Daily Agenda
Başkan Erdoğan: İsrail’in ahde sadakat konusunda berbat sicilini herkes biliyor
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin yüz akı kurumlarından TRT’nin, insanı merkeze alan yayıncılık anlayışı ve hakikatin sesini dünyanın dört bir tarafına ulaştıran yayınlarıyla bir iftihar kaynağı olduğunu belirtti.
Erdoğan, bu yıl “Küresel Yeniden Kurulum: Eski Düzenden Yeni Gerçeklere” temasıyla İstanbul’da dokuzuncusu düzenlenen TRT World Forum’un açılış konuşmasını yaptı.
Konuşmasına, iş, medya ve akademi dünyasının değerli mensuplarını ve diğer misafirleri selamlayarak başlayan Erdoğan, dokuzuncusu düzenlenen TRT World Forum münasebetiyle katılımcılarla bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Dünyanın farklı yerlerinden foruma katılan misafirlere “Yedi renk, yedi ses ve yedi iklimin visale erdiği güzel İstanbul’umuza hoş geldiniz.” diyen Erdoğan, forumun, beşeriyeti ilgilendiren sorunların istişare edilmesi noktasında son derece kıymetli bir platform haline dönüştüğünü görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

“TRT’MİZ TÜRKİYE’NİN YÜZ AKI KURUMLARINDAN”
TRT yönetimi ve mensuplarını, 2017’den bu yana TRT World Forum’u başarıyla düzenledikleri için tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti;
Konuşmamın hemen başında bir gerçeğin altını çizmek istiyorum. Türkiye’nin yüz akı kurumlarından TRT’miz, insanı merkeze alan yayıncılık anlayışı ve hakikatin sesini dünyanın dört bir tarafına ulaştıran yayınlarıyla bizler için bir iftihar kaynağıdır.
Başkan Erdoğan: “İsrail’in ahde sadakat konusunda berbat sicilini herkes biliyor” | Video
Erdoğan, şöyle devam etti;
Kamu yayıncılığı sorumluluğunu layıkıyla üstlenen TRT’mizin düzenlediği TRT World Forum’da TRT’nin bugün artık 7 kıtada bilinen ve tanınan bu yaklaşımının en kıymetli tezahürlerinden biridir. Bugüne kadar farklı alanlarda bine yakın konuşmacı bu platformda fikir, tespit ve önerilerini dillendirmiş, 10 bine yakın katılımcı da programları yerinde takip etmiştir. Her yıl farklı bir başlık altında ekonomi, siyaset, güvenlik, medya, teknoloji ve uluslararası ilişkiler alanlarında mümtaz isimlerin görüşlerini burada dinleme fırsatı bulduk. Bu sene forumumuz küresel yeniden kurulum, eski düzenden yeni gerçeklere temasıyla düzenleniyor. Önümüzdeki iki gün boyunca 35 farklı ülkeden 132 yetkin konuşmacı ve 2 bini aşkın katılımcıyla küresel meselelere yenilikçi çözümler aranacak. Dünyanın ve bölgemizin içinden geçtiği sancılı süreç dikkate alındığında böylesine bereketli bir fikir ortamı kuşkusuz daha fazla önem kazanıyor.
Şurası bir gerçek ki, insanlığın geleceğini tehdit eden sorunlar üzerine ne kadar çok konuşur, karşılıklı saygı çerçevesinde ne kadar çok tartışırsak, sahici çözümlere ancak o nispette ulaşabiliriz. Burada istişare edilecek meselelerin, burada dillendirilecek fikirlerin, burada yükselecek çağrıların tüm insanlığın barış ve huzur arayışına katkı sağlamasını temenni ediyorum. Sadece medyaya dair değil, küresel birçok meselenin enine boyuna tartışılacağı forumun başarılı geçmesini diliyorum. İştirakleri, fikirleri ve önerileriyle foruma değer katan misafirlerimize şimdiden şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum.

