyeti sektörümüzle doğrudan temas kurma imkanı buldu. İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyar dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Resmin bütününe baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak şudur: Türk savunma sanayii artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir. Türkiye, savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler arasına adını gururla yazdırmıştır.”
Bu başarı tablosunun gerisinde şüphesiz on yılların emeği, gecesini gündüzüne katarak adanmış bir ruhla çalışan 100 bini aşkın vatan evladının gayreti, milletin desteği ve devletin iradesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, “İnşallah daha iyi yerlerde olacak, daha büyük başarı hikayelerini birlikte yazacak, savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız.” diye konuştu.

Başkan Erdoğan, dünyanın hızla değişirken harp sanayilerinin ise köklü dönüşüm sürecinden geçtiğini, bundan elbette güvenlik kavramının da nasibini aldığını söyledi.
Bugün geldikleri noktada güvenliğin artık yalnızca tek bir alana, sahaya, sanayi koluna hapsedilemeyeceğini dile getiren Erdoğan, “Fabrikadan test sürecine, veri merkezinden akademiye, tedarik zincirinden geri bildirime güvenlik her yönüyle bütüncül bir konsepttir. Aynı şekilde bugün bir ülkenin caydırıcılığı, sahip olduğu platformların sayısıyla ölçülecek eşiği de çoktan aşmıştır. Envanterinizdeki platformları hangi yazılımla yönettiğiniz, bunlarda hangi sensörleri kullandığınız, bu ürünler için hangi motorları geliştirdiğiniz ve hangi mühimmatı ne kadar sürede üretebildiğiniz önemlidir. Siber saldırılara, elektronik harp tehditlerine, insansız sistemlere ve hibrit savaş yöntemlerine karşı ne denli hazırlıklı olduğunuz belirleyicidir.” diye konuştu.
Başkan Erdoğan, bölgelerinde ve dünyada son dönemde meydana gelen savaş ve çatışma ortamlarında bu gerçeklere bir kere daha şahitlik ettiklerini, yapay zekadan insansız araçlara, otonom sistemlerden karar destek mekanizmalarına uzanan geniş yelpazede muharebe sahasının nasıl dönüştüğüne hep birlikte tanık olduklarını ve olmaya da devam ettiklerini kaydetti.
“Şunu bugün büyük bir gururla ifade etmek isterim.” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Konvansiyonel güç unsurlarının yerini çok katmanlı ve entegre sistemlerin aldığı bu yeni dönemin kurucu aktörlerinden biri hiç kuşkusuz Türkiye’dir. Bugün Türkiye yeni nesil milli muharip uçağını, insansız savaş uçağını, helikopterini, İHA’sını, SİHA’sını üreten, elektronik harp sistemlerini, uydu teknolojisini, harp savunma sistemini, radarını geliştiren, tankını, roketini, füzesini, zırhlı araçlarını, savaş gemisini, insansız deniz araçlarını imal ve inşa eden, velhasıl denizin derinliklerinde uzayın boşluğuna kadar her kademede kendi imzasını taşıyan yazılım, platform ve sistemleri kendi yapabilen bir ülkedir. Türkiye, istiklal ve istikbaline kastetme cüretini gösterecek her muhasım unsurun bileğini bükecek kudrete ve kuvvete ziyadesiyle sahip bir devlettir.”
Başkan Erdoğan, gerek SAHA 2026’da sergilenen gurur verici ürünler gerekse geçen hafta açıklanan ihracat rakamlarının ne demek istediklerini çok net anlattığını, aynı zamanda Türkiye’nin ulaştığı seviyeyi de ortaya koyduğunu belirtti.
Burada tek tek isimleri saymaya kalkıldığında değil saatler, günler sürecek ürünleri, projeleri, tasarımları ve çalışmaları katılımcıların gördüğünü aktaran Erdoğan, katılımcıların inanç, irade, cesaret, gayret, adanmışlık ve vizyonun bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğine bizzat tanıklık ettiklerini söyledi.
Başkan Erdoğan, aynı iftihar tablosuyla ihracat tarafında da karşılaştıklarına dikkati çekerek, “Bakınız biz göreve geldiğimizde savunma ve havacılık ihracatımız yılda sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, savunma sanayisinde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlılığımızı yıllar içerisinde azaltarak biz bunu tersine çevirdik. 2025 yılında savunma ve havacılık ihracatı, tarihimizde ilk defa 10 milyar doların üzerine çıktı.” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE, İLK 4 AYDA 2 MİLYAR 871 MİLYON DOLARLIK İHRACAT GERÇEKLEŞTİRDİ”
Nisan ayı ihracat rakamlarının geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösterdiğinin altını çizen Erdoğan, “Savunma ve havacılık ihracatımız nisanda 962 milyon dolara yükseldi. 2026’nın ilk 4 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 artış oldu. Böylece ilk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yani bundan 23 yıl önce senede 248 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bugün bu rakamı aşağı yukarı bir haftada gerçekleştiriyor. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda dünyada ilk 10 ülke arasına adımızı yazdırmaktır. İnşallah genişleyen uluslararası işbirliklerimiz, derinleşen ekosistemimiz ve artan üretim kapasitemizle bu hedefimize de vasıl olacağız.” ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan, milletinin göğsünü kabartan, dost, kardeş ve müttefiklere güven veren bu başarı hikayesini yazmalarının öyle kolay olmadığını, görünür görünmez nice engelle karşılaştıklarını, ambargolarla, kısıtlamalarla önlerinin kesilmek istendiğini vurguladı.
“TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİSİNDE NE ZAMAN BÜYÜK BİR ADIM ATSA BİRİLERİ HEMEN DEVREYE GİRDİ”
Parasını ödedikleri sistemlerin verilmediği günler olduğuna işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sadece dışarıdan, sadece dost bildiklerimizden değil, içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zaman da sureti haktan görünen Truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik. Şurası son derece dikkat çekicidir: Türkiye savunma sanayisinde ne zaman kabuğunu kırsa, ne zaman büyük bir adım atsa birileri hemen devreye girdi. ‘Başımıza yeni icat çıkarmayın.’ dediler, ‘Dışarıdan almak daha kolay.’ dediler, ‘Ekonomik olarak ‘feasible (mümkün)’ değil.’ dediler. ‘Savunma sanayi yatırımları verimsiz.’ dediler.
Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek, kimi zaman da ‘Balıklar ürküyor.’ gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar. Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. ‘Balıklar ürküyor.’ diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz, ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik. ‘Yapamazsınız.’ diyenlere cevabımızı işte bugün SAHA 2026’da olduğu gibi yaptığımız, tamamladığımız harp sahalarında başarıyla test edilmiş ürünlerle verdik.”
Başkan Erdoğan, Nuri Killigil, Şakir Zümre, Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ gibi isimlerin canlarını ortaya koyup sabırla yürüyerek savunma sanayisinde bugünkü seviyelere ulaşılmasını sağladığını kaydetti.

Erdoğan, aralarında merhum Özdemir Bayraktar’ın da olduğu Türk savunma sanayisinin öncülerini rahmetle yad ettiğini söyledi.
Vecihi Hürkuş’un havacılıkta yıllar önce yükselttiği bayrağı rahmetli Özdemir Bayraktar’ın insansız hava araçlarında doruklara çıkardığını, göklerde büyük bir gururla dalgalandırdığını dile getiren Erdoğan, “İnanıyorum ki onun izinden gidenler bu emanete hakkıyla sahip çıkacak, Türk savunma sanayisinin şanını yüceltmeye devam edeceklerdir.” diye konuştu.
Başkan Erdoğan, “Savunma sanayi ve caydırıcılığın yanı sıra ulusal güvenliğin bir diğer kritik halkası bizim ‘iç cephe’ olarak tarif ettiğimiz milletin birlik ve beraberliğidir. Şurası bir hakikat ki milli bünye ne kadar sağlam olursa bir ülkenin güvenliği de o derece kavi ve kuvvetli olur. Kader ve istikbal birliği yapmış, ortak değerler etrafında kenetlenmiş, aynı ideallere gönül vermiş bir halkı dışarıdan müdahalelerle teslim almak, böyle bir millete diz çöktürmek kolay değildir. Fakat içeride sızıntı varsa, iç cephede gedik açılmışsa, içerisi fokur fokur kaynıyor ve kanıyorsa böyle bir durumda da millet ayakta kalamaz.” ifadelerini kullandı.