“BMGK, insanlığın sorunlarına çözüm üretemiyor”
Yaşadığımız her gün daha adil, daha kapsayıcı, daha kuşatıcı bir küresel sistemin inşasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Savaşlar, çatışmalar, eşitsizlik ve adaletsizlikler tüm insanlığın gündemini adeta işgal etmiş durumda. İkinci Cihan Harbi’nin galipleri eliyle kurulan mevcut sistem günümüzün gerçeklerine ve gerekliliklerine maalesef uymuyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin adaletsiz karar alma yapısı nedeniyle insanlığın ortak sorunlarına çözüm üretilemiyor. Çoğu zaman sorunlar da çözüm yolları da apaçık belli olduğu halde yerkürenin birçok yerinde masum insanlar ölmeye devam ediyor. Türkiye olarak insanlığın kaderinin beş ülkenin insafına terk edilemeyeceğini dile getiriyor ve bu sebeple dünya beşten büyüktür diyoruz. En büyük insani krizlerde, en somut insan hakları ihlallerinde dahi karar almakta geciken sistemin taze fikirlere, yeni katkılara ve elbette günceli yansıtan bir yeniden yapılanmaya ihtiyacı olduğu aşikardır.
Bakın, son 2 yılda Gazze’de yaşananları hep beraber takip ettik. İsrail hükümeti 2 yıl boyunca tüm dünyanın gözleri önünde 20 binden fazlası çocuk olmak üzere 70 bin Gazzeli’yi şehit etti. 170 binden fazla Filistinli kardeşimiz İsrail saldırılarında yaralandı. Gazze’de neredeyse sağlam tek bir bina dahi kalmadı. Okullar, kiliseler, camiler, hastaneler kasıtlı şekilde bombalandı.
Ne diyorlar? İsrail masum. E nasıl masum oluyor? Nükleer silah İsrail’de. En güçlü bombalar İsrail’de. İstediği anda, istediği gibi Gazze’yi vurma imkanı İsrail’de. Nasıl oluyor da masum oluyor? Dün işte bu başımıza geldi ve orada gerekenleri zaten söyledik. Tam aksine, masum değil, zalim İsrail’in ta kendisidir. Elinde nükleer silahlar var, bombalar var. Her nevi silah var. Kısa menzil, orta menzil, uzun menzilli silahlar var. Nasıl mazlum oluyor? Bunu yutmazlar. Hele hele Türkiye olarak biz, bunu yutmayız. İsrail, şu anda açlığı ölümcül bir silah olarak özellikle çocuklara karşı kullandı. Az önce perdede gördük. Deri kemik olan o yavruları gördük. Ve açlıkla bu yavrular terbiye ediliyor.
İsrail’in yalana dayalı propaganda makinası karşısında, hayatları pahasına sahadaki gerçekleri dünyaya duyurmaya çalışan 270 gazeteci katledildi. Filistinli gazeteciler sadece canlarını değil, evlatlarını… Az önce arkadaşlarımızın içerisinde bir tanesi, kendisi hariç, eşini, yavrularını orada kaybetti. Anne babalarını da bu süreçte şehit verdiler. Üzülerek ifade etmek isterim ki, bütün bunlar olurken küresel barış ve istikrarı korumakla görevli kurumlar, katliamları durduracak, soykırımı engelleyecek, çocukların hayatlarını kurtaracak hiçbir adım atmadı. Genel Kurul’un ezici çoğunlukla aldığı kararlar bile, Güvenlik Konseyi’ndeki çıkar hesaplarına kurban edildi. Bunu anlamak, bunu anlamlandırmak mümkün değil.
“GAZZE’DEN HABER AKIŞINA ARA VERMEYEN TRT’MİZİN YAYINLAR ÇOK KIYMETLİ”
Burada şunu da belirtmek durumundayım. Gezi olayları sırasında İstanbul’a kamp kuran medya kuruluşları dahil, uluslararası basın da aynı şekilde failleri özenle gizleyen habercilik diliyle Gazze’de sınıfta kalmıştır. Bir avuç medya organı ve cesur gazeteci dışında Gazzeli mazlumların sesini dünyaya duyuran olmadı. İnanıyorum ki, uluslararası basın camiası bunun muhasebesini objektif bir şekilde, geç de olsa yapacaktır. Kalemini, kamerasını, ekranını ve köşesini Gazze’de işlenen soykırım suçlarını karartmak için kullanan iliştirilmiş gazetecilerin ifşası, medyanın itibarı açısından çok önemlidir. Bu noktada TRT’mizin, soykırımın ilk gününden itibaren büyük bir özveriyle sürdürdüğü yayınlarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Gazze’den haber akışına bir an olsun ara vermeyen TRT, failler hakkındaki dosyaların arşivlenmesinde de büyük bir başarıya imza atmıştır. Öyle ki, bu uğurda fotoğrafçı Yahya Barzak kardeşimizi şehit vermiştir.
Yahya kardeşimizi ve İsrail saldırılarında hayatını kaybeden gazetecileri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Biraz evvel şehit basın mensuplarımızın vasiyetlerini hep beraber izledik. İnşallah, maşeri vicdan Yahya Barzak’ın ve diğer 270 basın mensubunun hatırasına sahip çıkacak ve onların canları pahasına topladıkları deliller ışığında soykırım faillerinin hukuk önünde hesap vermesini sağlayacaktır. Türkiye olarak, bu konuda üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Lahey Adalet Divanı başta olmak üzere bütün buralarda gerekli adımlar neyse, bu adımları atmaya hazırız.
“ÜLKELERİ FİLİSTİN DEVLETİ’Nİ TANIMAYA DAVET EDİYORUM”
Biliyorsunuz, iki yıllık zulmün ardından geçtiğimiz haftalarda bizim de desteklerimizle Hamas ve İsrail arasında bir ateşkes anlaşmasına varıldı. Böylece Gazzeli kardeşlerimiz ilk defa rahat bir nefes almaya başladı. Hamas’ın anlaşmaya riayet konusunda titiz davrandığını görüyoruz. İsrail ise mutabakatı bozmak ve katliamlarına tekrar başlamak için adeta bahane arıyor, fırsat kolluyor. İşte önceki gün, yine çoğu çocuk, yüzden fazla Gazzeliyi şehit ettiler. İsrail’in ahde sadakat konusundaki berbat sicilini herkes biliyor. Dolayısıyla, ateşkesin sürmesi, insani yardımın Gazzeli kardeşlerimize ulaşması ve Gazze’nin yeniden inşası safhasına geçilmesi, ancak İsrail’in tüm bunlara zorlanmasıyla mümkün olacaktır.
Türkiye, Gazze’nin bir an evvel ayağa kaldırılması için sadece elini değil, tüm gövdesini taşın altına koymaya hazırdır. Biz dün olduğu gibi bugün ve yarın da Filistinli kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacak ve iki devletli çözümü savunmaya devam edeceğiz. Son dönemde birbiri ardına gelen Filistin’i tanıma kararlarını bu bakımdan son derece önemli buluyoruz. Henüz bu kararı almayan ülkeleri de bugünden tezi yok harekete geçmeye ve Filistin devletini tanımaya davet ediyorum.
“YAŞANAN HER İNSANİ KRİZDE İNİSİYATİF ALIYORUZ”
Dünyadaki gelişmeleri oturup izlemek, hatta eleştirmek kolay olandır. Zor olan değiştirmek, dönüştürmek, karanlığa karşı bir mum yakabilmektir. Ama biz kolay olanı değil, her zaman zor olanı seçtik. Oturup izlemek veya yanlışları eleştirmektense harekete geçmeyi, sorumluluk almayı, karanlıkları aydınlığa çevirmek için mücadele etmeyi tercih ettik. Milyonlarca kilometrekareyi bulan medeniyet coğrafyamızın her köşesine barışı, adaleti, dayanışmayı, huzuru götürmenin gayretindeyiz. Türkiye olarak yalnızca Gazze’de değil, yaşanan her insani krizde inisiyatif alıyoruz. Dördüncü yılına girecek Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve kalıcı bir barışla çözümü için ilk günden itibaren sorumluluk üstlendik. Hem Sayın Putin hem de Sayın Zelenski ile yaptığımız görüşmelerde ilk etapta ateşkes ve devamında kalıcı barışın sağlanması için her türlü desteği vermedeki kararlılığımızı ifade ettik. Umuyorum ki yakın bir gelecekte taraflar arasında bir orta yol bulunacak, iki komşu halkın yeniden yan yana barış içinde yaşamasının önü açılacaktır. Türkiye bunun için her türlü katkıyı sunmaya devam edecektir.