Bu durumu Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Camisi’nde yaptığı konuşmada, “Milletler topla, tüfekle, zırhla, ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin etmek kaygısına düştüğünde yıkılır.” şeklindeki sözleriyle anlattığını belirten Erdoğan, “Dün olduğu gibi bugün de yarın da meselenin nirengi noktası işte budur.” dedi.
Binlerce yıllık tarihin hemen her döneminin mücadeleyle geçtiğini belirten Başkan Erdoğan, devlet ve millet olarak verilen tüm mücadelelerin, iç cephenin tahkim edilmesiyle kazanıldığını söyledi.
Erdoğan, yeri geldiğinde top seslerinin çocuklara ninni yapıldığını, yeri geldiğinde aç, susuz, silahsız, mühimmatsız kaldıklarını ama hiçbir zaman inançlarını yitirmediklerini, yeise kapılmadıklarını ifade etti.

Birlik ve bütünlüklerinden ödün vermediklerini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Harim-i ismetimize uzanan kirli ellere teslim olmadık. Biz de iktidarlarımız boyunca maruz kaldığımız nice saldırıyı, nice darbe girişimini, bekamızı hedef alan nice kuşatmayı işte bu ruhla püskürttük. Burada şunu büyük bir kararlılıkla ifade etmek durumundayım. Bugün iç kalemizi tahkim etme yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye’yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli, müreffeh ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgası karşısında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkem bir mevzidir.”
Erdoğan, bu mevzinin fikri ve siyasi müşterek karargahının Cumhur İttifakı olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye menziline giden yolun mihmandarı aynı şekilde Cumhur İttifakı’dır. Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı öz güvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, Terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir.” sözlerini sarf etti.

Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırasının kutlu emaneti olduğunu ifade eden Başkan Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bu iradenin temelinde ‘vatan sağ olsun’ diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Bu iradenin temelinde şehit eşleri, şehit çocukları, şehit yakınlarımız vardır, gazilerimizin fedakarlıkları vardır. Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Muhabbet iklimini çok sağlam bir şekilde tesis edip, kardeşlik bilincini güçlendirerek husumet duvarlarını tek tek yıkıp, fitnelerin kökünü kurutarak terörün kanlı ve karanlık gölgesini sebepleriyle birlikte bu toprakların üstünden tamamen kaldırarak, aziz şehit ve gazilerimizin fedakarlıklarının boşa gitmediğini tüm dünyaya inşallah hep birlikte göstereceğiz. İnanıyoruz, Allah’ın izniyle başaracağız. Kararlıyız, inşallah hedefimize ulaşacağız.”
Haber Girişi
Daily Agenda
Crescent and star hope operation – Breaking News
Turkish search and rescue teams arrived in Venezuela, which was affected by severe earthquakes, and started their work. Search and rescue teams from the Disaster and Emergency Management Presidency (AFAD) and the Turkish Armed Forces (TSK), who came to the city of La Guaira, which was most affected by the earthquake, arrived at the region upon the notice that there might be live people in the rubble of the 14-storey building that collapsed in La Paez District. An expert team of 75 people under the coordination of AFAD is waging a fierce struggle. In addition, 5 rescue vehicles and 6 search dogs are operating in the region.
THEY REACHED THOSE UNDER THE RUBBLE
Residents of the area shared the information that there were 43 flats in the collapsed 14-storey building and 41 flats were residential. Teams led by AFAD managed to reach the earthquake victims under the rubble alive.

BIG RACE AGAINST TIME IN VENEZUELA
While search and rescue efforts continue uninterruptedly in the city of La Guaira, where the highest loss of life and property occurred after two major earthquakes in Venezuela, Venezuelans waiting by the rubble are waiting for their relatives to be taken out as soon as possible. Venezuelans are searching for their relatives with photos in their hands, social media posts and missing person notices posted on the walls, and they do not leave the rubble. Families, who are in tears waiting for news from their relatives, demand the authorities to speed up search and rescue efforts.