Geçtiğimiz yıl Somali ile Etiyopya arasında büyük bir krize dönüşme potansiyeli taşıyan anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olduk. Kardeş ülkelerimiz Afganistan ve Pakistan arasında geçtiğimiz haftalarda patlak veren krizin aşılmasında da başat rol oynadık. Milli İstihbarat Teşkilatımızın yürüttüğü arabuluculuk çalışmaları, ülkemize duyulan güvenin bir tezahürü olarak kısa sürede meyvelerini verdi ve taraflar arasında bir ateşkes antlaşması imzalandı. Bu anlaşmanın kalıcı hale gelmesini canıgönülden arzu ediyoruz.
“HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSANLARDAN OLAMAYIZ”
Şunu bütün kalbimle, bütün samimiyetimle ifade ediyorum; Günümüz dünyasında artık hiçbir ülkenin kendisini sınırları içine hapsetme lüksü yoktur. Coğrafi bakımdan hiçbir ülke için yanı başındaki, bölgesindeki sorunlara bigane kalma gibi bir seçenek söz konusu değildir. Bugün ister Gazze olsun, ister Afganistan olsun, isterse Sudan olsun, masumların ölümüne bunlar bizim sorunumuz değil diye bakanlar, açık söylüyorum, kazın ayağının hiç de öyle olmadığını bir şekilde öğrenirler. Büyük bencillik içinde sınırlarının hemen ötesinde yaşanan yoksulluğu, çatışmaları, krizleri umursamayanlar, bırakın insanlığı, kendi çocuklarına bile parlak bir gelecek vadedemezler. Her koyunun kendi bacağından asıldığı bir dünya hepimiz için sonu karanlık bir dünya demektir. Haksızlık karşısında susan, o haksızlığa ortak olmuştur. Zulme rıza göstermek de unutmayın, zulümdür. Bir hesap gününe inanan insanlar olarak bizler zulme rıza gösteremeyiz. Haksızlık karşısında susanlardan olamayız.
Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Bunca imkana, bunca teknolojiye, son 20 yılda yaşanan iletişim devrimine rağmen Asya’dan Afrika’ya çocuklar ölmeye devam ediyorsa, hepimiz kendimizi sorgulamak mecburiyetindeyiz. Son günlerde Sudan’dan gelen dehşet verici görüntüleri hem gazeteci hem de bir birey olarak inanıyorum ki sizler de takip ediyorsunuz. Kuzey Darfur’un başkenti El Faşir’de sivil halka yönelik katliamları vicdan sahibi hiç kimse kabul edemez, buna sessiz ve kayıtsız kalamaz. Türkiye olarak El Faşir şehrinde sivillere karşı işlenen zulümleri en güçlü biçimde lanetliyoruz. El Faşir şehri ve çevresindeki saldırıların sona erdirilmesi, masum sivillere yönelik katliamların derhal durdurulması gerekiyor. Biz bu konuda kardeşlik hukukumuzun gereği neyse samimiyetle, açık yüreklilikle onu yerine getirmeye hazırız. Yeter ki kardeş kanı akmasın, yeter ki masum çocuklar, kadınlar ve siviller öldürülmesin. Siz basın mensuplarımızdan da Sudanlı kardeşlerimizin dramını dünyaya duyurarak bu mücadeleye omuz vermenizi bekliyorum.
“TRT’miz sorumlu yayıncılığın zeminini büyütüyor”
TRT’miz küresel barış adına yürüttüğümüz bu çalışmalarımızın insanlığın ortak hafızasında yer edinmesinde kritik rol oynuyor. TRT, bugün 17 televizyon, 17 radyo kanalı, dijital uygulamaları, sinema filmleri, belgeselleri, yabancı dillerdeki dijital haber platformlarıyla ülkemizi en güzel şekilde temsil ediyor. TRT World ve TRT Arabi’nin yanı sıra en çok konuşulan dillerdeki dijital haber platformları ile 41 dil ve lehçedeki internet ve radyo haberciliği ile dünya nüfusunun yarısından fazlasına hitap ediyoruz.
TRT’miz bu yayınlarıyla manipülasyonun medya refleksi haline geldiği bir çağda sorumlu yayıncılığın zeminini büyütüyor. Gerçeğin algılara kurban edildiği bir zamanda milyarlarca insana hakikat temelli bir alternatif sunuyor. Bunları fevkalade değerli bulduğumuzu ifade etmek isterim. Türk dizilerinin milyarlarca insan tarafından beğeniyle takip edildiği bu dönemde TRT’miz dizi sektörünün de öncülüğünü üstlenmektedir. TRT yapımı diziler 110’dan fazla ülkede 50’den fazla dilde yayınlanıyor.
Daily Agenda
Minister Gürlek announced: 140 new courts will be established!
Minister of Justice Akın Gürlek announced that 140 new courts will be established within the scope of the goal of strengthening justice services under the leadership of President Recep Tayyip Erdoğan.
140 NEW COURTS WILL BE ESTABLISHED
Sharing about the issue on his social media account, Akın Gürlek said, “Under the leadership of our President, Mr. Recep Tayyip Erdoğan, in order to deliver justice services to our citizens more effectively, efficiently and quickly and to ensure specialization in the courts; ‘1 High Criminal Court, 1 Juvenile High Criminal Court, 3 Juvenile Courts, 46 Criminal Courts of First Instance, 1 Criminal Judgeship of Peace, 4 Execution Judgeships, 36 First Instance Judgeships” “It has been decided to establish a total of 140 new courts, including the Civil Court, 1 Civil Court of Peace, 5 Commercial Courts of First Instance, 2 Family Courts, 24 Labor Courts and 16 Consumer Courts.” he said.
“JUSTICE SERVICES WILL ACCELERATE”
Stating that with this step, they aim to complete the trials in a more reasonable time and further strengthen the effectiveness of justice services, Minister Gürlek said, “I hope that our newly established courts will be beneficial to our citizens and our judicial organization.”
News Entry
Daily Agenda
‘Come and support the Çeşme Project’
Speaking at the Opening Ceremony of İzmir Atatürk OIZ Sludge Dewatering and Thermal Drying and Warehouse and Service Building, Minister of Industry and Technology Mehmet Fatih Kacır said, “We increased the number of OIZs to 17 to strengthen the infrastructure in our city. We established 5 industrial zones in Izmir. We built an ecosystem with 6 technoparks we established in Izmir. We followed the research and development capacity of Izmir with 103 R&D centers. We helped our SMEs.” “We will support investment projects worth 27 billion liras. We have received 46 project applications worth 11.5 billion liras. We will provide financial support and tax reductions of up to 301 million liras for these projects. We will continue to be the strongest stakeholder of every investment that creates added value.”
AK Party General Secretary and Izmir Deputy Eyyüp Kadir İnan, who called again for the Çeşme Tourism Project, said: “We need to talk about the Istanbul transfer ordeal, which has been our bleeding wound for years and which we all reproach in every foreign trip. With the Çeşme Project, we aim to end this ordeal once and for all. Do not look at this project only in terms of tourism. The economic volume created by the Çeşme Project will change the route of the world’s largest airline companies to Izmir. With this project, we will connect the world to Izmir.” “We are planning to include our R&D centers in the Çeşme Project. We are talking about huge projects with IZTECH’s informatics valley. We call on all political parties to support us. We hope that the industrialists will win at the end of this project.”
Daily Agenda
There is no compromise in a terror-free Türkiye – Last Minute News
The ‘Evaluating the Vision of Public Order and Security in the Civil Administration’ meeting organized by the Ministry of Internal Affairs was held at Erzurum In-Service Training Institute. Speaking at the meeting attended by 150 district governors in 32 provinces, Minister of Internal Affairs Mustafa Çiftçi stated that the first topic they would discuss at the meeting was the goal of ‘Terror-free Türkiye’. Terrorism and terrorism; as well as our public order in all its forms related to ethnic, ideological, cyber and organized crime structures; Stating that it is one of the biggest threats targeting social unity, economic stability and the peace of the nation, Çiftçi said that the terrorist organization has been a shadow on Türkiye’s bright future for 40 years.