Despite the uninterrupted efforts of the teams, there is concern that the loss of life will increase. While aftershocks continue after the 7.2 and 7.5 magnitude earthquakes that occurred in the country on June 24, people are staying in tents set up in parks. Earthquake victims whose houses were destroyed are housed in stadiums, sports halls and municipal social facilities. Venezuelans, who are waiting for news from their relatives at the wreckage, expressed their demands in their statement to increase the number of search and rescue personnel and to send reinforcement teams to the region. Venezuelan National Assembly President Jorge Rodríguez reported that the number of people who lost their lives in the earthquakes increased to 1430, the number of injured increased to 3 thousand 238 and 3 thousand 142 families lost their homes.
Daily Agenda
Israel tries to cover up its crimes
The Ministry of Foreign Affairs reacted harshly to the decision taken by the Israeli government regarding Armenian claims regarding the events of 1915. The statement said, “The Israeli government, which systematically oppresses the Palestinian people in front of the eyes of the whole world and is on trial for genocide against the Gazans at the International Court of Justice, aims to cover up its own crimes with the political decision it adopted regarding the events of 1915.” Emphasizing that the decision was a “malicious attempt”, the statement said: “This malicious attempt, which ignores legal and historical facts, reveals the predicament of (Israeli Prime Minister Benjamin Netanyahu) and his accomplices, for whom there is an arrest warrant within the scope of the investigation carried out at the International Criminal Court in connection with crimes against Palestinians. Turkey is determined to end Israel’s expansionist and destabilizing policies in the region and to ensure that the Netanyahu government is held accountable before the law for the crimes it committed against civilians, especially the Palestinian people.” will continue to work.”
Daily Agenda
Yusuf Tavaslı, the author of prayer books, walked to God
Yusuf Tavaslı (91), author of works such as “FULL Prayer Teacher” and “Complete Prayer Book”, calligrapher and hafiz, died due to organ failure in the hospital where he was treated in Istanbul. Tavaslı’s body was buried in the family cemetery in Eyüpsultan Cemetery after the afternoon prayer at Eyüpsultan Mosque yesterday.

Yusuf Tavaslı, who was born in Denizli in 1935, settled in Istanbul in 1950 and received intensive memorization training until 1962. The master author, who then started his publishing career, was known for his religious guide books with his unique colorful cover designs. Tavaslı’s works reached sales of over 10 million copies, breaking a record that is difficult to break.
PRESIDENT ERDOĞAN: HE HAD AN EXCEPTIONAL PLACE IN OUR HEARTS
President Erdoğan expressed his sadness at the death of the master calligrapher and writer in his condolence message published on his social media account. Erdoğan included the following statements in his message: “I pray for God’s mercy on the writer, calligrapher and hafiz Yusuf Tavaslı, who has a special place in our hearts with his works, books and practice of calligraphy, and I express my condolences to his family, relatives, friends and students.”
Daily Agenda
We are the hope of not only 86 million but also the ummah
President Recep Tayyip Erdoğan made important statements at the closing of the AK Party 33rd Consultation and Evaluation Meeting in Sakarya Sapanca. Erdoğan said briefly as follows:
❱ A QUARTER CENTURY-OLD EPIC: We opened a brand new page in Türkiye by establishing the AK Party on August 14, 2001. AK Party introduced many innovations to Turkish politics; It transformed Türkiye. If today we are talking about a quarter-century-old epic full of success at every stage, the importance we attach to consultation as well as the bridges of love we have built with our nation have a large share in this. On every page of this quarter-century-old epic; We keep our doors open to all kinds of suggestions and constructive criticism. Our principle is to hold ourselves accountable before the nation holds us to account. We have the ability to combine the experience of our gray hair and the dynamism of our youth on the same ground and melt them in the same pot. We have the ability to bring together all the colors of Türkiye under the umbrella of our party. AK Party has a “Türkiye Book”.
❱ WE CAME BY BREAKING BARRIERS: We set out on the journey of serving the nation 25 years ago with these intentions. We set out on this path knowing what we were aiming for; We came out with a unity of destiny, not a unity of interests. As our late master Necip Fazıl said: “Behind the curtain is the curtain, behind the curtain is the curtain; As each trench is overcome, the goal is in the other trench.” When we overcame a trench, new horizons opened up before us; When we overcome an obstacle, bigger goals appear before us. Of course, we paid a heavy price and faced huge walls. But we have come to this day by overthrowing the barriers placed in front of us, one by one, and by breaking down the barriers placed against us, one by one.