Stating that the terrorist organization was brought to the point of extinction as a result of the determined struggle carried out by the state at home and abroad, Çiftçi said: “The Terrorism-Free Turkey process, initiated under the leadership of our esteemed President Recep Tayyip Erdoğan, is of a historical nature in that this issue has been completely removed from our country’s agenda. The vision of a Terror-free Turkey is a step taken in line with the ideal of a great and strong Turkey, prioritizing the peace and security of our nation, and is the strategic approach of the noble state mind. Every step taken is taken with the state mind of thousands of years. However, the expression is underlined.” “The goal of a Terror-free Turkey does not mean compromising on security. We cannot allow any situation or challenge that would pose a threat to our public order and security. From this point on, our local authorities must work and strive more than ever to strengthen peace and security in line with this policy.”
Daily Agenda
Important statement from MHP Chairman Bahçeli regarding absolute nullity: CHP must purify itself
While the confusion that started after the absolute nullity decision in CHP continued, new statements came from Bahçeli. Speaking at his party’s Grand National Assembly Group Meeting, Bahçeli said, “The CHP must, first of all, purify itself, purify and calm down.”
IT IS PROGRESSING TO A HARMFUL POINT: The holiday, which is a ground of peace, tranquility and brotherhood with its spiritual climate, has turned into a time of deepening polarization for the CHP instead of embracing each other. The developments are moving from a level that does not suit CHP institutionalism to a point that is harmful to our political culture and democracy. Türkiye’s counter-terrorism and social integration goals depend on political stability and social reconciliation as well as security policies.
DANGEROUS DISCOURSES SHOULD BE AVOIDED: Our expectation is to avoid dangerous discourses and actions that will disrupt social peace and increase provocations, such as physical struggle, instead of legal and political struggle. Not to develop a divisive language and style through national memory places and national heroes for political purposes. The issue should not move away from the basis of law, the platform of democracy, political competition and decency.
No one should dare to stir up Türkiye. The events should not take to the streets and lead to demonstrations with calls for physical struggle, attacks on security forces, or disruption of public order. The Supreme Court, which is the authority of objection to the court decision, should give its decision regarding the objection as soon as possible, considering the sensitivity of the issue. Turkish politics and democracy should not be allowed to be damaged.
We wish to integrate these principles with our future vision with a terrorism-free Türkiye. We strive to completely eliminate terrorism from these lands, bring stability to our region and trash the goals of imperialism.

Bahçeli’s ring and badge featured the motif of Kürşad, one of the important figures of Turkish history, and Bozkurt. While there are 40 stars symbolizing Kürşad’s 40 wives in the design, the word “TÜRK” in the Göktürk alphabet on the top of the ring attracted attention. In addition, the inclusion of Turkish flag motifs on both sides of the ring was cited as one of the meaningful details.
Daily Agenda
89 detained over 60 billion profiteering
In Istanbul, the network that made unfair profits through so-called investment groups and shell companies they created on digital platforms by using the bank corporate identity, bank manager or names and images of famous investment experts such as İslam Memiş without permission was busted. 89 members of the network, whose transaction volume reached 60 billion, were caught.
TRUSTEE APPOINTED TO 4 COMPANIES
89 suspects were detained in simultaneous operations in 27 provinces centered in Istanbul, organized by the Police of the Cyber Crimes Branch Directorate of the Istanbul Police, under the coordination of the Anatolian Chief Public Prosecutor’s Office. Trustees were appointed to 4 separate companies, 15 fuel stations and a fuel and LPG filling facility with a total value of 4 billion 606 million liras. In addition, blocking measures were implemented on one real estate, 11 vehicles, company partnership shares, bank and crypto asset accounts of the suspects and other movable and immovable assets. Network members; It was determined that some bank officials and investment expert İslam Memiş defrauded many people by promising high profits under the name of investment, using their names and images. It was determined that the members of the network, who defrauded 269 victims of a total of 600 million liras, transferred their unfair profits to cryptocurrency exchanges through 76 separate shell companies.