❱ WE DID NOT LEAVE OUR BROTHERS ALONE: We set out 25 years ago as the hope of the nation, but today we have become the source of hope for 100 million people living outside our borders. Now my dear brothers and sisters; During our term as Prime Minister and Presidency, we visited 81 provinces of our country with you many times. We went together to districts, towns and villages that no politician had ever visited before. We didn’t say far or near, we didn’t say rain and mud, we didn’t say sun, summer and frost; We traveled throughout Türkiye many times. We supported our Palestinian brothers against Israel’s state terrorism. We embraced sister geographies that had been neglected, ignored, and left out of Türkiye’s coverage area for years; We reached out to the oppressed. Wherever there is injustice or lawlessness, wherever Türkiye’s help is needed, wherever Turks are expected, wherever their path is awaited, we have tried to be there with all our means.
❱ YOU ARE THE HOPE OF GAZA: As white cadres, we are all the hope of 86 million, of course, but this organization, this party, this movement is not only the hope of 86 million, but also the hope of the ummah. Be sure; You are Gaza’s only hope. You are the hope of the rising Damascus. You are the hope of Aleppo, reborn from its ashes. You are the hope of Mogadishu, Khartoum, Beirut, Tripoli and Tripoli. Remember, Nicosia is looking at you; Baku is looking at you; Sarajevo, Skopje, Prizren, Baghdad, Basra are looking at you. Remember, we are a movement that receives the prayers and support of not only our own people, but also hundreds of millions of our brothers and sisters in our geography of heart. Whoever succumbs to his personal ambitions should know that the responsibility of our beloved nation and the ummah in sister geographies is on him.
WE WILL NOT BE CONFIDENT WITH THE PROBLEMS
❱ We will listen to criticism as much as, or even more than, congratulations and appreciation. We will especially stay away from arrogance and maintain humility. The ruling party means; It means door of need, door of trouble, door of cure. We will not ignore the problems reported by our citizens and will try to find solutions; We will push our possibilities even further.
At the end of the program, AK Party General Secretary Eyyüp Kadir İnan and Deputy Chairman Faruk Acar presented the sign with a crescent-star motif, on which the 10 stanzas of the National Anthem were written in Latin maquis style, repeated 33 times, to President Erdoğan.
THIS IS THE SQUAD THAT WILL BE ACCOUNTABLE FOR THE GENOCIDE
❱ We have promises to the oppressed, we have debts to be paid to the oppressed, we have responsibilities towards the oppressed. See; They deliberately killed our baby Hind Receb, who was waiting for an ambulance in a car in Gaza, among the corpses of his relatives, while he was praying and reading the Quran with the healthcare worker. They deliberately killed the baby whose mother was breastfeeding him. They deliberately killed innocent babies in parks, schools, hospitals and incubators. Before they knew the world or understood what was going on, they martyred thousands of babies and thousands of young people whose mouths smelled of milk. There was a genocide there in Gaza; The attacks still continue. There is no doubt that the account for this genocide will be asked, asked, asked! We cannot neglect this. If God permits, this team will be held accountable for this genocide.
‘REMEMBER EREN BÜLBÜL AND ÖMER HALİSDEMİR IN EVERY STEP YOU TAKE…’
❱ I say it with all my heart; Your burden is too heavy. May those beautiful eyes, those innocent eyes of Hind Receb come to your mind in everything you do, in everything you do, in every step you take. Remember Eren Bülbül, remember Aybüke Yalçın, remember Ayşenur Alkan, remember Mehmet Selim Kiraz, remember Ömer Halisdemir, Halil Kantarcı, remember Martyr Mustafa Cambaz. Remember our companions who were the targets of bullets on the night of July 15. Remember their children, our brothers, who were cruelly taken away from life when they were only 16-17 years old. What you need to do is; It means to embrace your cause wholeheartedly, to do justice to the trust placed upon you, to work harder, to strive harder. If anyone is tired, please come aside and rest. Those who don’t come to the sidelines should do their justice to the field!
DISCUSSED KARABÜK WITH MPS
Within the scope of the 33rd Consultation and Evaluation Meeting, AK Party Deputy General Secretary and Karabük Deputy Cem Şahin and Karabük Deputy Ali Keskinkılıç met with President Erdoğan. At the meeting, where Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu was also present, investments in Karabük, planned projects and the priority needs of the city were discussed.
Daily Agenda
Reaction to Israel from Director of Communications Duran: It is a futile expression of the effort to cover up crimes against humanity
Presidential Communications Director Burhanettin Duran reacted to Israel’s recognition of the 1915 events as “genocide”.
Director of Communications Duran, in his statement on his social media account, said, “It is simply hypocritical that the Israeli administration, which has committed the most brutal massacre of the 21st century by slaughtering tens of thousands of innocent civilians, including babies, women and the elderly, dares to use historical events as a political weapon. Israel’s recognition of the 1915 events as so-called ‘genocide’, the blood of Palestinian innocents on their hands, the state terrorism they carry out in the Middle East and the crimes against humanity they recklessly committed.” It is a futile manifestation of the effort to cover up.
“HE HAS NO RIGHT TO BE UNDER CONSCIENCE GUARD”
It is the greatest irony in human history that those who talk about moral and historical obligations are today a structure that constantly bombs hospitals, schools, places of worship and refugee camps and tramples on international law. “Those who are tried for the crime of genocide at the International Court of Justice have no right to give Türkiye a history lesson or act as conscience watchers,” he said.
News Entry
Daily Agenda
Speaker of the Turkish Grand National Assembly Kurtulmuş met with the Speaker of the Estonian Parliament Hussar
During the meeting held at the Istanbul Working Office of the Grand National Assembly of Turkey, Speaker of the Grand National Assembly of Turkey Kurtulmuş expressed his pleasure in hosting the Speaker of the Estonian Parliament, Hussar, in Türkiye within the scope of the NATO Parliamentary Summit.
Expressing his desire to further strengthen bilateral and interparliamentary relations between Turkey and Estonia, Kurtulmuş also emphasized the importance of acting jointly with Estonia in parliamentary assemblies such as the NATO Parliamentary Assembly (NATO PA), the Parliamentary Assembly of the Council of Europe (PACE), the Parliamentary Assembly of the Organization for Security and Co-operation in Europe (OSCE PA), and the Inter-Parliamentary Union (PAB). Stating that they believe that Türkiye’s defense industry capacity and experience can make significant contributions to Estonia’s efforts in the field of defense and security, Kurtulmuş stated that Türkiye takes an active role within the framework of NATO missions.
Expressing his hope that the NATO Parliamentary Summit in Istanbul and the NATO Heads of State and Government Summit to be held in Ankara on July 7-8 will present a strong perspective on the future of NATO, Kurtulmuş said that it is essential for NATO, which is a security umbrella, to focus on what kind of peace perspective can be developed and how it can contribute to achieving peace. Kurtulmuş stated that, as Türkiye, they are committed to being strong in the defense industry against all problems in the region and that they prioritize negotiation and diplomacy in resolving all conflicts. NATO PA Turkish Group President and AK Party Antalya Deputy Mevlüt Çavuşoğlu also took part in the meeting.
News Entry
-
Daily Agenda3 days agoIt will be hosted by the Speaker of the Grand National Assembly of Turkey, Numan Kurtulmuş: 20 Speakers of Parliament are expected to attend the NATO Parliamentary Summit.
-
Sports3 days agoEcuador shock Germany to reach World Cup last 32 as Curaçao ousted
-
Politics3 days agoErdoğan welcomes new mayors, rejects anti-Muslim mindset
-
Daily Agenda2 days agoMinister Gürlek: We will continue our fight against drugs and all kinds of harmful substances with determination.
-
Refugees3 days agoChristian Pulisic returns to the US lineup in a 3-2 World Cup loss to Turkey
-
Daily Agenda2 days agoIt will bring families together with nature – Last Minute News
-
Daily Agenda3 days agoTayfun 2 in inventory at Patriot Kürecik
-
Economy3 days agoTürkiye targets $50B in distant markets exports by 2028