Daily Agenda
Bribery report against Özel – Last Minute News
The button was pressed after the statements that the former chairman of the CHP, Özgür Özel, received bribes from the mayoral candidates in exchange for being nominated before the 2024 local elections. Gökhan Böcek, the son of Muhittin Böcek, CHP’s candidate for Antalya Metropolitan Municipality Mayor, said that his father delivered the 1 million euros requested for the candidacy process to the CHP Headquarters.
SENT TO ANKARA
Witness and suspect statements, HTS records, base station data and other evidence in the investigation file of the Antalya Chief Public Prosecutor’s Office were evaluated together. It was stated that there were allegations that the money requested by the CHP Headquarters was obtained and delivered in Ankara and that the process was coordinated through various meetings. It was reported that the Antalya Chief Public Prosecutor’s Office decided not to have jurisdiction on the grounds that the Ankara Chief Public Prosecutor’s Office had authority in the investigations to be carried out against the MPs and the file was sent to Ankara.

It was noted that the file regarding Özgür Özel, Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem and Cavit Arı was sent to Ankara, and the investigation into non-deputy suspects and other actions continues before the Antalya Chief Public Prosecutor’s Office. According to the records reflected in the raw HTS data set, mutual (two-way) communication based on CHP Headquarters was detected between Umut Akdoğan and Muhittin Böcek on January 10, 2024, at 13.20 and 13.23. On the same day, it was reflected in HTS analysis that Mustafa Erdem contacted both Mustafa Gökhan Böcek and Muhittin Böcek at different times. According to HTS records, remarkable phone calls were held between Antalya Metropolitan Municipality Mayor Muhittin Böcek and CHP Group Deputy Chairman Ali Mahir Başkar on the dates when the money delivery claim was brought up. In the records, it was stated that Muhittin Böcek called Ali Mahir Başkar at 23.03 on January 8, 2024 and at 11.34 on January 10, 2024, and at 13.59 on the same day, Ali Mahir Başkar called Muhittin Böcek while the base station of the CHP Headquarters was in the coverage area. It was pointed out in the file that the meetings in question coincide with the time period in which Mustafa Gökhan Böcek said he delivered the money.

OTHER BRIBERY FALLS ARE AWAITING
A total of 332 summaries of proceedings belonging to 145 CHP deputies, including CHP’s former chairman Özgür Özel, deputies Veli Ağbaba, Özgür Karabat, Burhanettin Bulut and Turan Taşkın Özer, are among the summaries currently awaiting approval in the Turkish Grand National Assembly. In terms of the number of briefs, Özgür Özel holds the record with 56 files.
AKTAŞ’S CONFESSIONS EXPOSED THE BRIBERY RACE
Confessor Aziz İhsan Aktaş’s statements revealing the bribery chain in CHP municipalities had an earthquake effect on CHP. While Aktaş disclosed that he paid a bribe of 5 million lira in Özgür Karabat’s office before the 2024 local elections, the allegation of a bribe of 1 million dollars comes to the fore in the investigation carried out by Adana Seyhan Municipality regarding Burhanettin Bulut.
-
Daily Agenda2 days agoBREAKING NEWS! Important statements from President Erdoğan after the Cabinet Meeting: We have only one problem, and that is Türkiye
-
Sports2 days agoArda Güler bags UEFA’s CL Breakthrough Player of the Season award
-
Economy2 days agoTurkish economy expands 2.5% in Q1
-
Politics2 days agoTürkiye, Australia outline COP31 priorities at OECD event in Paris
-
Daily Agenda1 day agoOur only concern is Türkiye – Breaking News
-
Politics2 days agoTurkish intelligence chief meets Hamas leaders in Ankara
-
Daily Agenda3 days agoDenial from the Ministry to the news that “An automotive company was fined 863 million lira”
-
Daily Agenda1 day agoBribery in Buca is called ‘soap’ – Last Minute News
